İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

KAMERALAR KAPANDI, İNSANLIK ÖLDÜ MÜ? VİDEOYA ÇEKİLMEYEN İYİLİK SAYILMIYOR!

(0 inceleme )

KAMERALAR KAPANDI, İNSANLIK ÖLDÜ MÜ? VİDEOYA ÇEKİLMEYEN İYİLİK SAYILMIYOR!

camera-record.jpg

21.yüzyılın en büyük ironilerinden biriyle karşı karşıyayız: Birine yardım etmek, bir sokak hayvanını doyurmak ya da zor durumda olan bir insanın elinden tutmak artık tek başına yetmiyor. İyiliğin "geçerli" sayılması, değer görmesi ve toplum vicdanında yer bulabilmesi için görünmez bir kural var: O anın mutlaka bir kamera merceğinden süzülüp dijital evrene aktarılması gerekiyor. Kamera kayıtta değilse, yapılan iyilik sanki hiç var olmamış, hiç yaşanmamış gibi muamele görüyor.

Komik, trajik ama ne yazık ki tamamen gerçek.

Geleneksel kültürümüzde ve kadim öğretilerimizde yer alan "Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek" ilkesi, sosyal medyanın hayatımızın merkezine oturmasıyla birlikte yerini "Sağ elin verdiğini milyonlar izleyecek, beğenip kaydetmeyen kalmayacak" düsturuna bıraktı. Artık bir evsize çorba almanın değeri, çorbanın sıcaklığında değil; çekilen videonun kaç izlenme aldığı, kaç yorum topladığı ve arka plana konulan duygusal müziğin etkisinde ölçülüyor.

Bu trajedinin ulaştığı en karanlık nokta ise "müdahale etme" ile "kayda alma" arasındaki o korkunç ikilemde saklı.

Gözünüzün önüne getirin: Bir insan tam anlamıyla dehşet anı yaşıyor, belki bir uçurumun kenarında tutunmaya çalışıyor, belki boğuluyor ya da fiziksel bir saldırıya uğruyor. O insanı kurtarmak için tam iki kişiye ihtiyaç var. Olay yerinde de tam iki kişi bulunuyor. İdeal bir dünyada iki insanın anında refleks gösterip gücünü birleştirmesi, o hayatı kurtarması beklenir, değil mi?

Fakat modern çağın hastalıklı zihniyeti tam da burada devreye giriyor. Birinci kişi tek başına mücadele edip çırpınırken, ikinci kişi o hayati adımı atmak yerine elini cebine atıyor. Niyet kurtarmak değil; anı yakalamak, ilk paylaşan olmak, "o an orada bulunmanın" dijital ganimetini toplamak. İkinci kişi elinde telefonla bir seyirciye, hatta bir yönetmene dönüşürken; zor durumdaki insan ise tıklanma oranlarını artıracak bir "içerik unsuru" haline geliyor.

Hadi çıkın çıkabilirseniz işin içinden: İnsan hayatı mı, yoksa viral olma ihtimali mi? Ne yazık ki acı gerçek şu ki, günümüz insanı çoğunlukla telefonu çıkarmayı ve kayıda basmayı seçiyor. Bir hayatın kurtulması, o hayatın kaydedilip internete yüklenmesinden daha değersiz görülebiliyor. "Bystander Effect" (Seyirci Kalma Etkisi) dediğimiz psikolojik olgu, dijital çağda biçim değiştirerek "Videoya Çekme Etkisi"ne dönüştü. İnsanlar artık tehlike anında yardım etmekten ziyade, tehlikeyi kayıt altına alma sorumluluğu (!) hissediyor.

Peki, bizi bu noktaya getiren şey neydi? İyiliği ve yardımseverliği bir erdem olmaktan çıkarıp bir "içerik" haline getiren bu dönüşüm nasıl gerçekleşti?

İşin özünde, modern insanın "görünürlük" ve "onaylanma" açlığı yatıyor. Dijital çağın algoritmaları, insanları dikkat çekmeye ve sürekli kendilerini kanıtlamaya zorluyor. Toplum olarak öyle bir "izleme ve izlenme" bağımlılığına yakalandık ki, ekranın arkasında kalmayan hiçbir deneyim bize yeterince "gerçek" gelmiyor. Bir iyilik ya da kurtarma anı videoya çekilmediğinde, faili için dijital bir sermayeye dönüşmüyor; izleyici için ise doğrulanabilir bir kanıt teşkil etmiyor. Dolayısıyla modern dünya, belgelenmeyen her eylemi "yok" sayma kolaycılığına kaçıyor.

Bu durum, iyiliğin doğasını ve niyetini de zehirliyor. Kamera açıldığında sergilenen o aşırı abartılı şefkat, aslında yardıma muhtaç olan insanı bir özne olmaktan çıkarıp bir "dekor" veya "figüran" haline getiriyor. İyilik yapan kişi sahnede parlayan başrol oyuncusuna dönüşürken, yardım alan kişinin incinen gururu, mahremiyeti ve hatta yaşam hakkı algoritmalara kurban ediliyor.

Daha da tehlikelisi, bu durumun toplumun vicdan haritasında yarattığı tahribattır. İnsanlar "Nasıl olsa kimse görmeyecek, kimse takdir etmeyecek" düşüncesiyle sessizce iyilik yapmaktan soğutuluyor. İyilik, içsel bir huzur ve ahlaki bir sorumluluk olmaktan çıkıp, sosyal medyada sergilenecek bir vitrin ürününe dönüşüyor.

Elbette dijital mecraların iyiliği yaygınlaştırma, farkındalık yaratma ve geniş kitleleri teşvik etme gücü yadsınamaz. Bazen çekilen tek bir video, binlerce insanın bir araya gelerek büyük bir yardım seferberliği başlatmasına vesile olabiliyor. Ancak burada kritik çizgi, eylemin amacındadır: İyilik yayılsın diye mi çekiyoruz, yoksa biz alkışlanalım diye mi iyiliği ve insan hayatını araçsallaştırıyoruz?

Videoya çekilmeyen iyiliklerin yok sayıldığı, kurtarılmayı bekleyen insanların karşısında telefonların uzatıldığı bu absürt düzene teslim olmak zorunda değiliz. Gerçek iyilik; izleyicisi, beğenisi, abonesi ve kamerası olmayan anlarda sergilenen o sessiz cesarettir. İkinci bir el uzatmak yerine kamerayı tutan o el, aslında kendi insanlığının üzerini çekmektedir. Dünya belki ekranlardan ibaret gibi görünebilir, ama insanlığımızı korumanın tek yolu; o an telefonu cebimizde tutup sadece iki elimizle yaşama sarılabilmektir.

Kaynak: Me

0 Yorum

Önerilen Yorumlar

Gösterilecek hiç bir yorum yok

Katılın Görüşlerinizi Paylaşın

Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için ŞİMDİ OTURUM AÇIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.

Misafir
Maalesef göndermek istediğiniz içerik izin vermediğimiz terimler içeriyor. Aşağıda belirginleştirdiğimiz terimleri lütfen tekrar düzenleyerek gönderiniz.
Bir yorum ekle...

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.