Jump to content

Blogs

Featured Entries

  • Johnydoe

    Korku İmparatorluğu...

    By Johnydoe

    Dilinin sürekli olarak kırık dişinin üzerine gitmesi gibi yaralarımızla oynayıp durmamız. İyileşmek, iyi hissetmek gibi bir kaygımız görünürde olsa da içten içe o acıyı, ağrıyı çekerken kendimizi önemli sandığımız için mi, iyileşmesine izin vermiyoruz. Sanki o yara iyileşirse yaşadıklarımız da o yarayla birlikte kaybolup gidecek. İnsan geçmişte yaşadıklarını unutmaya başladığında nasıl bir insan olabilir ki? Geleneksel anlayışa sahip toplumlarda değişimlere karşı direnç göstermek sanki doğuştan
    • 0 comments
    • 192 views
 

anadolu

öylesine özel bir çoğrafyada yaşıyoruz ki anadolu antik kent yerleşimlerini saymakla bitiremeyiz hoyratlığımız ve aldırmazlığımız yanı sıra bir kaç menfeat uğrunu bunları tahrip etmekten vaz geçmiyoruz gecen hafta sonu doğa yürüyüşlerimizde bir olay beni yine etkiledi antik dönemlerde insanların psikolojik sebeblerinden ötürü yapmış oldukları bazı sembollerin define bulma amaçlı tahrip edilmeliri ayrı bir acı olaydır bu işle ilgilenen arkadaşlara sesleniyorum doğada her gördüğünüz sembol ardınd

Yusuf Tongüç

Yusuf Tongüç

 

ilkbahar şiiri ve yazısı

ilk baharın havası,kuşların yuvası,kalplerin yarası.. kuşlar cıvıl cıvıl öter;çiceklerin kokusu heryere söker;tane tane yaprak döker...ilk baharın mutluluğu çiceklerin kutluluğu hoş geldin ilk bahar;kokusu mis gibi her yeri sarar ;güzelliği her şeye yarar;hoşgeldin ikbahar! yazın mujdecisi;hoşgeldin ilk bahar........ size bir şey diyeyim kim olursanız olun ilbahar bazen rüya gibidir.insanı cennete indirir,sanki. tabiyki siz ilkbaharın güzellikleri ile kendinizi överseniz. böyle olursa her şeyd

Lara Şengöz

Lara Şengöz

 

Ayaksız Yol..

Ayakları olmayanlar yolunu kaybedemez!     Sevdiğimden bu yana acelem var. Çelik çomak oynuyor aşk; yanak çukurunda. Ömür kuyusunun kovası iken ayrılık Islanıyor, ehli akla kadar duyu.. Nemlenen tüm uzuvlar, Tüm yağmurlar; omuriliğe çarpmalar.. Bir kibrit içimde yakıyor yaşamı. Yarınlarım için sol tarafımdaki ben'i görürsen Kaç; onlar sana ecnebi olanlar..   Tanık yok dışarıdan bakılınca Tanık olsun bana yüzünü ezberleten gölgen. Ben çalmadım elinin üstündeki titrekliği, Aşkları

Mirim

Mirim

 

HELİN

Son'a bir damla kan kala ağızlarda Yaşam, firar; ölüm merhabadır. Sevdadan evvel sarfiyatınadır kulluğunuz. Cümle alem bilsin ki; Kalemimi tutuşturan Tanrının adıyla Seven/ler m a s u m d u r...!   Puştluğun anlam bulduğu dünyada, tanımsızlaştı can veren sevmişliğim. Ben yaşamı nasırından tanıdım Helin. Ahiri belli bu silinmişliğin..   Isırgan takvimler ansızlığın donukluğuna katıldı. Panzer gibi gürültülü, yıkıldılar üzerime. Mevsimler Helin, kahırlar için birleştiler Vadesi kısal

Mirim

Mirim

 

Ben Seni Her Gün Başka Türlü Seviyorum

Ben seni her gün başka türlü seviyorum Kimi gün bir kardeş gibi, bir bacım gibi Kimi zamanlar neşem gibi acım gibi.. Bazı zamanlar derdime ilacım gibi.. Ben seni her gün başka türlü seviyorum.   Her gün bendesin aklımdan hiç çıkmıyorsun. Sevdim seni ateş de olsan yakmıyorsun Her adımımda benimle bir atıyorsun Olmasan da her gece benle yatıyorsun Ben seni her gün başka türlü seviyorum.   Saçların gözün siyahtı karayı sevdim Yüreğime açtığın bu yarayı sevdim. Sen yaşıyorsun diye bu d

necdetgöknil

necdetgöknil

 

AŞK Yüreğe Düştüğü Zaman

Gün Bugün. Saat bu saat.. Yarına kalmaz aşk..     Bir rüzgardır aşk.... Esintisini duymak gerek, Solumak, İçine çekmek gerek.     Bir ulu çınardır çok zaman Golgesinde uyumak, Sırtını yaslamak gerek...     Bazan, Bir kar tanesinin kristalindedir aşk. Dokunmak gerek.     Aşk, Yüreğe düştüğü zaman, Hiç bırakmamak.. Dört elle sarılmak gerek...             Necdet GÖKNİL

necdetgöknil

necdetgöknil

 

ROMAN GİBİ (sen bende oldukça varım)

Sen düşüncelerimde oldukça ben varım. O zaman.. İstediğim kadar, İstediğim yerlere getiriyorum seni. Ellerimi boynuna dolayıp, Uzun uzun bakışıyoruz... Bazan sokak sokak dolaşıyoruz birlikte.. Hangi bahçede çiçek görsem Koparıp, sana veriyorum,gülümseyerek. Her çiçek sen kokuyorsun. Utangaç çocuklar gibi Gözlerime bakıyorsun.     Bazan Sahilde bir çay bahçesine gidiyoruz seninle Semaver çay söylüyorum-sevdiğini bildiğim için. İnce belli çay bardağımda Ş

necdetgöknil

necdetgöknil

 

Algı, Bilinç ve Bilişsellik Farkı / İlişkisi

Insanoglunun ilk ve duyusal algisi evrimsel ve hayvani (anima/animus) temelli bir algidir.   Yani algida, sadece uyari temelinde bir "uygula/uygulama/ertele" v.s. temelli bir algi vardir.   Diyelim karnin acikmasi bir uyaridir ve karninin aciktigi uyarisi alindiginda, ya doyurmak eylemine gecilir ya da o an icin ertelenir. Bu bir secim hakkidir ve tamamen mustakil var olan varligin bilincli bilincsiz ortama zamana duruma v.s. gore bir secimidir.   Akilsal algilarda devreye beyinde o zamana

evrensel-insan

evrensel-insan

 

ÖTME BÜLBÜL

Bahçeye bir bülbül geliyor yıllardır.Kah gelip uykumu kaçırıyor, kah uykumdan uyandırıyor.   Nasıl bir şakımadır, nasıl bir ötüştür!   Aslında tarifsiz...   Cennetten bir ses diyeceğim, bilmiyorum ki cenneti..   Bir sabah yine o sesle uyanıyorum.Meşk ediyor sanki mübarek.(Ama bu sefer nasıl yakın..)   Sese yöneliyorum yataktan kalkıp hızlı hızlı.   Meğer balkonun demirine konmamış mı.   Şakıyor var gücünle   büyülü gibi, esunlu gibi..   Nasıl güzel!   Aslında tarifsiz..   B

Radya

Radya

 

Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni

Bugünümü sana ayırıyorum, sadece sana. Senin için şarkılar dinleyip seni anlatanı bulmak, yüreğimi seninle doldurup sonra da onları kağıda dökmek ve sana yüreğimde yeniden yeniden yerler açmak için. Her yerim sen olsun istiyorum, çepeçevre seninle sarılmak, havanın ısıtamadığını seni düşünerek ısıtmak, içtiğim çayda tadını bulmak, tadını buluncaya kadar içmek. Biliyorum bunları seni bilmeden yapmak çok zor. Ben, seni bilmek istiyorum!   Sana bakmayı seviyorum, yüzündeki her izi, her hareketi e

gloria

gloria

 

Bilimin Bilimsel Sınırını Belirleme

Bilimin felsefesinde, "demarkasyon, yani sinirini belirleme" sorunu, bilim ile, bilim olmayanin buna bilim ile sozde bilimi, ve digger etkinlikleri ve inanclari da dahil ederek ne oldugunun nasil farkini ortaya koymak sorunudur.   Bu konudaki tartismalar, bir yuzyildan fazladir, bilimin felsefesi ve bilim kisileri arasinda ve bilimsel metodun genis temelinde ortak bir anlasmaya varilsa da cesitli dallarda devam etmektedir.   Dogrulamaya/kanitlamaya karsit olarak yanlislanabilirlik bu siniri

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Yapılandırılmış İşlevin, Bilişselliği

Herhangi bir islevin, yapilandirilmisliginin yapi ve islevini algilamak o yapi ve isleyisin bilisselligi ile mumkundur.   Bu baslikta, neyin ne olarak ortaya kondugu ile ilgili bir aciklama yapacagim.   Herseyden once islevin olabilmesi icin; asagidaki islevler gereklidir.   Bunlar;   Yansima   Algilama   Yansitma   olarak uclu bir yapilandirilmisliktir.   Burada soyle bir aciklama yapalim.   Yansiyana- A diyelim   Algilamaya- B diyelim   Yansitmaya da C diyelim.   Burada

evrensel-insan

evrensel-insan

 

KİRLİ BEYAZ KEDİ

Bu akşam sinemaya giderken Radyo'da çalan şarkının solistini çok sevdiğim halde hatırlayamadım.Film başlayana kadar neydi neydi diye yırtındım yok! Uçup gitmiş sanki beynimden. Kızım "anne sen o filme yalnız gitme diye" tembihlemişti.Neymiş, ben çok ağlarmışım.Eskiden ağlamazdım ki ben, şimdi şimdi ağlıyorum filmlere.Yaşlanıyorum galiba bilmiyorum. Filmin 2. yarısında kızımında tahmin ettiği gibi epey ağladım.Film bitti ama benim ağlamam kesilmiyordu.Sinemadan çıktım arabaya doğru yürürken bir

Radya

Radya

 

Fizik İle Metafizik İlişkisi / Farkı / Bağı

Fizik ile Metafizik Arasindaki Iliski   Bir mukayese yapmak gerekirse, fizik; bes duyu ile algiladigimizin anlasilmasi iken, metafizik; bizim anlamadigimizi anlamaya calisir.   Fizik, etrafinda bes duyu ile algiladiginin "nasil oldugunu" aciklar.   Metafizik ise etrafindaki ve bunyendeki , her seyin ve her bir seyin "nedeni" ile ilgilenir.   Metafizik, kavramlari teoloji ve de fizik otesine onun dinine tasimamaya gayret ederek, bes duyu ile algilanan ile bes duyu ile algilanmayan arasind

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Bilimin Kanunları

Bilimin kanunlari ya da bilimsel kanunlar, cesitlilik iceren fenomenlerin, tabiatta nasil bir davranis gostererek bulunduklarini, aciklayan, tanimlayan, tahmin eden,ve belkide nedenini aciklayan raporlardir.   "Kanun" terimi, bir suru alanlarda, kullanilan, takriben tam; genis ya da daraltilmis teoriler, ve tum tabi bilimsel (fizik, kimya, bioloji, jeoloji, astronomi v.s.) disiplinlerdir.   Bilimsel kanunlara benzer terim, prensiptir.   Bilimsel kanunlar;   1- genis kapsam olarak toplanm

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Seçimde, İrade ve Determinizm

Bu konuda cesitli mantik yurutumleri var;   Eger serbest irade oldugunu dusunuyorsan ve bu konuda determinist isen, o zaman bu oldugunu dusundugun serbest iradeni yasamini yonlendirmede kullanirsin ve bu bu buyuk bir kazanimdir.   Eger serbest iraden oldugunu dusunmuyorsan ve de serbest dusuncen varsa; o zaman yasaminda secenegin olma sansini kullanmayarak bu olanagini red ediyorsun dolayisi ile buyuk kayiptasin.   Eger serbest iraden oldugunu dusunuyorsan ve bu konuda determinist degil is

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Fiziksel / Doğal Determinizm-Yaratılışsal İrade Bağı / İlişkisi

Ilk once bu ikisi arasindaki bagi/iliskiyi ortaya koymadan, ikisinin biribirinden farkini ortaya koyalim.   Fiziksel/dogal determinism- fiziki olarak herhangibir fenomenin her turlu olusumunun, degisim, donusum ve baskalasiminin her turlu hareketinin oznel ya da soyut bir karar ya da secim mekanizmasina dayanmadan kendi kendine sartlara duruma ve zamana bagli olarak olacagidir. Yani buna kisaca "evrim "diyebiliriz.   Yaratilissal Irade- Yaraticinin yarattigi bir fenomen olarak, her turlu olu

evrensel-insan

evrensel-insan

 

"HAVA SOĞUYUNCA GÖLGE VEREN AĞAÇLARI UNUTURSUN"

Unutmanın insana verilmiş en güzel hediye olduğunu düşünüyorum. Her yeni güne umutla, heyecanla başlar mıydık öleceğimizi unutmasak ya da belki unutamasak?   Bir düşünün; insanlar cenaze evlerinde, hastanelerde hastalarını beklerken bile sürekli acı içinde olmazlar. Bir afacan çocuk girer odaya ya da hastanede bir bebek doğar. Olur bir şeyler işte, anlık da olsa unutursunuz acınızı. Sonra o anlar daha da çoğalır ve acınız yalnızca belli belirsiz, olmadık zamanlarda hissedilen küçük bir sızı ol

Radya

Radya

 

Biase

Biase, felsefi mantikta; asagidaki linkte aciklanmis olan qua felsefesinin tam da tersi olan bir felsefi mantik cesididir.   http://www.turkish-media.com/forum/blog/1121/entry-7005-qua-felsefesi/   Biase, red edisin esligide; alternatif bakis acilarini hak etmeyi dahi goz onunde bulunduran, sunmak, veya tarafli perspektif icermek ile ilgili gorusun veya huyun/mizacin egilimidir.   Kisiler, bir bireye, bir irka, bir dine, bir sosyal sinifa, ya da bir politik partiye yonelik ya da karsit ol

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Zihnin Bilimi

Bilissel bilim, zihnin ve islevinin icdisiplinini bilimsel calisir.   Bilisselligin ne oldugunu, ne yaptigini nasil calistigini, iceler/arastirir.   Bu arastirma/inceleme, zekayi ve davranisi da icerir. Ozellikle, enformasyonun, sinir sistemi (insanlar ve digger hayvanlar) ve makinelerde (ornek bilgisayar) nasil temsil edildigi, isleve kondugu, donustugunu (algi, konusulan dil, hafiza, sorgulama ve his alanlarinda) icerir.   Bilissel bilim, psikoloji, yapay zeka, felsefe, sinir sistemi bil

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Zihin Felsefesi

Zihin felsefesi, zihin, zihinsel olaylar, zihinsel işlevler, zihinsel özellikler, bilinç ve bunların fiziksel bedenle, özellikle beyinle ilişkilerini inceleyen felsefenin bir alt araştırma koludur.   Bedenin zihinle ilişkisi bakımından zihin-beden sorunu, zihnin doğası ve onun fiziksel bedenle ilişkili olup olmadığı gibi diğer sorunlara rağmen, zihin felsefesinin merkezinde yer alan bir sorun olarak görülmektedir.   Zihin felsefesinden önce, zihnin tanımlanması gerekir. Zihin, insan beyninin

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Bilim Üzerine

Bilimin "bilinen bilgi birikimi" teorisi, empiriktir. Yani, yeni bir kanit ortaya sunuldugunda, herzaman yanlislanabilirlige aciktir. Bu durum, bilimde mutlakligi ve kesinligi onler.   Ayrica insanoglun bildirirken de her zaman bir hataya egimli olmasi, felsefi bir prensiptir.   Bilim Alani genelde iki ana dala ayrilir.   Tabi/dogal bilimler- biyolojik yasami da iceren, tabi fenomenin alanidir. Dogal bilimler de ana olarak biyoloji ve fiziksel bilim (fizik, kimya, astronomi ve dunya bilim

evrensel-insan

evrensel-insan

 

İnsanoğlu İle Bilgisayar Arasındaki Fark

Insanoglu ile bilgisayar arasindaki en onemli fark, bilgisayarin insanoglunun bir urunu olmasi ve bilgisayara bilginin insanoglu eliyle yuklenmesidir.   Iste buradaki fark aslinda soyutlama farkidir.   Yani bilgisayar soyutlayamaz. Sadece ona yukleneni yansitir.   Insanoglunu ve ozellikle beynini basit bir varliksal temele indirgemek mumkun degildir.   Cunku insanoglunun beyni daimi sekilde bir beliris ve belirtis ortaya koyan, bir karmasik dinamik sistemdir.   Burada bilgisayardan far

evrensel-insan

evrensel-insan



×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.