İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bloglar

Seçilmiş Blog Başlığı

"ALATURKA" yla gazellemeler...   --------------------------------------------------------------------------------   ALATURKA     Çık benim şair tabiatım, çık orta yere Fakir güzelinden söyle Hasret ateşinden çal Çal, söyle benim derdimi sevdalı sesinle.   Hep bilinen şarkılar gibi olsun Hani, dil-i biçâreden Sun da içsin yâr elinden Hani bilinen şarkılardan olsun.   Yeni sözler arama nafile Derdim yeni olsa anlarım Gel, hazırından söyle bu akşam Üzme yetişir, üzme firakınla
Misafir
Bir tek şeyi unutma seni sevdim ben kalbim şimdi bir sokak çocuğu kelebekleri göç etti gönlümün ıssızlaştı hayat sanki sanki sabahı eksik şiirlerimin sanki gecesi hep kanayan bir yara ve sanki artık hep kanayacak ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerim çare yok ağlayacak Bir tek şeyi unutma seni sevdim ben kapıları kendime ben açamadım ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni ter içinde takvimler istasyon öksüzlüğünde gözyaşım düşünüyorumda sen gideli ne ç
In Liebe zu sein* heisst lebendige Abnteilnahme am WUNDER der Existenz, es bedeutet das WISSEN um die EINMALIGKEIT einer jeden Begegnung, eines jeden Augenblicks und eines jeden Menschen, der deinen Weg kreuzt. Es bedeutet leidenschaftliche HINGABE an das Leben, an deine Ideale, deine Sehnsucht, deinen Traum; an deine Lieben, deine Freundschaften, deine Gegnerschaften, an Dich selbst. Es bedeutet, das Leben zu UMARMEN wie einen Geliebten; mit allen Sinnen, mit ganzem Körper, ga
Ölmek dünyada unutulup gitmekmis, Ölmek bir kefen giymekmis, Ölmek o soguk korkunc topraga girmekmis, Yok be güzelim, Asil Ölmek 'SENSIZLIKMIS'.   An gelir insan gülerken aglarmis, Gözyaslari sel olup kalbine akrmis, Kahkaha bir maske derler bilirmisin, insan sevdiginden ayrilinca takarmis.   Ne dil yeter seni anlatmaya, Ne göz kiyar sana bakmaya, Ne ellerim uzanir sana dokunmaya, Ne kollarim dayanir seni sarmaya, Bir ömür yetermi? Bir sen daha bulmaya?
SUSKUN   Sus, kimseler duymasın. Duymasın ölürüm ha. Aydım yarı gecede Yeşil bir yağmur sonra... Yağıyor yeşil.   En uzak, o adsız ve kimselersiz, O yitik yıldızda duyuyor musun? Bir stradivarius inler kendi kendine, Yayı, reçinesi, köprüsü yeşil. Önce bendim diyor ve sonra benim... Ölümsüz, güzel ve çetin. Ezgisidir dolaşan bütün evreni, Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları. Canımı, tüylerimi sarmada şimdi Kendi rüzgarıyla vurgun...
Misafir
Kırılgan   Kırılgan bir çocuğum ben Yüreğim cam kırığı Bütün duygulardan önce Öğrendim ayrılığı Saldırgan diyorlar bana Oysa kırılganım ben Gözyaşlarım mücevher Saklıyorum herkesten Ürküyorlar gözümdeki ateşten Ürküyorlar dilimdeki zehirden Ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözükara cesaretimden Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum, Bir yanı çılgın dağ doruğu. Oysa böyle yapmasam ben Nasıl korurum içimdeki çocuğu? Bir yanım çılgın nar ağacı Bir yanım buz sarayı.
Misafir
Bazı anlar var, bir şarkı geliyor kulağıma; zamanı durduran, bana "Seni" hatırlatan..   O anlar acaba diyorum.. Acaba o da beni düşünüyor mu.. Benim onu sevdiğim kadar o da beni seviyor mu.. Gözlerinde kaybolduğum insanın kalbinde azda olsa bir yerim var mı?..   Sorular, sorular, sorular.. Bana ne yaşattın ki seni bu kadar unutulmaz, seni bu kadar Vazgeçilmez yaptı.. Biliyorum sorular seni bana getirmez.. Biliyorum acım ne yaparsam yapayım dinmez..   Her güne başlarken Vazgeçtim diyorum. B
cile cekmek aglamak bilmezdim ben! seni tanidim ve aglamak cile cekmek nedir anladim ben! sanirdimki hep beraber kalirdik! sonsuza beraber yasardik! ayni eski filimdeki gibi bizde bir birimize kavusurduk! ama nerde bu hayaler simdi? nereye gitdi bu sevgi? nerde yeminimiz? nerde o güzel sözlerimiz? söyle artik be cektirme.. aglarim sabaha kadar düsünürüm kara kara birakip gitdin beni buralarda seni gözlerim takip edemez yollara düsdün sen kafani alip gitdin beni düsünmedin ar
Bana söylediğin tüm o güzel sözlerin, Güneşi bile kıskandıran tatlı gülüşün, Bir hırsız gibi kalbime sesiz o girişin, Bütün bunların hepsi yalan demeyesin.   Sevgini anlatırken duyduğun o heyecan, Ellerini tutunca ölecek gibi olduğun an, Kalbimize sevgiden bir yuva kurulurken, Bana bunun yalan olduğunu demeyesin.   Hani aşkımızın sonu olmayacaktı ayrılık, Sana yalnız bendim veren tek mutluluk, Beraber olmaktı bizim için tek mutluluk, Bir rüyaymış şimdi uyandık, demeyesin.  
Bir sessiz geceydi Zaman beklemedeydi Bir ben vardım bir de ayak seslerim Öylesine sevmiştim derdi   Gecenin hoyratlığına bırakmışken kendimi Göz kırpan bir yıldızda buldum seni Öyle süzülüverdinki kalbime sessiz Öylesine ağlayan bir yıldız gibi   Ayışığında soludum ben seni İliklerime kadar çektim nefesimi Başımı kaldırıp gökyüzüne Adını yazdım güneşin doğduğu yere   Bir sessiz geceydi Zaman beklemedeydi Ben bıraktım kendimi Cellat boynundan vurdu yüreğimi  
Sensizlik sessizliğe dönüştü bugün Yalnızlığım mühebbete mahkum oldu Ruhuma hapsettim Davacı aşktı avukat gözlerin Bir tek ben konuşamadım Sözler dökülemedi dudaklarımdan Eserken bakışların içimde bir uçtan bir uca... Zavallı kalbim bıkamadı senden En tarafsızlığında ömrümün ben senden yana oldum Rüzgara yüzümü döndüm sana sırtımı dönmemek için Ama sen ey AŞK Bana birkez dönüp bakmadın…  
GERÇEKTEN SEVMEK   O durmadan kaçıyor; sen ardından gitmiyorsan; o günün her saatinde saklanıyor, sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan; o sana acıların en büyüğünü tattırıyor, sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan; boşuna aldatma kendini, onu sevmiyorsun demektir.   Elindeki içki kadehinde, dudağındaki sigarada , okuduğun kitapta, mırıldandığın şarkıda, söylediğin şiirde, gördüğün rüyada ve yaşaman için ciğerlerine doldurduğun havada o yoksa; Onun vazgeçilmezliğini anlama
Misafir
ben sana mecburum   Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum   Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur? Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun   Sevmek kimi zaman rezilce korkudur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Yağan yağmurlarda ıslanmanın O vazgeçilmez tadı vardır ya, Hani sorsan anlatmanın da bir tarifi yoktur aslında Insanı başka bir mutlu kılar sanki, Bambaşka birşeydir işte, Gördün mü anlatamıyorum Tıpkı seninle olabilmenin, Mutluluğunu anlatamadığım gibi... Yağmur sonrası gökkuşağı, Hani belli belirsiz görünür de Doyamazsın bakmaya, Renkleriyle hayale dalarsın, Hiç sonu gelmeyen rengarenk hayallere.. Türlü efsaneler gelir aklına hani, Bir anda o efsaneler canlanır gözünde, Gördün
Yok Yere     Yalnızlığım kalabalık gitgide Soğuk günler gibi çekildim kentin sokaklarından Yoksa koruyamam bu sevinci, kılır kolum kanadım yoksa Hani yok mu ya, hani ne derler, hani işte yok yere Yalnızlığım yalnızlığım gitgide   Yığınları yerine koyuyorum sıradağları diziyorum ardarda Bunu ben ister miydim oysa hiç ister miydim Kapılarda kalmasaydım nsıl söylesem? Yarı yolda Hani yok mu ya, hani ne derler, hani işte yok yere Yalnızlığım kalabalık
Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.   Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.   Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi,
Misafir
Elimden doğruca, güzelce, iyice bir yazı mı çıkıyor? İğreniyorum! Hâlâ bu memlekette doğru, güzel ve iyi olanı savunma gayretimden, bu gayretin boşluğunu anlayamamak enayiliğinden iğreniyorum!   Olanlar ortadayken, hep bugünü yarına erteleyici ve gelmeyecek bir istikbale ısmarlayıcı "cek" ve "cak" edatlarından iğreniyorum!   (Perikles) gibi (Attik) Yunan medeniyetinin en haşmetli ve her şeyi tamam cemiyetinde, (Lirik) şiirin babası (Pindaros) şöyle der :"Meğer bütün bir ömür katırlara saman
Güneş salına salına gelmiş pencereme, Tatlı bir tebessümle uyandırıyor beni, Bilmiyorki gözüme hiç uyku girmeyen geceden Ne çok kelamım var … Yalnız geçen geceler bitmek bilmiyor , Bir de üstüne hatıralar beni boğuyur ya İşte o zaman geceye inat kapamıyorum gözlerimi Sırf sana inat geceye yenilmiyorum.. Kalkıp bir sigara yakıyorum salonun ortasında Derin bir nefes çekiyorum gecenin karanlığında Sigaranın ateşi gözlerini andırıyor Işıl ışıl yanıyor.. İşte sırf buna inat söndürüyorum
Bir deli özlem bu..         Özlüyorum seni, Yalansız bir özlem bu Dolansız, saf bir özlem. Yeni doğan bir çoçuğun Minicik elleri gibi Yumuşak ve mazlum bir özlem bu...   Gökyüzü kadar büyük Senin kadar yüce bir özlem bu...   Hasretten ağlayanan sevdalıların Yıllarca kavuşamayanların İki gün bile dayanılamayan bir özlem bu...   Ne yapacağini bilmeyen Telefonlar bekleyen Ağlayan, isyan eden Kendisini harap eden bir özlem bu...   Yolda yürürken Otob

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.