İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bloglar

Seçilmiş Blog Başlığı

Ürkekçe bana uzatılan karneye bakmama gerek yoktu aslında...   Türkçe>>>5   Sosyal>>>5   İngilizce>>>5   Matematikkkk!!!eh onu sölemeyeyim artık...Ama kötü,çok kötüüü (   Ne diyebilirdim ki ona; benden aldığı genler yüzünden kızmaya hakkım var mıydı?   Sayılarla asla yıldızım barışmamıştı benimde,ben hep harfleri sevmiştim galiba...   Kendine bir sayı seç deseniz sıfırı seçerim ben...Bilmemm... kolaya mı kaçtım yine...   Sadece kendi kendine bölünüp d
  • Radya
Dünya bir oyun bahçesi aslında...   Ve biz insanlar geçimsiz çocuklar, bütün oyuncakları kendimiz için istiyoruz, eğer bir başkasına vermek zorunda kalırsak onu kırıyoruz! Sonra yapıştırıyoruz fakat hiç sağlam olmuyor!   Bu oyun bahçesinde kısıtlı bir zaman geçireceğimizi hep unutuyoruz, oysa burada eğlenmek elimizde, fakat önce ayağımıza batan taşları, dikenleri ve pislikleri temizlemeliyiz, sonra kendi içimize dönmeli ve bu oyunda nerede olduğumuzu ve ne aradığımızı sormalıyız!   Ama ner
Sen,   Evet sen değerli vatandaşım, yurttaşım, aynı topraklar üzerinde yaşayıp, aynı havayı soluduğum, aynı yemeklerden tadıp, aynı korkularla uyuduğum, sana soruyorum... Senin önceliğin ne?       Çok para kazanmak mı?   Çok güzel olmak mı?   Çok yakışıklı olmak mı?   Çok mutlu olmak mı?   Çok yükseklere çıkmak mı?   En pahalı giysileri giymek, en pahalı restoranlarda yemek, en pahalı ve havalı arabalara binmek mi bütün amacın? Evlenmek mi, çocuklarını büyütmek mi, emekli
Sesleniş / Uğur Mumcu   Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Babamız, sırtında yük taşı*********** getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı.   Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık. Vurulduk ey halkım, unutma bizi...   Yoksulluğun bükemediği bileklerimize çelik kelepçeler takıldı. İşke
Düşünüyorum da benim hayatımda çok özel kadınlar var; varlıklarıyla hayatımı güzelleştiren kadınlar... Ama   bu özel kadınlar içinde elbette annem ve anneannemin yeri çok özel benim için. Bugün üçümüzde evdeydik ve onların kendi aralarındaki kavgalarını izlemek benim için büyük bir zevkti. Aslında o çekişmelerde benim için özel mesajlar   vardı belki zevkli yanı bu yüzdendi kimbilir...     Bugün ikisi birden mutfakta yemek yapmaya kalkışınca, mutfak ikisine dar geldi.A
KALDIRIMLAR   I   Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa saplanan noktasında, Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.   Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık; Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar. İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık; Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.   İçimde damla damla bir korku birikiyor; Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler... Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor; Gözüne mil ç
Fırtınalar vardı beynimde, öylesine güçlüydü ki; içimdeki tüm ağaçların yaprakları dökülmüştü dalından. Yüreğim bir tek cümle arasında sıkışmıştı. Aklım kelimeler arasında bütünlük kurma çabasındasındayken, yüreğimdeki fırtına git gide şiddetini artırmaktaydı. Çırılçıplak kalmıştı sanki tüm bedenim, öylesine soğuktu ki, belki içimde bir yerlere kar yağmaya başlamıştı. Ve sonrasında fırtına dinmemiş ayaz vurmuştu bedenime.   Sadece bir cümle beni böylesine nasıl da etkilemişti? Beynimdeki nede
BİR NEHİR Kİ ÖMRÜM       Sonra fark ettim ki;su akıyor,rüzgar esiyor,yağmur yağıyor   Her şey yine ve aynı şekilde oluyor   Öyle bir yere geldim ki   Sıcak ve soğuk, aşk ve nefret,savaş ve barış   Üşümek ve sonra ısınmak gibi       Gitsem ayrılık olur kalsam çöl   Gidersem bende hasret olur ve belki beni sevenlerde özler   Derken anladım ki   Özlemden kimse ölmüyor   Ama ben ölüyorum   Nefes alıyorum,önemsiyorum ve gitmek istiyorum   Anladım ki hasret yeni bir aşka ka
Yazı başlığını okuyanların hafif bir şaşkınlık geçirdiğini tahmin edebiliyorum.Durun yahu   Bir zamanlar bir film oynamıştı izleyenler bilir başrolunu Robert Redford ve Demi Moore'ın oynadığı Indecent Proposal (ahlaksız teklif) zengin bir adamın borç batağına düşmüş bir adama karısını bir geceliğine isteyip bir milyon dolar teklif etmesini konu alır..Çok tartışılmıştı. Geçenlerdede tıpkı buna benzer bir haber ilişti gözüme gazetede Amerikada genç bir kız eğitim masraflarını karşılayabilmek
Kızıyorum   Yastığımın altında büyüttüğüm   -düşlerime kızıyorum   Yazdıkları cümleleri ben sildikçe inatla tekrar yazan   -ellerime kızıyorum   Ben susuz bıraktıkça,ısrarla tekrar tekrar açan   -içimdeki sevgi çiçeklerine kızıyorum   Sol yanımda heyecanla çırpınan kuşa   yanaklarımı al al yapan,damarlarımda ki serseri kana   Gecenin bir yarısı yarıya bölünen uykularıma   Bitmez karanlığa aldırmadan,kararlı adımlarla   -yüreyen ayaklarıma kızıyorum   her ağladığımda gözy
-Anne bu dünün ekmeği değilmi? -Evet ne olmuş -Ne demek ne olmuş bayat ekmekmi yiyeceğiz -Filistindeki çocuklar onu bile bulamıyor   Dün akşam yemeğine oturunca annemle aramızda geçen konuşmaydı yukarıda yazdıklarım.. Son söyledikleri içime oturuyor resmen,aslında hep söyleriz yemek artık olup çöpe giderken bunu bulupta yiyemeyen insanlar var diye.. Ama akşam gerçekten yüreğimin ta içinde hissettim Filistinli çocukları ve onların annesiz babasız birde aşsız olduğunu.. -Haklısın o çocukla
Evvela bu konuya burada son vermek istiyorum ki bu yazacağım mutfak maceralarımın sonuncusu olacaktır. zira hiç sevmem bulokunda yemek tarifi verenleri ve öle bi despırıt hauzvayfs ev kadını imajı çizmekten de temkinli adımlarla uzaklaşırım.   Ayrıcana bi kaç yarenin gördüğü zaruret üzerine engin düşünüş şeklimin kalabalıklara aktarılması gereği hasıl olduğundan yapıyorum yoksa ben şahsen bizzat kendim gayet bi Şibumi sahibi bi cins-i latifimdir efem...(oh mösye o kafanızın üzerinde duran ve
Bazen düşünüyorum neden benim fazla arkadaşım yok diye . Ama sanırım ben ihtiyaç duymuyorum ki fazla   arkadaşa. En yakın arkadasım, her zaman yanımda benim annem. Arkadaş farklı biliyorum, gerçek arkadaşta çok özeldir   hayatınızda sizin için, yeri dolmazdır belki birçoğunuz için; ama sizi anlayan bir anneniz varsa yokluğunu aratmıyor   arkadaşın.       değerlim... Sen benim en değerlimsin. Sahip olduğum kaybetmekten korktuğum en değerli varlıksın benim hayatımda.   Olmadığın
05.01.2009       Hrant Dink, 16.10.2005 tarihli Yeni Asya'da yayınlanan bir söyleşisinde, Hasan Hüseyin Kemal'e, 'Allah Bediüzzaman'dan razı olsun. Zamanın ölçülerine ve bakış tarzına göre, burada ahlaklı bir duruş sergilediğini görüyoruz.' diyor ve ekliyor:   'Bediüzzaman, Doğu'da aşiretleri gezip meşrutiyeti anlatırken, halk meşrutiyetin Ermenilere tanıyacağı eşitlikten rahatsızlık duyuyor, o da, 'Kendimizi dev aynasında görmemeliyiz. Kabahat bizde. Tamamen zimmetimize alamadık, bilhak
Elmalı kurabiye Aksiyonu 1. Gün aslına bakarsanız herşey masum bir elmalı kurabiye aşermesi sonucu başladı...hiç aklımda yokken birden bire tv.da gördüğüm muhteşem kurabiyeler sebebiyle yıllardır bu amaçla uğramadığım mutfak bölümüne koşar adım duhul eyledim bakınız bi şey itiraf ediim ben mutfakta yapılabilecek şeyler konusunda pek fikir ve tecrübe sahibi değilim ;kek yapmak için her seferinde annemi arar söylediklerini asla bi yere not etmez hemencecik de unuturm tarifi... tabi
8iNWtH50zwc     Bu şarkıyı dinlerken her seferinde içim eziliyor ama dinlemekten de alamıyorum kendimi...Gözlerimi kapıyorum vee... Eski,perdeleri sımsıkı kapalı bir evde buluyorum kendimi...Evet evet şarkının içine giriyorum,şarkının hikayesine...   Büyükçe bir salondayım,güneş adeta yasaklanmış eve...Sadece irili ufaklı mumlar yanıyor her yerde.Sanki hergün bir dilek tutulmuş ve adak yakılmış mumlardan.Acının kokusu dolduruyor ciğerlerimi, sonsuz hüzün eşyalara bile sinmiş sanki...   Ö
  • Radya
Hayatta hiç bir şey tesadüf değildir.. Her şey belirli bir düzen içerisinde kader dediğimiz olaylar zinciridir,yaşadıklarımızın irademizlede bir ilgisi yoktur.Hiç dikkat ettinizmi bilmem bazı şeyler için ne kadar uğraşırsak uğraşalım değiştiremiyoruz.Bir şekilde bizim kontrolumuzden çıkıyor olaylar yaşantımıza hükmeden bambaşka bir gücün varlığına şahit oluyoruz. Ankara'da 7 üniversiteli gencin ölümü mesela "gitmeseydiler ölmeyeceklerdi"hepimizin aklından geçmiştir mutlaka oysaki gideceklerdi
Bergama Asklepion da (Dünyanın ilk telkinle tedavi merkezlerinden ve sağlık yurtlarından birisi)hastalar,şifalı otlar ve çamur banyolarının yanısıra müzikle tedavi edilirmiş,bencede kendine kaçtığında en güzel terapi...   Ben bir de araba sürerken relax oluyorum...Ama her ikisini birden yapmak bazen tehlikeli oluyor..Bazen bir bakıyorum olmamam gereken bir yoldayım ya da eve gelmişim ama nasıl gelmişim hiç farkında değilim.Sanki araba yolu bulmuş da gelmiş...Bedenim arabayı sürüyor ama ruhum
  • Radya
Bazen deniyor ki neye ihtiyacınız varsa o dönüp sizi bulur...Hayatımın şu noktasında böyle bir yazı inanılmaz bir tesadüf mü desem bilemiyorum..Ama çok hoş ve güzel bir yazı..Ben bunu elimden geldiğince uygulamaya karar verdim..Umarım sizin içinde bir yerde hayatınıza dokunan satırlar vardır.Biraz uzun bir yazı ama lütfen okuyun ....Sevgiyle Kalınız.....RİNA... Akışa Güvenmek   Eylül... Sonbahar mevsiminin başlangıcı... Her yeni mevsim bir önceki dönemi bırakma, yeniye hazırlanma ve yeni bir
  • rina
Aaaaaaaaaaaaaaa dellendırmeyin beni uleynnn kaç kere deyecez herkes işine baksın deye haaa? (Sinirimde geçti gerçi ben buraya gelene kadar ya neyse artıkın )   Ne alaka mı böölee sokak ağzınnan yazıyom? Aaaay saçlarımı yolasım geldi nassı bilmezsiniz yaww!!.   Pek bi farklı, pek bi özel olmak için şimdi böyle yazmak moda cancağazımm.   Şimdi siz bana bi sorun hele bakayım; "Sen hangi çiçeksin cancağazımm?" deyin... La deyin hadi!!!   Hangisi miyim?   Küstüm çiçeği, herkese, herşey
Sabah ezanıyla ayaktaydım bugün...Allahım, Allahım bu forum aklımı aldı benim,rüyama girmiş gene...   Dün gece forumdan tanıyıp çok sevdiğim bir arkadaşım ilk kez sesimi duydu benim...   Evet çok sevdiğim dedim şaşırmayın ve evet birbirimizin sesini duymadığımız gibi yüzlerimizi de görmedik henüz...   Ama olsunn ben onu çok seviyorum,ruhunu yani ÖZ'ünü seviyorum...Bu site de tanıdığım kaç tane arkadaşım var benım böle...Eger kendiniz gibi ,özünüzü yansıtarak yazıyorsanız,sizi görmek hiç
  • Radya
şimdi benim aklıma bi fikir geldi yarenler.   misal ben bu 2009 şeysini kabul etmesem… her şeye 2008 den devam etsem? Misal bugün 03.01.2008 olsa?. reddetsem 2009'a girmeyi?   kabul ilk başlarda biraz zor olabilir ama sonra paşa paşa yaşar giderim ne var? zati benim resmi bi iş yapma ihtimalim 0'a yakın. evrak doldurmak filan gibi şeyleri de eşe dosta yaptırırım,oh mis… otelci olmanın bu mevzuya katkıları olacağı kanaatindeyim…. misal yıl
Papua Yeni Gine'de, 20 yıldır süren kabile savaşlarına son verebilmek için anneler 10 yıldır yeni doğan erkek çocuklarını öldürüyor.   Papua Yeni Gine'de yaşayan iki kabilenin kadınları şu anda süren savaşı sona erdirmek için inanılması güç bir çare buldu. Her anne doğan erkek bebeğini anında öldürüyor.   İki kabile arasında barışı sağlamak için çaba harcayan Rona Luke adlı kadın, 10 yıldır erkek çocuklarını öldüren annelerin durumunu şöyle açıklıyor: "Minik bebekler büyüdüklerinde önce erk

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.