Jump to content
abdullahabdal

KURANDA NAMAZ YOKTUR.NE ZAMAN NASIL KILINACAĞI DA YAZMAZ

Recommended Posts

Allahın yani sizin inancınıza göre Kuranın emirleri olan karınızı sokağa çıkarmayın emrini yerine getirmezsiniz..

 

fakat..kuranda olmadığından dolayı sizin inancınıza göre allahın emri olmayan..

 

İnsan uydurması olan namaz , cuma namazı,, teravi namazını yaparsınız...

 

siz müslüman değilsiniz deyince ,,,

ne dediğimizi anlayamazsınız..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Namaz kılmak İslam’ın  Kuran da yazan bir ibadeti değildir.Kuran ın hiçbir yerinde namaz kılınmasına dair bir açıklama yada ayet yoktur.Kimse gösteremez çünkü yoktur.Namazın nasıl kılınacağı.Ne kadar kılınacağı.Ne zaman kılınacağına dair de ayet yoktur.Hiç kimse namazı açıklayıcı bir söz kuran’da bulamaz ve gösteremez. Göstereceğim diyen olursa Mutlaka Kuran meallerden kontrol ediniz.Kuran da yazanları hadis kitaplarıyla yada başka bir şeyle anlatanlar Allaha ve kurana karşı gelmiş olmaktadırlar.Genel olarak böyle şeylerle çok karşılaşmaktayız. Günümüzde insanları siyasete uygun hareket ettirmek ve onları rahatça kullanabilmek için kuran dışında uygulamalar yapılmakta,insanlar Dinden çıkarılmakta ve Allaha karşı gelmesi sağlanmaktadır.

 

Aşağıda Zerdüş’ün kutsal kitabında namaz  nasıl yapılır anlatılıyor.“Zerdüşt namazına başlamadan önce kişi; ellerini, ayaklarını ve yüzünü yıkar, başa takke veya başörtüsü giyip, güneşe doğru dönerek Ashem, Yatha, Kemna Mazda için dua eder. Güneşin doğuşundan öğlen 12:40’a kadar olan namaza Havan Geh, öğlen12:40 ile 15:40 arasındakine Rapithavan Geh, 15:40 ile günbatımına kadarki namaza Ujiren Geh, günbatımından 24:40’a kadar süresi olan namaza Aiwisuthrem Geh denirken 24:40’dan güneşin doğuşuna kadar kılınması gereken namaza ise Ushahin Geh denir.” Bu namaz da ne tesadüftür ki günde tam 5 vakittir!

 

“İSLAM DA namaz  Kuran da yazmazken NAMAZ I KİMLER NASIL ANLATIR “işte aşağıda açıklaması okuyun.

1-İkindi Namâzı : Öğle vakti bitince başlar. Bu da: İmâm-ı Ebû Yûsüf ve İmâm-ı Muhammede göre,gölge kendisini meydâna getiren cism kadar uzayınca başlar ve güneş kayboluncaya kadar devâm eder.

2- İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfeye göre ise; gölge kendisini meydâna getiren cismin iki misli olunca başlar, güneş kayboluncaya kadar devâm eder.Fekat, güneş sarardıkdan sonra ya’nî üfuk hattına bir mızrak boyu yaklaşınca, her namâzı kılmak harâmdır. Ya’nî ikindi namâzını bu kadar gecikdirmek harâmdır. Fekat, ikindi namâzını kılmamış ise, güneş batıncaya kadar da kılmak lâzımdır.

3-(Mukaddimet-üs-salât), (Tefsîr-i Mazherî) ve (Halebî-yi kebîr)deki hadîs-i şerîfde buyuruldu ki:

fecr doğarken sabâh nemâzını, güneş tepeden ayrılırken öğleyi, herşeyin gölgesi kendi boyu uzayınca ikindiyi, güneş batarken [üst kenârı gaybolunca] akşamı ve şafak kararınca yatsıyı kıldık. İkinci günü de, sabâh nemâzını, hava aydınlanınca; öğleyi, herşeyin gölgesi kendi boyunun iki katı uzayınca; ikindiyi, bundan hemen sonra, akşamı, oruc bozulduğu zemân, yatsıyı gecenin üçde biri olunca kıldık.

 

İşte böyle kuranda olmadığı için aralarında görüşbirliği bile yoktur.Ma’un suresinde Allah namaz kılanı beğen mediğini açık olarak söylemiştir. Dinayet mealinde Namaz kılanlar için Allahın düşünceleri aşağıdaki gibidir.

 

MA’UN-4.5.6.Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,Onlar namazlarını ciddiye almazlar.Onlar gösteriş yaparlar.

 

Kuranda olmayanları Hadislerle yapın diye açıklamak Kuranı ve peygamberini  reddetmektir..Allah mecaz yapmadım açıklayıcı ayetler gönderdim diye aşağıdaki ayetlerde yazdırmış.Allah anlatıp açıklayamamış ben onun yerine açıklayayım diyenler Müslüman olabilir mi siz karar verin.

 

ZUMER-27.yemin ederim, öğüt alsınlar diye biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali verdik.

EN’AM SURESİ-38 AYET.."Kitapta biz, hiçbir şeyi eksik bırakmadık..."

En’am-114:Allah size Kitab’ı açıklanmış  indirmişken, ondan başka hakem mi isteyeceğim?(hakem=hadisci)

NUR SURESİ-46AYET"Andolsun ki, biz, bilmediklerinizi size açık seçik bildiren ayetler indirdik."

BAKARA-159- apaçık ayetleri Kitap’ta açıklamamızdan sonra onları anlamazsınız diyenler var ya,

 

Allah yapılmasını istediğim hiçbir şeyi eksik bırakmadım derken sen nasıl kuranda olmayan bir şeyi  insanlara bu Allahın emridir  diye şart koşarsın?Bu ayetlerden sonra hala kuran yeterli değildir,Kuranda olmayan şeyler için açıklama gereklidir diye düşünen biri nasıl Müslüman’ım diyebilir. Kuran yeterli değil mecaz var o neden  ile hadisçiler olmalı diye düşünen kişiler Kurana ve Allaha karşı gelmiş olurlar.Yukarda ki ayetlerde Allah Mecaz yapmıyorum Kurandan başkasına uymayın demektedir.

 

Kuranda namazın olmadığını söyleyenlere karşılık olarak Kuranda ki SALAT  “Dua” olarak namaz anlamında çevrilir. Bu tamamen sahtekarlıktır. Kuranda Namaza dair hiçbir açıklama bulunmazken namaz kelimesinin olduğunu ifade etmek fayda sağlamayacaktır.Bu yalanı söyleyenlerin cehennemden kurtuluşu yoktur. Kandırdıkları insanları da cehenneme mecbur etmektedirler.SALAT kelimesinin bilerek ve isteyerek insanları kullanmak için yanlış tercüme edilmektedirler. Salât kelimesi, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelir.

Merhaba, burada bulunan yorumları okudum ve ben de cevap yazmak için üye oldum. Öncelikle kuranda namazdan bahsedilmiştir.Bunu inkar etmenin bir anlamı yok.bazı arkadaşlarda ayetleri yazmış ispatlamışlar tekrar yazma gereği duymuyorum. Bunun dışında diyorsun ki madem kuranda namaz kılın diyor nasıl olacağı hangi duaların okunacağı vs. yazmıyor diyorsun ve hiç bir arkadaşta kalkıp buna cevap vermemiş. ben öncelikle insanların kafasına takılan bu tür sorulara biraz açıklık getirmek istedim ben de namaz kılan biriyim ve hep merak ederdim bu duaları birimi çıkarmış nasıl oluyor diye..kafam karışmıştı baya..buyrun akıllara takılan o sorular ..

 

KUR’AN’DAN ANLAYABİLECEĞİMİZ ŞEKLİYLE NAMAZ GEÇERLİ MİDİR?

 

Kur’an’dan anladığımız şekliyle kılınan namaz geçerlidir ve Hz. Peygamber bu namazı kılmış ve göstermiştir. Bunun dışındakiler geleneğin eklemesidir.

 

SÜNNET’E BAŞ VURMADAN YALNIZ KUR’AN İLE YAŞAYABİLİR MİYİZ?

 

Sünnet, gerçek sünnet olmak şartıyla bize yardım ve kolaylık sağlar. Bu kolaylıktan neden kaçalım? Ancak buna dayanarak Kur’an’ı herhangi bir biçimde yetersiz ve tatmin edemez göstermek küfür olur. Kısacası, bir insan sadece Kur’an’dan anladıklarını din olarak yaşasa Allah onu hiçbir hesap ve azaba çekmez. Çünkü Peygamberimizin esas görevi ve anlamı Kur’an’ı insanlığa iletmektir. Ötesi ayrıntıdır

 

NAMAZ KILARKEN OKUDUĞUMUZ DUA VE SURELERİN ANLAMLARINI BİLMİYORSAK NAMAZIMIZ KABUL OLMAZ MI?

 

Namazın kabul meselesi Allah`ın kararına bağlıdır. Ancak anlamını bilmeden yapılan ibadeti Kur`an eleştirmektedir. (Mâûn Suresi, 4-5; Nisa Suresi, 43)

 

AMENTÜ VE ETTEHİYYATÜ DUALARI KUR’AN’DA VAR MI?

 

Amentü ve Ettehiyyatü duaları Kur’an’da yoktur. Bunların yerine herhangi bir dilde başka dualar da okunabilir.

 

NAMAZ KILARKEN OKUDUĞUMUZ SÜBHANEKE ETTAHİYYAT, ALLAHÜMME SALLİ VE BARİK DUALARI KUR`AN`DA YER ALMADIĞI HALDE NEDEN OKUNMAKTADIR? O DEVİRDE TÜM NAMAZLARI PEYGAMBERİMİZ KILDIRIYORSA, NEDEN BU DUALARDA KENDİNDEN ÜÇÜNCÜ ŞAHIS GİBİ BAHSETSİN?

 

Hiçbir peygamber ibadette kendini niyaz konusu yapmaz. Bu, tevhide aykırıdır. Allahümme salli ve barik duaları sonradan eklenmiştir. Peygamberimiz, sübhaneke ve ettahiyyat (bu duada sözünü ettiğiniz kısım da sonradan eklenmiştir) yerine daha başka dualar da okurdu. Bunları siz de okuyabilirsiniz.

Namazda okuna gelen Tahiyyat ve Allahümme salli ve barik duaları da Resul’ün kesin uygulamasında yer almayan ancak tarih içinde Müslümanların kalıp bir dua formuna soktukları dua çeşitlerindendirler. Peygamber bu dualarda 3. Kişi konumundadır. Peygamberin kendi kendine bu duayı yapması dil ve mantık açısından mümkün değildir. Ancak namaz içinde yapıla gelen bu dualar Namazın ilk uygulayıcısı İbrahim (as) ve diğer Resuller’e ve namazın tevhidi ıslahçısı Muhammed (as)’a dua niteliği göz önünde bulundurulduğu müddetçe Salih ameller dahilindedir. Ancak bugün geniş bir kitle bu niyetin tam da zıttı bir tarzda Hz. Peygamberin hayatta olduğunu ve onu gördüğü zannı ile bu duayı okumaktadır. Bu tehlikeli inanç her bakımdan içinde şirk barındırmaktadır. Adeta bu dualar Fatiha Suresindeki “Bizi Nimet verdiklerinin yoluna ilet” (1: 5) ayetinin başka bir tarzda dile getirilmesi olarak düşünüldüğünde makul karşılanabilir. Tahiyyat duası belli bir kalıpta olmayıp kişilerin tercihine bırakılmıştır. Zaten bu duanın rivayetlerle bize ulaşan sahabeden sahabeye değişen bir çok varyantı, şekli mevcuttur. Örnek verecek olursak Sahabeden İbn-i Mesud’un, İbn-i Abbas’ın, İbn-i Ömer’in, Ebu Musa El-Eş’ari’nin, Ömer b. Hattab’ın farklı teşehhud duaları bulunmaktadır

 

KUR’AN’A GÖRE NAMAZ VAKİTLERİ HANGİLERİDİR?

 

Kur’an’da kılmakla yükümlü tutulduğumuz namaz üç vakit olarak gösterilmiş ve adları verilmiştir:

1- Fecir namazı (sabah namazı) (şafak sökmesinden güneşin doğuşuna kadar),

2- Vüsta (orta namaz) (günün ortasında öğle yada ikindi adıyla kılınan namaz),

3- İşa (günün batışından sonra akşam yada yatsı adıyla kılınan namaz) (Güneşin batışından şafağın söküşüne kadar)

 

Ancak Peygamberimiz, bu üç vakte müekked (pekiştirilmiş) sünnet olarak iki namaz daha ekleyerek kılmıştır. Yani bir miktar sevap namaz eklemiştir. Ama çoğunlukla namazlarını üç vakitte toplamıştır. Günün ortasında ve gün batışından sonra kılınan namaza değişik adlar verilmiş olması bu gerçeği değiştirmez.

 

KUR’AN’DA ADLARI İLE GÖSTERİLEN FARZ NAMAZLARININ (FECİR, VÜSTA, İŞA) 3 TANE OLDUĞUNU VE BU FARZLARIN 5‘E ÇIKARILMASININ HZ. PEYGAMBER’İN MÜEKKED (PEKİŞTİRİLMİŞ) SÜNNETİ OLDUĞUNU BELİRTİYORSUNUZ. PEYGAMBERİMİZİN MÜEKKED SÜNNETLERİ NASIL OLUYOR DA REKÂT SAYILARI İLE BİRLİKTE FARZ OLABİLİYOR VE BU BİR İLAVE DEĞİL MİDİR?

 

Cevap: Müekked sünnetin geleneksel anlayış tarafından farz diye verilmesi bizi bağlamaz. Fazla rekât sayısında namaz kılmanınsa Kur’an’la çelişen bir tarafı yoktur. Kılınan bir namazın 2 veya 4 rekat yerine daha fazla kılınmasının hiçbir sakıncası olamaz. Farz, asgari sınırı belirler. Ancak asgari sınırdan daha fazla namaz kılmanın makbul olmadığını söyleyemeyiz.

 

HZ. MUHAMMED’İN YORUMLARI ZAMANI İÇİN MİDİR, YOKSA BÜTÜN ZAMANLAR İÇİN Mİ? ÖRNEĞİN, KUR’AN’DA NAMAZ KONUSU NET DEĞİLKEN PEYGAMBERİMİZ BUNU NET BİR BİÇİMDE BELİRTMİŞTİR. BİZDE HER ZAMAN ONUN KILDIĞI GİBİ Mİ KILMALIYIZ?

 

Peygamberimizin bazı yorumları zaman üstüdür. Bunlar dinin temel ilkeleriyle ilgili yorumlardır. Bazı yorumları ise zamanla kayıtlıdır. Bunlar günlük hayatın pratikleriyle ilgili yorumlardır. Sünnetin büyük kısmı bu ikinci türdendir.

 

NAMAZ KILARKEN NEDEN BAZI SURELERİ OKUMAM GEREKİYOR? NEDEN ALLAH’IMA İÇİMDEN GELEN BİR ŞEYLERİ SÖYLEYEMEM? NEDEN BU ENGELLENMEK İSTENİYOR?

 

Namazda okunması gerekenlerle ilgili görüşünüz gerçeğe uygundur. Namazın esası, insanın içinden geldiği gibi öz yakarışlarını kendi diliyle Yaratıcıya arz etmesidir. İçinden gelenleri ifade etmek üzere kişi ebette ki Kur’an’dan ayetler seçebilir. Ancak birilerinin bir takım sureleri seçip bunlara “namaz sureleri” adını vermesi ve bunların okunmasını dayatması namazın da Kur’an’ın da ruhuna aykırıdır.

Namaza gelince; namaz için filan-falan duaları okumak şartı yoktur. Kur’an’da geçen duaları okumak elbette tercih edilir ancak bunu yapamayanlar içlerinden gelen duaları ederek namazlarını kılarlar. Bunun aksini söyleyenler din adına yalan söylemektedirler.

 

Namaz kılmayanlara yaptırım uygulanır mı?

 

Hz. Ali’ diyor ki;

“Namazı gücünüz yettiği kadar kılın. Şu bir gerçek ki Allah namaz için kimseye azap etmeyecektir. ” (İbn Hemmâm, el-musannef, 3/78)

Bu durumda namaz kılmamıza gerek yoktur DİYEBİLİR MİYİZ?

Namaz dinin emridir ancak azap korkusuyla yapılan ibadet gerçek anlamıyla ibadet olmaz. Bunun içindir ki Cenabı Hak ibadetleri yapmayanlara ceza düzenlememiştir. Namaz kılmayanlara maddi bir yaptırım Kur’an’da yer almamaktadır. Ancak cezanın olmaması savsaklama gerekçesi yapılırsa bunun yaratacağı kayıplar büyük olur.

Namaz Kur’an’da emredilmiştir. Bu emri savsaklayanların Allah tarafından hesaba çekilecekleri tartışılmaz. Azap edip etmeyeceği Allah’ın bileceği bir şeydir.

Hz. Ali’nin sözü yoruma açıktır.

 

İstihare namazına yatılarak sorunlara çözüm bulunabilir mi?

 

Hayır, bulunamaz. İstihare namazı ile hiçbir soruna çözüm bulunamaz. Bulunsaydı İslam dünyası bu halde olmazdı.

 

Namazda secdeye iki defa eğilmek gelenek midir?

 

Secdenin iki defa yapılması Hz. Peygamber`in sünnetidir

 

Kur’an’da namaz sayısının 5 olduğumu söyleniyor? Hüd suresi 114. AYET’TE gecenin vakitleri olarak 3 zamanın belirtildiği, günün 2 ucu da dahil 5 olduğu söyleniyor. DOĞRUMUDUR?

 

Kur’an’da namazla ilgili 5 diye bir rakam asla yoktur.

Diğer söylemler kişisel yorumlardan ibarettir. Bu yorumlara bakıldığında daha başka tespitlerde yapılabilir. Tartışılmayacak gerçek şudur: Kur’an’da adıyla geçen namazlar 3 tanedir. 5 vakit uygulanması Peygamberimizin sünnetiyle belirlenmiştir. Namazların farzı-sünneti gibi ayrımlar fıkıhçılar tarafından sonradan yapılmıştır. Vahye ve bilime dayalı yanları yoktur.

 

Taha suresi 130. ayeti,

“Güneşin doğuşundan önce (sabah namazı), gecenin bazı saatleri (yatsı namazı) ve gündüzün iki ucunda tespih et (namaz kıl)”

ne anlama geliyor?

 

Tespih, namaz değildir. Namaz salât kelimesiyle ifade edilir. Taha 130. ayet tespihten bahsediyor, namazdan yani salât’ tan değil. Kur’ân dışı dinci ekip, Kur’an’daki kavramları parantez açarak, yani ekleyerek kafasındaki fikirlere uyduruyor. Tahrifat ve tahribat yapıyor.

 

Kur`an`da 3 namaz vakti geçtiğini görüyoruz ancak bazı din otoriteleri Taha 130`daki ifadenin 5 vakti işaret ettiğini söylüyorlar. Burada insanların tercümesinden kaynaklanan bir hata mı söz konusudur, işin aslı nedir?

 

Kur`an bu üç vakti isimleriyle saymıştır. 5 olsaydı onların isimlerini de verirdi. Gerçek budur, gerisi yorumdur.

 

Yunus Suresi 87. ayetteki namaz sözcüğünü hangi anlamda alabiliriz?

 

“Mûsa`ya ve kardeşine şunu vahyettik: Kavminiz için kendilerini yerleştirmek üzere Mısır`da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble yapın/karşılıklı yapın ve namazı/duayı yerine getirin! İnananlara müjde ver. ”

Anılan ayetteki salât sözcüğünü bugün kıldığımız namaz anlamında alamayız. Dua etmek anlamını alabiliriz.

 

Salât, namaz ilişkisi nedir?

 

Kur`an; aynı zamanda dua anlamına gelen salâtın bağlı olduğu temel şekil kurallarını da göstermiştir. Ancak geniş anlamda bütün dualar salât kavramı içine de girer.

 

Namazın toplu şekli Kur’an’da verilmiyor, parça parça veriliyor. Açıklar mısınız?

 

O parçaları Hz. Peygamber birleştirerek bugünkü şekliyle namazı göstermiştir. Namaz, toplayıcı bir ibadettir. Rûkü ve secdede söylenen sözler bağlayıcı değildir. Söylemeseniz de olur, yerine başka bir şey söyleseniz de olur.

 

Namazda hangi dua veya sureyi okuyabiliriz?

 

Kur’an’ın dua ayetlerini okumak en ideal yoldur.

 

Namazı nasıl kılacağız, Kur’an’da tarifi var mı?

 

Namazın nasıl kılınacağı Kur’an’da parçalar halinde verilmiştir. Bir bütün olarak nasıl kılınacağını ise Hz. Peygamber bize göstermiştir.

 

Peygamberimiz Kur’an’da 3 vakit olan namazı sevap olsun diye 5 vakit olarak kıldıysa, o zaman fazladan kılınan iki vakitteki namazları farz olarak kabul etmek doğru mudur? Bu fazla olan iki vakit hangileridir?

 

Sabah namazı, günün ortasında kılınan bir namaz ve gün batışından sonra kılınan bir namaz Kur’an’da adlarıyla gösterilmiştir. 5 vakit kılmak ise Peygamberimizin müekked (pekiştirilmiş) diye anılan sünneti cümlesindendir. Günün ortasında ve gün batışından sonra kılınan namaza değişik adlar verilmiş olması bu gerçeği değiştirmez.

 

Namazı sadece farzları ile tarif ediyorsunuz. Sünnetler nasıl var oldu?

 

Borcumuz olan namaz farzlardan ibarettir. Onun ötesinde istediğiniz kadar kılabilirsiniz. Sevap olur.

 

Namaz kılarken okumamız gereken sureleri Türkçe olarak veya içimizden geleni söyleyerek namaz kılabilir miyiz?

 

Söylediğiniz şekilde namaz kılabilirsiniz

 

Biz sadece Kur’an’ın anlattıklarından mı sorumluyuz? Hz. Muhammed’in sünnetleri bu sorumluluğun içinde midir? Namaz, Kur’an’da anlatılan şekilleriyle farz, belirtilmeyen yönleriyle de kişilerin yorumuna açık mıdır?

 

Sorumluluğun ölçüsünü ve çerçevesini Kur’an belirtir. Peygamberimizin sünneti işte bu sorumluluğu kavramamızda bize kolaylık sağlar. Namazlar, Hz. Peygamber’in yorumuna göre kılınır.

 

Namazı günde üç vakit kılarsak rekât sayısı değişir mi? Peygamberimizin üç vakit kıldığını nereden anlıyorsunuz?

 

Namazın vaktiyle rekât sayısının bir ilgisi yoktur. Rekât sayısı değişmez. Peygamberimiz namazı 5 vakit kılar, ancak çoğunlukla bu beş vakti üç vakitte toplardı, yani cem ederdi.

 

Namazın kılınış şekli tam olarak kutsal kitabımızda neden tarif edilmemiştir?

 

Namazın kılınış şekli parçalar halinde verilmiştir. Hz. Peygamber bu parçaları birleştirerek namazı en mükemmel şekliyle göstermiştir. Ancak namazın parçaları olan hamd, şükür, tespih (Allah’ı yüceltmek), secde, rükû, kıraat ayrı ayrı birer ibadettir.

 

Sayı tutturmak için kılınan çok rekât yerine gönül huzuru ve aşk ile kılınan bir rekât namaz daha makbuldür. ” diyorsunuz. Namaz kılarken mümin kişi rekât sayısını kendine göre düzenleyebilir mi?

 

Namaz asgari iki rekâttır. Nafile namazlarda uzun ve dikkatli kılmanın rekât sayısını artırmaktan daha üstün olduğu bütün fıkıh kitaplarında yazılıdır. Çünkü Kur’an’ın istediği huşû sayı çokluğu ile değil sakin ve dikkatli kılmakla elde edilir.

 

Farz namazların 3 olduğunu söylediniz. Bu durumda ikindi ve yatsı namazlarının farzına niyet etmek Hz. Peygamber’i Allah’a şirk koşmak olmaz mı? (Terk edilemez sünnet, v. b. )

 

Namaz Allah için kılınır. Farzına ya da sünnetine niyet diye bir şey yoktur.

 

Özellikle namazlarda sürekli olarak Peygamberimizi anmak, ayetten önce onun dualarını okumak, yapılan duaları O`na salavat getirmeye bağlamak gizli bir şirk olmuyor mu?

 

Söyledikleriniz tamamen Kur`an`a uygundur.

 

Kur’an’da 3 vakit namaz ifade edilmişken, Peygamberimiz neden 5 vakit kılmıştır?sorusuna, “5 vakit kılmış yani bir miktar sevap namaz eklemiştir. Ama çoğunlukla namazlarını üç vakitte toplamıştır. ” diye cevap vermişsiniz. Peygamberimizin farz namazları belirleme(arttırma) konusunda tasarrufu var mıydı?

 

İlaveleri müekked sünnet türündendir. Farz olsaydı zaten üç vakitte toplayamazdı.

 

Güneşin konumları (doğuşu, dik, batışı) niçin namazın kılınma zamanlarını sınırlamaktadır?

 

Güneşe tapanlar bu zamanlarda ibadet ettiklerinden, ona uyulmaması gerektiğini göstermek içindir

 

Siz namaz 3 vakti farzdır, diğer 2`si sünnettir diyorsunuz. Teravih namazını insanlar farz zannetmesinler diye camide kıldırmayan Peygamber Efendimiz neden sizin sünnettir dediğiniz namazları camiye sokmuştur? İnsanların bunu farz zannetmelerinden korkmamıştır. Ve de namazın 3 vaktinin insanlara farz olduğuna dair neden hiç bir hadis yoktur? Ve bir de sizden başka İslam tarihinde başka hiç bir âlim sizinle aynı fikri paylaşmış mıdır?

 

Hz. Peygamber, camide kıldıklarını cem uygulayarak farzdan ayırmıştır. Eğer onlar farz olsaydı, cem imkanıyla üç vakitte toplanamazdı. Teravih ise bir tür merasime dönüştürüldüğü için onu yasaklamıştır. Böyle düşünen çok âlim vardır. Kur`an böyle dediğine göre başka birilerinin olması gerekmez.

 

Hz Peygamber`in namazlarını genelde 3 defada topladığını söyledikten sonra sevap amacıyla ekleme yaptığını söylüyorsunuz. Peygamber bile olsa dine ekleme yapma yetkisi var mıdır?

 

Din tarafından konmuş bir ibadeti fazla yapmak dine ilave değildir. O fazlalar farzlaştırıldığında ilave olur. Hz. Peygamber`in ilave olarak kıldığı müekked (pekiştirilmiş) sünnetler sonradan farzlaştırılmıştır.

 

CUMA NAMAZI VAR MIDIR ,KADINLARA FARZ MIDIR?

 

Cuma namazı, kadın-erkek her mümine farzdır. Diğer namazlar gibi kadın ve erkeğe birlikte emredilmiştir. Kadını bundan istisna edecek hiçbir vahiy verisi yoktur. Ayet ey erkekler değil, ey inananlar hitabıyla başlar.

“Ey inananlar! Cuma günü, namaz/dua için çağrı yapıldığında, Allah`ı anmaya/Allah`ın Zikri`ne koşun! Alış-verişi bırakın! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. ” (Cuma -9)

 

Cuma namazının iki rekât olduğu hangi ayette verilmektedir?

 

Namazın rekât sayısı Kur’an’da yoktur. Ancak namazın vücut bulması için asgari 2 rekâta ihtiyaç vardır. Hz. Peygamber bunu fiilen göstermiştir.

 

Üç cuma namazını mazeretsiz kılmayan dinden ÇIKAR MI?

 

Cuma namazı ile ilgili bu anlayış sonradan dine sokulmuştur. Emeviler okudukları hutbeleri dinlemek istemeyen sahabi neslini, kendilerini dinlemeye mecbur bırakmak için çeşitli dayatmalara gidiyorlardı. Bu da onlardan biridir.

 

 

(bilgiler alıntıdır.detaylı ve diğer bilgilere ulaşmak isteyenler için : diniyazilar sitesinden alintidir...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest BIS Latedre

Abdullah ey ALLAH un kulu. Meryem secde ederken ne için etti. ALLAH rukû edin derken kafaniza gore eğilim mi dedi. Savasirken 2 rekat namazinizi 1 e dizide bilirsiniz derken neyi kasteddi :) kiyamda durun namazdandan önce abdest alin bunları ne için anlatti ALLAH. Kafana gore okuma bence seytanin istediğini yapıyorsun. Namaz kuranda IBrahim as ile başlayan bir ibadet. Salat olarak geçer ve nazi yerlerde iyilik yapmak bazi yerlerde ALLAH i anmak olarak geçer ama bu olmadigi anlamına gelmez kardeşim. Kolayina geliyor diye kilmamazlik yapma yanilirsin

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kuranda Isra ve Hud sürelerinde namaz vakti

olarak yorumlanan ayetler mevcuttur.Bunlar üc vakit olarak verilmistir ancak bazi gelenek ve ictihatlardan sonra namaz bes vakit olarak yerine getirilmektedir.

 

Namaz kelimesi FARSCA bir kelimedir.Ta'zim yani büyük saygi anlamina gelir.Allaha ibadet saygi geregidir.Peygamber bu ibadeti farkli usluplarla yerine getirmistir ama sonuc olarak namazda Allaha yönelmek vardir.Allaha yönelmek her türlü olabilir.Peygamberde bu yönelmeyi ayakta,oturarak ellerini baglayarak veya baglamadan yerine getirmistir.

 

Namazin saflar halinde kilinmasinda ki nedenlerin basinda müslümanlarin birlik ve bütünlügü vardir.

 

Namaz konusunda daha yeterli bilgi gereklidir.Yani kulaktan dolma bilgiler degil gercek bilgiler gerekir.dogrusu da budur.

 

 

 

saygilarla

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest böbrek

"Bilindiği üzere Kur'an-ı Kerim'deki mücmel emir ve hükümleri açıklama yetkisi, onu insanlara tebliğle görevli olan Peygamber (asm) Efendimize aittir. O namazı bizzat kılarak ve Müslümanlara imam olup kıldırarak nasıl kılınacağını öğrettiği gibi, bunların vakitlerini de göstermiştir. Gerek kılınış şekli, gerek vakitleri ile ilgili bu uygulama ameli tevatür olarak, günümüze kadar devam etmiştir. 


Kur'an-ı Kerim' de beş vakit namaza mücmel olarak işaret eden ayetlerden Taha suresinin 130.ayetinde:

"...Güneşin doğmasından önce de, batmasından önce de Rabbını övgü ile tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, rızaya ulaşasın." 

buyurulmuş; güneşin doğmasından ve batmasından önce, gece saatlerinde ve gündüzün iki ucunda olmak üzere beş ayrı vakitte Cenab-ı Hakk'ı tesbih, yani namaz kılmak emredilmiştir. 

Bakara suresinin, "namazlara ve ayrıca orta namaza devam edin" mealindeki 238. ayet-i kerimesinde "namazlar" anlamındaki "salâvat" kelimesi çoğuldur. Arapça da çoğul üçten başlar. "İki'' ye tesniye denir ve ''iki namaz'' sözü "salateyn'' şeklinde söylenir. Demek oluyor ki, ayetteki ''salavat'' sözünden en az üç namaz anlaşılır. Ayrıca bir de "orta namaz" var. Çünkü matuf, matuf aleyhten (üzerine atıf yapılandan) ayrıdır. Bu sebeple "orta namaz", "namazlar'' ifadesine dahil olmadığı gibi, her iki yanında eşit sayı bulunmadığı için, üç namazın arasında yer alacak bir namaza ''orta namaz'' denilmesi de mümkün değildir. O halde, ayetteki "salavat" kelimesi, en az dört namazı ifade eder. Orta namaz buna eklendiğinde beş vakit namaz ortaya çıkar. Orta namazın ikindi namazı olduğu bazı hadislerde açıklanmıştır. 

Hud suresinin 114'üncü ayetinde ise, "Gündüzün iki ucunda ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namaz kıl..." buyurulmaktadır. 

Ayet-i celilede ''gündüze yakın saatler" anlamındaki "zülef" kelimesi, "zülfe" nin çoğuludur. Yukarıda belirtildiği üzere en az üç adedi ifade eder. Demek oluyor ki, bu ayete göre gecenin gündüze yakın saatlerinde, (akşam, yatsı ve sabah namazı olmak üzere) en az üç namaz var. Ayrıca gündüzün iki ucunda da iki vakit var. Böylece bu ayet-i kerimeden de namazın beş vakit olduğu anlaşılmaktadır. 

Bunlardan başka Nisa, 4/103; İsra, 17/78; Rum, 30/17-18; Nur, 24/36; Kaf, 50/39-40; Dehr (İnsan) , 76/25-26 ayet.-i kerimelerinde de beş vakit namaza veya vakitlerine mücmel olarak işaret eden ifadeler bulunmaktadır. Bu mücmel ifade ve işaretler, Rasulüllah aleyhissalatü vesselamın söz ve uygulamaları ile açıklanmış, onun açıkladığı ve uyguladığı şekilde bütün Müslümanlar tarafından ameli uygulama olarak günümüze kadar devam ettirilmiştir. Asr-ı Saadetten beri her asırda Müslümanlar beş vakit namaz kılmış hiç kimse bunun aksini söylememiştir. Bu itibarla "Kur'an' da beş vakit namazın bulunmadığı" iddiasının ilmi hiç bir değeri yoktur."

 

 

 

Kur'an'da beş vakit namaz var mı ve namazın beş vakitte kılınmasının hikmeti nedir?

Belirli şartları taşıyan Müslümanlara günde beş vakit namazın farziyeti Kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Beş vakit namazın eda edileceği vakitlere ve ne şekilde eda edileceğine Kur'an-ı Kerim'in bir kısım ayetlerinde mücmel olarak işaret olunmuş, bu işaretler Rasalüllah (asm.)'in kavli ve fiili sünnetiyle açıklık kazanmıştır.

Bilindiği üzere Kur'an-ı Kerim'deki mücmel emir ve hükümleri açıklama yetkisi, onu insanlara tebliğle görevli olan Peygamber (asm) Efendimize aittir. O namazı bizzat kılarak ve Müslümanlara imam olup kıldırarak nasıl kılınacağını öğrettiği gibi, bunların vakitlerini de göstermiştir. Gerek kılınış şekli, gerek vakitleri ile ilgili bu uygulama ameli tevatür olarak, günümüze kadar devam etmiştir.

 Kur'an-ı Kerim' de beş vakit namaza mücmel olarak işaret eden ayetlerden Taha suresinin 130.ayetinde:

"...Güneşin doğmasından önce de, batmasından önce de Rabbını övgü ile tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, rızaya ulaşasın."

buyurulmuş; güneşin doğmasından ve batmasından önce, gece saatlerinde ve gündüzün iki ucunda olmak üzere beş ayrı vakitte Cenab-ı Hakk'ı tesbih, yani namaz kılmak emredilmiştir.

 Bakara suresinin, "namazlara ve ayrıca orta namaza devam edin" mealindeki 238. ayet-i kerimesinde "namazlar" anlamındaki "salâvat" kelimesi çoğuldur. Arapça da çoğul üçten başlar. "İki'' ye tesniye denir ve ''iki namaz'' sözü "salateyn'' şeklinde söylenir. Demek oluyor ki, ayetteki ''salavat'' sözünden en az üç namaz anlaşılır. Ayrıca bir de "orta namaz" var. Çünkü matuf, matuf aleyhten (üzerine atıf yapılandan) ayrıdır. Bu sebeple "orta namaz", "namazlar'' ifadesine dahil olmadığı gibi, her iki yanında eşit sayı bulunmadığı için, üç namazın arasında yer alacak bir namaza ''orta namaz'' denilmesi de mümkün değildir. O halde, ayetteki "salavat" kelimesi, en az dört namazı ifade eder. Orta namaz buna eklendiğinde beş vakit namaz ortaya çıkar. Orta namazın ikindi namazı olduğu bazı hadislerde açıklanmıştır.

 Hud suresinin 114'üncü ayetinde ise, "Gündüzün iki ucunda ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namaz kıl..." buyurulmaktadır.

 Ayet-i celilede ''gündüze yakın saatler" anlamındaki "zülef" kelimesi, "zülfe" nin çoğuludur. Yukarıda belirtildiği üzere en az üç adedi ifade eder. Demek oluyor ki, bu ayete göre gecenin gündüze yakın saatlerinde, (akşam, yatsı ve sabah namazı olmak üzere) en az üç namaz var. Ayrıca gündüzün iki ucunda da iki vakit var. Böylece bu ayet-i kerimeden de namazın beş vakit olduğu anlaşılmaktadır.

 Bunlardan başka Nisa, 4/103; İsra, 17/78; Rum, 30/17-18; Nur, 24/36; Kaf, 50/39-40; Dehr (İnsan) , 76/25-26 ayet.-i kerimelerinde de beş vakit namaza veya vakitlerine mücmel olarak işaret eden ifadeler bulunmaktadır. Bu mücmel ifade ve işaretler, Rasulüllah aleyhissalatü vesselamın söz ve uygulamaları ile açıklanmış, onun açıkladığı ve uyguladığı şekilde bütün Müslümanlar tarafından ameli uygulama olarak günümüze kadar devam ettirilmiştir. Asr-ı Saadetten beri her asırda Müslümanlar beş vakit namaz kılmış hiç kimse bunun aksini söylememiştir. Bu itibarla "Kur'an' da beş vakit namazın bulunmadığı" iddiasının ilmi hiç bir değeri yoktur.

Cevap 2:

Namaz, Allah'ın emridir. O emrettiği için namaz kılarız. Ancak Allah'ın her emir ve yaşağının binlerle hikmeti vardır. Namazların belli vakitlerde kılınmasının emredilmesinin de elbette bir çok hikmeti olacaktır:

Sabah Vakti

 Biz, sabah vaktine aydınlığın doğmasıyla birlikte yeni ve aydın bir güne kavuşma neşesi içinde girer, biz de böyle bir gün gibi doğmuştuk deriz. Zira bu yeni gün, hem bizim anne karnına düştüğümüz günden, hem de kâinatın yaratılmasında geçen altı günün ilk gününden haber verir. Belli bir şeritten büyük saate doğru tırmanır, yani başımıza doğan bir günün fecrinden, anne karnına düşmemiz ânına, ondan da kâinatın yaratıldığı ilk güne intikal eder, Allah’ın (celle celâluhu), nimetleriyle eteklerimizi doldurması adına bu günleri yaratmasını hatırlarız. Sonra da O’ndan onca uzaklığımıza rağmen, kurbiyetiyle bize yakın olmasını tazim, tekbir ve tesbih için huzura geliriz. İşte bu mânâ içinde eda edilen sabah namazı ne denli yerinde bir ibadettir.

İnsan sabahleyin âdeta yeni bir hayat bulmuş, geçimini te`mîn edecek faaliyetlere başlamak için gerekli vücud zindeliğine kavuşmuş haldedir. Bu canlılık ve zindeliği veren ve onu rızkını te`mîn çabalarında muvaffak edecek olan ise, ancak Allah Teâlâ`dır. Bu nedenle Onun verdiği sıhhat nimetine şükür ve dünyevî çabalarda yardımını celb için, insan sabah namazını kılmakla mükellef tutulmuştur.

Öğle Vakti

İnsan sabahtan akşama kadar Allah`ın verdiği hayat, sıhhat, akıl nimetlerinden faydalanmaktadır. Bu nimetler sayesinde dünyevî işlerinde başarı ve muvaffakıyet sağlamaktadır. İşte nâil olduğu bu muvaffakıyete şükretmek ve bu faaliyetlerin ruhu gaflet ve kasâvet içinde bırakmasına mâni olmak için de, öğle ve ikindi namazları farz kılınmıştır.

İşlerin yoğunluğunda O’nun ferahlığına sığınırız. Öğle vakti, günlük işlerin kemale erdiği ve Allah’ın nimetlerinin doruğa ulaştığı ânı hatırlatır. İnsan, o vakitte günlük işlerin sıkıntısından âdeta boğulacak hale gelir. Bu anda o, bir taraftan bütün bu sıkıntıları atıp kurtulmak, diğer taraftan da günün o saatine kadar Rabbin başından aşağıya yağdırdığı nimetlere karşı şükürde bulunmak maksadıyla mescide koşar ve dünya işlerinden muvakkaten sıyrılarak bir nefes alma fırsatı bulur. Bütün bunlar, ruh için öyle bir teneffüstür ki, insan gerçekten ruhunu dinlese ve kalbinin atışlarına kulak kesilse, âdeta onda dersten bunalan talebenin teneffüse kavuşma heyecan ve helecanını duyacaktır. Yine Efendimiz (asm)’in:

“Şiddet-i hararet cehennemin bir kabarmasıdır...” (Buhari, Mevâkit, 9, 10; Ezan 18; Bedü’l-Halk 10; Müslim, Mesâcid 184; Ebu Davud, Salât 4; Tirmizi, Salât 119)

buyurduğu öğlenin şiddetli hararetinin başları okşadığı zaman mescide koşma, Allah’a teslim olup hiçbir gölgenin bulunmayacağı günde O’nun isim ve sıfatlarının gölgesi altına sığınma, Resul-i Ekrem (asm)’in Livâü’l-hamd sancağı altına girme ferahlığı taşır.

İkindi Vakti

İhtiyarlığı hatırlatır. İkindi vakti, güneşin artık gurûba meyl zamanıdır. Dolayısıyla bu vakit insanlığın ihtiyarladığı ânı ve son peygamber Fahr-i Kâinat (asm)’ın tulûuyla birlikte gurûbunu da hatırlatır. Biz, ikindiyi eda ederken, her şeyin gurûba doğru yüz tuttuğunu ve birkaç saat sonra yeryüzünde her şeyin silinip, kaybolacağını ve ayaklarımızdaki sızı, belimizdeki ağrı, başımızdaki beyaz tüylerle kendi nefsimizin de fâni olduğunu ve zevale doğru yaklaştığını anlarız. İşte tam ümitsizliğe düşeceğimiz böyle bir vakitte ezan sesi kulaklarımıza gelir ve bu fâni hayatı bâkileştirme yolunu bulduk diye sevinir, bu neş’e ile namaza koşarız.

Akşam Vakti

Akşamın yaklaşması ile nihayet bulmaya yüz tutan bir günlük faaliyet ve çabanın, ruhanî bir ibadetle sona erdirilmesi, o gün elde edilen kazanç ve kârlara bir şükran ifadesi olacağından, akşam namazı farz kılınmıştır.

Bir gün sona ermektedir; artık ölüm kapımızdadır. Akşam vakti güneşin batma ânıdır; gün biter, güneş batar ve biz ayrı bir zaman dilimine gireriz. Bu hal, yirmi dört saatlik bir günün ölümüyle birlikte bizim ölümümüzden de haber verir; gün gelip ölecek, bir kefen içine sarılıp el, ayak ve çenemiz bağlanarak kabre konacağız. Başımıza bir çift taş dikilip kabrimiz belirlenecek, eş-dost bırakıp gidecek ve orada yalnız kalacağız... Güneşin batmasıyla birlikte, sâniyenin hareketi saatin hareketini haber verdiği gibi, doğan her şeyin batışını, bütün sistemlerin batışını hatırlar,

“Güneş katlanıp dürüldüğünde, yıldızlar (kararıp) döküldüğünde, dağlar (sallanıp) yürütüldüğünde...” (Tekvir, 81/1-3)

hakikatine şahit oluruz. Bu dehşet ve hayret içinde dâğidâr olan kalbimize teselli vermek ve ruhumuzu inşiraha kavuşturmak için akşam namazına koşarız. Akşam vakti, bir gurûb başında ya ağlamak veya öbür âlemdeki durumumuzu mamur kılma heyecanını yaşamanın ifadesidir. Her şeyin birbirine “elveda” deyip ayrılık türkülerini çağırdığı ve bin bir vâveyla ile inkisarını dile getirmek istediği böyle bir hengâmede duyulan ezan sesleri bize gurûbun içinde yeni bir fecrin haberini verir; ölümümüzle birlikte yeni bir diriliş ve varoluşu bütün kuvvetiyle ruhumuzda yaşarız. Hz. İbrahim (as)’in:

“... batanları sevmem.” (En’am, 6/78)

dediği gibi, batıp gidenlerden, benimle hemdem olup sabah-akşam benimle beraber bulunmayanlardan razı olamam deyip bâki ve lemyezel olan, batanlar karşısında batmayan Allah’a yönelme manası taşır.

Yatsı Vakti

İnsan daha sonra uyku âlemine girecektir. Bir bakıma ölüm nümûnesi olan ve bir bakıma da huzur ve istirahat devresi sayılan bu âleme varmadan önce o günkü hayata kudsî bir ibâdetle son vermek, o âleme ilâhî bir zevk ve ruhanî bir intibahla intikal etmek, Allah`ın af ve mağfiretine ilticada bulunmak, bir hüsn-i hâtime nişânesi olacağından, bunun için de yatsı namazı kılınmaktadır.

 Gün gibi ömür de artık bitmiştir. Yatsı vakti, akşam şafağının bütün bütün kararıp güneşe ait hiçbir emarenin kalmadığı zamandır. Bu zamanda, arkada bırakılan bir günün mevcudiyeti hakkında, bize fikir verecek hiçbir şey yoktur. Zira, gün gittikten sonra, akşam vakti izini ışıklık veya kırmızılık halinde şafağa bırakmış, “beni bir parça daha hatırla” demişti... O kızıllık da gidince, her şey gitmiş ve bitmiş olmaktadır. Yatsı vakti, her şeyin bitişiyle birlikte insan ömrünün de bitip kaybolmasını hatırlatır. Demek insan, aradan seneler geçtikçe hiç yaşamamış gibi olur. İşte yatsı vakti, insana her şeyin bitip tükendiği ve kendisinin kabirde her türlü ışık ve ziyadan mahrum kalacağı bir ânı hatırlatır.

Diğer tarafdan; gerek insanın ve gerek etrafındaki varlıkların hayatında doğma, büyüme, duraklama, ihtiyarlama, sonra da ölüp gitme gibi BEŞ ayrı safha tecellî etmektedir. İşte bu safhalara mukabil olmak ve insanın maddî varlığı ile mânevî varlığı ve çalışması arasında güzel bir muvazene kurabilmek için Hâlikımız günde BEŞ vakit namazı bizlere emretmiştir.

Böyle mukaddes, maddî ve içine alan faydaları muhtevî bir ibâdetle mükellef olduğumuzdan O`na ne kadar şükretsek azdır. Namazın BEŞ vakte tahsisindeki hikmetler, sadece bu söylediklerimizden ibaret değildir. (bk. Nursi, Sözler, Dokuzuncu Söz)
Kaynak: Sorularla İslamiyet

Share this post


Link to post
Share on other sites

Allahın yani sizin inancınıza göre Kuranın emirleri olan karınızı sokağa çıkarmayın emrini yerine getirmezsiniz..

 

fakat..kuranda olmadığından dolayı sizin inancınıza göre allahın emri olmayan..

 

İnsan uydurması olan namaz , cuma namazı,, teravi namazını yaparsınız...

 

siz müslüman değilsiniz deyince ,,,

ne dediğimizi anlayamazsınız..

Kuranda karinizi sokaga cikarmayin seklinde bir ayet bir emir yoktur,belliki birisi kulagina üflemis senin.Ayrica Kuranda namaz vardir olmadiginida birisi üflemis kulagina..original.gif

 

saygilarla

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Müslüman

Bide bu cikti basımıza . Namaz yokmuş.. Isinize nasıl gelirse oyle yorumlayın. Namaz vardır farzdir . Allah'ın özellikle kuranda birçok yerde yapmamızı istediği onemli iki ibadet namaz ve zekattir.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Tahir

KUR’AN-I KERİM’DE 5 VAKİT NAMAZ

 

حَافِظُواْ عَلَى الصَّلَوَاتِ والصَّلاَةِ الْوُسْطَى وَقُومُواْ لِلّهِ قَانِتِينَ

"Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a saygı ve bağlılık içinde namaz kılın." (Bakara 238)

 

Arabca'da çoğul takısı Türkçe'de olduğu gibi 2 ve sonrası değildir , 3 ve sonrası içindir.

Namazlara diyerek en az 3 oluyor , ayrıyetten birde orta namaz diyor , toplam 4 oluyor. Fakat 4 olunca orta olmaz. 5 olmalı ki orta namaz olsun .

 

5 vakit Namazı 2-3 ile sınırlayanlar NAMAZLAR ifadesinden utanmak ve açıklamak zorundadırlar !!!

 

 

İsra 78- “Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar (belirli vakitlerde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazında, gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.”

 

Bu ayette Mufessirlerin izahına göre bu ayette namazın beş vaktini de açıklamaktadır. Güneşin tam tepe noktasından batıya kayıncaya kadar öğlen ve ikindi namazları kılınmaktadır. Güneşin batışından sabaha kadar akşam ve yatsı namazları kılınmaktadır. Sabah namazı ayrıca zikredilmiştir.

 

Şimdi bu ayetten ehli sünnet şeklinde anlamayanlar için net olan namazları çıkaralım.

 

Güneşin batıya kaymasından kasıt öğlen namazıdır , öğlen namazı tam tepede iken kılınmayıp , batıya doğru meylettikten sonra ezan okunur ve öğlen namazı vakti ilan edilir , namaz kılınır.

Gecenin karanlığına kadar ifadesinde ise hem gece vaktinden (akşam namazı) başlayarak , hemde gecenin karanlığına kadar (yatsı namazı) çıkar. Biz yine de buradan onların ifadesiyle sadece akşam namazını kabul edelim .

Sabah namazı için açıklamaya gerek yok , zaten ayet olduğu gibi ismiyle emretmiştir.

En asgari şekilde gayret etmemize rağmen 3 vakit buradan çıkmaktadır. Sabah , öğlen ve akşam namazları .

 

 

Nur suresi 58- “Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz erginlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar mahrem halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için, ne de onlar için bir mahzur yoktur. (Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz.) İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

 

Bu ayeti kerimede Allah c.c. sabah namazını ve yatsı namazı vaktini ismiyle zikretmektedir .

 

 

 

 

GÜNLÜK NAMAZ VAKİTLERİ​

 

 

SABAH VAKTi :

 

Nur: 58 Ey mu'minler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar, mahrem (kapanmamış) halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. İşte Allah âyetleri size böyle açıklar. Allah, (her şeyi) bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

 

Hud :114 Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır.

 

Ta ha :130 (Rasûlüm!) Sen, onların söylediklerine sabret. Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgü ile tesbih et; gecenin bir kısım saatleri ile gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, sen, Allah'tan hoşnut olasın, (Allah da senden!).

 

Taberi Bu ayetin tefsirinde ; "Ey Muhammed , kavminden seni yalanlayan kafirlerin "sen sihirbazsın" "sen delisin" "sen bir şairsin" şeklindeki sözlerine sabret. Güneş doğmadan önce Rabbine hamd ederek tesbih et. Yani sabah namazını kıl. Güneş batmadan önce de Rabbine hamd ederek tenzih et. Yani ikindi namazını kıl. Gecenin bir bölümünde de Rabbini tesbih et. Yatsı namazını kıl. Gündüzün taraflarında da Rabbini tesbih et. Yani öğle ve akşam namazını kıl ki böylece Rabbinin sana vereceği mükafatlardan memnun kalasın.

Ebu Cafer Muhammed B. et-Taberi - Taberi Tefsiri

 

İbn Abbas : Ayet beş vakit namaza delalet eder , fazlasına ve noksanına değil . Buna göre İbn Abbas (r.anh):

"Beş vakit namaz bu ayette mundemiçtir. "Güneşin doğmasından evvel" ifadesi Sabah namazına; "(Güneşin) batmasından evvel" ifadesi de öğle ve ikindi namazına delalet eder. Çünkü bu ikisi güneşin batmasından evveldir."

Ayetteki "gecenin bir kısım saatlerinde ... tesbih et" ifadesi akşam ve en son olarak yatsı namazını içine alır. "Gündüzün" ifadesi de gündüzün iki tarafında olan sabah ve akşam namazlarını te'kid eden bir ifade olmuş olur. Bu tıpkı, "Namazlara, Bilhassa salat-ı vusta'ya devam edin" (Bakara 238) ayetindeki "salat-ı vusta" ifadesi gibi (te'kiddir)

(Fahruddin er-Razi : Tefsir–i Kebir)

 

 

Rum:17-18. Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde Allah'ı (ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur) tesbih edin, namaz kılın.

 

ÖĞLE VAKTİ :

 

İsra 78 Güneş’in zevalinden gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (ki süre içerisinde) namazı kıl....

 

Rum :17-18. Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde Allah'ı (ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur) tesbih edin, namaz kılın.

 

İKİNDİ VAKTİ :

 

Ta ha :130 (Rasûlüm!) Sen, onların söylediklerine sabret. Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgü ile tesbih et; gecenin bir kısım saatleri ile gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, sen, Allah'tan hoşnut olasın, (Allah da senden!).

 

Taberi Bu ayetin tefsirinde ; "Ey Muhammed , kavminden seni yalanlayan kafirlerin "sen sihirbazsın", "sen delisin", "sen bir şairsin" şeklindeki sözlerine sabret. Güneş doğmadan önce Rabbine hamd ederek tesbih et. Yani sabah namazını kıl. Güneş batmadan önce de Rabbine hamd ederek tenzih et. Yani ikindi namazını kıl. Gecenin bir bölümünde de Rabbini tesbih et. Yatsı namazını kıl. Gündüzün taraflarında da Rabbini tesbih et. Yani öğle ve akşam namazını kıl ki böylece Rabbinin sana vereceği mükafatlardan memnun kalasın.

(Ebu Cafer Muhammed B. et-Taberi - Taberi Tefsiri)

 

İbn Abbas : Ayet beş vakit namaza delalet eder , fazlasına ve noksanına değil . Buna göre İbn Abbas (r.anh):

"Beş vakit namaz bu ayette mundemiçtir. "Güneşin doğmasından evvel" ifadesi Sabah namazına; "(Güneşin) batmasından evvel" ifadesi de öğle ve ikindi namazına delalet eder. Çünkü bu ikisi güneşin batmasından evveldir."

Ayetteki "gecenin bir kısım saatlerinde ... tesbih et" ifadesi akşam ve en son olarak yatsı namazını içine alır. "Gündüzün" ifadesi de gündüzün iki tarafında olan sabah ve akşam namazlarını te'kid eden bir ifade olmuş olur. Bu tıpkı, "Namazlara, Bilhassa salat-ı vusta'ya devam edin" (Bakara 238) ayetindeki "salat-ı vusta" ifadesi gibi (te'kiddir)

(Fahruddin er-Razi : Tefsir–i Kebir)

 

Rum : 17-18. Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi (aşiyyen: gündüzün sonu)vaktinde Allah'ı (ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur) tesbih edin, namaz kılın.

Ayrıca Salat’ul Vusta tabiri de makul bir yaklaşıma göre İkindi Namazını belirtmektedir :

 

Bakara: 238 Namazlara ve orta namaza devam edin; gönülden boyun eğerek Allah için namaza durun.

 

AKŞAM VAKTİ :

 

Hud :114 Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır.

(buradaki iki üç günün başı ve sonu yani sabah ve akşam, “Gecenin ilk saatleri” ise yatsıdır.

 

İsra :78 Güneşin zevalinden gecenin karanlığı bastırıncaya kadar namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

 

Rum :17-18 Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde Allah'ı (ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur) tesbih edin, namaz kılın.

 

YATSI VAKTİ :

 

Nur :58 Ey mu'minler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar, mahrem (kapanmamış) halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. İşte Allah âyetleri size böyle açıklar. Allah, (her şeyi) bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

 

Ta ha :130 (Rasûlum!) Sen, onların söylediklerine sabret. Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgü ile tesbih et; gecenin bir kısım saatleri ile gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, sen, Allah'tan hoşnut olasın, (Allah da senden!).

 

Taberi Bu ayetin tefsirinde ; "Ey Muhammed , kavminden seni yalanlayan kafirlerin "sen sihirbazsın" "sen delisin" "sen bir şairsin" şeklindeki sözlerine sabret. Güneş doğmadan önce Rabbine hamd ederek tesbih et. Yani sabah namazını kıl. Güneş batmadan önce de Rabbine hamd ederek tenzih et. Yani ikindi namazını kıl. Gecenin bir bölümünde de Rabbini tesbih et. Yatsı namazını kıl. Gündüzün taraflarında da Rabbini tesbih et. Yani öğle ve akşam namazını kıl ki böylece Rabbinin sana vereceği mükafatlardan memnun kalasın.

(Ebu Cafer Muhammed B. et-Taberi - Taberi Tefsiri)

 

 

İbn Abbas : Ayet beş vakit namaza delalet eder , fazlasına ve noksanına değil . Buna göre İbn Abbas (r.anh):

"Beş vakit namaz bu ayette mundemiçtir. "Güneşin doğmasından evvel" ifadesi Sabah namazına; "(Güneşin) batmasından evvel" ifadesi de öğle ve ikindi namazına delalet eder. Çünkü bu ikisi güneşin batmasından evveldir."

Ayetteki "gecenin bir kısım saatlerinde ... tesbih et" ifadesi akşam ve en son olarak yatsı namazını içine alır. "Gündüzün" ifadesi de gündüzün iki tarafında olan sabah ve akşam namazlarını te'kid eden bir ifade olmuş olur. Bu tıpkı, "Namazlara, Bilhassa salat-ı vusta'ya devam edin" (Bakara 238) ayetindeki "salat-ı vusta" ifadesi gibi (te'kiddir)

(Fahruddin er-Razi : Tefsir–i Kebir)

 

 

Hud :114 Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Vahap

Namaz kılmak İslam’ın  Kuran da yazan bir ibadeti değildir.Kuran ın hiçbir yerinde namaz kılınmasına dair bir açıklama yada ayet yoktur.Kimse gösteremez çünkü yoktur.Namazın nasıl .

.

.

.

henneme mecbur etmektedirler.SALAT kelimesinin bilerek ve isteyerek insanları kullanmak için yanlış tercüme edilmektedirler. Salât kelimesi, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelir.

Kardeşim kuranda namaz vardır.Nisa süresinde ve daha bir çok sürede namazın nasıl kılınacağı ve hangi vakitlerde kılınacağı açık ve nettir.Lütfen biraz daha araştır.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest doğruarayan

Namaz

Arkadaşlar

Kuranda bahsedilen SALAT ne namazdır ne de duadır

Kurandaki SALAT kişinin kendi isteğiyle yapacağı ya da yapması lazım olan SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAdır

Çünkü salattan bahseden tüm ayetlerin akabinde zekat ve yoksullara garibanlara yardım etmekten bahseder

SALAT arapçada bağlamak demektir

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest ayşe arıcı

Namaz kılmak İslam’ın  Kuran da yazan bir ibadeti değildir.Kuran ın hiçbir yerinde namaz kılınmasına dair bir açıklama yada ayet yoktur.Kimse gösteremez çünkü yoktur.Namazın nasıl

.

.

.

bulunmazken namaz kelimesinin olduğunu ifade etmek fayda sağlamayacaktır.Bu yalanı söyleyenlerin cehennemden kurtuluşu yoktur. Kandırdıkları insanları da cehenneme mecbur etmektedirler.SALAT kelimesinin bilerek ve isteyerek insanları kullanmak için yanlış tercüme edilmektedirler. Salât kelimesi, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelir.

"Sana vahyedilen kitabı oku ve namazı kıl. Şüphesiz ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir."Ankebût sûresi (29), 45)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest ayşe arıcı

Allahın yani sizin inancınıza göre Kuranın emirleri olan karınızı sokağa çıkarmayın emrini yerine getirmezsiniz..

.

.

.

ne dediğimizi anlayamazsınız..

namaz insan uydurması değildir siz dinden çıkmışşınız ...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest hüseyin

Namaz kılmak İslam’ın  Kuran da yazan bir ibadeti değildir.Kuran ın hiçbir yerinde namaz kılınmasına dair bir açıklama yada ayet yoktur.Kimse gösteremez çünkü yoktur.Namazın nasıl

.

.

.

bulunmazken namaz kelimesinin olduğunu ifade etmek fayda sağlamayacaktır.Bu yalanı söyleyenlerin cehennemden kurtuluşu yoktur. Kandırdıkları insanları da cehenneme mecbur etmektedirler.SALAT kelimesinin bilerek ve isteyerek insanları kullanmak için yanlış tercüme edilmektedirler. Salât kelimesi, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelir.

peki şuan yapıldığı şekliyle namaz kılmak günahmıdır?

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest adem

Kur- an da namaz yok diyorsunuz ya. Birde hersey kur-an da acik secik diyorsunuz ya iste burada ku-an i hic anlamadiginiz ortaya cikiyor. Kur-an bazi ayetleri acik secik anlantmis ve bunuda o ayete mahsus acik secik anlatildi diye beyan etmis. Size soruyorum o halde peygamber niye gelmis? Kur-ani teblig edip aciklasin diye. Demekki ortada aciklanmasi gereken hususlar var. Abdestin alinis sekli namazin kilinis sekli gibi herseyin acik acik anlatimli olmasi halinda kur-an in kac cilt inmesi gerekirdi. Kur-an baska ayetlerde der ki akil sahipleri icin cok ogutler cok manalar var. Sende akil sahibi isen bunu anlarsin.

Share this post


Link to post
Share on other sites

"Benim kalbim temiz"cilerin uydurmasyonu :) Bunlara kaldıysak herşeye bir bahane buluruz.Özürü olmayan bir ibadetten bahsediyoruz su yoksa toprak ile teyemmüm edip kılacaksın,ayakta duramıyorsan oturup kılacaksın,oturamıyorsan uzanıp kılacaksın,hareket edemiyorsan göz ile kılacaksın yani kaçarın yok kardeş eğer ALLAH'a iman ettiysen Peygamber efendimiz(sav)'i onun elçisi olarak kabul ettiysen bahane aramayacaksın.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest TURHAN

Kuranda namazın olmadığını söyleyenlere karşılık olarak Kuranda ki SALAT  “Dua” olarak namaz anlamında .

.

.

.

Allahınız mı büyük  Yoksa Bekir amcamız mı?

Kuranda namaz 87 yerde GEÇER! NİSA 102-103 YAPILIŞ ŞEKLİ KISMEN VARDIR! 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Namaz kılmak İslam’ın  Kuran da yazan bir ibadeti değildir.Kuran ın hiçbir yerinde namaz kılınmasına dair bir açıklama yada ayet yoktur.Kimse gösteremez çünkü yoktur.Namazın nasıl kılınacağı.Ne kadar kılınacağı.Ne

.

.

.

Kandırdıkları insanları da cehenneme mecbur etmektedirler.SALAT kelimesinin bilerek ve isteyerek insanları kullanmak için yanlış tercüme edilmektedirler. Salât kelimesi, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelir.

allah sana gösterecektir

Share this post


Link to post
Share on other sites

Namaz kılmak İslam’ın  Kuran da yazan bir ibadeti değildir.Kuran ın hiçbir yerinde namaz kılınmasına dair bir .

.

.

.

Kandırdıkları insanları da cehenneme mecbur etmektedirler.SALAT kelimesinin bilerek ve isteyerek insanları kullanmak için yanlış tercüme edilmektedirler. Salât kelimesi, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelir.

 

Tüm farklı fikirdeki insanlar bir diğerine göre "ahkam" kesiyordur. Bu nedenle ne kadar farklı fikirde insan varsa o kadar ahkamcı(!) ve 3-5 kişi de destekcisi(fikirdaşı) vardır. Bu doğaldır, aksi düşünülemez.

 

Ortaya bir fikir atılıyorsak, sadece o fikir üzerinde, kişiselleştirmeden ya sonuna kadar savunulmalı, yada doğru görüyorsak kabul edilmelidir. Eğer haklıysak, bilim yasaları, belge ve bulgular savunulan fikirlerimizi doğrularlar.

hangi ibadeti yaparsak yapalım oruç, hac, zekat, kelime i  şehadet,   namaz kadar ön planda değil, çünkü namaz islamın 1. maddesidir. namaz allaha duyulan saygı,şükür,huzura erme  ifadesidir. ona göre kıyamet kopunca ilk sual namazdan geleceğine göre varın gerisini siz düşünün.

Share this post


Link to post
Share on other sites

hangi ibadeti yaparsak yapalım oruç, hac, zekat, kelime i  şehadet,   namaz kadar ön planda değil, çünkü namaz islamın 1. maddesidir. namaz allaha duyulan saygı,şükür,huzura erme  ifadesidir. ona göre kıyamet kopunca ilk sual namazdan geleceğine göre varın gerisini siz düşünün.

"ona göre kıyamet kopunca ilk sual namazdan geleceğine göre varın gerisini siz düşünün."

 

Ben dusundum. Benim bir cok suallerim var size. Eger bunlara cevap verirseniz, size sevap olur. 

 

Niye Allah kendi yaratiklarindan saygi istiyor? Bu saygiya niye ihtiyaci var ki? 

 

Namazi kilmayanlar bu suallere cevap veremezlerse, atesemi atilacaklar? Niye Allah kendi kullarini ateste yakmaktan ihtiyac duyuyor?

 

Peki Muhammedden once olen insanlar, namaz kilmasini bilmeyenler bu suallere nasil cevap verecekler?

 

Mini bebekler, namaz kilmasini bilmeyenler nasil bu imtihandan gececekler?

 

Namaz kilipda, ezbere soyledikleri arapca dualari anlamayanlar bu suallere nasil cevap verecekler?

 

Bu sualler Arapcami olacak, yoksa Turkcemi? Niye insanlar Arapca dua okumaktan mecbur kalmislar? Allah Arapcadan baska dil bimiyormu?

 

Herkesin ekseriyetle okuduklari FATIHA suresinin bile manasini anlamiyan insanlar bu suallerin nasil altindan kalkacaklar?

 

Niye Allah kendi kullarini imtihana geciriyorki?

 

Bunun gibi sorularin cevaplarini biliyormusunuz?

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest nali

kur an da namaz vardır nisra  hud  ta belrtilir ancak mezhep namazlarında olduğu gibi değildir tabi senin din konusundakı eksik bilgin muhtemelen böyle bi paylaşım yapmana neden olmuştur ama bu paylaşımın seni de tatmin etmemiştir

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Abdulgüneş

çok açık biçimde kuranda NAMAZ YOKTUR. peygamberden sonra bazıları, tüm sistemi önceki haline döndürmüşlerdir. Kuranla bugunkü islamın en ufak bir ilişkisi yoktur. kuran bu gün danimarka finlandiya isveç gibi ülkelerde uygulanmaktadır.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest engin aslan

Boş ve aldatma bu yazı. Dikkatli olun..!

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Misafir

Allaha inanmayan birine sözlerini naaıl inandırabilirim ben?

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.