Admin tarafından postalanan herşey
-
En İyi Mutfak İpuçları
- Tereyağını Tezgahta mı Tutuyorsunuz? Ünlü Marka Açıkladı: O Süreyi Geçerseniz Zehir Oluyor!
Tereyağını Tezgahta mı Tutuyorsunuz? Ünlü Marka Açıkladı: O Süreyi Geçerseniz Zehir Oluyor! Ünlü tereyağı firması nihayet tartışmayı sonlandırıyor: Tereyağını tezgahın üzerinde ne kadar süreyle bırakabilirsiniz? Gıda saklama söz konusu olduğunda, çoğumuz anne ve babalarımızın, hatta büyükanne ve büyükbabalarımızın uyguladığı yöntemleri izleriz. Büyükanne tereyağını her gün, bütün gün boyunca özel tereyağı kabının (butter bell) içinde bıraktığına göre, paket üzerindeki talimatları okumaya kimin ihtiyacı olsun ki; değil mi? Dolayısıyla, belki de tereyağınızın yeri, tezgahın üzerindeki bir tereyağı tabağıdır. Ya da her daim tezgahın üzerinde durmasa bile, belki de fırınlama yapmadan önce yumuşaması için tereyağını bir gece boyunca dışarıda bırakıyorsunuzdur. Peki, tereyağını buzdolabına koymadan, dışarıda bırakmak doğru mu? Ve eğer öyleyse, yenmesi sakıncalı hale gelmeden önce tezgahın üzerinde ne kadar süreyle kalabilir? Bu tartışmaya kesin olarak bir nokta koymaları için Land O'Lakes uzmanlarına danıştık; ancak alacağınız cevap, bazılarınızın pek hoşuna gitmeyebilir. Tereyağını Tezgahın Üzerinde Bırakabilir miyim? Görünüşe göre bu konu, basit bir "evet" ya da "hayır" cevabından biraz daha karmaşık; zira mesele, sadece bir güvenlik sorusundan ibaret değil. Land O'Lakes'in Mutfak İçerik Uzmanına göre, "USDA ve FDA, çoğu süt ürününün buzdolabında saklanmasını zorunlu kılsa da," tereyağı her zaman bu süt ürünleri kategorisine dahil edilmez. Çünkü USDA'ya göre tereyağını oda sıcaklığında tüketmek güvenlidir; ancak tek endişe kaynağı bu değildir. Tereyağını oda sıcaklığında tüketmek "güvenli" olsa da, bunu her zaman tercih etmeyebilirsiniz. Tereyağını dışarıda bırakmak, ürünün bozulmasına ve acılaşmasına (tadı-kokusu değişmesine) yol açabilir; bu da lezzetini ciddi oranda etkiler. Bu nedenle Land O'Lakes, tereyağınızın mümkün olan en iyi durumda kalmasını sağlamak adına bazı tavsiyelerde bulunuyor. Uzman, "[Saklama konusunda] Land O'Lakes, etiketlerin üzerinde yer alan 'Buzdolabında Saklayınız' talimatlarına uyulmasını önermektedir," dedi. Ancak endişelenmeyin; tereyağını yumuşatmanız gerektiğinde, acılaşma riski olmadan yine de tezgahın üzerinde bırakabilirsiniz. Land O'Lakes'e göre, tereyağını kullanmadan yaklaşık 30 ila 60 dakika önce buzdolabından çıkarmak, hem ekmeğe sürmek hem de fırınlama işlemleri için tereyağının mükemmel kıvama gelmesini sağlayacaktır. Peki, Tereyağını Dışarıda Ne Kadar Süreyle Bırakabilirim? Oda sıcaklığındaki tereyağı sizi muhtemelen hasta etmeyecek olsa da, Land O'Lakes, kullanmadığınız zamanlarda tereyağını buzdolabında saklamanızı önermektedir. Ancak, yoğun bir pişirme telaşı içindeyken ve elinizdeki son küçük tereyağı parçasını hemen buzdolabına geri koymayı unutursanız, sorun değil; yeter ki onu fazladan birkaç saat daha dışarıda bırakmayın. Uzman, "Tereyağını oda sıcaklığında 4 saatten fazla bırakmayın," diyor. "Kullanılmayan tereyağını her zaman buzdolabına geri koyun ve buzdolabı dışında bırakılan tereyağının renginin koyulaşabileceğini, lezzetinin ise etkilenebileceğini aklınızda bulundurun." Tereyağını buzdolabında saklamak iyi bir genel kuraldır; zira bu yöntem, bu lezzetli yağın mutfağınızdaki diğer yiyeceklerden istenmeyen koku veya tatları kapmamasını sağlamaya yardımcı olur. Ayrıca, buzdolabındaki serin ortam tereyağının ömrünü önemli ölçüde uzatır; çünkü USDA'ya göre oda sıcaklığında bırakılan tereyağı bir veya iki gün içinde bozulabilirken, buzdolabında veya dondurucuda saklanan tereyağı aylarca dayanabilir. Tereyağı Nasıl Güvenli (ve Hızlı) Bir Şekilde Yumuşatılır? Eğer tereyağını yumuşaması için saatlerce tezgahın üzerinde bırakmamalısınız; peki o zaman ne yapmalısınız? Land O'Lakes'e göre tereyağını yumuşatmanın en güvenli yolu, onu oda sıcaklığında 30 ila 45 dakika kadar bekletmektir. Elbette, bazen pişirme işlemine başlamadan önce tereyağını buzdolabından çıkarmayı tamamen unutabiliyoruz; peki, bu durumda tereyağını yumuşatmanın en hızlı yolu nedir? Uzman, "Tereyağını daha hızlı yumuşatmak için küçük parçalar halinde doğrayabilir ve oda sıcaklığında yaklaşık 15 dakika kadar bekletebilirsiniz," diyor. Buna ek olarak, Land O'Lakes ekibi, en sevdiğimiz ünlü ev aşçılarından birinin "Pretend Cooking Show" (Oyunlu Yemek Pişirme Programı) adlı serisinin sıkı bir takipçisi olmalı; zira Jennifer Garner'ın tereyağı yumuşatma hilesine onlar da onay damgasını vurdular. Eğer gerçekten çok sıkışıksanız, peynir rendenizi kullanarak tereyağını küçük parçalar halinde rendeleyebilir ve böylece çok daha hızlı yumuşamasını sağlayabilirsiniz. Mutfak ekibine göre bu yöntem, dondurucudan yeni çıkmış donmuş tereyağını yumuşatmak için de en ideal yoldur. "Dondurulmuş tereyağını, kutu rendenin veya süzgecin iri deliklerini kullanarak rendeleyin. Tereyağını bir parça yağlı kağıdın üzerine rendelemek, daha sonra kullanmak üzere bir karıştırma kabına aktarmayı kolaylaştırır. Oda sıcaklığında sadece birkaç dakika bekletin; rendelenmiş parçalar hızla ısınacak ve yumuşayacaktır," diyor Uzman. Sonuç Kimse tereyağı kabınızı çöpe atmanız gerektiğini söylemiyor olsa da, tereyağınızı saklama şeklinizi yeniden gözden geçirmenin vakti gelmiş olabilir. Özellikle de, tereyağınızın yanlışlıkla biraz bayatlamasına izin verdiğiniz için, fırınlanmış ürünlerde taze ve kaliteli bir tereyağının sunduğu o eşsiz lezzet deneyimini tam anlamıyla yaşayamıyorsanız... Belki de tereyağınızı buzdolabında saklamaya başlayıp, soğuk tereyağının size neler katabileceğini bizzat görmelisiniz! Kaynak: LOL- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
İran savaşı sürerken, ABD genelindeki insanlar yüksek benzin fiyatlarının yarattığı baskıyı hissediyor İran'da aylardır devam eden savaş, pek çok Amerikalının artan maliyetlerle —özellikle de benzin fiyatlarındaki rekor yükselişle— başa çıkmakta zorlandığını belirtmesiyle, ülke genelinde ekonomik sıkıntılara yol açıyor. Geçen hafta yayımlanan bir ABC News/Washington Post/Ipsos anketi; Amerikalıların yarısının, önümüzdeki yıl benzin fiyatlarının daha da artmasını beklediğini; her 10 Amerikalıdan 4'ünün ise, Başkan Donald Trump'ın Ocak 2025'te göreve döndüğü zamanki kadar iyi bir maddi durumda olmadıklarını ifade ettiğini ortaya koydu. Katılımcıların neredeyse dörtte biri, maddi açıdan geride kaldıklarını belirtti. Amerikalılar kendi mali durumları konusunda giderek daha karamsar bir tablo çiziyor; çoğunluk, ABD ordusunun İran'a karşı kullanılmasının bir hata olduğunu düşünüyor: ABC News/Washington Post/Ipsos anketi. Anket katılımcılarından birkaçıyla yapılan ek görüşmelerde insanlar; temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını ve ülkenin yönetiminden memnun olmadıklarını vurguladı. ABC News'e verdiği bir röportajda, Beebe, Arkansas'tan 28 yaşındaki Jacob Olson; artan benzin ve gıda fiyatlarının hayatı zorlaştırdığını söyledi. İflas eden bir güneş enerjisi şirketindeki depo müdürü pozisyonundan işten çıkarıldıktan sonra Olson, depolama rafları gibi özel tasarım ahşap ürünler üreten serbest çalışan bir zanaatkar oldu. Olson, müşterilerini ziyaret etmek için araçla dolaşırken benzine yüklü miktarda para harcadığını ifade etti. ABC/Post/Ipsos anketi; benzin fiyatlarının önümüzdeki yıl daha da kötüleşmesini beklediğini söyleyen Amerikalıların oluşturduğu %50'lik kesime ek olarak, katılımcıların %15'inin daha, benzin fiyatlarının aşağı yukarı aynı seviyede kalmasını beklediğini ortaya koydu. Olson da benzin ve diğer ürünlerin fiyatlarının artmaya devam edeceği görüşüne katıldı. Olson, "Artık eğlence veya lüks sayılabilecek hiçbir şey yapmıyorum," dedi. "Her şey tamamen faturaları ödemeye odaklanmış durumda... Bir yaşında bir çocuğum var; ayrıca yaklaşık bir ay önce bir bebeğimiz daha oldu. Yani şu an iki küçük çocuğum var ve hayat her geçen gün daha da zorlaşıyor." Teksas'ın Lubbock şehrinden 66 yaşındaki Brenda Howard, seyahatler veya dışarıda yemek yemek gibi lüksleri kendisinin de karşılayamadığını; ayrıca bir arabası olmadığı için, gündelik işlerini halletmek ve temizlikçi olarak çalıştığı işine gitmek adına Uber ve Lyft gibi araç paylaşım hizmetlerine bel bağlamak zorunda kaldığını belirtti. Howard, markete gitmek için Uber veya Lyft kullanmanın kendisine yaklaşık 30 dolara mal olduğunu ifade etti. "Emeklilik dönemimin bu şekilde geçeceğini hiç düşünmemiştim," diyen Howard, "Hayatın, bazen saatten saate değişen, günden güne verilen bir mücadeleye dönüşeceğini asla hayal etmemiştim," diye ekledi. Yapılan bir anket, bazı Amerikalıların, artan benzin fiyatları nedeniyle davranışlarını değiştirdiklerini ortaya koydu. Her 10 kişiden 4'ünden fazlası, araç kullanımını azalttığını (%44) veya hane içi harcamalarda kesintiye gittiğini (%42) belirtti. Bir diğer %34'lük kesim ise seyahat veya tatil planlarında değişikliğe gittiklerini ifade etti. Düşük gelirli hanelerde yaşayanlar, benzin fiyatlarındaki bu ani artıştan çok daha ağır bir şekilde etkilendi. Yıllık hane geliri 50.000 doların altında olan kişilerin yarıdan fazlası, hem araç kullanımını hem de hane içi harcamalarını kıstıklarını dile getirdi. Engelli oğluna bakıcılık yapan 66 yaşındaki Teksaslı Martha Davis, benzin ve kira dahil olmak üzere temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti. Tıbbi randevularına yetişebilmek için, bazen Teksas'ın Tool kasabasındaki evinden 60 mil (yaklaşık 96 km) kadar uzağa gitmek zorunda kalıyor. Davis, "Eskiden gidiş-dönüş yolunu 20-25 dolar gibi bir parayla halledebilirdim; ama şimdi bu tutar neredeyse 70 dolara çıktı," dedi. ABC News/Post/Ipsos anketine göre, her 10 Amerikalıdan dördü, Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başlangıcına kıyasla şu an maddi durumlarının daha kötü olduğunu ifade etti. Durumlarının kötüleştiğini söyleyen bu kişilerin bir kısmı, yine de başkana destek vermeye devam ediyor. Batı Virginyalı 51 yaşındaki Andy Breedlove; hem Trump'ın ikinci döneminde iyi bir performans sergilediğine, hem de benzin fiyatlarının aşırı yüksek olduğuna inandığını söyledi. Engeli nedeniyle çalışamayan Breedlove, "Ancak diğer her şeyin fiyatı da göz önüne alındığında, bu durum bir şekilde birbirini biraz dengeliyor," yorumunu yaptı. Breedlove, İran ile yaşanan gerilim nedeniyle benzin fiyatlarının tırmanmaya devam edeceğinden endişe ediyor. İran hükümetinin, petrol piyasası için kilit bir nakliye güzergahı olan Hürmüz Boğazı'nı misilleme amacıyla kapatma hamlesi, ticarette ciddi aksamalara yol açtı. Küresel piyasalarda ticareti yapılan petrolün yaklaşık %20'si, normal şartlarda bu boğazdan geçiyor. ABC/Post/Ipsos anketine katılan Amerikalıların %61'ini oluşturan çoğunluk, Trump yönetiminin İran'a karşı savaşa girme kararının bir hata olduğunu dile getirdi. Genç bir aile babası ve marangoz olan Olson, "Başkan, bu işin içine... yani aslında neden bu sürece dahil olduğumuza dair net bir açıklama yapmadı," dedi. "Bildiğim kadarıyla ortada bolca yalan, şeffaflıktan uzak bir tutum ve... bir başkandan gelmesini hiç de hoş karşılamadığım büyük bir profesyonellik eksikliği söz konusu." Arkansas'ın Fort Smith kasabasından, Walmart'ın eski bir çalışanı olan 43 yaşındaki Christopher Mosley, dış politika konusunda Trump'ı "pervasız" olarak nitelendirdi. Trump'ın benzin fiyatlarına ilişkin mesajları ise çelişkili bir nitelik taşıyor. Nisan ayı başlarında kendisine, yaklaşan ara seçimlerden önce fiyatların düşüp düşmeyeceği sorulduğunda Trump, fiyatların ya sabit kalabileceğini ya da daha da yükselebileceğini söylemişti. 1 Mayıs'ta Trump, çatışma çözüme kavuştuğunda benzin fiyatlarının "hızla düşeceğini" söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan bir sözcü, İran'ın, savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ABD hükümetinin son teklifini incelemekte olduğunu belirtti. Seçmenlerin hissettiği mali sıkıntı, Demokratların halihazırda kazanımlar elde etmeye elverişli bir konumda bulunduğu ara seçimleri önemli ölçüde etkileme potansiyeli taşıyor. Trump, Kongre'deki güç dengelerinde yaşanabilecek bir değişim ihtimalini, kendi başkanlığına yönelik varoluşsal bir tehdit olarak kurguladı. Indiana'nın Portage kasabasından 36 yaşındaki Jim Piper, Trump'ın politika hedeflerini hayata geçirme konusunda daha fazla hareket serbestliğine sahip olmasını dilediğini ifade etti. Piper, ikinci Trump yönetiminin başlangıcından bu yana mali durumunun kötüleştiğini; ancak fiyat artışlarının sorumlusunun, Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasındaki siyasi çıkmaz olduğunu düşündüğünü söyledi. Engelli olan ve sabit bir gelirle geçimini sağlayan Piper için enflasyon, bütçesini oldukça zorluyor. Piper, "Gelirim artmamasına rağmen, daha fazla ödeme yapmak zorunda kalıyorum," dedi. Kaynak: ABC- Rusya'nın Ukrayna İstilası Hakkında Bütün Haberler
Trump, Putin ve Zelenskiy dev bir esir takası üzerinde anlaşırken Rusya-Ukrayna ateşkesine aracılık etti: "Umarım bu, sonun başlangıcıdır" Cuma günü Başkan Donald Trump, Rusya ile Ukrayna arasında ABD arabuluculuğunda sağlanan ve büyük bir esir takasını da içeren üç günlük bir ateşkese imza atıldığını duyurdu; bu gelişme, dört yılı aşkın süredir devam eden savaşta nadir görülen bir diplomatik atılım niteliği taşıyor. Trump, Rusya-Ukrayna Arasında Geçici Bir Ateşkes Sağladı Truth Social üzerinden yaptığı bir paylaşımda Trump, Moskova ve Kiev'in, ABD arabuluculuğunda sağlanan geçici ateşkes kapsamında, 9 Mayıs'tan 11 Mayıs'a kadar çatışmaları durdurma konusunda anlaştıklarını belirtti. Söz konusu anlaşma, iki ülke arasında 1.000'e karşı 1.000 esir takasını da kapsıyor. Trump, "Bu talep bizzat benim tarafımdan iletildi," diye yazdı ve ekledi: "Umarım bu, çok uzun, ölümcül ve çetin mücadelelere sahne olmuş bir Savaşın sonunun başlangıcıdır." Daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, çatışmalara verilen bu aranın uzatılabilmesini umduğunu dile getirdi. Reuters'ın aktardığına göre Trump, "Bu sürenin büyük ölçüde uzatıldığını görmek isterim," dedi ve "Bu mümkün olabilir," diye ekledi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Telegram üzerinden yaptığı paylaşımla söz konusu düzenlemeyi doğruladı ve esir takasını, ABD öncülüğünde yürütülen müzakereler sayesinde hayata geçirilen insani bir öncelik olarak nitelendirdi. Haberde ayrıca, Kremlin yetkililerinin de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bu girişimi onayladığını teyit ettikleri belirtildi. Bu ateşkes kararı; Rusya'nın, Sovyetler Birliği'nin İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nı mağlup etmesini anmak amacıyla her yıl kutladığı ve Moskova için siyasi açıdan büyük bir sembolik öneme sahip olan "Zafer Günü" kutlamalarına denk gelen bir dönemde geldi. Kaynak: Benzinga- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Batı konferans ligi yarı final maçı San Antonio Spurs: 115 - Minnesota Timberwolves: 108 Seride durum 2-1 San Antonio Spurs- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Doğu konferans ligi yarı final maçı New York Knicks: 108 - Philadelphia 76ers: 94 Seride durum 3-0 New York Knicks- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Tüm Zamanların En İyi Takım Arkadaşları Seçimleri: PG: Bobby Dixon (@BobbyDixon20) SG: Kevin Punter (@KPJunior_) SF: Bogdan Bogdanovic (@LeaderOfHorde) PF: Jan Vesely (@JanVesely24) C: Ekpe Udoh (@EkpeUdoh) “Kendimi seçmeyeceğim, ben yedekten gelirim. Şey... Mathias Lessort'u (@ThiasLsf) unuttum (güler)... Mathias'ı unuttum ama... Ekpe Udoh. Koç mu? Zeljko Obradovic'i seçmek zorundasınız. Dragan Sakota mı? Şey... İkisi de iyi olurdu; tuzak soru bu.” James Nunnally, kariyeri boyunca birlikte oynadığı takım arkadaşları ve çalıştığı isimlerden oluşan, kendi "rüya takımını" kuruyordu: Fenerbahçe-Partizan bağlantısı ÇOK GÜÇLÜ! Seçimlerini nasıl buldunuz? #kkp #Fenerbahçe #fenerbahçebeko- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
En büyük anlarda soğukkanlı Maçı Uzatmaya Götüren O AN- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe adını Final Four'a yazdırırken Khem Birch, kariyer performansı ile galibiyetin mimarı oldu: 21 sayı 13 ribaund 1 top çalma 2 blok 8/10 şut isabeti 31 PIR- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Sarunas Jasikevicius: "Aslında, Zalgiris yüzünden durum daha da zor. Çünkü bu takımı çok seviyorum; başantrenörlerini de çok seviyorum. O benim için bir aile gibi. Ama kader bizi buraya getirdi. Biz de işimizi yapmak zorundaydık. Takımım için elimden gelenin en iyisini yaptım."- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Final Four biletini garantiledikten hemen sonra @The_Fourth_Wade'i dinleyin! @bczalgiriskaunas'a büyük saygı.- En Son Spor Haberleri - Magazinsel
Uganda Spor Bakanı- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Bu çok şirin: Erkan Karaca ile Nicolo Melli'nin yüzleri gülümseten diyaloğu: Erkan Karaca: Bu maçta farkında mısın 1.5 luk 4 litre su bitirdin. Rekorun ne? Melli: Rekorum 1 maçta 7 şişe su. Erkan Karaca: WAOOWWW- Fenerbahçe Beko Maçını İzliyorum: 6. Adamın Ölümü: Salonların Ses Sistemi Gerçek Tezahüratı Öldürüyor mu?
Eve en önemlisi birlikte yapıyorlar ve bağırıyorlar- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Olması KAÇINILMAZDI: Final Four geleneği! İşte anlamı BU KADAR büyük.- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Her Zaman Her Yerde En Büyük Fener- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Rakibimiz Zalgiris Kaunas'ın koçu bakın ne diyor Zalgiris Koçu Tomas Masiulis: "Final Four'da Saras'ı ve Fenerbahçe'yi kesinlikle destekleyeceğim. Onlar kalbimin bir parçası."- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Türkiye Basketbol Federasyonu Fenerbahçe Beko'nun 8. Defa Final 4'a kalmasını bir tweetle kutladı Fenerbahçe Beko Final Four’da! Temsilcimiz Fenerbahçe Beko’yu, üst üste 3. kez EuroLeague Final Four’a yükselme başarısından dolayı tebrik ederiz.- En Son Sağlık Haberleri
- Zayıflama İlaçlarında 'Karanlık' Tablo: Gizlenen Yan Etkiler Şoke Etti!
Zayıflama İlaçlarında 'Karanlık' Tablo: Gizlenen Yan Etkiler Şoke Etti! Çalışma bulguları: Popüler kilo verme ilaçları gizli yan etkilerle ilişkilendiriliyor 400 binden fazla Reddit gönderisi üzerinde yapılan yakın tarihli bir analiz; kilo verme ve diyabet tedavisi amacıyla kullanılan GLP-1 ilaçlarının, daha az bilinen bazı yan etkilerini ortaya çıkardı. Yayımlanan bir rapora göre, Pennsylvania Üniversitesi'nden araştırmacılar; yaklaşık 70 bin Reddit kullanıcısının beş yılı aşkın bir süreye yayılan gönderilerini analiz etmek için yapay zekâ teknolojisinden yararlandı. Mayo Clinic'e göre; mide bulantısı, kusma, ishal ve baş ağrısı gibi gastrointestinal sorunlar, GLP-1 ilaçlarının yaygın olarak bildirilen yan etkileri arasında yer alıyor. Geçtiğimiz hafta Nature dergisinde yayımlanan söz konusu çalışma; Reddit kullanıcıları arasında konuşulan ve "üreme sistemiyle ilgili belirtiler" ile "vücut ısısı kaynaklı şikâyetleri" de içeren, daha az bilinen ek yan etkileri tespit etti. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, çalışmada kaydedilen üreme sistemiyle ilgili belirtiler arasında; "adet dönemleri arası kanama, aşırı kanama ve düzensiz döngüler gibi adet değişiklikleri" yer alıyor. Açıklamada ayrıca, "Diğer kullanıcılar ise titreme, üşüme hissi, sıcak basmaları ve ateş benzeri semptomlar gibi vücut ısısı kaynaklı şikâyetleri bildirdi," ifadelerine yer verildi. Çalışmanın başyazarı Neil Sehgal'e göre, kullanıcıların yaklaşık yüzde 4'ü bu "adet düzensizliklerini" bildirdi. Sehgal; örneklem grubunun yalnızca kadınlardan oluşması durumunda bu oranın çok daha yüksek çıkabileceğini belirtti ve söz konusu bulgunun "araştırılmaya değer bir sinyal" teşkil ettiğini ifade etti. Çalışmanın kıdemli yazarı Sharath Chandra Guntuku'ya göre; kullanıcıların yaklaşık yüzde 44'ünün en az bir yan etki bildirdiği (ki bunların başında gastrointestinal sorunlar gelmekte olup, yüzde 37'lik bir kesim mide bulantısı bildirmiştir) bulgusu, "kullanılan yöntemin gerçek bir sinyali yakaladığını göstermektedir." Sehgal, söz konusu bulguların kesinlik arz etmediğini de sözlerine ekledi: "GLP-1 ilaçlarının bu semptomlara gerçekten neden olduğunu kesin bir dille söyleyemeyiz." Kaynak: Gemini- Filistin İsrail Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya
İsrail hava saldırıları Güney Lübnan'da 5 kişiyi öldürdü; Hizbullah roketleri İsrail'deki açık arazilere düştü İsrail'in Güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırıları Cuma günü en az beş kişinin ölümüne yol açarken, İran destekli militan grup Hizbullah, Kuzey İsrail'e roketler fırlattı ancak herhangi bir can kaybına neden olmadı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, liman kenti Sur yakınlarındaki güney köyü Toura'ya düzenlenen bir İsrail hava saldırısında dört kişinin öldüğünü ve sekiz kişinin yaralandığını açıkladı. Lübnan'ın resmi haber ajansı NNA (Ulusal Haber Ajansı) ise, güneydoğudaki Kfar Chouba köyü yakınlarında bir başka hava saldırısı düzenlendiğini ve bu saldırıda Lübnan Sivil Savunma Teşkilatı'ndan bir sağlık görevlisinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Bu saldırılar, İsrail ordusunun Arapça konuşan sözcüsünün, Toura da dahil olmak üzere Sur vilayetindeki altı köyün sakinlerine tahliye uyarısı yapmasından saatler sonra gerçekleşti. Öğleden sonra erken saatlerde Hizbullah, Kuzey İsrail'e doğru bir roket salvosu ateşledi. İsrail ordusu, roketlerden birini düşürdüğünü, geri kalanının ise herhangi bir can kaybına yol açmadan açık arazilere düştüğünü belirtti. 17 Nisan'dan bu yana yürürlükte olan bir ateşkes bulunmasına rağmen, Çarşamba günü İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırısı da dahil olmak üzere şiddet olayları devam etti. İsrail ordusu Perşembe günü yaptığı açıklamada; Hizbullah'ın seçkin Rıdvan Gücü'nün komutanlarından biri olduğunu iddia ettiği Ahmed Balout'u, diğer iki militanla birlikte öldürdüğünü duyurdu. Hizbullah'tan konuyla ilgili henüz acil bir açıklama gelmedi. İsrail, herhangi bir kanıt sunmaksızın, geçtiğimiz hafta içinde 85'ten fazla Hizbullah militanını öldürdüğünü ve grubun kullandığı 180 noktayı vurduğunu öne sürüyor. Cuma günü Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Avrupa Birliği'nden gelen bir heyete; Avrupa ülkelerinin, İsrail'in ateşkese uyması ve İsrail işgali altındaki köylerde evleri "havaya uçurmaktan ve buldozerlerle yıkmaktan" kaçınması yönünde baskı yapmaları gerektiğini söyledi. Aoun, ofisi tarafından yayımlanan açıklamalarda, mevcut koşulları sona erdirecek müzakereleri başlatmak amacıyla Lübnan'ın ateşkese bağlı kaldığını sözlerine ekledi. Avrupa Birliği Eşitlik Komiseri Hadja Lahbib, Aoun ile yaptığı görüşmenin ardından gazetecilere verdiği demeçte, İsrail ve Hizbullah'ın Lübnan'ı "rehin aldığını" ifade etti. Lahbib, "Hizbullah saldırılarını durdurmalı ve silahsızlanmalı; İsrail ise insani merkezleri hedef alan ve geçmişte de hedef almış olan hava saldırılarına sınırlama getirmelidir," dedi. Aoun daha sonra, Washington'da İsrail ile yürütülecek görüşmelerde Lübnan heyetine başkanlık edecek olan Simon Karam ile bir araya geldi. Söz konusu görüşmelerin, önümüzdeki hafta Perşembe ve Cuma günleri Washington'da gerçekleştirilmesi bekleniyor. İsrail ile Hizbullah arasındaki son savaş, ABD ve İsrail'in, Hizbullah'ın başlıca destekçisi olan İran'a karşı bir savaş başlatmasından iki gün sonra —2 Mart'ta— Hizbullah'ın Kuzey İsrail'e roket atmasıyla başladı. O tarihten bu yana İsrail yüzlerce hava saldırısı düzenlemiş ve Güney Lübnan'a bir kara harekatı başlatarak sınır boyunca uzanan düzinelerce kasaba ve köyü ele geçirmiştir. Daha sonra Lübnan ve İsrail, otuz yılı aşkın bir sürenin ardından ilk doğrudan görüşmelerini gerçekleştirdi. İki ülke, İsrail Devleti'nin 1948'deki kuruluşundan bu yana resmen savaş halinde bulunmaktadır. Washington'da ilan edilen 10 günlük ateşkes, 17 Nisan'da yürürlüğe girdi. Ateşkes daha sonra üç hafta uzatıldı. Kaynak: AP- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
California, ücretsiz bebek bezi sunan ilk ABD eyaleti oldu Vali Gavin Newsom (D-CA), tüm yeni ebeveynlere ücretsiz bebek bezi sağlayan bir program başlattı; böylece California, Amerika Birleşik Devletleri'nde bunu yapan ilk eyalet oldu. Newsom Cuma günü yaptığı bir basın açıklamasında, "California'da doğan her bebek, hayata sağlıklı bir başlangıcı hak eder; bu da, ebeveynlerin ilk günden itibaren ihtiyaç duydukları temel gereksinimlere sahip olmalarını sağlamak anlamına gelir," dedi. Eyalet yönetimi, katılımcı California eyalet hastanelerinde dünyaya gelen her yenidoğana 400 adet bebek bezini ücretsiz olarak sağlamak amacıyla, California merkezli kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Baby2Baby ile iş birliği yapıyor. Açıklamada, bu yeni girişimin "Golden State Start" olarak adlandırıldığı ve Baby2Baby bezlerinin bu isimle birlikte etiketleneceği belirtildi. Program ayrıca, giderek artan bebek bezi maliyetlerine karşı durmak ve fiyatları düşük tutmak amacıyla CalRX ile de ortaklık yürütüyor. Programın bu yaz başlaması bekleniyor; ilk yıl boyunca ise Medi-Cal hastanelerindeki düşük gelirli ailelere öncelik verilecek. California'nın Medicaid programı olan Medi-Cal, ücretsiz veya düşük maliyetli sağlık hizmetleri sunmaktadır. Eyaletin "First Partner"ı (Vali Eşi) Jennifer Siebel Newsom, "Baby2Baby ile birlikte çalışarak, bebekler ve anneleri için daha sağlıklı sonuçları desteklerken, California'lı ebeveynlerin üzerindeki finansal yükü de hafifletebiliriz," dedi. Açıklamada, gelecekte programın kapsamını genişleterek ek hastanelere ve doğum merkezlerine yaymaya yönelik planların bulunduğu da ifade edildi. The Washington Examiner, konuyla ilgili görüş almak üzere Newsom'un ofisiyle iletişime geçti. Kaynak: WE- HIV Virüsü nedir? Nasıl Bulaşır? Korunma Yolları Nedir?
HIV Virüsü nedir? Nasıl Bulaşır? Korunma Yolları Nedir? HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü), vücudun bağışıklık sistemine, özellikle de enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olan CD4 hücrelerine (T hücreleri) saldıran bir virüstür. Tedavi edilmediği takdirde HIV, bağışıklık sistemini ciddi şekilde zayıflatarak vücudun hastalıklara karşı direncini kırabilir. HIV Hakkında Temel BilgilerBağışıklık Sistemi Üzerindeki Etkisi: Virüs, vücudun savunma mekanizmasını ele geçirerek kendini kopyalar ve bu süreçte savunma hücrelerini yok eder. AIDS ile İlişkisi: HIV ve AIDS aynı şey değildir. HIV virüsün adıdır; AIDS (Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu) ise HIV enfeksiyonunun en ileri ve ciddi evresidir. Günümüzde erken teşhis ve modern tedaviler sayesinde birçok HIV pozitif birey, AIDS evresine gelmeden sağlıklı bir yaşam sürdürebilmektedir. Bulaşma Yolları: HIV temel olarak korunmasız cinsel temas, ortak enjektör kullanımı ve anneden bebeğe (gebelik, doğum veya emzirme sırasında) bulaşır. Bulaşmadığı Durumlar: HIV; dokunma, sarılma, öpüşme, aynı tabaktan yemek yeme veya sivrisinek ısırması gibi gündelik sosyal etkileşimlerle bulaşmaz. Modern Tedavi: ARTGünümüzde HIV enfeksiyonu için kesin bir kür (tamamen yok eden bir ilaç) bulunmasa da, ART (Antiretroviral Tedavi) adı verilen ilaç kombinasyonları virüsü baskı altına alır. Düzenli tedavi ve takip ile HIV pozitif bireyler, herkes kadar uzun ve kaliteli bir yaşam sürebilirler. Eğer şüpheli bir durum söz konusuysa, bir sağlık kuruluşuna başvurarak test yaptırmak en güvenli yoldur. HIV virüsünün bulaşması için virüs içeren belirli vücut sıvılarının (kan, sperm, vajinal salgılar veya anne sütü), virüsün doğrudan kana karışabileceği bir yolla vücuda girmesi gerekir. İşte en yaygın bulaşma yolları ve riskli durumlar: 1. Korunmasız Cinsel TemasHIV’in en yaygın bulaşma şeklidir. Vajinal, anal veya daha düşük bir ihtimalle oral seks sırasında, virüs taşıyan vücut sıvılarının mukoza zarlarından (cinsel organların veya ağzın iç yüzeyi) geçmesiyle oluşur. Not: Kondom (prezervatif) kullanımı bu riski çok büyük oranda engeller. 2. Kan ve Kan ÜrünleriVirüsle enfekte olmuş kanın doğrudan vücuda girmesiyle bulaşır. Ortak Enjektör Kullanımı: Damar içi madde kullanımı sırasında iğne veya diğer enjeksiyon ekipmanlarının paylaşılması çok yüksek risk taşır. Sterilize Edilmemiş Araçlar: Dövme, piercing veya tıbbi müdahalelerde kullanılan araçların yeterince sterilize edilmemesi risk oluşturabilir. Kan Nakli: Günümüzde modern tıp merkezlerinde tüm bağışlanan kanlar titizlikle test edildiği için kan nakli yoluyla bulaşma riski son derece düşüktür. 3. Anneden Bebeğe GeçişHIV pozitif bir anne, virüsü bebeğine üç farklı aşamada bulaştırabilir: Gebelik süresince (plasenta yoluyla), Doğum anında, Emzirme yoluyla. Önemli: HIV pozitif anneler, uygun ilaç tedavisi ve doktor kontrolünde yapılan doğum planlamasıyla sağlıklı ve HIV negatif bebekler dünyaya getirebilirler. HIV Nelerle Bulaşmaz?Toplumda HIV ile ilgili en büyük yanlış anlaşılmalar genellikle bulaşmayan durumlar üzerinedir. Aşağıdaki yollarla HIV bulaşmaz: Tükürük, gözyaşı, ter veya idrar yoluyla, Sarılmak, el sıkışmak veya yan yana oturmakla, Aynı tabaktan yemek yemek, aynı bardaktan su içmek veya ortak çatal-kaşık kullanmakla, Aynı tuvaleti veya duşu kullanmakla, Sivrisinek, karasinek veya diğer böceklerin ısırmasıyla, Aynı ortamda nefes almakla (hava yoluyla bulaşmaz). Korunma ve Bilinç: Eğer HIV bulaşma riski taşıyan bir durum yaşandıysa (örneğin korunmasız temas), ilk 72 saat içinde bir sağlık kuruluşuna başvurularak PEP (Temas Sonrası Profilaksi) denilen önleyici tedaviye başlanabilir. Bu tedavi, virüsün vücuda yerleşmesini engelleyebilir. HIV virüsünden korunmak, hem bireysel önlemlerle hem de modern tıbbın sunduğu imkanlarla günümüzde oldukça mümkündür. İşte HIV yayılımını engellemek için en etkili korunma yöntemleri: 1. Güvenli Cinsel YaşamCinsel yolla bulaşma, en yaygın bulaşma yoludur. Bu riski minimize etmek için: Kondom (Prezervatif) Kullanımı: Her türlü cinsel aktivitede (vajinal, anal) doğru ve düzenli kondom kullanımı, HIV ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı en etkili bariyer yöntemidir. Sadakat ve Partner Sayısı: Tek eşlilik veya partner sayısının az olması bulaşma riskini istatistiksel olarak düşürür. Düzenli Test Yaptırmak: Hem sizin hem de partnerinizin düzenli aralıklarla test yaptırması, durumunuzu bilmenizi sağlar. 2. Tıbbi Önleyici Yöntemler (İlaçla Korunma)Modern tıp, virüse maruz kalmadan önce veya hemen sonra kullanılabilecek yöntemler sunar: PrEP (Temas Öncesi Profilaksi): HIV negatif olan ancak yüksek risk altında bulunan kişilerin (örneğin partneri HIV pozitif olanlar), virüsün bulaşmasını engellemek için her gün aldığı bir haptır. Doğru kullanıldığında koruyuculuğu çok yüksektir. PEP (Temas Sonrası Profilaksi): HIV riskli bir temasın (korunmasız ilişki, iğne batması vb.) üzerinden ilk 72 saat geçmeden başlanması gereken acil bir tedavi yöntemidir. 28 gün süren bu ilaç kullanımı, virüsün vücuda yerleşmesini büyük ölçüde engelleyebilir. 3. Kan ve Enjeksiyon GüvenliğiKan yoluyla bulaşmayı önlemek için şu kurallara dikkat edilmelidir: Ortak İğne Kullanmamak: Asla başkasının kullandığı enjektör, iğne veya cerrahi aletleri kullanmayın. Sterilizasyon: Dövme, piercing, akupunktur veya manikür/pedikür gibi işlemler yaptırırken kullanılan araçların tek kullanımlık veya tam sterilize olduğundan emin olun. Kişisel Eşyalar: Jilet, tıraş bıçağı ve diş fırçası gibi kan yoluyla temas olasılığı olan kişisel eşyaları paylaşmayın. 4. Anneden Bebeğe Geçişin ÖnlenmesiHIV pozitif anne adayları, modern tıp sayesinde virüsü bebeklerine bulaştırmadan doğum yapabilirler: Gebelik sürecinde Antiretroviral Tedavi (ART) kullanılması. Doğumun doktor kontrolünde uygun yöntemle (genellikle sezaryen önerilebilir) planlanması. Bebeğin doğum sonrası belirli bir süre koruyucu ilaç kullanması ve anne sütü yerine formül mamalarla beslenmesi. 5. B=B (Belirlenemeyen = Bulaştırmayan)Bu, korumanın en modern ve toplumsal yollarından biridir. HIV ile yaşayan bir birey, ilaçlarını düzenli kullanarak kanındaki virüs miktarını "belirlenemeyen" seviyeye indirdiğinde, virüsü cinsel yolla partnerine bulaştıramaz. Bu durum, tedavinin hem kişi hem de toplum sağlığı için ne kadar kritik olduğunu gösterir. Özetle: En temel korunma yolu bilgi sahibi olmak ve riskli durumlarda test yaptırmaktan çekinmemektir. Türkiye'de birçok gönüllü danışmanlık ve test merkezinde (GDTM) anonim olarak (isim vermeden) test yaptırabilirsiniz.- Hantavirüs Nedir? Nasıl Bulaşır? Nasıl Yayılır?
Trump, hantavirüs salgınına dair endişeler sürerken Amerikalıların ‘iyi olacağını’ düşünüyor: ‘Umut ediyoruz’ Başkan Donald Trump, Perşembe günü, ABD’nin “iyi olacağını” cesurca ifade ederek, Amerikalıların son hantavirüs salgınına dair endişelerini yatıştırmaya çalıştı. Trump, Lincoln Anıtı’nı ziyaret ederek devam eden Yansıtma Havuzu (Reflecting Pool) boyama çalışmalarını yerinde incelerken gazetecilere, “Pekâlâ, sanırım size her şey anlatılacak; hatta zaten anlatıldı bile,” dedi. Sözlerine şunları ekledi: “Durum, umut ediyoruz ki, büyük ölçüde kontrol altında. Mesele o gemiyle ilgiliydi ve sanırım yarın bu konuda kapsamlı bir rapor sunacağız. Bu konu üzerinde çalışan pek çok insanımız, pek çok harika uzmanımız var. Her şeyin yolunda gitmesi gerekir; öyle umuyoruz.” 1 Nisan’da Arjantin’den ayrılan lüks yolcu gemisi MV Hondius, salgının patlak vermesinin ardından —toplamda sekiz vakanın doğrulandığı veya şüpheli görüldüğü— son günlerde dikkatlerin odağı haline geldi. Hasta yolcuların yanı sıra üç kişi de hayatını kaybetti. Gemi şu anda Kanarya Adaları açıklarında demirlemiş durumda. Bir gazetecinin Trump’a, “Amerikalıların virüsün yayılacağı konusunda endişelenmesi gerekip gerekmediğini” sorması üzerine Başkan, kısaca “Umarım yayılmaz,” yanıtını verdi. Başkan sözlerine şöyle devam etti: “Yani, umarım yayılmaz. Elimden gelenin en iyisini yapacağız.” Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkilileri, bu virüsün COVID-19 gibi küresel çapta yayılmasının pek olası olmadığını belirtiyor. DSÖ’nün Salgın ve Pandemi Hazırlık ve Önleme Direktörü Maria Van Kerkhove, “Bu, koronavirüs değil,” dedi. “Bu çok farklı bir virüs. Biz bu virüsü tanıyoruz. Hantavirüs, aslında epey uzun bir süredir hayatımızda olan bir virüs.” DSÖ’nün Uyarı ve Müdahale Direktörü Abdirahman Mahamud ise, “Eğer halk sağlığı önlemleri titizlikle uygulanır ve tüm ülkeler arasında dayanışma sergilenirse, bu salgın sınırlı düzeyde kalacaktır,” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: HuffP- İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
'Sadece ufak bir sevgi dokunuşu': Trump, karşılıklı saldırıların sürmesine rağmen İran ile ateşkesin devam ettiğinde ısrar ediyor ABD ve İran karşılıklı yeni darbeler indirerek, sallantıdaki bir ateşkesin sınırlarını zorladı ve Amerikalı yetkililerin bir barış anlaşmasına yönelik "önemli bir ilerleme" olarak nitelendirdiği süreci baltalama tehdidi oluşturdu. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Perşembe günü Amerikan kuvvetlerinin; Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan ABD savaş gemilerine karşı bir dizi "provokasyonsuz" füze, insansız hava aracı (İHA) ve küçük tekne saldırısı başlattığı iddia edilen İran askeri tesislerine misilleme saldırıları düzenlediğini bildirdi. CENTCOM'a göre ABD kuvvetleri İran saldırılarını etkisiz hale getirdi; USS Truxtun (DDG 103), USS Rafael Peralta (DDG 115) ve USS Mason (DDG 87) adlı üç ABD muhribinde ise herhangi bir hasar oluşmadı. Başkan Donald Trump, Truth Social platformundaki bir paylaşımında, İran füzeleri ve İHA'larının "tıpkı mezarına süzülen bir kelebek gibi, okyanusa son derece zarif bir şekilde süzülerek düştüğünü" ifade etti. İran devlet medyasına göre İran, hava saldırılarına "karşılıklı eylemle" yanıt vererek, Boğaz yakınlarındaki Amerikan askeri gemilerine saldırdı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Cuma günü erken saatlerde, bu hafta üçüncü kez füze ve İHA saldırılarına maruz kaldığını duyurdu. BAE, diğer Körfez ülkeleriyle birlikte, Şubat ayı sonlarından bu yana, ABD ve İsrail'in savaşı başlatmasına misilleme olarak İran kaynaklı saldırılarla karşı karşıya kalıyor. İran ordusu Perşembe günü yaptığı açıklamada, "Basra Körfezi kıyısındaki bazı ülkeler bu geceki saldırganlıkta ABD'ye destek verdi; bu durum İran'ın da gözünden kaçmadı," ifadelerini kullandı. Bu son saldırılar, ABD kuvvetlerinin, ABD deniz ablukasını ihlal ettiği iddiasıyla bir İran petrol tankerine el koymasından bir gün sonra gerçekleşti. İran hem bu el koyma işlemini hem de deniz ablukasını, 8 Nisan'da yürürlüğe giren ABD-İran ateşkesinin ihlali olarak nitelendirdi. İran devlet medyasına göre İran ayrıca, ABD'nin sivil bölgeleri vurduğunu belirterek, ABD'nin Perşembe günkü hava saldırılarına yüklediği anlama itiraz etti. Trump, Perşembe günü yaşanan çatışmaların tam kapsamlı bir savaşa dönüşme anlamına geldiğine dair endişeleri reddetti. ABC ile yaptığı bir görüşmede Trump, ABD'nin düzenlediği saldırıları "sadece bir sevgi dokunuşu" olarak nitelendirdi ve ateşkesin hâlâ devam ettiği konusunda ısrar etti. Ancak Perşembe günkü paylaşımında şu uyarıyı da yaptı: "Tıpkı bugün onları tekrar nakavt ettiğimiz gibi, eğer Anlaşmalarını HIZLICA imzalamazlarsa, gelecekte onları çok daha sert ve çok daha şiddetli bir şekilde nakavt edeceğiz!" Trump'ın tehditleri alışılmadık şeyler değil; ancak bunlar ABD'yi müzakere masasından uzaklaştırmıyor. Bunun aksine uzmanlar TIME'a, Washington'ın savaştan çıkış yolları aradığını, ancak bu süreçten mutlak bir zaferle çıkamayabileceğini belirtiyor. Groningen Üniversitesi'nden Uluslararası İlişkiler Yardımcı Doçenti William Figueroa, "Trump açıkça bir anlaşma umarken baskı uyguluyor; ayrıca bir anlaşmaya ihtiyacı olduğu da aşikar," diyor. "Savaş hem maliyetli hem de ülke içinde son derece popülerlikten uzak; yurt dışında [ABD'nin] itibarını zedeliyor ve en önemlisi, ne rejim değişikliği ne de Hürmüz Boğazı'nın yeniden ulaşıma açılması şeklindeki ilan edilmiş hedeflerine ulaşmasını sağlıyor. Bu, İran rejimi için varoluşsal bir çatışma; iktidarda kaldıkları her gün, onların bakış açısına göre bir zafer, Trump'ın bakış açısına göre ise bir aşağılanma anlamına geliyor." Bu yeni çatışmalar, Trump Yönetimi'nin Amerikalılar nezdinde genel olarak hiç de popüler olmayan savaşı sonlandırma çabalarının sürdüğü bir dönemde patlak verdi. Trump yönetimi yetkilileri bu haftanın başlarında, "Destansı Öfke Operasyonu" (Operation Epic Fury) adı verilen savaşın taarruz safhasının sona erdiğini duyurmuş; ABD'nin artık, savaşın başlangıcından bu yana İran'ın fiilen kontrol ettiği ve petrol, gaz ile diğer emtia fiyatlarında sert yükselişlere yol açan o kritik küresel enerji ve nakliye koridoru olan Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğini yeniden tesis etmeye odaklandığını belirtmişti. Ancak ABD'nin seçenekleri tükeniyor olabilir. ABD ve İran'ın, daha kalıcı bir ateşkesin önünü açabilecek bir çerçeve anlaşmasına yaklaşmakta olduğu yönündeki haberlerin yayıldığı sırada Trump, Boğaz'da mahsur kalan gemilere "rehberlik ederek" çıkışlarını sağlama amaçlı kısa süreli bir misyonu askıya almıştı. Ancak bir anlaşma henüz hayata geçmedi; savaş ise —adı konmuş bir ateşkes olmasına rağmen— devam ediyor gibi görünüyor. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Observer Araştırma Vakfı'nın jeopolitik alanındaki kıdemli uzmanı Clemens Chay, TIME'a verdiği demeçte, "Giderek daha belirgin hale gelen husus, Hürmüz Boğazı'nın, Başkan'ın çözmekte zorlandığı bir düğümü temsil ettiğidir," dedi. ABD savaşın bittiğini iddia ediyor; saldırılar sürüyor CENTCOM'a göre, Perşembe günü düzenlenen ABD hava saldırıları; İran'a ait "füze ve insansız hava aracı (İHA) fırlatma sahalarını, komuta ve kontrol merkezlerini; ayrıca istihbarat, gözetleme ve keşif noktalarını" hedef aldı. Bir ABD'li yetkili, CNN'e yaptığı açıklamada, saldırıların Bender Abbas ve Keşm Adası'nın da aralarında bulunduğu noktalara düzenlendiğini belirtti. Ancak İran devlet medyasına göre İran tarafı, hava saldırılarının Keşm Adası, Bender Hamir ve Sirik kıyılarındaki sivil bölgeleri vurduğunu öne sürdü. İran devlet medyası ayrıca, Keşm'deki Bahman İskelesi'nde bulunan ticari tesislerin, İran güvenlik güçleri ile "düşman" güçler arasında yaşanan çatışma sırasında bir "patlamaya" maruz kaldığını bildirdi. Çarşamba günü ABD güçleri, Umman Körfezi'nde seyreden ve iddialara göre bir İran limanına doğru ilerlemekte olan, İran bayraklı M/T Hasna adlı petrol tankerini de etkisiz hale getirdi. Bu haftanın başlarında ABD ve İran karşılıklı saldırılar düzenlemiş; ABD tarafı, İran'ın "Özgürlük Projesi" (Project Freedom) sırasında Güney Kore bandıralı bir kargo gemisine hasar verdiğini ve Amerikan güçlerinin yedi İran devriye botunu batırdığını iddia etmişti. İran ise her iki iddiayı da reddetti. Bu olaylar, ateşkesin başlamasının ardından dahi ABD ve İran'ın ilk kez karşı karşıya geldiği durumlar değildir. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, Salı günü düzenlediği basın toplantısında, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İran'ın ABD güçlerine yönelik 10'dan fazla saldırı gerçekleştirdiğini ifade etti. Ancak Caine, söz konusu saldırıların, savaşın yeniden başlatılması için gereken eşiği aşmadığını belirtti. Diğer yetkililer de ABD'nin Orta Doğu'daki konumunun önemini görece hafifletmeye yönelik açıklamalarda bulundu. Salı günü Dışişleri Bakanı Marco Rubio, iki ay süren "Destansı Öfke Operasyonu"nun (Operation Epic Fury) sona erdiğini ve ABD'nin artık savunma pozisyonuna geçtiğini söyledi. Trump da savaşın fiilen sona ermiş olması nedeniyle Kongre onayına ihtiyaç duymadığını iddia etti. Perşembe günü CENTCOM, yayımladığı bildiride, ABD güçlerinin "gerilimi tırmandırma amacı gütmediğini" ifade etti. Chay, Trump ve yetkililerinin, devam eden saldırılara rağmen ateşkesin hâlâ yürürlükte olduğu yönündeki ısrarının, “Washington’ın diplomatik bir çıkış yolu bulma inancından vazgeçmediğinin bir işareti olduğunu” belirtiyor. Trump gerilimi tırmandırıcı bir söylem benimsemiş olsa da Chay, tehditlerinin; piyasalardan yurt içi seçmen tabanına kadar uzanan geniş bir kitleye hitap etmeyi ve aynı zamanda bir müzakere aracı işlevi görmeyi amaçlayan, Trump’ın “kendini güçlü bir lider olarak sunma” stratejisinin bir parçası olduğunu ifade ediyor. Bu haftanın başlarında Trump’ın, İran’ın ABD gemilerini hedef alması durumunda “yeryüzünden silineceğini” söylediği öne sürülmüştü. Trump ayrıca daha önce de, İran’ın ateşkese yanaşmaması ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden trafiğe açmaması halinde “koca bir medeniyeti” yok etme tehdidinde bulunmuştu. Chay, TIME dergisine verdiği demeçte, “Baskı ve diplomasi eş zamanlı olarak devreye sokuluyor; bu ikisi arasındaki denge ise, içinde bulunulan ana ve hitap edilen kitleye göre değişkenlik gösteriyor,” diyor. Bu tutum, özellikle İran’ın ABD’nin eylemlerini ateşkes ihlali olarak nitelendirmesi üzerine, gözlemcilerin ABD-İran ateşkesinin sınırlarını sorgulamasına yol açtı. Salı günü kendisine, İran’ın hangi sınırları aşması durumunda eylemlerinin ateşkes ihlali sayılacağı sorulduğunda Trump, yalnızca şu yanıtı verdi: “Neyi yapmamaları gerektiğini gayet iyi biliyorlar.” Perşembe günü ise İran’ın saldırılarını “önemsiz bir hadise” olarak nitelendirdi. Figueroa, TIME’a yaptığı açıklamada, ateşkesin “sıradan İranlılar için en büyük önem taşıyan” yönüyle hâlâ yürürlükte olduğunu belirtiyor: “Artık büyük şehirlere yönelik kapsamlı bir hava bombardımanı harekatı söz konusu değil.” Ancak bu sükunet bile oldukça kırılgan görünüyor. Trump Perşembe günü gazetecilere hitaben, “Eğer ateşkes diye bir şey kalmazsa, bunu ayrıca öğrenmenize gerek kalmayacak,” dedi. “Tek yapmanız gereken, İran’dan yükselecek o devasa parıltıya bakmak olacak.” Bir anlaşma ihtimali Perşembe günü çatışmalarda yaşanan tırmanış, ABD ile İran arasında bir anlaşmaya yönelik kaydedildiği bildirilen ilerleme etrafındaki belirsizliği daha da artırdı. Bir anlaşma olasılığı sorulduğunda Trump, bunun "gerçekleşmeyebileceğini, ancak her an gerçekleşebileceğini" söyledi. İran, savaşı sona erdirmeye yönelik bir Mutabakat Zaptı (MOU) taslağına ilişkin bir teklifi incelemekte olduğunu belirtti. Trump Perşembe günü yaptığı açıklamada, söz konusu teklifin —daha önce bildirildiği gibi— "tek sayfalık bir öneriden çok daha fazlası" olduğunu ifade etti. Trump, "Bu teklif, temel olarak nükleer silahlara sahip olmayacaklarını; nükleer materyalleri ve istediğimiz diğer pek çok şeyi bize teslim edeceklerini öngören bir öneri," dedi. Bildirildiğine göre bu çerçeve üç aşamadan oluşuyor: Savaşın sona ermesiyle başlayan birinci aşamayı; Hürmüz Boğazı'ndaki hem ABD hem de İran kısıtlamalarının kaldırılması izliyor; son aşamada ise Mutabakat Zaptı imzalandıktan sonra 30 günlük bir süre zarfında diğer talepler üzerinde uzlaşma sağlanması hedefleniyor. Amerikan talepleri arasında İran'ın nükleer zenginleştirme faaliyetlerine yönelik bir moratoryumun yer aldığı; İran'ın ise ABD yaptırımlarının kaldırılmasını talep ettiği bildiriliyor. Trump, İranlıların "kabul ettiğini" söyledi; ancak şu eklemeyi yaptı: "Onların bir şeyi kabul etmesi pek bir anlam ifade etmiyor; zira ertesi gün, kabul ettiklerini unutuyorlar." ABD ve İran, ateşkes başlamadan önceki dönemden bu yana birkaç kez karşılıklı teklif alışverişinde bulundu; ancak anlaşmazlık noktaları büyük ölçüde Hürmüz Boğazı ve İran'ın nükleer programı üzerinde yoğunlaşmaya devam etti. Maraton niteliğindeki görüşmelerin ilk turu başarısızlıkla sonuçlandı; doğrudan ve dolaylı müzakereler devam etmesine rağmen, ikinci bir yüz yüze görüşme henüz gerçekleşmedi. Bu hafta, çeşitli İranlı yetkililer yakın vadede bir anlaşmaya varılması ihtimaline ilişkin kötümser görüşlerini dile getirdiler. İran tarafı daha önce de, ABD-İran nükleer müzakerelerinin sekteye uğraması ve nihayetinde —Şubat ayında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla— tamamen çökmesinin ardından, taraflar arasındaki güvenin zedelendiğini belirtmişti. Chay, iki tarafın "çalkantılı olsa da, devam eden bir müzakere süreci" içerisinde olduğunu ifade ediyor. Chay, "Her iki taraf da kamuoyu önünde sert, hatta zaman zaman 'sıfır toplamlı oyun' (kazananın her şeyi aldığı) mantığına dayalı tutumlar sergilese de," diyor, "gerçekte yaşanan süreç, neredeyse kesinlikle, sessiz sedasız karşılıklı tavizlerin verildiği bir zemine oturuyor: Her iki taraf da, kendi iç kamuoylarına karşı 'anlamlı bir zafer' kazandıklarını iddia etmelerine olanak tanıyan; aynı zamanda karşı tarafa da 'yüzünü kurtararak geri adım atma' imkânı sunan bir formül arayışı içerisinde." Bununla birlikte, bazı gözlemciler yakın vadede bir anlaşmaya varılması konusunda daha az iyimser bir tutum sergiliyor. Exeter Üniversitesi'nde uluslararası siyaset öğretim görevlisi ve ChinaMed Projesi Araştırma Başkanı Andrea Ghiselli, TIME'a verdiği demeçte, her iki tarafın da açık bir çatışmadan kaçınmak istediğini; ancak bu çatışmayı çözüme kavuşturmak adına orta yolda buluşmaya hazır görünmediklerini belirtiyor. Singapur Ulusal Üniversitesi Orta Doğu Enstitüsü'nde araştırmacı olan Liu Jia ise TIME'a, mevcut çekişmelerin bir tür "baskı testi" niteliğinde olduğunu; bu süreçte her iki tarafın da, karşı taraftan daha büyük tavizler koparabilmek amacıyla, diğerinin elindeki kozların ne denli etkili olduğunu ölçmeye çalıştığını ifade ediyor. Liu'ya göre Trump'ın kaybedecek siyasi sermayesi, İran yönetimininkinden bile daha fazla olabilir. Savaş öncesinde zaten tökezlemekte olan bir ekonomi, savaş sırasında hayatını kaybeden binlerce sivil ve savaşın henüz başlarında ABD-İsrail saldırılarıyla yönetim kademelerine indirilen ağır darbeler göz önüne alındığında —nükleer bir saldırıya maruz kalmak gibi, gerçekleşme ihtimali son derece düşük olan varoluşsal bir tehdit haricinde— İran Devrim Muhafızları'nın, "en kötüsünü zaten yaşamış olduğunu ve korkulacak ilave kayıpların sınırlı düzeyde kaldığını" ekliyor. Öte yandan Trump; ABD'yi, Cumhuriyetçilerin ara seçimlerdeki şansına zarar verebilecek, uzun soluklu ve maliyeti yüksek bir savaşın içine sürükleme riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Uzmanlar ise Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak süregelen aksamaların küresel bir durgunluğa yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Ghiselli, "Trump'ın, bu savaşın bir amaca hizmet ettiğini," ve "Amerikalı seçmenler ile tüm dünyanın ödediği bedelin boşuna ödenmediğini göstermesi gerekiyor," diyor. Liu ise sözlerine şunları ekliyor: "ABD'nin askeri odağının bölge üzerinde uzun süre yoğunlaşması; Çin ve Küresel Güney ülkeleri için nüfuz alanlarını genişletme adına stratejik fırsatlar yaratabilir, böylece Amerika'nın küresel hegemon konumunu zayıflatarak dünya düzenini yeniden şekillendirebilir." Kaynak: Time - Tereyağını Tezgahta mı Tutuyorsunuz? Ünlü Marka Açıkladı: O Süreyi Geçerseniz Zehir Oluyor!
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.