Jump to content

gloria

Φ Süper Üye
  • Content Count

    10,033
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    153

gloria last won the day on April 24 2019

gloria had the most liked content!

Community Reputation

1,032 Seçkin

About gloria

  • Rank
    Süper Üye
  • Birthday 05/30/1976

Profile İnformation

  • Sex
    Kadın
  • Location
    PITCAIRN
  • Interests
    “Bilgi kendini gösterme eğilimindedir, gizli tutulduğu takdirde bunun öcünü almak zorundadır” Elias Canetti

Recent Profile Visitors

151,121 profile views
  1. Aslında bir evlilik değil de bir boşanma hikayesiydi ve bence çok gerçekçiydi. Çok gerçek. Boşanırken tam da bunlar oluyor. Duygularına, getirdiği ve götürdüklerine kadar tam da bunlar.
  2. Bu filme baaa yıllllll dımmmmmmmm evet bayıldım. Şahane bir filmdi, bence yılın en iyi filmi buydu. Çok çok çok beğendim, tekrar tekrar da izlerim. Oyuncuları, konusu, diyologları, müzikleri, mekanları, senaryosu vs. her ama her haliyle çok kaliteli bir filmdi. Oscarları moskarları her şeyleri bu filme versinler bence.
  3. Netflix'in verilerine göre Amerika'da bu filmi tek oturuşta izleyenlerin oranı yüzde 18'miş. Bence Türkiye'de de farklı değildir. Ben tek oturuşta izleyenlerdenim. Yanımda benimle birlikte filmi izleyen iki arkadaşım daha vardı (Onlar da tek oturuşta izledi). Film bittiğinde içlerinden biri, en azından oyuncuları efsane, onun için izlenir dedi ki buradan anladığım oyuncuları Robert De Niro, Al Pacino, Joe Pesci olmasa o filmi izlemezdi. Diğeri tam bir aksiyon sever olduğundan film boyunca aksiyon bekledi ama o aksiyonu bir türlü bulamadı ki bence büyük hayal kırıklığı yaşadı ve filmden zerre kadar haz etmedi. Ben açıkçası çok beğendim, hatta film bittikten sonra kendimle ilgili bir tespitte bile bulundum: Aksiyon film severim ama aşırı hareketli aksiyon filmleri benim deliler gibi uykumu getiriyor, filmin onuncu dakikası dolmadan daha uyuyakalabiliyorum. Ama İrlandalı tarzındaki sakin filmleri, isterse 10 saat sürsün, uyumadan izleyebiliyorum. Bu konuya dair bir tespitim vardı ama bu filmden sonra kesinlikle olgunlaştı. Aşırı aksiyon benim beynimi yoruyor, zaten tüm gün yorulan beynim daha fazlasını kaldıramayıp uuyuyor. sakin filmler ise bana meditasyon gibi geliyor, huzur veriyor, beni yormuyor, o yüzden de kaç saat sürerse sürsün izleyebiliyorum. İrlandalı'ya dair fikrim bu, meditasyon gibiydi, huzurlu ve sakin bir film. Oyuncularının iyi olmasının yanı sıra Martin Scorcese i de es geçemeyeceğim. Bir kere adam oyuncularını, onların hallerini tavırlarını, potansiyellerini, mimiklerini çok iyi tanıyor doğal olarak filmlerindeki oyunculukları olumsuz yönde neredeyse eleştiremiyorsunuz (örneğin Robert De Niro'yla bu film de dahil 9. kez bir araya gelmiş, bilirsiniz diğer en önemli oyuncularından biri de bu arada Leonardo Di Caprio'dur) Diğer yandan Scorcese'in kendine özgü bir tarzı ve bir filmin onun olduğunu anlamanızı sağlayacak imzaları var ve bu filmde de kendinden ödün vermemiş, yine erkek anti kahramanları, uzun ve bolca diyalogları, konu olarak özellikle seçtiği Amerika'nın karanlık yüzü ( büyük ihtimalle Oscar'ı da bu yüzden alamıyor, Köstebek hariç), muhtemelen gençken aldığı papazlık eğitimi nedeniyle yer vermekten vazgeçmediği katolik öğeleri, bol keseden kullandığı müzikleriyle Irishman tam bir Scorsese filmiydi.
  4. Aksiyonu neredeyse yok denecek kadar az, süresi de 3 saatle çok uzun gelebilir bazılarına ama ben keyifle izledim. Misler gibi koltuğuma oturdum, kahvemi yaptım ve Robert De Niro'nun, Al Pacino'nun Joe Pesci'nin ve Martin Scorsese'in keyfini çıkardım. Zaten aksiyonu çok olan, aşırı hareketli filmleri izlerken ben hep uyuyakalıyorum çünkü o filmler beni ve kafamı çok yoruyor. Ama bu film tam istediğim dozdaydı, yorulmadığım gibi onu izlerken resmen dinlendim. Böyle dinlendiren filmlerin hastasıyım.
  5. şimdi 2 numaralı kişi 7.45 de giriş yapmış ve 15:00 de çıkmış bunda bir sorun yok. 1 numaralı kişi ise aynı gün 7.40 da giriş yapmış sonra 7.50 de çıkmış ve o gün içinde geri dönmemiş. Ertesi gün 7.40 da tekrar girmiş (ama daha akşam olmadığı için çıkış yapmadığından akşam kartını henüz okutmamış) (2 numaralı kişi ertesi gün hali hazırda giriş yapmış görünmüyor) Böyle mi? Ben böyle anladım ya daaaa hiçbir şey anlamadım, sonuçta 2 numaranın ki 15.00 i gösterdiğine göre o gün bitmiş sayılır, diğer 7.40 ertesi güne ait olsa gerek.
  6. TAKTİR ve TAKDİR iki farklı kelimedir, karıştırmayalım taktir isim, eskimiş, (takti:r), Arapça taḳṭīr Damıtma. takdir (takdi:ri), Arapça taḳdīr 1. isim Beğenme, beğenip belirtme, değer verme: "Hakkında sarf edilen alaycı sözlere mukabil şimdi takdirler, hürmetkâr iltifatlarla karşılıyordu." - Asaf Halet Çelebi 2. isim Bir şeyin değerini, önemini, gerekliliğini anlama. 3. isim Takdirname. 4. isim Değer biçme: "Bu aç adama yeni elbisenin ne derece faydalı olacağını okuyucularımızın takdirine arz ediyoruz." - Fikret Otyam 5. isim Kitle iletişim araçlarında izlenme oranı. 6. isim, din bilgisi Yazgı.
  7. UHDE ve UKDE iki farklı kelimedir, karıştırmayalım uhde Arapça ʿuhde 1. isim, eskimiş Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev. 2. isim, eskimiş Sorumluluk. ukde Arapça ʿuḳde 1. isim, eskimiş Düğüm, yumru. 2. isim, eskimiş, mecaz İçe dert olan şey: "Geceleri bilhassa yatsı namazından sonra seccadede oturmuş, çocuk dilimle, içimde ukde olan meseleler hakkında Allah'la konuşur dururdum." - Halide Edip Adıvar
  8. LAİK VE LAYIK iki farklı kelimedir, karıştırmayalım laik sıfat, hukuk, (l ince okunur), Fransızca laïque Din işlerini devlet işlerine karıştırmayan, devlet işlerini dinden ayrı tutan: "Türkiye Cumhuriyeti ... laik ve sosyal bir hukuk devletidir." - Anayasa layık, -ğı (la:yık, l ince okunur), Arapça lāyiḳ 1. sıfat Nitelikleri, özü, hareketleri, davranışlarıyla bir şeyi elde etmeye hak kazanmış olan: "Sevilmeye o herkesten fazla layıktır." - Peyami Safa 2. sıfat Bir kimseye uygun olan, yaraşan.
  9. MAHSUR ve MAHZUR iki farklı kelimedir, karıştırmayalım. mahsur sıfat, Arapça maḥṣūr Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş. mahzur Arapça maḥẕūr 1. isim Sakınca: "Artık söylemekte bir mahzur olmadığından gizlemek abes." - Refik Halit Karay 2. isim Engel.
  10. EYER ve EĞER iki farklı kelimedir, karıştırmayalım. eyer isim Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne: "Gözlerini eyerin kuburluklarıyla atın doru boynunda hasıl olan gölgeli çizgiye dikmişti." - Ömer Seyfettin eğer bağlaç, (e'ğer), Farsça eger Şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime, şayet: "O zaman inandığım gibi / Sahiden bir öbür dünya varsa eğer" - Cahit Sıtkı Tarancı
  11. TEZKERE ve TESKERE iki farklı kelimedir, karıştırmayalım. tezkere Arapça teẕkire 1. isim Pusula(II): "Bu vaziyette en tabii çare, ona küçük bir tezkere yazmaktı." - Reşat Nuri Güntekin 2. isim Bir iş için izin verildiğini bildiren resmî kâğıt: "Nihayet yol tezkerem yapıldı, üstüm başım düzeltildi." - Yahya Kemal Beyatlı 3. isim, askerlik Askerlik görevinin bittiğini bildiren belge. teskere (te'skere), Farsça deskere 1. isim, eskimiş Sedye. 2. isim, eskimiş Yapılarda malzeme taşımak için kullanılan, dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç.
  12. Mevlut mü Mevlüt mü? Yanlış: Mevlüt Doğru: Mevlut isim, eskimiş, (mevlu:du, l ince okunur), Arapça mevlūd Yeni doğmuş çocuk. Türk İşaret Dili Parmak Alfabesiyle Gösterilişi
  13. Parlamenter mi parlementer mi? Yanlış: Parlementer Doğru: Parlamenter (l ince okunur), Fransızca parlementaire 1. isim Milletvekili. 2. sıfat Parlamentoya dayanan, parlamento ile ilgili: Parlamenter düzen.
  14. KARŞIN ve KARŞILIK iki farklı kelimedir, karıştırmayalım. karşın edat Bir şeyin gerekenin veya mantığın tersine olarak yapıldığını anlatan bir söz, rağmen: "Sabah olunca, bütün gece uyumamasına karşın kendini dinç hissediyordu." - İhsan Oktay Anar karşılık, -ğı 1. isim Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele: "Haykırışlarına etraftan karşılık gelmiyordu." - Hüseyin Rahmi Gürpınar 2. isim Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz: "Sonra temaşa kelimesi doğrudan doğruya tiyatro kelimesinin karşılığı olarak kullanılmıştır." - Ahmet Kutsi Tecer 3. isim Cevap, yanıt. 4. isim Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel: "Bir buçuk aylığının karşılığı olan üç yüz lira hatırı sayılır bir para idi." - Refik Halit Karay 5. isim Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat.
  15. METİN ve METÎN iki farklı kelimedir, karıştırmayalım metin, -tni Arapça metn 1. isim Bir yazıyı biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan kelimelerin bütünü, tekst: "Aslında kâğıda gerek yoktu çünkü bütün metni satır satır ezbere biliyordu." - Elif Şafak 2. isim Basılı veya el yazması parça, tekst: "Eserin Farsça metninin yazma nüshaları arasında da bazen oldukça büyük farklara tesadüf edilmektedir." - Asaf Halet Çelebi metîn sıfat, (meti:n), Arapça metīn Metanetli: "Geçimi yolunda, maddeten ve manen metîn bir ailedir." - Refik Halit Karay
×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.