İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bloglar

Seçilmiş Blog Başlığı

İnsanın canı neden yanar sağlığı sihati yerindeyse??Aslında beden değildir acıyan ruhtur,yürektir. Ne zaman diner yüreğimde ki bu keskin sancı? Hiç birşeyi olmamalı insanın hayatta belki o zaman mutlu oluruz. Dostların olmamalı mesela,ailen olmamalı,sevgilin olmamalı........ O zaman kimse için endişe etmene gerek kalmaz,kimseden beklentinde olmaz,kendi başına yaşar sadece kendin olanlarla yetinirsin,kimbilir belki o zaman daha çok mutlu olurduk.... Olurmuyduk? Bilmem!!! Yok etrafımızda se
  • suheda
Bu anlamsız,zamansız bir o kadar sebepsiz fırtınalarla baş etmek o kadar zor ki...   Gelişi güzel yazılmış bir not var elimde...'' Üzgünüm....''   Neyi ifade ediyor tahmin etmek güç değil elbet...Lakin sorguluyor insan işte benliğinin bir yerinde...   Buruşturup attım ama gözüm takılı kaldı...Tekrar aldım,düzelttim ve bir daha okudum.. '' Üzgünüm. ''   Ağlamak istedim...Delice,hıçkırarak...Sebebini bilmeden ağlamak...   Olmadı...Ağlayamadım...Yutkundum...   Bin parçaya bölsem her kel
Kendine iyi bak" bir "Veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman.   O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...   "Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum."   "Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni dü
Öldürecektim seni bende   Kendimde o gücü bulabilseydim eğer... Sindiremeyecektim senden kalanları benden uzak mezarlara koymaya!!!   Diyar diyar dolaşıp yine içime gömecektim seni en sonunda... ”Ben demiştim” diyenlere, üzüntümü belli etmemek için kuşandığım   mekanik tebessümlerimin ardındaki yaşlarla sulayacaktım taze mezar toprağına ektiğim çiçekleri...   Ama ben seni içimde öldürmeye kıyamadım....         Başarabilseydim incitecektim seni...   incinmişliğimin verdiği cahi
Bu nasıl bir gidiş böyle! Hastalık bulaşmış bir köyü terk eder gibi... Suya sabuna karışmadan akıp gider gibi... Suç işlemişcesine vatanından kaçar gibi... Bu nasıl bir gidiş böyle!   İmge toplamak için mi istila ettin yüreğimi! Batırdın bayrağını göğsüme... İsteseydin... Sana el değmemiş ilhamlar verirdim... Gerek yoktu uygarlığımı ateşe vermene!   Şimdi... Küllerinde duman tüten... Ve içinde ekmek pişen kerpiç fırınların yıkıldığı... Harabe bir bedende soluk alıyor sevdan
Sen tuvalimde gökkuşağının cümle rengi...   Sen gözlerimde en keskin ışığı güneşin...   Sen alaca gecelerimin tek parlak yıldızı yakamoz misali...   Sen karakış ayazlarında içimi ısıtan samyeli...   Sen hayatın saçlarını yakalayan ellerim...   Sen yeniden doğuran beni uçuruma 5 kala...   Sen içimin gülen yüzü...   Sen geleceğe umutla bakan gözlerim...   Sen yanağımdaki beyaz papatya güne gülümseyen...   Sen hayatı yeniden keşfettiğim...   Sen hayal etmeye cesaret edemediğim.
Ne zaman kar yağsa... Soğuk bir hüzün...   Umarsız bir acı gelir çöreklenir sayrılı yüreğime... Bak anne kar yağıyor yine... Küçükken her çocuk gibi yağdığında sevindiğim kar Sanki yüreğime yağıyor anne... Çocukluğumun soğuk kış gecelerinde   Bana kocaman bir yorgan gibiydin... Yıllar seni ufalttıkça... Ben çocukluğumdaki sen gibi kocaman oldum anne... Her derdimiz için bir parça koparttık senden... Senin yüreğin dağ gibi kalırken... Benim yüreğim hala küçük bir çocuk a
Sen gölgesinde dinlendiğim kökü bende bir çınardın... Gazel dökmüş bir bahardı yokluğun!   Sen bir saçak altıydın dolu yağarken sığındığım...   Dağ başında tahta küçük bir kulübe, ayazlarda ısındığım... Tutunduğum tüm dalları kıran, korkunç bir fırtınaydı yokluğun!   Sen hep yolumun üzerinde suyu sonsuz bir pınardın... Tenimde, yüreğimde çöl yanığıydı yokluğun!   Sen ayrılığı bile sevdiren sapsarı bir güldün...   Kavuşmaların o tatlı heyecanı...   Ömrüme yüklenen anlamsız,
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum! Kendimle konuşuyorum şimdi yalnız... Yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime, kimse duymuyor...   Sustum! Bin ah sürüp dudaklarıma, ne kadar susulacaksa o kadar sustum! Sustu benimle deniz... Sustu deli dalgalar... Sustu martılar... Umutlarımı sarıp rüzgarlara, uzaklara savuruyorum her gece.... Yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne, kimse görmüyor...   Sustum!   Tam acılarımı haykıracaktım ki, sustum... Ne kadar susulacaksa o kadar sustum! B
Seni Seviyordum   Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi...   Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi   İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri   SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu   Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte...   Güldüğü zaman yukarıya bakardı;   Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...   Ne güzeldiler sen bilmiyordun...   BEN SENİ
Onlarsa daha çok arayacaklardı. Bu huzursuzluk, güvensizlik ondandı. Herkes ayaklarını yere basabildiği ölçüde mutlu olabilirdi anneme göre. Geleceğin bu denli belirsiz oluşu da, ayakları o sağlam yerden uzakta koyardı. Önündeki yemeğe hışımla uzanıp herkesten çok yeme çabasında bir koca gövde. Büyük ağabeyim. Canlı, atak. Cesur yüreği kavgadan uzak koymazdı onu. Güçlü kolları taşı iyi yontardı ama ona güzelliğini verecek sabır yoktu yüreğinde. Bir gün geldi, asker olacağını söyledi. Orduya ka
nerede hani ? güneşin olması birşeyi kanıtlamaz,gökyüzü seninle vardı ,ispatı sendin onun..   gittin bulutlar kurudu pişti ,rüzgar ateşten esti semalar kızıl gittin..gittin yerle gök bitişti... kuşların uçacak yeri yok artık,benimse yatacak ... yatmam ! ellerin yok beklerim atmam ,alçısını söküp atmam hayallerimin.. dönmem dönemem dünlerime.. susmam..ıssızlık olmasın yine, uçları çatallaştı ufuk çizgilerinin, ezgilerinin donuklaştı duygusu sabah türkülerinin... yalnızım! s
İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.   Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı. İstediği; birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.   Heykeller hazı
Düşlerim vardı Sana dair.. Ve.. Senin o karşılık gözetmeyen sevgine..       Hislerim vardı geleceğe dair Hep korktuğum, kaçtığım geçmişime.. Hiç bu kadar sevmemiştim uzun zamandır kimseyi Ve hiç bu kadar cesur değildim yürekten, Kimse için savaşmamıştım bu kadar Ve kimse için göz yaşı akıtmamıştım gönülden..       Oysa şimdi.. Bilinmez bir yere ve belirsizliğe gidiyorum, Ardımda seni Sevgisinden bile emin olamadığım seni bırakarak...       Düşüncelerim yağmur
Bir insani unutmak, bir insandan vazgeçmek, bir insani hayatindan sonsuza kadar çikarmak zorunda kaldin mi hiç? Hani ölmüs gibi, hani uzatsan da elini tutamayacagini bilmek gibi, Her an kapindan içeri gülümseyerek girecegini bekleyip ama aslinda hiç gelemeyecegini de bilmen gibi. Ne zor sey degil mi ölmedigini bilmek , Ama ölmüs gibi ulasilmaz olmasi artik o insanin sana, Ne kadar katlanilmaz bir gerçek degil mi sen hala bu kadar sevgili iken? Özlemek, bu kadar özlemek, etini k
Ben elveda demedim..   Sevmedim ayrılıkları..!   Hayelleri olan o çoçuğu gömdüm..   Gözlerinde nefret,gözlerinde kin vardı ..   Bir asi ırmakdı ,akardı..   Siyah avuçlardan kaçarcasına ..   Her hesapsız ayrılığın ardından   Ağladı dağlara sessiz sessiz..     Hep seni bekledi ilk gördüğü yerde..   Sen gelmedin,   Gelemez miydin...? Ve ben elveda demedim...   Sence,   Diyemez miydim...?
hergün azap hergün keder çekilen çok acıdır ne olur yeter buna sevenlerin kaderi derler perişanmı kalacak böyle sevenler   almasalarda sevenleri gül bahçesine herşey suç olur bakamaz çevresine tanrıya yalvarır yaşlı gözlerle perişanmı kalacak böyle sevenler   onlar beklerler dönecek diye korkarlar aşkları sönecek diye bu güzel yol sonunda bitecek diye perişanmı kalacak böyle sevenler   onlardır hep aglayan aldatılan onlardır gözü yaşlı bırakılan onlardır bir hiç ug
Hatırlamaktan çok ,uzak kaldığım bir çok şey var, unutmaktan öte, yok saydığım yaşamda.Çoğu zaman görmezden gelerek,yanından geçip gittiğim duygular var.   Sanki kuvvetli bir rüzgarmış gibi, esip götürmüş, silip süpürmüş tüm güzel duyguları…   Bir kırmızı gülü ne zaman en içten kokladım,ne zaman küçük bir çocuğun başını okşadım sevgiyle,ne zaman yalansız gülümsemeler yakaladım aynalarda?...Nerede o sıcak güneşli, kuş sesleriyle doğan günler?Kendimi var saydığım bir yaşam, nasıldı?Unuttum…
Sus dedin sustum ... Oysa Dilimin ucunda öyle çok kelime vardı ki .... Yuttum .... Kendi cümlelerimde boğdun , Ne yapsanda bendeki "sen" 'i kirletemezsin "Sen" 'i öyle bir derine sakladım ki Sen bile ulaşamassın ...... Bırak ! Dokunma ! İçimdeki mabedin öylece kalsın Bırak Diyorum! Daha fazla uğraşma "Sen" 'i benden alamassın Canımı yaksın , ruhumu kanatsın , bırak "sen" 'i , bende kalsın İçimdeki " sen " 'i sen bile yıkamassın Bırak ! Dokunma ! Dokundukça der
bırlesın dye cıkan cıglık yukselıyor meydanlardan gelen yanıt secım ıttıfakı bırlesın dıyor butun ızmır yanyana bıle gelemeyıp secım ıttıfakı durusu yapıyorlar samsun da bı kucaklasmadan etrafların da dogruyu saklıyan bu kadar ınsanı nasıl tutabılıyorlar bu ınsanları kor eden sagır eden bır guc olmalı bu guc kım sermaye grubumu amerıka mı avrupa bırlıgı mı bugun sandıklara gıdene kadar gıdecek olan mıtınglerın baslangıcı mersınden basladı ama hıc bırsey soyleyemeden yıllardan berıdır anlatılan
Çıkma Benim Bahtı Karam Gece Yarısı...Yağar Yağmur Rüzgar Söyler Ölüm Şarkısı...   Susss....Sakın...Sakın birşey söyleme... Öylece kal...Öylece kal ki bu büyü bozulmasın... İlk defa korkularından söz ediyorsun... İlk defa...Duyuyor musun ?   Şişşş...Sakın...Sakın vazgeçme... Öylece kal...Öylece kal ki gözlerindeki yağmuru seyredeyim... İlk defa korkmadan ağlıyorsun... İlk defa...Görüyor musun ?   Oysa bu anı ne kadar çok beklemiştim...Bir ömür vermeye değer demiştim... İçimin Gülen
Epeydir uğramamışım blogıma,her ne kadar yazdıklarımın başkaları tarafından okunduğunu bilsemde bu beni hiç rahatsız etmiyor,burası kendimle başbaşa kaldığım bir yer,sanki bana ait insan kendine ait olan şeyleri sever bende blogımı seviyorum,ve bana bu imkanı tanıyan Adminide seviyorum.. Geçen hafta sonu köye gittim köy dediğim sahile 1,5 km uzaklıkta muhteşem manzarası ve doğası olan bir yer karadeniz özellikle Trabzon köylerini bilen bilir harikadır... Önce mangal yaptık terasta oturup çay k
  • suheda
Kombucha(Kombu çayı); çok eski zamanlardan kalmış olmakla birlikte,son teknolojiler kadar da moderndir ve yüzyıllardan beri, saç kaybından, sağlık kaybına kadar birçok hastalığın tedavisinde kullanılmış ve başarılı sonuçlar vermiştir. Kombucha, son zamanlarda medyanın da, dikkatini çekmiştir. Bazıları onu, sağlıkla ilgili son çılgınlık diye tanımlarken, bazıları yıllarca deneyip, sonuçları alınana kadar tedbirli davranmayı tercih ettiler. Ancak, bir avuç insan, Kombucha'nın insanlık tarihinde, ö

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.