Jump to content
Sign in to follow this  
EmiLY_pandora

BU GECE EN HÜZÜNLÜ ŞİİRİ YAZABİLİRİM

Recommended Posts

Yine sana, sensizliği anlatıyorum***

İçimi içime sığdıramıyorum,

Yine geceleri uyuyamıyorum sen gideli.

Unuturum diyordum,

Ama onu da yapamıyorum,

Yine sensizliği anlatmaya çalışıyorum sana...

Geceleri yalnız yatağımda yatarken,

Düşlerime dalıp dalıp seni hatırlıyorum,

Beraber yıldızları saydığımızı,

Günesin batisini izlediğimizi.

Çok özlüyorum o günleri,

Gözümün içine bakıp da,

Seni seviyorum demeni.

Şimdi ise, yalnızlığın acısı yüreğimde,

Sensizliği anlatıyorum sana yine...

Şarkimizi dinliyorum her gece,

ve gözlerim doluyor seni düşündükçe,

Ağlamaya çalışıyorum,

Ama göz yaslarım bir türlü akmıyor,

İçten, kalpten ağlıyorum ya,

O bana yetiyor...

Hayatim karardı birden, sen gideli,

Gözüm görmüyor artık dünyadaki tüm güzellikleri,

Zaten görmek istemiyorum da,

Sen olmayınca hayatımda...

Gözlerim dalıyor, dalıyorum taaa uzaklara

Yine sensizliği anlatmaya çalışıyorum sana...

İçim daralıyor sen gideli,

Gör, ne hallere düşürdün beni.

Bana değil, kendine cevap ver lütfen,

Bütün bunlar değirmiydi...?

Yalnızlık çöktü üstüme,

Yoruldum, soluğum kesildi,

Karanlıklar içinde bıraktın gittin beni,

Yine günesin dogmasını bekliyorum,

Doğmayacak biliyorum,

Yine sana, sensizliği anlatıyorum...

 

Yıldız Güngör

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu gun bir sey gelmiyor aklima

 

 

 

Bu gun bir sey gelmiyor aklima

Yanlizca derenin kenarindaki nergizleri koklamak istiyorum

Herkes bana ben kendime asik

Narcisusun pesinden....

 

Bu gun bir sey gelmiyor aklima

Yanlizca miskin olmak istiyorum

Sarap bana ben saraba karisik

Hayyamin pesinden....

 

Bugun bir sey gelmiyor aklima

Yanliz asik olmak istiyorum

Sevda yurege yurek siire dolasik

Ferhatin pesinden....

 

Bugun bir sey gelmiyor aklima

Oturup yedi kat goklerden

Guzel gormek istiyorum her seyi

Tanrinin pesinden....

 

Bugun bir sey gelmiyor aklima

Bosum hosum sarhosum

Yine maglup mahsun mahkumum nefes almaya

Kendi pesimden...

 

 

 

Kolay Gelsin

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest şevval

yine masum hırslarını sevdanın atesinde yaktın

sehirden bir çocuk sevdin yine

ah!seni ona tasiyan çocuk ayakların

iste geliyorsun

haylaz,vefalı ellerin sehrin dalgalarını oksuyor

ah!seni ona tasiyan gözlerindeki susuzluk

sehirden bir çocuk sevdin yine...

 

yaktın masum hırslarını geliyorsun

oysa bir bilsen,seni ona tasıyan sehir

saçini bağladığın iple bile alay ediyor

ah!bir bilsen herkes tetikte

sense böyle hesapsız,böyle sevinçle...

 

ah bir bilsen

sadece güzelligin tutuyor acımasızlığın kapılarını

 

yaktın masum hırslarını geliyorsun

sehirden bir çocuk sevdin yine

Share this post


Link to post
Share on other sites

Yakışmıyor

 

durulsa da zaman

kör de olsa sağır da

bir yeminin heyelanıyla savrulsa da

gülüyor hala güneş,

denizden ve kadıköy’den yana..

yürüyor yalnızlık,

öksürüyor istanbul..

 

ne sen istanbul’a yakışıyorsun artık

ne istanbul bu şehre..

 

 

 

Kolay Gelsin

Share this post


Link to post
Share on other sites

YIKILMA SAKIN

 

Kötü şey uzakta olmak

Dostlarından, sevdiğin kadından

Yasaklanmak bütün yaşantılara

Seni tamamlayan, arındıran

Kapatıldığın dört duvar arasında

Sağlıklı, genç bir adam olarak

 

Neler gelmez ki insanın aklına

Sevinçli, özgür günlere dair

Kalmıştır yüzlerce yıl uzakta

Onunla ilk kez öpüştüğün şehir

Acı, zehir zemberek bir hüzün

Kalbinden gırtlağına doğru yükselir

 

Görüyorsun işte küçük adamları

Köhnemiş silahlarıyla saldıran sana

Kimi tutsak düşmüş kendi dünyasına

Kimisi düpedüz halk düşmanı

Diren öyleyse, diren, yılma

Yürüt daha bir inatla kavganı

 

Babeuf'u hatırla, Nazım Hikmet'i

Bir umut ateşi gibi parlayan zindanlarda

Hatırla Danko'nun tutuşan kalbini

Karanlıkları yırtmak arzusuyla

Ve faşizme karşı, zulme, zorbalığa

Düşün acılar içinde vuruşan kardeşleri

 

Kötü şey uzakta olmak

Dostlarından, sevdiğin kadından

Yasaklanmak bütün yaşantılara

Seni tamamlayan, arındıran

Ama bir devrimciyi haklı kılan

Biraz da acılardır unutma

 

Yıkılma sakın geçerken günler

Yaralayarak gençliğini

Onurlu, güzel geleceklerin

Biziz habercileri düşün ki

Ve halkın bağrında bir inci gibi

Büyüyüp gelişmektedir zafer.

 

ATAOL BEHRAMOĞLU

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gitmek lazım

Kader denilen nesnenin itelediği yere...

Gidilmeli

Kaçmalı herşeyden öte

Seni bırakmalı geride

Yürek olmalı elimde

Ağlamak yasak diye bu şehirde

Gitmek lazım

Bilinmeyen yerlere

Bir bavul elimde

Ümitlerim cebimde

Başım otobüs camında

Gözlerim kararmış havada

Gitmek lazım

Senin ve kimsenin bilmediği yerlere

 

 

 

 

 

 

Gitmek lazim demis sair,

 

Kalan kalmicaksa aklinda.

 

Gitmek lazim....

 

Kafandan bir iz yoksa yüreginde....

 

Gitmeli elbet buralardan.

 

Gitmeli.

 

Kalan sadece bir fotografsa elinde,

 

Kalan kalsin saglicakla.

 

 

 

 

Kolay Gelsin

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ben toprağım beklerim yağmur bulutlarını

Güneş kurutur...

Çiçeklerim solar..

Çatlaklarımdan sızar acılarım

Bulutlar kaysın isterim üzerimden

Yağmur bulutlarım

Gökkuşağı takılsın ardına

Grileşen sabahlar renklensin

Uyansın çiçeklerim

Gelincik tarlasına düşsün damlaları

Düşsün gelinciklerim dudağına...

 

Ben toprağım beklerim yağmur bulutlarını

Gün gelirde bir çiçek açarsa üzerimde

Damlası düşsün bereketin

Kokusunu sersin çatlaklarıma

Serinlesin tabiat ana

Uyansın...

Sarsın insanoğlunun açtığı yaralarımı

Dur desin bu katliama

 

Ben toğrağım beklerim yağmur bulutlarını

Uzanmış hayale dalmış genç kız düşlerinde

Savrulurken saçlarıyla duağı

Fal tuttuğu papatyanın son yaprağıyla

Göz yaşı düşmekte göğsüme

Beklediğim yağmurlar yerine

 

 

Küçük bir saksıda umut ekersin içime

Nice can biriktiririm koynumda

Sonsuzluktan gelen canlar

Bana bırakır bedenini son yolculuğunda

Ben isyandayken hasretlere

Baranların susuzluğunda

Unuturum bana açları

Külleri uçuşan sevdamla

Kuruyan bir avuç toprağım bahçende

 

 

 

Kolay Gelsin

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest hakanbaranyildirim

"Yeni aşk kelimeleri, yeni öğrenilen

incelikler öbür sevgiliye saklanıyor."

F.Scott Fitzgerald

 

 

HER SEVDA

 

Her sevda başlangıçtır bir yenisine

Öteki başkaldırır daha bitmeden biri

Biz isteyelim istemeyelim sürüp gider böylece.

 

Baksak ki unutmuşuz günün birinde her şeyi

Ne o sevdalar, ne ölümsüz sözler kalmış

Toplasak toplasak hepsini işte

Onca sevda bir sevdayı yaratmış

Döner durur başımızın üstünde

Gözlerden ağızlardan saçlardan

Ellerden omuzlardan yapılmış bir hâle.

 

Ve çınlar herbiri bir silahın yankısı gibi

Bir yaşam boyu biz tetiği çektikçe.

 

Edip Cansever

Share this post


Link to post
Share on other sites

ÇAY SİMİT VE PEYNİR

 

Basit yaşayacaksın

BASİT

mesela susayınca su içecek kadar Basit

Dört çıkacak,ikiyle ikiyi çarptığında.

Tek düğmesi olacak elindeki cihazın

Tek bir düğme,tek bir cümle gibi.

Sevince lafı dolandırmadan söylediğin "SENİ SEVİYORUM" gibi

Basit bir öpücük yetecek sana.

Basit,sıcak bir öpücük ; ve o öpücükle dolacak tüm günlerin tüm düşlerin.

O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,Öpücük için yiyeceksin

Hayatının dayağını.

Kabak çekirdeği verecek sana rakamların veremediği mutluluğu.

El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak en değerli

kağıdın-hep yanında taşıdığın,atmaya kıyamadığın.

İki harekette giyiniverecek,iki harekette soyunuvereceksin.

Kısacık olacak uyanman,ve yola çıkman arasında geçen süre;

Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman ve Kendin bile anlatabilecek

kendini.

Beklentilerin de basit olacak.

Kaf Dağının önünde bekleyecek mutluluklar

Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;

Ya da bir damla göz yaşı yaşatacak sana en ucuz romanını.

Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.

Bir kaşarlı tost olacak aradığın nasıl oturacağını bilemediğin safrada,

Parmakların en kıymetli çatalın,yine aynı parmaklar çözecek en karmaşık

denklemleri.

Temizlik kokacak en pahalı parfümün

Saatin,sadece saati gösterecek,telefonunu sadece telefon etmek için

kullanacaksın.

Küçük bir not defteri olacak "bilgini" en hızlı "sayan".

basit yaşayacaksın basit.

Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit...

ÇAY SİMİT VE PEYNİRLE

 

Doğukan YELKENCİ

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bahara yakışır yeşil vadi

Yeşile papatyalar damlar Nisan’dan

Başak tarlalarında saçlarım

Güneşe sunmuş kendini

Güneş ellerin.

Pembe bir bulut içinde düşlerim

Ellerimde sımsıkı tuttuğum

Yanağından çaldığım pembe güller.

Bana yakışır sevdan

Baharın sana yakıştığı kadar

 

Denize yakışır yakamozlar

Dalgalar sahillere

Yıldızlar gece gözlerine.

Tenine değer uykusuzluğum

Loş ışıklarda ter içinde beden

Sayıklar adını dudaklarım

Adın yakışır hasrete

 

 

:(

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest şevval

Birisi

 

 

 

Bir şey var aramızda

Senin bakışından belli

Benim yanan yüzümden

Dalıveriyoruz arada bir

İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki

Gülüşerek başlıyoruz söze

Bir şey var aramızda

Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek

Fakat ne kadar saklasak nafile

Bir şey var aramızda

Senin gözlerinde ışıldıyor

Benim dilimin ucunda

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sade Dostlara

Sadece , sadelik dedik...

Beyaz papatya tarlalarında

Uçurtması kavuşurken bulutlara

Koşturan çocuk coşkusundaydı duygularımız.

Sokaklarda izi kalmamış

Saklambaç,yakartop koşturmalarının

Yuvarlanan misket sesi yok artık

Mendil kapmaca oynayan...

Burnu akan çocuklar

Düşünce dizlerde kanayan yaralar yok.

Topaç dönmüyor..dünya dönüyor başımızda

Ellerimizle kirlettiğimiz,karaladığımız bir dünya.

 

Sadece, sadelik dedik..

Ninelerimiz,dedelerimiz kadar yavan yaşayalım diye dünyayı

Zaman ayıralım sevdiklerimize

Bırakıp eşikte dünya malını

Kucaklayalım çocuklarımızı...

En son hangi akşam konuştunuz onlarla ?

Yada yüzünde çıkan sivilceyi ne zaman gördünüz ?

 

Sadece, sadelik dedik

Yüksek binaların arasında

Çimenlere örtü serip oturmayı özledik

Zeytin peynir gibi katık ettik sevdaları

Unuttuk dalından kopardığımız meyve tadını

Kümese girip folluktan aldığımı yumurtayı

İlk sevdanızın yanağı renginde elma şekerini

EN son ne zaman yediniz ?

Köşe başında pamuk helva satan amcayı

En son ne zaman gördünüz ?

 

Sadece, sadelik dedik

Evden çıkarken geride bıraktığımız sorumlulukları

Hep göz önünde olsada yüreğimizin ardında kalan canları

Anıları boğduk hırslarımızda

Saksıda bile açmıyor çiçekler

Hangimizin camında yuva yapıyor artık güvercinler

 

Doğum dedik...

Acıları doğurduk silahlarla

Sevgi dedik

Beklentiler ilkesi oldu

Ölüm dedik..

Yaşarken bedenler ruhları kaybettik

Özlemleri, arzuları , aşkları tükettik.

 

Sadece sadelik derken

Ortalığı kirlettik.

 

 

 

 

Kolay Gelsin

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aşkta baharı yakalamalıyım

Mevsimsiz şarkılarda yaz'ı

Umut hep olmalı sevdada

Hayaller gerçeğe taşınmalı.

 

Küçük yürekte destanlar yaşatmalı duygular

Avucumda sakladığım yıldızları savurduğumda

Samanyolu çizmeli lacivert gökyüzü

Denize yoldaş olmalı.

 

Aşkta coşkuyu yakalamalıyım

Hani göğsümde çit çektiğim deli taylar var ya

Yalamalı dağı taşı dörtnala

Ben eteğime toplamalıyım baharı.

 

Kelebekler konmalı ormanın saçlarına

Meltemi okşamalı en bakir dallarını

Yedi kat altına kadar gökyüzü kurşunlamalı toprağı

Aşk erişilmeyen olmalı.

 

 

 

 

Kolay Gelsin

Share this post


Link to post
Share on other sites

O dalgaları, fırtınaları yaşamasaydım

Yakamozlarındaki güzelliği anlayamazdım denizin

Batışındaki kızıllığı, acıyı görmeseydim

Doğuşundaki isteği bilemezdim güneşin

İçindeki hüznü, gözlerindeki üzüntüyü hissetmeseydim

En ağırını ben yaşıyorum sanırdım aşkın

Share this post


Link to post
Share on other sites

BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM

 

Ben

senden önce ölmek isterim.

Gidenin arkasından gelen

gideni bulacak mı zannediyorsun?

Ben zannetmiyorum bunu.

İyisi mi,beni yaktırırsın,

odanda ocağın üstüne korsun

içinde bir kavanozun.

Kavanoz camdan olsun,

şeffaf, beyaz camdan olsun

ki içinde beni görebilesin

Fedakarlığımı anlıyorsun

vazgeçtim toprak olmaktan,

vazgeçtim çiçek olmaktan

senin yanında kalabilmek için.

Ve toz oluyorum

yaşıyorum yanında senin.

Sonra, sen de ölünce

kavanozuma gelirsin.

Ve orada beraber yaşarız

külümün içinde külün

ta ki bir savruk gelin

yahut vefasız bir torun

bizi ordan atana kadar...

Ama biz

o zamana kadar

o kadar

karışacağız

ki birbirimize,

atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz

yan yana düşecek.

Toprağa beraber dalacağız.

Ve bir gün yabani bir çiçek

bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse

sapında muhakkak

iki çiçek açacak :

biri sen

biri de ben.

Ben

daha ölümü düşünmüyorum.

Ben daha bir çocuk doğuracağım

Hayat taşıyor içimden.

Kaynıyor kanım.

Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,

ama sen de beraber.

Ama ölüm de korkutmuyor beni.

Yalnız pek sevimsiz buluyorum

bizim cenaze şeklini.

Ben ölünceye kadar da

Bu düzelir herhalde.

Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?

İçimden bir şey :

belki diyor.

 

NAZIM HİKMET

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest şevval

ZİGON SEHPA

 

Bugün ordaydım, :clover:

Aynı yerde aynı evde.

Aynı kapıdan girdim içeri,

Tesadüf bu ya,

Aynı anahtar kalmış bende.

Sandalyede yeleğini unutmuşsun,

Masada kahkahanı,mutfakta bardağını,

Salon da duruşunu unutmuşsun.

Sonra yan odada hıçkırığını,

Koridorda göz yaşlarını

Kapı da çarpıp çıkışını unutmuşsun.

Bir çiçeğin zehri düşmüş

Zigon sehpaya,

Bir rujunun rengi düşmüş oval aynaya,

O kavgadan arta kalan kırık vazoyla,

İkimizin kalbi düşmüş tozlu balkona.

Duvarda ki resmin de gülüşün kalmış

Son içtiğin fincan da dudak izlerin

Portmantonun yanın da gidişin

Kapı da bıraktığın ayak izlerin kalmış.

Yastığının üstün de saçını buldum

Posta kutusun da mektuplarını,

Teypte dinlediğin şarkını buldum

O hicaz da kalmış göz yaşlarını.

Yazan böyle yazmış demek ki

Nasıl da anlam buldu

Sen olmayınca.

Ne eyleyim köşkü ne eyleyim sarayı

için de salınan YAR olmayınca :clover:

Share this post


Link to post
Share on other sites

BüYüMeYi ÖĞReT BaNa

 

 

Sesimi duyuyorsan tut elimden

Götür beni bilmediğim diyarlara

Tanımadığım sokakları anlat

Görmediğim yüzlere karşı

Savunmayı öğret bana

 

Sesimi duyuyorsan tut elimden

Bilmediğim bir pınar başında

Büyük bir adamı ve

Küçük bir kız çocuğunun pembe düşlerini anlat

Akan suyun nağmelerinde

Yakamozlarla parlat ufkumu

Büyük denizlerde yüzmeyi öğret bana.

 

Sesimi duyuyorsan tut elimden

Küçük yüreğimde büyük fırtınalar koparan

Zıpladığımda dokunacakmışım gibi olduğum güneşin

Canımı acıtacağını anlat

Ya da karanlığımı boğması için

Dolunayı yapıştır geceye

Hani gülünce gözlerinde kamaşan yıldızlar var ya

Onları da as üstüne

Akşamlardan korkmamayı öğret bana.

 

Sesimi duyuyorsan tut elimden

Büyüdüğünü unut

İçindeki çocukla gel dünyama

Sen diye sarıldığım yastığımda

Uykusuzluğu ve yalnızlığı paylaştığım zaman

Küçük bedenimde ki, büyük sevdamı anlatayım

Sen, bana tecrübelerinle temkinli adımlar atarken

Ben kollarımı açıp atlayayım boynuna

Çocuk gözlerle sevdayı hatırlatayım ..

Sen büyümeyi öğret bana.

 

 

 

 

Kolay Gelsin

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest şevval

Buralardan Gitme

 

Çok su verince ölür ya çiçekler.

Çok ağlarım, çürür gözlerim gidersen eğer.

Ben senin gül bahçende oyunlarıyla mutlu

Ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum.

 

Sen ne güzel güldün, solmuyordun.

Sem çok seviyordun hem beni yormuyordun.

Çiçekler....

Çiçekler sevildikçe büyür.

Gitme diyorum sana gitme!

....Çiçeklerim benimle ölür.

 

Buralardan gitme.

Buralar gitsin, sen gitme.

Gitmek çözecekse...

Ve biri gidecekse...

Buralar gitsin, sen gitme...

Sen gitme.

:clover::clover::clover:

Share this post


Link to post
Share on other sites

o kadar...var ki...!

 

Damarlarımı izliyorum; mabedine çıkıyor yolları..

ellerimdeki çizgileri izliyorum; sana yürüdüğüm yollara çıkıyor...

bulutları seyrediyorum... pamuk tenine gidiyor...

kar tanelerine bakıyorum; hepsi birbirinden farklı...

tıpkı aramızdaki aşkın diğerlerinden olduğu gibi...

 

artık herşeyde seni buluyorum...

herşeyi sana çekiyorum... en ufak bir hareketini bile...

benzetecek, özletecek, hüzünlendirecek...

herşeyde biraz sen varsın sanki...

 

Daha sırada bekleyen o kadar dize var ki...!

Aşka çarpıtılacak...Saçmalanacak...!

Daha sırada bekleyen o kadar çok gözyaşı var ki...!

Sana dökülecek... Aşka ağlanacak...!

 

Daha o kadar zaman var ki...!

Seni hatırlatacak... sonsuza kadar...!

ve daha o kadar acı var ki...!

ölümle bitirilecek.. kurtulacak...!

 

ama oysa ki ben...!!!

 

bağcığı çözülmüş bir çocuk gibi öksüz...*

...ve sevmeye yeteneksizdim...!

pencerenin kenarında ki kedi kadar meraklı...*

...ve tüfeklerin yansıması kadar acılıydım...!

 

artık mavi gözlü bir bakış gibiyim...

herşeye yabancı ve herşeyden uzak...

daha bir yakın tutuyorum kaşlarımı gözlerime...

sinirden belli olmasın diye hüznüm...

 

iç fırtına soğuklardan da beter...

bedenim üşümüyor...ruhum titriyor...

bana bunları yazdıran sen değilsin...!

...kendimi, içimi tanımlama aşkım...

 

ve daha o kadar çok söyleyecek sözüm kaldı ki...!

bunların hepsini yuttum...

ve sana verecek o kadar çok sevgim var ki...!

...o çok sevdiğin yüreğimde ısıttığım...!

 

 

 

 

 

Kolay Gelsin

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir denemede benden olsun bakalım, :)

 

 

 

 

Sonbaharda,

Kimsecikler yokken sokaklarda

ve yağmur şehrin caddelerini yıkarken

Amansız, iflah olmaz bir hastalık gibi

içimden söküp atamadığım yokluğunla

Seni bekliyor olacağım

 

Sen pencerendeki buharı sileceksin

Umarsız tasasız kaygısız

Ben ıslanan toprağın kokusunu çekeceğim içime

Bir martının tiz çığlığı duyulacak

Gök gürleyecek aniden ve ben

Seni bekliyor olacağım

 

Biliyorum

Bekleyişim umutsuzdur

Amansızdır kavgam

ve çaresizdir hastalığım

Ve senin benden hiç haberin olmamıştır

Haberin olmamıştır

uykusuz gecelerde kimbilir kaç kez

Seni düşünmüşlüğümden

İçimdeki sancıdan

Karalanıp bir kenara atılmış yapraklardan

Share this post


Link to post
Share on other sites

AMA BUNU YAPAN TEK BEN DEGILIM

 

 

Herkes yapiyor..

Biz ne icin yasiyoruz

Hayatin anlami ne?

Her insan bir insani kurtarsa

Dunya kurtulurdu

Sadece dunya degil... Insanlik...

 

 

 

Kolay Gelsin

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest şevval

gece yarısı bir el dokunuyor soluğuma

bir aşkın kan damlası karışıyor yağmura

kitaplardan yüreğime dolan gelincikler

güneşli papatyaları seyreyleyen turnalar

bir yelkenli açılıyor alnımın çatısına.

 

sizlerin gençliğini taşıdım kanımda

ey güzel çocuklar sesime renk katanlar

şimdi renklerle savruluyorum ardınızdan

adlarınızı unutmadım/yüzünüz silinmiyor aklımdan.

 

sevincim bir çığlık gibi savruluyor dünyaya

kelebek kanatları/kuş sesleri dökülüyor gömleğime

bir nehir akıyordu gecenin sessizliğine

bütün güneşler kayıp gitmişti ellerimden

her ölüm bir şiiri büyütüyordu dilimde.

 

çok şey anlatıyordu gecenin yüzü

yağmurlu bir kasım karanlığını geçerek

korkuyu yenen bir aşkın seveniydim

bir gül yaprağıydım rüzgârda.

 

güzelliğiniz kazılıyor gençliğin mavi ufkuna

yarama tuz basarak geçiyorum günleri

bir ses yankılansa yüreğimi örseleyen

bir fotoğraf dökülse yüzünde solgun çiçekler

göğsümden havalanır martı sürüleri.

 

şimdi karlar yağar yüzüne dünyanın

isyasyonların uykusunu yitirmiş derinliğine

şafakla yırtılan gecenin kanayan bir yerine

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kal Demedin, Oysa!

 

"Kal" deseydin, kalırdım.

 

Demedin oysa...

 

Kuru bir "Bitmesin" den başka hiçbir şey demedin. Öyle

kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki ondaki anlam!

 

Bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık

uçuruma? Savunmayacak mıydın sevgimizi?

 

"Kal" diye haykırmayacak mıydın ardımdan?

 

Düşündüğüm bu değildi...

 

Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı

senden. Mücadele beklemiştim oysa, yelkensiz olan

gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım, kıyıya

ulaştırırsın sanmıştım...

 

Oysa O'nu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz

yumdun... Bu kadar yıpratıcı olamazsın...

 

Oysa bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda!

 

Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı.

 

Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı.

 

Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin, geçen

akşamki sohbetin bir anlamı olmalıydı.

 

Duygularımızın bir anlamı olmalıydı.

 

Yüreğimdeki tüm MARTILAR'ı uçurdun şimdi...

hangi yöne gittiler bilmiyorum, geri dönerler mi

bilmiyorum.

 

Dünya boşaldı mı ne! Neden bu kadar sessizleşti birden

yaşam, neden artık parlamıyor

yakamozlar gözlerimde, neden artık rüzgar

esmiyor... her şey seninle mi kaldı yoksa...

 

Mantığım, mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım

var. Bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var!

 

Evet!

 

Ben istedim ayrılığı,

Çıkmaz yollara yönelen bendim,

Kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim...

Kahretsin! Bunu neden yaptığımı bilmiyorum

 

Ve

 

Senin buna nasıl göz yumduğunu...

Tıpkı

Balkondaki akasyaları sularken, fazla sudan dolayı

sararacaklarını bilmediğim gibi...

su onun için hayat olmalıydı oysa ve sen de benim

tutunacak dalım!

 

Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun, olmaması

gereken ama daima varolan.

 

Farklı uçlardaydık seninle, farklı mevsimleri

seviyorduk farklı zamanlarda...

 

sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile

ürküyordum.

 

Oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen, daha

doğrusu öyle sanıyordum...

 

Binlerce yıldız arasında, ayın güzelliğini

gösterebilmekti tek amacım...

yıldızları söndürmekti. . . sorunları yok etmekti. . .

"Bitti" deyişim

 

"Hayır" demeliydin!

Hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde,

Hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye.

Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye...

Beni yolumdan alıkoymalıydın...

"Kal" demeliydin... defalarca "Kal" demeliydin...

oysa demedin...

 

Belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben

akasyaları kışın yaşatmaya

çalışmakla hata etmiştim... belki böylesi daha iyi

oldu. . .

 

"Kal" deseydin kalırdım...

hem de seve seve kalırdım.

Martılarla kalırdım

Yakamozlarla kalırdım

Demedin

Bilir misin

Kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken...

Bilir misin

Nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan

döndürecek...

 

Bilir misin

Nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek...

"KAL" desen kalacaktım...

 

DEMEDİN OYSA!

 

 

Kolay Gelsin

Share this post


Link to post
Share on other sites

Benim,

Sana yandığım vakitlerde çık karşıma

Yaktır bana tüm şiirleri...

Ellerimi tut,..

Gözlerimin ta içine bak ölüme direnircesine

Ve aydınlat karanlıklarımı...

Tut ki sana aşık değilim...

Tut ki sen kimliği tanımlanamayan bir yıldızsın benim için..

O zaman sen ay ol

Karanlıkta aydınlat beni

Güneş ol yak gündüzlerimi

Yak gecelerimi

Bir anda kaybol

Beni aşık et kendine..

Sen aşk denilen yasadışı bir gerilla ol bende

Senin dağlarında ve senin uğrunda

Mert bir militan olayım

Ve yalnızca senin için savaşayım

Yağdır mitralyöz misali kurşunları üzerime

Ben güllerle yıkanayım...

Yağmur ol boşal üzerime bardaktan boşalırcasına

Kar ol yağ yollarıma diz boyu sana batayım

Fırtına ol

Yetme...

Sel ol

Ben inadına sana sarılayım

Sana yandığım vakitlerde çık karşıma

Yaktır bana bu şehri

Bu şehri yaktır, geceleri, gündüzleri

Ve sensizlik denilen yalnızlığı yaktır bana...

Senin uğruna kurşuna dizeyim türküleri

Ve bitsin bu işkence...

Sonuna kadar buz kessin yüzüme bakan feryatlar

Ve bir anda siyaha dönüşsün lekesiz bembeyaz martılar

Kanatları kırılsın sensizliğimde

Sessiz kaldığım her an biraz daha vurulsun yürekler

Bir yangının orta yerinde kaldığım anda çık karşıma

Aşkımı paramparça gözlerimle anlatayım sana

Ve sen

Çık KARŞIMA

Seni seviyorum diye haykır BANA...

 

 

 

Kolay Gelsin

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest şevval

Anlayamadın :clover:

 

 

 

Nasıl da vermiştim sevgimi sana

Sınırsızca, alabildiğince

Oysa sen hiç çözemedin

İnce duygularımı, sana hasretimi

Anlamadın, anlayamadın

 

Nasıl da sarılmıştım sıkı sıkıya sana

Sımsıcacık, sevecen, yumuşacık

Oysa sen hep 'ben' dedin

Alamadın sözlerimdeki mesajı

Anlamadın, anlayamadın

 

Nasıl da yüceltmiştim aşkımla seni

Narin, zarif, ışıl ışıl, pırlanta misali

Oysa sen dahası yok mu dedin

Yetinmedin, düşünmedin sadece sevmenin yeteceğini

Anlamadın, anlayamadın

 

 

 

 

Almasını Bilene :clover:

 

 

 

Benim sevgim...

 

Bir bardak su gibidir

İçini serinletir

 

Hoş kokulu bir çiçektir

Ruhunu ferahlatır

 

Şarkı söyleyen kanaryadır

İçten, nazenindir

 

Paha biçilmez pırlantadır

Değerlidir

 

Bir acı kahvedir

Hatırlıdır

 

Uçsuz bucaksız okyanustur

Engin, ulaşılmazdır

 

Yıllanmış şaraptır

Doyumsuzdur

 

Saftır, temizdir, şeffaftır

Beyaz, ak paktır

 

Sıcacıktır, sevecendir

Sarılgandır

 

Bir avuç gözyaşıdır

Hüzünlüdür

 

Anlatılması güç bir heyecandir

Delidoludur

 

Gözlerinde saklı kalır

Sadıktır

 

Hergün yeniden doğar kalbe

Heyecan doludur

 

Bir ömre bedeldir, sonsuzdur

Hergün yeniden başlar

 

Almasını bilene

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.