Jump to content

politika

Φ Süper Üye -
  • Content Count

    9,289
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    57

politika last won the day on August 27 2016

politika had the most liked content!

Community Reputation

539 Seçkin

About politika

  • Rank
    Süper Üye

Profile İnformation

  • Sex
    Erkek
  • Location
    bilinmiyor
  • Interests
    bilinmiyor

Recent Profile Visitors

72,908 profile views
    Cocuklar ve Kuzular gibi saf olsa dünyamiz,insanlarimiz!
  1. Sagci partilerin ve de hükümetlerin 70 yildir iclerinde sakladiklari ve iktidar olup ancak oy kaybetmeye baslayinca can simidi gibi sarildiklari dava,Din Iman ve Ayasofya'dir. Fasist Trump'in, birilerini sevindirmek icin eline Incil alip sallamasinin ayni fasist benzerini biz de yasadik. Bir yil önce;"önce Sultanahmet'i doldurun,sonra Ayasofya'yi düsünürüz"diyenler simdi Ayasofya cami olsun demeye basladilar Cünkü AKP-MHP koalisyonu eriyor artik.Ellerinde hicbir argüman kalmadi milleti kandirmak icin.Simdi cankurtaran olarak Ayasofya konusuluyor. Iktidarin kücük ortagi sözde Türkcü MHP'nin Führer'i Bahceli:Ayasofya tartismalari ile ilgili olarak,"Can sesi yerine ezan sesi olmalidir"gibi bir söylem gelistirdi.Halbuki Bizans kiliselerinde Can kulesi yoktur ve de Fetihten bu yana Ayasofya'da Can calinmamistir.Bahceli toplumu provake etmek icin neden bu kadar gönüllü oldu bu ayri bir tartismadir. AKP iktidarinda Türkiye'de bircok kilise cami yapilmistir,bircok müze olan cami de ibadete acilmistir.Kiliselerin camiye cevrilmesi,herseyden önce,ülkemizde yasayan gayrimüslim vatandaslarimiz icin bir hakarettir.O kiliselerde ibadet olmasa bile yine bir hakarettir sonucta kullanilmasada orasi gayrimüslim ibadet mekanidir. AKP ve ortaginin,oy kaybettikce artik tutunacak bir dallari kalmadigi icin tüm hiristiyan alemi icin kutsal olan ancak Istanbul'un fethinden sonra artik kullanamadiklari Ayasofya üzerin de Siyasal Islamcilarin siyaset yapmalari utanc vericidir. Düsünemeyen bir toplum olarak,bu kilise ve benzeri mekanlarin ülkemizin kültür zenginligi oldugunuda bilmiyoruz.Ayasofya her yil 3milyon 700 bin kisi tarafindan ziyaret edilen bir kültür hazinesi ve Türk milleti'nin vataninda hiristiyan dünyasinin en kutsal mekaninin muhafaza edildigi bir kilisedir.Fatih Sultan Mehmet Istanbul'u ele gecirdikten sonra Ayasofya'ya sadece minare yaptirmis ne dis görünüsüne ne de ic dizaynina el sürmemis bozmamistir.Sadece islamda resim günah oldugu icin kilise icindeki frenksler kapatilmis ama yipratilmamistir.O dönemde Istanbulda büyük camiler olmadigi icin ayasofyada ibadet yapilmistir.Cumhuriyet döneminde de Ayasofyanin ne kilise hali ne de cami hali bozulmadan müze olarak kullanilmaya baslanmistir. Ayasofya'yi siyasi olarak kullanmak cok tehlikelidir.Ayasofyanin cami olarak kullanilmaya baslanmasi demek Avrupadaki camilerin kiliselestirilmesi ve hatta cami halinin iptal edilmesi ve zar zor izin alinarak okunan ezaninda yasaklanmasi sonucunu dogurabilir en kötüsüde,Komsumuz Yunanistan'in Bati Trakya bölgesindeki camilerin kapatilmasi sonucunu dogurabilir. Kürsülere cikipta Avrupalilarda Islamofobi var diyenlere bir cift sözüm olacak:Avrupada inanclara saygi vardir.Dolayisiyla Avrupada Islamofobi degil Müslüman fobisi vardir. saygilarla
  2. Hiristiyan dünyasi 1500 yil boyunca dinin tahakkümü altindaydi.Düsünenler,düsünebilenler, cadi avi seklinde ortadan kaldirildikca onlarin yerine baska düsünenler geldi onlarda yok edildi ama yine baskalari onlarin yerini doldurdu hem de artarak ve Bati bugünkü cagdasligin,bilimin zirvesini yasiyor.Mucitler hep Batidan cikiyor.Hep yeni buluslar artik,dinin bu yeni olusumlara bir katkisinin olmadigini göstermektedir. Yani Allaha inanmak bir cep telefonunu bulmaya yeterli olmamistir.Veya Bilgisayarin bulunmasi, Dinin yani Allahin gayretiyle degil insanin düsünmesi aklini genisletmesi ve kullanmasi ile gerceklesti. Arap toplumu asirlar öncesinde yasamis ve genelinde Grek Filozoflarinin etkisinde kalan bilim adamlarinin söyledikleri ve düsündüklerini düsünmekten ileri gidememis,ellerinde bulunan yeralti zenginligini de Bati'ya vererek onlardan onlarin icat ettigi ürünleri alirken Bati bu zenginligi hem arap toplumunu kullanarak hem de kendi vatandaslarini sömürerek degerlendirmistir.Siradan insanlarin Tanri,Cennet,Cehennem takintilarini da din adamlari kullanarak kendi cikarlarini gelistirmislerdir. Türkiye,Bagimsizlik savasindan sonra,kurulan yeni cumhuriyetin bir an önce kalkinmasi sanayilesmesi Bati kültürüne ulasmak icin cagdaslasma yolunda ilk adimlari atarken,Laiklik kavrami ile de demokrasiyi yerlestirmek özgürlükleri gelistirme yolunu secmistir.Dini yani Allahi Camide ve insanlarin vicdaninda olmasi gereken bir ihtiyac olarak görüp devletle dinin birbirinden ayri olmasi gerekliligini anayasasina koymustur. Ancak hakli olarak ülkenin kalkinmasi sanayilesmesi,egitilmesi icin atilan adimlar,Atatürk'ün vefatindan sonra, Türkiye, tamamen disa bagli bir ülke konumuna getirilirken insanlari düsünmeleri icin egitemediler.Bu anlamda kurulmus olan egitim kurumlarini islevsiz hale getirerek,yurttaslarini,Dis güclerin tavsiye ettikleri yasam seklini gelistirip tamamen taklitci ama dindar bir toplum olma yoluna soktular.Cagdas egitim yerine asirlar öncesini yasatan bir egitim sistemi olusturdular.Bati uzaya giderken,Türkiye'de hala "Allahin isine karisiyorlar"görüsü vardi. Eger bir toplum düsünmüyorsa,ilerlemesi mümkün degildir eger ilerliyorsa bu tamamen taklitci bir ilerlemedir.Yani kendisi hicbirsey üretmeyen ama üretileni kullanmayi cagdaslik sanan bir toplum yani motoru degil kaportasi degismis eski bir araba gibi. Laiklik demokrasinin olmazsa olmazi iken dinci kesim Laikligi "kafirlik" olarak tanitip "YA LAIKSIN YA MÜSLÜMAN"diyen bir toplum yarattilar.Yani Kuran'a sarilirsan güclü olursun,Allah sana yardim eder zenginlesirsin dediler.Halbuki bilimin ilerlemesinde en büyük engel Din'dir.Osmanli bu nedenle batti.Roma Imparatorlugunu batiran dindir yani Hiristiyanliktir.Insanliga 1500 yil boyunca zulüm yasatanlar hiristiyan kiliseleridir.Bugün bunun aynisini arap ülkelerinde ve Türkiye'de camilerde yasatiyorlar,Diyanet denilen kurum tamamen bir yasaklar kurumu haline gelmis insanlara neyi nasil yapmalari gerektigini vurgularken insanlar "aman dinden cikarim"korkusuyla bu istenenleri yapmaktadir cünkü insanlar düsünemiyorlar.Düsünme yetileri gelismemistir,onlarin gözünde düsünenler kötüdür,haindir.Dünyada en cok gazeteci ve aydinin tutuklandigi ülkenin Türkiye olmasi bize bizi yönetenlerin düsünen insanlardan ne kadar korktugunu anlatiyor.Aci olan ise;Batida yok edilen düsünürlerin yerine yenileri dolu dolu gelerek bugünkü cagdasligi yakalamislarken, bizde tutuklanan düsünenlerin yerlerine baskalari gelmiyor. Arap ülkelerinin ve Türkiye'nin cagdas bir konuma gelebilmeleri icin Aklin ve Düsünmenin kullanilmasi Bilimin ilerlemesi Bilim Adamlarinin yeni yeni icatlarla insanliga katkida bulunmalari yani taklitci bilim adamligi,baskalarinin ürettigi ürünü kullanmanin cagdaslik olmadiginin bilinmesi ve taklitcilikten vazgecilmesi gerekir. saygilarla
  3. Katki anlaminda;Iran'da evlenme yasi"kizlarda 13,erkeklerde 15'dir"ergen olmadan evlendirilmek icin bazi sartlar gereklidir.Evlenme yasi olan Kizlarda13-Erkeklerde 15 ailenin iznine baglidir.Yani biz istiyoruz evlenecegiz diye bir durum yok.Ailenin izin vermesi gerekiyor. Cocuk yasta evlilikler maalesef,hemenhemen tüm toplumlarda azveya cok görülen bir olaydi ancak medeni yasalar evlenme yasini düzenlemistir. Cocuk evliliklerinden acilmisken,Osmanli'dan birkac örnek vermek istiyorum: - Sultan Ibrahim'in kizi Fatma 2,5,diger kizi Beyhan ise 2 yasinda evlendirilmistir. -Yusuf Pasa ile evliliginden sonra 4 yasinda dul kalan Fatma Sultan ayni sene,Musahip Fazullah Pasa ile evlendirildi. -Veziriazam Hazerpare Ahmet Pasa ile evli olan 2 yasindaki Beyhan Sultan 3 yasindayken dul kalmis daha sonra Uzun Ibrahim Pasa ile evlendirilmistir. - I.Ahmet'in kizi Ayse Sultan ilk evliligini 7 yasindayken yapti ve toplam 7 kez evlendi.Ayse Sultan Osmanlida Siyaset icin kullanilan bir Sultan olmustur. Yani bugün siyasetin ve de siyasetin bagli oldugu dinci kuruluslarin;israrla cocuk evliliklerini istemelerinin Din'le oldugu kadar Osmanli ile de ilgisi vardir. saygilarla
  4. "Amerika ve Laiklik"olarak verilmis olan basligi aynen "Türkiye ve Laiklik"olarak verirsek saniyorum ki hicbir artisi eksisi olmaz.Mustafa Kemal Atatürk,"'ün devletin dini olmaz"diyerek Anayasaya koydurmus oldugu Laiklik,ülkemizde Cumhuriyetin kurulusundan bugüne kadar hep tartisilmis ve Anayasa disinda bir de Anayasayi denetleyenler disinda pekte kabul görmemistir,yani Türkiye'de Laiklik zorlama ile düse kalka yol almistir.Halkimiz Laiklige saygili gibi görünse bile genelinde dinci anlayisin ve dinci cevrelerin etkisi altinda "Ben müslümanim "diyerek inancini öne cikarmistir.Her ne kadar kendi inancinda olmayanlara karsi bir eylem icinde olmasa bile halk arasinda " alevi,ermeni,gavur,"sözcükleri hemen hemen her zaman olmustur. Siyaset icinde olanlarin,siyasi cikarlari geregi;fütursuzca;"ya laiksin ya müslüman"sloganlarini benimseyen kesimin ülkedeki genis taban oldugunu gözardi edemeyiz.Son yillarda ülkeyi yöneten kadrolarin;bilincli ve sistematik olarak acik acik Laiklige yani Anayasaya aykiri söylem ve eylemlerini hep birlikte yasiyoruz. Anayasadaki "Laiklik "vurgusuna ragmen,ülkeyi yöneten kadronun basindaki kisinin "hicbir cekince duymadan pesine takilan yüzlerce Koruma görevlisi ve arac konvoyu ile Cuma namazlarina gitmesi bunu da propaganda ve Laik kesimi provake edercesine,"devlet laik olabilir kisiler olmaz "diyerek reklam etmesi,bilmiyorum acaba bunun aynisi Amerikada yasaniyor mu?sorusunu sorma geregini duyuyorum. Surasi bir gercek ki;Avrupa ülkelerinde her inanc kesimine özgürce ibadet etme inanclarinin geregini yerine getirme serbestisi vardir.Toplumlarin ön yargili olanlarinin disinda kalan toplumun diger kesimleri bu serbestiyi olumlu karsilar.Islama karsi gibi görünen ancak Islama degilde Islam adi altinda terör estirenlere karsi olan siyasi durusu kullanarak Islamfobisi diye Avrupayi suclayan görüsün sahibi Türkiye'dir.Bu da bize Türkiye'deki siyasi kadrolar icin Islamin ön kabul oldugunu gösteriyor.Ama ayni siyasi kadrolar;Alevilere karsi acik acik siyaset yaparak Aleviligi yargilayan bir tutum icine girmislerdir.Alevi olmaya karsi söylenen "yanlis anlasildi"denerek tevil edilmeye calisilan ancak bilincli oldugu bilinen bu söylemler.Anayasamizdaki Laiklik vurgusuna ragmen Laiklige aykiridir.Buna karsi duracak bir gücün olmamasida ayri bir komedidir.Cünkü bu ayrimciliga karsi gerekeni yapacak olan yargi siyasi kadronun kamcisi olmustur. Demem o ki;Laiklik gercekte kendi inancindan baskasinin inancini kabul etmek saygi duymaktan cok,göz yumma anlamini almistir.bizde veya diger ülkelerde.Yani saygi duymuyor ama göz yumuyorum,tolerans gösteriyorum anlaminda bir kavram olmus yani sanki benden olmayana bir lütufta bulunuyormusum durumuna getirilmistir. Laiklik demokrasidir,demokrasi ne kadar güclüyse Laiklikde o kadar güclüdür,Demokrasinin olmadigi yerde Laiklik zaten olamaz.Bu anlamda ben Amerika'nin veya baska bir ülkenin Laikligini degil Türkiye'de ki laikligin nasil oldugunu daha önemli görüyorum.. saygilarla
  5. Cumhuriyet Gazetesi'nin böyle bir ortamda böyle bir mansetle cikmasi gercekten ilginc.Escinsellik Islamda lanetlenmistir.Olabilir.ancak böyle bir lanetin uygulamaya konulmasi ancak Din Devletlerinde olur.Laik bir ülkede insanlar dini yasalarla degil Özgür yasalarla yönetilir.Ancak görebildigimiz kadari ile,Türkiye yarim yamalak sürdürdügü Laikligi artik Din Devletine birakmistir.Diyanet Isleri Baskaninin kizinin böyle bir iddiayi gündeme getirmis olmasida bize Türkiyede bir dincilik senaryosu yazilmis ve uygulamaya konmustur.Bas Aktör Erdogan,yardimci aktör Diyanet Isleri Baskani,figuranlar,AKP'nin satin alinmis gazeteci kimlikli müridleri ile kumpas denilen Ergenekon-Balyoz senaryolarinin devami olan 15 Temmuz senaryosu paravanli OHAL VE KHK senaryolarini takiben Islam Devleti senaryosu artik gündeme getirilmistir.Bülent Arinc'in bir zamanlar sorulan bir soruya:"Cumhuriyet disinda hersey degistirilebilir"sözünü hatirlayinca aklima Türkiye Islam Cumhuriyeti ismi geldi.Erdogan'in varmak istedigi sonuc Türkiye Islam Cumhuriyeti'dir.Yani araplastirilmis bir devlet.Ihvan'in Türkiye versiyonu 2023 tarihlidir.Bugünlerde yasanan ise Dar-Ül Harp'tir.Yani Türkiye Erdogan Baskanliginda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karsi acmis oldugu savasta Türkiyenin Cumhuriyetle birlikte yapmis oldugu birikimleri kazanimlari Dar-ül-Harp yasalari ile soymaktadir. saygilarla
  6. Fasizm artik saklanmiyor.Artik doludizgin gidiyor.DISK Genel Baskani gözaltina aliniyor.MHP ise Sosyal Medya'ya girisler KIMLIK NUMARASI ILE OLSUN önerisi veriyor.Hani birisi ciksada Türkiye de fasizm yok derse ona fasizmi anlat diyecegim. Türkiyede kelimenin tam anlamiyla bir ISLAMI FASIZM var.Bu islami fasizm,Dinci fasistler ve MHP Fasizmi isbirligi ile kendini gösteriyor.. Sosyal Medya'ya kimlik numarasi ile girilsin diyenler fasistlerdir.Kimlik numarasi kisiyi ele veren bir uygulamadir.Yani kim despota "despot "diyorsa kimlik numarasi hazir hemen iceri tikin demektir bu. "Basin alanindaki kisitlamalar ve sansür,Sultan,II Abdülhamid ile birlikte artarak devam etti,hatta bu dönemin önemli bir özelligi haline geldi.Öyle ki siyasi hicbir yani olmayan sözcükleredahi bircok anlam yüklenerek,bunlarin ne sekilde olursa olsun kullanilmasi,özellikle suikast,ihtilal v.b. iktidar karsiti olaylara iliskin yayinlar yapilmasi yasaklandi,dizgi yanlislari yüzünden gazeteler kapatildi." Türk Edebiyatci Cevdet Kudret,II,Abdülhamid ile ilgili su degerlendirmeyi yapmaktadir: "II Sultan Abdülhamid o konuda epey zengin bir birikime mirasci olmus,gecmisteki denemeleri göz önünde bulundurarak,sistem üzerinde heryil biraz daha oynamis,onu bir kuyumcu gibi islemis,gelistirmis;kanun ve tüzüklerde ki bütün bosluklari doldurmus acik kapilari tikamis;kurdugu düzeni tam 33 yil hic aksatmadan uygulamisti:" "Ciraklik devri bitti,kalfalik devri de bitti,artik ustalik devrindeyiz"diyen kim di? Bilmiyorum bu benzerligi bugün yasiyor olmamiz acaba bir tesadüf mü yoksa o günlere bir geri dönüs mü?Hani derler ya "Tarih eger ibret alinmazsa tekrarlanir"Evet tarih tekerrür ediyor.Ve Türkiye yine bir zorbaligin pencesinde ve mücadele gücü kalmamis, cellada teslim olmus, kutsallik verilerek biat edilen bir zorbanin pesinde omurgasi alinmis,mankurtlastirilmis bir toplumun ihaneti ile karsi karsiyadir. Hafta boyu birilerinin ceplerinin dolmasi icin bogaz tokluguna calistirilmak zorunda birakilan calisanlarin 1 Mayis'ta; o günü kutlamasinlar diye sokaga cikmalari yasaklaniyor.Buna fasizm denmezde ne denir? Halkina maske vermekten aciz bir yönetim,reklam icin baska ülkelere maske gönderiyorsa bu yönetim HALK DÜSMANIDIR:Yani fasisttir. Halkin oylariyla secilmis belediyelerin sadece muhalif partinin belediyesi diye;Ekmek dagitmasini yasaklayan,ekmek dagitmayi cumhurbaskani veya valinin talimati ile olacak diyen,Belediyelerin Asevlerine kilit vuran o asevleri icin yapilan bagislari gaspeden devlete FASIST DEVLET denir. Türkiye de ve tüm dünyada emekcilerin,1 Mayis Isci Bayrami kutlu olsun. saygilarla
  7. Türkiye'de yasaklar bitmiyor.Bir de olaylara baktigimizda;sanki Allah ile Erdogan arasinda bir anlasma var gibi! Bunu neden söylüyorum.Bakin Türkiye'de birsey yasaklanmadan önce,yasaklanmasi icin sanki birileri gerekce üretiyor.Deprem'de böyle,Covid-19'da böyle,Ne alaka diyenler olabilir.Ama seytanin sözcülügünü yaparsak ortaya cikan gercek,evet sanki birileri yasaklar gelsin diye gerekceler yaratiyor. Bu ülkede yasaklanmayan tek sey "Dini Bayramlardir"Milli Bayramlar yillardan beri herhangi bir gerekce ile yasaklandi.Adina ister terör deyin,ister güvenlik sorunu deyin yani ne derseniz deyin Milli Bayramlar yasaklandi.Dini bayramlar yasaklanmiyor.Ne dedi Erdogan birkacgün önce:Ramazandan sonra CIFTE BAYRAM yapacagiz. Covid-19 tam da Milli Bayramlarin kutlanacagi döneme denk geldi.23 Nisan kutlanamadi,gece balkonlarda insanlar Istiklal Marsi söylediler.1 Mayis gerci Milli Bir bayram degil,emekcilerin bayramidir.Gel gör ki o da yasaklandi.Gerekce COVID-19,önümüzde 19 Mayis var.Ve büyük olasilikla 19 Mayis'ta kutlanmayacak.Yani tavlada zar atipta 2 altili tutturmus gibi AKP hükümeti Milli Bayramlari yasaklayacak bir gerekce elde etmistir.Düsündügümüzde normal bu ortamda tabii ki Milli Bayram kutlanmaz,yani disarda kutlanmaz. Gelelim 1 Mayis'a! 1Mayis emekcilerin bayramidir.O gün emekciler calismaz,meydanlara cikar,iktidardan haklarini isterler,sosyal haklarin günün sartlarina göre ayarlanmasini isterler,türküler marslar söyler ve dagilirlar.Ancak bizim ülkemizde 1 Mayislar devletin emekcileri öldürdügü öldürttügü bir konuma getirilmistir.Devlet derken devlet icersinde yuvalanmis olan fasist gücler demek istedim. Calisanlar bir hafta boyunca disari cikmis is yerlerine gitmek mecburiyetinde kalmislardir.Bir hafta boyunca disari cikmalari yasak olmayan calisanlar,özellikle 1 Mayis emekci bayraminda sokaga cikma yasagi ile engelleniyorlar.Amac,COVID-19 degil,dinci yani sagci ideolojiye ters düsen 1MAYIS'i kutlatmamaktir. 1 Mayis'in calisanlarin bayrami olmasi icin yüz yil önce verilen kanli savaslar sonucu 1 Mayis'in isci bayrami olmasi kabul edilmis,dünyadaki tüm demokratik ülkelerde 1 Mayislar cosku ile kutlanirken Türkiye gibi fasizmin boyasina boyanmis ülkelerde yasak veya kisitli. Milli Bayramlarin yasaklanmasini bir gerekceye baglayanlarin gercekten bu Milli Bayramlara ideolojik olarak karsi olduklari biliniyor.Cünkü Milli Bayramlar Türk Milleti'nin devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin savaslarla ve zaferlerle kurtarilisinin ve de kurulusunun bayramlaridir.Iste her firsatta bu bayramlari engelleyenler veya kendilerinde hastalik icad edenler bu bayramlari hazmedemeyen cevrelerdir.Bugün Recep Tayyib Erdogan'in tüm gücüyle basarmaya calistigi ve de büyük oranda basardigi hakikat;Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kurulus felsefesinden uzaklastirmis,temellerini oymus,kendini Baskan ilan ederek bir tür Monarsi rejimini kurmustur.Zaten 137 ülke üzerinde yapilan incelemelerde Türkiye 70.siraya düserek demokrasiden ILIMLI OTOKRASI rejimi ile yönetilen bir ülke konumunda gösterilmistir. Monarsi bilindigi gibi babadan ogula gecen hükümdarlik degildir,Monarsi ,kendini kral ilan ederek ülkenin tüm yönetimini kendi sorumluluk alanina alan,Anayasal olarak hicbir sorumlulugu olmayan yani "astigim astik kestigim kestik "bir rejimdir ki biz bugün böyle bir rejimle yönetiliyoruz.Yani DIKTATÖRLÜK. Ne varki bunca zulme bunca baskiya ragmen bugün icin Recep Tayyibin yapilan anketlerde aldigi sonuc hala yüzde 35'lerdedir ki bu cok vahim bir durumdur.Bunun anlami bu millet ya olanlarin bilincinde degil ya da böyle bir rejimin gelmesini istemektedir yani kölelik,kulluk yani Biat etme rejimi. Yukarida Allahtan bahsettim.Sanki Allah, Recep Tayyib Erdogan'a Milli Bayramlari yasaklasin diye hep bir sebep yaratiyor. saygilarla
  8. AKP Devleti'nin krali ve sadrazaminin öngördükleri INFAZ Yasasi örtüsüne büründürülen ve Anayasa'nin cignenerek cikarttiklari "Suclularin Affi"yasasi kabul edildi.Ve özgürlük,esitlik ve adalet diyenlerin disinda kim varsa ahirdan bosaltilir gibi sokaga saliniverdiler.Yani artik,kadin öldürenler,kadinlara tecavüz edenler, sort giydi diye otobüste tekme atanlar,basin acik diye yolda yürüyen genc kiza tokat atanlar affedildiler.Kral ve soytarisi öyle istiyordu o nedenle yillardir icerde yatan,hatta KRAL'a bile mektup yazarak hakaret eden Mafia Babasi da serbest birakildi o da hemen "siz cok büyüksünüz,büyük isler yapiyorsunuz,tesekkür ederim"diye mektup salladi kendisini icerden cikartanlara, Dedigim gibi eline silah almamis kimseyi öldürmemis,kimseyi dolandirmamis,milletin malini gaspetmemis,sadece ADALET istemis olanlar büyük suclu denilerek bu aftan yaranlanamadilar.Ne demek yani:"Siz kraldan nasil adalet istersiniz,siz krala adaletsiz diyenler teröristtir"demek anlamina gelen bu uygulama Laik sistemi degistirip,sözde Allahin yolundan gidiyorlarmis gibi kendilerini müslüman olarak algilatip,Cumhuriyetle hesaplasmanin projelerini din iman maskesi altinda adim adim uygulamaya sokanlarin Cumhuriyeti yok etme hedefini acik acik belli etmektedir. Islamiyet begenilsin begenilmesin sonucta dünyanin belirli bir nüfusunun inandigi bir inanc sistemidir.Bu sistemde, bu sistemin Anayasasi olan Kuran'da olmayan bircok sey Islama mal edilerek saf halk kesimlerine beyin yikama operasyonlari seklinde kabul ettirildi.Öyle ki;insanligin kabul edemeyecegi onca konu saf müslüman halk kitleleri tarafindan imanimizi kaybederiz korkusuyla kabul edildi.Inkar sayildi,Allahin olmadigi halde Allahin emri olarak inandirildilar.Saf diyorum cünkü,müslüman toplumlarin büyük bir orani ne bir müspet ilim kitabi okur,nede bir arastirma,bilgi edinme kitabi okur.En fazla, okuduklari kitaplar, cemaatlerin kendilerine camilerde dagittiklari bedava ve zehir siringa eden kitaplar,dinci gazeteler,ezbere Kuran kitabi,veya belirli kesimlerin dini igdis ederek yazdiklari kitaplari okurlar.Onlar icin;Yasar Nuri,Bayraktar Bayrakli,Cemil Kilic zindiktir.Cüppeli cok iyidir. Simdi bir örnek vererek,müslümaniz diye kendilerine bir paye bicen,Laikligi hic begenmeyen halk kesimlerinin,gecenlerde Diyanet Isleri Baskani'nin:acik acik Allahin ayetini inkar eden fetvasina karsi bugüne kadar hicbir tepki vermemis olmasidir.Neydi bu fetva:"Eger kamu bankalarindan kredi alirsaniz faiz haram degildir"Yani bu fetva asirlardir,her firsatta,"faiz haramdir,hertürlü faiz haramdir"diyenleri ters yüz etmis.Kurani inkar etmistir.Cünkü KRAL ülkede ekonomik nedenlerle satisi duran arac ve konut alim satimindan rahatsizdir.Para kalmadigi icin careler aramaktadir.Iste bu carelerden birisi de "Faizin haram olmadigi ama bir sartla"fetvasidir.Hem saf vatandas kitlesi "bakin faiz haram degilmis vakifbanktan alirsam"diyerek kamu bankalarindan kredi cekecek ,hem kamu bankalari kazanacak hem müteahhit veya arac firmalari kazanacak ama vatandas Allahin emrine karsi geldigi icin zaten imanen kaybedecek ve hemde borclanacak."Iste islam", derken; bunu diyenlerin de en azindan günümüzde hakli olduklari bir gercektir, Infaz yasasi cikartildi,ancak müslüman kral ve soytarisi bununla yetinmiyor.Birkac defa meclise getirip tepkiler üzerine erteledikleri ;Cocuk evlilikleri yasasini cikartmak icin kollari sivadi.Simdi onun hazirliklari yapiliyor.Bakin hersey din üzerine insa ediliyor.Infaz yasasi tam" Corona Salgini ve Ramazan öncesi" cikarildi.Yani hem cezaevlerinde mahkumlarin sagligi düsünülmüs gibi gerekcelendirilmis hem de Ramazan Bayramini sevdikleriyle birlikte gecirmeleri saglanmistir.Yani hükümlü olmalari baskalarina zarar vermis olmalari kral ve soytarisi icin öyle bir önem arzetmemistir.Peki nedir önemli olan.Kaybedilmis oylari bir sekilde geri kazanmak.Adalet isteyenlerin tahliye edilmelerine gerek yok onlar zaten olasi bir secimde krala ve soytarisina oy vermeyeceklerdir.Kral ve soytarisi kaz gelecek yerden tavugu esirgememistir. Simdi sirada cocuk tecavüzcüleri var.Bunlar cok magdurlar! Cünkü tecavüz ettikleri kiz cocuklar eger bunlarla nikahlanirsa hem tecavüz etmis olan hem de kiz magdur olmaktan kurtulacaklar.Arada belirli yas farki olanlar bu yasadan faydalanacak,Ben öyle saniyorum ki bu yas farki 15 yil gibi düsünülüyor ve eger yanilmiyorsan 5 yil evli kalma sartida getiriliyor.Yani söyle diyelim;10 yasindaki bir kiza tecavüz etmis olan kisi 25 yasindaysa nikah kiyabilirler.Müslüman gecinenlerin hangi islami sartla bu uygulamaya hazirlandiklarini veya bu uygulamanin,Islamin neresinde oldugunu bana bu sahifede dinden imandan bahsedenlerden birisi anlatsin.Yani öyle ezbere müslümanlik degil,Kuranin neresinde 10 yasindaki bir kiz cocugu nikahlanabilir diye yaziyor bana o ayeti göstersinler.Kuran ayeti diyorum cemaat hurafesi degil. Din adina yapilan bunca yanlisin aslinda Islami nasil korkulacak bir din haline getirdigini eger müslümanlar anlamakta acizseler, ben Recep Tayyib Erdogan'in neden 18 yildir bu toplum tarafindan müslüman basbakan müslüman cumhurbaskani diye secildigini anlamakta zorlanmam.AKP iktidarina müslümanlik adina oy veren" halk kesimlerinin" hicbirinin islami bilgisi yoktur.Eger islami bilgileri olsaydi oy verdikleri kisiye " eger müslümansan, insanlar asgari ücretle yasam savasi verirken,ülkede 2 milyon cocuk cocuklugunu yasiyamaz ve calisiyorsa sen nasil oluyorda itibardan tasarruf olmaz diyerek13 ucak ve sayisiz saray sahibi oluyorsun,islamin neresinde müslümanin, halk acken bu kadar saltanatina izin verilmis,peygamberin kac tane sarayi vardi"diye sorardilar.Sormadilar cünkü hem Islami bilmiyorlar hem de insanliktan nasiplerini alamamislardir,hem de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulus felsefesini hazmedememislerdir. Bu basligi buraya acmamin nedeni "dinle baglantisi "oldugu icindir, saygilarla
  9. ...."iktidar medyasi bu gerekceden muaftir,ifadesi ..."Iktidar medyasi bu gerekceden muaf degildir"seklinde" olacakti. saygilarla
  10. Bugün TBMM'nin acilisinin 100.gününü kutluyoruz.Salgin nedeniyle bu coskuyu maalesef cadde ve sokaklarimizda kutlayamiyoruz.Ancak evlerimizin balkonlarinda bu coskuyu kisitlida olsa kutlayacagiz. Bugün TBMM'de bütün partilerin bir kisi disinda Genel Baskanlari ve Milletvekilleri Özel Birlesim icin toplandilar. Bu bir kisi,eger meclise ve Cumhuriyete saygili olsaydi herkesgibi o da gelir mecliste kendisi icin ayrilmis olan özel Loca'sinda otururdu.Ancak buna gerek görmedi,cünü büyük ihtimalle bugün CHP'ye nasil saldiririm diye planlar yapmakla mesguldü. Türk Milleti'nin MILLI BAYRAM'larinda AKP ile baslayan bir rahatsizlik,"Bas agrisi,kulak agrisi,dis agrisi,mide agrisi"bahaneleri ile bircok kutlamalara AKP Lideri Basbakan olarak,Abdullah Gül Cumhurbaskani olarak katilmadilar,bunlarin ecdatlarindan kalma bir kin ve nefret dolu olan vicdanlari ve kalpleri var.Bunlar ne Cumhuriyeti hazmedebildiler,ne da Atatürk'ü.Bugün Atatürk'e hakaret edenlere Cumhuriyet Savcilarinin hicbir sorusturma acmadigini bunlari düsünce ve ifade özgürlügü kapsamina aldiklarini biliyoruz.Ancak bu sadece Cumhuriyet ve Atatürk düsmanlari icin gecerli bir gerekcedir.Iktidar medyasi bu gerekceden muaftir. 23 Nisan Milli Egemenlik ve Cocuk Bayramimiz bir kez daha kutlu olsun. saygilarla
  11. Savas demisken,birazda IC SAVAS'a bakalim! Ic savas mi var diye soranlar olabilir,bence var hemde doludizgin bir Ic Savas yasaniyor ülkede. Kim savasiyor ?Devleti ele gecirenlerin kendilerinden olmayanlara karsi verdigi savas. Dünyayi saran Corona denilen felaketin,tüm dünya ülkelerinde birlik ve beraberlik icersinde mücadelesi verilirken,Türkiye'de birlik ve beraberlik konusu yok artik.Cünkü devleti ele gecirenlerin kendilerine muhalif olanlara karsi birlik ve beraberlik gibi bir istekleri yok.Bu felaket günlerinde insanlarimiz ölürken,insanlarimiz yoksullukla ve hastalikla mücadele ederken devleti ele gecirenler sadece kendi bekalari icin her yola basvurarak hem birlik ve beraberligi baltaliyor hem de insanlarimizi daha cok yardima muhtac hale getiriyorlar. Son günlerde,artik ülkede dikta rejiminin varliginin inkar edilemeyecek kadar gün yüzüne cikmasi ile,diktatörlügün karsisinda olanlara karsi acimasiz bir kiyim acimasiz bir zulüm denecek gibi uygulamalara sahit oluyoruz. Anayasanin verdigi yetkilerle insanlara yardim etmek icin baslatilan bagis kampanyasi,diktatör tarafindan engellenerek "DEVLET ICIN DE DEVLET"diye yorumlandi ki bu akla ziyan bir yaklasimdi.Belediyelerin asli görevleri icersinde halka hizmet vermek vardir ,bu hizmet icinde hem devletten hem de kendi imkanlariyla maddi olanaklara sahiptirler, ancak,"Sen benim 25 yildir yönettigim belediyeleri nasil kazanirsin "hazimsizligi ile hem devletin destegini bu belediyelerden kesmis hem de bu belediyelerin kendilerine imkan yaratmak icin topladiklari bagislara el konmus,buda yetmemis "sen nasil bagis toplarsin"denerek hem Anayasaya hemde hukuka aykiri bir sekilde sorusturma actirmistir. Bence bu bir Ic Savas'tir.Cünkü bu yaptirimlar,siyasi olmakla birlikte siyasetten uzaklasmis tam bir savasa dönüsmüstür.Iktidarin muhalif belediyeleri elestirme hakki vardir ancak bu hak felaket durumlarinda o belediyelerin calismalarini engelleme konumuna gelmisse buna Ic Savas denir. Türkiye'de bir Ic Savas vardir bu savas,AKP-MHP dinci isbirligi ile CHP'ye karsi bir savastir.Bu savas sadece Belediye Baskanlari ile degil o baskanlara oy vermis olan halk kesimlerine karsida bir savastir."yani siz onu sectiniz bende sizden bunun intikamini aliyorum"demektir bu.Evet aynen budur olanlar. CHP'li Belediyeler,halka ücretsiz ekmek dagitmaya basladilar cünkü sokaga cikma yasagi vardi.Hayir sen ekmek dagitamazsin diyerek ekmek dagitimini yasaklarken kendi belediyeleri halka ekmek dagitiyor buna da "valilik talimatiyla"diye gerekce veriyor.Ne zamandan beri halka ücretsiz ekmek dagitmak icin valilerden izin alinmasi gerekiyordu?Halka hizmetin izini olmaz,halka hizmet veriyorsa iktidarinda validen izin almasi gerekir.Yok Iktidar iktidardir validen izin alamaz deniyorsa Belediyede o ilin iktidaridir validen izin almasina gerek yoktur.Bu tamamen Ic Savas'in gerekcelendirilmis halidir. 25 yildir,Eskisehir Belediyesinin AS EVI halka hizmet veriyor.Fakirlere evi barki olmayanlara yemek veriyor.Bu CHP'den önceki belediyeninde bir hizmetiydi.CHP'li oldugu ve halka yardim ederek halkin gözüne girecegi korkusu ile bu belediyenin Bankadaki As evi hesabina el konuldu.Yani oraya gelen bagislar bloke edildi.Bu düsmanliktan daha ileri ahlaksiz bir yaklasimdir.Evet ahlaksizlikdir bu. Adana Belediyesi Fuar alaninda bir SAHRA hastahanesi olusturdu.Önce iktidarin medyasi saldirdi.Sahra hastanesi demek pratik bir sekilde toplu hastalara hizmet vermek icin felaket ve savas durumlarinda kurulan cadir seklinde hastahanelerdir.Buralar normal hastahane gibi dört basi magmur yerler degildir.Ancak tibbi gerecler ve yataklar vardir.Bu sahra hastahanesi halki aldatiyorsunuz diyerek il saglik müdürlügü tarafindan mühürlendi.Adana Belediyesi CHP'nin Büyük Sehir belediyelerinden biridir.Yani Adana belediyesinin hizmet vermesi böylece engellendiki bu bir IC SAVAStir. Simdi hem Istanbul Büyük Sehir hem Ankara Büyüksehir belediye baskanlarina diktatör tarafindan sorusturma baslatildi.Bu sorusturmanin sonucu büyük ihtimalle kayyum atanmasina kadar gidebilir.ki AKP secimde kazanamadigi belediyeleri terör veya baska bir gerekceyle kayyum usulü ile ele geciriyor.Istanbul ve Ankarabüyük sehir belediyeleri AKP'nin sagmal inegi gibi sagdigi belediyelerdi.ellerinden cikmasiyla musluklar kesilmis bagirsaklari kurumaya baslamistir.Iste bu hazimsizlik bir gerekce ile giderilmeye calisilmaktadir bu gerekcede su anda ellerinde mevcuttur.Yani kendi yarattiklari gerekcelerle kayyum atayabilir ve bu belediyeleri tekrar ele gecirebilirler.Yani Ic Savas'in sonucu böyle olacak gibime geliyor. Ayrica bu iki belediye baskaninin yarin ki secimlerde bugünkü diktatörü koltugundan iterek düsürme olasiligida mevcuttur.o nedenle simdiden bunun önlemini almaktadirlar.Halka gelince;Halk ne verirsen alir kim veriyor diye bakmaz.belediye neden engelleniyor onu düsünmez düsünmez derken bizim halkimizdan bahsediyorum.Bakin Türkiyede son18 yilda yasanan hukuksuzluklarin onda biri begenmedigimiz Avrupada yasansaydi inanin ki bu diktatörler coktan tarihin cöplügünde unutulurdular.Ama burasi Türkiye;Burada sadece "ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN"denir. saygilarla
  12. Adi "Türkcepni"olan yorumcu,Atatürk'e,kin kusarak,Recep Tayyib Erdogan'i kahramanlastirmis.Ve Atatürk'ün yaptiklari icin hesap soruyor diyerek 2002 yilindan bugüne kadar AKPnin hangi amacla iktidara getirildigini de anlatmis oluyor.Yani "AKP Erdogan Baskanliginda Cumhuriyetten hesap soruyor"anlaminda bir yazi yazmis.Bunun daha acik anlami,Erdogan'in Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yikmak icin görevlendirilmis olmasidir ve zaten uygulanan siyaset,milleti bölmek,Laikligi tukaka ederek Islam Devleti kurmak,Ve AKP'ye karsi olanlari siddetle ezmek yani zulüm!Ve bunlar iddia degil birer gercektir.Yani 2002 yilindan bugüne kadar yasadiklarimiz bunu belgeliyor.Son infaz yasasida bunun bir delilidir.Katiller,kadin tecavüzcüleri,uyusturucu patronlari,Mafia sefleri tahliye edilirken,Erdogan rejimini elestiren gazeteciler terörist diye cezaevinde tutulmaktadirlar. Cepniler Dogu Karadeniz bölgesinin kurtulusu icin mücadele etmis bir Türk boyudur.Oguzlardan gelir.Ancak ne kadar acidir ki,adini TÜRK CEPNI koyan birisinin Atatürk'e karsi olmasi ve bir Gürcüyü savunmasidir ki o gürcü son Türk devletini yikmayi kendine görev edinmistir. Rize,Rize'nin tarihine bakildiginda;Rize'nin "Lazistan Sancagi'nin merkezi "oldugunu görürüz.Yani Rize genelde Lazlardan,Gürcülerden ve Türklerden olusan bir nüfusa sahiptir.Türk nüfus azdir.Zaten o azda olsa Türk nüfus Atatürk'ü sever ve saygi duyar.digerlerinin zihniyetinin ne oldugunu zaten biz yillardir yasiyoruz.Atatürk'e karsi olan Rize'lilerin gerci kimliklerinde Türk yazar,ancak bu sadece bir kimliktir.Alman Gizli Servisi'nin Rize'de hangi calismalari yaptigini,Almanya'da Laz derneklerinin Alman Devleti'nden nasil maddi destekle desteklendiklerini biliyoruz.Alman Devleti'nin de AKP'ye neden yakin oldugunu da biliyoruz.Dolayisiyla,"Hamidiye Rize'yi bombaladi"yalani Türk düsmani cevreler tarafindan uydurulmus bunlarin öncülügünü de Necip Fazil denilen ve Menderes'in ÖRTÜLÜ ÖDENEGI ile gecinen bir Cumhuriyet düsmani kisidir.Necip Fazil Cumhuriyet düsmanlarinin cok deger verdigi bir kisidirAynen kafasina rum fesini takarak Osmanli ayaklarinda yasamaya calisan ve Atatürke agiza alinmayacak hakaretlerde bulunan bir meczuba benzer.Erdogan'in bu fesli Kadir'e nasil deger verdigini hepimiz biliyoruz,cünkü fesli Kadir tam da Erdogan'in sevdigi tiplerden biriydi.Ölünce Erdogan öksüz kalmistir.Fesli Kadir de aynen Necip Fazil gibi Erdogan'in örtülü ödeneginden nemalanan biriydi.Yani Türk ve Atatürk düsmanlari Türk milletinin vergileri ile beslenmekteydiler. Rize olaylari ile ilgili yazilip cizilenlerin hemen hepsi kasitli uydurma yalanlardir.Gercekleri saptirmak ve bundan bir Atatürk düsmanligi olusturma amacina dayanir buna da Türk düsmanligi diyebiliriz. Rize olaylari nedir?Sapka kanununa karsi gelen 150 kisilik bir gurup bir hareket baslatip Jandarma Karakoluna yürüyor,Sloganlar atarak sehri yagmalayacagiz diyorlar.Bunlar bastiriliyor ve Gezici Istiklal Mahkemesi Rize'ye geliyor.Ücgün süren yargilama sonucu 63 kisi mahkum olurken elebasi olan 8 kisi idam ediliyor.Hamidiye zirhlisi bu olay icin degil zaten kiyida hazir bekliyor eger bir isyan cikarsa bastirmak icin ve hava ya birkac bomba atiyor. Yani Rize'nin bombalanmasi diye bir olay yok.Bu ahlaksizca uydurulmus bir yalandir ve bu yalana ne aci ki kendine Cepni diyen kisiler ortak oluyor ve Atatürk'e kin kusuyorlar. Türk milleti Atasini sever ve ona asla ihanet etmez.Birtakim hainlerin iftiralari ile bu milleti Atatürk'e karsi kullanamiyorlar.cünkü kendileri bile zorda kaldiklarinda binalarinin ön cephesine kocaman Atatürk posterleri asiyorlar.Yani kurtulusu onda görüyorlar.O nedenle yapilan onca ihanete ragmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar kalacak Recep Tayyib Erdogan gibileride bir zamanlarin Ali Kemal'i Damat Ferit'i ve birtakim cumhuriyet düsmani cevrenin ugradigi akibete ugrayip tarihin cöplügünde yerlerini alacaklardir saygilarla
  13. 10 Kasim Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün dünyadaki yasaminin sona erdigi gündür.O gün sadece biz Türk Milleti degil,tüm dünya nasil bir kaybin yasandigini Gazetelerinde dile getirdiler.Asagida bunlardan bazilarini alintiladim. Ingiliz Gazetelerinden DAILY HAROLD,13.12.1938 tarihli sayisinda söyle yaziyor: ...."Atatürk'ün ölümüne bgün,onurun artik bir anidan baska bir sey olmadigi bir dünyada büyük bir devlet adami,büyük bir asker,yüksek derecede onurlu bir kisilik olarak aglanmaktadir.Ingiltere önce cesur bir düsman sonra da sadik bir dost olarak tanidigi büyük adami selamlamaktadir." Fransiz Temp gazetesi diyor ki: "Yeni Türkiye'nin yapicisi ölmüstür,bütün bir millet simdi,kurtaricisina ve memleketi bastan basa degistiren devrimlerin sahibi muhterem büyük Sefi icin agliyor." Yine ayni gazete: "Ölüm ,maglubiyet bilmeyen bu adami maglup etmistir.Fakat onun muazzam eseri durmaktadir ve Türkiye Cumhuriyeti'nin gecmisi gelecek icin bir güvencedir.Balkan antlamasinin liderive Dogu Pakti'nin yönlendiricisi olan Türkiye,dünyada kendi yerini almistir ve büyük sefin arkadaslari memleketin prestijini muhakkak ki sürdüreceklerdir," (Öyle mi oldu acaba?) Alman Deutsche Allgemein: "Bu biricik adamin bir daha dünyaya gelecegini zannetmiyoruz.Onun hakiki büyüklügünü zaman gösterecektir." (Cok önemli bir vurgulama ve bugün Atatürk'ün büyüklügünü bir kez daha anliyoruz.) Macar Pesterloyd Gazetesi: "Surasini objektif bir sekilde tespit etmek gerekir ki,ezilmis ve yikilmis bir milletten bilincli bir kitle,isgal görmüs memleketten bagimsiz bir hükümet ve köhne Osmanli Imparatorlugu'ndan genc bir uygarlik yaratmistir.Dünya,bu harp ve baris kahramani büyük adaminölümü ile fakir düsmüstür.Iktidari,azmi ve cesaretleri ile aman bilmeyen galiplerin tatbike kalkistiklari pranga siyasetini ilk kiran Atatür'tür." Cek Bohemia Gazetesi: Atatürk,arkasinda geleceginden korkmayan kuvvetli milli bir devlet birakmaktadir." Son olarak Isvicre NeueZüricher Gazetesi: Atatürk bir uygarlik kaynagi idi.Türkiye'yi Avrupalastirmak degil,fakat milletin savunmasi,gelecegi,gelismesi icin ona hayat olarak lazim olan unsurlari vermek istiyordu.Atatürk ayni zamanda Türkiye'nin Bati ve Dogu arasinda bir köprü olmasini istiyordu.Bugün hickimse onun Islahatci eserine saldiramaz."(Maalesef artik saldiriyorlar ve biz seyrediyoruz) Atatürk hakkinda yazilmis olan yazilar sadece bunlarla ibaret degil,ben sadece bir kismini yazdim.Onun büyüklügünü anlatmak icin kütüphaneler yetersiz kalir.Bati onun büyüklügünü anlamis ve bunu her firsatta dile getirmistir ancak biz Atatürk'ümüzü anlayamadik anlayamacagizda. saygilarla
  14. Ahlakin Adaletle bir iliskisi olmadigini dün kabul edilen Infaz Yasa'sindan anliyoruz. Ne var bu infaz yasasinda:Kadin Katilleri,Cocuk tecavüzcüleri,Uyusturucu baronlari,Katiller,Hirsizlar,Cek Senet Mafyasi,kacakcilar,dolandiricilar,Yani Ahlaken sükut etmis kim varsa bu yasadan faydalanip tahliye olacak.Öyle ki Cakici denilen kisi bile tahliye hazirliklarina baslamis.Buna en cok Bahceli sevinmistir.Cünkü Bahceli ve Cakici kankadir.Erdogan'in kankasi Sedat Peker bir mafia örgütü Baba'sidir ve yillar önce tahliye olmus yetmemis milleti tehdit etmeye baslamistir. Bu kabul edilen yasada kim yok:Düsünce suclulari,yani muhalif gazeteci ve yazarlar.Bunlar silahli terör örgütü gibi terörist olarak kabul ediliyorlar."Ellerine silah almamislar ama,kalemleri ile terörist olmuslar"Yani yolsuzluklari,hirsizliklari,ihaneti yazdiklari icin terörist olmuslardir. Bu düsünce suclularindan veya AKP'nin yani Erdogan'in terörist dedigi yazarlardan Murat Agirel,Kitabi SARMAL'in önsözünde söyle diyor:"Kitabi hazirlarken,yaptigim arastirma sirasinda biraz da .moralim bozuktu.Cünkü Türkiye'nin göz göre göre nasil bir kuyuya cekildigine sahit oldum.Egitimde,Teknolojide,en önemlisi de ahlakende dünyanin en ileri gitmis ülkesi olabilirdik.Bu imkanimiz vardi.Fakat biz güce tapmayi,,gösterisi ve parayi tercih ettik.Evet,ülkede cami ve imam hatip sayisi artti ama ahlaki düzenimiz ayni ölcüde artmadi.Cünkü kadinlara cocuklara tecavüzler artti,Cezaevi insa ettikce suclularimiz cogaldi....."Ve Murat Agirel bu kitabi yazdigi icin tutuklanmistir. Evet,kitabin önsözü bu kadar dogrulari isaret ediyor.Yani adalet olursa ahlak olur demek yanlistir.Ahlak dogustandir.Ailedendir.Anadan babadandir,cevredendir,adalet tesis edilir.Ahlakli olanlarin adil olmasi dogal bir sürectir.Yani cocuklara tecavüz edenleri,genclerimizi uyusturucu batakligina cekenleri oy hesaplari yaparak tahliye edeceksiniz,ama size muhalefet ediyor,gercekleri yaziyor,sizin önünüzde diz cökmüyor diye gazeteciler ve Aydinlari terörist olarak kabul edip onlari bu infaz yasasi'nin disinda tutacaksiniz ve sonra da Adaletten Ahlaktan bahsedeceksiniz.Sizin bu infaz yasasi adil de degildir ahlaki de degildir.Yani adalet dagitiyoruz diyerek katilleri esrarkesleri,pedofilleri serbest birakacaksiniz ama kalem tutup gercekleri yazdilar diye birtakim masum ve serefli insanlari terörist olarak damgalayacaksiniz. Fasizmin yöntemi muhalefeti susturmak ahlaksizlarla isbirligi yapmaktir.Bugün Türkiyede yasanan budur. saygilarla
×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.