Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

Madde, Enerji, Tanrı...


Tengeriin boşig

Önerilen İletiler

2- Rastgele dağılan maddenin toplanıp bir araya gelmesi rastlantı değildir. Bu durum maddenin özelliğinden kaynaklanmaktadır. Örneğin artı yüklü protonlar ve eksi yüklü elektronlar birbirlerini çekerek hidrojen atomunu oluşturmuşlardır. Patlamanın, maddeyi yıldızların ya da diğer gökcisimlerinin oluşamayacağı şekilde dağıtacağını iddia ederek, bunların biraraya gelip gökcisimlerini oluşturamayacağını söylemek, bilimsel verileri yok saymak, ya da bu verilerden bihaber olmak anlamına gelir.

 

Maddenin özelliği gereği atomlar oluşmuştur evet..

Peki o atomları oluşturma alt yapısının hazırlığını, yani maddenin o özellikte olaması gerektiğini belirleyen etken nedir..

Her adımın, her hareketin bir amaca yönelik olduğu evvelinden belli değil midir..

O atomlar dekor olsun diye oluşmadı, her atomun belirli bir özelliği vardı ve ilerde değişik etkileşimlerle, moleküler düzeyde kimi suyu, kimi havayı, kimi canlılığı oluşturacaktır..

Bu bandı geri sarıp, her aşamanın bir amaca doğru şaşmadan gittiğini, maddenin bir tek özelliğiyle açıklamanız ne kadar tutarlı..?

 

 

Saygılar..

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Maddenin özelliği gereği atomlar oluşmuştur evet..

Peki o atomları oluşturma alt yapısının hazırlığını, yani maddenin o özellikte olaması gerektiğini belirleyen etken nedir..

 

"Olması gerektiği" söylemi tamamen felsefi amaca yönelik kasıtlı bir söylemdir. "Gazete kağıdını aleve tutarsan yanar. Peki gazete kağıdının aleve tutulunca yanması gerektiğini kim belirlemiştir" cümlesinden hiç bir farkı yoktur.

 

Her adımın, her hareketin bir amaca yönelik olduğu evvelinden belli değil midir..

 

Hayır değildir. Büyük patlama 13,5 milyar yıl önce, ilk canlılar ise 3,5 milyar yıl önce ortaya çıkmıştır. İnsanların ortaya çıkışı ise 1-2 milyon yıllık bir olaydır. Yani sizin evrenin insan için yaratıldığı iddianıza göre insanın ortaya çıkması için 13,5 milyar yıl geçmesi gerekmiştir. Ağzınızdan "tesadüf" kelimesini eksik etmeyen sizler, öncelikle "İnsan denen canlının, Dünya adlı gezegende imtihan edilebilmesi için milyarlarca ışık yılı genişliğinde bir evrene ne gerek vardı? ya da "Madem evren insan için yaratıldı da, tanrı ne diye insanın oluşumu için 13,5 milyar yıl geçmesini bekledi; hem de herşeye gücü yeterken ve 'Ol' deyince oldururken?" sorularına bir yanıt bulmanız gerekmektedir.

 

O atomlar dekor olsun diye oluşmadı, her atomun belirli bir özelliği vardı ve ilerde değişik etkileşimlerle, moleküler düzeyde kimi suyu, kimi havayı, kimi canlılığı oluşturacaktır..

 

Bu bandı geri sarıp, her aşamanın bir amaca doğru şaşmadan gittiğini, maddenin bir tek özelliğiyle açıklamanız ne kadar tutarlı..?

Saygılar..

 

Kralx ; sizin tanrınızın yöntemi (sözde) , bir şeylerin oluşması için bir süreç gerektirmemektedir. Tanrınız kendi ağzından (!) yönteminin bu olmadığını A Ç I K Ç A söylediği halde, sen nasıl olur da tanrının yaratması için bir süreçten bahsedebilirsin? Hiç mi Kur'an okumadın ?

 

Biz, bir şeyin olmasını istediğimiz zaman, ona (söyleyecek) sözümüz sadece "Ol" dememizdir. Hemen oluverir. (Nahl 40)

 

Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı "Ol" demekten ibarettir. Hemen oluverir. (Yasin 82)

 

Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur. Bir şeye "ol" dediği gün hemen oluverir. O'nun sözü haktır. "Sûr"a üfürüldüğü gün de mülk ancak O'nundur. O, gizliyi ve açığı bilendir. O, hikmet sahibi, her şeyden haberdardır. (Enam 73)

 

Sen şimdi bu ayetleri görmezden geleceksin, tanrının, "Ben bir şeyin olmasını istediğimde 'Ol" dememle H E M E N oluverir" demesini yok sayacaksın, ondan sonra da yaratma için bir süreçten bahsedeceksin. Ben de "Sen hangi dinin tanrısından bahsediyorsun? Bu söylediklerin Kur'an'ın tanrısı ile kesinlikle uyuşmuyor. Önce Kur'an'ın tanrısını bir tanı, sonra tartışalım" diyeceğim...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 2 hafta sonra...
Yani Madde'nin tanımı: "Enerji'nin şekillenmiş hali" denilebilmektedir...

 

Şimdi ben diyorum ki;

1- Bing Bang'ten önce sadece Enerji mi vardı yani var olan tek şey sadece Enerjinin kendisi miydi?

2- Yoksa Enerji ile birlikte bilmem kaç değerinde bir yoğunluktaki iğne ucu kadar ufak ve yoğun bir maddeden de mi oluşuyordu gerçekten varlık...

 

Ama ya Bing Bang'ten önce Madde ile birlikte değilde sadece ve sadece Enerji var idiyse? Bu demek olur ki Bing Bang'den önce var olan tek şey Enerji idi... E biz şu an biliyoruz ki Enerji Madde'ye dönüştürülemez. Sadece Madde enerjiye dönüştürülebilir... Peki öyleyse Enerji'yi Madde'ye dönüştüren şey o ses miydi gerçekten, yoksa bir güç mü vardı o tepkimeyi sağlayan... Buradan bir "Tanrı" anlamını çıkarmak istemiyorum... Sadece yorduyorum...

 

Varlığın en temel tanımı "Bir Dengelenme Süreci" olduğudur. Yani her şey bir denge üzerindedir. Dengesizlik olduğu zaman Madde kendisini Dengelenmeye devşirir ve tutarlı bir hale gelmeye çalışır. Mesela debisi yüksek olan akarsular yatağını çok aşındırır, çünkü Dengede değildir. Ve yeteri kadar aşındırdığında artık Dengelenmiştir... Bu basit bir örnekti... Mesela Doğa'yı ele alın, Ozon tabakası onulmaz derecede delinse bile aşırı mevsim değişiklikleri belli bir süre devam edecektir ancak, insanın bu delinmeye olan etkisi durduğunda Ozon tabakası kendisini onaracaktır, çünkü doğa'nın belli bir dengesi vardır ve bu dengenin saçayaklarından biri Ozondur. Delindiğinde yine Ozon'u yapılandıracak olan Dengelenme süreci devam edecektir... vs vs vs...

Ben bu soruları kendime çok sordum ve aynı şeyleri düşünüyoruz tanrı kavramı olarak.

 

 

 

 

=>Düşünün; bir leğen suyu o sonsuz enerji olarak düşünün... Tek düze... Monoton... Tüm etkenleri etkisiz varsayın ve herşey o sudan ibaret olsun... Siz o suya dokunmadığınız sürece dengededir... Dokunduğunuzda artık sonsuza kadar sürecek olan bir değişim yaşamıştır. Dalgalanmıştır... Tüm etkenleri yok saydığınızda, uzay ortamında o suyun dalgalanması sonsuza kadar sürecektir. Yani mesela uzayda duran bir nesneye etki ettiğiniz düşünün, artık sonsuza kadar ilerleyecektir...

Sadece düşünerek cevap vereceğim; Yani burda şu kavramları düşünmeliyiz; enerji ve yaradan. Enerji hep vardıysa, yaradan enerji midir? Daha güzelce söylemek gerekirse, yaradan bütün enerjilerin toplamı mıdır??

 

Böyle düşününce aklıma, yazmam gereken bi konu daha geldi.

1) Eski uygarlıklar çok tanrılıydı, mesela mısır ve roma uygarlığı, maya uygarlığı, .. ve daha pek çok.

2) Ezoterizm der ki; ayrı ayrı enerjiler (ruhlar) tanrıdır, ama bir araya gelince yaradanı oluştururlar, ve tanrıların hepsi yaradana dönecektir. (aynı zamanda tasavvuf)

 

Burdan şunlar çıkarılabilir;

1) çok tanrılı dediğimiz uygarlıklar acaba bizim gibi tek bi yaradana mı inanıyorlardı, yoksa bilmeden mi inanıyorlardı.

2) Peki çok tanrıcılık neden var? Nerden geliyor olabilir, kaynağı ne? Öylesine bir uydurma olarak çıkmış olabilir mi?

3) putlara tapmaktan faksız mıdır?

 

 

 

*Peki Enerji var idiyse başta, ne oldu da tepkiye geçti?

*Dengesini ne bozdu?

*Tanrı bir "Dengeleyici" ise eğer, Enerji'nin dengesini bozmuş olması kendi ile bir çelişki değil midir?

*Yada Tanrı var ise bir dengelenmeyi bozmadı da bir dengeye mi soktu Enerji'yi Maddeye dönüştürerek?

*Yada yapması gerektiğini düşündüğü için mi yaptı bunu..?

 

vs vs vs......

Bunların cevaplarını vermek gerçekten zor, uzun süredir kafamı kurcalayan sorular bunlar.

Benim için yaradan mevcud, ama anlamak istediğim yaradılış neden?

 

 

 

Dikkat edersiniz ki bir İnançlının bu tür sorular sorması imkansıza yakındır ama ben sorarım... Hep sorarım... Sınırlarımı aşmak zevk verir bana... :)

Ben de inançlı bir insanım ama sorgulamak insan doğasının bir parçasıdır, ve sorgularım... Doğruyu arama çabası ve varlık-tanrı kavramlarının ne olduğunu anlamaya çalışmak bana da zevk verir, felsefi düşünce pek çok insanı sıksa da..

 

 

Burada bir "Din"i tartışmak istemiyorum, Dinler kendilerini savunabilirler... Ortada dururlar, kendileri kendilerinin kanıtıdır... Ben burada "Kendimizi" tartışmak istiyorum...

Neyi tartışmak istediğinin anlaşılacağını sanıyorum, çok felsefi takılıyorsun, sanırım anlarlar :)

 

 

Mesela önce ben başlayayım; özetçe "Ene'l Hakk..." ;) ;) ;)

Bi türlü anlaşılamayan zavallı Hallac-ı Mansur'un bu sözü aslında pek çok şeyi anlatıyor, ama anlamak için önce bazı şeyleri iyi bir düşünmek gerek..

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

1) çok tanrılı dediğimiz uygarlıklar acaba bizim gibi tek bi yaradana mı inanıyorlardı, yoksa bilmeden mi inanıyorlardı.

2) Peki çok tanrıcılık neden var? Nerden geliyor olabilir, kaynağı ne? Öylesine bir uydurma olarak çıkmış olabilir mi?

3) putlara tapmaktan faksız mıdır?

 

 

1). Tarihsel evrime inanıyormusunuz.

 

2). çok tanrıcılıgı zamanın bütününe mi? yoksa belli bir zamana has bir inanış olarak mı? düşünüyorsunuz.

 

3). çok tanrıcılık ile putlara tapma arasını ayırıp farklı mı degerlendirdiniz burda ?

 

anlamadan herhangi bir görüş yazmak istemedim de.

 

ateistlerle tartışmaktan :sweatingbullets: sıkıldım da......

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Günlük hayatımızda bunun örneğini görmek mümkün değil sayın boşig. Enerjinin maddeye dönüşebilmesi için yeteri kadar yoğunlaşması gerekiyor. Halbuki bunu şu anki teknoloji ile yapmak mümkün değil.

 

Bu durum Einstein'in e=mc2 formülü ile sabittir.

Burada bir şey eklemek istiyorum:

e=mc2 formülü, enerji ve kütlenin bağıntısıdır. Ama aynı zamanda bu formülle Einstein ışık hızına ulaşılabileceğini küçük testlerle varsayım olarak denemeye çalışmıştır. Ve bu varsayımlarda, ışık hızına ulaşıldığında maddenin tamamen enerjiye dönüştüğünü ortaya atmıştır Einstein.

 

*Madde enerjiye enerji maddeye dönüşüyorsa, burada mutlak, sabit olan hangisidir? (ki inanca göre madde geçiciyse, asıl olan enerji midir? )

 

*Bu formülden sadece, maddenin sonsuzluğu mu anlaşılır? Bu tamamen doğru mudur?

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

1). Tarihsel evrime inanıyormusunuz.

 

2). çok tanrıcılıgı zamanın bütününe mi? yoksa belli bir zamana has bir inanış olarak mı? düşünüyorsunuz.

 

3). çok tanrıcılık ile putlara tapma arasını ayırıp farklı mı degerlendirdiniz burda ?

 

anlamadan herhangi bir görüş yazmak istemedim de.

 

ateistlerle tartışmaktan :sweatingbullets: sıkıldım da......

kısaca sölesem olmaz mı? :) Ateist değilim, yaradana inanıyorum, ama zihnimdeki yaradan kavramı seninkinden oldukça farklı sanırım. Ben sadece sorguluyorum, yalnız yaradanı değil, onun ne olduğunu ve daha bi çok şeyi..

 

Mesela şöyle düşünüyorum; inançta yaradanın bi şekli yoktur! Enerjinin de bir şekli yok. Ve enerji ezelden beri varsa ve ebediyse, yaradan enerji midir???

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

kısaca sölesem olmaz mı? :) Ateist değilim, yaradana inanıyorum, ama zihnimdeki yaradan kavramı seninkinden oldukça farklı sanırım. Ben sadece sorguluyorum, yalnız yaradanı değil, onun ne olduğunu ve daha bi çok şeyi..

 

Mesela şöyle düşünüyorum; inançta yaradanın bi şekli yoktur! Enerjinin de bir şekli yok. Ve enerji ezelden beri varsa ve ebediyse, yaradan enerji midir???

 

dedimya, sözde ateistlerle tartışmaya ara verebiliriz diye!

:blushing:

 

Ben sizin ne demek isteginizi tam olarak anlamak için sordum acizane sorularımı (üç madde)

Tabiki sorgulayabilirsiniz buna kim birşey diyebilir ki.

 

Ve benim zihnimdeki yaradan kavramını biliyorsunuz sanırım.

enerji bahsinden önce klasik şekilde ifade edersek ;

insan toplumu tarihi süreç içerisinde çoktanrılı inançdan, tektanrı inancına geçiş yapmış diyebilirmisiniz ?

 

enerji için ;

 

enerjinin bir şekli olmadıgını ya da enerjinin neyi ifade ettigi,

 

enerjinin ezelden beri varoldugunun delilleri ve ebediliginin nasıl ölçüldügü gibi soruların cevabını siz verebilirmisiniz.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Ben bu soruları kendime çok sordum ve aynı şeyleri düşünüyoruz tanrı kavramı olarak.

 

...

 

Bi türlü anlaşılamayan zavallı Hallac-ı Mansur'un bu sözü aslında pek çok şeyi anlatıyor, ama anlamak için önce bazı şeyleri iyi bir düşünmek gerek..

 

Sayın _Angel_Cara, forumda bu din konularında yazdığınız iletileri takip ediyorum. Ve açıkça söylemeliyim ki sizin düşünce şeklinizde kendi düşüncelerimi görüyorum. Hemen hemen hatta büyük oranda aynı şekilde düşünüyoruz. O yüzden diğer yazdığınız şeylere bir cevap yazmayacağım. Benim söylemek istediklerimi kısmende olsa dile getiriyorsun. Ama dediğin gibi ben biraz daha felsefik düşünüyorum. Çünkü herşeyden önce kendi düşünceme önem veriyorum. Daha doğrusu "düşünebilme"me... Ezoterizm ile ilgileniyor olmanda bir ortak nokta sayılabilir. Aynı şekilde Tanrı'yı sorgulayabiliyorum, eleştirebiliyorum...

 

Neyse, daha fazla ifade etmeme gerek yok, zaten siz anlamışsınızdır neyi kastettiğimi.

 

Ancak bakın size şunu söyleyeyim, nasıl ki Hallac-ı Mansur anlaşılamamışsa, bizimde anlaşılmamız pek mümkün değil. Biliyorsun... O yüzden burada da ya üstüne gelinicek ya da iletilerin görmezden gelinicek kimi zaman... (özel olarak hiç bir kimseyi kastetmiyorum, alınan olmaz umarım.)

 

Saygılarımla...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Ben sizin ne demek isteginizi tam olarak anlamak için sordum acizane sorularımı (üç madde)

Tabiki sorgulayabilirsiniz buna kim birşey diyebilir ki.

 

Ve benim zihnimdeki yaradan kavramını biliyorsunuz sanırım.

enerji bahsinden önce klasik şekilde ifade edersek ;

insan toplumu tarihi süreç içerisinde çoktanrılı inançdan, tektanrı inancına geçiş yapmış diyebilirmisiniz ?

 

enerji için ;

 

enerjinin bir şekli olmadıgını ya da enerjinin neyi ifade ettigi,

 

enerjinin ezelden beri varoldugunun delilleri ve ebediliginin nasıl ölçüldügü gibi soruların cevabını siz verebilirmisiniz.

çok tanrılıdan tek tanrılıya geçişi şöyle düşünemez miyiz peki; çok tanrıcılık yanlış anlaşılan bir olguysa, aslında tanrı kavramıyla yaradan kavramı gerçekten farklı 2 kavramsa?

 

Enerjinin şekli yoktur; katı, sıvı ya da gaz değildir ki yeni elle tutulabilen bir şey değildir enerji.

Enerjinin ezelden beri varlığı bilimsel bir mevzudur, bu konuda benim cevap vermem gerekir mi başka türlü?!

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Her zaman derim ;

Kur'an'ın muhatap kitlesi, Tanrı'yı kökten inkar ettigini zannedenler degildir diye, zaten bu tip ayetler ya bir ya da ikiyi geçmez.işin dogrusu fazla ciddiye almaz Kur'an bu tipleri.

 

Birde insanların sandıgı gibi bazı kişiler okumaz, sorgulamaz, Tanrıyı yattıgı yerden bulmuş degildir.

Hele türkiye gibi işin iç yüzünü bilemeyenlerin ve kendi küçük dünyalarından çıkamayanların yanlış bildigi bir gerçegi ifade edeyim.

'Selefi' ya da bilgisizce söylenen 'radikal' ve 'sözde tutucu' denilen kesimler, iddia ediyorum türkiyede entellektüel seviyesi en yüksek kesimlerdir toplumsal öbekleşmenin içinde.

 

Öyleki eleştiri aldıkları en zayıf yönleri 'bildiklerini' amele dökememe sorunudur ve haklılardır.

Tanrıyı zihninde en çok arayan ve sorgulayan kesimlerde bu 'tutucu' kesimlerdir, çünkü devamlı sürette O'nunla birlektedirler.

Bu birliktelik 'tasavvufi' anlamda bir birliktelik degildir, degildir çünkü türkiye özelinde bu (çogu sözde mistik) kesim daha 'ham' bile degildir.

 

bu 'tutucu' denen arkadaşlar ''çok bilgiden'' daha ''az bilgiye'' ulaşmışlardır, yani degersiz bilgileri ayıklamışlardır inançlarından.

Bu tipin en bariz örnegi ''gazali'' dir.

 

bilmem anlatabildim mi??.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Ancak bakın size şunu söyleyeyim, nasıl ki Hallac-ı Mansur anlaşılamamışsa, bizimde anlaşılmamız pek mümkün değil. Biliyorsun... O yüzden burada da ya üstüne gelinicek ya da iletilerin görmezden gelinicek kimi zaman... (özel olarak hiç bir kimseyi kastetmiyorum, alınan olmaz umarım.)

 

Saygılarımla...

Çok haklısınız Tengeriin boşig. Bizim gibi düşünenlerin çok az olduğunu sanıyorum. Ben bu düşüncemi bi kaç arkadaşıma açtığımda, çok ters tepkiler aldım.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

çok tanrılıdan tek tanrılıya geçişi şöyle düşünemez miyiz peki; çok tanrıcılık yanlış anlaşılan bir olguysa, aslında tanrı kavramıyla yaradan kavramı gerçekten farklı 2 kavramsa?

 

Enerjinin şekli yoktur; katı, sıvı ya da gaz değildir ki yeni elle tutulabilen bir şey değildir enerji.

Enerjinin ezelden beri varlığı bilimsel bir mevzudur, bu konuda benim cevap vermem gerekir mi başka türlü?!

 

sordugum sorulara cevap vermediniz ve yazdıgınız her yeni ileti yeni sorulara gebe.

bence tam olarak sizde neye inandıgınızın ayırdında degilsiniz, yanılmıyorum umarım !

 

çoktanrıcılıgı zaten yanlış bir olgu olarak kabul ediyorum.

Tanrı kavramıyla Yaradan kavramı, yaratmak Tanrı'nın bir sıfatı

 

enerjinin bir tanımı yapmadıgınız için bu bahsi geçiyorum.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

sordugum sorulara cevap vermediniz ve yazdıgınız her yeni ileti yeni sorulara gebe.

bence tam olarak sizde neye inandıgınızın ayırdında degilsiniz, yanılmıyorum umarım !

 

çoktanrıcılıgı zaten yanlış bir olgu olarak kabul ediyorum.

Tanrı kavramıyla Yaradan kavramı, yaratmak Tanrı'nın bir sıfatı

 

enerjinin bir tanımı yapmadıgınız için bu bahsi geçiyorum.

ben sorduğum soruları sana cevap olarak veriyorum, sorduğum sorular ne düşünüyorsam onu anlatıyor zaten, cevap vermeme gerek yok. Cümlelerin sonuna olamaz mı tarzından kelimeler eklemiş olmam, cevap vermediim anlamına gelmez. Ben düşündüklerimi sana soru olarak yönelttim. Şu anda biraz meşgul olduğum içinde tam cevap veremiyorum. Özür dilerim. Saygılar..

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Veremezler, veremedilerde..

Allah'ın ezeli oluşunu kabu letmiyorlar ama bir taraftanda madde yada enerjiye ezeliyet yüklyorlar..

Allah'ı kabul ediyorum ben! Onun nasıl olduğunu, inançlarıma ve Kur'an'a da bakarak, açıklamaya çalışıyorum. İnsanım, düşünme yetimi kullanıyorum, sabit fikirli değilim. Bana bir şey öğretiliyorsa, onu bulmaya, görmeye çalışıyorum. Gerçek manada görmek ve dokunmak değil. Umarım anlatabilmişimdir.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

ben sorduğum soruları sana cevap olarak veriyorum, sorduğum sorular ne düşünüyorsam onu anlatıyor zaten, cevap vermeme gerek yok. Cümlelerin sonuna olamaz mı tarzından kelimeler eklemiş olmam, cevap vermediim anlamına gelmez. Ben düşündüklerimi sana soru olarak yönelttim. Şu anda biraz meşgul olduğum içinde tam cevap veremiyorum. Özür dilerim. Saygılar..

 

 

farkındaysanız bende o soru şeklindeki cevaplardan hareket ediyorum.

 

nezaketende ne düşündügünüzü tam anlamaya çalışıyorum.

 

ama gene birşey çıkaramadım

 

kusura kalmayın genede

 

ve bence bu forumda fikirlerinizi çok rahat ifade edebilirsiniz ve burada bulunan arkadaşlar gayet olgun ve yapıcı yaklaşımlar sergiliyorlar.

 

Ve bazı temellerde sabit fikirli olmakda o kadar kötü birşey degildir, bu güvenle alakalı ve bu güvende bilgiyle direk irtibatlıdır.

 

özürü gerektirecek bir durum oldugunu da sanmıyorum.

bitiriyorum .

saygılar

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Ve bazı temellerde sabit fikirli olmakda o kadar kötü birşey degildir, bu güvenle alakalı ve bu güvende bilgiyle direk irtibatlıdır.

 

özürü gerektirecek bir durum oldugunu da sanmıyorum.

bitiriyorum .

saygılar

Güven konusu açıldı şimdi, bak benim güvenim tam yani Allah'a güvenim ve inancım tam. Fakat şöle diyebilirim ki ben Kur'an'ın görünen yüzünden çok iç yüzüyle ilgileniyorum.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Allah'ı kabul ediyorum ben! Onun nasıl olduğunu, inançlarıma ve Kur'an'a da bakarak, açıklamaya çalışıyorum. İnsanım, düşünme yetimi kullanıyorum, sabit fikirli değilim. Bana bir şey öğretiliyorsa, onu bulmaya, görmeye çalışıyorum. Gerçek manada görmek ve dokunmak değil. Umarım anlatabilmişimdir.

 

 

Seni tanımıyorum fikirlerini bilmiyorum..

Sadece bir kaç iletini okudum..

Yani o yazı sana değildi..

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Her zaman derim ;

Kur'an'ın muhatap kitlesi, Tanrı'yı kökten inkar ettigini zannedenler degildir diye, zaten bu tip ayetler ya bir ya da ikiyi geçmez.işin dogrusu fazla ciddiye almaz Kur'an bu tipleri.

 

Birde insanların sandıgı gibi bazı kişiler okumaz, sorgulamaz, Tanrıyı yattıgı yerden bulmuş degildir.

Hele türkiye gibi işin iç yüzünü bilemeyenlerin ve kendi küçük dünyalarından çıkamayanların yanlış bildigi bir gerçegi ifade edeyim.

'Selefi' ya da bilgisizce söylenen 'radikal' ve 'sözde tutucu' denilen kesimler, iddia ediyorum türkiyede entellektüel seviyesi en yüksek kesimlerdir toplumsal öbekleşmenin içinde.

 

Öyleki eleştiri aldıkları en zayıf yönleri 'bildiklerini' amele dökememe sorunudur ve haklılardır.

Tanrıyı zihninde en çok arayan ve sorgulayan kesimlerde bu 'tutucu' kesimlerdir, çünkü devamlı sürette O'nunla birlektedirler.

Bu birliktelik 'tasavvufi' anlamda bir birliktelik degildir, degildir çünkü türkiye özelinde bu (çogu sözde mistik) kesim daha 'ham' bile degildir.

 

bu 'tutucu' denen arkadaşlar ''çok bilgiden'' daha ''az bilgiye'' ulaşmışlardır, yani degersiz bilgileri ayıklamışlardır inançlarından.

Bu tipin en bariz örnegi ''gazali'' dir.

 

bilmem anlatabildim mi??.

buna kesinlikle katılmıyorum, sanırım sen -özür dileyerek söylüyorum- tutucu olarak tabir edilen bir aileden geliyorsun. Ama bense mezheplerle ilgilenmiyorum. Mezhepler zaten bölmekten başka bir şey değildir. Dinin mezhebi olmamalı, çünkü insanların hepsi birbirinden farklı düşünebilir, bu da ayrı ayrı mezhepler demektir.

 

sordugum sorulara cevap vermediniz ve yazdıgınız her yeni ileti yeni sorulara gebe.

bence tam olarak sizde neye inandıgınızın ayırdında degilsiniz, yanılmıyorum umarım !

 

çoktanrıcılıgı zaten yanlış bir olgu olarak kabul ediyorum.

Tanrı kavramıyla Yaradan kavramı, yaratmak Tanrı'nın bir sıfatı

 

enerjinin bir tanımı yapmadıgınız için bu bahsi geçiyorum.

çok tanrıcılık derken ben çok yaradanlıktan bahsetmiyorum. Mesela örnek vereyim; rüzgar tanrısı diyelim, rüzgar neyden oluşur enerjiden (herşey enerjiden oluşur) , rüzgarın enerjisi tanrı olarak sayılmış, çünkü yaradana ait.

 

Senin anlayacağın şekilde anlatayım; Allah, her şeyi yoktan var etti değil mi, peki neyden var etti, kendisinden, çünkü ondan başka bir şey yoktu!!! O birdi, ama çoğaldı, her şeyi kendisinden yarattı, bu yüzden her şey O'na aittir, onun varlığından gelir, yani her varlık tanrısaldır denebilir ama Allah, insandır ya da şudur budur denemez. Bu yüzden bu iki kavram ayrılır, tanrı ve Allah kavramını bir tutamam, çünkü o zaman şirk koşmuş olurum.

 

Ayrıca bana enerji kavramını sormuşsun, bense sana şunu söyliyim; ruh kavramı senin için ne ifade ediyorsa enerji de bana onu ifade ediyor.

 

Umarım cevaplarım tatmin etmiştir.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Güven konusu açıldı şimdi, bak benim güvenim tam yani Allah'a güvenim ve inancım tam. Fakat şöle diyebilirim ki ben Kur'an'ın görünen yüzünden çok iç yüzüyle ilgileniyorum.

 

Allah'a güvenini kast etmiyorum, ne münasebet bu nerden çıktı...

 

bende acizane size bir tavsiyede bulunayım,kişisel söylüyorum ......

 

görüneni anlamadan görünmeyeni anlamak mümkün degildir.

 

bilgi, basitden karmaşıga ve sonra tekrar basite gelecektir, çünkü başka yolu yok.

 

bazen bilgide savrulmalar ve karışıklıklar olabilir, lakin gerçek bilgi 'duru' olan bilgidir.

 

tasavvufta eskilerin bir kuralı vardır; belli bir ilmi olmayanı kabul etmezlermiş yani zahiri bilgisi olmayana batıni bilgiyi çok görürlermiş, çünkü bir zaman sonra hayal görmeye başlarlarmış...

kişisel söylüyorum ......

 

ve bunlar deneyimdir ve herkesin deneyimi farklı zamanlar alabilir.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

görüneni anlamadan görünmeyeni anlamak mümkün degildir.

Bunun farkındayım, bu yüzden görünene yüz çevirmiyorum.

 

tasavvufta eskilerin bir kuralı vardır; belli bir ilmi olmayanı kabul etmezlermiş yani zahiri bilgisi olmayana batıni bilgiyi çok görürlermiş, çünkü bir zaman sonra hayal görmeye başlarlarmış...

Katılıyorum.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

çok tanrıcılık derken ben çok yaradanlıktan bahsetmiyorum. Mesela örnek vereyim; rüzgar tanrısı diyelim, rüzgar neyden oluşur enerjiden (herşey enerjiden oluşur) , rüzgarın enerjisi tanrı olarak sayılmış, çünkü yaradana ait.

 

Yani herşeyin özünde O olduğu için...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Arkadaşlar herşeyi sorgulayalım, düşünelim, tefekkür edelim ama mutlak bu budur demeyelim, çünkü inanaç konusu çok hassastır..

Bence yanılma olasılığımızıda göz önünde bulunduralım..

Birde şu var, burada yazılanları bir çok kişi okuyor, biz görüşlerimizde yanıldığımız zaman, bir başkasınında itikadını etkileyebiliriz, eğer doğruya isabet etmişsek sorun yok, ya yanlışsa..?

Kesin hükümlerden kaçınmak gerekir diye düşünüyorum..

 

Saygılar..

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Katılın Görüşlerinizi Paylaşın

Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer ÜYE iseniz, ileti gönderebilmek için HEMEN GİRİŞ YAPIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.

Misafir
Maalesef göndermek istediğiniz içerik izin vermediğimiz terimler içeriyor. Aşağıda belirginleştirdiğimiz terimleri lütfen tekrar düzenleyerek gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.