İçeriğe atla


Fotoğraf

KURANDA NAMAZ YOKTUR.NE ZAMAN NASIL KILINACAĞI DA YAZMAZ


Bu başlığa 432 cevap verilmiş

#1 abdullahabdal

abdullahabdal

    Yeni Üye

  • Φ Üyeler
  • Pip
  • 94 İleti

Gönderi Tarihi: 12 Eylül 2013 - 15:21

Namaz kılmak İslam’ın  Kuran da yazan bir ibadeti değildir.Kuran ın hiçbir yerinde namaz kılınmasına dair bir açıklama yada ayet yoktur.Kimse gösteremez çünkü yoktur.Namazın nasıl kılınacağı.Ne kadar kılınacağı.Ne zaman kılınacağına dair de ayet yoktur.Hiç kimse namazı açıklayıcı bir söz kuran’da bulamaz ve gösteremez. Göstereceğim diyen olursa Mutlaka Kuran meallerden kontrol ediniz.Kuran da yazanları hadis kitaplarıyla yada başka bir şeyle anlatanlar Allaha ve kurana karşı gelmiş olmaktadırlar.Genel olarak böyle şeylerle çok karşılaşmaktayız. Günümüzde insanları siyasete uygun hareket ettirmek ve onları rahatça kullanabilmek için kuran dışında uygulamalar yapılmakta,insanlar Dinden çıkarılmakta ve Allaha karşı gelmesi sağlanmaktadır.

 

Aşağıda Zerdüş’ün kutsal kitabında namaz  nasıl yapılır anlatılıyor.“Zerdüşt namazına başlamadan önce kişi; ellerini, ayaklarını ve yüzünü yıkar, başa takke veya başörtüsü giyip, güneşe doğru dönerek Ashem, Yatha, Kemna Mazda için dua eder. Güneşin doğuşundan öğlen 12:40’a kadar olan namaza Havan Geh, öğlen12:40 ile 15:40 arasındakine Rapithavan Geh, 15:40 ile günbatımına kadarki namaza Ujiren Geh, günbatımından 24:40’a kadar süresi olan namaza Aiwisuthrem Geh denirken 24:40’dan güneşin doğuşuna kadar kılınması gereken namaza ise Ushahin Geh denir.” Bu namaz da ne tesadüftür ki günde tam 5 vakittir!

 

“İSLAM DA namaz  Kuran da yazmazken NAMAZ I KİMLER NASIL ANLATIR “işte aşağıda açıklaması okuyun.

1-İkindi Namâzı : Öğle vakti bitince başlar. Bu da: İmâm-ı Ebû Yûsüf ve İmâm-ı Muhammede göre,gölge kendisini meydâna getiren cism kadar uzayınca başlar ve güneş kayboluncaya kadar devâm eder.

2- İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfeye göre ise; gölge kendisini meydâna getiren cismin iki misli olunca başlar, güneş kayboluncaya kadar devâm eder.Fekat, güneş sarardıkdan sonra ya’nî üfuk hattına bir mızrak boyu yaklaşınca, her namâzı kılmak harâmdır. Ya’nî ikindi namâzını bu kadar gecikdirmek harâmdır. Fekat, ikindi namâzını kılmamış ise, güneş batıncaya kadar da kılmak lâzımdır.

3-(Mukaddimet-üs-salât), (Tefsîr-i Mazherî) ve (Halebî-yi kebîr)deki hadîs-i şerîfde buyuruldu ki:

fecr doğarken sabâh nemâzını, güneş tepeden ayrılırken öğleyi, herşeyin gölgesi kendi boyu uzayınca ikindiyi, güneş batarken [üst kenârı gaybolunca] akşamı ve şafak kararınca yatsıyı kıldık. İkinci günü de, sabâh nemâzını, hava aydınlanınca; öğleyi, herşeyin gölgesi kendi boyunun iki katı uzayınca; ikindiyi, bundan hemen sonra, akşamı, oruc bozulduğu zemân, yatsıyı gecenin üçde biri olunca kıldık.

 

İşte böyle kuranda olmadığı için aralarında görüşbirliği bile yoktur.Ma’un suresinde Allah namaz kılanı beğen mediğini açık olarak söylemiştir. Dinayet mealinde Namaz kılanlar için Allahın düşünceleri aşağıdaki gibidir.

 

MA’UN-4.5.6.Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,Onlar namazlarını ciddiye almazlar.Onlar gösteriş yaparlar.

 

Kuranda olmayanları Hadislerle yapın diye açıklamak Kuranı ve peygamberini  reddetmektir..Allah mecaz yapmadım açıklayıcı ayetler gönderdim diye aşağıdaki ayetlerde yazdırmış.Allah anlatıp açıklayamamış ben onun yerine açıklayayım diyenler Müslüman olabilir mi siz karar verin.

 

ZUMER-27.yemin ederim, öğüt alsınlar diye biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali verdik.

EN’AM SURESİ-38 AYET.."Kitapta biz, hiçbir şeyi eksik bırakmadık..."

En’am-114:Allah size Kitab’ı açıklanmış  indirmişken, ondan başka hakem mi isteyeceğim?(hakem=hadisci)

NUR SURESİ-46AYET"Andolsun ki, biz, bilmediklerinizi size açık seçik bildiren ayetler indirdik."

BAKARA-159- apaçık ayetleri Kitap’ta açıklamamızdan sonra onları anlamazsınız diyenler var ya,

 

Allah yapılmasını istediğim hiçbir şeyi eksik bırakmadım derken sen nasıl kuranda olmayan bir şeyi  insanlara bu Allahın emridir  diye şart koşarsın?Bu ayetlerden sonra hala kuran yeterli değildir,Kuranda olmayan şeyler için açıklama gereklidir diye düşünen biri nasıl Müslüman’ım diyebilir. Kuran yeterli değil mecaz var o neden  ile hadisçiler olmalı diye düşünen kişiler Kurana ve Allaha karşı gelmiş olurlar.Yukarda ki ayetlerde Allah Mecaz yapmıyorum Kurandan başkasına uymayın demektedir.
 

Kuranda namazın olmadığını söyleyenlere karşılık olarak Kuranda ki SALAT  “Dua” olarak namaz anlamında çevrilir. Bu tamamen sahtekarlıktır. Kuranda Namaza dair hiçbir açıklama bulunmazken namaz kelimesinin olduğunu ifade etmek fayda sağlamayacaktır.Bu yalanı söyleyenlerin cehennemden kurtuluşu yoktur. Kandırdıkları insanları da cehenneme mecbur etmektedirler.SALAT kelimesinin bilerek ve isteyerek insanları kullanmak için yanlış tercüme edilmektedirler. Salât kelimesi, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelir.



#2 halukgta

halukgta

    Genç Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPip
  • 356 İleti

Gönderi Tarihi: 15 Eylül 2013 - 09:51

Lütfen bu konudaki yazımı okuyunuz. Allah bir emir veriyorsa, onun izahınıda Kur'an da mutlaka yapmıştır.

 

 

http://www.turkish-m...rdigi-detaylar/



#3 democrossian

democrossian

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.051 İleti

Gönderi Tarihi: 15 Eylül 2013 - 12:39

@halukgta, yanlış bir yöntem uyguluyorsunuz. Sürekli tebliğ yayınlıyor ve okunmasını istiyorsunuz. Tebliğlerinizi kimse okumaz, bir tebliğler dergisi çıkarsanız daha iyi olur. Bu tavrınız sürekli doğruları ben tebliğ ederim biçiminde itici bir imaj çiziyor. 

 

Bu şekilde kimseye bir şey anlatamazsınız. Söylediklerinize karşı yapılan itirazlara yanıt veremiyorsunuz çünkü. Bu yayınladığınız tebliğleri kimse umursamaz, kusura bakmayın... Çünkü verebileceğiniz bir yanıt olmadığını zaten kabul etmişsiniz.


Rastlantının nedenleri vardır. Petronius

#4 irinçköl

irinçköl

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.241 İleti

Gönderi Tarihi: 15 Eylül 2013 - 23:18

Ben inançlı biri değilim. Tahammül edemediğim bir şey varsa oda , cımbızlama teknikleri ile  din veya herhangi bir konuda sırf karalama yapmak amaçlı yapılan yorumlardır.
 
Salat'ın anlamları 
Namaz. Belirli vakitlerde Kur'an'da emredildiği tarzda ve Hz. Peygamber'in tarifi vechi ile yapılan ibadet.
Tebrik, tezkiye.
Dua. Peygamberimize (A.S.M.) yapılan dua.
İstiğfar.
Rahmet. (Bak: Namaz) (Namaz, dinin direği ve kıvamı olduğu gibi, bütün hasenata fihrist ve örnektir. Kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet ve ulvi bir münasebet ve nezih bir hizmettir. İ.İ.)
 
Osmanlıca -Türkçe herhangi bir sözlükten anlamlarına bakılabilir.
 
Yani SALAT'ın bir anlamı da namazdır. Başlıkta kuran da namaz yok deniyor. Ama vardır hatta vakitleri de ve hatta namaz kılınacağı zaman ve nasıl abdest alınması gerektiği de  geçer. Şuna katılıyorum; kurandan önceki kavimlerde namaz vardır Zerdüşlerde, budist ve hindularda ,musevilerde ve hristiyanlarda. Ayrıca kurana göre; namaz  hz İbrahimden beri varolan bir ibadet olduğu belirtilir.
Hud süresi akşam ve sabah namazlarının vaktini bakara suresi de orta namazin vaktinden bahseder
 
Bu konuda olsa olsa söylenecek eleştiri; 3 vakit namazi nasil 5 vakte  çıkardınız ? olabilir.
 
Eğer kuranı bir kural koyucu, düzenleyici olarak düşünürsek ; hiç bir kural kitabında o işin usulü yazmaz . Bunun için açıklayıcı baska seyler gerekir ki; bu da o donem de peygamberin namaz kılma biçimlerinden ortaya çıkarılmıştır bana göre. Kaldı ki hac suresi 26 da kıyam ruku ve secdeden de bahsedilmiştir.
 
Hac 26
Ve iz bevve’nâ li ibrâhîme mekânel beyti en lâ tuşrik bî şey’en ve tahhir beytiye lit tâifîne vel kâimîne ver rukkais sucûd(sucûdi).
 
1. ve iz bevve'nâ : ve indirdiğimiz (gösterdiğimiz) zaman
2. li ibrâhîme : İbrâhîm'e
3. mekâne el beyti : evin mekânı, Kâbe'nin yeri
4. en lâ tuşrik : senin şirk koşmaman
5. : bana
6. şey'en : bir şey
7. ve tahhir : ve temizle, temiz tut
8. beytiye : benim evimi
9. li et tâifîne : tavaf edenler için
10. ve el kâimîne : ve kaim olanlar, ayakta duranlar
11. ve er rukkai : ve rükû edenler
12. es sucûdi : secde edenler
 
Elmalı Hamdi Yazır meali
 
Bir zamanlar Kâbe'nin yerini İbrahim'e şu şekilde hazırlamıştık: Sakın bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, orada (kıyama) duranlar, ruku edenler ve secdeye varanlar için evimi tertemiz et.
 
Hud 114
وَأَقِمِ الصَّلاَةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِّنَ اللَّيْلِ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ ذَلِكَ ذِكْرَى لِلذَّاكِرِينَ
 
Ve ekımis salâte tarafeyin nehâri ve zulefen minel leyl(leyli), innel hasenâti yuzhibnes seyyiât(seyyiâti), zâlike zikrâ liz zâkirîn(zâkirîne)
 
1. ve ekımı es salâte : ve namazı kıl, ikame et
2. tarafeyin : iki tarafında
3. nehâri : gündüz
4. ve zulefen : ve gecenin ilk saatleri
5. min el leyli : geceden
6. inne el hasenâti : muhakkak hasenat (iyilikler, kazanılan dereceler)
7. yuzhibne : giderir, yok eder
8. es seyyiâti : seyyiat, kötülükler (kaybedilen dereceler)
9. zâlike : işte bu
10. zikrâ : zikir, öğüt, hatırlatma
11. li ez zâkirîne : öğüt alanlar, zikredenler için
Elmalı Hamdi Yazır meali
Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl! Çünkü iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, algılaması olanlara bir öğüttür.
 
Bakara 238 
 
حَافِظُواْ عَلَى الصَّلَوَاتِ والصَّلاَةِ الْوُسْطَى وَقُومُواْ لِلّهِ قَانِتِينَ
 
Hâfizû alâs salavâti ves salâtil vustâ ve kûmû lillâhi kânitîn(kânitîne)
 
1. hâfizû : koruyucu, gözetici olun
2. alâ : üzerine
3. es salavâti : mürşide ulaştıktan sonra, müridin nefsinin kalbine girmeye başlayan Allah'tan gelen 3. nur (ilk ikisi rahmet ve fazldır)
4. ve es salâti el vustâ : ve en efdal, faziletli, en üstün, tavassut
5. ve kûmû : ve kalkın kıyam durun
6. li allâhi : Allah'a, Allah için
7. kânitîne : Allah'ın huzurunda huşû içinde ve
 
Elmalı Hamdi Yazır meali
 
Namazlara, özellikle orta namaza devam edin ve kalkın Allah için divan kurun!
 
Sonuçta kabul edilse de edilmese de arkadan da dolanılsa kuranda namazla ilgili hükümler mevcut. 

Bütün bilimlerin özü “ben kimim" ilmini bilmektir…

Mevlana - Mesnevi II.

#5 democrossian

democrossian

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.051 İleti

Gönderi Tarihi: 16 Eylül 2013 - 12:02

Konunun ortaya konuluş biçiminin sanki modernist, İslam dinini aslına döndürme çabası içinde bir müslümanın ağzından gibi olduğu doğru. Neyin eleştirildiği pek açık olmamış. Kuranda yazan İslam gerçekten farklı görüntü çiziyor. Bu herkesin bildiği bir konu. Fakat bu durum olumlu anlamda değil. Yani Kuran'da anlatılan İslam doğru, iyi, güzel olup da sonradan yapılan eklemeler aslını bozmuş değil. Eklemeler revizyon için yapılmış. Bu çok yaygın bir durumdur. Kuranda yazdığı biçimiyle kabul edilemeyecek bir çok konuya, mezhepler bir çok değiştirme ve süslemeler yapmışlar.

 

Çünkü Kuran'da sistematik bir anlatım yok. Çok önemsiz konular uzun ele alınıyor, daha kötüsü çoklukla aynen tekrarlanıyor. Bu durum Tevrat'tan alıntıların çokluğundan kaynaklanan bir durum. Bir de bu alıntılara bir orijinallik süsü vermek için çeşitli şekillerde farklı anlatma çabası işin içine girince bu durum ortaya çıkıyor. İsraillilerin kesmesi istenen bir sığırın hikayesinin çok fazla ayrıntılarla uzatılması, bir de sanırsam en uzun kısma "bakara" (sığır demektir) adının verilmesi tipik örnek. Sığırın özelliklerini dönüp dönüp tekrar ayrıntılandıracağına, sistematik bir anlatımla ortaya konan inanç sisteminin temel ilkelerini düzgünce anlatabilirdi. 

 

Hadislere baktığınızda namaz konusu son derece önemli bir konu olarak ele alınmış. Hadislere baktığınızda Kuran namaz konusu üzerinde önemle durmuştur herhalde diyorsunuz. Fakat Kurana baktığınızda ise durum hadislerdeki gibi değil. Kuranda namaz yok iddiası tabii ki abartılı. Fakat konu şu ki Kuranda namaz konusundan imalar, bir takım atamalar, kısa geçiştirmelerle bahsediliyor. Öyle önemli bir konu görüntüsü vermiyor.

 

Kuran yoğunlukla ne söylenirse inanılması ve yapılması üzerine aşırı biçimde yükleme yapıyor. Okunduğu zaman tek kaygının, kendisine inanılması olduğu hemen görülüyor. Ne diyorsak kesin inanın, ne diyorsak hemen yapın, yoksa şöyle olur, böyle olur, şöyle öldürülür, şöyle yakılır, şöyle işkence edilirsiniz anlatımlarından başka pek bir şey yok.

 

Bu kadar uzun bir metin, çok daha sistematik ve düzgün bir anlatım içermeliydi. Herhangi bilgi sahibi bir insan otursa, çok daha düzgün, sistematik ve ne ortaya koyduğu net anlaşılır bir metin yazardı. 

 

Bunun nedeni, mutlak itaat istenmesi ve emre amade ordular yaratılmanın amaçlanması. Korkuya dayalı bir mutlak itaat mekanizması oluşturulması. Amaçlanan bu olduğu için diğer konular son derece yüzeysel ele alınmış.


Rastlantının nedenleri vardır. Petronius

#6 irinçköl

irinçköl

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.241 İleti

Gönderi Tarihi: 16 Eylül 2013 - 14:16

Dediğiniz gibi kuranda sistematik bir anlatım yok tıpkı namazda olduğu gibi. Bu da şunu gösteriyor belki de; namaz müslümanların abarttığı tarzda önem içermiyor. Benim burada dikkatimi çeken aslında  var olan şeyin yokmuş gibi alglatılmaya çalışılması ya da tam tersi de olabilir. Aslında yoktur ama var diye bastırılır. 

Bu konuda, Turan Dursun'un , kaynak yayınlarından çıkan "kutsal kitapların kaynakları "diye 3 ciltlik kitabı var. Turan Dursun'un  bu konuda araştırmalarına, hele hele de ateist olduğunu söyleyenlerin, bir itirazları olacağını sanmıyorum. Kopya dinlerden kabul ettiği İslamın bir çok konuyu namaz, hac, kurban  gibi geçmişteki kavimler ve dinlerden aldığını anlatır. SABİİLİK  mesela .Burada da islamdaki gibi rekatlı,rukulu ,secdeli  farz namazlarının olduğunu ve bu farz namazlarının, 3 vakit kılındığını anlatır.

 

Merak edene yukarıda bahsettiğim kitabını tavsiye ederim.

 

Sonuç olarak başlığı açan arkadaşımızın, ya tam araştırma yapmadan  ya da bilerek açtığı bu başlık  ne başlığı itibariyle ne içeriği itibariyle doğru değil. 


Bütün bilimlerin özü “ben kimim" ilmini bilmektir…

Mevlana - Mesnevi II.

#7 ismailix

ismailix

    Yeni Üye

  • Φ Üyeler
  • Pip
  • 33 İleti

Gönderi Tarihi: 16 Eylül 2013 - 17:23

KURANDA NAMAZ YOKTUR.NE ZAMAN NASIL KILINACAĞI DA YAZMAZ

yukarıdaki yazıyı gördüğümde gerçekten çok üzüldüm ve sırf bunun için üye oldum.Baştan onu belirtim.

 

Kuran da namazın olmadığını yazan kişinin rumuz u yada ismi

abdullahabdal (Allah'ın kulu) olması bu konuyu ironikleştirdi. irinçköl ün de yazdığı gibi, Kuran da namazlar ve abdest alma şeklini hatta secdeye varma. Namaz bittikten sonra kalplerin mutmain olsun diye Allah ı tesbih etmek ve namazın sefer halindeyken ve savaş halindeyken nasıl kılınacağı bile var.

Hiç bir kul Kuran ın cümlesini kelimesini hatta noktalama işaretlerini bile değiştirmeye gücü yetmez.

 

ve son olarak Namaz, Dinin direğidir.

bir insanın kafir mi mümin mi olduğuna diline (kelimeyi şahadet ile ), kalbine (inanıp inanmadığına) ve ikrar (amelleriyle (namaz,oruç, zekat, hac gibi))

Ehli sünnet mezheplerden dördü de (hanifi, şafii, maliki ve hanbeli) bunlardan birinin eksik olduğunda kişinin mümin olmadığını ve kafir olduğunu söylemek de ve bu inançda hem fikirlerdir.

 

Allah muhafaza dikkat edelim. ve lütfen şeytanın dilini kalbini kullanmayalım.

ve şunu da unutmayalım.

kişi kabirde ilk namazlarında sorguya çekilecektir.



#8 democrossian

democrossian

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.051 İleti

Gönderi Tarihi: 19 Eylül 2013 - 18:20

Dikkat çeken bir konu, Türkçede kullanılan dini terimlerin çoğunun Arapça olmaması. Namaz Arapça değil. Farsça. Arapçası salat. Abdest Arapça değil. Farsça. Arapçası ne bilmiyorum. Oruç Arapça değil. Farsça. Arapçası savm.

 

Açıkça görünüyor ki Türkler İslamı Araplardan almamışlar. Farslarla bir rekabete girmişler. İslamda başı ben çekeceğim yok ben çekeceğim diye.

 

Dini önce Araplar kullanmış. Sonra kullanma sırası Farslara ve Türklere gelmiş. Dinin aslında ne olduğu, ne olmadığı kimsenin umrunda değil. Amaç onu çıkara ve iktidara alet etmek. Dinin tek işlevi budur. 


Rastlantının nedenleri vardır. Petronius

#9 abdullahabdal

abdullahabdal

    Yeni Üye

  • Φ Üyeler
  • Pip
  • 94 İleti

Gönderi Tarihi: 20 Eylül 2013 - 14:31

Kuranda namazın olmadığını söyleyenlere karşılık olarak Kuranda ki SALAT  “Dua” olarak namaz anlamında çevrilir.

Bu tamamen yanlıştır.

Kuranda Namaza dair hiçbir açıklama bulunmazken namaz kelimesinin olduğunu ifade etmek fayda sağlamayacaktır.

Bu yanlışı söyleyenlerin cehennemden kurtuluşu yoktur.

Kandırdıkları insanları da cehenneme mecbur etmektedirler.

SALAT kelimesinin bilerek ve isteyerek insanları kullanmak için yanlış tercüme edilmektedirler.

Salât kelimesi, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelir.

 

Kuranda namaz varsa, namazda hangi duanın okunacağıda yazılı olmalıdır değil mi?

 

Madem namaz kılınacak,,

Kuranda Şunlar okunacak diye bir ayet verenin 40 yıl kölesi olacağım..

 

Namaz rutieli şu şekilde yapılacaktır..diye ayet getiren olursa da yine 40 yıl kölesi olacağım..

 

Birileri çıkıp ya Brek dansı yada Rockın Roll u namaz diye yapmanızı söyleseydi ne olacaktı..

Kuranda olmadığı için onu yapacaktınız..

 

Allahın kitabı diye bir kitap var diye iddia ediyorsunuz..

Fakat köşede namaz hocası yazarlığı yapan Bekir amca kadar bile namazı anlatamıyor..

 

Yerinizde olsam olmayan şeyi var diye iddia edeceğinize. yok derim...



#10 Memduh

Memduh

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 1 İleti

Gönderi Tarihi: 20 Eylül 2013 - 15:03

Namaz kılmak İslam’ın  Kuran da yazan bir ibadeti değildir.Kuran ın hiçbir yerinde namaz kılınmasına dair bir açıklama yada ayet yoktur.Kimse gösteremez çünkü

.

.

.

cehenneme mecbur etmektedirler.SALAT kelimesinin bilerek ve isteyerek insanları kullanmak için yanlış tercüme edilmektedirler. Salât kelimesi, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelir.

Salat kelimesi Namaz anlamındadır. Namazın nasıl kılanacağı da İkinci kaynağımız olan Rasulullahın sünnetinde vardır. Ama sen namazı inkar ediyorsan ayrı bir şey. Anlaşılan arapça hakkında bilgin hiç yok.



#11 irinçköl

irinçköl

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.241 İleti

Gönderi Tarihi: 20 Eylül 2013 - 15:06

Arkadaşım salatın anlamlarını yazdım.İstediğiniz bir osmanlıca türkçe sözlükten de bakabilirsiniz anlamlarına. Dediğiniz anlama da geliyor. Eğer salat secde, kıyam ,ruku gibi kelimelerin geçtiği yerlerde kullanılıyorsa bunun dua olmayacağı açıktır. Kuranda namaz şu veya bu biçimde vardır. Olup olmaması sizin ona inanıp inanmamanızı gerektirmiyor. Dediğim gibi kuran bir kural kitabıdır. Bugün hukuk düzeninde de aynı şeyler geçerlidir. Yani kural kitabında usuller yazmaz. Usulleri belirlemek için içtihatlara, yerleşmiş uygulamalara bakılır. Bana göre namazın kılınma şekilleri de böyle belirlenmiştir. Hoş hepsini yazmış olsaydı, inanmayanlar için ne değişecekti ,inananlar için ne değişecekti. Yani sadece namaz işine bir sure ayrılmış olsaydı buna inanacak mıydınız.?  

 

Yukarıda da söyledim kuranı namaz konusunda eleştirecekseniz şu daha mantıklıdır. 3 vakit namazı nasıl 5 vakte çıkardınız?


Bütün bilimlerin özü “ben kimim" ilmini bilmektir…

Mevlana - Mesnevi II.

#12 Archi

Archi

    Genç Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPip
  • 149 İleti

Gönderi Tarihi: 20 Eylül 2013 - 16:08

Kuran'da namaz iki vakittir. 

Bir sabah, bir akşam. Gündüzün iki ucu diye geçer ayette. 5 vakit olduğu mütevatir hadislerde geçer. Mütevatir hadisin hükmü farzdır, sonuç olarak 5 vakittir.

Kuran'da namazla ilgili pekçok ayet var. Kuran'da namaz yoktur demek cehaletten olur.

 

Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır. (Nisa Suresi, 103)

 

Gerçekten Ben, Ben Allah'ım, Ben'den başka ilah yoktur; şu halde Bana ibadet et ve Beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl. (Taha Suresi, 14)

 

Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir. (Rad Suresi, 22)

 

Sana Kitap'tan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tür. Allah, yaptıklarınızı bilir. (Ankebut Suresi, 45)

 

Meryem, Rabbine gönülden itaatte bulun, secde et ve rüku edenlerle birlikte rüku et. (Al-i İmran Suresi, 43)

 

Hz. İbrahim için: Rabbim, beni namazı(mda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur. (İbrahim Suresi, 40)

 

Hz. İsa için: (İsa) Dedi ki: “Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana Kitabı verdi ve beni peygamber kıldı.” Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti. (Meryem Suresi, 30-31)

 

 

Namaz vakitleri pek çok Kuran ayetinde açıkça bildirilmiştir. Bu ayetlerden bazıları:

 

Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt). Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin.” (Taha Suresi,130)

 

 
Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Allah'ı tesbih edip (yüceltin). Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de. (Rum Suresi, 17-18)


#13 democrossian

democrossian

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.051 İleti

Gönderi Tarihi: 21 Eylül 2013 - 14:24

Abdullah dostum, her zamanki radikal tutumunu sürdürüyorsun. Yalnız dinin aslında ne olduğunu açıklarken dinci gibi konuşuyorsun. Ben senin ne demek istediğini anlıyorum tabii. Ama namazı icat edenler cehennemde yanacak dediğinde bu yanlış anlaşılmaya çok müsait oluyor. Kendini tamamen başka biri olarak düşünerek yazını bir oku. Kendi bildiklerini bilmediğini ve burada ne anlatılmış, anlamaya çalışan biri olarak kendini farzet. Ne dediğimi anlayacağından eminim. Senin anlatım tarzının bu olduğunu da ben biliyorum. Ama herkes bilmiyor. Gerçi herkesin tarzı bir standart olacak diye bir şart yok. Meşhur yoğurt yeyiş meselesi. Bu da senin tarzın, orası elbette... Ben sadece durumu açıklıyorum, tavsiye değil bu...

 


Rastlantının nedenleri vardır. Petronius

#14 halukgta

halukgta

    Genç Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPip
  • 356 İleti

Gönderi Tarihi: 21 Eylül 2013 - 18:43

Tebliği Allah ın resulü yapmıştır. Yani tebliğ görevi bitmiştir. Bizlere düşen, ben Müslüman ım diyeleri kur'an etrafında toplamaya davet etmektir okadar. Gerisi herkezin kendisine kalmıştır. Var olan bir gerçeğe yok dediğinmizde, o apaçık gerçek yok olacak değildir. Lütfen nefsimizi aldatmayalım.

 

Saygılarımla  Haluk GÜMÜŞTABAK



#15 abdullahabdal

abdullahabdal

    Yeni Üye

  • Φ Üyeler
  • Pip
  • 94 İleti

Gönderi Tarihi: 21 Eylül 2013 - 18:44

Sayın democrossian,

 

Zagor Tenay ormanda herkesin anladığı dilde konuşur derler..

Karşımızda ODTÜ yada İTÜ talebeleri olsa zaten Karadini 5 dakikada anlatırız.

 

Kuran da namazın kelimesi bile yoktur..

Bizde yalan söyleyip var desek...Şu namazı yazılı olan şekliyle Kurana göre kılın desen..bitanesi bile kılamaz ama ...

 

Müslümanlar 1400 yıl önce Günleri biliyorlarmıydı? hayır

Kuranda Cuma diye bir namaz var mı? Hayır

Günden haberi olmayan topluluğun namazımı olur..?

 

Kuranda namazda şu duayı okuyun diye ayet gösterin diyoruz..yok..

bunu bile göremiyorlar..

 

Saygılar



#16 ismailix

ismailix

    Yeni Üye

  • Φ Üyeler
  • Pip
  • 33 İleti

Gönderi Tarihi: 22 Eylül 2013 - 05:40

@abdullahabdal cuma süresini hiç duydun mu?

yaz google a sana arap alfabesi, arapça latin alfabeli yahut türkçe şeklinde yazsın.

 

sana namaz kılmaya bilirsin, cuma ya da gitmeye bilirsin.

 

ama namaz kılanlara ve cumaya gidenlere karşı tavır alma.

 

Allah kur an da günlerin ayların ve yılların sayısını vermiş.

 

Hz. Muhammmed (SAV) vefat ın dan Ey mü'minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç   şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin sünnetidir. demiştir.

 

ve senin nefsinle ilgili meselene gelecek olursak aşağıdaki hadise senin bundan sonrası için gireceğin yola örnektir.

 

Hz. Ali (ra)''a bir gayri Müslim gelip; “Ey Ali siz Müslümanlar öldükten sonra bir hayatın olduğuna inanıp, onun için namaz kılıyor, oruç tutuyor ve dininizin diğer emirlerini yapıp yasaklarından sakınıyorsunuz. Bizler de ölümün bir yok oluş olduğuna inanıp hiç bir şey yapmıyoruz. Şayet bu ölüm yok oluşsa bu kadar eziyetiniz boşa gitmeyecek mi?”

Hz. Ali (ra); “Önce sizin dediğinizin doğru olduğunu düşünelim. Öldükten sonra bir hayat yoksa şayet, o zaman sizde öldükten sonra bir şey görmeyeceksiniz biz de, Dünyada yaşadıklarımızla kalırız… Ya bir de bizim dediğimiz doğru ise, o zaman biz yaşantımız doğrultusunda cenneti kazanacağız siz de inkarınız için cehennemde yanacaksınız” dedikten sonra adam hemen iman edip İslam şerbetinden tatmış oluyor.

 

bak namaz gene var. hep vardı. hep de olacak Allah ın izniyle.

 

Kal selametle.



#17 democrossian

democrossian

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.051 İleti

Gönderi Tarihi: 22 Eylül 2013 - 07:50

Zagor Tenay ormanda herkesin anladığı dilde konuşur derler..

 

grin.gif Haklısın... Baştan söyledim zaten, senin anlatım tarzın ve tarzını değiştirmeni de tavsiye filan da etmiyorum dedim. Konu bence açık. Şu söylediğin konuyu açıklığa kavuşturuyor zaten: Biri çıksın sadece Kurana göre bir namaz kılsın bakalım nasıl kılacak görelim.

 

Cuma hakkında ise Kuranda sadece cuma günü çağrıldığınızda koşup gelin yazar. Koşup geldiler. Ne yapacaklar yazmaz. 

 

Modern yasaların da böyle olduğu, usule dair ayrıntıların içtihatla belirlendiği ise doğru değil. CMUK diye bir şey var. Her ne kadar uygulaması "ileri demokrasi" nedeniyle keyfi olsa da. Adı üstünde, ceza muhakemeleri usulü kanunu. Kuran ile modern hukuk arasında en küçük ilinti yoktur. İçtihatlar usül hakkında olamaz. İçtihat, yeni karşılaşılan durumlarla ilgilidir. Örneğin telefonlarda mesaj özelliği yokken yazılmış yasaya göre, telefon mesajı yoluyla işlenen suçlarda ne yapılacak? Bu konuda içtihat kararı verilir ve sonra yasal düzenlemeye gidilir.

 

Kuran ne yasa, ne anayasa olarak ele alınacak bir özellikte değildir. Çelişkili, sistematikten yoksun, bilime ve insan haklarına aykırıdır. Kuranın tek yazılış amacı vardır, insanları korkutup umdurarak köleler haline getirmek, kullanmak. Hayatlarını, mallarını, özgürlüklerini, her şeylerini sömürmek. Bu amaçla yazılmıştır.


Rastlantının nedenleri vardır. Petronius

#18 abdullahabdal

abdullahabdal

    Yeni Üye

  • Φ Üyeler
  • Pip
  • 94 İleti

Gönderi Tarihi: 22 Eylül 2013 - 10:57

@abdullahabdal cuma süresini hiç duydun mu?

yaz google a sana arap alfabesi, arapça latin alfabeli yahut türkçe şeklinde yazsın.

 

sana namaz kılmaya bilirsin, cuma ya da gitmeye bilirsin.

 

ama namaz kılanlara ve cumaya gidenlere karşı tavır alma.

 

Allah kur an da günlerin ayların ve yılların sayısını vermiş.

 

Hz. Muhammmed (SAV) vefat ın dan Ey mü'minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç   şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin sünnetidir. demiştir.

 


Kal selametle.

 

Allahın emretmesi önemli değil diyorsun..

Allah emretse vahiy olacak ve Kuranda olacak..kuranda olmayan allahın emri değil..

 

Peki Muhammed Allahın emri olmayan bişeyi emretme yetkisini nereden alıyor..

Muhammed Allah mı ..keyfi emirler veriyor...(Namaz..cuma namazı..teravi namazı gibi)

 

Siz Allahamı  yoksa Muhammede mi tapıyorsunuz?

 

Müslümanlar Allah kılıfı altında Muhammede Taparlar...

 

Olmayan Cuma namazı ..Teravi namazı, namaz.. Putların evi Kabeyi ziyaret etmek gibi..



#19 irinçköl

irinçköl

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.241 İleti

Gönderi Tarihi: 22 Eylül 2013 - 11:06

grin.gif Haklısın... Baştan söyledim zaten, senin anlatım tarzın ve tarzını değiştirmeni de tavsiye filan da etmiyorum dedim. Konu bence açık. Şu söylediğin konuyu açıklığa kavuşturuyor zaten: Biri çıksın sadece Kurana göre bir namaz kılsın bakalım nasıl kılacak görelim.

 

Cuma hakkında ise Kuranda sadece cuma günü çağrıldığınızda koşup gelin yazar. Koşup geldiler. Ne yapacaklar yazmaz. 

 

Modern yasaların da böyle olduğu, usule dair ayrıntıların içtihatla belirlendiği ise doğru değil. CMUK diye bir şey var. Her ne kadar uygulaması "ileri demokrasi" nedeniyle keyfi olsa da. Adı üstünde, ceza muhakemeleri usulü kanunu. Kuran ile modern hukuk arasında en küçük ilinti yoktur. İçtihatlar usül hakkında olamaz. İçtihat, yeni karşılaşılan durumlarla ilgilidir. Örneğin telefonlarda mesaj özelliği yokken yazılmış yasaya göre, telefon mesajı yoluyla işlenen suçlarda ne yapılacak? Bu konuda içtihat kararı verilir ve sonra yasal düzenlemeye gidilir.

 

Kuran ne yasa, ne anayasa olarak ele alınacak bir özellikte değildir. Çelişkili, sistematikten yoksun, bilime ve insan haklarına aykırıdır. Kuranın tek yazılış amacı vardır, insanları korkutup umdurarak köleler haline getirmek, kullanmak. Hayatlarını, mallarını, özgürlüklerini, her şeylerini sömürmek. Bu amaçla yazılmıştır.

 

 

1- Herkesin tarzı farkılıdır .Kimi espriyle karışık, kimi son derece ciddi yazar . Ama bu kimseyi aşağılama , hakaret hakkı vermez.  .Arkadaşımızın dediği gibi "cehalet diz boyu "gibi mesela.

 

2- Konunun  başlığına bakarsanız sadece namazın nasıl kılınacağı ile ilgili değil namazın olmadığını da iddia ediyor.

 

Bununla ilgili ayetler yazılınca da iş nasıl kılınması gerektiğine geldi.

 

CMUK yı örnek vermişsiniz. Ne güzel ceza muhakemeleri usulü diye bir kanun var. Yani usul, Türk ceza kanununda yazmaz. Ceza hukuku muhakemeleri diye ayrı bir kanun vardır. Mahkemeler de ,bu kanunda belirtilen usulü  tatbik ederken ,yerleşik uygulamalardan yararlanılır , bunlarda içtihatlarla bellidir.

 

Telefonlarda işlenen suçlarda ne yapılacak diyorsunuz? (Bu konuda düzenleme yokken)

 

-Yürürlükte olan kanuna göre telefon mesajı ile işlenen şey eğere suç sayılmıyorsa suç sayılmayacaktır.İçtihatlarla , kanunda suç olmayan şeyler suç kapsamına sokulamaz Burada da suç olup olmamasıyla, ceza verilip verilmemesiyle, usulünü karıştırdığınız ortada. Suçu ve cezayı TCK belirler. Bu davalarda uygulanacak usulu CMUK belirler. Tıpkı hukuk davalarındaki usulü HMUK un belirlediği gibi.Örneğin sizin miras hakkınızı medeni kanun belirler. Ama bu konuda mahkemelerde izlenecek usulü HMUK belirler.Bu yüzdendir ki yargıtaydaki davalar bir esas yönünden bozulur bir de usul yönünden .Usulle ilgili eksikleri tamamladığınızda dava onaylanır eğer esasta bir sorun yoksa. Usul nedir, tanık nasıl dinlenir, tebligat nasıl yapılır vs gibi.     

 

-Ayrıca merak etmeyin bilişim ile ilgili suçlarda artık kanuni düzenlememiz olduğu gibi,sadece bu suça bakan ayrı mahkemeler de mevcuttur.

 

Yine katılıyorum kuranın sistematik bir anlatımı yoktur ve namazın olduğunu da,  ordan burdan ayetlerin arasından çekip çıkararak buluyorsunuz. Ama sonuçta  buluyorsunuz. Kuran 7.yy arapçasına göre yazılmıştır. Bugünün arapçası ile farklılıklar içerir. Turan Dursun 7.yy arapçasına vakıf ender alimlerden biridir.Bu konuda canından olmuştur. Onun araştırmalarında dahi namazın olmadığı iddia edilmezken, bu arkadaşımızın , bunu iddia ediyor olması ilginç. Herhalde kendisi bu konuda keşfedilmemiş alimlerden biri. Kıymetini bilememişiz :)<smile.png>


Bütün bilimlerin özü “ben kimim" ilmini bilmektir…

Mevlana - Mesnevi II.

#20 irinçköl

irinçköl

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.241 İleti

Gönderi Tarihi: 22 Eylül 2013 - 12:22

 İçtihat, yeni karşılaşılan durumlarla ilgilidir. Örneğin telefonlarda mesaj özelliği yokken yazılmış yasaya göre, telefon mesajı yoluyla işlenen suçlarda ne yapılacak? Bu konuda içtihat kararı verilir ve sonra yasal düzenlemeye gidilir.

 

Kuran ne yasa, ne anayasa olarak ele alınacak bir özellikte değildir. Çelişkili, sistematikten yoksun, bilime ve insan haklarına aykırıdır. Kuranın tek yazılış amacı vardır, insanları korkutup umdurarak köleler haline getirmek, kullanmak. Hayatlarını, mallarını, özgürlüklerini, her şeylerini sömürmek. Bu amaçla yazılmıştır.

 

Böyle bir şey yok .Biz içtihatla bunun ne olduğunu belirleyelim de sonra yasal düzenlemeye gideriz. Hiç bir hak, hiç bir suç ve hiç bir ceza içtihatlarla belirlenemez ve yasanın üstünde değildir. İçtihat kararları ; yasada ya da örfv e adet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın ya da hukukçunun düşüncelerinden doğan kararlardırnokta.png ve bu kararlarla, kanunun  tespit ettiği çerçevenin dışına çıkılamaz. Kanun suçun ,hakkın veya cezanın çerçevesini çizmiştir.Bir davada örnek gösterilen içtihat kararlarının, hiç bir bağlayıcılığı yoktur.Sadece benzer durumdaki olaylar için kullanılır.

 

Namaz konusunda da kuranda, açık , sistematik bir düzenleme yok .Dediğim gibi oradan buradan ayetlerden çekip çıkararak buluyorsunuz namazın olduğunu. İşte içtihat ve yerleşik uygulamaları da bu nedenle örnek olarak verdim.

 

Kuranın  yasa olarak kabul edilip edilmemesine gelince. Bugünün kuralları  düşünüldüğünde tabiiki kabul edilemez. Konu 1400 sene önce bana göre yazılan , inananlara göre tanrının kelamı olan bir kitaptır. Bugünün kafasıyla yorumlamanın doğru olduğunu düşünmüyorum.


Bütün bilimlerin özü “ben kimim" ilmini bilmektir…

Mevlana - Mesnevi II.

#21 abdullahabdal

abdullahabdal

    Yeni Üye

  • Φ Üyeler
  • Pip
  • 94 İleti

Gönderi Tarihi: 22 Eylül 2013 - 22:13

Namaz konusunda da kuranda, açık , sistematik bir düzenleme yok .Dediğim gibi oradan buradan ayetlerden çekip çıkararak buluyorsunuz namazın olduğunu.

Şu ayetleri ver bakalım arkadaş islam dünyası bulamazken..sen buldun madem:)

 

Kuran ayetleriyle bize namazın nasıl bişey olduğunu anlat..

madem bu namazlar var...Ayetler le bu namazlarda ne okuyacağız hadi bi zahmet yazıver..

 

Bu cümleleri kaç defa söyledim..

hala tık yok ve hala yazıyorsunuz..

Bak herkes  söylediğim ayetlerle namazı anlatmanızı bekliyor..

bekir amca ya sorsam beş dakikada anlatır namazı.. kuranda kaç defa eğilineceği..nerede yazıyor?

bekletmeyin insanları



#22 democrossian

democrossian

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.051 İleti

Gönderi Tarihi: 22 Eylül 2013 - 22:51

Böyle bir şey yok 

 

Nasıl olmaz? Yasada olmayan bir durum oluştuğunda yargıç yasada yazmıyor diye beraat mi verecek? Tabii ki üst mahkemeye soracak. Üst mahkeme de içtihat kararı verip konuyu sonuçlandıracak. Meclis de yeni durumla ilgili bir yasa yapmak için harekete geçecek. Bunu yapmazlarsa yasama da yargı da görevlerini yerine getirmemiş olurlar.

 

Örneğin bilişim suçları bu kapsamda olmuştur. Modern hukukta örf adet diye bir şey ise yoktur. Yasa vardır. Hukuk devletlerinde örf adet diye bir şey olmaz. Bunlar geri şeriat kurallarında ve kabile devletlerinde vardır ancak.

 

Kuran’ın günümüz kafasıyla değerlendirilmesi diye bir şey ise yok. Konu din olduğunda günümüz geçmiş gelecek diye bir şey yok. Yani dinin iddiası böyle, bu konuda bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Din bu iddiasını geri alıyorsa başka. Tanrı öldü, ya da dünyayı terk etti, artık ilgilenmiyor diyorlarsa o ayrı. O zaman biz de ona göre konuşuruz. Ama böyle bir şey söylemediler henüz. İsterseniz alo diyanete sorun. “Tanrı ölmüş olabilir mi acaba?” diye bir sorun, bakalım ne diyecekler.

 

Yok eğer konu tarih ise, yine aynı. Arabistan yarımadasını ele geçirmek için Mekke iktidarını devirmek ve iktidarı ele geçirmek isteyen bir grup, bu amaçla bir din yaratırlar. Bu dine lazım olan kitabı yaratmak için de Muhammed’i kullanırlar. Bu sefer de olay bu yani…

 

Yok şimdi ,gerçekler söylenince fincancı katırları mı ürküyor, oylar mı kaçıyor, ne oluyor? Gerçekten daha değerli hiçbir şey yoktur. Değil iktidar, dünya saltanatı bir gerçekten daha değerli değildir. Bir gerçek için yeri gelir hayat feda edilir!

 

Böyle aman fincancı katırları ürkmesin diye çıtırtı bile çıkarmayalım  denmeye devam edilirse, düzen daha çok fincan kervanları düzer. Devrimler önce inanç, fikir planında olur. Dogmalar yıkılmadan devrim olmaz. 


Rastlantının nedenleri vardır. Petronius

#23 irinçköl

irinçköl

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 1.241 İleti

Gönderi Tarihi: 23 Eylül 2013 - 07:34

Şu ayetleri ver bakalım arkadaş islam dünyası bulamazken..sen buldun madem:)

 

Kuran ayetleriyle bize namazın nasıl bişey olduğunu anlat..

madem bu namazlar var...Ayetler le bu namazlarda ne okuyacağız hadi bi zahmet yazıver..

 

Bu cümleleri kaç defa söyledim..

hala tık yok ve hala yazıyorsunuz..

Bak herkes  söylediğim ayetlerle namazı anlatmanızı bekliyor..

bekir amca ya sorsam beş dakikada anlatır namazı.. kuranda kaç defa eğilineceği..nerede yazıyor?

bekletmeyin insanları

 

 

Arkadaşım siz anlaşılan yazılanları da okumuyorsunuz. Siz kuranda namaz yok dediniz .Ben de var dedim ve ayetleri yazdım. Benim namazın nasıl kılınacağına dair bir iddiam yok iletilerim de. Nasıl kılınacağı da, büyük bir ihtimalle yerleşmiş uygulamalardan çıkmıştır dedim.

 

 

 

Nasıl olmaz? Yasada olmayan bir durum oluştuğunda yargıç yasada yazmıyor diye beraat mi verecek? Tabii ki üst mahkemeye soracak. Üst mahkeme de içtihat kararı verip konuyu sonuçlandıracak. Meclis de yeni durumla ilgili bir yasa yapmak için harekete geçecek. Bunu yapmazlarsa yasama da yargı da görevlerini yerine getirmemiş olurlar.

 

Örneğin bilişim suçları bu kapsamda olmuştur. Modern hukukta örf adet diye bir şey ise yoktur. Yasa vardır. Hukuk devletlerinde örf adet diye bir şey olmaz. Bunlar geri şeriat kurallarında ve kabile devletlerinde vardır ancak.

 

Kuran’ın günümüz kafasıyla değerlendirilmesi diye bir şey ise yok. Konu din olduğunda günümüz geçmiş gelecek diye bir şey yok. Yani dinin iddiası böyle, bu konuda bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Din bu iddiasını geri alıyorsa başka. Tanrı öldü, ya da dünyayı terk etti, artık ilgilenmiyor diyorlarsa o ayrı. O zaman biz de ona göre konuşuruz. Ama böyle bir şey söylemediler henüz. İsterseniz alo diyanete sorun. “Tanrı ölmüş olabilir mi acaba?” diye bir sorun, bakalım ne diyecekler.

 

Yok eğer konu tarih ise, yine aynı. Arabistan yarımadasını ele geçirmek için Mekke iktidarını devirmek ve iktidarı ele geçirmek isteyen bir grup, bu amaçla bir din yaratırlar. Bu dine lazım olan kitabı yaratmak için de Muhammed’i kullanırlar. Bu sefer de olay bu yani…

 

Yok şimdi ,gerçekler söylenince fincancı katırları mı ürküyor, oylar mı kaçıyor, ne oluyor? Gerçekten daha değerli hiçbir şey yoktur. Değil iktidar, dünya saltanatı bir gerçekten daha değerli değildir. Bir gerçek için yeri gelir hayat feda edilir!

 

Böyle aman fincancı katırları ürkmesin diye çıtırtı bile çıkarmayalım  denmeye devam edilirse, düzen daha çok fincan kervanları düzer. Devrimler önce inanç, fikir planında olur. Dogmalar yıkılmadan devrim olmaz. 

 

Öncelikle şunu belirteyim baştan beri söyledim .Görülüyor ki anlaşılmamış.Ben inançlı değilim dini savunmuyorum. Ama var olan bir şeye de göz göre göre yoktur demem. Varsa vardır. Evet, ben bugünün mantığı ve düzeniyle o devri ve koşulları sorgulamamnın yanlış olduğu düşüncesindeyim.Tıpkı 1400 sene önce yazılan bir kitabı bugüne uydurmaya çalışmanın ya da o düzenin bugün devamını isteyenlerin yanlış yaptığını düşündüğüm gibi.

 

Arkadaşım ben bilmediğim konularda ahkam kesmem. Bilmediğim konulara da yorum yapmam. İlgimi çekerse okurum , anlamaya çalışırım ve kendim araştırarak bu bilgilerin doğruluğunu  ya da yanlışlığını test eder.Kendi birikimimle yorumlamaya çalışırım. Bu nedenle de hukukta içtihat nasıldır nedir ne değildir , işler nasıl yürür sizinle tartışmayacağım .Çünkü bu konular hakkında en ufak bir fikriniz olduğunu düşünmüyorum. Bu ve diğer forumlarda nedense insanlar bilmedikleri konularda ahkam kesmeye bayılıyorlar ya da yandaş oldukları görüşlerin doğrusunu görüp yanlışlarını görmemeye,,var olanları yok, yok olanları var göstermeye.İllaki kendilerini destekleyen 3-5 kişi de bulunuyor. Bu nedenle bu başlık altındaki tartışma benim açımdan bitmiştir. Size iyi tartışmalar dilerim.


Bütün bilimlerin özü “ben kimim" ilmini bilmektir…

Mevlana - Mesnevi II.

#24 democrossian

democrossian

    Kıdemli Üye

  • Φ Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.051 İleti

Gönderi Tarihi: 23 Eylül 2013 - 07:57

hukukta içtihat nasıldır nedir ne değildir , işler nasıl yürür sizinle tartışmayacağım .Çünkü bu konular hakkında en ufak bir fikriniz olduğunu düşünmüyorum. 

 

Maalesef ben de sizin modern hukuku bilmediğinizi düşünüyorum. Zihninizi dogmadan, şeriat yasalarından tam olarak kurtaramamışsınız. Normaldir, bir anda olmuyor. Ben de bir anda ateist olmadım. Veya oldum fakat bunu bir anda açıkça ifade edemedim.

 

Gücenmeye gerek yok. Kırıcı olmaya da hiç gerek yok. Ben Kafka'nın ilkesine inanırım: "Okuduklarınız beyninize şimşek gibi inmiyorsa neye yarar? Okuduğunuz sizi sarsıp uyandırmıyorsa bir işe yaramaz."

 

Bence devrim dünyada en önemli konudur. Devrim yapamayan insanlık hiç bir iş yapamaz.


Rastlantının nedenleri vardır. Petronius

#25 Misafir_amateur_*

Misafir_amateur_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 23 Eylül 2013 - 09:27

Tüm farklı fikirdeki insanlar bir diğerine göre "ahkam" kesiyordur. Bu nedenle ne kadar farklı fikirde insan varsa o kadar ahkamcı(!) ve 3-5 kişi de destekcisi(fikirdaşı) vardır. Bu doğaldır, aksi düşünülemez.

 

Ortaya bir fikir atılıyorsak, sadece o fikir üzerinde, kişiselleştirmeden ya sonuna kadar savunulmalı, yada doğru görüyorsak kabul edilmelidir. Eğer haklıysak, bilim yasaları, belge ve bulgular savunulan fikirlerimizi doğrularlar.





Cevap ekle