Jump to content
Sign in to follow this  
Muztar

Kur'an'daki İlmi / Bilimsel Mucizeler

Recommended Posts

Müslümlerin dışlayıcı düşmanlaştırıcı ifadeleri hiç bir insanlık ayıbı kaygısı duymadan rahatça kullanmalarının ardında, bu ifadelerin kuran'da bolca yer alması var. Madem kuran'da kafirler hakkında böyle yazıyor, demek biz de kullanabiliriz diye düşünüyorlar.

 

Zaten de sorunun büyüğü, müslümlerin bu ifadeleri kullanmaları değil, kuran'da bu ifadelerin bolca yer alıyor oluşu.

 

Boşuna demedik, allahın olmadığını kanıtlamak su içmekten daha kolaydır diye. Kanıtlardan biri elbette bu. İnsanları ebediyen bağdaşmayacak biçimde düşman iki kampa bölen bir tanrı olur mu! Elbette olmaz. Bu ancak diğer insanlara kin ve nefret dolu insanların yapacağı bir iş.

 

Dolayısıyla kuran'ı insanların yazdığı son derece açık, kesin ve net. Üstelik bu insanların çağların bilgisinden bile haberleri yok, taş devri bilgi düzeyinin bile gerisindeler. Çünkü geç taş devrinde insanlar güneş takvimini icat ederek dev bir güneş takvimi olan Stonehenge'i inşa etmişlerdir. Bunların ise güneş takviminden haberleri yok, aya bakıp ayları sayıyorlar ve bunlardan kaldı denilen tek yapının küp biçimi yapılmaya çalışılmasına karşın kenarları arasında metrelerle fark var. Yani ellerine bir çubuk, bir ip alsalar daha düzgün bir yapı kurabilirlerdi. Milattan önce piramitler yapılıyor, bunların yapabildiği eğri büğrü bir yapı...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Müslümlerin dışlayıcı düşmanlaştırıcı ifadeleri hiç bir insanlık ayıbı kaygısı duymadan rahatça kullanmalarının ardında, bu ifadelerin kuran'da bolca yer alması var. Madem kuran'da kafirler hakkında böyle yazıyor, demek biz de kullanabiliriz diye düşünüyorlar.

 

Zaten de sorunun büyüğü, müslümlerin bu ifadeleri kullanmaları değil, kuran'da bu ifadelerin bolca yer alıyor oluşu.

 

Boşuna demedik, allahın olmadığını kanıtlamak su içmekten daha kolaydır diye. Kanıtlardan biri elbette bu. İnsanları ebediyen bağdaşmayacak biçimde düşman iki kampa bölen bir tanrı olur mu! Elbette olmaz. Bu ancak diğer insanlara kin ve nefret dolu insanların yapacağı bir iş.

 

Malesef sorun belkide cok cok daha buyuk. Kuran'da ayni zamanda oldurun, kesin, geberttin diyede yaziyor. Mademki bu kutsal sandiklari kitapta boyle yaziyor, siddetle kalkip, siddetle oturmak - tabii ki Allahin adina - cok munasip oluyor. Eslerini, kizlarini, kiz kardeslerini siddetle hizaya getiren bir kultur, ayni zamanda masum insanlarida hice sayip hava alanlarinda insan oldurmek bunlar icin zor olmuyor.

 

Elbette, masumlarin olmesi insaniyeti uzuyor. Ama iyi ve guzel insanlarda bu siddet kaynagi olan Kuran'in kutsallagini onaylayip, siddet seven Allahin devamini sagliyorlar. Galiba cikmaz sokak derken, bundan kast ediyorlar.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gezegen de, evren de, canlılar da... Her şey... Kendiliğinden oluşmuyorsa, allah nasıl kendiliğinden var? Üstelik de sonsuz güçlü ve zeki! Bu zeka ve güç nerden kaynaklandı? Durduk yerde bunlar olmaz. Nerden oldu?

 

"O allah, o ayrı kategori" demekle olmaz. Allahı da ayrı kategori olduğunu da siz zihinden yaratıyorsunuz. Allah sizi yaratmadı, siz allahı yarattınız, zihninizde. Ayrı kategori diye bir şey olmaz. Zeka ve güç durduk yerde gökten de yağmaz, kendiliğinden de olmaz. Bunların evrimle kazanılması gerekir. Başka bir yolu yoktur.

 

Allah diye bir şeyin olması tümüyle olanaksızdır. Allah olamayacağı için yoktur. Olabilecek bir şey olsa, acaba var mıdır diye bir olasılık verirdik. Ama olmayacak, olanak dışı bir şeyin var olma olasılığı net biçimde sıfırdır.

 

"O süpermen, o ayrı, o bakışlarıyla lazer gibi demiri kesebilir" demek neyse, "o allah, o ayrı" demek de aynı şeydir.  

 

Son olarak ağdalı arapça sözcükleri müslümlere kullanmanızı öneririm. Onlar etkilenir ve bir hikmet var zanederler ortada. Ateistlere bu sözcükleri yazmanın yararı değil, zararı var. Biz bunları basmakalıp ezberler olarak algılarız ve zaten de öyledirler.

 

 

"Gezegen de, evren de, canlılar da... Her şey... Kendiliğinden oluşmuyorsa, allah nasıl kendiliğinden var? Üstelik de sonsuz güçlü ve zeki! Bu zeka ve güç nerden kaynaklandı? Durduk yerde bunlar olmaz. Nerden oldu?"

" Zeka ve güç durduk yerde gökten de yağmaz, kendiliğinden de olmaz. Bunların evrimle kazanılması gerekir. Başka bir yolu yoktur."

 

Yine aynı yere dönüp geliyoruz. Evrimle olunca yine kendiliğinden olmuş oluyor. Çünkü onu oluşturan şey nasıl oldu sorusunda tıkanıp kalmaktasınız smile.png

Sana verdiğim sandalye örneğini tekrar hatırla. Hepsinin bir sebebi var. Böylece ezele kadar gidemez. En başta sebepsiz olan bir varlık olmalı. Sen Allah'ı reddetsen de onun yerine evreni ya da maddeyi koymak zorunda kalıyorsun. Bu sözcükler Türkçe'de var zaten. Senin kelime dağarcığın yetmiyorsa  ben ne yapayım? Bunlar Arapça ise Türkçe karşılığını getirsene!

 

Ama şimdi böyle sözler etmek çok yakışıksız. Aynı fikirde olmamak gerekçesiyle böyle sözler söylenmez. Bedensel veya zihinsel özürü gerçekten olanlara bile böyle söylenmez yani...

Bunlar mecazidir. Hakkı duymayan, söylemeyen ve görmeyen için kullanılır, hakaret değil. Ama o büyük çelişki de bunama ihtimalini yükseltmekte. Neticede dediklerim %100 doğru. Konuyu başka yerlere çekmekte ustasınız, soruları atlamada da... Ayrıca alıntı yaparken sözcükleri kesip çarpıtma yapmaya çalışma.
 

Müslümlerin dışlayıcı düşmanlaştırıcı ifadeleri hiç bir insanlık ayıbı kaygısı duymadan rahatça kullanmalarının ardında, bu ifadelerin kuran'da bolca yer alması var. Madem kuran'da kafirler hakkında böyle yazıyor, demek biz de kullanabiliriz diye düşünüyorlar.

 

Zaten de sorunun büyüğü, müslümlerin bu ifadeleri kullanmaları değil, kuran'da bu ifadelerin bolca yer alıyor oluşu.

 

Boşuna demedik, allahın olmadığını kanıtlamak su içmekten daha kolaydır diye. Kanıtlardan biri elbette bu. İnsanları ebediyen bağdaşmayacak biçimde düşman iki kampa bölen bir tanrı olur mu! Elbette olmaz. Bu ancak diğer insanlara kin ve nefret dolu insanların yapacağı bir iş.

 

Dolayısıyla kuran'ı insanların yazdığı son derece açık, kesin ve net. Üstelik bu insanların çağların bilgisinden bile haberleri yok, taş devri bilgi düzeyinin bile gerisindeler. Çünkü geç taş devrinde insanlar güneş takvimini icat ederek dev bir güneş takvimi olan Stonehenge'i inşa etmişlerdir. Bunların ise güneş takviminden haberleri yok, aya bakıp ayları sayıyorlar ve bunlardan kaldı denilen tek yapının küp biçimi yapılmaya çalışılmasına karşın kenarları arasında metrelerle fark var. Yani ellerine bir çubuk, bir ip alsalar daha düzgün bir yapı kurabilirlerdi. Milattan önce piramitler yapılıyor, bunların yapabildiği eğri büğrü bir yapı...

Sen ifadelerin doğru olup olmadığına bak. 

"Boşuna demedik, allahın olmadığını kanıtlamak su içmekten daha kolaydır diye. "

 

 

Yo, tersine, allahın olmadığına ve dinin insanlar tarafından yaratıldığına karar vermem oldukça uzun bir süreç aldı. Bu bir anda karar verilecek bir konu değil. Kendini bildiğinden beri sürekli biçimde dayatılan empozeler içinde oluyorsun. Bunu gün gelip elinin tersiyle itmek hiç öyle kolay değil.

 

Şu kesin ki, dindar olmak hiç bir çaba gerektirmeyen, kendiliğinden olan sıradan bir durum. Ateist olmak ise çaba, birikim, cesaret isteyen üst bir bilinç düzeyi. Bu son derece kesin ve açık, net.

Ne diyeyim şimdi ben...

Biz ay takvimini kullanırız çünkü bütün dini işlerimiz ayın hareketlerine göre Zekat, hac, keffaretler...

O yapının küp şeklinde yapılma amacı yoktu, küpe benzediği için öyle dendi smile.png

 

Suheyla, 30 Haz 2016 - 20:52 tarihinde, dedi ki

 

Malesef sorun belkide cok cok daha buyuk. Kuran'da ayni zamanda oldurun, kesin, geberttin diyede yaziyor. Mademki bu kutsal sandiklari kitapta boyle yaziyor, siddetle kalkip, siddetle oturmak - tabii ki Allahin adina - cok munasip oluyor. Eslerini, kizlarini, kiz kardeslerini siddetle hizaya getiren bir kultur, ayni zamanda masum insanlarida hice sayip hava alanlarinda insan oldurmek bunlar icin zor olmuyor.

 

Elbette, masumlarin olmesi insaniyeti uzuyor. Ama iyi ve guzel insanlarda bu siddet kaynagi olan Kuran'in kutsallagini onaylayip, siddet seven Allahin devamini sagliyorlar. Galiba cikmaz sokak derken, bundan kast ediyorlar.

 

 

 

Yok daha neler konuyu nereden nereye getirip çarpıttın. Kesmek gebertmek gibi kelimeleri uydurma. Öldürme var tabii ama sana saldırana karşı kendini korumayacak mısın? Dünya tarihi savaşlarla dolu. İslam savunma gayesiyle savaşır. İslamı zorlama caiz değil çünkü

 

 
Dedigim gibi, Fatiha manasini bilmeden otomotik olarak okunan bir sozler. Sen iddiali olmana ragmen,  kendi yazilarin seninde bunun manasini bilmedigini gosteriyor. Kuranda Hristiyanlara yolundan sapmis, Yahudilere Allahin gazabina ugramis toplumlar olarak hitab ediyor. Asirlarca okunan tefsirlerde bunu apacik soyler. Ornegin, Celâleyn Tefsîri bunu tam istediginiz gibi yazar.
 
 
smile.png   Ben Fatiha'nın manasını da Arapça'yı da iyi derecede biliyorum. Sorun senin çelişkin. Hem manasını bile bilmiyorlar diyorsun hem de tefsirler de geçen şeyleri biliyorlarmış gibi ya da o manada bunu okuyorlarmış gibi ithamda bulunuyorsun. smile.png  Yahu manasını bilmiyen adam tefsirini nasıl bilsin. Bu arada ben zaten biliyorum tefsirlerde öyle geçtiğini ama mesele senin çelişkin... Birçok tefsir okumuş gibi konuşmanda ilgi çekici smile.png
 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Savunma geçersiz. Biri sana küfür edip "o sözlerim mecazdı hicazdı o yaparım dediklerimi gerçek anlamda yaparım anlamında söylemedim" diye kendini savunamaz. Bu savunu geçersiz olmanın ötesinde komik. Düşünce yetisi ve ahlak düzeyi açısından da şaşmaz gösterge.

Güçlü ve zeki bir ezeli varlık iddiası ile sonsuz kuantal temel gerçeğinin arasına eşittir koymanın akıl dışı olduğunu elli kere anlatamam.

Islam ise saldırı amaçlı yaratılmıştır. Çünkü kuranda net ve açık "din allaha ait olana kadar savaşın" yazar. Bu ifade dünyada hiç barış olmamasını amaçlayan bir ifadedir. Çünkü müslüm olmayan birileri illa olacak ve onlarla bu ifadeye göre savaşmak gerekecek.

Bu ifade süleyman masalıyla da desteklenmiştir. Kuranı düzenleyen adamlar bu masalı kurana alarak "nerde allaha tapmayan birileri varsa onlara derhal savaş açacaksınız" demişlerdir.

Kabe neye benzetilmeye çalışılırsa çalışılsın. Insan eline bir çubuk bir ip bir şey alır ölçer. Bu bir utanç ve yüz karası. Aya bakıp ay saymak da öyle. Taş devri insanı bile güneşin yıllık periyotunu keşfetmişti.

Share this post


Link to post
Share on other sites

smile.png  buna takılıp kalman ilginç. Yazdıklarımın siyak ve sibağına bakarsan çelişki olmadığını göreceksin. islamdaki mücerret aklı bilmiyor olabilirsin... Ben karşımda inanmayan birine karşı bunu kullanırım, ne yani sana Allah'ın varlığını ispat için ayet mi getireyim? sen önce saçmalıklarını düzeltmeye ve yukardaki gibi sorulara cevap vermeye çalış. Böyle sıyrılamazsın... 

 

Ne bir şeye takılıp kalıyorum ne de sıyrılmaya. Sen ise tıpkı inancın gibi sadece akılla üretilen bilgiye takılıp kalıyorsun.

 

Ben tartışmaları daha çok felsefi boyutta yürütmeye çalışıyorum. Felsefe ama bilimsel olanı. Yani bilinene (maddeye, olguya) bağımlı olmaksızın felsefe yapma veya akıl yürütme olanaksızdır. 

 

Söylemlerle oluşturulan inançlar, sadece soyut akılla oluştuğu için ispatı ve tutarlılığı yoktur. İstediğin kadar salla gitsin. Çünkü ispata gerek yoktur. İspata gerek duyulsaydı nereden ispat edecektin cini, şeytanı, ruhu, cenneti cehennemi. O devirlerde yaratıcıyla görüşmek için uzaya yada binlerce ışık yılı uzaklara gitmek için görünmez bir kanatlıya binerek gezme falan... Daha yüzlercesi. Bunlar tam da orta çağlardan kalma masallar. Çocukken dinlerdik bu tip masalları. O devirde bilim olmadığı için meydanı boş bularak her yüz yılda bir uyanık çıkmış, peygamberlik, bilgelik iddialarıyla atmış tutmuş, Söyledikleri de zaten o zamanın töresel anlayışları, veya soyut (uydurma) bilgileri.  

 

Neyse uzatmayayım. İster felsefi olarak isterse de gündelik bilgi olarak ne söylersen söyle, ispat edemezsen masaldan ileri gitmez. İnsanların söylediklerini ispat etme yükümlülükleri vardır. İspat ve ölçü ise kesinlikle doğada var olanlarla, BİLİNENLERLE olmalı. Bilinmeyen zaten kimse tarafından ipatlanmadıkça bilinemez.

 

Bunun üzerinde düşünmeni istiyorum. Mesela ben şimdi bir tez atayım ortalığa. "Dünyadaki yaşamı başlatanlar aslında uzaydan gelen birileridir". Bizleri yaratan onlar olduğundan onlara tapınmalı, şükretmeliyiz..

 

Var mı şimdi benim bu tezimde bir tutarlılık? Bana "sen yalancısın" veya "atıyor, sallıyorsun" demeyecekler mi? 

 

Ha bu arada şunu da söyleyeyim (yani sallayayım); bu uzaylılar ezelden beri var olanlar. Ne ölürler ne doğarlar, ne yerler ne içerler. Tıpkı yaratıcı gibi.      

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.