Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

politika

Φ Süper Üye -
  • İçerik Sayısı

    9.177
  • Katılım

  • Son Ziyaret

  • Lider Olduğu Günler

    57

politika son kazandığı tarih 27 Ağustos 2016

politika en çok beğeni kazanandı!

İçerik İtibarınız

537 Seçkin

politika Hakkında

  • Rütbe
    Süper Üye

Profil Bilgileri

  • Cinsiyet
    Erkek
  • Yer
    bilinmiyor
  • İlgi Alanları
    bilinmiyor

En Son Profil Ziyaretçileri

69.858 profil görüntüsü
  1. politika

    SEHIR HASTAHANELERI

    Iktidarin "YAP-ISLET"modelinin artik "YAP-ISLET-SOY"modeline dönüsmüs oldugunu bilmem hala bilmeyenlerimiz veyahutta anlamayanlarimiz var mi? Anlamak istemeyenlerin varligini biliyoruz onlarla zaten tartismak bile gereksizdir.Cünkü ne derseniz deyin duvar duvardir! Köprülerin,Tünellerin,Yollarin,Hava Limanlarinin YAP ISLET modelini biliyoruz.Biliyoruz ki buralar yapici firmalara verilirken o firmalara bir de GARANTI BELGESI veriliyor.Yani bir ürün satin aldiginizda nasil bir garanti belgesi varsa,Köprüleri,Hava Limanlarini,Yollari ,Tünelleri yapan firmalarada Devlet GARANTI VERIYOR! Ne garantisi? Firma ben falan seyi su kadar paraya yaparim diyor.Iktidar bu teklifi kabul ediyor ve firmaya;Size her ay su kadar taksit ödeyecegim diyor.Ve bu taksit hesaplamasini o yollardan,tünellerden köprülerden gececek arac miktari koyarak taahhüt ediyor.Yani atiyorum;Bu köprüden her ay su kadar milyon arac gececek diye hesapliyor.Firma köprüden gecis ücretini ayarlarken o köprüden gececek olan arac sahibinin mali konumunu gözönüne alarak degil kendi uygun gördügü bir ücret uyguluyor.Yani verebilir veremez diye bir kaygisi olmuyor.Cünkü iktidar yani devleti yöneten kisi o firmaya garanti vermis,sana her ay bu kadar para ödeyecegim diye.Ve aysonunda iktidarin hesaplari tutmayinca devletin kasasindan yapici firmaya taksidini ödüyor.Ödemek zorunda cünkü senet sepet var elinde.Taahhüt etmistir.Yani siz o köprüden gecin gecmeyin o köprü icin para ödüyorsunuz ki buna da en hafif deyimle vatandasini soymak denir. Rahmetli Süleyman Demirel'in cok anlamli bir sözü vardi;demisti ki;Biz birseyler yaptigimizda vatandas DEVLET YAPTI diyordu,simdi ise Recep Tayyib Erdogan yapti deniyor. Evet Süleyman Demirel bu sözüyle gercekte agzini acamayan veya acmayan topluma kapak yapmisti. Simdi bir SEHIR HASTAHANELERI diye bir hamle baslattilar.Nedir bu SEHIR HASTAHANELERI? Devlet Hastahanelerini yikip onlarin yerine kocaman yapilar yaparak bütün hastahaneleri o yapinin icine sigdirmak,yani INSAN SILOSU icin hazirlik! Bu hastahaneler,ayni yol ve köprüler gibi,YAP-ISLET modeli ile yaptirliyor. Simdi güleriz aglanacak halimize sözünün nasil gercek oldugunu anlatmaya calisacagim. Hastahanenin yapilacagi arazi DEVLETIN arazisi,yapacak olan firmaya bedava veriliyor.Yapacak olan firma bu insaat icin gerekli olan parayi yurt icindeki kamu bankalarindan yeterince bulamadigi icin yurt disi bankalara müracaat ederek o bankalardan kredi alirken banka firmadan garanti istiyor.Firma devleti garanti olarak gösteriyor.Yani devlet insaat firmasina kefil oluyor.Kefil olmak demek borclanmak demektir.Firma hastahaneyi yaparken devlete bir fiyat veriyor.Ve her ay bu kadar para alirim diyor.Devlet bu garantiyi veriyor.Peki devlet bu garantiyi verirken neye dayanarak veriyor? Iste simdi püf noktasina geldik! Önce yapilan ve yapilacak bu hastahanelerin maliyetini yazayim: 27 Sehir Hastahanesi icin firmanin kullanacagi kapital miktari 10 Milyar Dolar civarindadir. Peki devlet bu firmaya ne kadar ödeyecek? Tami tamina 27 Milyar Dolar. Bu rakamlar devletin bakani tarafindan verilen rakamlardir. Yani devlet;firmaya bedava arazi verip hastahane yaptiriyor,bunun karsiliginda yapici firmaya 27 Milyar Dolar borclaniyor.Ne güzel degil mi;Kalkiniyoruz ucuyoruz,Bati bizi kiskaniyor! Dünyanin3.Büyük Hava Limani olan ATATÜRK HAVA LIMANI'NI yik( ki degeri 77 Milyar TL) onun yerine 98 Milyar TL 'ye yeni Hava Limani yaptir ve vatandasin sirtina yeni bir yük yükle.Cünkü o havalimaninin adi ATATÜRK olarak geciyor.Amac bu ismi ortadan kaldirmak.Peki yenisine neden Atatürk adini vermedinde ISTANBUL dedin?Amac apacik ortada degil mi?Ayrica yaptirilan Hava Limaniicin dünyanin en büyük Hava Limani diyede yalanlarida cabasi.Dünyanin en büyük hava limanini Cinliler yaptirdi hem de bizimkinin hemen hemen yarisi fiyatina. Her neyse biz yine Hastahaneye dönelim! Yapilan istatistiklere göre dünyada en cok EMAR cekilen ülke Türkiye.Yilda 600 milyon kadar emar cekiliyormus. Her yil 100 milyon hastahane basvurusu yapiliyormus ki yani herkes yilda 8,5 defa doktora cikiyormus.Düsünülürse bu rakamlar korkunc boyutlardadir. Iktidar bunlarin hesabini yapiyor ve verdigi ihaleleride bu hesaplara göre düzenliyor. Katki paylari son bir iki yilda baya bir artti.yani Kanser ilaclari disinda tüm ilaclara katki payi ödenmektedir. Iktidar hastahane ihalesi verirken hastalardan bu parayi cikartmaninda hesaplarini yapmaktadir.Yani ne kadar cok hasta gelirse o kadar rahat ödeme olur hesabini yaparken hastalarida birer müsteri olarak görmektedir.Yani müsteri ne kadar cok olursa o kadar yagli balli olacak hersey. Milletin alinteri vergileriyle yapilmis olan devlet hastahanelerinihic geregi yokken yikip sehir hastahaneleri diye birilerine vatandasi peskes cekerken yikilan hastahanelerin yerine AVM'lerveya Resitanzlar yaptirarak yine devlet malini birilerine peskes cekiyorlar Bunu adina da SOYGUN denir. saygilarla
  2. politika

    Büyük oyun başladı

    Büyük Oyun artik yavas yavas sekillenmeye bir bicim almaya basladi ! Dün PKK istedigi icin yillardir okullarda gururla okunan ANDIMIZ'in okullarda okunmasini yasakladilar,cünkü IMRALI bundan rahatsiz olmustu.Ancak Andimiz'dan rahatsiz olanlarin, birkac gün önce Danistay 8.Dairesi'nin "Andimizin okunmasinda herhangi bir sakinca yoktur,"kararini vermesiyle sadece PKK olmadigini anlamamiza yardimci oldu. Evet PKK Andimizdan rahatsiz olmustu bu dogruve Andimiz yasaklanmisti ancak bu yasak gercekte Andimizdan,PKK'dan daha cok rahatsiz olanlarinda yüzlerini güldürmüstü. Kimdi bu daha cok rahatsiz olanlar?Andimizda herhangi bir irkcilik imasi veya vurgulamasi olmadigi baskalarina hakaret veya saldiri olmadigi halde kimdi rahatsiz olanlar? Simd ben bazi notlarla kimlerden bahsettigimi anlatmaya calisacagim: AKP sayesinde hepimiz TÜRK olmaktan kurtulduk. Aziz Pabuscu-AKP Il Baskani simdi vekil. Türk irki diye bir irk yoktur Yasin Aktay AKP milletvekili Türkce ile bilim olmaz Recep Tayyib Erdogan !AKP'nin cumhurbaskani ve Baskani Daga tasa Ne Mutlu Türk'ü diyene yazarak iptidai bir toplum olduk Abdullah Gül AKP'li Sen Ne Mutu Türküm diyene diye yazarsan öbürüde cikar Nemutlu Kürdüm diyene der: Recep Tayyib Erdogan ve Necmettin Erbakan 90 yillik reklam arasi sona erdi Adi su anda aklimda yok ama Balikesir Milletvekili AKP'li br kadin 90 yillik enkazi kaldirdik Emine Erdogan Bu örnekler cogaltilabilir ancak bukadari bile yeterlidir saniyorum,Andimizin kimleri PKK'dan daha cok rahatsiz ettigi ki;Danistay'in kararina siddetle karsi cikanlarda bunlardi.Ufagindan büyügüne kadar adeta cilginlar gibi Andimiz kararia saldirdilar. Yani Büyük Oyun'un basari ile sonlanmasina 5 yil gibi kisa bir süre kaldigi sirada Danistay'in bu karari kabul edilemezdi.Danistay'in biz yasalara göre karar veriyoruz demesine ragmen saldirilar birbirini takip ederken,AKP'si ve AKP'ye bagli calisan Medya kuruluslari aynen Ergenekon ve Balyoz senaryolarinda yasanan hezeyanlarin benzerlerini sergilemeye basladilar. Bilindigi gibi Ergenekon ve Balyoz kumpasinin Fetulah Gülen ve Recep Tayyib Erdogan komutasinda yürütüldügü o günlerde Recep Tayyib Erdogan bu kumpasin (O zaman kumpas denmiyor Türkiye bagirsaklarini temizliyor-Bülent Arinc deniyordu) SAVCI'si oldugunu aciklamisti.Medya da yalan üstüne yalanlarla saf insan yiginlarina TSK'yi ve Türk devletini beyin yikayarak karaliyordu.Uydurulmus belgelerle para ile kiralanmis yalanci taniklarla,askere kin besleyen PKK'lilarla iftira üstüne iftiralarla sadece TSK degil Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temelleri oyulmaya baslanmisti.Yani BÜYÜK OYUN baslamisti. Sonunda neler oldugunu azcok biliyoruz.Birtakim kisisel nedenlerle birbirlerine düsmüs gibi yapilarak Fetö-AKP isbirligi bitirilmis gibi gösterilerek kumpasin ikinci bölümünün oynanmasina yani BÜYÜK OYUN'un ikinci perdesinin oynanmasina baslandi. BÜYÜK OYUN'un ikinci perdesi 15 TEMMUZ'dur.15 Temmuz ayni zamanda IC SAVAS denemesidir.Basarili olamamis görünsede Türkiye Cumhuriyeti Devleti ele gecirilmistir. OHAL'ler,KHK'lardan bahsetmiyorum, Bir ülkeyi isgal edip zaptedenler muhakkak ki muzaffer olarak her istediklerini yapma gücünüde elde etmis olurlar.15 Temmuz sonrasi olanlari ben böyle yorumluyorum.. Eger farkinda isek,son günlerde ardi ardina Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün heykellerine büstlerine,bir saldiri furyasi baslamistir.Bu yetmezmis gibi sosyal medyada ve bazi yandas medya organlarinda da,Atatürk'e karsi acik acik hakaretler yapilmaktadir.Hani sevmemek farkli bir seydir,Insan birisini sevmeyebilir,ne varki sevmekle saygi duymamak hele de hakaret ve küfür etmek farkli birseydir.Ve daha da önemlisi,Akil hastasi denilen ama gercekte akil hastasi olmayan ve gayet rahat bir sekilde Atatürk'e küfre varacak sekilde saldiran ve kendinede tarihci süsü veren birisi var.Aslinda birkac tane varda bu cok özel birisidir.Öyle özel ki Ergenekon ve Balyozun savcisi olan kisi tarafindan ziyaret ediliyor,Ölüm yildönümenden bir gün önce Atatürk'ün kurmus oldugu DIYANET ISLERI'nin Baskani olan kisi tarafindan resmi olarak ziyaret ediliyor.Kendisine hediyeler veriliyor ve bu kisi öyle bir havaya giriyor ki hasta yatagindan "BENI SEYHÜLISLAM ZIYARET ETTI"diyor ve üstüne basarak Atatürke resmen hakaret ediyor. BÜYÜK OYUN'un ikinci perdesinde gördügümüz manzara;Atatürk'e onun kurmus oldugu devlete ve dolayisiyla bu devletin serefli üyeleri olan ve bunu da NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE sözleriyle percinleyen milyonlarca Türk'ede Atatürk'ü sevdikleri icin AHMAKLAR diye hakaret edilebilen,Atatürkü seven MÜSLÜMAN OLAMAZ denilen sahnelerdir. BÜYÜK OYUN'un ücüncü ve son perdesi 2023'e kadar ve tabii ki 2019 Yerel Secim sonuclarina göre sekillenecektir. Afrin,Menbc,Idlip bunlar tamamen belirli amaclara odaklanmis zihinlerin gündem degistirme ve toplumun dikkatlerini baska yönlere cekerek sinsi ve tehlikeli calismalarini perdelemeye yönelik olaylardir.Ancak bir gercegin altini cizmek gerekir ki bu olaylarda vatan evlatlari bazi kisilerin koltuk sevdasina kurban edilmektedir. Kore'de sehit olan Mehmetcikler icin.o dönemin iktidar partisinin bir üyesinin "BIR AVUC KAN AKITTIK AMA BÜYÜK DEVLETLER ARASINA KATILDIK"demesi gibi bir ihtiras ugruna nice canlarmiz yok oluyor ocaklar sönüyor.Ve BÜYÜK OYUN OYNANIYOR. saygilarla
  3. politika

    Sosyal Demokrasi ve Kemalizm

    Basliklari tek tek inceleyebiliriz.O günler de ülkenin icinde bulundugu sartlarida birlikte incelemek bence daha saglikli olur tarafsiz bir yanit bulabimek icin. Nato'ya CHP'nin yapmis oldugu basvuru 11 Mayis 1950 yilinda reddedilmis,14 Mayis 1950 yilinda iktidara gelen DP bu Nato tezine sarilmis ve 20 Haziran 1950'de patlak veren Kore Savasi'ni NATO'ya girebimek icin bir firsat bilerek BM Cercevesinde meclise bile danismadan ABD'nin yanisira Kore'ye asker gönderme karari almistir.Bu karari alirken BM Üyesi olarak üzerimize düsen sorumlulugu yerine getirmeliyiz tezi'ni savunmustur.DP'nin kodamanlarindan SAMET AGAOGLU Kore Savasi icin "Bir avuc kan verdik ama büyük devletler arasina kabul edildik diyebilmistir. Kore Savasi'nda 750 Mehmetcik sehit olmustur.Bu savasin bizimle uzaktan yakindan hicbir iligisi yoktu. Türkiye'nin bu hamlesine karsi,1951 yilinda NATO'ya girmemiz kabul edildi. Nato'ya girmek istememizin nedenlerinden birisi;Almanya ile olan iliskimizi bahane ederek SSCB'nin 1945 yilinda yenilenmesi gereken "SALDIRMAZLIK PAKTI'NI" tek tarafli olarak feshetmesi ve Stalin'in "Bogazlar,Kars ve Ardahan üzerinde"hak iddia etmesidir.Gerci bu savlar tartisilabilir. Yine ayni sekilde,Marshal Plani denilen ABD'nin fakir ülkeleri kalkindirma plani adi altinda gerceklestirdikleri EKONOMIK ISBIRLIGI ANLASMASI'na tamamen maddi gereksinimlerle basvuran önce kabul edilmeyen sonra kabul edilerek o günkü sartlara göre Türkiye'ye verilen borclar vardir.Tahminen 1948.1951 yillari arasinda 62 milyon Dolar borc verilmistir ki ekonominin yürümesi icin borc alinmasi gayet dogal bir yöntemdir.Ancak Amerikali Yahudi Is Insani DAVID ROCKEFELLER"in yaptigi ve yasananlarinda güclendirdigi bazi itiraflara göre;"TÜRKIYE'ye Menderes Döneminde el attik "ifadesi aslinda bize cok seyler anlatiyor.ROCKEFELLER ayni zamanda"Menderes'in iktidara gelisini biz gerceklestirdik yani destekledik sözüde cok anlamlidir. Menderes "bizden aldigi paralari kalkinma amacli aldigini söylemesine ragmen plansiz projesiz harcamalar yapiyordu"diye de aciklama yapiyor. Öyle saniyorum ki buraya kadar Atatürkten sonra ki Türkiye'nin icinde bulundugu sartlari ve siyasilerin siyasi yanlislarini veya bagimizligimizin nasil siyasi cikarlar ugruna adim adim yok edilmeye baslandigini özetlemis olduk. Cok partili rejime gecildikten hemen sonra CHP'nin icindeki TOPRAK AGALARININ muhalif kisvesi altinda CHP'den ayrilarak Demokrat Parti'yi kurmalari ki Iktidara kimlerin destegi ile getirildiklerini yukarida kisaca özetlemistim.Demokrat Parti ile baslayan sürecte kisa araliklari hesap etmezsek Türkiye sag iktidarlar tarafindan yönetilmis ve halen yönetilmektedir.Ve Türkiye'nin bugün icinde bulundugu vahim siyasi ve ekonomik cürümenin etkilerini hep birlikte yasiyoruz. Dünkü TEK ADAM rejimi savastan cikmis ve yeni kurulmus genc cumhuriyetin güclenmesi,ulusun ve devletin güvenligi icin ne kadar önemliydise bugün TEK ADAM rejimi ülkenin,ulusun ve devletin bekasina dönük büyük bir tehlikedir. Sosyal Demokrasi Ferdinand Lasalle'nin sosyalist fikirlerinden etkilenerek 19 Yüzyilda ortaya cikmistir.Eduard Bernstein'in "Marksizmin yanlis ve hatalarina "karsi Sosyal Demokrasi bilincini gerceklestirip yaymasi ile toplumlar arasinda kabul gören bir siyasi sistemdir.Sosyal Demokrasi bugünkü görünümüyle Kapitalizmin yumusak yüzüdür.Türkiyede kabul görmemesinin nedeni Sol düsüncenin yeterince gelismemis olmasi gelistigi kadarina bile sag düsünce ve akimlarin engel olmasi,Sosyal Demokrasi kavraminin sag idealistler tarafindan bilincli olarak SOSYALIST KAVRAMA dönüstürülmesi ve zaten okumasi kit,okumayi sevmeyen okumaya yönlendirilmemis halk tabakalari tarafindan tukaka ediliyor olmasi ülkemizde tek bir siyasi görüsün kuvvet kazanmasina yol acmistir.Ve cogunluk tarafindan kabul gören bu siyasi görüse karsi baska alternatifler maalesef gelistirilemiyor ve böylece Türkiye icten fethedilmis Dis güclerin icimizdeki unsurlarina hizmet verilen bir devlet haline getirilmistir. Konu basligi güzel bir tespit ancak ülkemizde maalesef Kemalizm yine ayni unsurlar tarafindan ezilmeye calisildigi icin Türkiye ne ekonomik ne de siyasi bagimsizligini koruyamaz bir konumdadir.Kemalizm tam bagimsizlik demektir ancak dis güclerin icimizdeki elemanlari tarafindan Dinlestirilmis ve gercek anlamindan uzaklastirilmistir. saygilarla
  4. politika

    BEKLENEN İNSAN HZ. MEHDİ

    Hz.Mehdi diye bir olay yoktur,Hz.Isa gelecek diye de bir olay yoktur.Son peygamber Hz.Muhammed'dir,Hz.Isa gelecek demek Kurani dolayisiyla Allahi inkar etmektir. Birisi diyor ki;Hz.Mehdi'nin gelecegi bircok hadiste bildiriliyor.Kocaman bir yalan,öyle bir hadis yoktur eger varsa uydurma hadislerden biridir. Peygamberlerin görevi Allahin dinini,emirlerini insanlara anlatmak insanlari dogru yola gitmeleri icin Allahin gösterdigi yolu göstermektir,Kitap gelen peygamberlerin hicbiri kendilerine verilen kitapta yazilanlar disinda kendiliklerinden hicbirsey ilave edip onu Allahin emri gibi göstermemistir. Peygamberimiz Hz.Muhammed'de Allahin Kuraninda olanlari insanlara anlatmis insanlari Kuran isiginda dogru yola yönlendirmistir.Peygamber bu görevi yerine getirirken Kuranda emredilenlerin,yazilanlarin disina cikmamis kendiliginden Allahin emriymis gibi hicbirsey söylememistir.Cünkü böyle bir yetkisi yoktur. Böyle oldugu halde; Kuranda olmayan bircok sey sanki Kuranda varmis da Peygamber bunu söylemis gibi bir tehlikeli yola girmis olan sözde din adamlari ve bunlara inanan saf insanlar var.Eger insanlar Kurani kendi dillerinde okusalar Allahin dinini ögrenmeleri kolay olacaktir.Ancak insanlarin dinlerini ögrenmemesi haciya hocaya basvurarak dinlerini ögrenme yolunu secmis olmalari ,Kurani ögrenmek icin arapca ögrenmek gerektigini sart kosanlar Islam dinini ve müslümanlari maalesef bugünkü durumuna getirmistir. Kuranda Mehdi diye bir kavram yoktur.böyle birisinin gelecegini Kurana dayandirip Peygamberin hadisleri var denmesi hem Allaha karsi gelmektir hem de onun son peygamberine kötü bir yakistirmadir. Allah Kuraninda acik acik:Muhammed'den sonra artik peygamber gelmeyecektir diye bildirmesine ragmen hala Hz.Isa gelecek demek Hiristiyanlarin carpitilmis inanclarina uymak demektir.Cünkü Hiristiyanlar.Hz.Isa'nin öldükten sonra dirildigini ve kiyamete yakin tekrar yeryüzüne gelecegine inanirlar.Müslümanlarinda böyle bir uydurmaya inaniyor olmalari tamamen misyonerlik calismalarinin basarili oldugunu gösterir. Bu nedenle diyoruz ki,Peygamberin vefatindan sonra Islam farkli odaklarin direk veya dolayli manipülasyonlarina hedef olmus ve gercek Islamdan uzaklasilip paralel bir din uydurulmustur.Bu paralel dinde,Allaha ortak kosanlar,Allahin emretmedigi ne varsa var gibi göstermek,Peygamberi bu paralel dinin elcisi yapmak tüm hiziyla devam etmektedir. Devletimize özellikle din cevrelerinden yapilan saldirilar,kurucusuna ve arkadaslarina yapilan hakaretleri bu uydurulmus olan ve özellikle Hiristiyan misyonerliginin ve Siyonizmin katkilari ile yasatilmaya calisilan paralel din zemininde incelemek gerekir. saygilarla
  5. politika

    ALBERT EINSTEIN'IN İSRAİL YORUMU

    Yani,tartisilan konuya bakin; Yahudiler güclü degillermis veya "madem o kadar güclüydüler neden hep zulüm yasadilar?" Gercekleri inkar ederken hangi kriterlere göre inkar ediliyor bunu ancak inkar edenler aciklayabilir. Bugün Amerikan Sinemasi dedigimiz ve gercekten de cok büyük sermayelerle calisan FILM ENDÜSTRISI TAMAMEN YAHUDILERIN elindedir yani Hollywood. Ve dünyanin tanidigi ve cok begendigi filimlerdeki oyuncularin cogusuda Yahudi asillidir.. Güclü dedigimiz ABD'nin bugüne kadar basina gelmis olan Baskanlarin büyük cogunlugu Yahudidir. Bilim Dalinda büyük buluslara imza atan Bilim Adamlarinin ezici cogunlugu Yahudidir. VE BUNLAR IDDIA DEGIL GERCEKLERDIR. Dünyanin en güzel ve en pahali filimlerinin cevrildigi Holywood'un Yahudilerin elinde olmasi onlarin güclü oldugunu anlatir bize. Bilim dalinda insanliga hizmet yolunda en önemli buluslari yapanlarin ödüller alanlarin cogusunun Yahudi olmasi onlarin bilim dalinda da basarili olduklarini gösterir.Yani belki birileri "yasadiklari ülkelerin okullarinda daha iyi egitim veriliyor olmasi"olarak bir gerekce gösterebilirler ancak,o okullarda sadece Yahudi ögrenciler okumuyor. Devlet Baskanlarinin Yahudilerden olmasida bize Yahudilerin güclü olduklarini anlatiyor. Öyle veya böyle,Yahudi calisir,tasarrufu sever,dinine baglidir,Yahudiler arasinda bölünme yoktur birbirlerine kenetlenmislerdir.Siyasi tartismalar bölünme degildir.Türkiyede son 16 yilda millet bölünmüstür cünkü birlik yoktur birlik olmayinca gücte olmaz. Yahudiler ayni zamanda vatan dedikleri topraklarida severler.Hani belki birileri onlari araplarin topraklarina yerlestiler diye elestirebilir ancak bugün Yahudilerin vatan dedikleri topraklarda asirlar önce bugünkü Yahudilerin urdedeleri yasiyordu.O topraklardan sürülerek cikarilmislardir.O topraklara topyekün Filistin denir.Filistin bir cografi isimdir ve Filistinde degisik toplumlar yasiyordu bunlardan biride Yahudiler yani Israilogullariydi.Yani bugün arap topraklari denilen o topraklar ayni zamanda Yahudilerinde topraklariydi.Tarihi ya tarih gibi tartisalim ya da hic tarihe bulasmayalim. Kudüs ta asirlar öncesinden YAHUDI DEVLETI'nin bassehriydi ozaman henüz Islamiyet yoktu.Bugün Kudus'ün Yahudi Baskenti olmasina karsi cikanlar ya Yahudi düsmanidir ya tarihten bihaberdir ya da insanlarin duygularini oy almak icin sömüren yani siyaset yapanlardir. Uzun sözün kisasi;Araplarin elindeyken bugünkü Israil topraklari cöldü.Israille birlikte imar edilerek bugünkü konumuna getirildi.Bugün eger Israil tüm dünyaya limon portakal vs satiyorsa bu onlarin calisiyor oldugunu gösterir. Ve eger araplar israille bas cikamayip baris yapiyorlarsa bu da Yahudilerin güclü oldugunu gösterir Eger bizi yönetenler ISRAILE IHTIYACIMIZ var diyorlarsa Israil güclü demektir. Eger Israil Tevrat'ta bu topraklar bize verilmis diyerek Güneydogu Türkiye'yi de Yahudi Devleti'nin topraklari olarak görüyorsa PKK'yi destekliyorsa.Iran'i tehdit ediyorsa ve eger Türkiye topraklarinda Israili olasi bir Iran saldirisina karsi korumak icin radarlar yerlestiriliyorsa bu da Yahudilerin cok güclü oldugunu gösterir. saygilarla
  6. politika

    Gezi parkı dediğiniz olay dışarıdan idare edilmedi mi?

    Türkiye'de yapilan eylemlerin hicbiri disarian kumanda edilmiyor,Ancak bu eylemler birilerini cok rahatsiz ettigi uykularini kacirdigi icin hep bir slogan üretilmis,yandaslar korosu orkestra sefinden aldiklari isaretlerle senfoniye basliyolar,DIS GÜCLER. Halbuki bu dis gücler Türkiye'nin kalkinmasi icin devamli para yardiminda bulunan güclerdir ayni zamanda. Türkiye'nin kalkinmas icin verilen yardimlar,kalkinmaya degil yandaslara harcaniyor,para verenler bunu elestirdiklerinde,slogan hemen mansetlere tasiniyor.Dis gücler bizi kiskaniyor! Yani Cin dünyaninen büyük havalimanini 12 milyon dolara mal ederken biz sözümona yaptirdigimiz büyük! havalimanina 36 milyon dolar harciyoruz.Ve slogan hazir:BIZI KISKANIYORLAR. Aclik siniri,2000 TL'yi bulmus Yoksulluk siniri 6000 TLyi bulmus,1600 TL Asgari ücret yetmiyor,yemekler iyi cikmiyor,Tahta kurularinin icinde yatiyoruz diye eylem yapildiginda slognhemen hazir;DIS GÜCLER.Yani Türkler hicbirsey yapamaz yapiyorlarsa DIS GÜCLER'in parmagi vardir. Ülke talan ediliyor,yandas firmalar vergi affina ugruyor,ihaleler birbirini kovaliyor,marketlerde satilan ne varsa hepsi yabanci menseli ürünler,ama DIS GÜCLER hic agzimizdan düsmüyor. Cocuguma pantolon alamiyorsam ben niye yasiyorum diyerek intihar eden onurlu bir vatandas yandas medya tarafindan,hükümetin valisi tarafindan,özellikle Bakan tarafindan psikolojik sorunlari varmis denerek utanmadan nerdeyse DIS GÜCLER'in adami hükümeti karalamak icin intihar etti demeye getirildi. GEZI DIs güclerin oyunu degil bu ülkede üniversite bitirip simit satarak hayatini kazananlarin,bu ülkede vergi yükünün altinda ezilenlerin,cocuguna ayakkab alamayanlarin,adaletsizligin artik günlük bir olay olmasina karsi cikanlarin,sömürülenlerin omurgali dik durusudur.Onurlu insanlarin onursuzlara BOP esbaskanligina soyunup ülkeyi bölünme sartlarina getirenlere,mezhepcilik yapanlara karsi onurlu bir durustur. saygilarla
  7. Bu basliktaki haber yalan veya dogru simdi bunun tartismasini yapmak gereksiz ayni zamanda bu basligi acan arkadas en son yazisini 2006 yilinda yazmis.En son yazilan yazi ise 12 Mayis.Yani henüz daha taze. Dedigim gibi bu basliktaki haberin yalan veya uydurma veya gercek ve saklanmis oldugunu tartismak gereksizdir ve büyük ihtimalle basligi acan kisi disinda kalanlarin yani basligi acana hep birlikte hücüm ederek onu linc etmeye kalkismalarida ayri bir olaydir ve onlarin cogusu artik bu forumda yazmiyor saniyorum.Eger yazan varsa eminim ki bana yanit yazacaktir. Bu basligin acildigi tarih henüz FETÖ'nün ortaya cikmadigi fakat el üstünde tutuldugu bir dönemdir.Yani "SAYGIDEGER HOCA EFENDI,BILGE ADAM,VE BUNLARA BENZER "methiyelerin bolca sarfedildigi,özellikle AKP kanadinin kol kanat gerdigi terör cetesinin henüz maskesini indirmedigi dönemde yazilmis bir yazi. Hatirlayin,bir ERGENEKON ve BALYOZ senaryolari Türkiye'nin gündeminu isgal etmis,özellikle yandas denilen Fetulahci MEDYA ve Liberal isimlerin Medyasi neredeyse ölen her tavugun katili olarak Ergenekonculari gösterdigi,savcilarin iddianamlerinin bu medyaya ahlaksizca servis edildigi ve namuslu omurgali Atatürk'cü Cumhuriyetci isimlerin sabahlarin kör saatlerinde coluk cocuklarinin bagirislari aglayislari arasinda yaka paca gözaltina alinip tutuklandigi dönemden bahsediyorum.TSK ve Devletin altini oyarak kendi kirli emellerine kavusmak Laik rejimi yikarak arap seriatini yerlestirmek isteyenlerin yillar yili yaptiklari operasyonlari,tutuklamalari,TSK'ya yapilan hakaretlerin yasandigi dönemden bahsediyorum. Recep Tayyib Erdogan,öyle bir AND ictimi icmedimi diye tartismanin gereksizligi bir yana,ülkede yasanan vahim olaylarin bu AND'la ne kadar benzerlik tasidigini görmemek icin kör anlamamak icin AKP'li veya Fetö'cü olmak gerekir.Yillar yili AKP'ye karsi bu forumda mücadele verdim.Bana AKP düsmani dediler,sanki AKP dostmus gibi.Fetö ile isbirligi yaparak devleti yikmak yerine kendi devletlerini kurmak icin her türlü ahlaksiz kumpasi kurdular.Sonra birbirine düsmus gibi yaparak,halkin oylarini kazanmak icin TSK'ya Kumpas kurdular diye ortaya ciktilar.Kimdi kumpasi kuranlar Fetulah Gülen ile isbirligini yapanlar kimlerdi? Ergenekon ve Balyoz kumpaslarina SAVCI olan kimdi? Genelkurmay Baskanini PKK'li gizli tanikla tutuklatan kimdi? Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda sarkisini Emniyet Teskilati ile birlikte söyleyenler kimlerdi? Fetulahci örgüt Polis Teskilatina sizdi dedigi icin kahpece katledilen AYDINIMIZ NECIP HABLEMITOGLUNU kimler katletti. Bu sorular cogaltilabilir ve bu sorularin hepsinin cevabi bir kiside sabitlenir RTE! Yani demem o ki Recep Tayyib Erdogan o YEMINI YAPTI MI YAPMADI MI tartismasinda tüm gücleriyle Recep Tayyib Erdogan'i koruyanlarin acaba Fetö ile bir baglantilari mi var yoksa?: Yani bugün yasananlar,Türk olmaya karsi verilen ve AKP TARAFINDAN verilen mücadele,ANAYASADAN Laikligi ve Türklügü cikartma cabalari,TEK ADAM REJIMI icin iki yila yakin bir zamandir devam ettirilen OHAL yasasi,Okullarin IMAM HATIPLESTIRILMESI,ATATÜRK DEVRIMLERININ OKUL müfredarlarindan cikartilmasi veya önemsizlestirilmesi,Sistem denilerek REJIM degistirme cabalari yani bunlar Recep Tayyib Erdogan'in ettigi denilen yeminden daha mi zararsiz? Hic kimse ama hic kimse AKP iktidarinin devletin rejimini degistirmek ve ümmet sistemine dayali Islami bir devlet kurma amacini tasimadigini söylemesin. saygilarla
  8. politika

    Silahlara erişimi kısıtlayan yasalar daha katı olmalı mı?

    Son dönemlerde ülkemizde tam bir silahlanma kaosu yasaniyor.Herkesin elinde bir pompali belinde bir tabanca var.Ruhsatli veya degil.Macerayi sevenlerin silahla oynamalari normaldir.Kovboylar hep silahliydilar.Teksas bir zamanlar silahlarin vicdansizca kullanildigi bir bölgenin adidir.Bugün Amerika da her iki günde bir AMOKLAUF denilen yani gözü dönmüs birisinin okullara saldirisini okuyoruz.Onlarca gencecik cocuklar bu saldirganin kurbani oldugu halde Amerika da silah yasaklanmiyor.Yani öldüren öldürsün diyorlar. "SILAH ICAD OLDU MERTLIK BOZULDU"sözünü her türlü aciklayabiliriz.Bugün kafasi atan birseye sinirlenen birisi hemen silahin cekip atesliyor.Medyada silahla adam öldürme haberleri korkutucu boyutlarda.Ancak hükümet bu anlamda hicbisey yapmiyor.Yani ülke Amerikanlasiyor. 15 Temmuzda kaybolan silahlarin nerede oldugu bilinmiyor bunlar öyle basit silahlar degiller.CHP'nin vermis oldugu "SILAHLARI TESLIM ETMEYENLERE HAPIS CEZASI"önergesi kabul edilmedi,Bunun anlami hükümet bu silahlarin kimlerde oldugunu bilmektedir ve bu silahlari bildigi halde toplama niyeti yoktur.Bunun anlamida bu silahlar kimlerdeyse karanlik niyetler icin saklanmaktadir.Acaba 2019'da secimi kaybetmenin intikaminin alinmasi ve iktidarin herseye ragmen AKP'de kalmasini saglamak icin mi bu silahlar toplanmiyor.Ayrica birtakim örgütler var ki bunlara Komando egitimi altinda karanlik isler icin egitim verilmektedir. Silaha erisim ülkemizde acilen yasaklanmali veyahutta cok kati önlemler alinmalidir. Bugün Demokrasinin ne oldugundan bihaber olan yüzde 50'lik bir kesim var ve özellikle silahlanmada bu kesimde daha yaygindir.Demokrasiye karsi olanlarin nüfusa oranla yüzde elli gibi bir pay oranina sahip oldugu bir ülkede demokrasi isteyenlerin hayatlarinin demokrasiye karsi olan ve silahlanan kesim tarafindan tehdit edilir bir düzeye gelmis oldugu da bir tespittir. 2019 secimlerinde AKP'nin kazanmasi durumunda Türkiye bugünkü gibi olmayacaktir.Bunun emarelerini görüyoruz.AKP'nin secimleri kazanmasi veya kaybetmesi durumunda iste bu silahli örgütlerin ne yapacaklari cok önemlidir.Veee ! Akla gelen soru;acaba AKP bu örgütleri 2019 icin mi hazirliyor sorusudur. Silahlanmanin önüne gecilmelidir. saygilarla
  9. politika

    ATATÜRK'Ün Dedesinin İsmi nedir?

    Atatürk'e dinsiz diyenin ben imanindan süphe ederim.Özellikle de OSMANLI gelecek diye sevinenlerinde Türklügünden süphe ederim. Atatürk'ü islam düsmani olarak tanitanlarin onun sözlerini carpitarak degistirip "iste Atatürk bunlari söyledi "diyenlerin kimler oldugunu biliyoruz.Bu KIMLER dedigimiz cevre bir fitne cevresidir.Yani daha acikcasi bir CETEdir.Bunlarin hedefinde Cumhuriyet vardir dolayisiyla Atatürk ve Atatürk'ün kisiliginde Türk düsmanligi vardir.Cünkü Osmanlida Türk demek suctu ve Türkler sadece hizmetciydi.Sarayda ise devsirmeler yani gayri müslim pasalar,sadrazamlar,ve padisahtan cocuk peydah etmis olan yine gayri müslim kadinlarin cekismeleri kavgalari entrikalari vardi.SEVR Anlasmasi ile Osmanli resmen sona ermisti.Türkiye parcalanmis Türklere de ayip olmasin diye bir mezarlik yeri birakilmisti.Bunlari bilmeden ögrenmeden hala osmanli dienlerin ben gercekten insanliklarindan da süphe ederim. Atatürk din düsmani degildi ve müslümandi.Ama velev ki müslüman olmasaydi müslümanim diye gecinen cok imansizdan daha insandi.Atatürke olan düsmanlik Türk kimligini yeniden öne cikarmasi,Bir Türk devletini kurmasi,Milleti cagdaslik yolunda bilinclendirmesi ve emperyalizimin tasmasindan kurtarmasidir.Bugün emperyalizmin kucaginda oturanlar Atatürke dil uzatiyorlar. Osmanli padisahlarini hicbiri hacca gitmemistir.cünkü onlarin damarlarinda müslümanlik diye birsey yoktu,Orhan Gazi disinda kalan tüm Osmanli padisahlarinin esleri gayrimüslimdi.Yani hiristiyandir.Ve bu hiristiyanlik duygusu o kadar damarlarinda yer etmisti ki padisah esi olmalarina ragmen Anadoluda Türk kiyimi yapilmasini alkisliyordular.Osmanli icin Türk derler yanlistir:osmanlinin kim oldugu tam olarak bilinmemektedir.Türk diyenler Osmanlinin Türk düsmanligini aciklamaktan acizdirler.Türk icin Idrak-i bi Müdrik yani kafasiz Türk diyen osmanli devsirmeler komutasinda savaslarda hep Türk evlatlarini öne sürmüstür.Kendisini Türklere degil YENICERI'lere emanet etmistir.Yeniceriler Türklerden degil devsirme oglanlardan kurulu bir ocakti.Yani isgal edilen yerlerden ele gecirilern gencleri alip asker olarak yetistiriü padisahin koruma hizmetine veriyordular.Damarlarinda Türk kani tasimayanlara daha cok güveniyordu Osmanli. Atatürk hicbir camiyi ahir yapmadi,bu ahlaksizca bir yalan bi iftiradir.Aksine Atatürk bircok camini yapilmasinda onarilmasinda yardimci olmus,Japonyada bir cami yaptirmistir.Atatürk islama hicbir zaman küfretmemis hakaret etmemis tam aksine Islami yücetmis ve milletin dinini ögrenmesi icin Kurani tefsir ettirmistir.Imam Hatip okullani acmis cocuklarin dinlerini daha dogru ögrenmelerine imkan saglamistir.Dedigim gibi Atatürk'e dinsiz diyenlerin ben imanlarindan ve Türklüklerinden süphe ederim.Araplarin Türk düsmanligi bilinmektedir. saygilarla
  10. politika

    12 EYLÜLDE ÖLDÜRÜLEN SAĞCILAR

    Demokrasi ile yönetilen ülkelerde her görüste insanlarin olmasi bir cesitliliktir,radikallerin ülke cikarlarina fiili olarak zarar vermeye baslamadiklari sürece bu cesitlilik demokrasinin güzelliklerindendir. 12 Eylül öncesi yaratilan iklimde,sözde Komünist denilenler yani SOLCULAR ve bunlarin karsisinda da sözde milliyetciler yani SAGCILAR vardi.Bu iklimi yaratanlar,ayni zamanda kiskirtmalari ile bir savas ortamini hazirliyordular. Bir yanda özgürlük ve tam bagimsizlik isteyen bir cephe,cephe diyorum cünkü durum öyleydi.Diger tarafta ise emperyalizmin bekciligine soyunmus sözde vatansever milliyetci cephe. Bu milliyetci cephe genelde milliyetcilikten cok Islamci cepheydi.Karsi cephede ise tabiiki cürük elmalar vardi.Ancak bu cürük elmalar tam bagimsizlik isteyen emperyalizm karsitlarinin arasinda kayboluyorlardi.Yani bir sey ifade etmiyordular.Emperyalizmin karsisinda olanlarin hedefinde Amerika vardi cünkü bas emperyalist Amerikaydi Emperyalizmin karsisinda olanlarin karsisindaki sözde milliyetci cephe ise Amerikan yanlisiydi yani emperyalizmin hizmetindeydiler. Iste damla damla baslayan yagmurun ahmak islatan hale dönüsmesi ve sonra da saganak haline gelmesi gibi ülkede bir cinayetler katliamlar dönemini baslatmisti.Sagci-Solcu savas veriyordu ülkede,birbirlerini öldürüyordular.Bir taraf yani sözde milliyetci taraf KOMÜNIZME ÖLÜM sloganlari esliginde SOLCU avina cikarken karsi taraf kendini savunmak icin ayni yöntemlere basvuruyordular.Bu ortami yaratanlar ise ellerini ogusturup fasist bir darbenin cigirtkanligini yapiyordular.Olaylar cigirindan cikmis birseylerden habersiz ama huzursuz olan halk buna bir son verilmesini istiyordu bu son da ancak askeri bir müdahale ile olabilirdi nitekim de öyle oldu. Günde 20-30 insanin öldürüldügü ülkede bir anda cinayetler durdu ve millet derin bir oh cekti. Millet genelde fazla irdeleme gibi bir kapasiteye sahip olmadigi icin askeri darbenin yapilmasini alkisliyor ve darbeyi yapanlara dua ediyordular.Darbeyi cagristirip hazirlayanlar ise perde arkasinda verdikleri talimatlarla sonuca ulasmayi bekliyordular.O günlerde yasananlari anlatan bircok kitap vardir.Insanlik disi uygulamalarin,yasandigi yasatildigi bir dönemden bahsediyorum.DEMOKRASI'nin yamuk tekerlegini yok eden bir darbenin ülkeyi ne duruma getirdigini,o günleri yasayanlar ve o günlerle ilgili yazilan kitaplari okuyanlar cok iyi bilmektedir. 12 Eylül Darbesini yaptiranlar,1977 1 Mayis'inda güle oynaya emekci gününü kutlamak icin Taksim'e yürüyen emekcilere, satin alinmis olan tetikcileri ile yaylim atesi actirip onlarca insani öldürenlerin ta kendileridir.YANI FASIZM'dir YANI ISLAMO FASIZM'dir. 12 Eylül darbesi Türkiyenin demokrasi yolunda ilerlemesine bu ilerleme dönemindeki dogal calkantilara sancilara karsi yapilmis fasist bir darbedir. Recep Tayyib Erdogan'in Darbenin komutani KENAN EVREN'e "PASAM BU MILLETIN SIZE IHTIYACI VAR" demesi arsivlerdedir.AKP'nin önünü acan Kenan EVREN'dir.AKP'nin iktidara gelmesinin öncüsü ise MHP'nin baskani DEVLET BAHCELI'dir,Koalisyon hükümetinden ayrilarak erken secimin önünü acip önceden ayarlanmis satin alinmis medya pohpohlamalari isiginda AKP iktidara tasinmistir.Recep Tayyib Erdogan'in bugün arada bir kendini magdur gösterip "siir okudum cezalandirildim"magdur edebiyatina satin alinmis medya destek vererek halkin manipülasyonunu saglayip secimde AKP'nin iktidara getirilmesi mümkün olmustur. Ve bugün baktigimizda ülkemizdeki siyasi iklim 12 Eylül arefesini aratmayacak kadar belirgindir.12 Eylül arefesinde gencler bölünmüstü ama aileler bölünmemisti yani millet bölünmemisti.Bugün ise bu korkunc manzara ile karsi karsiyayiz.15 yilda milleti böldüler.AKP'li olanlar AKP'li olmayanlar diye günümüzde iki cephe acilmis durumdadir.Ve bu iki cepheden AKP cephesi ki bu cephe bazi kücük gruplar disinda tüm Islami cevreler dis güclerin elindeki kurumlar ve haliyle AKP yanlilari ve medyasi,yargisi ile güclü cephe durumundadir.Muhalif cephe ise simdilik bölük pörcük parcalar halindedir.Ve hergün yapilan kiskirtmalar ile bu güclü cephe daha bir azginlastirilmaya ve karsi cepheye saldirabilmenin talimatini bekler duruma getirilmektedir.Yani uzun lafin kisasi bir IC SAVAS kiskirticiligi yapiliyor.Bu IC SAVAS kiskirticiligi hem AKP genel baskani hem cumhurbaskani olan kisi tarafindan hem onun sözcüleri tarafindan ama hem de satin aldiklari medya tarafindan yürütülmektedir.Düsmanliklarini güclendirmek icin ellerinde kullandiklari koz kendilerine karsi olanlarin VATAN HAINI,PKK yandasi olduklari iftirasidir ki bu iftiralara AKP'ye teslim olmus YARGI kurumlari tarafindan da destek verilmektedir.Yani kim agzini acip elestiri yapiyorsa etiket hazir:VATAN HAINI,PKK'li.Ne olmasi gerekiyor.Fasizme boyun egerek AGAM PASAM demek gerekiyor. Ancak sunu kesinlikle söylemek gerekirse gercekten eger bir ic savas cikarda bu iki cephe birbirine saldirirsa dökülecek kanin hesabini kimse yapamaz.Güclü kesim, her taraftan destek görmektedir:YARGI;MEDYA ASKER,ÜNIVERSITELER,ISLAMI TARIKAT VE CEMAATLER,ABve ABD karsi cephe ise sadece SAGDUYU ya güvenmektedir. saygilarla
  11. politika

    Büyük oyun başladı

    Hep ayni taktik,gercekleri teget gecip etiketlemek bu AKP'lilerin genlerinde var.Dün PKK ile kanka olup sonra da CHP'ye PKK yandasi demek gibi. Ben diyorum ki terör örgütlerini o cografyada ABD'nin istegi dogrultusunda besleyen,onlara göz yuman AKP'dir ki bu gercektir,birileri buna yanit verme yerine yine kendi bildiklerini okuyorlar.Öso terör örgütüdür ve PKK'dan ve digerlerinden farki yoktur.Nitekim Afrin'in ele gecirilmesinden sonra da yaptiklari yagmalardan bunu tüm dünya görmüstür,heykellere ates acmak gibi saldirganliklari TSK degil ÖSO yapmistir.Ve sonucta tepkiler artinca Türkiye tarafindan uyarilmislardir. ÖSO örgütünün pacavrasi ile Türk bayraginin yanyana asilmasi ile,Barzani'nin pacavrasinin yanina Türk bayraginin cekilmesi arasinda hicbir fark yoktur.Türk bayragini bir terör örgütünün yaninda gösteremezsiniz.O zaman Avrupaya da "siz terörü destekliyorsunuz"deme hakkiniz kalmaz.Eger ÖSO sizler icin terör örgütü degilse PKK'da Avrupa icin terör örgütü olmayabilir! AKP'yi savunmak adina gercekleri inkar etmek etik bir davranis degildir.AKP'nin savunulacak hicbir yani yoktur.AKP bunun farkinda oldugu icin yine meclise girmesi tehlikeye düsen MHP ile ittifaka gitmistir.Bu ittifakla koltugu kaptirmamak amaci güdülmektedir.Dün birbirlerine en agir hakaretleri yapanlarin bugün ittifak yapmalarida onlarin yapilari hakkinda yeterli bir fikir vermektedir.Millet artik yavas yavas uyaniyor ama AKP'nin trollari hala dilleri disarda geziyorlar. Mehmetcik Afrinde savasirken kendini Baskomutan ilan eden kisi Afrika seyahatine cikti.Reyhanlida 50 vatandaş bir saldiri sonunda hayatlarini kaybettiklerinde AKP'nin lideri yine yurt disina kacmisti. Terör olayindan tam 15 gün sonra saldirinin oldugu Reyhanli'ya gitmis,AKP teskilati sagdan soldan topladiklari insanlari kamyonlarla miting alanina tasimis ve yalaka medyada bunun reklamlari yapilarak sanki büyük bir tezahürat yapilmis havasini vermistir. Oylar düstükce yeni cözümler üretiliyor bu anlamda DOGAN MEDYA havuz medyasina satiliyor ve halkin haber alma özgürlügü böylece sonlandiriliyor.Ya yandas haberleri okuyup yalanlarla bilgi sahibi oluncak ya da kimse artik gazete alip okumayacak.Cünkü iki dagitim sirketi su anda AKP'nin elindedir ve muhalif medyanin gazeteleri büyük ihtimalle dagitilmayacaktir.Iste ülkemizin gercekleri ve AKP'nin oyunlari. saygilarla
  12. politika

    12 EYLÜLDE ÖLDÜRÜLEN SAĞCILAR

    Bugün yasananlarin,12 Eylül'den tek farki,henüz gencler sokaklara dökülüp biribirini öldürmüyorlar.Ancak ülkede yaratilan iklim her an icin bunun gerceklesme olasiliginin mevcut oldugunu gösteriyor. Dün "analar aglamasin"diyerek PKK terör örgütüne kucak acanlar,istedikleri olmayinca "analarin aglamasina bile aldirmadilar.700 insanimiz bu "analar aglamasin"tiyatrosuna kurban edildi.Gercekte analar aglamasin tamamen bir düzmeceydi.AB ve ABD'nin vemris oldugu talimatlar dogrultusunda AKP resmen PKK ile pazarliga oturdu.Imralidan gelen mektuplar HDP'li vekiller eliyle AKP'ye veriliyordu,sonunda da Dolbahce'de oturup protokol imzaladilar.Bunlari fazla degil daha birkac yil önce yasadik.HDP ile o kadar kanka olmustular ki;mecliste gözlemici olarak bulunan subaylara HDP'li vekiller resmen hakaret ediyorlar AKP'liler susuyordular.Cünkü hedefte Baskanlik vardi HDP'nin isbirligine ihtiyaclari vardi. Suriye ile ABD ve Israil istiyor diye düsman olup,kraldan daha kralci olarak bir ESAD düsmanligi baslatildi.Esad ülkesini bölünmekten terörden kurtarmak icin mücadele ederken AKP ABD'nin agzini kullanarak Esad'i halkini öldürmekle sucluyordu.Halbuki Suriye halkinin yüzde 95'i Esad'in arkasindaydi arkasinda olmayan bölücü Kürt guruplara karsi mücadele veriyordu.Ve o gruplar sonunda Türkiyeye kactilar.Tam 3.5 milyon Suriyeli Kürt ülkemize dolustu.Bunlar Türkiyeye geldiler Avrupaya gidebilmek icin Türkiyeyi köprü olarak kullanmaki stediler ama Avrupa karsi cikinca Türkiyede kaldilar,milletin vergileri bunlara akmaya basladi bu seferde AKP Avrupaya bagirmaya para dilenmeye basladi.Avrupayi neden mülteci almiyorsunuz diye suclarken sank Avrupa mecburmus gibi bir durum cikartiyordu ortaya..Esadi yikamadilar ama 3,5 milyon suriye kürdü ülkemizde yerlesmeye basladilar.Öyle bir mültecilik ki,devamli cocuk yapiyorlar,isyeri aciyorlar,sirket kuruyorlar ve AKP tarafindanda destekleniyorlar.Savasa Mehmetcik giderken SURIYELILER YAN GELIP YATTILAR.Neden onlar savasa gitmiyor diye soruldugunda da askeri egitimleri yok yanitini veriyordular.Peki neden onlara askeri egitim degilde meslek kursu veriyorsunuz diye soranlarada kiziyordular.Yani SURIYELEILER hayatlarini yasiyor Mehmetcik onlar icin hayatini veriyordu. Simdi okuyorumda,neden hep AKP neden CHP degil diye soranlar var.Bir defa sunu tespit edelim:CHP hükümet degildir.Ayrica PKK ve diger terör örgütleriyle pazarliklara girisenler AKP'lilerdir.CHP liler degil.Ülkede Milli oalnne varsa satan AKP'dirCHP degil.Cumhuriyete karsi düsmanlik üretenler AKP'lilerdir CHP liler degil.Atatürke küfrederek hala osmanli rüyalari görenler AKP'lilerdir CHP liler degil.Ayrica koministlikten bahsedilmis. Komünist diye birsey yok artik varsa bile kayda deger degildir.Ama bir gercek var ki bu tam bir ihanettir.DP'nin iktidara geldigi günlerde.Amerikanin cikarlari icin Kore'ye asker göndertip ypzlerce mehmetcigin sehit olmasina neden olan Menderes'in agzinda hep bir slogan vardi:Rusya Türkiye'ye saldiracak.diyerek Amerikanin kucagina oturttular Türkiyeyi ,Atatürk'ün baslatmis oldugu sanayi atilimlarinin kapisina tek tek kilit vurarak ABD'ye bagimsizligimizi satan Menderes darbe ile devrildi.Demem o ki Türkiye hicbir zaman bir Komünist tehlikesi yasamadi.Ama bunu bilen bilmeyen veyaagzi olan konusur hesabi Komünistler diyerek yorumlar yapanlar var.Komünist yokartik ve inanin ki AKP Komünizmden daha tehlikelidir saygilarla. '.
  13. OHAL Bir darbedir ve bu darbe her üc ayda bir yenilenmektedir.Bu konu ile ilgli ilk yazdigim yorumda ayni seyleri yazmistim yine tekrarliyorum.OHAL bir darbedir.Demokrasiye,Parlamentoya,Insanliga karsi yapilmis olan ve TEK ADAM rejiminin temelini döseyen bir darbedir. Iktidara geldiklerinde en kendilerini begenen taraflari,PKK terörü nedeniyle Güneydogu'da ilan edilmis olan OHAL'i kaldirmis olmalariydi.O günlerde OHAL Terör nedeniyle önemliydi ve tüm yurtta degil bir bölgedeydi. Bugünkü OHAL ise tüm yurdu kapsayan bir uygulamadir.Bu uygulama sonucu TEK ADAM sabah kalkip keyfi ne istiyorsa onu KHK olarak yazip Meclise yani partisine gönderiyor.Cogunluk onlarda oldugu ve birde MHP ile artik gizli olmadan isbirligi icinde olduklari icin bu KHK hemen onaylaniyor ve adina da MECLIS KHK'yi onayladi deniyor.Yani meclis denerek TEK ADAM yasalari uygulaniyor.Mecliste tartisma yok,Yasa ile ilgili soru önergesi veriliyor AKP oylariyla reddediliyor. Cocuklara tecavüz arastirmasi icin CHP'nin verdigi önerge AKP oylariyla reddedildi. Kadinlara siddetle ilgili verilen önerge AKP oylariyla reddedildi. Fetö ile ilgili CHP'nin verdigi önerge reddedildi.Yani muhalefet olarak halkin aydinlanmasi icin verilen tüm önergeler AKP oylariyla reddedilerek arastirilmasi önleniyor. Arastirma önergelerinin reddedilmesi.muhalefete karsi alinan antidemokratik cephe,Fetö'cülerin milyon dolar karsiligi tahliye ediliyor iddialari Türkiyenin yeralti zenginliklerinin satisa cikarilmasi,ülkede hayvanciligin tarimin yok edilmis bir konuma getirilerek disardan canli hayvan ve ot ithal edilmesi,gerekmedigi halde zeytinyagi ithali bütün bunlar OHAL ile TEK ADAM'a verilmis olan yetkilerin nasil pervasizca ve ülke aleyhine kullanildiginin birer kanitidir. Sadece bu mu:Bazi kamu alanlarinin ,spor tesislerinin, Hava alanlarinin,adlarinin degistirilerek TEK ADAM'in istedigi isimlerin verilmesi,örnegin SEYIT ONBASI adinin kaldirilip 15 Temmuz adinin verilmesi gibi. 15 Temmuzda evet ***** bir darbe denemesi yapildi.Yapanlar bugünkü iktidarin is birlikcileri ve onlarin TSK'ya yerlestirmis olduklari subaylardi. Hergün biryerlere baskinlar yapiliyor,bazi kisiler gözaltina aliniyor,alinanlar eger memur veya subaysa onlarin yerlerine iktidar derhal kendi adamlarini yerlestirerek kadrosunu güclendiriyor. En son avukatlarin savci veya hakimlige gecislerinde yasanan yolsuzluk gibi.Yargitay baskaninin kizi ELaziga hakim ataniyor bilmem kimin kizkardeside yargitaya üye olarak ataniyor.Yani bir kayirma bir kadrolasma oldugu artik acik beyan ortadadir.Yargitay Baskani ise daha dün Cumhurbaskani ile Rize'de CAY TOPLAMA PARTISINDEYDI:Dünkü törende de cumhurbaskaninin karsisinda esas durustaydi.Bu durum yargi icin bir kara lekedir.Bunlarin hepsi OHAL kapsaminda yasanan ibretlik olaylardir. Teröristlerle mücadele OHAL olmadanda yapilabilir.Eger polis birilerini gözaltina alcaksa bunu OHAL olmadanda yapabilir Ancak OHAL'in özelligi TEK ADAM'in muhalif gördügü isimleri devreden cikartarak tek adamligini güclendirmek ve tek söz sahibi olmaktir.Yani YAT diyecek yatilacak KALK DIYECEK kalkilacaktir.Bunun adinada resmen diktatörlük denir. Ülkede OHAL var,bir bakiyoruz bir yerde bir MilliEgitim Müdürü,bir yerde bir cemaat üyesi,bir yerde bir gazeteci bir yerde bir belediye baskani yandas kanallarda Mustafa Kemal Atatürk'e uluorta hakaret ediyor,ne savci ne polis ne RTÜK müdahale etmiyor,E hani OHAL var ülkede ve Mustafa Kemal Atatürk'ü koruma kanunu var peki bu kanun neden isletilmiyor.OHAL bu kisilere neden izin veriyor,ama ayni sekilde birisi kalkipta cumhurbaskanina gözünün üstünde kasin var dediginde derhal evi basiliyor ve yaka paca gözaltina aliniyor.O zaman OHAL kimin icin uygulaniyor sorusunu sorma hakkimiz dogar. saygilarla
  14. politika

    Büyük oyun başladı

    Suriye'de ki terör örgütlerinin oralara yerlesmesine aga babalari istedi diye onay verenler,yine ama bu sefer baska bir agababanin hizmetinde TSK'yayeni görevler vermistir. Amac Türk Devleti'nin sinirlarini korumak,güvenlik altina almak olarak gösterilen bu operasyonun olmasi icin aslinda hicbir neden olmayacakti eger AKP hükümeti ABD'nin cikarlarina hizmet icin Suriye rejiminin devrilmesine kraldan cok kralci olarak kosmasaydi,ABD icin Esad'i devirmeye soyunmasaydi,Esad'i devirmek icin ISID'da dahil olmak üzere o bölgedeki tüm terör örgütlerine ÖSO dahil destek vermeseydi.ne 46 Mehmetcik sehit olacakti,ne 10 ader Leopar Tankimiz - ki bunlar Milli Sermayedir halkin vergileriyle alinmistir yani AKP'nin mali degildir-ziyan olacakti. Operasyonun terör örgütlerine karsiymis gibi yapilarak terörle mücadele edilirken ayni zaman da da Suriye'nin toprak bütünlügünü degil ÜNITER yapisini hedef almislardir.Yanlarina aldiklari ve Isid'dan PKK'dan,El Nusra'dan YPG'den PYD'den Esad'i devirmek icin terör yapma disinda hicbir farki olmayan ÖSO denilen kelle kesip kan icen örgüt iicin toprak kazanma operasyonudur isin asli.Ve öyle ABD'ye veya baska kurumlara Eyy diye halkin gazini almak icin söylenmeler sadece 2019 secim yatirimindan öte degildir.ABD bu operasyona karsi degildir taraftardir.Yani bunu hala anlamayan varsa pes dogrusu.Rusya bu operasyona zaten taraftardir cünkü Rusya eline gecirdigi Türkiye'yi kaybetme gibi bir aptalliga düsmez.Türkiye Rusya'nin ABD'ye karsi kullanabilecegi cok önemli bir kozdur.Ayrica para kazaniyor ekonomisine katki sagliyor Türkiye ile.Yani demem o ki;Kimse kimseye bedava destek vermiyor.Bu bir tahmin degil tespittir. Bakin bu arada neler oluyor ülkemizde; Istiklal Marsi'nin degistirilmesi ve Tayyiblestirilmesi calismalari var. Türkcenin tekrar araplastirilmasi calismalari var. Bakin bu arada MAN ADASI unutuldu.unutturuldu,(Belgeler gercek cikarsa istifa ederim sözü belgelerin gercek oldugu ispat edildigi halde yerine getirilmedi) Zarrap Davasi unutturuldu, Ama asil en önemlisi;Dis borcun faizinin ödenmesi icin,ortada bazi iddialar dolasiyor.Fetoculardan bu borcun kapatilmasi karsiliginda bazi kisilerin tahliye edilebilecekleri söylentileri. SEKER FABRIKALARINI SATISI!Seker fabrikalari zarar ediyor yalani ile satilmak isteniyor,Seker fabrikalari zarar etmiyor. ettiriliyor ancak bir fabirkanin ettigi zarar diger fabrika tarafindan kapatiliyor yani karsilaniyor.ama amac baska amac Cumhuriyetin tüm kazanimlarini yok etmek devleti fakirlestirmek issizligi arttirmak yoksullugu zirveye tirmandirmak ve ülkede bir kaos yaratip bundan iste TERÖR OPERASYONU adi altinda faydalanmak ve gelecek secimlerde koltugunu saglamlastirmak. Bakin Salim Müslim unutuldu.Adi bile edilmiyor.Salih Müslim Almanya da deniyor.Sözümona Almanya dan istendi KOCAMAN BIR YALAN. Almanyadan istenen Leopar Tanklarinin teknik ayrintilari ile Rhein Metall'in Türkiyeye bazi parcalari yapmasidir.Bunun disinda istenen birsey yoktur. Ayrica Salim Müslim zaten terör listesinde adi olmayan ama CHP'nin müdahaleleri ve bastirmasi sonunda terör listesine alinip hakkinda kirmizi bülten cikartilmistir.Yani daha taptaze bir olaydir bu. Suriye topraklarinda yuvalanan terör örgütlerinin hamisi Türkiye'dir yani AKP'dir,Bu örgütleri ABD'nin ve Israil'in onayi ile Esad'in devrilmesi icin kullanmis ve secim arefesinde de operasyon baslatmistir.Operasyonun yapilmasi degil -ki bu gerekli bir operasyondur-zamanlamasi önemlidir.Bu örgütler ABD'nin o bölgeye gelmesinden önce de oradaydilar ancak AKP buna göz yummustu.ABD geldikten sonra operasyona kalkismak bircok soruyuda beraberinde getirir. Eger amac Suriye'nin topraklarini teröristlerden temizlemekse o zaman mantiken;Temizlenen yerlere Suriye Bayraginin cekilmesi en dogru olani degilmidir.Peki oralara Türk bayragini cektiginde bu ne anlama geliyor yani biz SURIYE TOPRAKLARINI FETHETMEK ICIN MI bu operasyonu yapiyoruz?Eger öyleyse Recep Tayyib Erdogan'in SEFERBERLIK SÖZLERI ciddiye alinmalidir,cünkü oralari kimse bize birakmaz kolay kolay.SEFERBERLIK demek büyük savas demektir.Peki kime karsi bu büyük savas ve neden verilecek diye sormak gerekiyor o zaman.O zaman sormamiz gerekmiyor mu;hani Türkiye'nin kimsenin topraginda gözü yoktu diye? Terör örgütlerini destekleyip onlara silah cephane,para ve sihhi yardim yaparak onlarin palazlanmasina neden olup sonra oy hesaplari ile operasyona kalkismak ciddiyetle bagdasmaz.Orada sehit olan evlatlar AKP'nin kapi kullari degil Türk ulusunun evlatlaridir eger AKP birisini kahraman yapmak istiyorsa önce o'na evlatlarini askere göndermesini ve sehitlige hazir olmalarini önersin.Baskalarinin atina binip kilic sallamak la kahramanlik olmaz.Bir baskomutan önce kendi cevresini savasa gönderip sonra halkin evlatlarindan sehit olmalarini bekler.Dürüstlük budur,Mertlik budur.Sarayda oturup saga sola EYYY demekle komutanlik olmuyor.Komutan gerektiginde askerinin basinda savasa gidene denir.Bu nedenle; MUSTAFA KEMAL ATATÜRK disinda baska bir BASKOMUTAN TANIMIYORUM. saygilarla
  15. politika

    YENİ NATO KONSEPTİ VE TÜRKİYE

    Yukaridaki yazinin icerigine gecte olsa katilmamak mümkün degildir. Yeni bir Soguk Savas baslangici olarak AKP'nin baslattigi Afrin Operasyonu gösterilebilir. Her ne kadar teröre karsi bir operasyon adi verilse de ve görünüste teröristlere karsi yapildigi gözlemlensede,harekatin süresi ve yapilis tarzi aslinda bu operasyonun teröre karsi degil Suriye Rejimi'ne karsi oldugu süpheleri gücleniyor. ABD'nin bu örgütleri destekledigi söylemleri ile yapilan operasyonda ABD'nin pasif konumu iddialarin hicte öyle olmadiigini aksine ABD'nin bu operasyona sicak baktigini gösteriyor. AKP hükümeti,ABD'nin bu pasif konumunu 2019'daki secimler icin bir yatirim olarak kullandigi ni gözlemliyoruz."Recep Tayyib Erdogan Amerika'yi korkuttu"sözleri ile büyük lider konumuna yükseltilmesi,Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün gercekten de yedi düvele karsi vermis oldugu savasin sanki bugün aynisini yasiyor ve yedi düvele karsi Recep Tayyib Erdogan savasiyor izlenimi verililyor gibi bir durum söz konusu. Burada farkli olan nokta;Mustafa Kemal Atatürk yedi düvele karsi savasirken ülkesini isgalden kurtarmanin yani bagimsizligin yani emperyalizme karsi olmanin savasini verirken bugün yedi düvele karsi verildigi söylenen savas bir savunma degil bir saldiri savasidir.Kime karsi ABD ve Israil'in istemedigi Suriye Rejimine karsi BOP ESBASKANI'nin verdigi savas,ve buradan da cikan sonuc;bu savas aslinda ABD-Rusya-ISRAIL tarafindan desteklenmektedir. ABD Recep Tayyib Erdogan'in vermis oldugu bu savasla,Türk ordusunu hem mesgul ettiriyor hem de ayni zamanda ordunun bitap düsmesini hedefliyor.Cünkü iki aya yakin bir süredir bu savas devam ediyor ama ortda henüz elle tutulur bir sonuc veya zafer yok. Israil Recep Tayyib Erdogan'in vermis oldugu bu koltugunu saglamlastirma savasi ile hem Suriye'nin tüm alt yapisinin yokedilmesinin,hem ekonomisinin yok edilmesinin ve belini dogrultamayacak kadar gücsüzlesmesini görüp bölgede kendisine karsi olan tek Laik bir islam devleti ile ugrasmaktan kurtulmus olmaktadir.Arada bir de Suriye'yi bombalayip Türkiye'ye bende arkandayim mesajini vermektedir. Rusya ise,sözde Türkiye'ye dost görünen ama gercekte Türkiye üzerinden Akdeniz'e acilmis olmanin rahatligini yasayarak ve de Türkiye'yi ele gecirmis olmanin stratejik önemini kaybetmemeye calisan yani tamamen Rus Milli Cikarlari icin siyaset yapan bir devlet konumundadir. Yeni Soguk Savasin adimlari demistim bunu kanitlayan gelisimler var;ABD-ISRAIL-INGILTERE-FRANSA ve ALMANYA beslisine karsi Rusya-Türkiye ve Iran üclüsü cepheleri olusmaktadir.Bu belki simdilik henüz sis perdesinin altinda olsa bile zaman zaman sis perdesinin dagilir gibi oldugu anlarda ortaya cikan bir gercektir.Arap ülkelerinin özellikle Suudlarin Israil ile yakinlasmasi da Recep Tayyib Erdogan'in Ortadogu Politikasinin cöktügü anlamina gelir.Ortadogu Politikasi ile Recep Tayyib Erdogan bir MÜSLÜMAN KARDESLER birligi kurup o birligin baskani olmanin planlarini yaparak,Arap ülkelerinin liderlerini tek tek saf disi biraktirip Ortadoguda tam bir kaos ortami olusturmustur.Libya,Irak,Suriye gibi arap ülkeleri Recep Tayyib Erdogan'in isbirlikci ama kendi gelecegi icin yürüttügü siyasetin sonucunda kan gölüne dönmüs ülkelerdir. Bu ülkelerden Irak ve Libya'da planlar basarili bir sekilde yürütümüs,Kaddafi ve Saddam devreden cikarilmistir.Misirda tam basariya ulasmis gibi görünen hareket ABD destegiyle Misir Ordusunun Müslüman Kardesler hükümetine yani MURSI'ye karsi yaptigi darbe ile bir anda basarisiz olmus eger hatirimizdaysa o günlerde Recep Tayyib Erdogan neredeyse Misir'asavas ilan edecek gibi küplere binmis Misir'la siyasi iliskilerimiz sona ermisti.Yani Darbe yapan SISSI Recep Tayyib Erdogan'i takmamisti.Misirda basarisiz olan Müslüman Kardesler operasyonu bu sefer Suriyede patlak vermisti.Ortadoguyu karistirmak ve orada ki stratejik konumunu güclendirmek isteyen ve Israil'in güvenligini saglamayikendisine görev bilen ABD Suriye rejimine karsi planar üretirken bu planlari yürütmeyede Türkiyedeki Recep Tayyib Erdogan'i memur tayin etmisti. Basar Esad'la neredeyse kardes olan Recep Tayyib Erdogan bu görevi aldiktan sonra artik Esad degil ESED demeye baslamis ve acik acik düsmanligini ifade etmistir.Esad'in devrilmesi yani Suriye'nin diktatörlükle yönetilmesine son verip sözüm ona demokrasi ayaklarinda Suriye'ye karsi yürütülen düsmanca siyasetin amaci diktatörün devrilmesi degil Amerikan yanlisi bir rejiimin gelmesiydi.Ancak yaptiklari hesaplar carsiya uymamis,Esad'i devirmeye calisanlar hüsrana ugramislar ne var ki Suriye kan gölüne dönmüstür. Burada su ayrintiyi belirtmek dogru olur kanaatindeyim:Suriye halkinin ezici cogunlugu Esad'a karsi degildir.Aksine Esad'in arkasindadir.Esad'a karsi olanlar PKK örgütleridir,yani Kuzey Suriye'de kümelenmis olan örgütlerdir.ÖSO ise Bati yanlisi bir örgüttü ve o örgütün icinde de sayisiz cellat vardir yani hani diyorlar ya ÖSO Terör örgütü degil diye.Eger Esad halk tarafindan desteklenmiyor olsaydi bugüne kadar coktan devrilirdi.Tabi ki burada Rusyaninda katkisini gözardi etmemek gerekir.Esad'i deviremeyenler bu sefer terör bahanesi ile Suriye topraklarina operasyon gerceklestirdiler. Ben buna neden teröre karsi operasyon demiyorum:Cünkü Gerek cumhurbaskaninin gerek Basbakanin gerek bunlara bagli yandas medyanin arada bir FETIH sözcügünü kullanmalari bana biraz bu operasyonun amacini anlatir gibi geliyor.Fetih nedir:Fetih bir yerlerden toprak kazanmaktir yani bir devlete karsi bir orduya karsi verilen mücadelenin zaferle sonlanip o devletin topraklarini isgal etmek ele gecirmek demektir.Fetihle zaferi biribirine karistirmamaliyiz.Zafer bir savasta bir tarafin savasi kazanmasidir Fetih ise ele gecirmedir.Ele gecirilen bölgelere Türk bayraginin dikilmesi de bu operasyonun neden yapildigini anlatir gibidir.Madem ki siz bu bölgeleri terördeb arindiriyorsunuz tamam güzel ve Suriyenin toprak bütünlügüne saygilisiniz-ki ben hep kendi kendime soruyorum neden Suriye'nin üniter yapisina degilde toprak bütünlügüne saygi duyuluyor diyorum-o zaman ele gecirdiginiz yerlere SURIYE'nin bayragini cekmeniz gerekmiyor mu?Oralar Suriye topraklari olduguna göre siz de oralari terörden temizleyip kendi bayraginizi degil o topraklarin sahibi olan devletin bayraklarini asmalisiniz benim mantigim böyle diyor. Simdi bu arada baska neler oluyor:Suriye topraklarinda teröre karsi bir operasyon yapiliyor aslinda bu bir operasyondan cok bir savas niteligindedir veya öyle gösteriliyor.Kamu oyuna gercekler aciklanmiyor,örnegin ben bu operasyonda 10 tane Leopar Tankimizi kaybettigimizi Türk yetkililerden degil yabanci kaynaklardan ögreniyorum bize bir tankimiz ucuruldu diye söylediler.Yani bunun anlami Afrin bölgesinde siddetli bir mücadelenin oldugudur.Bizden saklanan gercekler var.Ama hergün 24 saat su kadar terörist etkisiz hale getirildi diye okuyoruz.Askeriizin arkasindayiz ama ne kadar sehidimiz oldugunuda ögrenme hakkimiz var bunu ilk günlerde veriyordular sonra sansür konuldu saniyorum veya gercek sayiyi bildirmiyorlar. Afrinde bunlar olurken,ülke icinde tam bir gündem degistirme operasyonlari var;Bunlardan biri;ISLAMIN GÜNCELLENMESI,dir Yani televizyon ekranlarinda ahlaksizca konusmalar yapan bazi din adami kilikli sapiklari devreden cikartmak onlari yargiya teslim etmek varken ISLAMIN GÜNCELLENMESI diye bir gündem olusturmak kamuoyunu baskaseylerle mesgul etmeyi amaclar.ISLAMIN DEGIL MÜSLÜMANLARIN GÜNCELLENMESI gerekir diyor Can Atakli ve dogrudur.Islamin degil müslümanlarin güncellenmesi sarttir bunun baslangicida cemaatlere tarikatlara ait olan bazi din kilikli dinsizlerin ekranlarda veya gazetelerde boy göstermelerinin ve halkin beynini zehirlemelerinin önüne gecilmesi ve de cagdas beyinli din adamlarinin Islami millete anlatmalarinin imkanlarinin bulunmasi gerekir.Islam güncellensin demek ayni zamanda ülkede bir kargasalik yaratmayi amaclar.Ve de öyle olmustur. Baska ne var:ISTIKLAL MARSI'nin mehterlestirilmesi ve ilahi gibi okunmasi!Ülkede birlik ve bütünlügün saglanmasinin en acil bir döneminde böyle bir söylemin hangi birlik ve bütünlüge hizmet edecegi sorulmaz mi adama?Yillardir miletin damarlarina kalbine islemis kazinmis olan Istiklal Marsi'mizin "ben böyle istiyorum"diyerek Tayyiblestirilmesi birlik ve bütünlük degil ic savasi körükler. AMACINIZ IC SAVAS CIKARTMAK MI? Daha sonra Dil DEVRIMI konusmalari,yani efendim genclik Fuzuli'nin,Mehmet Akif'in siirlerini anliyamiyormus bu nedenle bugünkü Türkce degismeliymis.Bunu bir defa söyledi ama daha sonra herhalde kulagini cektiler ki sustu.Bütün bunlar bize tek bir seyi anlatiyor,en azindan ben böyle anliyorum:TÜRKIYE CUMHURIYETI DEVLETI birilerinin elinde bir bilinmeze dogru götürülüyor.Emperyalizmin carkina teslim ediliyor ve karanlik bir gelecek Türkiye'yi bekliyor diyorum. saygilarla
×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.