Jump to content

Leaderboard


Popular Content

Showing content with the highest reputation since 12/18/2019 in all areas

  1. 1 point
    2020 Herkese Mutluluk Getirsin Diyorum İstanbul, Türkiye
  2. 1 point
    2019'un En İyi Filmleri Sinemada başka bir gişe rekorları kıran bir yıl oldu - biri katil timsahlar, eski Hollywood, şiddetli kadın karakterler ve sanatçı striptizcilerle dolu. 2019 gişe sona erdiğinde ve ödül sezonu tam donanımlı hale geldiğinde, yılın en iyi 30 filmine bakalım.
  3. 1 point
    Evlilik Hikayesi - Marriage Story Scarlett Johansson ve Adam Driver, boşanmak için sevgi ve dosyadan ayrılan bir çift oynarlar. Film, kahkaha, üzüntü, kalp kırığı ve öfke anlarına sahiptir - hayatı oluşturan ham duyguların roller coaster'ını mükemmel bir şekilde taklit eder.
  4. 1 point
    İki Papa - The Two Papas Bu iki papanın - ilerlemek için ortak bir zemin bulması gereken muhafazakar Papa Benedict (Anthony Hopkins) ve çok liberal Papa Francis (Jonathan Pryce) hikayesi özellikle zamanında. Bahsetmemek gerekirse, kıdemli aktörler bu gerçek hikayeyi zorlayıcı özenle ele alıyor.
  5. 1 point
    San Francisco'daki Son Siyah Adam - The Last Black Man In San Francisco Yazar / yönetmen Joe Talbot'un uzun metrajlı filmi, gerçekten ait olduğu bir evi bulmaya çalışan genç bir adamı (Jimmie Fails) takip ediyor. Burada kendisinin bir versiyonunu oynayarak başarısız olursa, gerçek bir otantiklik hissi verir. Talbot, 2019 Sundance Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülüne layık görüldü.
  6. 1 point
    Onun Kokusu - Her Smell Film, benzersiz bir anlatı biçiminde sunulan kaotik bir rock yıldızı (Elisabeth Moss) ve grubunun yükselişini ve düşüşünü yakalar. Moss, Handmaid'in Masalı aktrisinin yeteneklerini daha önce hiç olmadığı gibi gösterecek şekilde kendi kendini yıkıcı karaktere düşüyor.
  7. 1 point
    Bal Çocuk - Honey Boy Shia LaBeouf tarafından yazılan yarı otobiyografik hikaye, eğlence sektöründe çocuk aktör olarak büyüyen deneyimiyle ilgilidir ve ayrıca babasıyla (LaBeouf'un kendisi tarafından oynanan) paylaştığı ilişkiyi araştırır. Bu, travma ve zihinsel sağlık konularını incelerken, tanınmış bir çocuk aktörünün yaşamına gerçekten büyüleyici ve derinden kişisel bir bakış.
  8. 1 point
    Saklambaç - Ready or Not Düğün gecesi oğullarının yeni gelini avlayan varlıklı bir ailenin hakkında elektrikli ve komedi kedi ve fare gerilim filmi, bolca heyecan ve öldürmeye hizmet ediyor. Ayrıca, önde gelen kadın Samara Weaving'in mükemmel bir performansını sergiliyor.
  9. 1 point
    Dalgalar - Waves Güreş kariyerinin zirvesinde popüler bir lise son sınıf öğrencisi (Kelvin Harrison Jr.) yaralandıktan sonra, sıkıntılarını maskelemek için haşhaş ağrı kesici desenine girer. Baskın ve saldırgan babası (Sterling K. Brown) her zaman daha iyisini bekler, ancak baskı idare etmek için çok fazla olur. Trey Edward Shults'un keskin yönü, bu ilişkili yaşam dilimini yakalar.
  10. 1 point
    Rocketman Müzikal biyografinin (Bohemian Rhapsody, Judy) mini dalgalanmasıyla Elton John'un hikayesi, kalabalığın arasından sıyrılan renkli, fantezi dolu bir alternatif. Taron Egerton, sanatçının ilk günlerinde İngilizce simgesini çalan mükemmel bir iş çıkarıyor.
  11. 1 point
    Ölümcül Sorular - Crawl Genç bir kadın (Kaya Scodelario) ve babası (Barry Pepper), beşinci kategori kasırga sırasında kendilerini vahşi timsahlarla birlikte sıkışmış bulurlar. Heyecan verici melodi Alexandra Aja (The Hills Have Eyes) ve yapımcı Sam Raimi (Don't Breathe, Evil Dead), filmin son anlarına kadar uzanmayan, yalın, koltuğunuza doğru bir yolculuk yapıyor.
  12. 1 point
    öncelikle merhabalar yıllardır bu kurs ortamlarının içinde olan biri olarak bütün kursları denedim diyebilirim ama sınıf bazında olan derslerin sonucu hep hüsran oldu birebir derse yöneldim bende Erenköy de Im Global Language center ı tavsiye ederim bi incele istersen birebir şeklinde tamamen senin amacına yönelik ders veriyorlar ben gayet memnun kaldım
  13. 1 point
    Dilinin sürekli olarak kırık dişinin üzerine gitmesi gibi yaralarımızla oynayıp durmamız. İyileşmek, iyi hissetmek gibi bir kaygımız görünürde olsa da içten içe o acıyı, ağrıyı çekerken kendimizi önemli sandığımız için mi, iyileşmesine izin vermiyoruz. Sanki o yara iyileşirse yaşadıklarımız da o yarayla birlikte kaybolup gidecek. İnsan geçmişte yaşadıklarını unutmaya başladığında nasıl bir insan olabilir ki? Geleneksel anlayışa sahip toplumlarda değişimlere karşı direnç göstermek sanki doğuştan verilen bir yetenek gibidir insana. Bilincin ötesinde bir refleks gibi değiştiğini hissettiği anda karşı koyar. Çoğu zaman bunun farkında bile olmadan, karşı koyuyor gibi değil de, kendini koruyor gibidir. Oysa tek yaptığı kafasını toprağa gömmektir. Bunu fark etmemek için daha çok kapatır kendini. Bir süre sonra kopar gerçeklikten. Başka, başkasının gerçeklerine sahip çıkmaya savunmaya başlar. Çünkü başkasının sahip olduklarını savunmak kendi sahip olduklarını savunmaktan her zaman daha kolaydır. Kaybetse bile zarar görmeyeceğini bildiği için rahattır. En fazla başka bir gerçeklik bulup ona sığınır. Başkalarının parasıyla kumar oynayıp sürekli kazanan ama beş kuruşu olmayan bir kumarbaz tanıdım. Neden diye sordum. Neden kendin için oynayıp kazanmıyorsun ve bu sefaletten kurtarmıyorsun kendini? Oynadığını söyledi eskiden. Herşeyini kaybettiğini. Kaybetme ve sonrasında bu kaybetme duygusuyla karşı karşıya kalma korkusunun tüm benliğini ele geçirdiğini, doğru zaman da doğru riskleri alamadığını ve bu yüzden kaybetmeye mahküm olduğunu. Çok yetenekli ve akıllı olsalar da çalıştıkları iş yerlerinde yükselip mevki sahibi olmak yerine daha az kazanmaya tamah edip hayatları boyunca yerlerinde sayan, hesaplayamadıkları bir felaket başlarına geldiğinde ise kaybolup giden insanların da açıklaması çok farklı olmayacaktır. Bir gün tamamen yıkılıncaya dek almadıkları risklerin rehaveti ve rahatlığıyla oldukları yerde saymayı tercih ederler. Kaybetmek istemezler. Çünkü oynadığın kumarda orataya koyduklarının büyüklüğü, sonrasında olacakları düşündüğünde başına gelecek felaketin de büyüklüğünü gösterir insana. Tüm elindeki yetenekleri aklı ve tecrübeyi başkalarının kazanması için harcar dururlar. Kaybedecekleri en fazla standart bir iştir ve bu işi her yerde bulabileceklerini düşündükleri için algıları korkuyla gölgelenmez. Bu yüzden başarılıdırlar ama bu başarı diğerlerine hizmet eder. İnsanın ruhundaki yaralarla elindekileri kaybetme korkusu aşağı yukarı benzer şekillerde hayatlarını olumsuz etkiler. Birey bunun farkında olsa bile az önce bahsettiğim nedenlerden dolayı ikisinden de vazgeçemez. Bir kadının yetişkin olana kadar babasından şiddet ve baskı görmesi onu ne kadar olumsuz etkilese de o kadınların aşık olduğu adamların da babalarına benzedikleri, kimi zaman bunun farkında olarak kimi zaman farkında olmadan o adamları seçmeleri de bu şekilde açıklanabilir. Gelenekçi ve ataerkil bir toplumda yaşıyor olmamız, kocasından ya da sevgilisinden şiddet gördüğü halde yine de ondan vazgeçmeyen kadınların bu davranışını açıklamaya yeterli değil görüşündeyim. Bastırılmış kişilik, özgür bir birey olmanın risklerini almak ve kendi kararlarını vermek yerine, hayatlarını çekilmez kılan erkekleri tercih etmeleri, o erkeklerden gördükleri zararı kendi sorumluluklarının sonucunda kaybettiklerinin vereceği zararla karşılaştırıp bilineni tercih etmeleri, yetenekli ve akıllı odluğu halde mevki sahibi olmak yerine ait olduğu yerde sebat edenlerle, geçmişinden gelen yaraların kapanmasına izin vermeyip o yaranın bilindik acısına sahip çıkıp iyileşmesine izin vermeyenlerle aynı nedenden kaynaklanmaktadır. Bilinen acı, bilinmeyen acıya tercih edilir. Çünkü yetiştirilirken olasılıkların en kötüsüne hazırlıklı yetiştiriliyoruz. Daha çocukluktan itibaren, terli terli su içme hasta olursun, evden uzağa gitme kaybolursun, annenin elini bırakma seni çingeneler çalar, yalan söyleme Allah baba seni çarpar.... vb. gibi hep olumsuzluk içeren örneklerle kişiliğimiz baskı altında büyütüldük. Elbette ki bu uyarılar doğru ve yerinde uyarılar ama bize bunları yapma dedikten sonra şunları yapabilirsin böyle daha iyi olur diye seçenekler sunulmadı. Bu yüzden biz ne zaman sokağa çıksak ya hasta oluyoruz, ya kayboluyoruz ya da çingeneler bizi çalacak diye korku içinde yaşıyoruz. Büyümüş olmamız bu örnekleri çeşitlendirerek arttırdı sadece bu.
×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.