Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

yam_yam' ca

  • başlık
    100
  • yorum
    47
  • görüntü
    355.621

Timsah Gözyaşları


yam_yam

1.020 görüntü

 Paylaş

Kadına karşı işlenen suçlar neredeyse vaka-ı adiye haline gelmişken, hunharca, canavarca, adice bir cinayet daha işlendi bu ülkede. Bardağın son damlasıydı ki, toplumsal infial oluştu, ülke ayağa kalktı. Özgecan ilk kurban değildi; ne yazık ki son da olmayacak. Olayı geniş bir perspektiften değerlendirdiğimde, beni dehşete düşüren, iğrendiren, endişelendiren o kadar nokta var ki, hangi birisini sayacağımı şaşırdım.

 

Öncelikle bu olayın faillerini kısa sürede ortaya çıkaran kolluk kuvvetlerine kendi adıma tebriklerimi sunuyor ve teşekkür ediyorum. Dilerim adalet de en kısa zamanda gereken en ağır cezayı verir..

 

Bir ülkede bir suç sistematikleşmişse, artık orada suçun bireyselliğinden bahsetmek pek mümkün değil. Bu ülkede artık kadına karşı şiddet sistematikleşmiş ve bir sistem, kültür sorunu haline gelmiştir.

 

Dün (16.02.2014) Başbakan Davutoğlu da, kadına karşı şiddet için yeni bir eylem planından bahsederken "Yasalar yapılır ama önemli olan ortak yaşama kültürü konusunda güçlü bir seferberliğin başlatılması. Bu bir zihniyet, kültür meselesi" demiş. Doğru söylemiş... Doğru söylemiş ama, bu çarpık zihniyet ve kültürü yerleştirmek için ellerinden geleni yapan kendileri değil miydi? Şimdi bundan şikayet etmek komik olmuyor mu? Üstelik daha bir kaç yıl önce "kadınlara yönelik şiddet olaylarının muhalefetin ve medyanın istismarıyla artıyormuş gibi bir havada takdim edildiğini" söylememişler miydi? Karma eğitimi bile kaldırma eğiliminde olanlar, hangi ortak yaşam kültüründen bahsediyorlar?

 

Her söylem ve eylemleri, kadınları cinsellikleri ile ön plana çıkarıp onları toplumdan soyutlamaya, geri plana itmeye, ikinci sınıf insan yerine koymaya yönelik olmadı mı? AKP hükümeti, başa geldiğinden bu yana kadına yönelik söylem ve eylemleri ile, kadına karşı işlenen suçlardaki rekor artış arasında bir korelasyon yok mu?

 

"Kadın herkesin içinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerince cazibedar olmayacak, iffetini koruyacak" demediler mi?

 

Kendi resmi yayın organı haline getirdikleri TRT'de, Hamile kadının sokağa çıkmasının terbiyesizlik olduğu söylenmedi mi? Cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden bu söylemlere yapılan şikayetler için, daha dün yabancı bir dizide geçen "Tanrı" kelimesine ceza veren RTÜK, bu söylemin yayın ihlali olmadığına hükmetmedi mi? Dahası, bu söylemde bulunan kişi halen programına devam etmiyor mu?

 

Tecavüzcüsünden de hamile kalsa, kürtaj yaptırmaması gerektiğini söylemediler mi? Kadına, kendi bedeni üzerinde dahi hak sahibi olamayacağını dikte etmeye çalışmıyorlar mı?

 

"Anneler, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamalıdır" demediler mi? Kadının çalışma özgürlüğüne set çekmeye, "kadının yeri evidir" demeye getirmediler mi?

 

Tüm bu ve buna benzer söylemler, giderek muhafazakarlaşan toplumda kadınları baskı altına alıp, öz güvenlerini yitirmelerine sebep olmuyor mu? Böyle bir ortamda kadınlar şiddet de görseler, tecavüze de uğrasalar seslerini çıkaramayacak duruma gelmiyorlar mı? Sen kadını yalnızca cinsel bir obje olarak ön plana çıkarır, üstüne de ikinci sınıf insan muamelesi yaparsan, bunu fırsat bilecek, kadın üzerinde şiddet ve tecavüz de dahil her hakkı kendilerinde görecek hastalıklı beyinler çıkmayacak mı?

 

Diğer taraftan, kadınların saçından bile tahrik olan zihniyet, bir çift kadın bacağı görünce sapıtıyor. Hoş, saçını, bacağını kapatsa elinden tahrik olacak. Elini kapatsa, gözlerinden tahrik olacak. Gözlerini kapatsa çarşafın altından seçilen vücut kıvrımlarından tahrik olacak. Perde arkasında dursa, kahkahasından tahrik olacak. Sonuç? Sonuç her halukarda tahrik olacağı için, en iyisi kadın kapı dışarı çıkmayacak. Bu işin sonu buraya varır çünkü.

Evet sayın başbakan, bu bir zihniyet ve kültür meselesidir. Bu noktaya gelmemizin sebebi, sizin kadını yalnızca cinsel bir obje yerine koyan zihniyetinizin ve yerleştirmeye çalıştığınız bu kültürün sonucudur. Bu zihniyette olanlar, şimdi Özgecan'ın ardından timsah gözyaşı döküyorlar. Vay benim köse sakalım...

 Paylaş

0 Yorum


Önerilen Yorumlar

Gösterilecek hiç bir yorum yok

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.