evrensel-insan - Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog
Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

evrensel-insan

 Saygıyla Anıyoruz
  • İçerik Sayısı

    5.905
  • Katılım

  • Son Ziyaret

  • Lider Olduğu Günler

    52

evrensel-insan son kazandığı tarih 7 Eylül 2016

evrensel-insan en çok beğeni kazanandı!

İçerik İtibarınız

329 Çok İyi

evrensel-insan Hakkında

  • Rütbe
    Uzman Üye
  • Doğum Günü 2 Kasım

Diğer Bilgiler

Profil Bilgileri

  • Cinsiyet
    Belirtmemiş
  • Yer
    evren
  • İlgi Alanları
    dusunmek / dusundurtmek, sorgulamak / sorgulatmak, epistemoloji sosyo-psikoloji, felsefe, bilim, bilgi alis verisi

En Son Profil Ziyaretçileri

19.467 profil görüntüsü
  1. Duyuru

    Evrensel-İnsan mucidi, Evrensel-İnsan Zihniyeti yaratıcısı, Bilişsel Felsefeyi ilk defa ortaya atan çağımızın çağdaş kişilerinden Evrensel-İnsan lakablı babamızı kaybettik. Ailesi olarak sizlere bunu bildirmeyi görev bildik. Evrensel-İnsan severlerin ve bizlerin başı sağ olsun.
    İlgilenenlere duyurulur.

  2. Her yerdeyiz! – Taksim Dayanışması 27 Mayıs 2015 Yaşıyorsak ve hala nefes alıyorsak, bilinmelidir ki o güzel çocukların gülen yüzü hürmetinedir! Herkes biliyor, son iki yıldır artık farklı bir ülkede yaşıyoruz. Havası, suyu, sesi, kokusu farklılaştı bu ülkenin. İktidarı, muhalefeti, meslek odası, sendikası, genci, yaşlısı, işçisi, işsizi, Türkü, Kürdü artık farklı… Kabul eden için de etmeyen için de hayat farklılaştı… Bu ülke GEZİ’yi yaşadı. Haziran’ın sıcağını iliklerine akıttı. Milyonlar şarkılarını dillerinden düşürmeden kararlı ve direngen bir duruşu tarihin içinden geçerek yaşadılar. Cesur yürekli kadınların ve gençlerin büyük bir ağacın yapraklarına dönüşerek kara bir dumanı dağıttığı, nefes aldırdığı bir ülke artık burası… Artık hiçbir şey eskisi gibi değil ve olmayacak… Gezi’de Haziran sıcağında esen rüzgârın, madenlerde, fabrikalarda, atölyelerde, şantiyelerde direnen işçilerle; tarlalarda, derelerde, ormanlarda yaşamına sahip çıkan köylülerle buluşmaması mümkün mü? Sınır boylarında, Antakya’da savaş çığırtkanlarına karşı barışı savunanların ellerindeki güvercinlerin Gezi’den havalanmadığını kim iddia edebilir? Liselilerin, üniversitelilerin geleceğe dair umut ve haykırışlarının Gezi forumlarından okul bahçelerine taşındığını görmüyor musunuz? Varoşların, yoksulların eşitsizliklerle baştan kaybettiklerine inandırılmaya çalışılan hayatlarına dair umudun ipuçlarını, genci ve yaşlısıyla Gezi’de yeniden bulduğuna inanmıyor musunuz? Hepimiz, herkes biliyor ve görüyoruz. Yaşıyor ve hatırlıyoruz. Sesimiz ve bedenimizle, geçmişimiz ve geleceğimizle sahip çıkıyoruz. Bu ülkenin tarihinde ender rastlanacak halkın o kendi olduğu, kendini bulduğu, parkından, meydanlarından yola çıkarak bedenine, yaşamına, ülkesine, geleceğine sahip çıktığı o tarihi anların, Gezi’nin suretini tarihe aksettirdiği o takvim yaprağının yıldönümünde; Bedenimizle, ruhumuzla; kaybettiklerimiz ve sonsuza kadar yaşatacaklarımızla; aşkımız ve direngenliğimizle her yerdeyiz… İstanbul’da ve ülkenin dört bir yanında şehirlerin PARKlarında ve MEYDANlarındayız. Gezi’yi yaşadığımız ve anımsadığımız yerde ve her yerdeyiz… Gezi Parkında ve Taksim Meydanındayız. Gezi’den dört bir yana yayılan park forumlarındayız. Ankara’nın, Adana’nın, Antakya’nın, Eskişehir’in, İzmir’in Edirne’nin, Samsun’un, Diyarbakır’ın, Antalya’nın… Her şehrin ve ilçenin MEYDANlarında ve PARKlarındayız, her yerdeyiz… Bizler; işçiler, işsizler, emekçiler, güvencesizler, göçmenler, öğrenciler, halklar, görmezden geldikleriniz. Görüyor musunuz, biz her yerdeyiz… Parkta direnen “kırmızılı kadınlar”, Taksim Meydanında sabaha kadar piyano çalan sanatçılar, duran adamlar, Toma suyu karşısında bedenini siper edenler, ağaçlara sarılan gençler olarak her yerdeyiz… Kararlı duran milletvekilleri, çocuklarını almaya değil yanında olmaya gelip zincir kuran anneler, duvar yazılarıyla, yaratıcı zekalarıyla dostu düşmanı hayran bırakan ve yeniden geleceğe umut aşılayan gençler olarak her yerdeyiz… Penguen kanallarının önünden ayrılmayan plaza çalışanları, meydanlarda kandil kutlayan, yeryüzü sofraları kuranlar, paranın geçmediği, dayanışmanın esas alındığı komünleri, yemekhaneleri, kütüphaneleri, emzirme çadırlarını, dilek ağaçlarını yapanlar ve gecenin üçünde bunları korumak için barikat kuranlar olarak her yerdeyiz… Kentine, doğasına, bedenine, kimliğine, emeğine yani yaşamına sahip çıkanlar, kadınlar, LGBTİ’ler olarak her yerdeyiz… Türkler, Kürtler, Ermeniler, Araplar, Lazlar, Çerkesler, sosyalistler, aleviler, anti-kapitalist müslümanlar, işçiler, işsizler, taraftarlar, bu ülkenin tüm renklerini ve seslerini yansıtanlar olarak her yerdeyiz… Gezi Direnişinin içinden şarkılar söyleyen, direnişin bestelerini yapan, her fırça darbesinde, her dizede direnişin öyküsünü yaşatan sanatçılar, tiyatrocular, sinemacılar, yazacak gazete, yayınlayacak TV bulamasalar da haberin hem öznesi hem takipçisi olan gazeteciler olarak her yerdeyiz… Pala sallayan değil kapısını, mutfağını, dükkanını açan esnaflar, evinin kapısını açık tutmak için çırpınanlar olarak her yerdeyiz… Hukuksuz ve kent katili imar planlarına davalar açan, itiraz eden mimarlar, mühendisler olarak her yerdeyiz… Binlerce yaralıyı parkta, camiide, sokakta tedavi etmeye koşan hekimler, hemşireler, sağlık emekçileri olarak her yerdeyiz… Soru soran, sorgulayan, biat etmeyen, baskıyı kabullenmeyen, özgürlük isteyen, başı örtülü, başı açık, liseli, üniversiteli ya da işsiz; Gezi’nin gerçek yaratıcısı, bu ülkenin umudu gençler olarak her yerdeyiz… Ethem-Ali İsmail-Abdocan-Mehmet-Medeni-Hasan Ferit-Ahmet ve Berkin’in adlarının anıldığı ve suretlerinin yansıdığı her yerdeyiz… HER YER TAKSİM… HER YER DİRENİŞ… TAKSİM DAYANIŞMASI GEZİ DİRENİŞİ 2.YIL BULUŞMASI 30 MAYIS CUMARTESİ – 14.00 – Gezi Direnişi Tablosu’nun Açılışı; Mimarlar Odası Karaköy Binası (Gezi Şehitleri Ailelerinin katılımıyla) 31 MAYIS PAZAR – 13.00 – Gezi Parkına Gidiyoruz – 15.00 – Abbasağa Parkı Buluşması, Beşiktaş (Atölyeler, Forumlar, Konserler) – 15.00 – Özgürlük Parkı Buluşması, Kadıköy (Atölyeler, Forumlar, Konserler) İlgili İçerikler:
  3. evrensel-insan

    Video: Bilim ve Din Çatışınca

    İsim: Bilim ve Din Çatışınca Dizin: Dini Videolar - Tinsel Videolar Ekleme Tarihi: 23 Şubat 2014 - 19:56 Gönderen: evrensel-insan Kısa Açıklama: Ayhan Sol Geniş Açıklama: Ayhan Sol: Orta Doğu Teknik Ünversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi. (Profesör). Doktora derecesini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden almıştır. İlgi ve çalışma alanları: Epistemoloji, Bilim Felsefesi, Biyoloji Felsefesi, Çevre Felsefesi, Etik. Alanında birçok makalesi ve çevirisi bulunmaktadır. Video Linki: Videoyu Görüntüle
  4. evrensel-insan

    İslamda Yolsuzluk ve Rüşvet

    Basta bu baslkik, hala diktatorune din ve iman ve de Allah ve inanc adina minnet edenlere biat edenlere duyurulur. Diktatorun din iman ve inanc adina nasil politik cikar temelli dini imani ve inanci istismar ettigi ve bunu da bir duygu somurusu oy somurusu olarak kullandigi, hic bir yerde 17 Aralik ile gundeme gelen yolsuzluk, rusvet, kara para aklama, talan v.b. suclamalari INKAR ETMEDIGI ve sadece konuyu baska yonlere cekerek ort bas etmeye calisirken, bu yolsuzluklar icebergin tum boyutlarfini ortaya cikarmamasi adina yaptigi ve uyguladigi her turlu elindeki hukumet ve devlet yetkisini her yonu ile kendi cikarina kullanarak gorevlileri gorev lerinden alarak tehdit ederek ve onlerini tikayarak sonunda UCU SADECE KENDINE DEGIL TUM AILE VE SULALESINE UZANACAK BU DURUMUN topluma ve halka unutturulmamasi adina hem gundem degistirmkte, hem de eskiden bertaraf ettigi taraflara "goz kirpmaktadir." Amac icebergin olusmasinda bas rolu oynayan kendisinin pisliginin aciga cikmamasi ve bunun icin en basta oglunu "guvence altina" almis olmasidir. Inanin, oglu icin degil; sirf kendi pislikleri ortaya cikmasin diye. Insan haklari ve evrensel hukuk ta dunyanin hangi ulke ve cografyasinda iktidarin ve bakanlarinin adi karistigi yolsuzluklar, kara para aklamalar, rusvetler, talanlar v.s. kanuni bir suctur ve cezasi vardir. Kanun onunde de islenen sucta herkes esittir ayni suclardan ayni sekilde ceza gorur. Burada ortada olan bu suclarin cezasinin verilmesi gerekir. Koinu Anadolu ya da Dunya temelli direnis safsatasi altinda duygu somurusu yaparak islenen suclari ort bas etmek degildir. Bunu yapanlar zaten ne insanliktan ne vicdandan nasibini almamistir. Ustelik yaptigi duygu somurusu politik birt o.o.puluktur. Kim kanuni suc islerse kanun onunde hesabini vermelidir. Bunu sadece yapanlar degil, bu yapilanlari duygu somurusu ile ort bas etmek isteyenler de islenen suclarin ortagidir. Iste asil direnis dunyanin hangi cografya ya da toplumunda olursa oilsun bu yolsuzluklara ve onlari ort bas etmek isteyenlere karsi verilen "yaptiklarinizin hesabini verin" direnisidir. Herseyden once dunya orneginde bile adi yolsuzluga karisanlar insan olduklarini hatirlayip istifa ederler ve kanun onunde her bir vatandas gibi esit sartlarda hesabini verirler. Bata kendisini dindar gosteren ama dini duygu somurusune tasiyanlar ve din ile suvclarini ort bas etmek isteyenler bunu dusunmelidir. Bilmiyorlarsa demekki once dinlerini ogrenmeleri gerekir. Dinlerinde baskasinin hakkini haksiz yere yiyenlerin hesap verdigini kendileri daha iyi verirler. Kimse artik bu tip politikalarin dini icerdigini "yemiyor" ustelik din kullanilarak yapilan kanunsuzxluklar ort bas etmeye calisiliyor. O yuzden masali birakin duygu somurusunu birakin anadoluyu arkaniza alip dunyaya meydan okumak yerine; BU YOLSUZLUGU YAPANLARA MEYDAN OKUYUN. En azindan iman ettiginiz dininizin geregi adina. Hic bir insanligini kaybetmemis millet, yolsuzluklarin rusvetin kara para aklayanin ve ulkenin her turlu kurumunu sirf kendi cikari icin kullananlarin yaninda degildir ve olamaz. Zaten buna ummet olarak minnet ve biat edenler bile dinlerine ihanet etmekte kendi inanclari ile celismektedir.
  5. evrensel-insan

    İşte CHP’nin 16 maddelik demokrasi talebi

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Hükümete sesleniyorum, siz demokrasi konusunda samimi misiniz, barış konusunda samimi misiniz, insan hakları konusunda samimi misiniz? Samimiyseniz benim bazı önerilerim var” diyerek hükümete seslendi ve şu 16 öneriyi sıraladı: 1- ÖYM LER KALKSIN: Özel yetkili mahkemeleri kaldıralım. 2- KARARLAR YENİLENSİN:2006’dan bu yana verilen kararların tamamını yeniden görüşülmek üzere doğal mahkemelere gönderelim. Yeniden yargılama yolu açalım. 3- VEKİLLERE TAHLİYE:Milletin seçtiği milletvekillerini hangi gerekçeyle siz hapislerde tutuyorsunuz. Açın kapıları o milletvekilleri gelip parlamentoda görev yapsın. 4-UZUN TUTUKLAMAYA SON: Uzun tutuklamalar var. Her hakimin keyfine bağlı. Demokrasi mi istiyorsunuz, getirin değiştirelim. 5-TERÖRE TARİF: Terör suçunu gelin yeniden tanımlayalım. Şiddet olmadığı sürece terörden vazgeçelim. Kalem tutan adamla elinde silah tutan adamı nasıl aynı kefeye koyarsınız? Yazarı, çizeri, gazetecisi hapiste. Ne diye, terörist diye. Silah elinde olan o da Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşı, masada oturuyor, karşısında. 6-GÖSTERİYE ÖZGÜRLÜK:Anayasamızın 54. maddesi var. Getirin, Toplantı Gösteri Yürüyüşleri Yasasını değiştirelim. 7- ÖĞRENCİLERE TAHLİYEHapiste yüzlerce üniversite öğrencisi var. Getirin, bu ayıba da son verelim. 8-SPY DEĞİŞSİNSiyasi Partiler Yasası’nı getirin, değiştirelim. Lider sultasına son verelim. Recep Tayyip Erdoğan’a da çağrıda bulunuyorum. Getir Siyasi Partiler Yasası’nı, milletin vekillerini milletin kendisi seçsin. 9-DİYARBAKIR CEZAEVİ MÜZE OLSUN: Diyarbakır Cezaevini, Demokrasi ve İnsan Hakları Müzesi yapalım, getirin yasayı. 10- ULUDERE Uludere işi. 34 tane bu ülkenin yurttaşı katledildi, üstünü kapatıyorlar. Getirelim Uludere Komisyonu’nu, her siyasal partiden eşit sayıda milletvekili olsun, katledenleri çıkaralım. Ama sen getiremezsin, çünkü sen demokrasiyi içine sindirememişsin hala. -11-BARAJ KALKSIN Şu barajı ya kaldıralım ya 5 yapalım ya 1 yapalım. Getirir mi? Oturup terör örgütü mensuplarıyla bunu konuşacağına adam gibi yasayı getir, parlamentoda konuş. 12-CEMEVİ DEMEDEN CEMEVİNE ÖZGÜRLÜK Herkesin inancına saygı göstereceksin. Herkes nerede ibadet yapmak istiyorsa onun imkanını sağlayacaksın. 13- GİZLİ TANIK OLMASINSon günlerde bir moda çıktı biliyorsunuz, gizli tanık, gizli dinleme, gizli takip, demokrasilerde var mı böyle bir şey? Tecavüzcü mü, gizli tanık yaptınız, yalancı mı, gizli tanık yaptınız? Bu demokrasi ayıbıdır. O yargıçlar bunun altında kalacaktır, o savcılar da bunun altında kalacak. Getir, buna son verelim. 14 NEVRUZ BAYRAM OLSUN: Nevruz Anadolu’nun geleneksel bayramıdır. Gel kardeşim Nevruz’u da bayram yapalım, bu ülkede herkes bayramını kutlasın. Yapar mı, yapmaz. 19 Mayıs’ı, 23 Nisan’ı yasaklayan zihniyetten demokrasi mi beklenir. 15-MEDYAYA ÖZGÜRLÜK:Eğer bir ülkede medya özgürlüğü yoksa vatandaşın haber alma özgürlüğü yoktur. Yasasını çıkaralım, medya özgür olsun. Senin talimatında haber yapmasın. Senin talimatında gazetecilerin işine son verilmesin. Medyanın özgürlüğü için yasayı çıkaralım. 16- LİDERLER SÖZ VERSİN:Her siyasal partinin lideri çıkıp medya özgürlüğüne saygı duyacağım, söz veriyorum diye millete taahhütte bulunsun. Sabah akşam küfredeceksin sonra barıştan söz edeceksin. Sabah akşam medyayı baskı altına alacaksın sonra demokrasiden söz edeceksin.
  6. evrensel-insan

    Bilimsel bilgi ve Bilimsel Dusunce ve Gozlem Farki

    Bilimin temeli sadece bugune kadar dile getirilmis bilgilerin ogrenilmesi ve sunulmasi degildir. Bilimsel bilgi alilda tasarimlanan ve somuta indirgenen bilgi de degildir. Bir kisi ya da kurum bilimsel bilgiyi c/p yapabilir ya da daha once aciklanmis bir bilgiye kendi kisisel yorumunu katabilir ve degerlendirebilir. Ama, 21. yuzyilda bilimsel olmak, bilimsel dusunmek, konulara bilimsel yanasmak ve her seyi bilimsel olgu/gozlem temelinde degerlendirmek, ne bir bilim kisiligidir ne de bir bilimin ortaya attigi bir bilgidir. Bu tamamen dusunce yapisi olarak bireyin beyninde algi, bilgi, bilinc ve farkindalik olarak yer etmis ve her turlu konuya ve kavrama yanasimdaki bir metod, yon ve algidir. O yuzden bir bilginin bilimselligi baskadir, bilimin ortaya koydugu bir bilginin bilimsel olup olmadigini degerlendirmek baskadir ve bilim kisisi olmak ama bilimin ve bilginin ve de herseyin bilgisini bilim kisisinin kendi akilciliginin inanci ve ideolojisi ile degerlerndirmek baskadir. Bilimselligin tarihi cok yenidir ve 21. yuzyilda ancak bir kitlesellik kazanimina yonelmistir. Bu konuda bilimin bilimselligini metafizigin akilciligindan kurtaran bir suru bilim adaminin basini Karl Popper cekerek, bilimin bilimselligini klasik bilim anlayisinin, akilci ya da deneysel ispat, kesinlik, mutlak, degismez v.s. sabitleme ve indirgeme iceriginden alip, bilginin yanlislanabilirligine tasiyan ilk bilim kisisidir. Iste bir seyin bilimsel olup olmadigi onun her turlu degerlendirilmesinin felsefi temelini ortaya koyar. Bilimin bilimselliginde negatif yoktur, yok yoktur, tartisma yoktur, cunku temeli varliga degil, bilgiye dayanir, tasarimciliga degil, gozleme dayanir, spekulasyon vevarsayima degil, test edilmis teoriye dayanir, gercege ya da gerceklige degil; olguya dayanir. Bilimin bilimselliginde ki yanlislanabilirlik, hic bir seyi gozlem disinda birakmaz. Buna her turlu bilim dalinin temel prensipleri, priorileri, postulatlari, maximleri, axiomlari da dahildir. Ayrica bilimsellik bir bakis acisisi olarak bir gozlemdir ve bilimsel olmayan her hangibir degerin, verinin, kavramin v.s. de insanoglu uzerindeki her turlu etik ve toplumsal gozlemini dile getirir. Oyuzden bilim kisisi olmak, bilimin cesitli disiplinlerinden bahsetmek ve bilimin ortaya koydugu seyleri dile getirmek v.s. bunu yapanin bilimsel olup olmadigi anlamina gelmez. Cunku bilimsellik sadece bilim ile sinirli degildir. Bilimsellik bir bakis acisi, her turlu felsefi konu ve temeli gozlem olarak degerlendiren ve bilhassa insanoglu ve her turlu fenomen uzerindeki etkisini ortaya koyan bir yanasimdir. Eger bir bilim kisisi kendi kisisel her turlu duzeyini bilimselligine katiyorsa, ortada bilimsel bir veri yoktur. Eger bilimi degismez ve mutlak bazi verilere oturtuyorsa ortada bilimsellik yoktur. Eger bilimi gozlem ve olgu yerine baska aklinin dogruladigi degerlerle degerlendiriyorsa, ortada bilimsellik yoktur. O yuzden bilim ve bilimselligin ayni olmadigi birinin bir eylem digerinin numenal yeti kullanim ve paylasimi oldugunu ve temelinin bir ....e goreye dayandigini algilayamamak cag disi kalmaktir. Bilimsellikte post modernizmi algilayamamak cag disi kalmaktir. Bilimselligin temelinin insanoglu faktorune dayandigini algilayamamak cag disi kalmaktir. Bilimselligi varlikta ve her turlu metafizigin gercekliginde ve dogrulugunda kesinliginde ve ispatinda mutlakjliginda ve degismezliginde aramak, cag disi kalmaktir. Bilimi bilimsel algilayacak bilinc ve farkindaliga ermemis bir beyin, bilim kisiside olsa bilimsel olarak cagdisidir. Bilime inancsal ve bilimsel her turlu yanasim farkini algilayamamak cagdisidir. Bilime bilimsellin disinda farkli seyler girerse bilim olmaz... Iste yukarida koyulasmis olan bilimselligin farkindaligidir. Onemli olan da bu "farkli seylerin" ne oldugunun ve bilimsel olmadiginin algisi ve bilincidir. Buna olgulasmamis, teoriler, varsayimlar ve bilime kesin olarak, degismez olarak, mutlak olarak her turlu bilginin yenilenebilirligi ve yanlislanabilirli disi her turlu yanasim dahildir. Cunku bu tip yanasimlar, metafizik, varliksal, akilci ve ideolojik/inancsal yanasimlardir. Genelde beyinde tasarimlanir veya dogrusal gozlem versin ve "gerceklessin" diye ugrasilir, ya da somut bir fenomene monte edilir.
  7. evrensel-insan

    Ben Size hiç bir ayet, dogma bırakmıyorum!

    "Ben size manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, cemiyetlerin, fertlerin saadet ve bedbahtlık telâkkileri bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur." - Kaynak: ATATÜRK, 1933, Milli Eğitim Bakanı Dr.Reşit Galip'e hitaben, İsmet Giritli, Kemalist Devrim ve İdeolojisi Evet. Yukarida Ataturk'un 1933 yilinda kendi agzindan soyledigi bu paragrafi; Ulusalci, milliyetci, Ataturkcu, kemalist Dindar sunni ya da alevi v.s. Baska bir dini inanc sahibi Dini olmayan ve tanrisiz Sosyalist, komunist, liberal, sosyal demokrat v.s. temelli her turlu solcu ve her turlu sagci v.s. Kisaca bunu okuyan yazar arkadasin ideolojisi inanci izmi v.s. her ne ise onun ile nasil degerlendirir, yorumlar veya aciklar?
  8. evrensel-insan

    Metafizik-Varlik Tartismasinin Sonu

    Bilindigi gibi insanoglu kendini bildi bileli felsefenin varlik ile ilgili dali olan metafizikte, ontolojik ve teolojik olarak varligin ne oldugunu tartismakta ve bu varlik tartismasinda akilci ve inancsal bir sonuca varamamaktadir. Insanoglunun organi olan beyni ile bu organinin numenal yetisi olan dusunce; madde ve dusuncenin ilkligi, onceligi, tekligi, kesinligi, mutlakligi v.s. temelinde akilci ve inancsal ve ideolojik olarak, materyalizm ve nesnellik, idealizm ve oznellik ve daha sonradan yine insanoglunun herhangibir seyi ortaya koyumu olan kavramin da devreye girmesiyle, pozitivite ve isimcilik olarak uc koldan tartismaktadir. Iste bu basligin ve dile gelen evrensel-insan zihniyetinin amaci, bu tartismaya bir son vermek ve bunu epistemolojik ve insanoglu temelinde ortaya koymaktir. Ilk defa insanoglu tarihinde sitemizde dile gelicek olan bu konu ve yazi, daha once insanoglu tarihinin metafizik ve varlik tartismasinda epistemolojik olarak dile getirilememis, biliunc ve farkina varilamamistir. Kisaca bu dile gelen aciklamalardan sonra, insanoglu eger bu konudaki cognitivizmini algi, bilgi, bilinc ve farkindalik olarak saglarsa; bu metafizigin varlik tartismasinin bilincli ve farkindalikli bir temelde anlamsizligini, gecersizligini, bilimsel ve bilissel olmadigini, gozlem vermedigini ayni teolojik noncognitivizm gibi, varliksal noncognitivizm olarak ortaya koyacaktir. Bilindigi gibi evrensel-insan zihniyetinin temeli insanogluna dayanir ve onun her turlu ortaya koyum temelini veren yapilandirilmis dogal zihniyetin yapi ve isleyisini konusuna, kavramina veri ve degerine gore qua felsefesi (olarak) ve sorunsal resmini ortaya koyar. Buradaki algisal ve bilgisel ortaya koyumdaki evrensel-insan zihniyetinin amaci insanoglunu numenal yeti degeri olarak yasam ve iliskide, duzen ve sistemde, kurumlasma da ve her turlu teknik ve bilimde insanlastirmayi amaclamaktadir. Buradaki insanlastirma bireyin kendisinden baslar ve birey kendini numenal yeti kullanimi olarak insanlastirirken, numenal paylasim olarak ta baska bireylerin maddelestirme, metalastirma, kullastirma, kolelestirme, tanrilastirma ve dusuncusuzlestirme temelli ve yaratilissal, inancsal, dogrusal, ideolojik dogal zihniyet cabalarina karsin; bilimsel, bilissel, bilgisel, kavramsal insanlasma ve insanlastirmayi amaclar. Bu yazinin anlam ve iceriginin, evrensel-insan zihniyetindeki adi; BILISSEL ONTOLOJIK NONCOGNITIVIZM" dir.
×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.