İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.
Blog gönderen: Admin - Şurada: Genel
  • Başlık

    80
  • Yorum

    244
  • Görüntü

    263.217

Bu blog hakkında

Neden Patates? Neden Blog???

Bu blogdaki başlıklar

Gerçeklikle Fantezi Arasındaki İnce Çizgi: Mitomani ve Patolojik Yalan Üzerine Psikolojik Bir İnceleme Bir arkadaşım var, sürekli yalan söylüyor ve zaman zaman kendi söylediği yalanlara kendisi de inanıyor. Örneğin, aslen Türk olmasına rağmen insanlara yarı İtalyan, yarı Yunan olduğunu söylüyor. Bazen kafasından hikayeler uyduruyor ya da kendisini başarılı göstermek için yaşanmamış olaylar kurguluyor. Kısacası, yalanlar aracılığıyla kendini egzotik göstermek için özel bir çaba harcıyor. Bu arka
Varlık ve Anlam Arasında İnsan: Aidiyet Hissi Üzerine Kapsamlı Bir İnceleme İnsan varoluşunun temelinde, fiziksel ihtiyaçların ötesine geçen ve bireyin "Ben kimim?" sorusuna yanıt aradığı derin bir psikolojik ve sosyolojik dinamik yatar: Aidiyet. Aidiyet, yalnızca bir gruba dahil olmak veya bir mekânda bulunmak değildir; kişinin kendisini daha büyük bir yapının parçası olarak hissetmesi, kabul görmesi ve varlığını bir bağlam içine oturtmasıdır. Abraham Maslow’un ünlü İhtiyaçlar Hiyerarşisi'nde
Mutlu Son Yanılgısı: Savaşın, Kabullenişin ve Anların Eşsiz Dansı Bir kaç gün önce Eşref ve Rüya diye saçma sapan bir diziye denk geldim. Bir sahnesinde şu cümle döküldü birinin dudaklarından "Mutlu son diye bir şey yok, sadece mutlu anlar var; bazı insanlar o anları çoğaltmak için savaşıyor." ve bende bu konuda bir şeyler yazma gereği duydum. İnsanoğlu, var olduğu günden bu yana zihnini doğrusal bir kurguyla beslemeye meyillidir. Masallar "onlar ermiş muradına, kerevetine çıkmış kerevizine" d
Kelimelerini Değiştir, Dünyan Değişsin: Dilin, Düşüncenin ve Gerçekliğin Gizli Mimarisi "Başlangıçta söz vardı." İnsanlık tarihinin en eski metinlerinden modern nörobilim laboratuvarlarına kadar uzanan bu kadim tespit, aslında sandığımızdan çok daha derin bir gerçeğe işaret eder. Ağzımızdan çıkan kelimeler, sadece iç dünyamızda olup bitenleri dışarıya aktaran pasif araçlar değildir; onlar, bizzat dış dünyamızı inşa eden, algımızı şekillendiren ve kaderimizi çizen aktif mimarlardır. İngiliz yaza
Kapalı Bahçelerin Sonu mu? Threads’in Yükselişi, Devlerin Göçü ve Sosyal Medyada Protokol Savaşları! Küresel sosyal medya ekosistemi, akıllı telefon çağının başlangıcından bu yana en köklü yapısal yeniden yapılanma sürecini yaşıyor. On yılı aşkın bir süredir, az sayıda hiper-merkezi ve dışa kapalı ("walled garden") ağ; çevrimiçi söylemin kurallarını, içerik üreticilerinin gelir modellerini ve tüketici dikkatini tekeline almıştı. Ancak son dönemde yaşanan jeopolitik gerilimler, Avrupa Birliği'ni
"Teatime" (Çay Saati/Dedikodu Anı) ve "Leaks" (Sızıntılar) Popüler kültürün en dinamik, en kaotik ve şüphesiz en çok tüketen damarlarından biri, dijital dünyanın modern tabiriyle "Teatime" (Çay Saati/Dedikodu Anı) ve "Leaks" (Sızıntılar) kültürüdür. Eskiden mahalle aralarında, kuaför salonlarında ya da magazin dergilerinin arka sayfalarında dönen dedikodu, bugün milyarlarca dolarlık bir sektörü, küresel sosyal medya trendlerini ve hatta kitle iletişim hukukunu şekillendiren devasa bir dijital e
Tüketim Çılgınlığının Görünmez Bedeli: Paketleme Kültürü, Tek Kullanımlıklar ve Ambalaj Atıkları Kıyameti Yirmi birinci yüzyılın modern şehir hayatı, bireye eşsiz bir özgürlük alanı sunarken, beraberinde insanlık tarihinin en büyük çevre krizlerinden birini de getirdi: Yalnızlaşan bireyin yarattığı devasa atık dağı. "Doğanın en büyük düşmanı paketler ve kutulardır" önermesi, bugün her zamankinden daha çarpıcı bir gerçekliğe işaret ediyor. Özellikle kent hayatında tek başına yaşayan bireylerin s
Çitlemenin Ötesinde: Türk Kültürünün Sosyal Çimentosu "Çekirdek" Bir toplumun DNA’sını çözmek için bazen büyük tarihi olaylara değil, gündelik hayatın en küçük, en sıradan görünen alışkanlıklarına bakmak gerekir. Türk insanı için bu küçük ama tesiri muazzam alışkanlıkların başında hiç şüphesiz "çekirdek" gelir. Taşradan metropollere, sahil kasabalarından mahalle aralarındaki kaldırımlara kadar ülkenin dört bir yanını saran bu ritüel, sadece bir kuruyemiş tüketimi değil; sosyalleşmenin, dertleşm
TEK TIKLA SİLİNEN SEVGİLER: SOSYAL MEDYADA 'TAKİPTEN ÇIKARMA' ACİZLİĞİ! Bu konuda yazmayı düşündüğüm de başlık ne olsun diye bir 'Brainstorming' yaptım ve İşte bu sosyal medya fenomenini ve ikili ilişkilerdeki o ani "takibi bırakma" (unfollow) refleksini manşetlere taşıyacak, biraz kışkırtıcı ve sansasyonel başlık seçenekleri: DİJİTAL İNFAZ! DOSTUNU BİR SANİYEDE 'UNFOLLOW' EDENLERİN ASIL DERDİ NE? KLAVYE BAŞINDA SAHTE GURUR: TARTIŞINCA İLK ÖNCE 'TAKİBİ' BIRAKANLAR REZİL OLUYOR! BİR BUTONA SIĞ
Ekonomi Şokta: "BENZİNLİ ARAÇLAR TARİHE GÖMÜLÜYOR! Garajınızdaki O 'Yürüyen Müze'den Kurtulmanın Vakti Geldi!" Elektrikli araç devrimi artık bir gelecek projeksiyonu olmaktan çıkıp, otomotiv dünyasının ana ekseni haline geldi. Eğer bugün yeni bir araç almayı düşünüyorsanız, tercihinizi elektrikli bir modelden yana kullanmanız için rasyonel, ekonomik ve çevresel pek çok neden bulunuyor. İşte yeni bir araç alırken neden elektrikli bir modeli seçmeniz gerektiğine dair kapsamlı bir değerlendirme: 1
Kutsal Direksiyon Haklılığı: Kendine Mübah, Başkasına Günah! Trafikteki Görünmez Ayna: Çifte Standartlar ve Direksiyon Başındaki "Haklılık" İllüzyonu Modern şehir yaşamının en büyük stres kaynaklarından biri olan trafik, aslında insan psikolojisinin en ham ve filtrelisiz halini sergilediği devasa bir laboratuvardır. Direksiyon başına geçen bireyin, kapalı bir metal kutunun verdiği güven hissiyle birlikte büründüğü "dokunulmazlık" zırhı, toplumsal yaşamdaki etik değerlerin hızla aşınmasına neden
Sosyal medya algoritmaları, kullanıcı deneyimini kişiselleştirmek amacıyla tasarlanmış olsalar da toplumsal düzeyde ciddi yan etkiler doğurmaktadır Sosyal medya algoritmaları, kullanıcıları öncelikle mevcut inançlarını pekiştiren içeriklere maruz bırakan "filtre baloncukları" ve "yankı odaları" oluşturarak siyasi kutuplaşmaya katkıda bulunur ve radikalleşmeyi kolaylaştırabilir. Sosyal Medya Algoritmalarının Görüşler Üzerindeki Etkisi Etkileşim Odaklı Tasarım: Algoritmalar, reklam gelirlerini art
Duygusal Boşluk? Duygusal boşluk, kişinin hayattan kopuk, içsel bir eksiklik ve anlamsızlık hissetmesi, günlük aktivitelerden keyif alamaması, motivasyon kaybı yaşaması ve belirsiz bir mutsuzluk içinde olmasıdır; bu durum, genellikle sebeplerini kestiremediği bir memnuniyetsizlik ve genel mutsuzluk haliyle kendini gösterir, travmatik deneyimler, yoğun stres, depresyon, anksiyete veya kişilik bozuklukları gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Belirtileri Nelerdir? Hayattan zevk alamama Motivasyon ka
Şu anda internette en çok konuşulan konu, yapay zeka (AI) teknolojilerinin gelişimi ve bunun sosyal medya, iletişim ve günlük yaşam üzerindeki etkileridir. Yapay zekanın günlük yaşama entegrasyonu, sohbet botları, içerik üretimi ve kişisel asistanlar gibi birçok alanda tartışılırken, bu durum aynı zamanda yozlaşmış dil kullanımı, yanlış bilgi yayılması ve gizlilik endişeleri gibi konuları da gündeme getiriyor.  Yapay Zeka (AI) Gelişimi: Yapay zeka teknolojilerinin sunduğu olanaklar ve yaratabile
Medyadaki Sansasyonel Başlıklar - Haberler (Yalan, Yanıltıcı veya Abartılmış Haberler) Bütün örneklerinizi bu blog başlığı altında sıralayabilirsiniz Medyadaki sansasyonel başlıklar, genellikle okuyucu kitlesini artırmak veya belirli bir algı yaratmak amacıyla kullanılan yanıltıcı, abartılmış veya tamamen gerçek dışı içeriklerdir. 2025 yılı itibarıyla, dijital medya ekosisteminde bu tür haberlerin yayılımı ve bunlarla mücadele yöntemleri daha belirgin hale gelmiştir.  Sansasyonel Haber Türleri v
Elalem ne der gardiyanı "Elalem ne der" ifadesi, Türkçede başkalarının ne düşüneceği, ne söyleyeceği endişesini ifade eden bir deyimdir. "Gardiyan" ise, cezaevlerinde mahkumların güvenliğini sağlayan ve onlara nezaret eden kamu görevlisidir. Dolayısıyla "Elalem ne der gardiyanı" şeklinde bir tamlama, genellikle başkalarının ne düşüneceği endişesiyle hareket etmeyen, kendi işini yapan, toplumsal baskılara aldırmayan kişi veya durumlar için kullanılır. Bu ifade, genellikle "Elalem ne der diye diye
YouTube'da Aile dizisinden bir klibe denk geldim ve aşağıdakileri duydum: "Beni denemiş haspam neymiş bak ne kadar da çok seviyormuşum onu Öyle bir zehir ki bu çok sevmek bütün kötülüğü çok severek yapıyoruz birbirimize  Öyle miktar belirtmeden sadece dümdüz sevemiyoruz ha ya çok seveceğiz her şeyden çok seveceğiz ya da kanımızla canımızla nefret edeceğiz aileden böyle gördük çünkü Sonra büyüdük yalnız sevilen yalnız çocuklar olduk" Bu etkileyici dizeler, Türk toplumunun duygusal kodlarına, aile
"İlişki birbirine eşlik etmektir müdahale etmek değildir" Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz. İlişkilerin doğasına dair bu ifade, sağlıklı sınırların önemini vurgulayan felsefi bir bakış açısıdır. Temel olarak şu anlama gelir: Eşlik Etmek (Birlikte Yürümek): Bir ilişkinin, iki bireyin kendi hayat yollarında birbirlerine destek olurken, yine de ayrı bireyler olarak kalabildikleri, ortak bir yolculuk olması gerektiğini ifade eder. Saygı, destek ve karşılıklı anlayışı içerir. Müdahale Etmemek: Bu, bi
Kendinle barışık olmak İç Benliğinle Bağlantı Kurmak Çevrenizle barışık olmak Önceliği Kendinize vermek Bakış Açınızı Değiştirmek Sınırlarınızı Belirlemek Doğayla Barışık olmak Şu and iyi bir yerde olsanız bile bulunduğun durumu yeniden analiz etmek ve kabul etmek Günlük hayatın gürültüsünü kulak ardı etmek ...      Sistemler oluşturmak Meditasyon yapmak Restoratif yoga yapmak Doğada zaman geçirmek Günlük tutmak ve duygularınızı se
Soru şu: İyi insan olmak için bir tanrıya ihtiyacımız var mı? Aşağıdaki argümanlar, iyi bir insan olmak için bir tanrıya ihtiyaç olup olmadığı sorusuna hem teolojik hem de seküler bakış açılarından yaklaşır: Dini ve Teolojik Perspektif İlahi Buyruk Teorisi: Birçok dini geleneğe göre, ahlak standartları Tanrı'nın emirleri tarafından belirlenir. Bu görüşe göre, bir eylemin "iyi" veya "kötü" olması, o eylemin ilahi bir otorite tarafından onaylanıp onaylanmamasına bağlıdır. Bu argümana göre, nihai b
"Yüreğinin götürdüğü yere git yada gittiğin yere yüreğini de götür" Soru şu yapılması zor bir şey mi? hadi düşünün bakalım..! Bu sözün iki farklı anlamı vardır: "Yüreğinin götürdüğü yere git" kendi kalbinin sesini dinleyerek ilerlemek anlamına gelirken, "gittiğin yere yüreğini de götür" ise nereye gidersen git, oraya duygularını ve ruhunu da katmak anlamına gelir. İlk ifade, spontane ve duygusal bir yolculuğu vurgular. İkinci ifade ise, varış noktanın ne olursa olsun, oraya kimliğini, hislerini
Küçükken Benim Kendime Ait Hiç Odam veya Yatağım Olmadı - Hep Kanepelerde, oturma odasında veya başkalarına ait yerlerde uyudum Televizyon veya sinema seyrederken gördüğüm o güzel çocuk odaları birden sanki hep özlemini duyduğum şey haline geliyor. Nedendir bilinmez ama insanın kendine ait bir odada büyümesi ve yatağında hep kendi kokusunu duyması güzel olabilir di diye düşündürttüler bana. Ah o filmler yok mu! Kendi odanda kendi yatağında ve kendi annen/baban seni kitap okutarak uyutu
Mutluluk İçin Biraz da Şanslı Doğmalısınız... Aile (Geniş ve Mutlu Bir Aile - sizinle ilgilenen ve sevgiyi karşılıksız sağlayan bir aile) Anne (Sevgi dolu, güçlü, kendine özgü ayakları üstünde duran bir anne) Baba (Sevgi dolu, güçlü, kendine özgü ayakları üstünde duran bir baba) Kardeşler (Sevgiden başka gösterecekleri hiç bir şey olmayan kardeşler) Babaanne, Anneanne, Dede (Karşılıksız sevginin kaynağı olacak ve sizinle ilgilenecek dede ve nineler) Yaşadığınız yer

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.