Varsayım ve İnançlara Dayalı Düşünceler Üzerine -2-
***
Peki, söz konusu olan bizim evrenimizin dışında ve tıpkı küp gibi ulaşılmaz olan bir yer olsa idi, şartlar değişik mi olacaktı?
Bu evren dışı yerde ne olduğunu kesin olarak söyleyebilecek miydik?
(Örneğin; Bu evren dışı yerde ilahi bir varlığın var olduğunu söyleyebilecek miydik?)
Hayır, çünkü aynı asimetri burada da mevcut. Çünkü sayısız şeyler bizim evrenimizden bağımsız olarak var olabilir. Aynı şekilde “mantıksal olarak imkansız olan” sayısız şeylerde var olmaz. Mantıken imkansız oldukları için sayısız şeyi sıralayabilsek de, Gerçekte var olan şeyleri sıralayamayız.
Evrenin dışındaki ulaşılamaz alemde belli bir ilahi varlığın var olduğunu iddia etmek ya imkansız olanın var olduğunu ya da bilinemeyecek bir şeyin var olduğunu iddia etmektir. Mantık imkansız şeyleri çürütebilir, ancak imkan dahilindeki şeylerin varlığını kanıt olmadan tek başına ispatlayamaz. Eğer herhangi bir noktada ölçülebilir, teyit edilebilir ve somut bir kanıt gösteremezseniz, dünyadaki tüm argümanlar bile iddianızın gerçekliğini ispatlayamaz. Bu yüzden karşımızdaki kişi mantık yoluyla kişisel bir yaratıcıyı gerektirecek bir argümanı olduğunu söylüyorsa bu iddianın geçersiz olduğunu biliriz. Zira karşımızdaki kişi bu türden bir “varlık” iddiasını kanıtlamak için ne gerektiğini anlamamıştır. Bu noktadan sonra iş hatanın nerede olduğunu bulmaktadır.
Örneğin bazı teologlar, “Evrenimizin bir ilk sebebi olduğunu, bu ilk sebebin bizim uzayımız ve zamanımızı yarattığı için bizim uzay ve zamanımızın dışında var olması gerektiğini” söyler.
Ancak bir şeyin bizim zamanımız ve uzayımızın dışında olması tüm uzay ve zamanın dışında olmasını gerektirmez. Ancak, bu fani olmayan, uzaysal olmayan ilk sebebinin değişmez ve fiziksel vücudu olmayan bir zihin olduğu iddiası daha ciddi bir şekilde hatalıdır. Çünkü değişmez bir zihin, tanım itibariyle işlemeyen bir zihindir. Zihinlerin ve bilerek, isteyerek yaratmanın değişime ihtiyacı vardır. Tanrı inancının değişmeyen yaratıcısı kendiyle çelişmekte ve mantıksal olarak imkânsız kategorisine girmektedir.
Bir yaratıcın var olduğu varsayımı, bu düşünceye akılcı bir sorgulama yapmadan sempatiyle bakan ya da dinsel inançları benimsemiş kişilere ne kadar uygun görünse de, böylesine karakteristik özellikleri var olan çok özel tanrıların varlığına dair tüm popüler argümanlar, yanlış ön kabuller ve/veya sonuçlar ve ispatlanamayan varsayımlara dayanmaktadır. Milyarlarca geçersiz argümanı topladığımızda tek bir geçerli kanıt oluşturmazlar.
***