İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Liderler

  1. gloria

    Φ Süper Üye
    34
    Puanlar
    10.937
    İçerik Sayısı
  2. tülvent

    Φ Üyeler
    31
    Puanlar
    2.806
    İçerik Sayısı
  3. Radya

    Φ Süper Üye
    22
    Puanlar
    12.982
    İçerik Sayısı
  4. İNTERLOCK

    Φ Üyeler
    17
    Puanlar
    4.175
    İçerik Sayısı

Popüler İçerikler

29-07-2009 in Blog Yorumları gününden beri en yüksek saygınlığı olan içerik gösteriliyor

  1. Harikasınız... Sağlıklı, mutlu çokkkk uzun yıllar dilerim size.... "Ve son sözü hep 'Alın yazısı' söyler.." Sezai Karakoç
  2. "Seni sevmem böyle olmandan değil. Biliyorum ki, bu el, bu dudak, bu göz, bu ten, bu beden sen değil. Seni sevmem bundan değil. Seni seven bu el, bu dudak, bu göz, bu ten, bu kâlp değil. Bil ki bu beden ben değil. Seni senden öte bir yerde, Kendimden öte bir yerden seviyorum. Sen her şeyin ötesinde bir hâl, Olmanın ötesinde bir gerçeksin. Seni sevmem kelimenin olmadığı bir yer. O yer, seninle cehennemin cennet, Sensiz, cennetin cehennem olduğu bir yer. Yine de seni sevmem bundan değil."
  3. .. sevgi; az önce buralardaydı.. nereye gitti? bencilliğimiz ve çıkar düşkünlüğümüz yedi-bitirdi ümidini de; "kim vurduya gitti!" erhan tığlı'dan esin..
  4. kafa karışıklığı bazen insana ilaç gibi gelir ...ateistliğin en temelinde pardon gene karıştırdım ...bunu buraya yazmayacaktım ...
  5. Seni çok ama çok iyi anlıyorum, biliyorsun değil mi? Üzgünüm..
  6. Laf aramızda yaz kuzum bol bol yaz, ben çok egleniyorum senin yazdıklarını okuyunca
  7. Demek benim de içime Hamide kaçmış... Hepimiz Hamide olmuşuz Hepimiz Hamideeeyiiiizzzzzzz!
  8. Müzik de öyle Enfes... Çok severim bu MFÖ şarkısını, ne kadar da uzun zaman olmuş dinlemeyeli..
  9. Eh ne diyelim artık.. Yarın sabah güzel haberlerini bekleyiyoruz....
  10. "Ölüm, tüm beden zindanlarından ruhları serbest bırakır." kim söylemiş bilmiyorum ama hoşuma gitti bu söz benim, senin de hoşuna gider diye düşündüm.
  11. Düşünmeyin böyle şeyler. Artık kolaylıkla ampülleri değiştirebileceğiniz uzanan mekanizmalar var veya eski usül ama dayanıklı ve düşmeyen merdivenler var. Bu arada siz iyisi mi her gün buraya rapor yazın biz yazı görmezsek polisi arayalım..
  12. Evet, o tülbentlerin altında kim bilir neler saklı, sevgili simin. Gözlerim dolarak okudum yazdıklarını. Keşke etrafımızdaki çığlıkları duyabilse herkes, sizin gibi...
  13. Bu güzel yazıyı okuyunca aklıma önce fanteziler, sonra astral seyahat, transandantal meditasyon, Maharishi Mahesh Yogi ve hatta Uçan Yogi'ler geldi. Biraz jemais vu'lu reenkarnatif hayvansal döngülerin, tek bir yaşama indirgendiği panteistik naturalizm kokan film şeridini seyrettiğim bu yazı, tam da Alice Harikalar Diyarı'ndanın sürrealist kıvamındaydı. Hayatın monotonluğunu yırtan zirvelerin donduğu fotoğraf karelerini, kompulsif kağıtlara dönüştürüp kapladığımız odamızda seklüse ve mutlu yaşayan bizler, belki de Bach'ın füglerinde gaibe yada otosenaryomuza infiltre olabiliriz. Kendimize biçtiğimiz ya da bize biçilen rollerimizi sergilediğimiz tiyatronun, tek spotunda aydınlanan mimiklerimiz mi bize ait, yoksa perinin vereceği cana hasret Pinokyo'nun tanrısından gelen ipleri mi özgür hissettiren bizi bilinmez elbet. Olmak yada olmamamak, işte bütün mesele yada aslında önemi olmayan tek şey bu. Eline sağlık, sevgiler...
  14. O halde bayramın kutlu olsun, tatlımm...
  15. 2 puan
    Bostanlı'da hüzün doğan Güneş ile dağılır. Hüzün, Güneş öncesine ait soluk bir hatıra olur, onunla geride kalır. Çünkü Güneş kararlı ve sıcacıktır ne yaptığını bilir, bizi biz yapar, yeni hayatlar sunar, kendinize getirir. Güneş varsa hüzün yoktur. Güneş onu doğru gören gözlerde neşe, hisseden kalplerde aşk olur kalır. Bostanlı'da bile...
  16. Sevgili gloria, sanırım mutsuzluk bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor ve ne hikmetse, mutluluktan daha çok ses çıkarıyor; senin de belirttiğin gibi güçlü kılıyor insanı. Varsın mutsuz olalım zaman zaman, yeter ki umutsuz olmayalım ve başka yüreklere mutsuzluk aşılamayalım. Sevgilerimle...
  17. Sen de, dizeler de çok güzeldiniz...
  18. .. ağıştı öyle baktı hiç-mavi yapraklı dionne sonra esip-savurdu bi yılgın mihrak hayâl mahrem vedalar işitilince derinliklerinden peçesine kinos'un ışığı billurî-lâtif bi sunu tutkunum tutkunum avuçlarımda nur zerrelerin ..
  19. Acımı anladığını hissediyorum, sağ ol. Bu arada bahçemdeki kedilerden ikisi de ölmüş, onların ölüsünü buldum ve en azından onları gömdüm. Ama bizimki çöpe atılmış, maalesef ölüsünü bile göremedim.
  20. .. o takdirde.. ben ol da bil.. ..
  21. 1 puan
    Şarkılar da tüm duyguların, yaşanmışlıkların ortak dili değil mi zaten...
  22. Bugün hamide bende güzelim, hiççç kimse çıkartamaz onu benim içimden..
  23. ha ha ha beni çok güldürdün.. Hamide de hamideymiş yani..dayına ve sizlere sabırlar .evlerden uzak...Aman sen hamide olayım deme tatlım. Sonra yazmaya da üşenir bir şey yazmazsan biz fanların ne yaparız...))) Bak sen kendini başka türlü durdurmayı dene .. Ne bileyim şey dene.. hah sevgili bul . o seni öyle sevsin öyle sevsin ki eve gelince yerinden kaldırmasın... sana ot çayları ,yemekler , masajlar yapsın.. sabah öperek işe uğurlasın ve gülücüklerle karşılasın....ayyyyyyyyy bende bundan istiyom..yoksa bende hamide olcam bak. Seni kutluyorum canım ..Çok güzeldi..Yeni konu için ip ucu verirmisin..ne isteyeyim )).
  24. ''.... sonunda anladım ki daha yolun başındayken ben Hakk'a vâsıl imişim.'' Yaaa....
  25. 1 puan
    Görmek çok mutlu ederdi beni, hatta geldiğimde bir de elime alabirsem...
  26. Canımsın sen! O senin sıcacık, içten sevgini hissediyordur emin ol ve sırf bu yüzden iyileşecektir. Bu gece yattığımda bi dua da Dobby' e gidecek Her şey yüreğince olsun senin!
  27. dilek türkân da bi başka söylüyor.. değil mi sayın admin'im? ilginiz için çok teşekkür ederim efendim..
  28. bendenis.. nice evde kalmış çucuklarımısı everdim.. bek gör.. sana şinci şaka gibi geliyo ama.. olsun.. inanma.. sonucunda imanın artar.. tammı efladım.. hadi sen bu işi bana bırak.. eferim.. sös dinle.. nefesim kuffetlidir..
  29. mutsuzluklar da mutluluklar da cok iyi kullanilmalidir ; cunku karamsarlik ole bisey ki bi anda cekilip gidiveriyor ; mutluluk ta oyle; bi anda cekiliveriyor ... onemli olan ikisine de tum benligimizi teslim etmemek .. ikisi de hikmetle yaratilmistir ve donusum halindedirler ve inanin olgunlasmasi icin gereklidirler ... mesela adamin birinin isi rast geliyor ; birden agzi kulaklarina varircasina sevinmeye basliyor; sevinirken kontrolden ciktigini goruyoruz boburlenen tavirlar sergiledigini goruyoruz ; ya da ticareti rast gitmediginde cinnet gecirip birden bayilmaya kalkiyor . bi sonraki hamlesini hesaplayip ders almasi gerektigi yerde komple kendinden gectigini ve ne kadar ilkel bir ruh halinde oldugunu goruyoruz ... olgunluk ; korkuyu ve umidi ayni ruh halinde yasayabilmekten gecer ... insanin en ust kapasitesi budur ... biri oburune devredicek sekilde degil ; eszamanli bir ruh hali olmalidir mutluluk ve mutsuzluk ; buna HEybet denir ... Mesela Ataturkun karsisinda duran kisinin dizlerinin bagi cozulurdu .. ozellikle avamdan biri goz goze gelse cakilir kalirdi
  30. Çok güzel, masal tadındaydı sevgili simin. Sanırım huzurun ne olduğunu hatırlatmış sana. Oysa şehirler ne kadar vahşi. Hayatımın geri kalanını böyle bir yerde geçirebilsem...
  31. sevgili "merhaba", bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim. sana tamamı ile katılıyorum, bu nedenle yorumunda zaten tartışabileceğimiz bir konu yok sadece ufak bir açıklama yapma gereği duyduğum için bir cevap yazayım dedim. prensipleri olan ve kendini bilen herkesin kendi doğruları vardır ve bu doğrular çerçevesinde yaşamaya çalışırlar. mesela, ben, hani son zamanlarda denir ya "dilenen, mendil satan çocuklara para vermeyin, bilmem ne olur...", bana elini açan hiçbir çocuğu sebebi ne olursa olsun geri çevirmem. bu benim doğrumdur, genel doğru ile örtüşmesine de gerek yoktur. Babam derdi ki, içmesini bilmiyorsun oğlum, illah dibini bulacaksın... Aslında bence çok iyi biliyorum.. 15 günde ya da ayda bir içerim, içince muhakkak dibine ulaşırım, dışardaysam kendimi bileceğim noktada keser, evde ve yalnızsam sürünerek yatağa giderim bu da babamın doğrusu ile çatışanı..yani demek istediğim, herzaman sarhoşken yazmıyorum. Hayatımda olmayan ama hayatımdan çıkartamadığım en anlamlı duyguya özlemimi seslendiriyorum. Sevgili "merhaba", seni çok iyi anlıyorum, toplumsal sorunlara karşı duyarsızlıktan serzeniş etmişsin. Ben biraz bencilim galiba, kendi sorunlarımı çözmeden, toplumsal sorunlarla ilgilenmek umurumda bile olmuyor. Halbuki sorunsuz olduğum dönemleri de hatırlıyorum.. Öğrencilik yılları.. O dönemde gayet duyarlıydım, hatırlıyorum.. gerçi 4 kere üniversiteden atıldım, 1 yıl okula sokmadı jandarma, okul 9,5 yılda bitti ama olsun, yine de pişman değilim.. Bu arada sana bu cevabı yazarken tek damla alkol almadım, çünkü 10 günden önce bulabileceğimi, bulsam da içeceğimi sanmıyorum. Değerli yorumun için çok teşekkür ederim, sevgiyle kal..
  32. Çok incesin teşekkür ederim...
  33. Sensiz burayı düşünemem bile...
  34. dunyada herkesin ayni anda kazanabilecegi bi yasa yok : )) ama herkez esit ; biri kazanirken biri kaybederse; zamanla kaybeden kazanir, kazanan kaybeder ; hayat insan kayirmaz ki .. insanlar bi anda kendi durumunu ve baskalarinin durumunu kiyasliyorlar halbuki hayat uzun yillara dokulen bisey ... her insanin ortak bi ozelligi var ; hayat herbirini nerdeeen nereye goturuyorr ... iste adalet bu ..
  35. Anne kız... Siz harikasınız. Harika bi ikilisiniz Ve ben bu ikiliyi çook seviyorum.
  36. Minik oğlum, erken bir merhabaydı seninki... Çok da hoşumuza gitti bu tatlı merhaba. Son kontrolüm diye gidip kucağımızda seninle birlikte evimize döndük. Yeni yıla seninle birlikte girmek tarifsiz bir mutluluk ve heyecandı. Kokun öyle güzel ki... İçime çekip huzur doluyorum. Boynundan bir öpücük alıyorum, ohh mis Her halini izliyorum, bayılıyorum her bir hareketine. Öyle masum ve miniksin ki, kıyamıyorum ağlamana. Ihh desen anında kucağımdasın , yapışık ikiz olduk sanırım.. Günden güne hızla büyüyorsun, bu inanılmaz bir şey. Kime benzediğin konusunda pek de tartışma olmadı. Ben babana benzetiyorum, bir tek çenen bana benzemiş Baban ve ben emrine amadeyiz. Gecemiz gündüze, gündüzümüz geceye karıştı. Uykusuz geceler başladı ama olsun, sen rahat et başka şey istemem. Tatlı oğlum, iyi ki doğdun. İyi ki katıldın aramıza. Neşemiz, mutluluğumuz seninle daha da arttı. Sağlıklı, mutlu güzel günler gör oğlum. Kötülük uğramasın sana. Seni çok seviyorum. Her an, tüm gücümle yanındayım.. Can oğlum, canım oğlum...
  37. Kesinlikle mutluluk bu, haklısınız...
  38. Varsayım ve İnançlara Dayalı Düşünceler Üzerine -4- *** Tanrıya inanmayanlar, tanrıcı iddiaların geçersiz olduğunu gösterdiğinde genellikle tanrının var olmadığını ispatlamaya çalıştıkları söylenir. Aslında yaptıkları tek şey hatalı akıl yürütmeyi açığa vurarak entelektüel dürüstlüğü sergilemek ve özendirmektir. Bazı insanların iddiaları çürütüldüğü zaman bunu hoş karşılamadıklarını ve hatalı olduklarını kabul etmektense tartışmayı ilgisiz argümanlarla başka bir yere çekmeye çalışarak söz dalaşına girdiklerini görürsünüz. Ancak bir tanrının varlığına dair iddiaları çürütmek, öne sürülen geçersiz varsayımlarla tanrının varlığının kanıtlanamayacağını, kesin bir hükme bağlayamayacaklarını göstermektir. İlahi varlıkları tanımlama aşaması problemlerin başladığı yerdir. Bir tanrıyı tanımladığınız anda niye onu o şekilde tanımladığınızı, ona atfettiğiniz her özellik için ayrı ayrı izah etmeniz gereklidir. Tanrı’ya atfettikleri özellikleri meşru bir şekilde açıklayamayacağının farkında olan insanlar, bu tanımlamaları yapmaktan kaçınırlar. Ancak belli özelliklere sahip olan bir tanrı tanımı olmadan inanılacak bir şey de yok demektir. Ve bu da var olduğunu iddia ettikleri tanrıyı tanımlaması istenen insanların tökezledikleri yerdir. İlahi varlığa dair tanımlar daha net ve detaylı oldukça meşru bir şekilde kanıtlanması gerekenler de artar. Kurulan mantıktaki hatalar daha bariz olarak ortaya çıkar ve bunları çürütmek kolaylaşır. Diğer taraftan tanımlar anlaşılmaz, karmaşıklaştıkça var olduğu iddia edilen ilahi varlığın herhangi bir ilintisi, önemi kalmaz. Yine de, ironik bir şekilde birçok insanın yaptığı tanrı tanımı mantıksal olarak desteklenemediği gibi kanıtlarla da ispatlanamamaktadır. Örneğin; “Tanrı fiziksel değildir” dediğiniz zaman, bir varlığın ölçülemeyeceği, sınanamayacağı, hatta prensipte bile algılanamayacağını söylüyorsunuz demektir. Yani aslında elimizde üstünde konuşulacak hiçbir şeyimiz yok demektir .. İnsanlar fiziksel olmayan gözle görülmeyen metafizik varlıkların var olduğunu iddia ederken, gözle görülemeyen başka şeylerden örnek verirler, -rüzgar ya da hisler gibi- Ancak buradaki sorun, bu şeylerin de fiziksel dünyada etkileri olmasıdır. Hislerin vücuttaki fiziksel etkilerini gözlemleyebiliyoruz. Benzer şekilde rüzgarı görmesek de ölçebiliyoruz, hissedebiliyoruz ve fırtına olduğu zaman yol açtığı zararı gözlemleyebiliyoruz. Hatta bu tür etkileri elektriğe dönüştürmek için kullanıyoruz. Buna karşın, fiziksel özelliklere sahip olmamanın ne anlama geldiği bile net değildir. Eğer bir varlığın bilinenden değişik bir fiziksel varlığa sahip olduğunu ve insanlar tarafından fark edilmesinin imkansız olduğunu söyleseniz bile, bu sefer sizin bunu nasıl bile bildiğinizi izah etmeniz gereklidir. Birçok insan belli tanrıların varlığının gösterilebileceğini, güçlerinin fiziksel sonuçlara sebep olduğunu ve bu fiziksel olayların kanıt yerine geçtiğini iddia eder. Ancak bizim anlayışımızın çok ötesinde ve olağanüstü gibi görünen bir olaya şahit olsak bile, bu herhangi bir şekilde “ilahi bir gücün” olduğuna kanıt olamaz. En fazla doğası bilinmeyen ve enerjisi tanımlanamayan bir güce, zekaya ve/veya teknolojiye işaret edebilir. ***
  39. Bir iddiayı meydana getiren akıl yürütme, duygulara ya da toplumsal baskılara göre değil, sağlam temellere dayanan mantığa göre olmalıdır. Çünkü bir iddianın doğruluğu kişisel duygulara ya da belli sosyal guruplarda kabul görmesine göre belirlenmez. "Sağlam temellere dayanan mantık" sözü düşündürdü beni. Daha doğrusu "Sağlam temeller"'in nasıl ve nelere göre kabul gördüğü aklıma takıldı. Akıl yürütmenin sonucunda bu sağlam temellerden hareketle, biraz fikir idmanı yapayım dedim; -İnsanlar mevcut biokimyasal ve fiziksel kurallar çerçevesinde oluşup yaşayan canlılardır. Bu sebeple metafizik olguların varlığına inanmak sağlam bir mantığa oturmaz. -İnsanların düşünce yapıları da nöronlar arası fizyoelektrobiokimyasal tepkimelerin bir sonucudur. Benlik ve bilinç bu yaygın nöronal faaliyetin bir ürünü ve bütünüdür. Fizik ötesi bir ruh yoktur. -Mantığın temeli olan nedensellik ve determinizm, tüm evrensel yasaları da içine aldığı gibi insan denen organizmanın faaliyetlerini de belirler. -Duygular insan beyninin bir ürünüdür fakat mantığı bulanıklaştırır ve beynin daha ilkel canlılarda görülen alt seviyedeki beyin bölümlerinden doğar. -Beyin korteksi ve arasındaki bağlantılar bilinçlilikte üst seviyededir ve mantığa en uygun kararlar veren bölümdür. -Mantıklı düşünmenin beynin ilkel bölümleri etkisini bastırarak, saf kortikal düşünebilme yetisi olduğu ortaya çıkar. -Mantığınız gerçekliğinizle çeliştiğinde duygularınız devreye girer ve mantığın kısır döngüsünü kırar. Örneğin; mantığınız 'sizin fiziki varlığınızın' olması gereken kimyasal tepkimeler bütününden ibaret olduğuna karar verirse ve bu durumda 'ben' dediğiniz de nöronal faaliyetden başka bir şey değilse, varlığınız yada yokluğunuz arasında anlamsal açıdan fark kalmaz. Yok oluş nöronal faaliyetlerinizin yani sizin sonunuzdur. Yok olma yerine yaşamı tercih etmek, mantıksal değil duygusal bir tercihtir. Mantıksallığın sonunda mantıksızlıktan ibaret olan 'duygusal kökenli yaşama içgüdüsü'ne uygun karar verirsiniz. Eğer bu sonuca varmazsanız, varlığınızın sebebi ortadan kalkar ve varlığınızı yokluğunuzdan farklılık oluşturmadığı mantıksal çıkarımıyla sona erdirebilirsiniz. Zira tüm evrenin sırlarını bulup ölüp yok olmanızla, o an ölüp yok olmanız arasında, ölümünüzle beraber siz ve bilinciniz de yok olacağı ve o an itibarı ile o ana kadar yaşamış olduklarınızın sizin için bir önemi kalmayacağı için anlamlı bir fark yoktur. Yaşama kararınız duygusaldır ve mantığa dayanmayan bir seçilimdir. Sosyal grup meselesine gelince, iki sosyal grubun mantıksal çıkarları çatıştığında, doğrular farklılaşır. Örneğin bir aslan sürüsünün ihtiyacı olan eti karşılamak için antilop sürüsüne saldırması mantıklıdır. Antilop sürüsü ise aslan mantığına göre davranıp aslanlara kendisini kurban vermez ve kendi sosyal grubu olan antiloplar için mantıklı olan kaçma kararını verir. Doğru olan antilobun yakalanması mı, yoksa yakalanmaması mıdır. Burada iki farklı doğru vardır ve sosyal gruba izafidir. Tabi septik vejetaryen aslanlar veya bir an önce aslanın midesine girmeye çalışan septik antiloplar yoksa Sevgiler...
  40. 1 puan
    Bir kez okudum, sonra yeniden... Yüreğimin sesiydi adeta, satırlar. ''Gercek olmayan bir masalin, sonu olur mu hic..?''
  41. Sürekli salatalık maskesi yapan insanlar size sesleniyorum , Allah'ın vermediği güzelliği hıyardan beklemeyin Sevmek ciftlesmek degil, tekleşmektir
  42. "Ey ahali; Duyduk duymadık demeyin... Bugün itibariyle 40 günlük bi canımın içi var avuçlarımda..." hıhhh ne olmuş yani bende evlendim hemencecik bir kız doğurayımda bari senin oğlanla kertelim ... Dünürüm olurmusunnnnnn
  43. Hoş geldinnn...Beni gülümseten güzel yazılarını özlemiştim lennartim... Hayatı sevmeme rağmen bazen hayatı tutmayasım, bırakasım geliyor.İşte öyle zamanlarda iki küçük şey yapışıyor yakama...Beni kendime getiriveriyorlar hemencik... http://www.turkish-media.com/forum/blog/635/entry-4993-tekrar-cicek-acarim/ Ama; İnsan kendini an içinde mutlu etmeyi başarsa da, can içinde ki yaralar kapanmıyor...
  44. 1 puan
    Her mısrası coşku dolu bir şiirsin. Alev alev yakıp, su gibi huzur veren, neşe dolu rüzgarımsın sen. Gölgelerden korkmadan çıktık aydınlığa. Bulutlar fısıldıyor aşkımızı, çiçekler söylüyor şarkımızı tüm dünyaya. Bir bataklıkta ahenkle dans eden iki sazız fırtınada. Kavurucu aşkınla ürperen bedenim, arzunla kıvranıyor susuz kalmışçasına varlığına. Ruhlarımız öpüyor tenimizi, kesiyor nefesimizi. Yay gibi gergin ve dipdiri sevişmeler süslüyor sevgimizi. Sarmaşıklar gibi kavrıyoruz bırakmamacasına, çağlayanlar gibi sarsılıyoruz tutkularımızda. Aşkın meyvası olmadıkça bir sevişme, yaşayamaz yaşadıklarımızı asla kimse. Hani hiç dokunmadan gözlerimizle sevişmiştik bir kere, belki de ihtiyacımız yok artık ne dersin, bedenlerimize.
  45. Çok geç de olsa teşekkür etmek istedim bugün tekrar okuyunca... Teşekkür ederim
  46. ''bir leğende yüzen şaşkın istarvitlere karşı attınmıda o hüzzamsal sırıtışını..işte tamam dersin... leğende yüzüyordur o an hüzzamsal sırıtışıyla bir istarvit.. '' hüzzamsal sırıtışlı istavritte kendimi buldum bende.. ..tabi leğende de..
  47. Cocuklugumda severek izledigim Heidi isimli cizgi film vardi.... Sarkisiyla baslarken Heidi bulutlarin üstünde uzanir,yasadigi köye bakardi:))) Bende hep hayalini kurardim,kocaman bulutlarin üstünde uzanmayi,gökyüzünden yasadigim yeri,sevdiklerimi görmeyi.. Ucuk kacik ama hayaldi iste:) Ama ben paylastigimda ay´in gözü,agzi ,burnu diye....Bana "biz göremiyoruz" dediler.. Tamam tamam...Ben bir uzayliyim:) Bir gün kendinizi hazir hissetiginizde "Tomoko"olun ve rüzgara benden selamlar iletin,olur mu? Belki bende bulutlarin üzerinden rüzgara el sallarim... Sevgiler,elifce...
  48. İnşallah iyidir RA_dya dediğin gibi hayatın yükü bazen hiç beklemediğimiz zamanlarda biner sırtımıza ve taşıması çok zordur ama elden gelen birşey yoktur.Ben ilkokuldayken yetiştirme yurdundan öğrenciler vardı sınıfımızda ve ben onlara inanılmaz saygı ve sevgi duyardım inan kendi beslembemi yemez onlara verirdim toplum olarak biraz duyarlı olsak ve bu küçücük bedenlerin taşımak zorunda olduğu ağırlıkları birazcık üstlerinden alsak onları hayata bağlasak çok büyük sevap işlemiş ve iyilik yapmış oluruz. sende çok güzel bir ruh var Sevgili Siyah x...hem buraya yazdığın menekşe hikayen hemde taa ilkokulda o minicik halinle gösterdiğin duyarlılık ve daha pekçok şey bana bunu kanıtladı..o yüzden arkadaşımsın ya...menekşeler gibi farklı ve özelsin Teşekkürler diloş aman ha fazla iltifata gelemem hemen havaya girerim yapmayın böyle şeyler şaka bir yana beniarkadaşlığına layık görmen inan beni çok sevindirdi canım arkadaşım benim

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.