İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bloglar

Seçilmiş Blog Başlığı

Okunmamış mektupların yasak sevdaların kentinden geldim ben; Kavanozlara hapsolmuş kırılgan güneşlerin Kimsenin birbirine dokunamadığı sevgilerin kentinden. İçimde kocaman bir acıyla pek çok korkuyla geldim; Ürkeklikle kırılganlıkla umutsuzluk ve çaresizlikle geldim. Aylarca hüzünle dolaştı bu şehirde gözlerim Yalnızlık ve açlıkla; Sevgiye açlıkla. Bir bir tanıdım bu kentin ıslak ve yağmurlu köşe başlarını Gözleri yaşlı çıkmaz sokaklarını. Her kaldırım taşına dokundum Her ağacına sarı
ismini ilk duyduğumda lisede filandım, lakin önce haldun taner ve necati cumalı okuyup dönem ödevimi teslim etmem gerekiyordu, kaldırdım rafa o yüzden ÜÇ KURUŞLUK OPERA'yı... Ergen birey entellektüelliği uzun sürmedi tabi unuttum gitti bi kaç yıllığına, ünv.de tekrar ve bilinçli bi şekilde karşılaştık kendisiyle... o zamandan beri de bıramadık birbirimizi...   Kendisi modern zaman feylesofu, şair, oyun yazarı....   tabii günümüz tiyatrosunun, özellikle epik tiyatronun babası sayılan bertolt,
Yoksulluk ve yoksunluk aynı şeyler değil. Yoksulluk giderilebilir birşey ama yoksunluk ebedi olabilir...!   Aynaya baktığımda yüzümde korkunç bir olgunluk, sonsuz bir durgunluk, anlamlı bir bakış görüyorum artık. Ne kadar çok biriktirmişim meğer... Çok eskiden yılda bir kaç kez boşaltırdım tavanaralarımda kalanları, biriken tozlanan örümcek ağı bağlayan duygularımı... Şimdi hissizim... Morfin yutmuş gibi... Halsizim...   Geçenlerde hiç tanımadığım ve beni ilk kez gören biri "gözlerinizde k
Yağmurlu bir hava,insanın içini karartan,benliğindeki tüm sıkıntıları göğe yayıp içinden çıkılmaz hissi veren bir gün..   İçinizden;bu karamsarlık niye diyenleri duyar gibiyim..   Okuduğum bir haber,beni geçmiş yıllara ışınlayıp o anı tekrar yaşattı...   Puslu bir hava ve freni patlamış gibi yağan yağmur,evden çıkma isteği olmasa da beni dışarıya çıkaran gerekli işler...   Yaşamımda unutamayacağım sahnelere hazırlıksız evden çıktım.   Apartmanın kapısında şemsiyemi unuttuğumu farkettim
ŞAİRLER ŞEHRİNDE ROMANS   İşte gazeteci çocuk koşuyor yüreği nefesinde Onun çığlığı haber gibidir okunur her keresinde <Eyüp cinayetini yazıyor,ihtilali yazıyor..> Anladın değil mi Ümit Yaşar, insan bir kere sevmeye görsün Nereye gidersen git orda İstanbul         Beyazıt ta çarşı kapıda Erenler dergâhına vardım da bir güz günü Kokladım havayı bir İstanbul akşamı nargile yudumunda Başım döndü gönlüm kudurdu Gedik paşadan sahil el sallıyordu         Bir güz günü çına
  • AED
Yazıklar olsun senin gibi evlada bi etimek tatlısına bi milföy hamuruna sattın iki dakkada kırk yıllık anneni. Modern gibi çağdaş gibi yengeye… Ne lan böyle onun yanında kibar gibi davranmalar filan, yengen yapınca süslü bişeyi çok sevinmeli abartılı tavırlar filan yakışıyo mu! Sekiz yaşında koskoca adamsın, o yokken ben vardım lan nankör! Şuna bak bi de selpakla tutmuş, nerde gördüyse selpağı öküz!..   Sen sanki etkilenmedin!.. Fırın poşeti’ni, aleminyum folyo’yuöğrenirken nasıl baktığını gör
Zaman akıyordu;ben susuyordum...   Sabahları vardı çocukluğumun;yalınayaktı düşlerim.Zaman zamandı tüm sevinçlerim;sevinçlerde şaşırırdı küçük bedenim.Titrerdim;üşürdüm,sıkı sıkı tutardım babamın ellerinden;korkardım büyüklerden.   Sabahları vardı çocukluğumun;bana ait bir odam olmamıştı o zamanlar.Annem beni "Kürtçe konuşurdu" hepimizin olan odamda;bense annemi "Türkçe düşünürdüm" elimdeki misketleri paylaşmamak için direnirken.   Sabahları vardı çocukluğumun;her akşam nedensiz ağlardım.S
GÜZEL ACI ÇEKERDİ BABAM Prof. Dr. Ahmet İNAM Bin dokuz yüz ellilerin sonlarıydı. İstanbul o yıllar tenhaydı. O tenha İstanbul'un tenha bir köyünde otururduk: Çengelköy'de. Şimdi yazlarını bile sonbahar gibi hatırlıyorum. O zamanlar sık sık vapurların yanaştığı iskelesinden denize bakarken gelivermişti kalemimin ucuna: "Nasıl saklarım sonbahar olduğumu?" Oysa o zamanlar on, on bir yaşlarındaydım. Bir anlamda ömrümün ilkbaharında bile değildim. Yaşlı çınarın, eski evlerin, tari
Tartışma adabını, tarzını ve bilgi birikimi çok takdir ettiğim sevgili Cyrano İnternet ve Derin İnsanların Aşkları konulu bir blog yazısı yazmış ve tespitleri gerçekten de çok doğru. Yazısını okuduktan sonra benim de uzun zamandır rahatsız olduğum bir konu olan internet devrimciliği üzerine bir kaç cümle yazmak istedim. Son bir kaç gündür evde olduğumdan bende fazlaca bir biçimde internetle haşır neşir oldum. Adı sol, sosyalizm, komünizm olan bir çok foruma göz atma fırsatım oldu. Ateşli tartış
Annem dedi ki;   -"Eee kolay değil anne olmak"   -"Evet" dedim kolay değil.."Hele ki bu zamanda"       -Kızım bilgisayarı bırakıp dersini yaparmısın...Seni kontrol etmeme gerek yok değil mi? Girdiğin sitelere dikkat ediyor musun?   -Bırak o cep telefonunu artık elinden,zararlı olduğunu bilmiyormusun!   -Oğlum,kızım okulda arkadaşlarınızı öpmeyin,ellerinizi sık sık yıkayın,domuz gribini unutmayın!   -Alp güvercinlere fazla yaklaşma, tamam onlara yem veriyoruz ama kuş gribi de var k
  • Radya
“Bir zamanlar yazılarını yazmak üzere okyanus sahiline giden aydın bir adam varmış. Çalışmaya başlamadan önce sahilde bir yürüyüş yaparmış. Bir gün sahilde yürürken plaja doğru baktığında danseder gibi hareketler yapan bir insan silueti görmüş. Başlayan güne danseden biri olabileceğini düşünerek gülümsemiş ve ona yetişebilmek için adımlarını hızlandırmış. Yaklaştıkça bunun bir genç adam olduğunu ve dansetmediğini görmüş. Birkaç adım koşuyor, yerden bir şey alıyor ve yumuşak bir hareketle okyanus
  • rina
Geceyarısıydı. Arabadaydım. Radyo Maydonoz'da Selim gazete köşelerinden internette yayılmış bir öyküyü anlatıyordu.Kulak kesildim:   "Bir sonbahar günü Londra'daki doktor muayenehanesinin bekleme odasında oturan adam, yaprakların dökülmesini hüzünlü bir gülümsemeyle seyrediyordu. Biraz sonra muayene odasında doktor, teşhisi açıkladı kendisine: "Bay Winkelman beyninizde bir ur var. Hemen ameliyat olmalısınız." Yüz hatları gerildi Winkelman'ın: "İngiltere’de bu ameliyatı yapabilecek dokto
  • rina
AKP nin Kürtçülük açılımından bu yana CHP nin iç siyasette, -özellikle bu girişime karşı- gösterdiği performansın...gelecek seçimlere dönük beklentilerini olumlu yönde artırdığını düşünenlerdendim...   Nitekim iktidarın beslemesi olan kimi kamuoyu yoklamacısı kuruluşlar dahil,aynı işi yapan diğer kuruluşlarda yapılan çalışma sonuçlarının da bu yönde küçüksenmeyecek işaretler verdiğini herkes görüyordu...   Ama bir hafta içerisinde ve bir hata nedeniyle şimdi işler tersine dönmüş görünüyor...
..ve muhakkak ki bütün bunlar geçecek. biliyorum çünkü ben bunları yaşadım sevgilim. yaşımın ardına saklanarak söylüyorum iddialı cümlelerimi. beraber olduğumuzda mutsuzluğumuz hep bundan. bilmemenin saflığındadır mutluluk. öleceğini bilsen kahkaha atamazsın mesela, onun gibi. bilmemeyi çok istedim sevgilim. senin gözlerine ne yansıdı, hangi teşekkür gelmez kalbinden, hangi teessüfün aslında bir seramonidir, ne gerçektir ne değildir. zamanla bilmediğimi unuttum, farkındayım. düşünürken ne de a
Hani bazen Elektrikler kesiliverir aniden... Bir ateş ve bir muma ulaşmak için Karanlığa rağmen emin adımlarla ilerlersin... Sağa sola çarpmadan,takılıp düşmeden Kör karanlığa rağmen ulaşırsın ateşe ve muma... Çünkü etrafında neler olduğunu bilirsin ezbere...   Bazen de Kör olursun aydınlıkta... Bildiğin bütün ezberleri unutmuşsundur... Önünde ki eşyalara bile takılıp düşersin... Pencerenden göz kırpan güneş bile güler haline... Ve o zaman; Bakınırsın etrafına Bir değnek ararsın
  • Radya
Sensiz yarım kaldım........   Sen gittin ben yalnız kaldım   Sensiz uyuyacagım bugece;   Sessiz aglarım   Sen gittin   Ben yarım kaldım   Yoklugun agır bir enkaz bıraktı ardında   Yanım boş kaldı   Odam karanlık   Yatağım soguk   Yalnızlık üşütür içimi   Sen gittin ben yarım kaldım   Geceler uzun sevdam hep hüzün   Sen yoksun bedenım hep yorgun   Sen yoksun sessiz bu dil   Ağlar bu göz...   Sen yoksun geceyi sabaha bağlar bu bekleyiş....   Gecede
  • rina
Ne çok şey anlatır gözyaşları...Bazen söylenemeyen sözlerin sesi,bazen bir pişmanlığın diyeti,bazen de bir sevda nefesi...Sessizliğin çığlıklarıdır aslında gözyaşları... Anlatılamayanı anlatmak ister karşısındakine...Eğer anlayabilirse...İnsanoğlu bir garip...Sevinir ağlar,üzülür ağlar,hasret çeker ağlar,kavuşur yine ağlar.Kelimeler kifayetsiz kaldığında,gözyaşları görev başındadır.Aslında ağlayabilmek büyük bir nimet... Ve ağlamak taş kalpli olmadığımızı gösteriyor.Hala insan olduğumuzu, hiss
  • rina
Ahhh efendim ahhh hastayız ya zaman geçmiyor yat yat. Düşüne düşüne bir yerde bir şey kalmıyor didiklemedik. Tamam tavuk suyuna çorbamızıda içtik geldik kendimize biraz. Film seyredelim dedik bulamadık bugün için kafamıza göre. Dizi seyredelim dedik , İngilizce sağlam değil. Gözlerden şapır şapır sular akarken alt yazıları da okumakta zorlanıyorum. Eeee ne yapayım bende sizin kafanızı şişiririm olur biter he he   En iyisi ben size Mirgün Cabas'tan bahsedeyim. Bu bey benim için televizyon
Nane limon kabuğu bir güzel kaynasın aman Ha ha ha ha ha içine hatmi çiçeği biraz çörek otu katasın aman Ha ha ha ha ha hatta biraz tarçın bir tutam zencefil aman Ha ha ha ha ha bin derde deva geliyor biraz daha sabret güzelim Ha ha ha ha ha hapşuuuuuu.....     Evet tam bu vaziyetteyim işte. Valla billa hepsini de yaptım ama... ki bu yıl hayatımda ilk defa kendimi bitki çaylarına teslim etmiştim oysa. Psikolojik olarak şimdiye kadar iyi de gelmişti. Hiç hasta olmam sanıyordum. Ama bu
İçimde bir kiz çocuğu oturtmuşlar İçimde yüreğimin taa şurasina bakin ağlıyor! Susturamıyorum onu! İçimde bir hüzün saklanmış.. Çıkaramıyorum! Kiz çocugu ile öyle özleşmiş ki.. Hüzün o kiz çocuğuna öyle yakışmiş ki, Ayrılamıyorlar sanki...   Duyuyor musunuz..? Hıçkırıklarını..? Nasıl da sessiz ağlıyor duyuyor musunuz..? Duymuyor musunuz? Fakat nasıl olur? Nasıl duymazsın? Baksana hıçkırıklara boğulmuş ağlıyor..?   Göremiyorsan gözlerime bak..! Gözlerimde ki mate
  • rina
Akşamın alaca karanlığı, gün batımına sarılış sahile vuran dalgaların eşliğinde güneşin, renkli bulutlara elveda deyişi O an seyredebilmek o güzelliği dalmak hayallere, konuşmak yürekten tüm içtenlikle kırmızıya çalan bulutlar semada şekillerle dansederken, anladı güneşin gittiğini hüzün sardı renklerini solup gidiyordu güneşle gökkuşağı misali renkleri, ağır ağır yok olurken ağladı kendine, deniz dalgalarına küstü sakinliğe bıraktı,
Bir dokunsan bin ahh işitirsin halimden, fakat ben ahh edemez oldum... Bir dokunuyorum bin ahh işitiyorum herkesten... Gülümsüyorum, Bu aralar olura olmaza, kendime ve herkese gülümsüyorum... Bu iyi birşey mi dersin?   ( Büyükler derlerdi ki, "Allah çekemeyeceği derdi yüklemez kuluna" öyle mi acaba? )   Oysa bütün ölümler acı, bütün kayıplar derin, bütün ihanetler can yakıcı... Oysa, her yeni gün, her yeni yıl takvimlerimizin eksilen sayfaları... İlk günden, ilk andan ve ilk gözya

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.