İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bloglar

Seçilmiş Blog Başlığı

Bir Ayrılık Gününde     Ne gariptir şu ayrılık günleri Bir dosttan da, düşmandan da ayrılsan Nedense bir tuhaf oluyor insan   Derin bir sızı giriyor içeri Son bir defa bakarken caddelere Dükkanlara, evlere, kahvelere   Hatıra yüklü kervanlar geçiyor Dolu dolu gözlerinin önünden Bu son yadigar mı bir ayrılık gününden   Ne unutulmaz zamanlar geçiyor Ağır ağır biz farkında değilken Gökler masmavi, yaprak yemyeşilken   Sen istediğin kadar unutulmaz de Bu son dakika,
Misafir
azönce arayan amca sesimi duyunca "yanlış düştü" dedi, ne ggarip dimi yanlış düşmedi sen yanlış aradın amca demek istemiştim oysa ben, ama vakit kalmadı şıraoup diye kapattı telefonu... yazmak için malzeme gerekiyo bazen, buraya yazmayı çok seviyorum, ama herzaman bi konu bulunmuyo, konu çok aslında ama nerden başlayıp nerde bitirceni bilemiyo insan...     neyseki ben kendime bu gün için bi malzeme buldum (teldeki amca)...hülya avşar teyze misali ottan moktan nedenler yüzünden konuşmak böl
Buz gibi bir ekranda sıcak bir merhabaydın sen, En gerçekten daha gerçektin. Rotasını, klavyeye dokunan parmaklarımızın çizdiği yolculukta aynı durakta karşılaştık biz.Sıcacık bir merhabaydın sen buz bir ekranda.Yalnızdık ,yolu yok yalnızdık,bir şekilde yalnız. Gerçek yaşam içindeki sanallığımızdan kaçıp,sanal yaşamdaki gerçekliğe soyunmamışmıydık cebimizdeki yalnızlık ağırlaşınca. Sonra çıplaklığımıza kelimelerimizi giyinmemişmiydik! Açıp tüm gizlerimizin önünü,istediğimizce özgür,diled
benim davam ekmek davası millet sağ sol vs. gibi işlerle uğraşıyor yaptığımız yorumlar hiç ekmeği düşünmeden yapılıyor kimse dur demiyor hayata kimse bu son diyemiyor nezaman nezaman bu yüreği ağzında hayat artık haber izleyemez olduk tvlerde atık akşamları rahat rahat gezemez olduk sokaklarda her türlü soygun hırsızlık gasp türedi memlekette neden bunlara çare bulunmuyor neden o insanları yargılamak yerine ona yardım edilmiyor ceza evleri dolup taşıyor neden bunlar oluyor hiç düşünüyormusunuz
  • Xemci
eskiden ekmek aslanın ağızındaydı sonra miğdesinde dediler sonra aslan kuyruğunsa dediler ensonunda da aslan açlıktan ölüyor kardeşim biz ne yapacağız çalış çalış çalışta nereye kadar bu ülke bupara bu ekmek bize yetmiyor kardeşim biz ne zorluklar gördük ne günler geçirdik ama yeter yeter bu kadar halkımızın çektiği yeter bu kadar insafsızlık olmaz buna bir nokta koysunlar nediye geldi hükümet nediye gidiyor ben anlamadım neden dedklerini yapmıyorlar bunları neden dediklerini taahütlerini
  • Xemci
bu başlık yüce feylesof hz.serdar ortac'a aittir.     döndüm ben memleketten...   şimdik şöle oldu yarenler,5 gün kaldım ya anam bana bi haller oldu..herkes peşimden dolaşıyo...sankim ilk defa alçılı insan yavrusu gördüler(yavru diyorum dikkatinizi çekerim,tazeyim ben daha... ) yaw böle prenses diana ve maiyeti gibi dolaşıom evde(alla sonumu benzetmesin... ) ama en güseli yıkanmak ayıptır sölemesi...parmağımı kıpırdatmadım ama annemin nası kese yaptığını unutmuşum yannız acıdı biras...
SAATİNİZ KAÇ?   Şehir plânına uymak için, cephesini sokağa vermek zorunda bırakıldığım çok köşeli evimden çıkmaya hazırlanıyordum. Salondaki aynada, kendime çekidüzen verdim. Ayak kaplarım elimde, balkonu geçtim. Huyumdur, sahanlıkta ayaklarımı giydirirken, daima, bitişikteki baba ocağımıza bir göz atarım. Avludaki erik, zeytin ve incir ağacını seyretmekten, onlardaki gelişmeyi adım adım incelemekten büyük zevk duyarım. Filizdi, çiçekti, yapraktı derken, ansızın olgun meyvelerle karşılaşırım.
  • ohb
Onlar kıymetli peki biz neyiz diye soramadan edemiyorum kendime...   Biz birkaç "çalışan" ve "güçlü" kadındık.. . >>>>Güçlü olduğumuz için her işimizi kendimiz halletmeye alışmıştık. Ailelerimiz öyle yetiştirmişti bizi. >>>>Sonra üniversite. Hemen arkasından iş >>>>hayatı..Evdeki ampul, kırık menteşe, geceyarısı tutan böbrek taşı >>>>ağrısı vız gelir tırıs giderdi bize. Bir erkeğe gereksinim duymadan hayatımızı pek ala da sürdüren ci
Pandora / Bülent Akgezer   Pandora Yunan mitolojisinde, tanrılar tarafından kendisine emanet edilmiş, içi yeryüzünde bulunabilecek bütün kötülüklerin doldurulduğu ve bunun yanına bir de dünyanın kötülüklerine direnme gücü sağlayan umudun kapatıldığı bir kutunun emanet edildiği meraklı, tedbirsiz bir kadını simgelemektedir. Pandora meraklı ve tedbirsizdir. Biraz da düşüncesiz. Çünkü kendisine söylenmesine karşın merakını yenemez ve bu tehlikeli kutunun kapağını aralar ve tabii bu aralıktan bütü
Senin Gemilerin Camdan Sevgili     Duydum ki yine umudunu kesmişsin insanlardan, dostluklardan... Duydum ki yine acımaya başlamışsın kendine... Yolunu kimselerin bilmediği, bilmek de istemediği sevginin o hayal ülkesinde birilerini beklerken çok üşümüşsün... İnsan ancak kendisine sevgili olabilir, diyormuşsun. Şimdi artık yollarda ve binbir hayalin peşinde sürüklediğin ve yıprattığın sevgine minnet borcunu ödeyecekmişsin... Acıyan sevgini şımartacak, onu örtülere saracakmışsı
1. Ey özünün sırlarına akıl ermeyen; Suçumuza, duamıza önem vermeyen; Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık; Umudumu rahmetine bağlamışım ben   2. Büyükse de isyanım, kötülüklerim, Yüce Tanrı' dan umut kesmiş değilim; Bugün sarhoş ve harap ölsem de yarın Rahmete kavuşur elbet kemiklerim.   3. Tanrım bir geçim kapısı açıver bana; Kimseye minnetsiz yaşamak yeter bana; Şarap içir, öyle kendimden geçir ki beni Haberim olmasın gelen dertten başıma.   4.
Çaresizim mecbur bu veda Kokun üzerimde gidiyorum uzaklara   Sığınığ anılara bu hasrete dayanırız elbet Ümidimiz muradına erecek sabret   Sabret inci tanem bekle beni Döneceğim mutlaka sabret Ağlama ne olur vazgeçme bekle beni Döneceğim mutlaka sabret   Vız gelir dağlar denizler yaban eller Sevmeye engel değil mesafeler   Geçici bu ayrılık bir rüya farzet Sonunda zafer bizim olacak sabret   Sabret inci tanem bekle beni Döneceğim mutlaka sabret Ağlama ne olur vazg
  • AZAT
Küçüğüm daha çok küçüğüm Bu yüzden bütün hatalarım Öğünmem bu yüzden Bu yüzden kendimi Özel önemli zannetmem   Küçüğüm daha çok küçüğüm Bu yüzden bütün saçmalamam Yenilmem bu yüzden Bu yüzden hala kendime güvensizliğim   Ne kadar az yol almışım Ne kadar az Yolun başındaymışım meğer Elimde yalandan kocaman rengarenk Geçici oyuncak zaferler   Küçüğüm daha çok küçüğüm Bu yüzden bütün korkularım Gururum bu yüzden Bu yüzden çocuk gibi korunmasızlığım   Küçüğüm
  • AZAT
Kimse Yok mu ?   Tak! Tak!Tak! Kimse yok mu ? Çaldığım bu kapının Açılması bu kadar zor mu ?   Tak! Tak!Tak! Dışarısı soğuk ve ayaz Ellerim üşüyor ve ayaklarım yorgun İçerde bekler beni özlediğim yaz   Tak! Tak!Tak! Rahatsızmı ediyorum? Gölgelerden sıyrıldım da geldim Hiç mi umursanmıyorum?   Tak! Tak!Tak! Yoruldum artık aç kapıyı Yılların yükü var sırtımda Ne olur alma ahımı   Tak! Tak!Tak! Artık alamıyorum nefes Hissedemiyorum nabzımı Ve çıkmıyor ağzımdan tek bir ses
YARIM GOFRET   Sıkıca kavramıştı küçük çocuk annesinin elinden...Henüz 7 yaşında olmasına rağmen , annesiyle elele yürümek pek de işine gelmiyordu aslında. Ona göre o artık büyük bir çocuk sayılırdı. Hatta ne çocuğu ? Delikanlıydı o! Ama işte annesiyle her dışarı çıkışında, yinede elinden tutmak zorundaydı. Bahanesi trafikteki arabaların ürkütücü yol alışları olsa da, itiraf etmeliydi ki aslında hala annesinin sıcacık ellerini tutmak ona güven veriyordu.   O gün akrabalarına gidiyorlardı. An
Acılarım var..   Aynalarım var çeşit, çeşit birbirinden farklı Kiminin çerçevesi gümüş kimininki tahta kaplı Bakarım her bir aynada kendime tek tek Kiminde tebessüm eder yüzüm kiminde gözlerim yaşlı   Resimlerim var çizdiğim ve bir köşeye attığım Kiminde renkler var canlı kimine mürekkep damlattığım Bakarım bazen o resimlere ve yalnız kalmış çizgilere Kiminde acının izleri var kimine umudumu sakladığım...   Enes..
Bebeim Bitanem   Buğulu günlerim çok uzaklarda kaldı Erişilmez hayallerimin ilhamı Bugün artık yanımdasın.. Ellerini görebiliyorum ve kokluyorum saçlarını İnanası gelmiyor şu şaşkın aklımın Masallarda gezinen sanki bir küçük haylazım   Beni önce benden aldın ve sonra bana kattın İsterik arzularımın tam ortasına attın Tanıdığım andan beri sevgilim seni Anladım ki ben hiç yaşamamışım kendimi Nasıl söylesem hani nasıl anlatsam Eski bir kitaptım yırtık ve dağınık Muradım oldun şimdi

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.