Zıplanacak içerik
DİPNOT

ATATÜRK SUÇLU... (Neden mi?... Çünküüüü...........................................)

Önerilen İletiler

Erkeklere dinen caiz degil diye elini vermeyen kizlarin baslarini kundak gibi sararak üniversitelere hemde erkeklerin arasina girmeleri ve bunu da inanci geregi yaptigini söylemeleri inandiriciliktan o kadar uzak ki! Efendi Türkler'in de isaret ettigi gibi ayet kadinlara ve kizlara evlerinde oturmalarini emretmiyor mu?Ayerle evlerinde oturmasi emredilenlerin, erkeklerin arasina okumak icin girmeleri ne kadar dinen caizdir.Bunun anlami "BEN ISIME GELDIGI ZAMAN DININ EMIRLERINE UYARIM,AMA ISIME GELMEYINCE DINDEN BANA NE"Simdi özgürlük ve demokrasi zirhina bürünmeden olaya söyle bir baktigimizda karsimiza cikan gercek sudur;Düzene karsi olabilmek ve mevcut düzenin altini oyabilmek icin dine sarilip din üzerinden özgürlük ve demokrasi cigirtkanligi ile amaca ulasabilmek.

 

Atatürk,evet belki de Türkiye de encok adinin arkasina saklanilan bir kavram,bir slogan olmustur.Yani dinci kesimin Allah peygamber sloganlarina karsi kullanilan bir slogan.Ne var ki,ne dinciler yüzünden dindarlar ne de sahte Atatürkcüler yüzünden gercek Atatürk'cüler töhmet altina sokulamaz.Gercek Atatürk'cü,ülkesinin kalkinmasi,güclenmesi,küresel bir konuma gelmesi,egitim ve kültür alaninda sosyal alanda rakiplerini geride birakacak sekilde bir yapiya kavusmasi icin calisir.Birlik ve bütünlügü,ülkenin bagimsizligi ve cizilmis olan sinirlarini hicbir kisisel veya siyasi cikarlar ugruna rizikoya sokmayacak bicimde baris ve özgürlük icinde yasamanin sartlarini olusturur,olusmasina yardimci olur.Ülke bagimsizligina,cikarlarina,cizilmis sinirlara aykiri davrananlara karsi celik bir duvar gibi durur.Yani Demokrasi veya insan haklari adı altinda dayatilan ve altinda ne ******** yattigi cabalara karsi uyanik olur.

 

Gercek inananlar ki biz bunlara dindar demekteyiz,her türlü hurafeden,batil itikaddan arinmis,sadece Allah'la kula arasinda bir sorumlulugun mevcut olabileceginin bilincinde olarak kulluk görevlerini yerine getirirler,dindarlari dincilerden ayiran en büyk özellik,hicbir amac tasimadan Allah yolunda kulluk görevini yerine getirmektir,dinciler dindarlarin aksine;siyasi ve ideolojik calismalarla düzeni yikmaya ve kendi istedikleri düzeni yerlestirmeyi amac edinmislerdir.

 

Nato'ya 1952 yilinda girdik,Nato'ya alinmamiz ise Kore'de yüzlerce askerimizin Amerikan cikarlari ugruna feda edilmesinden sonra gerceklesmistir.Bizim Anzak'lara 'NE ISINIZ VARDI CANAKKALE'DE DIYE SORMAMIZ GIBI'ayni seyi kendimize de sormamiz gerekir!'NE ISIMIZ VARDI KOREDE?'1950 DP ile baslayan sürec Türkiye'nin milli ekonomiden adim adim uzaklastirilip,sömürgelestirilmesi gercegini kabul etmeyenler olabilir,ama bugün IMF den hala borc para alarak ekonomiyi canlandirmaya calisiyorsak bunun kökenini 1950 yilina giderek bulabiliriz.

 

Evet Atatürk'ü belki anlatamadilar,belki yanlis anlattilar,belki de amacli hareket ettiler(MUSTAFA gibi)ama Atatürk'ü illede ögretmek gerekiyormuydu? Bugün minarelerde ezanlar okunuyorsa,bugün herkes bayragim diyerek gururlanabiliyorsa namusumuz kirletilmiyorsa bunu basarmis olan birisinin varligini bilmek Atatürk'ü ögrenmis olmak demektir.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Evren.
namusumuz kirletilmiyorsa bunu basarmis olan birisinin varligini bilmek Atatürk'ü ögrenmis olmak demektir.

 

 

saygilarla

 

Namusumuz kirletilmiyorsami,?

Resmen genel evlerindekiler, kimin cocuklari, bunun adi namuslu, namusu kirletilmeyenmi oluyor devlete vergi verince,

Gidin sorun, baslarindan neler gectide oralara dustu o insanlar, isteyerekmi?

isteyerek hic kimse fuhus batagina dusmek istemez.

Fuhus batagina dusenlerde bir sekilde namusu kirletilmis demektir.

Bu yara hepimizin icini sizlatmasi gerekir.

Devlet fuhsa destek olmamali , caydirici alternatifler olusturmalidir.

bir oda icinde iki karsi cinsin yaptigi fuhustan bahsetmiyorum.

Devletin bizzat destek oldugu, Ve ulkenin hemen hemen her sehrinde bulunan, devletin resmen vergi aldigi fuhustan bahsediyorum.

Pekiyi bu namus dusmanligi olmuyormu, sayin politika arkasim.

Ben siyasal partileri konusmuyorum, biri gider digeri gelir,

Hangi siyasal parti olursa olsun yasalarla belirlenmis kurallara uymak zorunda.

Dolayisiyla, su pati zamaninda natoya girildi, su parti zamaninda bu oldu demek gercekleri gormemektir.

Sistem yanlis islemektedir, yasalar halkin degerlerine terstir.

Halkin degerlerine ragmen yasalar olmaz,

Olmamasi gerekir,

Ama ulkemde halka ragmen yasalar cikmaktadir, Halkin degerlerine ragmen yasalar cikmaktadir.

Ondan sonra soruyorlar, Halkla devlet neden barisik degil diye.

Kusturen devletin bizzat kendisi degilmi?

Ondan dolayi ben siyasal partilere ve devlet yoneticilerine guvenmiyorum.

Ulkeyi hizla ucuruma dogru goturuyorlar,

Buna uzuluyorum ama elimden bir sey gelmiyor,

Demokratik hakkini kullan baska partiye oy ver diyeceksiniz belkide.

Degisen ne olacak, A, Partisi, yada ,B, partisi gelmis ne farkediyor.

Yukardan parti liderlerinin millet vekili adayi belirlemeleriyle, ne duzelecek, yada belediye baskan adayi belirlemeleriyle.

Degisen hic bir sey olmayacak,

Halk secmiyor,

Parti liderleri seciyor, halkin onune sunuyor,

Belirledigim su adaylardan istedigini sece bilirsin diyor.

40 milyonluk, secmen kitlesinin bulundugu bir ulkede, 10 milyon oy alan parti, tek basina iktidar oluyor.

Cogunluk demokrasi.

Bunlar hep adatmacadan baska bir sey degil, tabiy benim gozumde.

saygilarimla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evren kardesim,(haddim olmayarak kardesim diyorum,cünkü ben bu forumda kardesim diye hitap ettigim birisinden 'BEN KARDESIN DEGILIM'yanitini almistim,bu nedenle haddim olmayarak diyip önceden tedbirimi aliyorum)

Söylediklerinizin katilmadigim hicbir kelimesi yok,Hepsi dogrudur.

 

Genelevler,neyazik ki tüm dünyada yasanilan bir gercek,belki yanlis belki dogru ama genelevlerle birseyler sinirlanmaya calisilmis dersem hakli olurmuyum olmazmiyim onu da bilmiyorum.Evet genelevlerde fuhus resmilestirilmistir.Ne var ki yine de söylemek isterim ki;Genelevlerin kaldirilmasi sorunu cözmez cünkü zaten mevcut olan illegal fuhus o zaman daha da feci boyutlara yükselecektir.Bunu birtakim agircezalarla önleme imkani oldugunu sanmiyorum,idam cezasi var iken idamlik suclarda azalma olmamisti.Ama yine de tartisilacak bir alani acmis oldunuz.

 

Ben su parti bu parti olarak degilde baslangic dönemini verdim dolayisiyla DP'nin adini verdim.Yani o tarihlerden baslayan bir yozlasmanin oldugunu anlatmaya calistim.

 

Ben kendim parti tutmadigim icin su parti bu parti olarak degilde bir genelleme yaparak olayalara yaklasiyorum ve vardigim sonuc,aynen sizin ifade ettiginizin aynidir.Ucuruma götürüyorlar bizi,ve bunu da gözlerimizin icine baka baka yalan söyleye söyleye yapiyorlar.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Natoya kimler girmiştir, natonun şuanda bizim için çıkarı nedir?

Amerikan üslerinin ülkemizde konuşlanmasına kimler imza atmıştır.

Bizler gerçekten atatürkün belirttiği şekilde bağımsızmıyız?

Baş örtüsüne ve ayetlere saldırarak,

Ülke istilasının üzerini örtemezsiniz.

gözüken gerçekler, kanıt istemez,

saygılar.

Ülke kimler tarafindan istilaya tabii tutuluyor tekrarliyorum biraz cagdas biraz özgür okuyup arastirirsan göreceksin zaten.

Ülke istilasının üzerini örtemezsiniz. Evet bu istila Seriatin kendisidir bu sevdayla geliyor Artik görün bunu.. bu sevda yi kullanmak milyarlarca insani ne hale getirdigini artik görmenin zamanidir..Sayin 'Evren

 

Bakin Türkiye nasil Nato´ya girmistir.. herseyden önce Komünizm tehlikesi üzerine Nato´kurulmustur ilk basvuru bizimde Komünizm e olan hassasyetden dolayi 1 Agustos 1950. Adnan Menderes ve arkadaşları döneminde oluyor.. tabii bu ilk basvuru daha ortada basvurumuz kabul edilmis diye birsey yok!

 

Bu arada neler oluyor bu basvurudan önce kisaca bakalim 12 Aralık 1950.. Hükümet, CHP Genel Merkez Binasına el koyarak Hazine´ye devrediyor..

 

6 Haziran 1950 : DP hükümeti; Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve diger bazı generalleri görevlerinden aldı..

 

Şubat 1951 : Kırşehir'de ilk Atatürk büstü saldırıya ugradı. bu saldirilarin devami gelecektir..

 

3 Mayıs 1951 : Demokrat Parti Meclis Grubu'nda din egitiminin genisletilmesi istendi..

 

3 Aralık 1950: Arap harfleriyle tedrisat yapmak için gizli ya da aleni dershane açanlar hakkında 23 Eylül 1931 gün ve 12073 sayılı kararnamedeki yasaklama kaldırıldı ve böylece kuran kurslarına yeşil ışık yakıldı...

1 Ağustos 1951 : Yabancı Sermaye Yatırımlarını Teşvik Kanunu çıktı.

 

16 Haziran 1950 : Demokrat Parti hükümetinin ikinci önemli icraatı, Arapça ezan okunma yasağını kaldırması oldu. (Türkçe ezan yasaklanmamıştır, yalnızca ezanın Arapça da okunabileceği belirtilmiştir. Ne var ki, bu karar 1932’den beri Türkçe okunan ezanın sonu olmuştur).

 

VE BU OLAYLARIN KARSILIGI

 

18 Subat 1952 : NATO’ya katılma protokolünü 1951 yılında Londra’da imzalayan Türkiye, 18 Subat’ta örgüte resmen üye oldu. Bunun neticesi olarak topraklarımıza ABD askeri üsleri kurulmaya baslandı.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Evren.
Evren kardesim,(haddim olmayarak kardesim diyorum,cünkü ben bu forumda kardesim diye hitap ettigim birisinden 'BEN KARDESIN DEGILIM'yanitini almistim,bu nedenle haddim olmayarak diyip önceden tedbirimi aliyorum)

Söylediklerinizin katilmadigim hicbir kelimesi yok,Hepsi dogrudur.

 

Genelevler,neyazik ki tüm dünyada yasanilan bir gercek,belki yanlis belki dogru ama genelevlerle birseyler sinirlanmaya calisilmis dersem hakli olurmuyum olmazmiyim onu da bilmiyorum.Evet genelevlerde fuhus resmilestirilmistir.Ne var ki yine de söylemek isterim ki;Genelevlerin kaldirilmasi sorunu cözmez cünkü zaten mevcut olan illegal fuhus o zaman daha da feci boyutlara yükselecektir.Bunu birtakim agircezalarla önleme imkani oldugunu sanmiyorum,idam cezasi var iken idamlik suclarda azalma olmamisti.Ama yine de tartisilacak bir alani acmis oldunuz.

 

Ben su parti bu parti olarak degilde baslangic dönemini verdim dolayisiyla DP'nin adini verdim.Yani o tarihlerden baslayan bir yozlasmanin oldugunu anlatmaya calistim.

 

Ben kendim parti tutmadigim icin su parti bu parti olarak degilde bir genelleme yaparak olayalara yaklasiyorum ve vardigim sonuc,aynen sizin ifade ettiginizin aynidir.Ucuruma götürüyorlar bizi,ve bunu da gözlerimizin icine baka baka yalan söyleye söyleye yapiyorlar.

 

 

saygilarla

sayin,politika' eger beni kardesin olmaya layik goruyorsan bu benim icin sorun teskil etmez.

Genel evlerden bahsetmistik,

sizde bu sorunun Tum dunyada oldugunu belirtmistiniz.

Cozum yolunda benim onerilerim var elbet,

Cozum icin, televizyonlarda televoleye benzer programlar kaldirilmali,

artistlerin ozelleri ekrana yansitilmamali.

Onlarin yasantilarini cazip haale getiren yayinlardan kacinmali.

Ana doludan bir cok kiz cocugu,

o nlarin yasantilarina imrenerek,

buyuk sehirlere kacmakta, kadin simsarlarinin eline dusmektedir.

Size sahit oldugum bir olayi anlatayim, diger arkadaslarda ibretle okusunlar.

Genc kizlarimizin nasil tuzaga dusuruldugunu ibretle gorsunler.

Ben yurt disinda yasiyorum, yani bati ulkelerinden birisinde.

Bir gun, intokoya girdim, reklamlara bakiyordum,

is ilanlarina girdim,

Hollandada paketleme isinde calistirilacak 18 yasinda kizlar araniyor,

ucret aylik net 2000n euro ,

oturum sorunu yok diye reklam vermis.

ve telefon numarasini8da vermis.

Ben burda yasadigim icin,

aldim cevirdim numarayi,karsimda bir genc vardi, ben bayan degilim ama 1500 euro aylila paketleme isinde calisirim dedim,

pat telefonu kapatti.

Yani demek istedigim, o maasi burada 20 yildir calisan isci almiyor.

Bu adamlar resmen beyaz kadin icareti yapiyor,Ve uluslar arasi calisiyorlar.

Neyse gittim polise, telefon numarasini ve adresi verdim, polis tesekur etti ilgilenecegini soyledi.

Gerek yuksek ucretli is vaadleri olsun, gerekse, anadoluda kizlarimizin ozentisi olsun, bunlar icin tedbirler alinmalidir.

saygilarimla.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Evren.
Ülke kimler tarafindan istilaya tabii tutuluyor tekrarliyorum biraz cagdas biraz özgür okuyup arastirirsan göreceksin zaten.

Ülke istilasının üzerini örtemezsiniz. Evet bu istila Seriatin kendisidir bu sevdayla geliyor Artik görün bunu.. bu sevda yi kullanmak milyarlarca insani ne hale getirdigini artik görmenin zamanidir..Sayin 'Evren

 

Bakin Türkiye nasil Nato´ya girmistir.. herseyden önce Komünizm tehlikesi üzerine Nato´kurulmustur ilk basvuru bizimde Komünizm e olan hassasyetden dolayi 1 Agustos 1950. Adnan Menderes ve arkadaşları döneminde oluyor.. tabii bu ilk basvuru daha ortada basvurumuz kabul edilmis diye birsey yok!

 

Bu arada neler oluyor bu basvurudan önce kisaca bakalim 12 Aralık 1950.. Hükümet, CHP Genel Merkez Binasına el koyarak Hazine´ye devrediyor..

 

6 Haziran 1950 : DP hükümeti; Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve diger bazı generalleri görevlerinden aldı..

 

Şubat 1951 : Kırşehir'de ilk Atatürk büstü saldırıya ugradı. bu saldirilarin devami gelecektir..

 

3 Mayıs 1951 : Demokrat Parti Meclis Grubu'nda din egitiminin genisletilmesi istendi..

 

3 Aralık 1950: Arap harfleriyle tedrisat yapmak için gizli ya da aleni dershane açanlar hakkında 23 Eylül 1931 gün ve 12073 sayılı kararnamedeki yasaklama kaldırıldı ve böylece kuran kurslarına yeşil ışık yakıldı...

1 Ağustos 1951 : Yabancı Sermaye Yatırımlarını Teşvik Kanunu çıktı.

 

16 Haziran 1950 : Demokrat Parti hükümetinin ikinci önemli icraatı, Arapça ezan okunma yasağını kaldırması oldu. (Türkçe ezan yasaklanmamıştır, yalnızca ezanın Arapça da okunabileceği belirtilmiştir. Ne var ki, bu karar 1932’den beri Türkçe okunan ezanın sonu olmuştur).

 

VE BU OLAYLARIN KARSILIGI

 

18 Subat 1952 : NATO’ya katılma protokolünü 1951 yılında Londra’da imzalayan Türkiye, 18 Subat’ta örgüte resmen üye oldu. Bunun neticesi olarak topraklarımıza ABD askeri üsleri kurulmaya baslandı.

 

Ben siz biz diye ayirim yapmiyorum sayin efendi turkler.

Su anda ulke gerek nato olsun gerek ABD usleri olsun, istila altindadir.

Bu istiladan kurtulmanin carelerini arayalim.

saygilar.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Evren kardesim,o televizyon progrmlari tamamen bilincli ve sistematik bir proje geregidir.Amac,insanlari günlük olaylardan uzaklastirmak,insanlari hayal alemlerine götürmek,sinif düsmanligi yaratmak ve aile yapisini gencligi zehirleyip yikmaktir.Bunlarla mücadele terörle mücadele gibi bir azim ister,cünkü o da ayri bir terördür.Ipler küresel güclerin elindedir,belli amaclara hizmet vererek hem rant saglarken ayni zamanda kendilerine verilen görevi yerine getirirler.

Beyaz kadin ticareti dünyanin belki de en eski mesleklerinden biridir.Egitim ve kültür alaninda gelismis olan ülkelerin insanlari bu oyunlara kolayca gelmemektedirler,Avrupa da televizyon kanallarinin sadece kendi istekleri dogrultusunda programlari izleyiciye sunma rahatliginin oldugunu sanmíyorum,oralarda halkin televizyonlarida denetleme özgürlükleri vardir saniyorum.Yani bizdeki gibi aksam sabah dizi dizi filimler veya magazinlerin Avrupa ülkelerinde insanlara ö dedirtecek boyutlarda oldugunu veya olabilecegini,halkin buna izin verebilecegini sanmiyorum.Bu biraz da insanlarin kendi ellerinde olan birseydir.X televizyon kanali yaptigi programlarin izlendigine emin olmazsa o programlari bir daha yapmaz cünkü rant elde edemez,ne kadar cok reyting olursa o kadar cok kazanclari olur felsefesi ile hareket ettiklerinden seyredilmeyen programi ekranda tutmaya devam etmezler.Yani ben biraz da halkimizda buluyorum bu yozlasmanin nedenini.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Erkeklere dinen caiz degil diye elini vermeyen kizlarin baslarini kundak gibi sararak üniversitelere hemde erkeklerin arasina girmeleri ve bunu da inanci geregi yaptigini söylemeleri inandiriciliktan o kadar uzak ki! Efendi Türkler'in de isaret ettigi gibi ayet kadinlara ve kizlara evlerinde oturmalarini emretmiyor mu?Ayerle evlerinde oturmasi emredilenlerin, erkeklerin arasina okumak icin girmeleri ne kadar dinen caizdir.

 

İşte bu dediğiklerini ben şöyle yorumluyorum. Tanzimat dönemlerinde ~ Ülke Kurtulma Çabasında iken tam da o dönemlerde kendini din adamı gösterip milletin dini duyguları ile bazı şeylere inandırttılar! Yani televizyona günah denirdi bir aralar. İşte bu fikrin çıkış noktası budur! İçerden veya dışardan yapılan hamlelerle islam dinini değiştirdiler , bağnaz bir hale getirttiler ve insanlar sonuçta din olduğu için kuralların değiştirilemeyeceğini düşünüp o bağnaz düşüncelere inandırlar!

 

Çok çok eskilere gidelim. 1058~1111'li yıllara... Gazali adlı bir şahsiyet bu dönemler arasında yaşamıştır. Bu yılların hemen öncesine kadar Farabi'nin görüşleri hakimdi. Farabi'nin görüşlerinin temeli ise şuna dayanıyordu; Herşeyi akıl ve mantıkla idrak etmek. İşte dini buna indirgedi Farabi! Bu sayede tarihte hep okuduğumuz gibi Osmanlı Devleti , karanlık Avrupa'dan kat kat daha üstündü , gerek kültür , gerek askeri , gerek bilim adına...! Hiç sordunuz mu neden sonradan akılcılık önemini yitirdi diye, neden körü körüne din adamları ne derse din demiş gibi bir bilince geçildi diye? İşte kaderin bir cilvesi Gazali adlı bir kişi felsefeye ve bilime kuşkucu bakışından ötürüdür. Onun görüşü ne kadar doğrudur bunu tartışacak değilim. Benim değinmek istediğim nokta Gazali'nin gelecekte Osmanlı Devleti'ne verdiği zarardır. Gazali, akıl ve mantık ile hiçbir sonuca varmanın mümkün olmadığını savunmuştur. Gönül~Kalp gözümüzle ancak hakikata erişebileceğimizi söylüyor. İşte bu düşünce akımı öyle bir tesir ettiki o zamanki insanımıza düşünmeden dine inanmaya başladı! Bu neye ortam hazırladı? Başkalarının yönlendirmesi ile yanlış şeylere inanabilme potansiyeli hazırladı. İşte taa o zamandan gelen bir akımdır ki Osmanlı Devleti matbaa'yı kaç yüzyıl sonra Avrupa'dan kendi topraklarına getirtmiştir. Bu akımın etkisi yüzündendir bunlar.

 

Kendini islma düşünürü diyen zavallılar televizyona günah dediler ve insanlar inandı , matbaaya günah dediler ve insanlar inandı , tokalaşmak günah dediler ve insanlar inandı , tek başına kadın dışarı çıkamaz-çıkarsa da 10metre çevresinde erkek olmayacak dendi insanlar inandı,.... Örnekler bol bol çoğaltılabilir. İslam dinini akılcılıkla inanıldığı dönemler en parlak dönemimizi yaşamıyormuyduk soruyorum? Sizce islam dini ile bilim nasıl yürüyordu o zamanlar? İnsanlar dine inançlarını sürdürürken araştırmalar yapıyorlardı. Bu ikisini bir arada sürdürebiliyorlardı ne hikmetse!! Coğrafi konumu sayesinde her milletten bir medeniyet kapıyor ve bunları harmanlayıp araştırmalar son sürat devam ediyordu o dönemlerde. Ve tabii islam inancı hakimdi çoğunluğunda. Peki soruyorum yine ; önceden inancıyla da olsa eğitim,bilim,ürün olabiliyorken şimdi neden olmuyor? Şimdi saptırılan düşünceler nedeniyle olmuyor!

 

Bu nedenle günümüzde İslam dini yeniliklere açık olmayan, bilim düşmanı olan , çağdaş seviyenin gerisine çeken bir inanç olarak görülüyor. Halbuki böyle miydi? Böyle gözükmesinin nedeni deminde bahsettiğim gibi dinin değiştirilmesinden kaynaklanmakta. Bunun cezasınıda gencecik kızlarımıza kesiyoruz , var mı böyle bir adalet sizce? Şu an bu bilince sahip olupta halen dini saptırmaya çalışan o kadar çok insan varki! Çatışma hep olsun diye usanmadan çalışıyorlar! Dini kıyafetleri giyerekten toplumda din dostu diye profil çizip kendi inancını paylaştığı kişilere düşmanlık beslenmesini sağlayıcı o kadar çok davranışlarda bulunuyorki...

 

Yani İslam dinine ait kurallar böyle yazıyor derken iki kere düşünmek lazım. İslam dini önceleri toplumu bilim seviyesinde en üst noktalara çıkmasına engel teşkil etmemiş olduğunu gözarda etmememiz gerekiyor. İslam dininde en temel kurallardan biri tabii ki çalışmaktır. Böyle diyen bir din nasıl olurda çalışma gibi bir şeyi savunurken bilimi geriletsin? Çağdaş seviyeden geriye düşürsün?

 

Birçok yalancı profilli kişiler yüzünden şu an üniversiteye başörtüsü girerse çağdaş seviyeden düşülür, bilim zafiyete uğrar, laiklik ilkesi çiğnenmiş olur gibi safsatalar türemiş durumda. Atıyorum ülkemizin %70'i erkek olsun , %30'uda kadın. Ülkemiz şu an demekki üniversiteye %30 nüfuslu kadınların %15'ini üniversiteye almıyor. %15 rakamının düşüklüğüne bakmayın; bunu 70milyona indirgersek asıl şimdi bilim zafiyet geçirmekte, çağdaşlık tökezlemekte , ..! %15 nüfusumuzu eğitimden mahrum etmek demek ülkenin gelişmedeki yoluna taş koymak demektir. %15 Türk Vatandaşı üniversite eğitiminden eksik kaldığından ülkedeki kültür farkı ortaya çıkar ve alın size yeni bir çatışma daha! Kültür çatışması! Buna örnek olarak , üniversiteyi bitirmiş meslek sahibi bir kadının üniversiteye girmesi engellenmiş bir kadını aşağı sınıf olarak görmesi gibi... Bu allahtan çok rağbette değil. Ama bu potansiyel var şu an Türkiye'de. Bilgi farkından kaynaklanan kinler çoğalırsa bir kesim ayrılığı daha olmuş olacak.

 

Türkiye değişemez denir hep, duymuşsunuz sizler , hatta sizlerde öyle diyorsunuzdur. Bu doğrudur; bu kirletilen gerçekler , değişmeye uğramış imajlar yüzünden hakikat görülemiyor ve hakikatı göremedikçe bizler , ülke değişemez!

 

 

Evet Atatürk'ü belki anlatamadilar,belki yanlis anlattilar,belki de amacli hareket ettiler(MUSTAFA gibi)ama Atatürk'ü illede ögretmek gerekiyormuydu? Bugün minarelerde ezanlar okunuyorsa,bugün herkes bayragim diyerek gururlanabiliyorsa namusumuz kirletilmiyorsa bunu basarmis olan birisinin varligini bilmek Atatürk'ü ögrenmis olmak demektir.

Düşünelim ; liseye gidiyorsun ve lise4'tesin. Fizik dersi görüyorsunuz. Fİzik hocasının süper zeka olduğunu düşünelim. Bizi ÖSS'de mutlak iyi bir yere taşıyacağını da düşünelim. Ama size despotça davranırsa ona karşı görüşleriniz bir anda n'olur? Değişiverir. O dünyanın en iyi öğretmeni de olsa dahi siz ona bir nefret bağlarsınız. Ona kıl olursunuz. Bakın; basite indirgenmiş bir empati. Bunu ailenize de indirgeyebilirsiniz. Bir dayıyı düşünün. Çok iyi biri olduğunu varsayalım. Ona karşı iyi hisleriniz olur. Size sayısız iyiliklerde bulunduğunu düşünelim. Ama bir noktadan sonra size kötü davranmaya başlasa önceki davranışları insan psikolojisi oalraktan hemen unutuveririz. Size aşağılık gibi davransa onurunuz kırılır , incinirsiniz . Ve tabii kin duygusunuda kaparsınız. Yani ülkeyi kurtarmış desenizde , ezanlar ki halen işitiliyor desenizde siz bir insanevladına yine aynı kişi tarafından onun fikriymiş gibi despot düşünceler anlatırsanız o zaman o bütün güzellikler bir anda yok olur , ve kötü bir karakter kalır aklınızda o zaman.

 

Allaha şükür ki ben Atatürk'ü tanıyorum , biliyorum ve minnet borcumu da biliyorum. Herkes bilse sorun bitmiş demektir.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Sayin Der Hasan,bizim Islam diniyle bir sorunumuz olamaz Atatürk'le hic sorunumuz olamaz.

 

Biz insanlardan bahsediyoruz,Islamdan degil.Tabii ki herseyin basi insandir,iyiliklerde kötülüklerde insanlardan kaynaklanir.Hayvanlari insanlardan ayiran en önemli özellik hayvanlarin düsünememesi insanlarin ise bu özellige sahip olmasidir.Hayvan aciktigi zaman yiyyecek arar karni doyunca kivrilir yatar,insan ac da olsa tok da olsa gözü actir,doymak bilmez.

 

Islamiyeti insanlara anlatacak olanlar,maalesef birtakim düzenlerin icine girmis ve Islami degil ama icine girdigi düzenin dinini insanlara anlatmislardir.Her ne ise burada din tartismasi yapmiyorum.

 

Benim demek istedigim insanlarin bie eylem yaparken inancim geregi diyip baska bir davranisinda aslinda inancini inkar eder tarzda olmasidir.Yoksa din degistirilmemistir,insanlar aldatilmisti din adina.

 

Dini insanlara yanlis aktaranlar,ayetleri saptiranlar,düzmece hadislerle Islami kücük düsürenler Atatürk icinde ayni seyleri yapmislardir,onu haksiz yere suclamis, karalamislardir,halbuki günes balcikla sivanamiyacagi gibi Atatürk'te öyle karalamalarla rengini kaybetmez.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Atatürk,bu millete,cok seyler vermistir ki bunlar saymakla bitmez.Bunlarin en önemlisi onur ve haysiyettir.Atatürk bu millete Osmanli'nin kaybettirdigi onuru ve haysiyeti yeniden vermis, millet olma suurunu siringa etmistir.

 

Atatürk'ün yaptigi devrimler,öyle siradan degildir.Küflenmis ve köhnelesmis bir zihniyeti cagdas bir düzeye cekmeyi hedefleyen devrimlerdir.Ümmetlikten millet olma dönemine gecistir bu devrimler.Araplastirilmis bir ulusa milli kimligini vermeyi amaclayan olusumlardir bu devrimler.

 

Ne yazikki;bu devrimleri gerceklestirenlere sadakatta kusurlu olan yine bu millettir.Bu millet "dininizi dogru dürüst ögrenin"diyen o ulu öndere ragmen dinini dogru olarak ögrenmenin yolunu degil dinini saptiranlarin yolunu secti.Kendisine bagimsizlik bahseden ve bunun icin hayatlarini feda etmekten cekinmeyenlerin "BAGIMSIZLIK BENIM KARAKTERIMDIR"diyen ulu öndere ragmen "*** tercih edenlerin"pesine takildi.

 

Bugün Türkiye,ucurumun kenarindaysa bunun suclusu bu millettir.Devletine vatanina sahip cikamayan millet, millet olma vasfini kaybeder.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Temuçin

Bu sadece Türkiye Türkleri için geçerli mi bilmiyorum ama atalarını kötülemek cidden bizde bir alışkanlık haline gelmiş.

Ya Atatürkçüsün ya Osmanlıcı gibi bir düşünce yapısı cidden çok saçma. Atatürk Osmanlının bir subayı değil miydi ?

Ayrıca dönemin şartlarına göre ne yapılması gerekiyorsa kendi gücünün el verdiği kadarını yapan bir Türktür Atatürk.

Dönemin ahlaki şartlarına bakmayıp Osmanlı padişahlarına da hakaret eden bazı insanlar var Türkiye de.

Doğa kanunu olan doğma büyüme ve ölme insan için geçerli olduğu gibi ülkeler imparatorluklar içinde geçerlidir.

Devlet işleri ya böyle olsaydılarla olmaz. Devletin geleceği ve çıkarı neyse onu yaparsın. Yoksa ben isterdim ki

Anadolu Selçukluları yıkılmasın, Göktürk devleti sona ermesin. Ama her şey doğar büyür gelişir ve sona erer.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir jjjjj

ataturkun sucu mucu yok ! brakin baskalarin hayatini ! siz kendilerinize bakin !! tek sucu bizi simartmak

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Saglamturk

Kimse kalkıpta demezdi bu Atatürk enayimiydide bu kadar savaş vs. İle uğraştı. Ne kadar yobaz çok bilmiş bir milletiz yazik

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Yaaaa biriniz kısca anlatabilirdi lütfen please

 

Birisi kısaca anlatsa ya....

 

Atatürk'ü, Atatürkçülüğü onun yanlışlarını/doğrularını anlatan tartışmacılar uzunca ayrıntılara girerek tartışmışlardır ki bu da bir tartışma şeklidir. Ancak düzgün bir üslupla, herkesin anlayacağı bir şekilde açıkça, özlüce yapılmalıdır elbetteki. 

 

Atatürk'ün getirdiklerinin yanlışmı doğrumu olduğunu belirten tartışmacıların referansları tabiki kendi ideolojileridir. Herkes kendi ideolojik görüş gözlükleriyle bakarlar. 

 

Atatürk'ün topluma getirdiklerine doğrumu yanlışmı olduğuna; ben ise temel doğrular çerçevesinde karar verilmesini öneririm. Nedir bu temel doğrular? İnsan hakları hukukuna uygunmu? Çağdaş mı? Demokratik mi? Uygarmı? Çağdaşmı? İnsanları kamplara ayırmıyormu? Sömürüye karşı mı? Eğer Atatürk'ün topluma getirdikleri bu sorular için olumlu ise eleştirilecek yanı yok demektir. Tabi bu değerlendirmeleri yapanlar yine kendi ideolojileri ile yapacaklardır.

 

Yukarda olduğu gibi medeniyeti, uygarlığı kendi ideolojileri ile yorumlayacak, farklı sonuçlara varacaklar. Bu durumda yapılacak şey yine aynı yöntem olacak, Yine İdeolojilerin de tüm insan guruplarının yararına olup olmadığına bakılmalıdır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Misafir

.

​.

Atatürk suçlu...

Çünkü canım Mustafa Kemal, bizim adam olacağımızı sandı, biz cüdam olduk; başımızı dik tutacağımıza, Ortadoğu'da "süper yabancı devlet" in taşeronluğuna soyunduk; içimizdeki aşağılık duygusunu Atatürk'ü eleştirerek gidermeye çabalıyoruz.

________________________________________________

Kaynak: 12 Nisan 1991 taril İ.S... Cumh.

Harika anlatılmış smile.png

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş
Misafir Sekkkkk

Sav Hz.Muhammed in yolunda gitmek varken bu batililasma hevesi nedir ya.Ataturke benmde saygim var ama bu dunyanin sonu geldginde ole bisey kalmicak kimse kusura bakmasin.cok dogrusu olabilir ki saygm vat ama dinle alakasi yok ok.bas actir alfabeyi getir vs suan kaciniz gerck dili biliyo?gerck dil KURAN dir oda arapca ;) yani fazla overken elestirmeyide bilelim ok;;)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.