İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bloglar

Seçilmiş Blog Başlığı

Bugüne kadar aldığım en güzel sevgililer günü hediyesi 3yıl önce verildi bana...   Annem telefon açtı;   -didemmm çok fenasın sennn   -neden anne hayrola hayırdır? -biliyorum o menekşeleri sen bıraktın bizim eve!   -yoooooo   -Çarşıdan eve geldim masada küçük bir saksıda mor menekşeler   -üstünde kart;   -"sen bu çiçeklerden daha güzelsin"   -vallahi ben getirmedim annecim.   Senin oyuncu oğlun olmasın !   -evet evet kesin o dur öyleyse.   -bende kardeşimin aldığına
  • Radya
Bazen hayatımıza giren öyle insanlar olur ki; onlarin belli amaca hizmet etmek, bize bir ders vermek, kim oldugumuzu ya da olmak istedigimizi bulmamıza yardım etmek için bizimle olduklarını yüregimizin derinliklerinde hissederiz. Bu insanlarin kim olacağını asla önceden kestiremezsiniz; belki oda arkadaşınız, komşunuz, uzun zamandır görmediginiz bir arkadaşınız, sevgiliniz ya da belki de sadece göz göze geldiginiz bir yabanci. Her kim olursa olsun, o kader anında hayatınızın bir biçimde etkilene
  • rina
MADDE VE YAPISI   İlkçağ felsefecilerinden tutun da, günümüz bilim insanlarına kadar üzerinde en çok kafa yorulan konu oldu madde. Nasıl olmasın ki ; gördüğümüz her şey maddeden.. Güneşimiz ve evrendeki milyarlarca benzeri, üzerinde yaşadığımız gezegen, soluduğumuz hava, bu yazıyı okumak için baktığınız ekran, fareyi kavrayan parmaklarınız hep maddeden ibaret.   Eski Yunan filozofları maddenin doğasını şiddetle tartışmışlar ve tüm görünen karmaşıklığına rağmen dünyanın basit olduğu sonucuna
"Türkiye'deki icraatlarının unutulmaması ve bakar körlerin gak guk etmemesi için Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKP'nin Türk siyaset tarihindeki bazı ilklerini hatırlatmakta yarar görüyorum.         1- İlk defa bir Başbakan " Tezkere geçmezse memura maaş ödeyemeyiz" dedi 2- İlk defa ekonomi büyürken işsizlik arttı 3- İlk defa cari açık verilirken döviz kuru arttı. 4- İlk defa bir Başbakan zam isteyen memura "İMF'yi ikna edin" dedi. 5- İlk kez ithalat 100 milyar doları aştı 6- İlk kez ca
Günlerdir canım öyle acıyor ki...Uyuyamıyorum,yemek yiyemiyorum,düşünemiyorum.Hiç iyi değilim,daha doğrusu hiç iyi değildim...Ta ki bir saat öncesine kadar.   Bir laf vardır,insanın neresi acıyorsa canı oradadır diye.Beni canım dişimde.Canımı dişime taktım yani   Günlerdir tanıdığım herkese:" amannn siz siz olun dişlerinize iyi bakın diye vaaz verir oldum". Ağzımı açamıyorum,en önemlisi bağıramıyorum (evdekiler canımın yanmasına üzülse de bu duruma kıs kıs gülüyo biliyorum!)   Aynanın k
  • Radya
Gümüşhane Köse Dağı mevkiinden Erzincan'a inen yol     Şarkışla (Sivas)Pınarbaşı (Kayseri) güzergahı     Antakya Mozaik müzesindeki Lahitler       Lahitler içerisinde çıkartılan cesetler ikisi kadın biri erkek     Ve huzurlarınızda Hatay'ın her yerinde göreceğiniz sembol olmuş CWTH PIA hakkında en ufak bir bilgim yok bilenler lütfen beni aydınlatsın     Ve hayallerimin erkeğini bu müzede buldum     3 mertelik Apollon heykeli     İskenderun sahili karşıda g
güneşle ıslanmaya uyanmak   Uzun zamandır sinsice yerleşen bir telaş var ellerimde, nereye koysam, ne iş yapsam gitmiyor bir türlü bu dalgalanmalar. hiç bir işe yetişemiyorum, hep yarım kalan resimler, oyalar, bulaşıklar..   aslında kalbimin sızısını ellerime yükledim, hiç bir şeye mecbur değilken üstelik.   neyi tamam olabilir ki insanın, bir kendi eksikken kendine.   rüya kadar bile bellirgin değilken hiç bir suret, kimden ödünç aldığım bile muamma olan karışık bir gülüş yapışı
  • rina
Hayalleri mi de alıp götürdün giderken, keşke onları alabilseydim senden... Ben, bu devrin aşığı olamadım, ayak oyunlarına, ayak uyduramadım, ne çok açık kapı bırakmışım meğer, içimde çalınmadık elmas, yakut, inci ve mercan bırakmamışlar...   Kalbim bomboş derler ya, işte öyle... Ama bildiğin gibi değil, içimde değer kalmadı... Öyle boş... Bomboş... Şimdi öğreniyorum, hayatın acı gerçeklerini... Dostun bile gerçekte dost olmadığını, kardeşin bile kardeş...   Bir anda ters esince rüzgâr, de
Bir garip yolcuyum uzak çok uzaklardan geliyorum, asırlar ötesinden yorgunum ellerim boş boynum bükük gözyaşı dolu heybemde yalnızca kalbimi alıp getirdim sana ayrılıklarla delik deşik kalbimi başka bir şeyimde yoktu getirecek   Bir mecnunum yüreğimde leyli yollar saçlarımda kızıl çöl rüzgarları koynumda ayrılık türküleri ve dudağımda kırık dökük şiirlerle yalnızlıklar boyu özlemlere akan nehirler gibi tanımadığın memleketlerden bilmediğin kentlerden hasretimi getirdim
OĞLUM'U ÖZLEDİM   Bir oy olmuş bile, Ben Özgür'ümü özledim . Zaman geçmiyor sanki, Oğlum'suz nasıl geçecek seneler. Ölmek istiyorum bazen, Ama yapamıyorum. Çünkü bir kızım ve eşim var . Onlar için yaşıyorum. Buna yaşamak denirse. Bazen hayeller kuruyorum içimde, Yine dördümüz birlikte. Aklıma geldiççe gerçekler, Fırtınalar kopuyor yüreğimde. Güneş doğmuyor eskisi gibi , Doğmayacak da bundan sonra... Gündüzler de gece lodu benim için. Karardı dünyam 31 Aralık 'ta saat dokuz 'da.
OĞLUMA MEKTUP Saat 9'da telefon çaldı , Doğum günümü kutlarsın diye açtım. Doğum günüm olmasına rağmen, Hiç içimdem gelmiyordu sevinmek. Bir telefon sesiyle dünyam yıkıldı. Elim ayağım tiyredi birden, Kadının söyledikleriyle. Gelin diyordu İstanbul'a, Ne olduğunu söylemiyordu, Ama ben bir türlü anlamıyordum. Oğlun acilde yatıyor diyormuş bana, Ben acilde nöbet tutuyor diye ısrar ediyordum. Kadıncağız şaşırmıştı telaşından, Özgür sizi görmek istiyor , gelin diyordu, Telefonu eş
ÖZGÜR'ÜM ARTIK ÖZGÜR     Adını Özgür koydum, Yıllarca özgür olasın diye, Gözlerin yıldız gibiydi, Çakmak çakmak parlıyordu, Yüreğin bir kuş gibi pır pır çarpıyordu... Nasıl mutlu olmuştuk 14 Temmuz 1980'de Doğduğun an şarkı tutmuştuk sana, "Bir tanem ,söyle canım ne istersen iste benden..." çalmıştı radyoda.. Ben seni istiyorum Özgür'üm ! Ağlama diyorlar bana, Nasıl ağlamasın annen. Yirmi üç yaşında yiğidimi verdim kara toprağa. Dört yaşına kadar anneannen bak
Pollyanna'ya Mektuplar   IV.   Muhabbet kuşumuz öldü Arkasında uçuşan tüyleriyle mavi bir sonbahar bırakarak Biliyorsun ölüm, mavi boş bir kafestir kimi zaman Acıyı hangi dile tercüme etsek şimdi yalan olur Pollyanna   Uyumadığım gecelerin sabahında Göz altlarımdan mor çocuklar doğardı Mor çocuklarıma ninni söylerdi sabah ezanları Fırtınada ters çevrilen şemsiyelere benzerdi Duaya açılan avuçlarım Avuçlarıma kar yağardı Kimi zaman tipi... Kaç kere avuçlarımda mahsur kaldım. Bi
Denizi,yeşili ve ağaçları ardımızda bırakarak yol alıyoruz bambaşka bir dünyaya doğru..Uçsuz bucaksız düz çorak arazilerden geçiyoruz tepe yamaçlarına kurulu minik köylerden süzülen zayıf ışıklar hayat belirtisi olduğunu haber vermezse bizden başka kimseciklerin olduğunu fark edemeyeceğimiz kadar ıssız yollar.. Kardenizden Güneye en güneye(Hatay)doğru gidiyoruz,hepsi aynı aileye mensup 17 kişinin şekşakrak muhabbetleri eşliğinde.. Bir anda alınmış bir kararı uygulamaya koyup yollara düşüyoruz.
Hiç bir küfür, onun ağzında durduğu kadar gül durmadı bir başkasının ağzında. Hiç bir rakı kadehi onun elinde durduğu kadar aşina durmadı bir başkasının elinde. Ve bir yaz günü alıverdi onu günebakan çiçekleriyle koynuna ''mekanım olsun'' dediği Datça... İşte onun mizahi üslubuyla 33 maddelik mal beyanı... Sevgilerimle... Ömür Bingül   Can Baba'dan Mal Beyanı...   1-Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen 2-Gökyüzünde bir bulut 3-Bitlis'te beş minare 4-Biri yazlık, bi
Sakın bir daha bilir deme tarihi Tuncay Tuncay bilseydi tarihi, talihi düşer miydi hapse Bakın bize kıssadan bir hisse: Kanuni ki Muhteşem Süleyman Avradı ki Haseki Hürrem Sultan Kızı Mihri-mâh yani ay ve güneş anlamında, varmış bir çirkin, devşirme köleye Adı Rüstem Paşa, sanı yükselmiş Kubbe Vezirliği’ne Onu anarken ahali, Rüstem’den önce “Mekri” (hileci) ya da “ İrtişâ’ ” (rüşveti) eklermiş Üstüne çirkin mi çirkin, bir de kaba imiş Tarih yazanlar bile şaşırmış bu olaya Amma kafalay
aşkı defnettiğim günden bu yana her gece rüyama girer küçük bir çocuk kapımda ağlar!   bir güneş doğumu vaktiydi bir hoca sela getirdi bir vaiz, vaaz eyledi aşk huzurdan çekildi   şimdi ben hala İstanbul’da İstanbul’la, İstanbul’ca kaybolup gitmekteyim   bitkisel hayatta beynim bir şeyimi bağışlamış değilim kalbimi almak istediler içinde sen varsın diye vermek istemedim!   benden bana hakkım geçmedi senden yana baktım geçmedin!   aşk uykusuz aşk huzursuz aşk onu doğuraca
Basit yaşayacaksın. Basit... Mesela susayınca su içecek kadar basit... Dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında. Tek düğmesi olacak elindeki cihazın; Tek bir düğme, tek bir cümle gibi... Sevince lafı dolandırmadan söylediğin "seni seviyorum" gibi. Basit bir öpücük yetecek sana... Basit, sıcak bir öpücük; ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin. O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını, Öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını. Kabak çekirdeği verecek sana rakamların ver
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi? Hiç vaktiniz yok... "Fast live", "fast food", "fast music", "fast love"... Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar... Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi...   Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar... Size sesleniyorum! Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten, ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini ?
BAMBU AĞACI…   Çinliler bambu ağacını şöyle yetiştirir:   Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir.Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz.Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler.   Ve nihaye
Küçük bir kızken hep uyduruk canavar hikayeleri sonucunda, canavarlardan korkar olmuştum. Ama bu korkum   zamanla merak uyandırmaya başlamıştı. Nerdeydi bu canavar, neden hiç görememiştim? Sadece duyduğum   uyduruk hikayeler sonucunda, hayalimde belirsiz bir canavar oluşmuştu. Belki sevimli olabilirdi ya keşke   görebilseydim. Belki anlatılan kadar kötü değildi ya? Hem belki o canavarda beni severdi.   Canavarlar dışında, birde perili bir köşk vardı. Her akşam toplandığımı

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.