Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

Bloglar

Seçilmiş Blog Başlığı

  • Johnydoe

    Korku İmparatorluğu...

    Gönderen: Johnydoe

    Dilinin sürekli olarak kırık dişinin üzerine gitmesi gibi yaralarımızla oynayıp durmamız. İyileşmek, iyi hissetmek gibi bir kaygımız görünürde olsa da içten içe o acıyı, ağrıyı çekerken kendimizi önemli sandığımız için mi, iyileşmesine izin vermiyoruz. Sanki o yara iyileşirse yaşadıklarımız da o yarayla birlikte kaybolup gidecek. İnsan geçmişte yaşadıklarını unutmaya başladığında nasıl bir insan olabilir ki? Geleneksel anlayışa sahip toplumlarda değişimlere karşı direnç göstermek sanki doğuştan
    • 0 yorum
    • 760 görüntü

Zihin Felsefesi

Zihin felsefesi, zihin, zihinsel olaylar, zihinsel işlevler, zihinsel özellikler, bilinç ve bunların fiziksel bedenle, özellikle beyinle ilişkilerini inceleyen felsefenin bir alt araştırma koludur.   Bedenin zihinle ilişkisi bakımından zihin-beden sorunu, zihnin doğası ve onun fiziksel bedenle ilişkili olup olmadığı gibi diğer sorunlara rağmen, zihin felsefesinin merkezinde yer alan bir sorun olarak görülmektedir.   Zihin felsefesinden önce, zihnin tanımlanması gerekir. Zihin, insan beyninin

evrensel-insan

evrensel-insan

Bilim Üzerine

Bilimin "bilinen bilgi birikimi" teorisi, empiriktir. Yani, yeni bir kanit ortaya sunuldugunda, herzaman yanlislanabilirlige aciktir. Bu durum, bilimde mutlakligi ve kesinligi onler.   Ayrica insanoglun bildirirken de her zaman bir hataya egimli olmasi, felsefi bir prensiptir.   Bilim Alani genelde iki ana dala ayrilir.   Tabi/dogal bilimler- biyolojik yasami da iceren, tabi fenomenin alanidir. Dogal bilimler de ana olarak biyoloji ve fiziksel bilim (fizik, kimya, astronomi ve dunya bilim

evrensel-insan

evrensel-insan

İnsanoğlu İle Bilgisayar Arasındaki Fark

Insanoglu ile bilgisayar arasindaki en onemli fark, bilgisayarin insanoglunun bir urunu olmasi ve bilgisayara bilginin insanoglu eliyle yuklenmesidir.   Iste buradaki fark aslinda soyutlama farkidir.   Yani bilgisayar soyutlayamaz. Sadece ona yukleneni yansitir.   Insanoglunu ve ozellikle beynini basit bir varliksal temele indirgemek mumkun degildir.   Cunku insanoglunun beyni daimi sekilde bir beliris ve belirtis ortaya koyan, bir karmasik dinamik sistemdir.   Burada bilgisayardan far

evrensel-insan

evrensel-insan

Olay İle Olgu Farkı

Genelde bazi kavramlar anlam ve icerik olarak karistirilmaktadir.   Bu mesajda yukaridaki iki kavram arasindaki farki acikliyacagim.   Olay (actuality)- Belirli bir zaman, yer sar ve durumda meydana gelmis, olmus bitmis gozlemi olan bir harekettir.   Olgu(Fact)- Bilimsel olarak olmuslugu, teori ile ortaya konmus, teorisi test edilmis ve gozlem veren matematiksel/mantiksal Fiziksel ve de sosyal bir bilgidir.   Olayda, olmusluk sadece o an yer zaman durum ve sart icin gecerlidir. Baska bir

evrensel-insan

evrensel-insan

Pansiyon'un adı Çingeneydi ve zakkum çiçeklerinin arasında bir yerdeydi

Pansiyon: Çingenem Yer: Karaöz / Kumluca / Antalya Yıl: 2006 Zakkum çiçekleriyle kaplıydı. Salaş mı salaş fakat bir o kadarda sevimli sahipleri vardı. Alçak gönüllü sevecen ve çok güzel insanlardı. Koca bir dağın yamacında sanki kendince ben buradayım diye haykıran bir pansiyondu. Pansiyondan denize veya denizden pansiyona gitmek oldukça çetrefilli bir yürüyüş gerektiriyordu ama çok neşeli bir yürüyüş...   Acaba hala orada mı? merak ediyorum. Oraya yolu düşen birisi lütfen yazsın...

Admin

Admin

İnanç Özgürlüğü

Isvicre, ulkesinde bulunan tum islami orgut ve kuruluslari yasaklama karari aldi.   Daha once de camilerde ezani yasaklamisti.   Simdi bu bati'nin ve dunyanin en cagdas ulkelerinden biri olan ve her turlu sosyo-etik fark cesidine ev sahipligi yapan bu ulkenin bu yaptigini "inanc ozgurlugu" temelinde degerlendirelim.   Nedir inanc ozgurlugu?   Bir kisinin ya da inanc grubunun inandigi bir degeri yasam ve iliskisinde hak ve ozgurluk olarak kullanmasi.   Burada aslinda bu yukarida yazilan

evrensel-insan

evrensel-insan

BOP Yerine, Türkiye ve Orta Doğu Halklar Birligi

Bilindigi gibi, Osmali devrinde, Turkiye ve O.Dogu halklar olarak bolgesel birliktelikler yasiyordu. Bu birliktelikler etik temelde hem dini/mezhepsel hem de milli/etnik birlikteliklerdi.   Ornek olarak; turkler, kurdler, aleviler, sunniler, turkmenler.   Osmanli savasi kaybedince ve Turkiye ve O.Dogu sekillendirilirken cizilen sinirlar aslinda bunu hic dikkate almadilar. Bilhassa Turkiye, Iran, Irak ve Suriye sinirlari cizilirken, bu birliktelikler ayni "Berlin duvari" gibi bolundu.   Ayn

evrensel-insan

evrensel-insan

Halk Düşmanlığı

Bugun basta Turkiye ve O.Dogu'da emperyalizmin mikroayrimci ve "kaybet kaybet" cikar politikasi, kendi tutuculugunda geliserek halkdusmanligina donusmustur.   Nedir halk?   En basit tabiri ile sosyo-etik degerlerin en basta etnik ve de mezhepsel degerlerini ortak paylasan bir topluluktur.   Peki, halk dusmanligi nedir?   Yine en basit tabiri ile, bir halka; belirli bir ideolojik inancsal ve etik karsitlik temelinde ustelik bu temellere degil, bu temellerin mensubu olarak sucladigi bu top

evrensel-insan

evrensel-insan

Akılcı / Duyumsal / Sezgisel Paradokslar

Herhangi bir seyin, hic birsey, hersey ya da sey olarak varliginin determinist ve indirgemeci monist her turlu "ilk, tek, mutlak, baslangic, sonsuz" v.s. temelli zamansal ideolojik ve inancsal algisi hem bilimsel degildir, cunku gozlemi yoktur. Hem de kendi bunyesinde zamansal paradoks tasir. Bunun ilk nedeni insanoglunun yapilandirdigiginin zaten yapisinin paradoks tasimasindan kaynaklanir.   Orneklemek gerekirse;   Varlik-var/yok   Hak- Hakli/haksiz   Inanc-inancli/inancsiz   Kisaca

evrensel-insan

evrensel-insan

Sosyal Sosyalizm

Insanogluna Marx eliyle once teorik olarak tanistirilan sosyalizmin, o gunku cagda; sosyal bir algisi, anlami ve icerigi yoktu.   Ogunku sosyalizm algisinin iki ana temeli vardi;   Birincisi toplumsallik   Ikincisi de ekonomik.   Ortak nokta- Politik   Iste bu iki temel, henuz o gunlerde farkindalioga ve bilince cikmamis hem bireyi hem de onun nitelik temelli sosyo-etik yonunu icermiyordu.   Yani sosyalizm, cografi olarak bulundugu tum toplum bunyesinde, ekonomi temel alinarak ve tum

evrensel-insan

evrensel-insan

Laplace'in Şeytanı

Keşke şöyle on beş yıl kadar geriye gitsem ve beni şu aşamaya getirmiş olan hiç bir şeyi yapmadan, tekrar bir 15 yıl yaşasam.   Merak ettiğim şey aslında o zaman da acaba yine burada, bu şekilde mi olurdu hayatım?   Kimbilir belki de vardır o hayatlar bir yerlerde, mutlaka yaşıyorlardır? Belki de milyon hatta milyar kez çeşitli hayatlara bölünmüşümdür.   Paralel evrenler gibi...   Bir sürü paralel evrende yapmadıklarımı yaparak hayatlarına devam eden bir sürü "ben" var mıdır acaba?   P

gloria

gloria

Bilişsel Analiz

Bilissel analizimize, insanoglu ve onun algisindan basliyoruz.   Cunku bilimsel olarak; algi olmadan, ne bir kavram ne bir bilgi ne de bir ifade edim, ya da ortaya koyum mumkun degildir.   Tabiki burada, evrimsel olarak canlilarin gelismislik temelinde, algi sadece insanogluna ait bir olgu degildir.   Yalniz, insanoglu arasinda digger algisi olan canlilar ile ortak bir dialog olmadigindan ve her turlu canlinin gozlemini dile getiren insanoglu oldugundan, canlilarin verdigi herhangi bir goz

evrensel-insan

evrensel-insan

Direnmek

Bugun insanoglu eliyle gelinen, 21. yuzyilda; insanoglunun kendine sagladigi herhangibir bilgiyi, bilimi, felsefeyi, dili, ve bunlarin toplami olan; algiyi, farkindaligi ve bilinci hem koruyabilmek hem de yenileyebilmek, ilerletebilmek ve gelistirebilmek Adina; yapilacak en onemli eylemi; direnmek olarak ortaya koyabiliriz.   Bugun emperyalist zihniyetin ve onu besleyen her turlu dogal/fenomenal zihniyetin; geldigi her bir noktadaki tikaniklik ve bu tikanikligin insansal zihniyete acilamamasi;

evrensel-insan

evrensel-insan

Doğa takvimi

Dedemle babaannemin kullandığı duvar takvimlerinin üzerine dedem, her zaman şuna benzer notlar tutardı: "Çaldağı'na ilk kar düştü." Köyümüz Akyoma'nın tam karşısındaki dağın adıdır Çaldağ, etrafımızdaki en yüksek yer orası olduğundan karın ilk düştüğü yer de orasıdır, o nedenle önemlidir oraya kar düşmesi, kış geliyor demektir bu.   "Zemheri zamanı," Bu da çok gördüğüm takvim üstü notlarından birisiydi dedemin. Anadolu'nun diğer birçok yerinde rastlanacağı gibi her ayın değişik bir adı vardır

gloria

gloria

ACI DURDUĞUNDA

Kaşıntı bombası diye bir silah üretilip, kitleler çıldırtılabilir o bombayla..   kitlelerden ne istiyosam:))))   Benim gibi barışçıl bir insan bunu neden düşündü bilmem.Ama acı anında galiba bencilleşiyoruz. Öyle ki az önce balkona çıkıp avazım çıktığı kadar bağırarak; uyumayın ülennn kalkın kaşının hepiniz diyesim geldi. Çıktım da..   İyi ki de çıkmışım.Sonbahar'ı seviyorum.   Gecenin o tatlı serinliği kollarına aldı beni.   Sonra gökyüzüne baktım.Yıldızları tek tek sayabileceğim b

Radya

Radya

İnsanoğlunun Kendi Kendini Değersizleştirmesi

Insanoglu, beyninin zihinsel yeti ve fonksiyonlari ile kendi kendini degersizlestiren/onemsemeyen/ ve ustelik kendisini degersizlestirecek ve onemsetmeyecek olan yarattigi degerleri ile bunu kendine saglayan bir turdur.   Bunun ilki, "sahte kendicilik" tir.   Yani, herseyin kendi icin var oldugunu, ve yaratildigini dusunmesi- Yani kendini bu sekilde yaratana yonelik duyulan kulluk ve teslimiyet   Bunun ikincisi de " bilisselsizliktir"   Yani kendisini mutlaka bir varlik ile ozdes gormesi

evrensel-insan

evrensel-insan

Algı Felsefesi

Algi her turlu dile gelen bilgi niteligi ve cesidi olarak insanoglu temelinin farklilik yaratan en onemli fenomenidir.   Once Alginin neler icerip neler icermedigini ve nasil sekillendigini ve yapilandirildigini ortaya koyalim.   Alginin fonksiyonu (sey ilistirilmis algilamasi, algilamak eylemidir.   Burada ilistirilen sey iki turludur.   Birincisi, ilk alginin yani daha once kavramsal olarak ortaya konmamis, gerek duyusal gerekse duyumsal alginin algilamasi   Ikincisi, birinci algilam

evrensel-insan

evrensel-insan

Algı / Bilinç Bağı / Farkı / İlişkisi

Insanoglu her turlu dusunce ve davranisini, algisi temelinde belirler. Daha dogrusu bu belirlemede bilinc yoksa, belirlenir.   Alginin akilsal/akilci ve gozlemsel/gozlemci farkini daha once aciklamistik.   Simdi de alginin bilinc ile olan iliskisine deginecegiz.   Algi genelde pozitiftir ve etkisi ya buna parallel, yani "memnun/mutlu edici, rahatlik verici ve sorunsuz" dur.   Ya da buna ters olarak bu pozitif algi "memnun/mutlu etmez, rahatsiz eder ve sorunludur.   Iste bilincin bilere

evrensel-insan

evrensel-insan

Tanrıyı / Yaratıcıyı v.s. Algısal İfade Ediş Çeşitleri

Tanri algisini, insanoglu 4 farkli nitelikte degerlendirir.   Varliksal, Inancsal, Kavramsal ve bilgisel   Tanrinin varligini, varliksal olarak degerlendirmek, ve ifade etmek; metafizigin, teolojik degerlendirmesidir.   Burada varliksal nitelikteki ifade sekli ucludur. Genelde temeli de ontolojik tabanlardan birine dayanir (madde/nesnel,dusunce/oznel ve yok, isimsel)   Vardir, yoktur ve varligi/yoklugu bilinemez,   Tanriya inancsal algi ise, genelde metafizik (fizik otesi, akilci, duyu

evrensel-insan

evrensel-insan

Sosyal / Siyasal Yaşam / İlişki Farkı

Farklara gecmeden once; her iki kavramin ve yasam/iliskinin ortak noktalarini ortaya koyalim.   Her ikisi de ulke butunlugu temelinde toplumsaldir.   Her ikisi de etigin konusudur.   Sosyal yasam ve iliski; bir kmisinin kendine has etik degerlerinin toplum bunyesinde, kendinin sahip oldugu degerlerin butunlugu bunyesinde, bu degerleri yasam ve iliskisinde dusunce ve davranista ifade edebilmek.   Sosyal yasam ve iliski, dokunulmaz olarak bir kisinin evrensel hukuk ve insan haklarindaki en

evrensel-insan

evrensel-insan

Evrim Kelimesinin Etimolojik Kökeni ve Kavramsal, Algı / Anlam "Sorunu"

Turkce kokeni olmayan ve yabanci dilden turkceye tercume algi ve anlam olarak aktarilan evrim kavrami sorunludur.   Buradaki ilk sorun, ozne sorunudur   Ikinci sorun kelimenin kavramsal olarak verdigi algi/anlam sorunudur.   Turkiye toplumu bilinc ve algi olarak genelde, ozneli ve direk algi yapisina sahiptir.   Yani bir kavrama anlam ve icerikk verilirken, genelde sanki o kavramin insanoglu gibi bir beyinsel yetisi ve fonksiyonu algisi her bir fenomende varmis gibi verilir. Bu da anlam

evrensel-insan

evrensel-insan

SESSİZLİKLER

" Mütevazı hakikatlerin peşindeydim o gece. Bilmem gerekmeyen şeyleri öğrenmek istemiyordum. Ufak ama kritik bir görev bekliyordum. Ajan olmak isteyen bir çocuk gibi. Bütün gün soğukta gezmiştim, duygularım donsun diye. Küçük dersler almak ...istiyordum. Tepeden bakmayan insanların vereceği mütevazı dersler. Çevir aç kapağı kim icat etmiştir? Hawaii’de yaşayan etobur tırtıllar nasıl beslenirler? Bla bla bla.   Yaşadıklarıma bir hikayeymiş gibi bakmak istiyordum ayrıca. Kendi yaşamıma bir hikay

Radya

Radya

İnsanoğlunun Kendini, Kendi Biri / Türü İle Özdeşleştirmesi

Artik gunumuz ve cagimizda biyoloji evrim olarak gen uzerine okunmaktadir.   Kisaca bir fenomenin insanoglu turune ait bir bir olup olmadigini onun genetik ozelliklerine bakarak ortaya koyabiliriz.   Bu da insanoglunu genetik olarak evrimsel en yakin akrabalarindan da farkli kilar.   Yalniz gunumuzde hala bir insanogluna soruldugunda, "sen kimsin/nesin?" diye alinan yanitlar, cagdisidir.   Burada felsefi, metafizik bilincli ya da bilincsiz ve de etik alisilagelmis yanitlar halas soz konu

evrensel-insan

evrensel-insan




×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.