Radya tarafından postalanan herşey
-
Siyah Çikolatanın Faydaları
Çikolatanın faydası, içinde bulunan ve flavonoid denilen antioksidanları barındırmasından ileri gelir. Antioksidanlar vücuttaki kimyasal olaylar sonucu ortaya çıkan ve hücreleri yıkıma uğratan serbest radikallerin zararlı etkilerini azaltan enzimlerdir. Birçok antioksidan vardır, hatta bir kısmını vücudumuz kendisi üretir. Flavonoidler çikolatada, meyvelerde, sebzelerde ve çayda bol miktarda bulunan antioksidanlardır. Sadece kokusuyla mutluluk hormonu endorfini harekete geçiren çikolata, damağımızda yavaş yavaş erirken, insanı farklı hazlara sürüklüyor.Bu tatlı mucizenin tarihi M.Ö. 1000 yıllarına dayanıyor. O yıllarda Amerika'da yaşayan yerliler, kakao tohumlarını öğütüp enerji veren içecek yaparlarmış. M.S. 1550 yılında İspanyol Cortes'le Avrupa'ya sıçrayan kakao tohumlarının, ağzımızda çikolata olarak erimesi yaklaşık 800 yılı bulmuş.
-
Siyah Çikolatanın Faydaları
Faydaları saymakla bitmeyen çikolata, kalp hastalıkları ve kanserle mücadele ediyor, cildi ve kemikleri besliyor, mutlu ediyor.... Çikolatanın faydası, içinde bulunan ve flavonoid denilen antioksidanları barındırmasından ileri gelir. Antioksidanlar vücuttaki kimyasal olaylar sonucu ortaya çıkan ve hücreleri yıkıma uğratan serbest radikallerin zararlı etkilerini azaltan enzimlerdir.
-
Araştırmalara göre kahveyi yanlış zamanda içiyoruz!
Bilim insanlarına göre kahve içmek için en ideal saatler sabah 9.30-11.30 ve öğleden sonra 1.30-5 arası… Çünkü bu saatlerde vücuttaki kortizol miktarı düşüyor. Onun yerine kahvedeki kafeinle uyanık kalmak mümkün.Kısacası bilime göre insanların birçoğunun sabah kalkar kalkmaz kahve içmek yerine, işe başladıktan hemen sonra bunu yapması, daha etkili olabilir.
-
Araştırmalara göre kahveyi yanlış zamanda içiyoruz!
Birçoğumuz sabahları uyandıktan hemen sonra kahve içer ama bilim insanlarına göre bu yanlış… İşte nedeni… ABD’nin Maryland eyaletindeki Bethesda Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre sabahın erken saatlerinde içilen kahvenin uyarıcı etkisi daha az oluyor.Araştırmanın bulgularına göre bu durumun nedeni şöyle özetleniyor: İnsan vücudu sabah 8 ile 9 arasında stres hormonu kortizol salgılıyor. Bu uyarıcı hormon sayesinde uyku halinden hızla çıkıyoruz. Bu saatlerde kahve içince, kahvenin uyarıcı gücü aslında ziyan oluyor.
-
İlişkilerde sona yaklaşıldığını gösteren işaretler
Kötü yanınızı eşinize göstermeye başladıysanız Ve bu durumun farkında olmanıza rağmen değişmekten yana değilseniz Yalnız kalmamak için boşanmaya yanaşmıyorsanız. İçten içe karşınızdaki kişiyle bir gelecek görmüyorsanız... Sizin ilişkiniz için de ayrılık çanları çalıyor olabilir
-
İlişkilerde sona yaklaşıldığını gösteren işaretler
Ufak sorunlar büyük kavgalara neden oluyorsa Parterinize artık saygı duymuyorsanız Eşinizin eksikleri daha sıklıkla dikkatinizi çekiyorsa Davetli olduğunuz etkinliklere eşinizi götürmek istemiyorsanız Cinsel hayat zoraki bir hal aldıysa
-
İlişkilerde sona yaklaşıldığını gösteren işaretler
Partnerinizi dışarıda sürekli eleştiriyorsanız Eşinizden ayrı kalma fikri sizi rahatsız etmiyorsa Ayrıyken geçirdiğiniz zamanlar sizi daha çok heyecanlandırıyorsa Keşke demeyi sıklaştırdıysanız Bekar olmanın nasıl bir şey olduğunu merak etmeye başladıysanız
-
İlişkilerde sona yaklaşıldığını gösteren işaretler
-İlişkiniz hakkındaki sorunları masaya yatıramıyorsanız -Cinsel hayatınız monotonlaştıysa -Ve bu durum sizi rahatsız etmiyorsa -Kendinize birlikte olduğunuz kişinin size uygun kişi olup olmadığı sorusunu sormaya başladıysanız -Artık birlikte vakit geçirmekten vazgeçtiyseniz, hatta aynı odadayken bile konuşmuyorsanız
-
İlişkilerde sona yaklaşıldığını gösteren işaretler
-Bir zamanlar paylaştığınız ortak ilgi alanlarınızı artık paylaşamıyorsanız -Eskiden gülüp geçeceğiniz şeyler artık bir kavga sebebiyse -Ya da artık kavga etmeye bile tenezzül etmiyorsanız -Bir zamanlar partnerinizi çekici kılan detaylar artık dikkatinizi bile çekmiyorsa -Karşınızdaki kişiye hislerinizi açıklayamayacak kadar uzaksanız
-
OKUDUĞUNUZ KİTAPLAR
Elif Şafak'tan Havva'nın Üç Kızı'nı yeni bitirdim. Okuduğum tüm kötü eleştirilere rağmen bence hiç fena değildi. -Rol yapar insanların çoğu “inanç” söz konusu olunca. Sanki bugünkü fikirlerine her zaman inanmış gibi konuşurlar. Halbuki öyle değildir işin aslı. Nice mevsimlerden geçer insan büyürken; hem inanç, hem inançsızlık mevsimlerinden. Başka türlü nasıl evrilir ki zihin? -Akıl iki çeşittir: Birincisi, kazanılan akıldır... Sen, onu mektepte çocuk nasıl öğrenirse öyle öğrenirsin... Öbür aklın kaynağı ise candadır... Sen, çeşmeyi gönlünce arala! (Mevlana) -Ben peri masallarını severim meslektaşlarımin her ikisi de yanılıyor. Bir inancı yok etmek istiyor, diğeri kuşkuyu. Anlayamadıkları şey şu ki insanın insan olmak için Hem inanca, hem kuşkuya ihtiyacı var. Onlar mutlaklık arıyor Bense diyorum ki mütereddit olmak nimettir. Mutlaklık donuk zihinlerin eseridir. Arayışlar ve kafa karışıklıkları ise zeka belirtisidir. Bir mutlakliktan bir başka mutlaklığa bir katıliliktan bir başka katılığa savrulmak zorunda değiliz. Bir üçüncü yol daha var ikilemlerin ötesinde bir başka Diyar orada buluşabiliriz. -Etrafımız hep "çok bilenler" le dolu. "Emin değilim, kararsızım, hala arıyorum" diyen kimseye rastlamadım daha. -Yaz ve sil. İnanç ve şüphe. Cevaplar ve sorular. Hem bilgiyi önemse , hem bildiklerini sorgula. Asla bir yere demir atma. Adresin değil, sadece ayak izlerin olsun bu dünyada.Ne demiş İbn Arabi ? Bizimkisi '' aşk kervanı''; o kervan ne yöne giderse biz de peşinden. Yerleşme, kök salma, oldum ya da buldum sanma. Hiçbir gettoya, kolektif kimliğe, cemaate, cemiyete, aşirete ait olma. Hepsi yanıltır, şaşırtır. Sen yalnız ol. Bir başına. Varmak değil, gitmek. Sadece gitmek... -Yaşlanmanın farklı yolları vardı belki de. Kimilerinin önce bedeni soluyordu, kimilerinin zihni, kimilerinin de ruhu.
-
En son hangi filmi izlediniz, kaç puan verirsiniz?
Bridget Jones'un Bebeği... Ben çok eğlendim tavsiye ederim..
-
Birisi Kahve Yapsa da İçsek Şöyle Hüpppppppppppppp Diye
Bugün dünya kahve günüymüş..Buyrun afiyet olsun..
-
Limonlu su içmenin yararları
Nefesi tazelerLimonlu su, sigara, baharatlı yemekden dolayı kötü kokan nefesinizi tazeler. Karaciğeri harekete geçirerek vücudunuzdaki toksinlerin atılmasını sağlar. Diş eti iltihaplarının temizlenmesine katkıda bulunur.
-
Limonlu su içmenin yararları
Kilo vermenizi sağlarLimonlu su içmek yemek yeme isteğinizin önüne geçer, metabolizmanızı güçlendirir ve şişkinliğinizi atmanızı sağlar.
-
Limonlu su içmenin yararları
İmmün sisteminizi güçlendirirLimonun içindeki potasyum kan basıncını düzenler, beyni uyarır ve soğuk algınlığı ile savaşır.
-
Limonlu su içmenin yararları
Beynin ve sinir sisteminin daha hızlı çalışmasını sağlarİçeriğindeki potasyum sayesinde depresyondan kurtulmanızı, unutkanlığınızı atmanızı ve beyin sisinin ortadan kalkmasını sağlar.
-
Limonlu su içmenin yararları
Limon, antibakteriyel özelliği sayesinde göğüs enfeksiyonlarınızdan kurtulmanızı ve öksürüklerinizin rahatlamasını sağlar.
-
Limonlu su içmenin yararları
Solunum problemlerinize yardımcı olur.Eğer solunum yollarınızda probleminiz varsa, limonlu su sizin için ideal içecektir!
-
Limonlu su içmenin yararları
Cildinizi temizler Su içmek kendi başına vücudunuzu toksinlerden arındırır ama içine C vitamini eklendiğinde kanınızdaki toksinler de temizlenir ve cildiniz kızarıklıklardan ve ince çizgilerden kurtulur.
-
Yorumsuz
- Bakış no:104:))
- Yavaş sür bakkkk! tamam anneee bakışı:))
Şu albümden: RADYA
- Gözlerinde - In Your Eyes (2014)
Dün izledim, güzeldi. İzlerken iyi ki böyle bişey mümkün değil diye şükrettim..Değildir dimi.. Evde sürekli misafir var gibi.. Kendi kendimle kalmayı özlerim.. Sahi bi de kaktüslere bayıldım..- Hayatinizi kontrol edebiliyor musunuz?
Aslında evin düzensizliği çok kontrolcü olmaktan kaynaklanıyor belki de.. kendi hayatım ve etrafımdakilerin hayatı o kadar kontrolüm altında ki evde düzen tutturmaya vaktim yok..- Bazen bir şeyler kırılır..(Çok sevdim bu anneyi)
Geçen Çarşamba koridorum bu haldeydi. Kırık. Keskin. Tehlikeli. İşte koridorumun hali. Bunu yapan benim oğlumdu. Bazen, aslında sıklıkla, bir şeyler kırılır. Hem de tamir edilmez şekilde. Ve nefesiniz kesilir… anında. Oğlum banyoya doğru hüsranla, öfkeyle, sadece kendisine ait sebeplerden dolayı fırtına gibi estiğinde nefesim kesildi. Ve banyo kapısını çarparak kapatmaya karar verdiğinde, kapının üzerine monte edilmiş ağır aynanın kayıp yerde parçalanmasına sebep olduğunda milyonlarca kırık parça öğle ışığını yansıtıyordu. Sakindim. Hiçbir yerime zarar gelmemişti. Derin bir nefes aldım önce. Köpeği dışarı çıkardım ki ayağını kesmesin. Arka bahçeye yürüdüm ve sıcak gözyaşlarımın yanaklarımdan süzüldüğünü hissettim. Ne kadar korktuğumu ve hayal kırıklığına uğradığımı hissettim. Az önce gerçekten böyle bir şey mi olmuştu? Evet. Bu gerçekti. Öylece durdum, bunun gelişmekte olan karakterinin bir göstergesi olup olmadığını düşündüm. Sonra banyonun içinden gelen hıçkırıklarının sesini duydum. Çok üzülmüştü. O da bunu beklemiyordu. Merhaba öfke, seni evime davet ettiğimi hatırlamıyorum. Korkmuş. Dehşete düşmüş. Utanmış. Kaygılanmış. Derin nefesler al “Savaşçı Anne” derin nefesler. Bu küçük kırılgan ruhun sana ihtiyacı var şu anda. Elinden gelenin en iyisine ihtiyacı var. En büyük şefkatine ihtiyacı var. En yumuşak ve sağlam anne sevgine ve güvenine ihtiyacı var. Biraz daha derin nefesler al. Hadi Anne. Hadi, hadi git şimdi. Git ve kapıyı aç, kırık camların arasından parmak uçlarına basarak geç, senin geldiğini duymasını dinle, banyo kapısının aralandığını gör, dünyada en çok sevdiğin yüzün endişeden kıpkırmızı olduğunu ve yaşlarla ıslandığını gör, sesinin nasıl birdenbire ne kadar kısık çıktığını duy: “Anne, bunu bir daha asla yapmayacağım, çok üzgünüm.” Biraz daha gözyaşı. Biraz daha ağlama. Tatlı yüzündeki tereddüt. Hadi Anne. Git sarıl ona. Git hadi. Onu kucağına oturt. Evet, sen de ağlıyorsun. Ah, ne büyük bir şey oldu. Ona sıkıca sarıl. Kollarında nasıl da hızlıca küçücük kaldığını, dertop olduğunu gör. Senin sevgine ne kadar can attığını gör. Güvende olduğunu ona hissetirmene ne çok ihtiyaç duyduğunu. Hala ne kadar küçük olduğunu gör. Ruhunun ne kadar kırılgan olduğunu. Seni seviyorum. Güvendesin. Buradayım. Geçti, merak etme. Ben buradayım. Seni seviyorum. Hadi Anne. Ona öfkeden bahset. Anlat ona. Öfkenin ne kadar güçlü bir duygu olduğunu. Öfkeli olma hakkının olduğunu. Öfkenin insanın kasıp kavurabileceğini. Bazen arındırabileceğini. Bazen de zarar verebileceğini. Kafasını sallıyor. O da bunu hissediyor. Artık öfkeyle tanıştı. Büyük duygularını göstermenin daha iyi yolları var. Beraber bunun üzerinde çalışabiliriz. Yarın. Sana yardım etmek için buradayım. Güvendesin. Öfkenin içinde asla yalnız değilsin. Korkularının içinde asla yalnız değilsin. Buradayım. Beraberiz. Şimdi birlikte temizleyeceğiz her şeyi. Ve kırık camları temizledik. Süpürdük ve sildik. Sessizce çalıştık. Dikkatlice çalıştık. Anlamlı bir çalışma yaptık. Bazen bir şeyler kırılır. Bazen onları biz kırarız. Önemli olan kırmak değildir, nedeni ya da nasılı da önemli değildir. Önemli olan kırılmaya nasıl bir tepki vereceğimizi seçmemizdir. Bizi öldürüyor mu? Bizi suçlama ve ceza verme girdabının içine mi çekiyor? Yoksa… Bize en derinden sevmenin nasıl bir şey olduğunu mu hatırlatıyor? Bizi şefkate mi itiyor? “Doğruluk” ve “yanlışlık” engelini aşıp sevgiye mi ulaştırıyor? Hadi Anne. Hadi. Çocuğunu al ve bunu ona öğret. Bunu ona göster. Bunu yaşa ve yaşat. Buna sevgi denir. Hadi. Şimdi. eğitimpedia com
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.