Jump to content
Sign in to follow this  
sardunyam

Sevdiğim ve Seçtiğim Şiirler

Recommended Posts

fantastik bir hikayeydi

ve sahneler can alıcı

sözlerse kızgın yağ gibi yakıcı

hep acıttık birbirimizin canını

acıtmayı hayal etmiştik ve aşkın tadı böyle çıkardı...

bu aşkın diğer adımıydı?

hala geçmiyor içimdeki öfke

bir görsem seni, bir görsem

bütün öfkemi çıkarabilsem senden...

anla işte o kadar çok sevmişim

bensiz ölümden bile kıskandım...

bensiz

ölüm

ve

sen

?

nasıl olacak?

bir tek nefesini duysam yeter gibiydi

ama yetmiyor şimdi...

yetmez...

kalk ve gel

hiç bir şey sorma

ve söyleme

unut bütün geçmişi

unut gitsin

sen

varsın

ben

varım

buradayım

unut o ap tal kuralları,

özgürlük öyle birşey ki

o bir bedelle gelir

ve bedelini ödeyeceğim

yıktım

tabularımı

hayra yor!

gördüğüm rüyaları

korkma,

korkmadım hiç

yüzüme yüz sürmeden

vazgeçmek yok

kırıldı artık bütün demir perdeler

affetmeyi öğrendim

sende öğren ve gel

 

Sardunyam

 

:clover: çok güzel bir şiir bidenem..yüreğine sağlık :hug:

Share this post


Link to post
Share on other sites

sağol bidenem bu senin için... :clover::closedeyes:

 

başka bir bakmaydı o...!

belki bakma bile değildi...

bedenimi deldi... geçti...

kaderin dikenli tellerine

takıldı... kaldı!

o sahneyi geri alamadım...

seni koruyamadım...

bizi koruyamadım...

özgürlüğü seninle sevdim,

senin için, bizim için sevdim...

sensiz özgür değilim!

beni senden alıp götüren eller

gün gelecek seni bana getirecek...

ve karşılayacağım,

o bahçede seni.

korkusuzum...

benden aldığın o mendil

artık gözyaşlarını silmez

bırak düşsün

artık sen geldin

ne önemi var

bak işte karşındayım

bir ten kadar engel var

biterse bitsin,

son bir çığlık

son bir nefes

uçuşan ipek mendil

işte geldin...

 

başka ayrılık olmayacak... -_-

Share this post


Link to post
Share on other sites
sağol bidenem bu senin için... :clover::closedeyes:

 

başka bir bakmaydı o...!

belki bakma bile değildi...

bedenimi deldi... geçti...

kaderin dikenli tellerine

takıldı... kaldı!

o sahneyi geri alamadım...

seni koruyamadım...

bizi koruyamadım...

özgürlüğü seninle sevdim,

senin için, bizim için sevdim...

sensiz özgür değilim!

beni senden alıp götüren eller

gün gelecek seni bana getirecek...

ve karşılayacağım,

o bahçede seni.

korkusuzum...

benden aldığın o mendil

artık gözyaşlarını silmez

bırak düşsün

artık sen geldin

ne önemi var

bak işte karşındayım

bir ten kadar engel var

biterse bitsin,

son bir çığlık

son bir nefes

uçuşan ipek mendil

işte geldin...

 

başka ayrılık olmayacak... -_-

 

sağol bidenem :hug: çok güzel olmuş :crying:

Share this post


Link to post
Share on other sites

Allah bu ilhamiden razı olsun beni şair etti gitti... :getlost: sende sağol bidenem beğendiysen ne ala sipariş üzerine şiir yazarım artık kısım... :grin::hug:

 

koşuyorum o ıssız sokakta koşuyorum

buz gibi heryer elim ayağım yüzüm

donuyorum,

ama acıtmıyor canımı artık hiçbir şey...

geri dönüp bakmak istiyorum

her saniyesini hayatımın

şeritlerce seyredebilseydim...

hep aynı karede takılıp kalırdı aklım...

mucizelere de,

imkansıza da hiç inanmadım

 

bir ölümdü önünde duramadığım :closedeyes:

Share this post


Link to post
Share on other sites
...

 

Çok özür dilerim...

Kainatı Yaratan Rabbim,

Ben taşıyamadım...

Çok uğraştım,

layık olmak için can attım...

Ama olmadı, aşk veda etti...

Ve gitti...

 

Ya İlahi,

Bilirim her aşk,

senden nazar ederek gelir...

Ve kulların arasında ziyan edilir...

Ben pes ettim ya rabbi,

Bir daha altından kalkamam, Bu vebalin...

 

 

ben artık gönüllü olmayacağım...

ne olur bana bir daha gelme...

 

 

 

 

 

:crying:

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gördün mü hiç suyun yanmasını tuzda

Gördüm ben bu yaşam boyu iniltiyi

Büyük bahçelerin küçük içinde

Saksılardan birinde

Gördüm de

Uyurken uyandırılmış gibi

Beni bir sardunya büyüttü belki.

 

O ben ki

Bir kadında bir çocuk hayaleti mi

Bir çocukta bir kadın hayaleti mi

Yalnızca bir hayalet mi yoksa.

 

Ne peki

Yere dökülen bir un sessizliği mi

Göğe bırakılmış bir balon sessizliği mi

İşini bitirmiş bir org tamircisinin

Tuşlardan birine dokunacakkenki

Dikkati ve tedirginliği mi.

 

Bekler mi beni

Her yanı, ama her yanı çocuklar gibi gülümseyen

Bir sürü yaz gününün içinde

Acaba bekler mi beni

Uykularım, o sonsuz uykularım

Yanmış bir limonluktaki

- Ve limonlar ki her gün bir yaprak ayininde

Sesini hiç eksiltmeyen -

Ama bilmez miyim ben

Bilmez miyim hiç

Böyle sığ hayallerle oyalanmak yerine

Kısacık bir zaman olmalıydı elimde

Turfanda meyva gibi bir zaman

Yollar yollar kateden tadı ve ekşiliği

Geçerek erguvanların dönemecinden

Leylakların dörtyol ağzından

Yapıştırıncaya dek beni dudaklarına

Acının dudaklarına ve geçmişin

Bir yaban gülü yaprağı gibi beni

Ama ne gezer.

 

Korkmuyorum artık solmaktan

Solmaktan ve solgunluktan

Gelmişim nerelerden böyle

Kurumuş bir dere yatağı gibi

Ya da pek kurumamış da

Baygın, hasta ya da cançekişen

Çırparaktan yüzgeçlerimi dip sularında

Ya da yer tahtaları, muşamba, örtük perdelerin kasvetini

Yorgun düşerek taşımaktan

Ve ne çıkar ayırmasam kendimi

Suların büyük içkilere kavuştuğu koylardan.

 

Koylardan

Kapsayan o sevimsiz, o küçük aşkları da

Eskiyen turunçlar gibi ilk rengini pek aratmayan

Ayırmasam kendimi

Diyorum ayırmasam

Köhnemiş bir geminin -izine pek rastlanılmayan-

İçindeki bir yolcudan da, değerli taşlarla dolu cepleri

Cepleri yüreği cepleri

Ayırmasam da ben

Kim görürdü o yolcuyu, yani kim farkederdi beni

Sıradan acılardır çünkü bütün ilgileri toplayan

Oysa sıkıntıyı buruşuk bir iç çamaşırı gibi saklayan

Bu kımıltısız gövde

Görülmemiştir ki hiç görülsün şimdi

Görülmediği gibi gündoğumundan havalanan kuşların

Ya da bir oda kapısını açtığınız zaman

O müthiş öğle sıcağında

Pencerenin önünde örgü ören birinin

- Örgü mü, bir çay bardağını başka başka tutan ellerin becerikliliği mi-

Görülmediği gibi

Ama var mıydı sanki görülmek isteyen

Var mıydı bir şeyler bekleyen yüreğimin eskittiklerinden.

Share this post


Link to post
Share on other sites

 

Şarkılar seni söyler

Dillerde nağme adın

Aşk gibi, sevda gibi

Huysuz ve tatlı kadın

 

Ne zaman eskiyor sevgiler

Ödenen bedellerin acısı geçince mi?

 

Yağmur yağıyor.

Mutfak camındayım.

Nasıl üşüdüğümü bilemezsin.

Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne.

Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama…

 

Şimdi telefon açsam sana,

Sesini duymak da yetmiyor ki.

Hep aynı cümleler;

“Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?”

Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde.

Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi.

Bazen mutfakta yemek yaparken,

Tahta kaşıkla tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba?

Özlemek çok fena anne.

Anlamak seni; daha da fena…

 

Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları.

Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var.

Gittikçe sana mı benziyorum ben,

Ya da

“Annenin kaderi kıza” dedikleri doğru mu?

“Baban eskitir her şeyi kızım” demiştin bir kez,

Anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim.

Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde.

Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye,

Çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle.

Mutsuz değilim de anne,

Yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.

Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor,

Televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum,

Açtığımı gören olmuyor.

Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor.

Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor…

 

Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor.

Ah nasıl eskiyor her şey anne, nasıl eskiyor.

Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum.

Seni çok özlüyorum.

Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep?

Gidemeyişine ağladın mı sende?

Ne zaman eskiyor sevgiler?

Ödenen bedellerin acısı geçince mi?

İşte böyle,

 

Kalbimde bir acı.

Şarkılar seni söyler...

 

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir Martiyi Aglattin Sen

 

bir martiyi aglattin işte

bir çocuk garanti intihar eder artik

kütür kütür küfrediyor gece imanima

bir yaprak kirilip suya düşüyor

su yaralaniyor su kaniyor şelale!

 

ah nasil titredim tensiz

bir piyanist büküldü sanki

kesişen ayrişik dogrular gibi

çarpişiverdim yüzünle. Yüzün

öyle düzgün suna bir elyazisi

yüzün yüzüme aksedince

yüzün ayna alnimda

yüzün uzun hüzünlü bir alinyazisi!

 

bitmemiş bir ömrün yalanisin

sen: kabuslarimin tabiri

çocuklugumun arta kalanisin!

öldürecegim kendimi dudaklarinla

dudaklarin etle, şehvetle seferber

sen! bana inen son kutsal kitap

son fakir yatir

son aciz peygamber!

 

bir martiyi aglattin işte

bir çocuk garanti intihar eder artik.

 

Küçük İskender

Share this post


Link to post
Share on other sites

İKİ BEN YAŞAR İÇİMDE

 

İki ben yaşar içimde,

Biri;

denizleri mesken edinmiş,

Bu şehrin her sokağına hüzün yazan ben.

Diğeri;

Hala sırılsıklam sen.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Giderken ardına bile bakmadan,

Bir an dur , dinle .

Kulaklarında yankılanan sesimi.

Yarım kalmış şiirlerim var sana.

Ve daha yakılmamış türkülerim,

Seni sana anlattığım;

 

“Sen sevgili,

Varlığına eremeyip,

Yokluğuna dayanamadığımsın.

Kalbimin en büyük sırrı,

Dudaklarım yanmadan anamadığımsın.

 

Her an yanımda taşıyıp,

Elimi uzatınca tutamadığım.

Yaz yağmuru gülüşünü beynime kazıyıp,

Bir busesini alamadığımsın.

 

Savururken hayatımın ihtiraslı yıllarını,

Bir yangın alevi loşluğunda.

Yüklemlerimin içindeki tek öznem,

Yağmur bulutları ardına saklanmayan son yıldızım,

Ve umudun peşinde koşup duran kelebek telaşımsın.”

 

Şimdi dön ve git ,

Bırakalım yarım kalmış şiirler

Ve yakılmamış türküler boynu bükük kalsın

Share this post


Link to post
Share on other sites

bize bizden daha büyük engel varmıdır?

ben ile sen arasında duran senden başka kim kaldı?

söylediklerinde söylemediklerinde

aldanmışlımla kalsın...

kabulleneceğim herşeyi, herşeyi ve herşeyi...

verilmeyenleri bile...

ama bir şey var ki onu kabullenemiyorum,

Share this post


Link to post
Share on other sites

bazen en yakınında duran

senden en uzağa düşüyor

konuşuyorsun ama anlaşılmıyorsun...

 

kör olsan belki daha iyi görürdün beni...

dilsiz olsan belki daha çok konuşurdun...

saydınmı kaç yıl geçmiş üzerinden,

 

susuyorsam unuttummu sanıyorsun...

Share this post


Link to post
Share on other sites

hep bi gitmeler telaşındayım

ait olamadım buraya

hep yarım kaldı bişeyler

eksildikçe eksildi yarımlar bile...

işte gidiyorum çeşmi siyahım

aramıza dağlar sıralansada...

 

gelirkende sessizdi adımlarım

giderkende sessiz olacağım,

kapıyı açık bıraktım, sen geldiğinde kapatırsın...

hep bi susmalar telaşındayım

konuştuklarım da eksik kaldı

eksildikçe eksildi yarımlar bile...

 

hoşçakalın bütün yarım kalmışlar...

sözlerim, gitmelerim, geleceğim...

beni yok saysın yarınlar...

Share this post


Link to post
Share on other sites

her gidisinle yarım kalan varlıgım

sen gittiginden beri ne kadar yazdım

tamamlanmıyor bu isyanlarım

üstünü örtüyorsun ortbas edilmiyor cinayetlerim

sen gittiginden beri canını aldıgım ben varlıgım

gelmedigin her gun yeniden yargılayıp astıgım satırlarım

ne acık bıraktıgın kapıların ne amansız susmaların

ben senden sonra konusamadıgım her sözü yalanladım

senden sonra aldıgım her nefesi inkar ettim

simdi aklıma düşüyorsun diye yüzüm kızardıgım

elimde değil sordular diye adın verdigim

dağa cıkıp aklımda sakladıgım senin aşkın

simdi işkence sandalyesinde titrerken sayıkladıgım adın

baska bir söz bilseydim eger

anımsamazmıydım...

üzgünüm..unut beni...

damarımdan süzülen kanın

dudaklarımn arasından cıkan son nefesin

hatrı varsa eğer...

Share this post


Link to post
Share on other sites

o kadar dolu ki şuan içim

ahh birde bu boşluğa düşmeseydim...

içimden geçenleri

dile getirmek bu kadar zor olmasaydı keşke...

sahip çıkabilseydim kendime

o kadar uzağım ki

anlatamıyorum

anladıklarımı...

hissediyorum

yaşıyorum...

ve susuyorum...

en zorunumu yapıyorum dersin.?

zordur bunca kıyametin içinde

sessiz durabilmek...

kendini bir kafese kilitlemek

sonra ondan kurtulmaya çalışmak

çabaladıkça,

kanatır parmaklıkları

ciğerlerini,

bir süre sonra acıyı hissetmez olursun...

 

kendisinden başka kimsesi yoktur

hiç kimsenin...

kimse seni özlediğim gibi özlememiştir

bir diğerini...

büyükmü konuşuyorum...

büyük kelimeleri seviyorum,

büyük adamları sevdiğim gibi...

nedir büyüten insanı?

acımı?

 

hangimiz daha çok büyüdük acaba?

yüreğim kanıyor

sesimi duyuyor musun?

 

bıraktım artık

bu kanamayı durdurmak istemiyorum...

damarlarımda ki bütün kırmızı sıvıyı...

boşaltacağım...

 

kaç saniye daha yaşarım?

 

ruhumu ateşe verdim

kan kuruyacak az sonra...

 

nasılsa her ölü gibi bende,

öldüğüm gün yeniden doğarım...

 

sardunyam

Share this post


Link to post
Share on other sites

devrildi bütün kelimelerim

şimdi hepsi aleyhime kullanılıyor

 

her bir cümlem karşıma geçip

küstahça sırıtıyor...

 

kalbimi yıkamak istiyorum...

daha önce kalbini yıkamış birini tanıyor musun?

 

kelimelerle kirlendim

belki diyorum kelimelerle temizlenirim...

 

yanmak mı gerek diyorsun...?

ateşmi temizler bundan sonrasını?

 

yandım,

yandım,

daha çok yanacağım...

 

varsın olsun

ateş ateşliğini

kelime kelimeliğini

insan insanlığını bilsin...

 

gönüllüyüm...

ben yanarım...

 

sardunyam

Share this post


Link to post
Share on other sites

bir şarkıyı en fazla kaç kez dinleyebilirsin?

sanırım bu gece rekor kırıyorum...

bu melodi ve bu cümleler

kehribar rengi bir acı bıraktı içimde...

o acıyı duymayalı o kadar zaman olmuş ki...

sanki daha önce geçtiğim bir yoldan

yeniden geçiyor gibiyim şimdi...

 

çok önceden kaybettiğim

kaybettiğini bile unuttuğum

kendimden bile sakladığım

anıları yakalamış gibiyim...

 

kaç aşk yaşar bir insan ömrünce?

en çok hangisini sever?

o en çok sevdiğini neden sever?

 

can bedenden ayrılınca,

konu komşudan helallik isterler...

 

eski aşklarınsa hakkı yoktur?

onlar dile getirilmez bile...

sevdanın hükmü ebediyete geçmez!

 

oysa en zor şey bir insanı sevmektir

sevmek ortaya kendini koymaktır

varlığın onun varlığına armağandır

aşık olanın bile aşka saygısı yok...

 

sanırım bu oyunda,

sevdalarında adı yok...

Share this post


Link to post
Share on other sites

BILSEYDIM

 

Meydan verirmiydim bu ayriliga bilseydim bu kadar zor oldugunu

Bilseydim dünyanin bu kadar karanlik bilseydim bu kadar dar oldugunu

Dilimden sicrayan bir kivilcimin bilseydim bir anda kor oldugunu

Bilseydim suanki gönül acimin senin yoklugunda var oldugunu

Boyun bükmezdim sitem etmene bilseydim sükutun kar oldugunu

Sebep mi olurdum dargin gitmene bilseydim küsünce sir oldugunu

Bilseydim yüzümün dört mevsim güz icim de aglayan nar oldugunu

Bilseydim odamin dört mevsim duvari buz sensiz yatagimin kar oldugunu

Firsat mi tanirdim bu darginliga bilseydim bu kadar zor oldugunu

Bilseydim zindan dan daha karanlik bilseydim hücre den dar oldugunu . . .

 

Cemal Safi

Share this post


Link to post
Share on other sites

Hayat soğuk, yağmurlu ve vurdumduymaz bir İstanbul gecesiydi...

Ve gece yağan yağmur hep ürkütürdü beni.

Yağmur değil yalnızlığımdı pencereleri damla damla yalayan,

yıllarımı dolduran sensizlikti...

 

Hep bir yanı yarımlık, hep senden uzaktalık,

hayattaki tek "kimse"mden yoksunluk, yani kimsesizlikti.

Bir kavuşma mucizesine inanma yolunda harcanmış

bir hayatın ansızın sonuna gelme, ve o mucizeyi yaşayamadan

bir başına ölme korkusuydu yağmur.

 

Yine yağmur yağıyor, yine gece... Yine İstanbul...

Ve sen kollarımın arasından sıyrılıp kalkıyorsun yataktan.

Nereye gidiyorsun sevgilim?

 

Sadece sana sarılarak uyuduğumda nefes alabiliyordum.

Beni kollarına aldığında, yüzümü masumiyetinin yurduna,

o kimsesiz boynuna dayadığımda, kokunu kalbimle soluduğumda...

Uykun benim cennetimdi.

Çünkü cennet sadece ikimizin olabildiği yerdi benim için.

Ne sana aşık kadınlar, ne sevdiklerin, ne geçmişin, ne yarının...

Uykunda sadece ikimiz vardık.

Aşkıma dar gelen sevgi sözcüklerine ihtiyacım yoktu orada.

 

Sana sevgimi anlatmaya, ispat etmeye ihtiyacım yoktu artık.

Aşkımızın kokusuydu sana beni anlatan, sana seni anlatan....

Beni gerçekliğin o soğuk, o köpüklü dalgalarıyla yutan

ve alıp alıp senden ötelere savuran hayatın dışındaki tek kaçış tünelimdi uykun.

 

cezmi ersöz

Share this post


Link to post
Share on other sites

GELMEDİN

 

 

Gece karanlıklarından ödünç alınmış

Duygularımı kattım şiirlerime

Ki sen hala polyanna’sın bende

Sırtıma yüklediğim arzulara emanet

Mavi adalar taşıyorum ceplerimde

Ve sen hala

Kayıplardasın kentte

Ben mi?

Seni aramaktan yoruldum

Sonra

Belki…

Dedim

Hani…hiç olmazsa dedim

Gelirsen dedim

Gelmedin

 

 

 

muhammed ekinci

Share this post


Link to post
Share on other sites

bu sabah erkenden

yağmurla uyandım

aslına bakarsan hala uykum var ama

uyutmuyor düşünceler...

sanırım ondan bu uykulu gezmelerim

göz kapaklarımın ağırlığından

açamıyorum gözlerimi...

uyuyorum sanıyorlar...

oysa UYUYAMIYORUM...

 

sardunyam

Share this post


Link to post
Share on other sites

kurdelamız siyah

 

ne kadar oldu biz bu haldeyiz

neden hatırlamıyoruz?

nasıl geldik peki bu günlere

neydi derdiniz?

 

siyah kurdelayı gördükçe

o kadar karalar bağlıyorum ki özüme

yiten kanlarımızın ahını yerde kalır sanmasınlar

ne kadar sürerse sürsün

her uyku uyanışla biter...

 

umarım biz uyandığımızda yakınımızda olmazlar...

 

sardunyam

Share this post


Link to post
Share on other sites

hani herkesin bir melodisi vardır kulaklarında çalan

hayata bakışına benzer bunun müziği

kah ritimlidir, kah romantik hatta bazen arabesk...

ama aslında notaları aynıdır...

günden güne değişen çalınmasıdır...

 

bu sabah içimde çalan melodinin

canı pek sıkkın

sanırım bugün biraz arabesk takılacağım...

 

havadan falan değil biliyorum

gelgit aklıma gelmiştir gene takılacak şeyler

takıyorumdur...

sen bakma bana

 

bugün seni o kadar çok özledim ki

biliyorum artık bu özlemi yutacağım

boğazımda düğümlensede cümleler

artık seni özlediğimi duymayacaksın...

 

defalarca sordum sana beni özledin mi ?

duymadım özlediğini...

insan neden duymak istediklerini duyamaz?

çokmu zordur birine seni özledim demek?

 

kefaletimi ağır?

canınmı acır?

pahalımı sözlerin?

sen duyma kapa kulaklarını

ben ucuz konuşurum...

ondan çok konuşurum...

pahalı değil sözlerim...

sanırım yine seni özledim...

 

sardunyam

Share this post


Link to post
Share on other sites

zordur bunca kıyametin içinde

sessiz durabilmek...

kendini bir kafese kilitlemek

sonra ondan kurtulmaya çalışmak

çabaladıkça,

kanatır parmaklıkları

ciğerlerini,

bir süre sonra acıyı hissetmez olursun...

 

kendisinden başka kimsesi yoktur

hiç kimsenin...

 

sardunyam

 

:clover:

kalbimi yıkamak istiyorum...

daha önce kalbini yıkamış birini tanıyor musun?

 

sardunyam

ben süpürüyorum farkedermi :lol:

 

bir şarkıyı en fazla kaç kez dinleyebilirsin?

sanırım bu gece rekor kırıyorum...

bu melodi ve bu cümleler

kehribar rengi bir acı bıraktı içimde...

o acıyı duymayalı o kadar zaman olmuş ki...

sanki daha önce geçtiğim bir yoldan

yeniden geçiyor gibiyim şimdi...

 

.

:clover:

 

Hayat soğuk, yağmurlu ve vurdumduymaz bir İstanbul gecesiydi...

Ve gece yağan yağmur hep ürkütürdü beni.

Yağmur değil yalnızlığımdı pencereleri damla damla yalayan,

yıllarımı dolduran sensizlikti...

 

Hep bir yanı yarımlık, hep senden uzaktalık,

hayattaki tek "kimse"mden yoksunluk, yani kimsesizlikti.

Bir kavuşma mucizesine inanma yolunda harcanmış

bir hayatın ansızın sonuna gelme, ve o mucizeyi yaşayamadan

bir başına ölme korkusuydu yağmur.

 

Yine yağmur yağıyor, yine gece... Yine İstanbul...

Ve sen kollarımın arasından sıyrılıp kalkıyorsun yataktan.

Nereye gidiyorsun sevgilim?

 

Sadece sana sarılarak uyuduğumda nefes alabiliyordum.

Beni kollarına aldığında, yüzümü masumiyetinin yurduna,

o kimsesiz boynuna dayadığımda, kokunu kalbimle soluduğumda...

Uykun benim cennetimdi.

Çünkü cennet sadece ikimizin olabildiği yerdi benim için.

Ne sana aşık kadınlar, ne sevdiklerin, ne geçmişin, ne yarının...

Uykunda sadece ikimiz vardık.

Aşkıma dar gelen sevgi sözcüklerine ihtiyacım yoktu orada.

 

Sana sevgimi anlatmaya, ispat etmeye ihtiyacım yoktu artık.

Aşkımızın kokusuydu sana beni anlatan, sana seni anlatan....

Beni gerçekliğin o soğuk, o köpüklü dalgalarıyla yutan

ve alıp alıp senden ötelere savuran hayatın dışındaki tek kaçış tünelimdi uykun.

 

cezmi ersöz

:clover:

 

bu sabah erkenden

yağmurla uyandım

aslına bakarsan hala uykum var ama

uyutmuyor düşünceler...

sanırım ondan bu uykulu gezmelerim

göz kapaklarımın ağırlığından

açamıyorum gözlerimi...

uyuyorum sanıyorlar...

oysa UYUYAMIYORUM...

 

sardunyam

:clover:

 

ben ucuz konuşurum...

ondan çok konuşurum...

pahalı değil sözlerim...

 

 

sardunyam

:clover:

şiirlerin çok güzel bidenem..ben en çok bu cümleleri sevdim.. :hug:

Share this post


Link to post
Share on other sites

(1)

 

Sevgilim;

Dışarıda penceremin ardında

Menopozdan yeni çıkmış / güneşli bir hava

Bir paket sigaram var

Ve güzel düşlerim…

 

Kaya diplerine sürgün edilmiş ağlıyor

Krizalit gülüşlerim.

Bir kağıt parçası gibi içimde sevda

Yüreği beyaz güvercin olan

Ve dudaklarında ruj yerine,

Kapkara bir kan taşıyan

Homoseksüeller tanımışım bu Dünyada…

 

Görüyormusun beni ?

Bir şehvet virtüözüyüm ben ,

Ceninlerini martılara meze yapan bir Ana..

Dudaklarımda bir dul sıcaklığı

Haydi sevgilim tutuştur hayatı !

Ve beni.

Sarhoştur sızlamaz Tanrıçaların bedeni..

Ağzında anason tadı ile başlar hayata

Dışarıda,

Dudaklarımda bir sigara

Ve güzel düşlerim …..

 

(2)

 

Sevgilim;

Çiçekli basma entarimin

Ve içindeki yorgun bedenimin,

Kabuğunu soyup ikram ediyorum hayata..

Seni sevmek;

Uzun bir şiire başlamak gibi

Hayatıma giren adamlarla,

Hırpalanmış bir yanım

Bir yanım mosmor

Bir yanım gece….

 

Sonra

Babam Annemi dövüyor

Kız doğururken şiirdeki bir hece.

Annem ağlıyor

Martılar intihar ediyor gözlerinde..

Bense gülüyorum

Üzerimde basma,çiçekli seccade

Sevmek için bir melek arıyorum…

 

Bir giyotin düşüyor üzerime

Artık ne zaman soyunsam hayata

Annem şiir yazar.

Bir kız doğurur hece

Bir yanım gece

Bir yanım Ayşe

Her yanım Nur…

 

(3)

 

Sevgilim;

Bak Dünyaya sığmıyor ellerim

Bir paket sigaram var

Ve hep bir kıza gebe düşlerim…

 

alıntı..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.