Zıplanacak içerik
  • Üye Ol
  • başlık
    94
  • yorum
    363
  • görüntü
    58.865

Bu blogdaki başlıklar

 

veleddalin amin

Yeni Sezon Yayın Akışı   Haftanın erkeki Haftanın dişisi Benim de canım var Olası Savaş tehditleri üzerine güzelleme   Aydınlanmak istediğiniz başka konular varsa ekleyin bi bakiim düşüneyim furum sakinneri...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Bana Bazen Güvenebilirsiniz : Faynıl Edişın...

Ey ahali; Duyduk duymadık demeyin... Bugün itibariyle 40 günlük bi canımın içi var avuçlarımda... Bugün itibariyle benden daha çok sevdiğim; uğruna Kaddafiyi Ergenekon Sanıklarını efendime söyliim mahalle baskıcılarını tepeleyebileceğim; kirpiğine yaş değse 3.Cihan harbini utanmadan sıkılmadan bütün aleme ilan edebileceğim küçük bi beden var avuçlarımda. An itibariyle aşıkım... Körkütük,sırılsıklam... Bu sefer hakaten benden selam söyleyin bütün aşklarıma... Aha aşşağıda :    

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Hepimiz...

Çokça alıntı yapmamaya çalışıyorum aslında burda lakin öyle damarıma damarıma girdi ki siz de sebeplenin istedim...     seni tanımıyordum, Hrant, yeterince tanımıyordum, evet,fakat gördükten sonra o gün küskün bir çocuk gibi orada, kaldırımda, yüzükoyun uzanmış, öyle büyük, destansı, öylesine tıpatıp kendine, özgürlüğe, hak edilmiş onura benzeyen bir erinçle uyurkenki resmini,       hani, yalnız kendine değil, hayır, ölecekse, ölümü, iyi, güzel ve doğru şeyler uğruna olsun isteyecek herkese, her ölümlüye benzeyen güzellikte... ve kuşkusuz, en çok da, mahallenin zorbalarıyla baş edemediği için hırsından gizli gizli ağlayan, kendi yüreğini kemiren, gün günden budandığını, yontulduğunu ve lokma lokma yutulduğunu hisseden mahallenin sessiz yetimlerine güç veren dirilikte uyurkenki resmini gördükten sonra o gün,       artık diyorum ki, kendime: vursalardı beni de, Hrant gibi,ben şahsen, zaptiyenin örtbas muşambasıyla değil, hayır, Agos gazetesiyle örtsünler isterdim cesedimi;       Agos gazetesiyle örtsünler, ne fark eder, yalnızca, senin gibi, perçemim, potinlerim, bir de -biraz iş çıksın diye yoksul şairciklere, çömez muhabirlere- benim de potinlerimdeki iki romanesk delik görünecek biçimde...       ki, böylece, resmin geri kalan kısmını güvercinler doldursun! senin o, İsa Peygamber'inkini andıran yakışıklı alnını kanatıncaya kadar duvara vura vura sonunda kalbimizde açmayı başardığınÜ mucizevi gedikten gökyüzüne saçılan güvercinler...       hani şu, sen susunca, senin şu koskocaman, Tann'nın eliyle okşanmışçasına sıcak olduğu anlaşılan yüreğinin sesini, 'sessizliğin sesi'ni, sonsuzluğun sesini açıkça işitilir kılan, daha gür, daha beyaz, daha cesur kanat vuruşlarıyla gökleri çatırdatan 'tedirgin güvercinler'... seni tanımıyordum, fazlaca tanımıyordum, fakat vursalardı beni de, Hrant Dink, senin gibi, her şeyi göze alıp, cenaze namazımı Tanrı'nın 'Meryem Ana' evinde o evin avlusunda kılsınlar isterdim, 'bizimkiler'!       kılsınlar, ne fark eder? kılsınlar ki, böylece, Tanrı'yı bir mülk gibi çitlerle çevirmeye kalkışan ferisiler bütün mülklerin, mabetlerin O'na ait olduğunu bilsinler! 26 Ocak 2007   Cahit Koytak

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Bana Bazen Güvenebilirsiniz Kısım :2

Çok sevgili fanlarım,fanuslarım;   Gebelik serüveninin(ahahahaha:)) 2. bölümünde sizlerle olmaktan kıvanç duyduğumu belirterek satırlarıma başlıyorum. Tebi umarım bebe büyüyüp de 20 yaşlarına filan geldiğinde bu hinternet dehlizine yazıp yazıp fırlattığım bulok şeyslerini bulup okumaz da benden nefret etmez. ya da umarım o zamana kadar hinternet dışında bi şeys icat edilir de ben de mahçup olmam çocukceyize...   Şimdi şöyle oldu: bi önceki postu postaladıktan hemen ertesi gün sonra bendenizin kasık nahiyesinde çok fena bi sancıyı takip eden ufak çaplı bi kanama duhul oldu. Koşarak hastaneye yetiştim ve yattım ulturason cihazının altına. Çok sevgili beybim yüz üstü yatmak ve sağ ayağını rahim yoluna sokarak oraları tekmelemek suretiyle kanamama sebep olmuş. Yani tamamen kendi sefası için bendenizin sancılanmasına sebebiyet vermiştir. Arz ederim. Akabinde ve detayında pis pis sırıtan tohtorum: ''-hehe;söliim mi cinsiyetini şaşkınnar?!'' cümlesini kurarak; tanrıya inanmamı bi kez daha sağlamış ve 4 milim uzunluğundaki pipisi ile bu dünyaya bi Rokko kazandıracağımı muştulamıştır. Tebi yanımda bu veledi peydahlamama yardımcı olan kocam beyfendi 3 saniye içinde depresyondan depresyona atılmış koşar adım melankoliye doğru ilerlemiştir. Zira erkek çocuğun tahtına aday olacağı kız çocuğun ise kendine aşık olacağı fantazileriyle bana belli etmemeye çalışarak 13 hafta geçirmiştir. (Ulan kurduğum cümlelere bak bi de hamile kadın salak olur derler... )   Şu an itibariyle 22 haftalık bi oğlan çocuğu karnımın içinde taklalar atıyor ki benim değil kendimden, etrafımda gördüğüm üreyebilen herşeyden korkmama sebebiyet veriyor yarenlerim.   Aha aşağıdaki ilk resim kendisinin tembellikte ve hadi canım sendecilikte bana ne kadar benzediğinin ispatıdır. Buyrun:   Aha bu resimde de böle bi gevşeklik bi amaaannn bana necilik açısından anasının bi ufak boyu olduğunu da kanıtlamak isterim:   Diyeceğim şudur ki bebe mevzusu insanı rayından çıkartan hatta raydan çıkartıp denizde yüzmesini havada uçmasını filan isteyen bi acaip bi mevhum...   Annatabildim sanırsam... Şimdi gitmem lazım yine çişim geldi zira...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Bana bazen güvenebilirsiniz. >Kısım 1

Çok sevgili hayranlarım; canlarım,ciğerlerim...   Şimdi şöyle oldu Temmuz ayının ikinci haftası sabah 06:20 de kalkmam gerekirken saat 08:00 civarı korkunç bir akciğer efendime söliim kaburga ve kas ağrısı ile uyandım. Yetişin ruhumu teslim ediyorum diye sağa sola telefon ettim geldiler sağolsunlar,gittik son gaz hastahaneye, orama burama baktılar, kan tahlli, çiş tahlili filan derken kılima bakterisiden mütevellit ağır bi akciğer enfeksiyonunu müteakip aha bu aşağıdaki davetsiz misafiri buluverdiler.     akabinde gelsin günde 8 kez kusmalar,halsizlikler vs. hastanede kaldım bi 10 gün kadar zira huysuz annenin huysuz evladı olarak kendisi daha ilk haftalardan ulan böyle mi oluyomuş bu hamilelik şeysleri diyerek kendimi serumdan seruma vurdum yarenler. sonra eve geldim annem geldi kızlar geldi velhasıl duyan geldi ve bi mahalle baskısı başladı. Yok yaşım geçiyomuş yok soona pişman olurmuşum yok efenim tohuma kaçarmışım, evlat bu dünyanın amacı imiş vesair'den soona; hekim hanım ki kendisi yakın arkadaşım da olur bana ailemdeki kanser hikayelerini hatırlatıp tıbbi mahalle baskısını da tamamlayınca ve en son elindeki dopler denen ve kalp atışlarını insanın kulağına kulağına basan cihaz marifetiyle son kozunu da oynayarak göbeğimdeki elayn yaratığının 13. haftadır arz-ı endam etmesini sağladılar. evet,artık sözüme güven olmaz benim de; anne oluyorum çünkü. E artık benden selam söyleyin bütün aşklarıma...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Haftanın Dişisi - Sezon Finali - Ben bile şaşkınım Edişın..

Yok yapamadım, atacak b*k bulamadım yarenler...   Petra Nemcova   Sports Illustrated dergisine verdiği pozlardan sonra bi çok gencimizin rüyalarını süslemiş edepsiz.   Yaşı yaşıma uygun,ölçüleri sistemin dayattığına cuk diye oturuyor. 90-60-90 böhühühühüh....boyu 1.79 (allah belasını versin umarım...) böhhühühühühü....     **************     ***********       bi de hayırsever.. happy hearts diye bi organizasyon için çalışıyo... hale bakın ya, mapıt şova bile çıkmış...böhühühühü...   kapatıyorum bu sezonu...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Haftanın Erkeki Çeptır : 3/3 - Analar Neler Doğuruyor Edişın...

Sevgili Takipçilerim,Kader ortaklarım,Bacılarım,Romalılar...   Haftanın erkeki Sezon Finalini akıllara durgunluk veren,olmassa olmaz bi dünyanın 8.harikası ile yaparak; gözlere bi ziyafet vererek; efendim,sorumlu bulok yazarı misyonunu yerine getirerek yapmaktan kıvanç duyuyorum : JESUS LUZ...   Madonna ablamızın manitası olarak nam salmış bu insanüstü şey aslına bakarsanız bi top model sizin de AYRINTILARINA vakıf olduğunuz üzre diri fücudu ile bi süper top über model..         ayol daha tazecik hem... 24 yaşında, brezilyalı,latin ateşi hesaaabı...     ay bilemedim daha ne diiim...(allah gözünüzü doyursun tam yerinde olur belki..) haftanın erkeki sezon finalini de böylece bitirip yaz ekranına daha hafif şeyler düşünmeye gideyim ben...     kızlar, dükkanın önünü kapatmayalım ama....

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Seyahat Notları filan işte...

Efenim 2004 senesinin son gününden beri bu tükkanda kepenk kaldırıyorum ayıptır sölemesi ve o günlerden beri beni takip edenler( ahahaha,bayılıyorum bu lafa be...) bilirler ara ara otobüs maceralarımı geçmişliğim var... Ama yine takip edenler bilir ben bu arada epey bi yol katettim kariyer baabında,müdür neyin oldum az da dötüm kalktı ayıptır sölemesi. (sayın admincim bey ya da her kim ki bu kontrolleri yapıyorsa, lütfen silmeyin yaw bu argo kelimeleri filan, anlam kayması oluyo valla billa...) Kariyerde alınan yol fiziken aldığım yolları da etkiledi tabi, kilometrem arttı ayıptır sölemesi.Habire bi fuar bi kongre gittim durdum minik dünyamızın muhtelif yerlerine.(dötüm kalktı demiştim) Dolayısıyla araç da değişti,otobüsten uçağa terfi ettim binbir yusufla beraber:P       Neyse diyeceğim şudur ki ben Uçak seyahatleri ile ilgili bi bahis açmak istiyorum,aha başarıyla tamamladım giriş bölümünü...   Oldum olası tırsarım ben bu uçak mevzusundan. Valla billa 8 saat-11 saat havada kalmışlığım var, babamın hastalığı sırasında belediye otobüsü gibi kullanmışlığım aynı pilot amcaya 4'ten fazla kez rastlamışlığım var lakin olmuyo işte... Sanki kan alıyolar bi yerimden ayıptır sölemesi...fena korkuyorum her seferinde.     İlk başlarda hani nadiren uçunca filan normal diyodu herkes ama bir kez liseden f16 pilotu bi arkadaşım vardı, çocukceyiz yaklaşık 1,5 saat anlattı uçma prensibini, kanattı,açıydı, itme gücüydü filan, cıks olmuyo... hayır işin tuhafı anladıkça daha da tırsıyor olmam.     Bigün de Taylancım bey anlattı yazık iş dönüşü yol boyunca bıkmadan...olmuyo,kurtulamıyorujm tırsmaktan. Hayır bi de miyendistir Taylancım bey hani böle bi morona anlatıyor gibi anlattı saolsun, mevzuyu kavrayamadığım gibi bi de tırsaklığımı arttırdı, efenim neymiş uçak kazaları kalkış ve iniş anlarında olurmuş, kalkarken ilk 3 dakka,inerken de son 9 dakka düşmezsen havada bi halt olmazmış,tırsmaya lüzüm yokmuş.     İyi peki ama ben bu diyalogdan soona noolcam onu düşünen yok. Her sarsıntıda yan koltuktaki amca ya da teyzeye sarılma ihtiyacım noolcak. Her kalkış ve inişte papa 4.benedict'e taş çıkartan imanım noolcak? onu düşünen yok.     Bİ keresinde öyle sıkı tutunmuşum ki yandaki abinin eline inerken telefon numaramı istedi pezemenk tırsıyorum derken meğer yannış sinyaller de verebiliniyormuş sağa sola...   Bi de böle oturuyorum ya koltuğa başlamıyo mu o şunu yapmayın, bunu etmeyin... seyf di pozişın seyf di pozişin uyarısı ne beee;ayakkapları çıkar,önce kendine soona bebeğine oksijen maskesini tak;böhühühühü .... allam gene tırstım bak...     Bi de şu cep telefonuyla vedalaşamayan arızalı tipler var, uçak böle yola dökülmüş sıraya girmiş hala telefonla konuşuyo pezevenk,amerikan başkanı sanki... bi de tekerler yere değer değmez hemen aç o telefonu sen iyi mi? kofi annadan haber bekliyo sanki... bak sinirlendim gene... Ama o durumda hemen en kıl halime bürünüp gördüğüm ilk hostese şikayet ediyorum,tilifonu açık beyfendinin kapatsın piliizzz...       Sevmiyorum ben, mümkünse jakartaya otobüsle gidesim var bu ay,ordan gelip bi de Moskovaya gidicem oraya da trenle gidiim diyorum, 80 gün filan alır haralde ama olsun...   Hadin kabin krıüw redi to teyk of...   selametle...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

HAFTANIN DİŞİSİ ÇEPTIR : 1/3 - Ağlıyorsam Sebebi Var Edişın...

Bilemedim bu Doğu Bloku Ülkelerinde ne var? Gençliğimde bu hatunu görüp o zaman ürkmüştüm aslında Rus-Ukrayna-Moldova-Sırp vs. ülkelerin hatunlarından... Aha buyrun ilk ve en önemli temsilcilerinden biri. Babanız yapmaz bu kıyağı valla...   Milla JOVOVICH   Hayır o diil insan 10 enlem güneyde doğdu diye bu kadar ezilmez ki bilader...???           bu ablamız Sırp-Rus kırması... hemi de 75 doğumlu... ahahaha...ahahah... yaşlı be yaşlı...     O diil de daha 12 yaşında dünyanın en unutulmaz yüzleri arasına seçilmiş,te allaaamm yaw...     5inci element diye bi filim var idi hatırladınız mı? aha onda oynayınca ürktüydüm ben bu abladan...   neyse işte, hem şarkıcı, hem manken, hem artiz, hem zengin(lan olm senede 250 millon dollarlık beybi imiş bu abla...)     dağılın... gelmeyin bi daha... düzgün oynayın,topunuzu keserim bak...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

HAFTANIN ERKEKİ Çeptır : 3/2 - İndiler Gökteeennn Melekleeeeerrr Edişın...

Mehterbaşının da dediği gibi : HAYDİN... YA ALLAH...   Gerald Butler   Erkek dediğin biraz pis olur kavramını yüreklerimizin orta yerine kazıyan yüce insan, ulu şahsiyet...   Haftalık listemize İskoçyalı kadrosundan dahil olduğunu itiraf etmeliyim lakin tek meziyeti bu değil abimizin. abi diyorum hay dilimi eşşek arıları soksun...       Gençlik yıllarında bi rock grubunda vokallik filan yapmışlığı var, on parmağında sayabilemem marifet...     Tabii zamanında Atilla olmuşluğu var, efenime söliim kral leonidas olmuşluğu var,operadaki hayalet olmuşluğu var, var oğlu var anlıyciiniz...     gerçi bişey olmasına gerek yok, olmasa da olur idi, bi kenarda dursa bana öyle baksa da olur idi... olur yani... evet olur...     olur evet...   dis iz spartaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa dağılın ulaaaannnn........

alamet-i farika

alamet-i farika

 

HAFTANIN DİŞİSİ ÇEPTIR :2 - Diyecek lafim yok valla edişın...

Çok sevgili forumdaşlarım...   Bu haftanın dişisi benim bile ara ara ulan ya hakaten güsel hatun dediğim bişey... bişey dedim yoldaşlar dikkatinizi çekerim,hala bi sınıflandırma yapabilmiş değilim...   ya şimdi insanı bi de çileden çıkartıyor ki sormayın... daha 83 dığumluymuş yaw ...   Hayır bi de avustralyalı, ulan kim çıkmış ki avustralyadan yaw böle güsel... en güzeli nicole kidmandı ama o da botox manyağı oldu çıktı...   İşte buyrun burdan yakın :         ama bu hatun öyle değil ki, fücudunda sonradan eklenmiş ya da modifie edilmiş bişey yok valla...     hale bakın ya, böle bi elma şekeri gibi bişey bu...   unutmadan orlando bloom'un da manitasıymış yaw...     bak ya...   taam allahım teşekkür ederim evet ben de gencim güselim, etkileyici bi hatunum ve fakat bunu yaratırken ben nerdeydim? hani ilahi adaletin be yaw...   bakamıycam daha fazla be...   dağılın siz de bakmayın reca ediciimmm...   bak çileden çıakrmayın beni...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

HAFTANIN ERKEKİ Çeptır : 2/2

Efenim bu haftanın erkeki benim erkek denen cinsle sadece kavga edilmeyeceğini, kafasına taş atılmayacağını, sonracııma çorbasına tükürülmeyeceğini kavramamı sağlayan, dünya literatürüne ''cool adam'' terimini kazandırmış bir ender bulunur erkektir. (Bknz.:wanted dizisi...Starda çıkıyodu galba...)   Steve McQueen... RIP     misalen bigün fezada bi gezegene filan içinde dünyadan muhtelif şeylerin olduğu bi tanışma aracı filan göndereceksek bence bu yüce şahsın da bi fotoğrafı konmalıdır.     ayrıca okuduğum ilk kitap olan 'kelebek'in ancak bu kadar olurdu heralde dedirten sinema filminde oynayan bana göre oyunculuğu da bi güzel olan bi şahıstır kendisi...     E tabi haliyle zamanın tüm ünlü ablaları filan da hasta kendisine. Hani bi de hız tutkunu,keyif verici muhtelif madde tutkunu, böle bi karizmatik filan ya , asi ruhlu efendime söliim bi iflah olmaz haller filan, misalen şimdi de olsa aynı şekilde reyting yapardı herhal kanaatindeyim...     Diyeceğim yine çok şaane bi haftanın erkeki seçimi yaptığım için kendimi kutluyor ve bu yakışıklı erkek şablonunun içini cuk diye dolduran yüce insanı rahmetle anıyorum...     amin deyip dağılalım... ya da dağılmayıp az daha bakalım şu fotolara be...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

YOĞUN İSTEK ÜZERİNE - Haftanın Dişisi- Sezon 1 Bölüm 1

YOĞUN İSTEK ÜZERİNE - Haftanın Dişisi- Sezon 1 Bölüm 1   Efenim en sevdiğim forumdaşım çift g'li yoldaşım figgaro bey'in talebi üzerine bu haftanın dişisini ilan eder aşağıda yazacaklarımın kıskançlıkla zerre alakası olmadığını peşin peşin belirtir,saygılar sunarım.   Buyrun burdan yakın : Bar Rafaeli   1985 doğumluymuş. te allam yaw... çocuk be bu daha... aklı evvel bunun dediğine güven olmaz hem... valla bak...   1985 doğumluymuş. te allam yaw... çocuk be bu daha... aklı evvel bunun dediğine güven olmaz hem... valla bak...     1.74 boyundaymş.. noolmuş? ben de 1,70 filanım... o kadar da uzun sayılmaz... hem devede de boy var ama....     hem terbiyesiz de... bak bak... pozlara bak...     İsrailli bu hem... kesin mason filandır. Cennet ülkemi bölmeye çalışıyodur bu... evet evet kesin...     of çilli filan bi de ya... çok güzel yaw... terbiyesiz... ne kıskanıcam be... benim de kendime göre güzelliklerim var hem...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

2. SEZON HAFTANIN ERKEKİ... (Geri Döndüm a Dostlar... )

2. SEZON HAFTANIN ERKEKİ... (Geri Döndüm a Dostlar... )   Efenim merakla ve ısrarla beklenen Haftanın Erkeki 2. sezon 1. bölümü iftiharla takdim ederim...   Haftanın Erkeki Çeptır 2/1   Bismillahirrahmanirrahim....   --------------------------------------------------------   Yahu bi insan bi filimde sağında Orlando bloom solunda Brad Pitt olur da karizmadan, yakışıklılıktan ve oyunculuktan zerre ödün vermez mi bilader? Vermez, söz konusu olan Eric Banadinovic ise vermez tabe...       hayır yarenler o da değil mevzu abi aslına bakarsanız komedyen. ve böyle bi kendimi sağa sola atayım göstereyim demeden işinde gücünde bi insan.... avustralyalı ama babası Hırvat galba, ah canımmm kan çekti desenize...     bi de bu abiye böle tarihi filmlerde filan bi prenstir, kraldır bu roller pek bi yakışıyo nedense... bildiniz di mi bu abi The other boleyn girl filmindeki henri tudor... evet evet...   Efenim motora biner, atletiktir, (adonis kası evet...)evli barklıdır, aile babasıdır, ekranın karşısına geçtim mi bana ah ulan ah şeklinde iç geçirtir bi insandır...     en son star trek'te oynamıştı da şimdilerde de Seferadları kaçıran Piri Reis gibi bi film projesinde adı geçiyormuş. Hele bu topraklara bi adım atsın, gerisi kolay yaw...     Şahsıma şu yivrenç espriyi de yaptıran bir yüce kişidir... Eric bana, hep bana, hep bana .ahahahahahaha

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Şiir Miir

sevmiyorum seni (metin altıok)   Şimdi benim buzdan bir döşekte Üç büklüm olmuş zavallı sevdam, Üşüyorsa ölesiye yalnızlıktan; Bil ki senin hep böyle güvensiz, Yaşamdan korkar oluşundan.   İşte bunun için sevmiyorum seni.   Şimdi benim bir han avlusunda Hiç bitmeyecek umutsuz kavgam, Soluyorsa başı önde yorgunluktan; Bil ki senin hep böyle umarsız, Yarını göze alamayışından.   İşte bunun için sevmiycem seni.

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Yeni Yıl Meni Yıl

Yılın ilk bulok postunu yapmaktan kıvanç duyuyorum ahali...   Yeni yıldan beklediklerimi bir liste ve başlıklar halinde toparlamaya çalıştım.   a-Hayattan : -Hayalini kurduğum son bi kaç şey kaldı yamuk yapma reca edeyim. -Bi de bu Felek eğer arkadaşınsa söyle ona, şarkısı var bunun''tekerine çomak sokarım...'' -Nazlı yarin inadından vazgeçip benimle aynı pencereden bakarak uyanmasını bekliyorum,es geçmeyelim pls.   b-Memleketten : -Şu açılım mevzusu benim bile içimi sıktı bi zahmet artık bi sonuca bağlasak? -Sigaranın da paketini 100 tele yapın anasını satiim, böylece biz içip ölmeyiz siz de rahatlamış olursunuz. -Deniz Baykalı biri durdursun. -Orhan Pamuk'u da bi zahmet durdurun zira adamcağızın,DÖNMEKTEN midesi bulanmıştır heralde. -Kızlar reca ediyorum 2010 da şu ugg'lardan kurtulun. Yüksek ökçeli pabuç candır. -Memleketimin güzel adamları Aşık adama yumuşak muamelesi yapıp kadın neslinden soğutmayın arkadaşım. Aşık adam güzel adamdır. Her eve lazımdır.   c-İşten ,Güçten Beklentilerim : -hangi kendini bilmez uydurdu bilmiyorum ama hem çocuk hem kariyer yapamam, insaf diliyorum. -Kablosuz enerji aktarımını bi zahmet sağlayın artık.   Bitti. Amin deyip dağılalım...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Saygı Duyulası adamlar No :4

ismini ilk duyduğumda lisede filandım, lakin önce haldun taner ve necati cumalı okuyup dönem ödevimi teslim etmem gerekiyordu, kaldırdım rafa o yüzden ÜÇ KURUŞLUK OPERA'yı... Ergen birey entellektüelliği uzun sürmedi tabi unuttum gitti bi kaç yıllığına, ünv.de tekrar ve bilinçli bi şekilde karşılaştık kendisiyle... o zamandan beri de bıramadık birbirimizi...   Kendisi modern zaman feylesofu, şair, oyun yazarı....   tabii günümüz tiyatrosunun, özellikle epik tiyatronun babası sayılan bertolt, aynı zamanda bir komunist ve devrimci...komunist kısmı dikkatinizden kaçmamıştır.. alman, hemde bavyera`lı bir alman, hemde patron bir babanın oğlu olmasına rağmen komunist bir alman işte..     zeka ve aykırılık, farkındalık düzeyi eğitim hayatındayken olabildiğince ortalık karıştırmaya yetmiş ve sivri sözleriyle dikkatleri üzerine çekmiştir.. nasıl mı? örneğin: "ekmek ahlaktan önce gelir.." gibi..   bu adamın tasvir yeteneği (görenlerin yalancısıyım..) korkunç yüksekmiş. hatta herhangi bir olayı öyle bir dramatize ederek anlatabilirmiş ki oracığa yığılıp kalırsınız.. ayrıca yaptığı delilikler günümüzde bile herkes tarafından dile getirilir.. aynı anda yaşadığı aşklar vs.. bir sürü hikaye var brecht ile ilgili.. tabii böylesi zeki ve çılgın olmak kadınları mıknatıs gibi çekmiş bir sürü aşk yaşamıştır bu çirkin hazır cevap..   devrimci demiştim ya yazının başında; bu adama göre devrimin en eğlenceli katalizörü tiyatrodur.. oyunları aristonun tiyatro tanımını tersleyen bir biçimde şekillenmeye devam etmiştir. tabii seveninden fazla kıl olan olunca hayatında ironiyi ve imayı öyle bir kullanma başlamıştır ki.. sonuçta herkese birer tokat atıp geçmiştir.. almanya`dan nazilerin faşizminden kaçmış, amerika`dan da hiç hoşlanmadığından kuzey avrupa özellikle danimarka ve diğer iskandinav ülkelerinde yaşamış (ağzının tadını bildiğini de söylemiş miydim?) üretmeye devam etmiştir. 1897 de açtığı gözlerini 1956 da geçirdiği kalp krizi nedeniyle kapatmıştır. bizlere muhteşem oyunları, şiirleri ve muzip gülümsemesini bırakmıştır.       son olarak "kardeşim bir pilottu" şiirini örnek gösteriyor ve sözlerime son veriyorum..   kardeşim bir pilottu   "kardesim bir pilottu gün geldi emir aldı topladı çantasını güneye doğru koyuldu yola   bir fatihti benim kardesim yerimiz yoktu yaşamaya. topraklar ele geçirmekti, öteden beri hayalimiz.   guadarrama dağlarında simdi kardesimin fethettigi yer uzunlugu bir seksen derinligi bir elli!! "

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Sabah Sabah Mırıl Mırıl...

..ve muhakkak ki bütün bunlar geçecek. biliyorum çünkü ben bunları yaşadım sevgilim. yaşımın ardına saklanarak söylüyorum iddialı cümlelerimi. beraber olduğumuzda mutsuzluğumuz hep bundan. bilmemenin saflığındadır mutluluk. öleceğini bilsen kahkaha atamazsın mesela, onun gibi. bilmemeyi çok istedim sevgilim. senin gözlerine ne yansıdı, hangi teşekkür gelmez kalbinden, hangi teessüfün aslında bir seramonidir, ne gerçektir ne değildir. zamanla bilmediğimi unuttum, farkındayım. düşünürken ne de az gülermiş insan, ne de az severmiş. seni en son o sokak arasında sevdim sevgilim. ki bu bana çok dokundu. İstiklalde sokak arasında bi iskemlede oturup elinden çay içtiğin herkesi seversin çünkü. ben bunu bildim. demek ki dedim, bir gün ayrılacağız. evler, denizden uzak, işe yakın kurulur çünkü.     şimdi gittin ve bana hesap soruyorsun öyle mi? ben bir miktar daha yalnız kalacağım sevgilim. ikinci bir emre kadar bütün yolları kapalı kalbimin. şimdi sen gittin ve bir neden bekliyorsun öyle mi? kalsaydım, nedenlere boğardım seni. bir çocuk derdim, bir sıcak ev, bir dırdır, bir gürültü patırtı, bir aşk ihtiyacı.. gittinse nedenlerimin yokluğundan. gittinse, sadece geride kalabilecek gücüm olduğundan.   aslında ben ne kadar da güçlüyüm sevgilim. yarın olacak, bir başka göze bakmam gerekecek. ki en çok bu yoruyor beni. yeni bir sahil, yeni bir bank. bir gün bütün merdivenler aynı yere çıkacak. hayat ne kadar hızlı geçiyor, bunu bilmiyorsun. o çingene, yanında duran bir başka kızı övecek. karamsar mı kaldım, çok mu üstüne bastım bir ayrılığın.. sen gideceksin ve diyorum ki, inatla günler bitecek. yarım kalacak bir şeyler ama bu engel değil. ben bunları yaşadım, bilmenin en ukala katından, en sevimsiz halimle gülümsüyorum. mecbur, başka şansı yok, yaşamaya kararlıysan eğer,   muhakkak ki bütün bunlar geçecek.

alamet-i farika

alamet-i farika

 

ibrahim tatlıses - fosforlu cevriyem

hey gidi günler hey.. belki de ibomuzun çıkardığı en son ibrahim tatlıses albümüdür.. sonrasında kendisiyle uzun süre aynı yolda kalmak için mücadele verdiysek de, bilahare ayırmak zorunda kaldık.. sevenlerine saygımız sonsuz, fakat o günlerde ibo dinlemiş insanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır..     kısa keselim, 1989 çıkışlı bu güzide albümün içeriğine geçelim.. malesef neresi olduğunu bilmediğim bir kadınlar matinesinde kaydedilmiş canlı performanstır, bilebildiğim kadarıyla da ibrahim tatlıses diskografisinin tek live albümüdür.. takribi üç defa -kaset eskimesi nedeniyle- kendim, bir 50 kadar da evdeki benden yaşça küçük kuzenlere ve alamancı akrabalara aldırmışlığım vardır, o radde hastasıyım.. geçenlerde bir mega müzik markette karşılaştık kendisinin cd editionu ile, low price olduğunu üzülerek gördüm, hemmen aldım, geldim, harddiski bol buldum da 320 kbps sample eyledim, atıverdim arşive..       playlist diyorlar şimdi, onu da yazıverelim, her türlü infosuyla birlikte, belki arada göze tanıdık isimler çarpar (1989 dedim bak):   1 - fosforlu cevriyem (5:30), söz - müzik: zeki duygulu 2 - sizi nasıl özledim (2:56), söz - müzik: rüştü demirci 3 - aşıksın (4:43), söz: selahattin sarıkaya, müzik: aydın aydınlık 4 - uzun hava - dergâh senden (1:37), söz - müzik: ibrahim tatlıses 5 - sarhoşam oy oy oy (3:45), söz - müzik: ibrahim terzi 6 - ben de bir insan oğluyum (2:47) (meşhurr "hazırmıyıs?!" repliği ilk bunun başında geçmiştir), söz - müzik: aşık mahsuni şerif 7 - yeşil yeşil (5:52), söz: cemal ışıkhan, müzik: mustafa keser 8 - esmerin adı oya (3:53), söz: azer bülbül, müzik: atalay keskin 9 - kadifeden kesesi (4:14), söz - müzik: anonim 10 - canım dediklerim (5:02), söz: ali tekintüre, müzik: yavuz taner 11 - beyaz gül kırmızı gül (4:27), söz - müzik: mehmet özbek 12 - ya ley (4:58), arapça, kimdiri nediri bulunmamakta 13 - aşkımsın sevdalımsın (5:06), söz - müzik: ibrahim tatlıses   şimdi albümden şahsım adına en önemli, en güzel parçayı nakşedelim, döktürmüş ali tekintüre abimiz, tabi yavuz taner böyle bestelemese, ibo da böyle söylemese şiir gibi okunduğunda aynı etkiyi vermeyecektir, edinelim, dinleyelim:   canım dediklerim (all lyrics)   canım dediklerim canımı aldı, ah gönül sarayımı yıkıp gittiler bu mutsuz yaşantım onlardan kaldı beni sevdiğime pişman ettiler bu mutsuz yaşantım onlardan kaldı beni bu günümden dünden ettiler beni doğduğuma beni sevdiğime pişman ettiler   haykırsam dünyaya ettiklerini yine anlatamam çektiklerimi tanrım zalim yapmış sevdiklerimi beni bu günümden dünden ettiler beni sevdiğime pişman ettiler tanrım zalim yapmış sevdiklerimi beni doğduğuma pişman ettiler beni sevdiğime pişman ettiler   ben dertli değildim yaşarken oldum bu kötü kaderi sonradan buldum aldana aldana ömrümden oldum beni bu günümden dünden ettiler beni sevdiğime pişman ettiler     "teşekkürler çok sağolun evet, ne istiyorsunuz? gel!"

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Being John Malkovich

Taşralı biri olarak eskiden beri korkardım ben İstanbul’dan, hoş hala korkuyorum da son 2 tur gidişimde bi haller oldu bana nedense.?   İlk gittiğimde ki sene sene 97 filandı,hayal kırıklığına uğratmıştı beni şahaneleri,misalen ben Boğaz köprüsünü daha yüksek düşünmüştüm, sonra otobüsten indiğim yere otogar demiş olmaları filan bi acaibime gitmişti, lakin o vakitler yarı-manitam olan süper bi rehberim vardı ve suratımdaki memnuniyetsizliği farkedip beni doğrudan Rumelihisarına kahvaltıya götürmüştü, öyle bi afallamıştım ki,o sersemlikle akşam bana ilaçlı gazoz içirmesine gerek bile kalmamıştı ayıptır söylemesi.   Sonrakiler hep iş için ve hep trafikte geçtiğinden bi sıkıntı bi ufunet bastıydı her seferinde İstanbul denilince bana...   Zaten hep anlamsız gelirdi de böyle bi şehre bi adama bağlanır gibi bağlanmak (izmir ayrı) aldım ağzımın payını geçen hafta itibariyle.   Hani liseli kızlar gibi böyle pıt pıt kalbim atarak ve bir dizi saçmalayarak efendime söyliim; sırf yanına duhul eyliyeceğim zat düz ayakkabı sevmiyor diye caanım sıcacık haşpapiisleri kapının arkasına atıp eziyet verici 11 inç topukları giymek suretiyle İstiklalin Cuma akşamı nehrine atılıverdim bir külkedisi edasıynan... Sonra O’nun yanında yürürken birden aslına bakarsanız o insan nehrinin bünyede nası bi hararet uyandırdığının farkına vardım, dolayısıyla NAZLI yarin en yüksek yeri 1.90 olan yamacına daha da bi sığınmanın bendenizi nasıl da bi huzura doğru sürüklediğini filan farkettim ; Sonra beni taşikardı komasına sokan şeyin 7.bardak çay değil de yanağıma değen küskün bi nefes olduğunu filan...   Aslına bakarsanız daha da başka bi yerini göremedim İstanbul’un yani şahsınızın eskortluğunda lakin tekrar gitmeme sebep aramaya gerek kalmadı işte tuhaf bi şekilde...   Neyse ne; diyeceğim şudur ki : Gitme ki İstanbul ‘ da gitmesin...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Babamı Kaybettim, Hükümsüzdür...

6 gündür kafamın içinde dönen bi şarkı var. 6 gündür kafamın içinde dönen kelimeler var, toparlayıp yazarsam iyi gelecek gibi...   tam 2 yıl 2 ay boyunca babamın isminin yanına yakışmayan o hastalıkla dövüştüm ben... Zira babam kanser olamayacak kadar güçlü bi adamdı, girdiği her savaştan çatık kaşları ve kocaman göbeği ile ve kusursuz bi galibiyetle çıkmıştı...En çok da buna üzüldüm bizi bıraktığında,zira o hiç yanlış yapmayan, hiç yanılmayan, her şeyi bilendi, çok güçlüydü...   Toktamış Ateşe benzer benim bababam-fiziksel olarak yani. Tabi aslen peri padişahıdır kendisi, öyle de olmak zorunda onun kızıyım ben çünkü...   Bu gece ağlarken mezarınıza Tatlı bir ümitle bakmaya geldim Aziz ruhunuzun derinliğine Bir gözyaşı olup akmaya geldim   23 yaşında bi kız kardeşim var benim.en küçüğümüz dolayısıyla en kıymetlimiz. Onun doğumgününü seçti ölmek için. Önce kızdım dedim ki nasıl kaldıracak bu yükü daha çok küçük. Ama kıskandım sonra,kendini hatırlatmak için de onu seçmişti,gittiğimiz her yere onu da taşımamız için,suyu çekilmiş bir ırmak oldu şimdi...   Kalanlar memnundur bu işinizden Ölüme gülerek gidişinizden Ben işte o sönmez ateşinizden Çalıp da kalbimi yakmaya geldim   Son yarım saatiydi, anneme dışarı çık odadan çok kötü görünüyor böyle hatırlama babamı dedim, Geçen hafta Acil servisin kapısında iki büklüm olmuş otururken, kalk burdan şurdaki sandalyelere oturalım dedim, hadi biraz dışarı çıkalım hava al dedim, her seferinde aynı cevabı verdi, ben onu 30 yıldır yalnız bırakmadım şimdi hiç bırakmam dedi, son nefesini verirken elleri annemin avuçlarındaydı ve inanmazsınız gülüyordu...   Gücünüz getirdi bize bu günü Sözlere sığmayan bu güzel ünü Ben de sizin gibi bir aşk gülünü Gencecik göğsüme takmaya geldim     Bu kadar erken gitmeseydi...               Babamın Yerine ikame edecek kimseler yok sen de biliyorsun ama bi kaç kez elim telefona gitti. benimle birlikte hastane bahçesinde oturabileceğini bildiğim tek kişi sendin. Arayamadım.Korktum.

alamet-i farika

alamet-i farika

 

avam ama idare et artık... çok içimden geldi...

hadi topla yüzünü prenses üzülme katla hüznünü kaldir çekmecene bir yerlere sakla daha ömrünü tüketecek nice yaralarin olcak kabuklari düsecek yeniden kanayacak en sevdigin yalnizligini al geçir sirtina eserse hafiften hüzün, üsümezsin belki elmaciklarin islanir fena mi yanaklarin allanir agla, durma agla biraz ruhun cilalanir kirmak istiyor birak gitsin gitmek istiyor birak gitsin bir daha dönmesin ister yen, ister yenil daha gençsin ögreneceksin ister sev, ister sevil daha neler göreceksin ister yen, ister yenil daha gençsin ögreneceksin ister sev, ister sevil gençsin.... güzelsin...   biri bunu yarım saatte bir kulağıma söyleyebilir mi?   lütfen...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Saygı Duyulası adamlar No :3

İçinde olduğum halet-i ruhiyeden midir bilinmez ya da mevsimden midir bugün çok fenayım okur kitle,   İş bu başlık okuması gereken kişi okuduktan 5 saniye sonra kendi kendini imha edecektir. Sonrasında hiçbirinizi tanımadığımı beyan edeceğimdir. Arz-ı Hörmet ederim...   Sadece bu güzel adam sebebiyle Ankarayı seviyorum ben. Yine iş size düşecek okur kitle,biografisi kolay bulunur. Güzel adam : Turgut UYAR     Cemal Süreyya'nın hakkında ''Öldüğü gün hepimizi işten attılar...'' diyerek belki de en güzel şekilde anlattığı adam.   İnsanın canını yakan adam.     Ama benim için herşeyi değiştiren şiirini buraya yazmak farzdır...   ben ne güzel işerim güneşe karşı arkamda medrese duvarı önümde çarşı   bir sürekli kaşınmadır yaşadığım törelere ve alışkanlığa karşı   geldim gittim geldim bir şey bulamadım üzüldüğüme ve yorulduğuma karşı   ah aklıma her şey gelir, her şey gelir doğan güne karşı batan güne karşı   sözde kirlettiğimiz bütün her şey duruyor bak ne diyorum sana, ele güne karşı   biz duralım biz sürekliyiz duralım durukluğa, tüberkiloza ve uranyuma karşı   durduk, ateş besledi, kuşları sürekledi arkamız medrese duvarı önümüz çarşı   güneşe güneşe karşı       ve aşağıda alıntıladığım yazdıkları ile birazdan yapacağım telefon görüşmesine sebep olan adam...   "yaşadığım çok kötü günler, yaşadığım anlardaki yoğunluğunu yitirdi. yaşadığım iyi günleri de unutmuşum. sonuç: anlamsız bir ortalama. neden de galiba hep tek başına yaşamaya zorlanmam. toplumsal düzen gereği, mutluluğu tek başına aramam. bin türlü (ve hala süren) hesaplı kargaşadan tek başına çıkabileceğim konusunda şartlandırılmam.   benim için ve benim durumumda olanlar için nerden bakılsa önemli olan sonuçtur. anlık mutluluklar (mutsuzluklar birikir) birikmiyor."

alamet-i farika

alamet-i farika

 

Bi Ömrün Erkeki

Sevgili forum ahalisi Gördüğüm zaruri ihtiyaç üzerine Haftanın Erkeki serisi ile dikey orantılı olarak bağlantılı olan HD - Bi Ömrün Erkeki / Single Edition yazı/yorumu ile sosyal sorumluluk serimin taze bölümünü iftiharla sunarım.     Yaşayan Bi Yunan Heykeli Gördüm Ben...     Tabi ilk karşılaştığımızda böyle bi duruşta değildi kendileri. daha ziyade şöyle bişeydi.     ya da şöyle (şapkası yoktu tabi...)     Zat-ı muhterem kişi karşıma çıktığında''acaba hayatımın geri kalan kısmını aseksüel olarak mı geçirsem?'' gibi bir soru yiyordu beynimi. Ama insanın içine ılık süt gibi akan bi gülüşü var ki sormayın...   Daha sonra da bi kere şöyle gördüm ayıptır söylemesi :     ya da şöyle : tabi kan man yoktu canım suratında-ve evet adonis kası... evet...     Sonra bi kere de şöyle gördüm ki işte o an beynimin en ücra köşelerinde zar zor söndürdüğüm o ateşe tekrar üfledi şahaneleri :     Sanırım sana en çok benzeyeni buydu... Çerkes olması sebebiyle de...   Unuttuğum bişeyleri hatırlattın...   Teşekkür ederim...     Dipnot :   Gördüm yahu... gerçekten...

alamet-i farika

alamet-i farika

 

ara sıcak..

ilticamı mazur gör hep aşktan seferiyim sana geldim bağrımda görüldü mühürleri   açık ölü ağzından bir soluktur şiirim sana geldim elimde solmuş katmer gülleri   fevrinden ki yandım cürmünden ki korktum sana geldim ışımadan içimin gölgeleri   gülünç bir lanet gibi bozaydınlık sularım sana geldim aklımda dostların genç ölümleri   kokuşmuş terk edilmiş sabırsız çıplaklığım sana geldim ağzımda kerhane küfürleri   sana geldim sana geldim baş eğip sana geldim elimden tut bırakma unut tüm şiirleri

alamet-i farika

alamet-i farika

×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.