İçeriğe atla


Fotoğraf

NURİ CAN ( Şiirleri )


  • Lütfen cevap vermek için giriş yapınız.
Bu başlığa 168 cevap verilmiş

#1 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:26


Yoktun! Sustum

Yoktun!
sustum
ve susmak kırgınlıksa
sustum işte
bir dağbaşı ıssızlığında

Sustum
kilitlerimi kapadım sustum
yaralarımı sardım sustum
demedim kimselere
bir çığlık kanıyor
en derininde yüreğimin!

Yolcuyum
uzak
çok uzaklardan geldim
yorgunum
ellerim boş, boynum bükük
gözyaşı dolu heybemde
kalbimi alıp getirdim sana
ayrılıklarla delik deşik kalbimi
başka bir şeyimde yoktu getirecek

Dalımda güz türküleri
koynumda ateş
seni aradım bir kentin sokaklarında
yapayalnız
ve
yorgun
yoktun

Çocuklara sordum ağladılar
ırmaklara sordum çağladılar

Çiçeklere sordum boyun büktüler
ağaçlara sordum yaprak döktüler
sığındığım kuşlar da uçtu gitti
bir başıma kaldım ortalarda

Senki yetim bir bahçede
bir tomurcuktun hayatın kollarında
çiçeklerin nazlısı, küskünüydün gönlümün
bütün gün seni aradım
yorgun
ve
yalnız
acılı bir yel gibi
dolaştım durdum sokakları
yoktun

Pınarlara sordum akıp gittiler
yıldızlara sordum bir bir söndüler
sigaramı efkâr ettim savurdum gökyüzüne
sonbahar sardı boynumu yaprak yaprak
sonra yavaş yavaş bedenime girdi acı
senden ne bir ses vardı, ne de bir nefes

Gülüşünü, gözlerini, sesini takıp koluna
vedalar bıraktığım durakta şiirler okudum
aklımı yitirdiğimi sanıp,
acıyan gözlerle bakıyordu herkes

Sonra gözlerimi,
ağlamaktan yorgun gözlerimi
ulaşamayacağım uzaklara yolcu ettim
kara trenlere mendil sallayarak.
duygularımı bir vagona kilitleyip
bin ah sürüp dudaklarıma
sustum!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum

...
İstedimki,
kalbinin durduğu yer
kalbimin durduğu yer olsun...

Nuri CAN
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#2 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:28

Bir Tomurcuk Gül Aşkına

Seni kanayan bütün yaralara sarıyorum ey şiir
seni kanayan bütün acılara
kaynağına küsmüş pınarlara
çatlayan tomurcuklara, baharlara
çığlıklara, demir parmaklıklara
seni yarınlara umutla bakıp
sesini yitirmiş çocuklara adıyorum ey şiir
ürkütülmüş güvercin kanadına yazıyorum seni
unutma bizi
unutma yüreğini kanatanı bir tomurcuk gül aşkına

seni yaşanmamış sevdalara adıyorum ey şiir
tadılmamış nice sevdalara
bir rüzgarın nefesine
bir ırmağın sesine
gözü yaşlı analara
yüreği tekmelenmiş babalara
savaşlara, dostluklara, arkadaşlıklara
açılmamış bir goncanın kokusuna
aşkını gizleyen bir kız çocuğunun soluğuna karıyorum seni ey şiir
bir çınarın yaprağına yazıyorum seni
unutma bizı
unutma yüreğini kanatanı bir tomurcuk gül aşkına

seni gül kıyımlarına
yürekte üşüyen incecik kıpırtılara adıyorum ey şiir
dillere destan şarkılara., yüreklere mühür aşklara
ve ölümsüzlüklere, sonsuzluklara yazıyorum seni...
kirpiklerimizde incinmiş bir damla şiirle
bir sevda durağında bekliyoruz seni unutma
gül damıtırken ayışığı gül bakışlardan...!

ve sevgiler kanatlanırken güvercin uçuşlarında
sıcaklığına duyarlı bir defne dalında bekliyoruz seni...

acıları sevmek en çok sana yakışır ey şiir
yüreğinde üşüyen incecik kıpırtılara
seni kanayan bütün yaralara sarıyorum
üşüyen bütün yaralara
apaydınlık yarınlara
unutma bizı
unutma yüreğini kanatanı bir tomurcuk gül aşkına


Nuri CAN
12/ 12/1980 İstanbul
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#3 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:29

Gitme yollarda kalır gözlerim, türkülerim öksüz kalır en çok... ısıtan ışığımsın,deli çılgın inadımsın,inadına sevdamsın,kavgamsın en zor...

Gitme Sevdamsın


Isıtan ışığımsın, inadına sevdam,
bitmeyen kavgamsın
gitme gönlümün güneşi
bir bozkır ıssızlığı gibi
bu şehrin karanlık sokaklarında
bırakıp beni gitme
gitme közüm, gitme korum, gitme gözüm...

Gidersen
bütün duvarlar yıkılır üstüme
kimsesizleri ağlar gözlerimde bu şehrin
hüzün sarar sokakları her gece
hicran yağar göklerden yağmur yerine...
gitme gece gözlüm, gitme bahar yüzlüm
gitme öksüzüm

Ellerin yağmur sıcağı senin
gözlerin düğün çiçeği
dudağın gelincik
bakışın ay
vurup ömrümün göçmen kuşlarını
hançerleyip kalbimi gitme
gitme ışığım, gitme sevdam, gitme kavgam...

Gitme sevdamsın
gidersen duman olur ağarım sokaklara
incecik bir yağmur olur yağarım
uyku tutmaz geceleri
uzak yıldızlara takılır kalır gözlerim
kaybolup giderim bu kalabalık şehirde
gitme delikızım, gitme yürek sızım, canyıldızım

Gitme gönlümün nazlısı
bakışlarımı bir boşluğa ilmikleyip
sonsuz kederimle başbaşa bırakıp gitme
gitme çöl olur, gitme ölüm olur
bir yaprak gibi kurur gider ömrüm rüzgarda
aysız, güneşsiz kalırım, susuz, havasız
gitme ölürüm
gitme

Gitme gece gözlüm, gitme öksüzüm
gidersen bu şehir sensiz kalır
seni ararım bütün duraklarda
bütün sokaklarda seni ağlarım
gitme anılara kar yağar
gitme dört mevsim ayaz olur
dört mevsim sonbahar
gitme ey yar
ağlatma beni sevda kapılarında
eğme boynumu
üşürüm, donarım her gece sokaklarda

Gitme yüreğimin sızısı
gitme alnımın yazısı, gönlümün nazlısı
gitme duman olur, tufan olur, ah olur
kuşlarda çekip gider bu şehirde
ne güneş doğar, ne sabah olur
her saniye bir can verir ömrüm
ölürüm sevda kapılarında
ölürüm gitme
gitme

Nuri Can
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#4 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:33

Dokunma İki Gözüm

Dokunma iki gözüm
Sorma
Ben kimim, adım ne, nereden geldim
kim açtı bu kahrolası çukurları yüreğimde
kimi sevdim, kime özlemim
kaç yıl sevda doldu iliklerime
kaç yıl eksildim.

Tut ki bir pınarım suyu kesik
Akamadım nazlı nehirlere tut ki
Susturulmuş binlerce türküyüm
Baştanbaşa aşk ve ateş

Say ki, küle gömülmüş bir sevdadan
düşleri islenmiş bir yaranın acısı damlıyor içerime
hasretin alevi damlıyor
uzun zaman eveldi
toplayıp suskularımı bir denize fırlattım
yalnız balıklar görsün
yalnız balıklar öpsün diye gözyaşlarımı

Sorma ben kimim, yaşım kaç
nasıl düştüm bu kaldırım taşlarına
ne anılar geçti üzerimden, ne acılar, ne ihanetler
bütün sevdiklerim kırgın

Tut ki incinmiş bir gülüşüm
Gecikmiş bir düş
Bir ateşin çemberinde
Yarım kalmış sevinçler kanayan

Tut ki kar altında sevincim
Bütün mevsimlere küsüm
anasız babasız bir öksüzüm

Kanadı kırık bir serçeyim tut ki
Dağlarda koparılmış kınalı bir çiçek

Ateşin zulmünü gördüm
Suyun ihanetini
Baştanbaşa aşk
Baştanbaşa hasret
Susturulmuş
Milyonlarca türküyüm

Dokunma iki gözüm
Sorma
Ben kimim, adım ne, nereden geldim
neden acılı dolaşır damarımda kanım

Bir sarı çiçek
Bir sarmaşık belki
çözer dilini yüreğimin

Upuzun yolların düğümlediği
ihanetlerin kilitlediği....

Nuri Can
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#5 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:34

Olur mu Olur Olmaz Deme

Gönül Dostuma

Bakarsın bir gün çıkıp gelmişim
turna kanatlarına yükleyip yüreğimi
olur mu olur olmaz deme sakın
gözlerimde nazlı bir bahar
dudağımda gurbet türküleri
içimde tomurcuklanan hasretlerle
merhaba demişim
günaydın demişim, gülaydın demişim
düşmüşüm yüreklere bir tomurcuk gül gibi

belki bir sabah bakarsın yine beraber
bir bulut çizmişiz Munzur’un göğüne
dudaklarımızda o eski ıslık
birlikte tırmanmışız dağlara
yüksek tepelerde konaklamışız
Birlikte ıslanmışız yağmurlarda delicesine
baharın geldiğini, yaylaların yeşerdiğini
kumrularin seviştiğini görmüşüz
halaylarlar çekmişiz beraber, türküler söylemişiz
ve yeni bir umudu karşılar gibi uzak yollarda
gurbetten gelen bir dostu beklemişiz

olur mu olur olmaz deme sakın
bakmışsın çiçek açmışız saksılarda
kırlarda sarmaşık olmuşuz
ikimizin yüreği ile sevdalanmışız
sarılmışız bir gelin çiçeğine
yeni doğmuş bir bebek gibi
merhaba demişiz dünyaya

olur mu olur olmaz deme sakın
özlemlere kar yağınca gönül dağında
bakmışsın yine çıkıp gelmişim yağmurlarla
bölüşmüşüz acıları, hasreti, sevinci
birlikte aralamışız perdesini anıların
gün akıp gitmiş üzerimizde
oyunlara dalmışız yine, geç kalmışız eve
kulaklarımız da yıldız hikayeleri
ayışığına batmış üstümüz, başımız
yüzümüz, gözümüz gül yarası

olur mu olur olmaz deme sakın
pencereni açık bırak her gece
bakmışsın aşıp denizleri dalga dalga
rüzgarın kanatlarına binip sana gelmişim
bakmışsın yine beraber çıkmışız gurbete
hasret çiçekleri koklamışız yollarda
yıldızlar düşürmüşüz toprağa yüreğimizden
birlikte söylemişiz sevda türkülerini
birlikte üzülmüşüz, birlikte gülmüşüz
birlikte koşmuşuz dere boylarında
yamaçlarda yoldaş olmuşuz kekliklere
birlikte yorulmuşuz, yıkanmışız çağlayanlarda

olur mu olur olmaz deme sakın
bakmışsın bir gün çıkıp gelmişim
sarılmışız onca yılın hasretiyle
gözlerimizde iki damla hasret çiçeği
yeni bir güneş alıp dalımıza nar gibi
düşmüşüz yola
bir sen, bir ben, bir de dostluğumuz
yorgun hayatlarımızın akşamında
üşüyen yaralarımız
saçı ağarmış umutlarımızla
yüzümüz, yüreğimiz gurbet yarası
dertleşip gitmişiz kolkola

...../
unutmam seni
sen gönül dostumsun benim, gülüşü gül kokan
yüreğini yazamadığın şiirlere sakladım
şiirleri yüreğime
unutmadım son sözlerini, gülen gözlerini
bilirim gözlerin güneştir senin, yüreğin gökyüzü

sensizlik bir uçurum şimdi
şimdi her gece bir mektup yazarım sana
bulutlara asarım, rüzgarlara atarım
unutmadım korktuğumuz geceleri
okuduğumuz kitapları
yediğimiz dayakları babalarımızdan

görmesekte biribirimizi, duymasakta sesimizi
buluşuruz bir gün elbet
gönülden gönüle giden o yolda

yılda bir de olsa
ziyaret edemiyorsam seni
halimi aramızdaki ulaşılmaz dağlara ver
vefasızlığıma değil

mevsim kış
üşüyorsun belki
unutma dostumsun sen, gülüşü gül kokan
her zaman açık gönül kapım

..../
öldün
beni de öldürdüm
yüreğime gömdüler seni

Nuri CAN
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#6 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:35

YENİLDİM

Gülmek için,
Ağlamak için,
Hatta nefes almak için;
Kanımın son damlasına kadar savaştım,
Ama yenildim.
* * *
Bu beklediğin andır,
Gel al emanetini
Korkunun ecele faydası yok,
Biliyorum.
Ama korkuyorum.
Yinede karşı koymayacağım,
Çünkü yorgunum.
Bunca zamandır direniyorum,
İşte pes ediyorum.
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#7 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:37

Ölüm Vakti

Hilal'e

Bu bahar erken geldi ölüm dostlar
goncası açılmadan mor dağların
ecel erken geldi, acı da, hüzün de
ağlıyor işte aydınlığın teninde su
ağlıyor işte bahçelerde gülün kokusu
nazlı Hilal'in uykusu

karda üşümüş bir gelincikti yüreği
yinede dört bir tarafa sevgi sıcağı saçardı
sevgi masalları anlatırdı insandan insana
yürekler mutlu mavi çiçekler açsın diye

kirli bir dünyada o hep gül ve umut koktu
avuçları gül kokan çocukların dualarında
geriye dönüp baktım yoktu
bir sabah erken geldi ölüm
son selamım bende kaldı

Adını bir gül dalına astım
üstüne Hilal'e diye yazdım
yükledim selamımı nazlı bir buluta
ona götürsünler diye anlaştım

gitti Hilal
bembeyaz hayaller serildi kırlara bu sabah
rengarenk çiçeklerle örüldü çimenler

Şimdi dışarda bahar rüzgarları
şarkılar suskun, gönüller suskun
gözlerde bir buğu
Çığlık çığlığa kuşlar

Aksi Seda'nın sesi kısık
yaslı, dudaktaki kelimeler
boğazlarda düğüm düğüm hıçkırık

kanadı kırık kuşların gagalarında kaldı düşleri
o en sevdiğim turna kuşuydu
en sevdiğim güvercin
en sevdiğim dağ kırlangıcı
kanatları rengarenk bir kelebekti
umut, yaşam ve dirençti

ey mavi bulut al götür yüreğimin sıcağını
ört üstüne
yıldızlara bakıp üşümesin nazlı bedeni...

Nuri CAN
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#8 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:38

Ah! Mümkün Olsa

Ah! mümkün olsa
acıdan sevinç
sevinçten umut yapardım
bölüp yüreğimi acılara
dünyadaki bütün çocuklara sevgi satardım

Ah! mümkün olsa
rüzgar olur eserdim bozkırlarda
dağ bayır dolaşır
usulca odalarına sızardım çocukların
üstlerini örter
alınlarından öper
her gece bir masal anlatır
sonra usulca çekip giderdim

Ah! Mümkün olsa
bozkırda ağaç olurdum
her bahar yeşerip
meyve verirdim her yaz çocuklara
sonra döküp yapraklarımı sonbaharda
savrulup giderdim rüzgarlarla

Ah! mümkün olsa
ulu bir çınar olurdum
baharı yaşardım dört mevsim
yağmurla yıkardım saçlarımı
rüzgarla kurulardım
sevgiden bir elbise giyip
çocukları kucaklardım her kış

Ah mümkün olsa
yol başlarında
soğuk bir pınar olurdum
gezerdim diyar diyar
su verirdim bağrı yanmışlara
üstümde pırıl pırıl güneş
dallarda cıvıl cıvıl kuşlar
akıp giderdim sonsuza

Ah! Mümkün olsa
toprak olurdum
buğday yetiştirirdim bağrımda
gül olur açardım bağ bahçe
çocuklara salardım kokumu
bulut olur billurdan damlalar dökerdim
yağmur olur yağardım damla damla çisil çisil
yağmurun yağmadığı ülkelere

Ah! mümkün olsa
baharı yaşardım her mevsim
güneş olur her sabah
umutla doğardım yeniden
sevgiyle bakardım insanlara
umutla bakardım, dostlukla
gelecek güzel aydınlık günlere

Ah! mümkün olsa
savaştan barış
barıştan insan yapardım
acıdan sevinç
sevinçten umut
umuttan dostluk yapardım
kurşun yerine çocuklara
her sabah şiir atardım

Nuri CAN
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#9 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:39

Almira

Gelincikler
hep boynu bükük müdür bu şehirde?
hep ağlar mı salkım söğütler?
sözcükler yeter mi
bir sevdayı anlamaya, anlatmaya? Almira
gök gözlü kız

İnsanın konuştuğu dil
sevdaca değilse
nasıl anlatılır
nasıl anlaşılır
donmuş duygularla sevda

“anlat! ” diyorsun

benim konuştuğum dil
sevdacadır
sevda ise kalp dilidir
nasıl anlatırım Almira

sözcükler yeter mi
bir sevdayı
anlamaya
anlatmaya
dil yeter mi?

sevda dili sevdacadır
sevda çekenler bilir
Almira

sen hiç sevdalandın mı
gökteki kuşa
yerdeki suya
annesiz bir çocuğun
gözlerindeki acıya
oğlunu yitirmiş bir anneye
bakıp ağladın mı hiç?

ormanlarda kuşlarla
denizlerde balıklarla
gökyüzünde bulutlarla
konuştun mu hiç?

bilir misin?
akşam evine ekmek götüremeyen
işsiz bir babanın ezikliğini
tütünü bitmiş bir mahkumu hapishanede
ırzına geçilmiş bir kadının acısını
duydun mu hiç yüreğinde?

ben seninle ancak
sevda dilince konuşurum
konuşursam Almira
kelebeklerin dilince
çiçeklerin dilince
özğürlüğün dilince
kinden düşmanlıktan uzak
dostluk ve kardeşlik dilince
sen ırmakların dilinden
ağladın mı hiç Almira?

yaşam
bir oyundur Almira
bir filmde bir rol
maskeli bir balonun
önceden hazırlanmış
tekstleridir elimizde
okuruz

aptalca, sahtekarca ve derinliksiz

sevda
kardeşlikle bütünleşmemişse
dostlukla bütünleşmemişse
tüm kaygılardan uzak
savaş ve düşmanlıklardan uzak
özgürlük ve dostluk üzerine kurulmamışsa
sevda değildir

sevda, sevda demekse
ve
sevdan sevdaya denkse
işte o zaman
sevda, sevdadır Almira

kaygısız, yalansız ve içten

02-06-2005
Nuri CAN
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#10 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:41

Şiiranne

Hangi dal inlemez kırıldığı yerden?
hangi yaprak bilmez ayrılığı?
sonbahar rüzgarları esince...

el sarar mı yaraları şiiranne?
bak akşam oldu
nereye ve kime sığınır bir çocuk
yoksa kimsesi

yürekteki öksüz çiçek
gözyaşıyla beslenirse
kuruyup gitmez mi şiiranne?
anısı olur mu küçük rüzgârların?
kırılınca düş kanatları.

incinmez mi minik eller?
nazlı bedenler üşümez mi şiiranne?
yıldızlar örtmezse üstünü
nasıl ısınır çocuk gülüşleri

uyan ey sabah yeli!
uyan çiçeklerin nazlısı
uyan ey küskünü gül ömrün
İşte kurşun, delik-deşik et yüreğimi
dökülsün hüznün kırıntıları

bir acıyı, bin acıya sarıp
bir rüzgarın sesinde
alıp götürmez mi yaralı ırmaklar?

yanaklarında iki damla yıldızla
alıp götürmez mi?
gözlerindeki buğuyu
alıp götürmez mi?
siyah gülün uğultusunu yüreğinden
şiiranne

bak düş bulutları da gitti
ıhlamur kokuları da
nilüferlerin
yaprağını döktüğü yer de
şiiranne

şiir gibi yaşamak nasıldır?
şiir gibi büyümek
şiir gibi ölmek
bu nasıl bir dünya şiiranne
gülün acısı mıdır insan?
benim aklım almıyor
aklım almıyor şiiranne...
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#11 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:42

Küskün Çiçek

Siz bir küçük dağlı kızdınız
yavru bir ceylanın
gözlerinde ağlarken gördüm sizi
munzur’un tepesinde
öyle yalnız
çaresiz
ve tek başına
ellerinizde deste deste umut vardı

umutla bakıyordunuz dünyaya, barışla
ağladığınızda, gözyaşlarınız umut oluyordu
hasret oluyordu, rüzgar oluyordu
haykırıyordu dağların eteklerinde

ağladığınızda
hâle hâle oluyordu gözlerinizden
küçük yağmur taneleri
dökülüyordu çağlayanlara
ve çağlayanlarla beraber düşüyordunuz
yüreğimin orta yerine
damla damla gözyaşı olup

ey munzur dağlı küskün çiçek
siz
bu dağlarda kanadı yaralı kuşsunuz
umutsunuz
bulutların arkasındaki ışıltı
gökyüzünde binlerce yıldızsınız

yeryüzü ve gökyüzünün
kesiştiği nokta da unutulmuşsunuz
bakışlarınız hilal hilal
saçlarınız lüle lüle

ipek kanatlı bir kelebeğin
ipeksi kanatlarıdır
çiçekleri okşayan elleriniz

yeryüzü sizin için renklidir
güneş
ay
yıldızlar
ve gökyüzü sizin için mavi
munzur sizin için mutludur

bir masal fısıldayın istedim
o masalda hayalleriniz
yaralarınız
içinizde yanan ateşler
kır çiçekleri
ateş böcekleri
ve size ihanet edenler olsun

bir dağ yamacının güzelliğine
saklayıp kelimelerinizi
sustunuz
boynu bükük menekşeler gibi
karşımda

boyun büküyordu
bakıp gözlerinize
ıslak dağ menekşeleri
rengarenk kelebekler konuyordu
saçlarınıza

bu dağlarda
menekşeler hep boynu büküktü belki
belki, gelin gelin ağlıyordu gelincikler
bu yüzden suskundunuz
ve bu yüzden ben yalnız gözlerinizle konuştum

şiirlerim hep sizi yazacak, sizi anlatacak
uzaklarda olsam bile
hep yanınızda olacağım
neşenizle açıp, acınızla solacağım

vakit yok ağlamaya küskün çiçeğim
küsme, yine geleceğim
yaram yaranıza kardeş
sevdam sevdanıza eş
derdim derdinize dost
gönlüm gönlünüze yoldaş

güleceğiz hep beraber
vakit yok ağlamaya küskün çiçeğim

29/07/1982
Munzur yaylası
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#12 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:44

Merhaba!

doğan gün
dalucları tomurcuklar
dağların esen rüzgarı
sıvırcık kuşlarının sevinci bahar
güneşe koşan çocuklar
bahardalı
analar, babalar
ey dünya
merhaba!
ben geldim...

Ben Bersu Dilse Can...
yeni dünyalıyım.
aydınlık dünyalardan güneş getirdim size
sevda getirdim sol böğrümde oymak oymak
kar akımsı umutlarımla çimil çimil
sizin için, bizim için, gelecek güzel günler için...


Ben Bersu Dilse Can...
durgun bir su gibi berraktır adım
alabildiğine mavi, alabildiğine engin
çakmaktaşı yalazlarında ak gedikli yıldızların
acı ve sevinciyle beraber,
öylesine taze, öylesine körpe, öylesine kutsal
gülpembemsi düşlerim, kan sıcağı duygularımla
emdiğim sütün akında selam getirdim size
sizin için, bizim için, gelecek güzel günler için...

Merhaba!
Ben Bersu,
yeni dünyalıyım.
gösterin bana dostlar hayatın yolunu
yaşamak ve yaşatmak için sevdamı
yeşertmek için filizlerimi...

Aydınlık bir çağa koşmaktır amacım
Anam, babam, kardeşlerim, bacım
... Ve sizler baştacım...

Merhaba!
Ben
Bersu Dilse Can...

27-12-2005
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#13 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:45

Şair Ve Şiir

Fırtınalar, seller mi yıkar yaraları?
Acılar, ayrılıklar mı?
eylül düşmüş bir ormanda
mavilere kanat çırpan
ateş gözlü bir serçe mi hıçkırık?..

bir gülün çınlamasıdır belki şiir?
üşüyen incecik imgelerde
ki,duyarlı rüzgarlarla hep sevişir şair
dipsiz uçurumlarda
her dize derin bir çığlık...

sevgi bir bahar yağmuru mu?
damla, damla yağan gönüllere
sevda bir ateş, ayrılık rüzgar mı ?
sevgiye hasret kalanlara.

yaralı bir şehir mi şiir?
sevdalı bir nehir mi?
akıp giden sonsuzluğa.
dalgın bir dal mı hüzünler naz ağacında?
suskuların alnacında yürek yansısı mı yüzler?
ki, aynaları hep kırık...


18/ 9/ 1980 Köln
Nuri CAN
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#14 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:46

Gam Vakti

Her gece
yüreklere
bir şiir ırmağı dökülür
bir mavi dize

sevdalı bir ayışığı
dalgalarla boğuşur
kavuşamaz denize

giderim
yıldızlarda gider
öksüz kalır limanlar
bir sızı düşer gedize
iner gökyüzü
damla damla dize dize

ay sendeler
su
ateş
kül
ve rüzgâr
şiir olur dökülür kirpiğinde
nazlı bir kızın
bütün özlemlere bedel

gül
aşk
toprak
kül
ve gönül
arı olur gezer çiçek çiçek
hasbahçede
masum sevgilere bedel

yel ne bilsin
yaprağın ürperişini dalında
el ne bilsin

nasıl güleyim ayışığım
sarıyıldızım
nazlıkızım
şimdi gam vaktidir
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#15 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:47

Yüreğimize Sonbahar Düştü

Ey hüznü sonbaharın
ey gözleri bozkır ağıdı
kaç dilde ağlayacağız daha
kaç dilde susacağız
dayanır mı yürek bu kadar acıya

ay gülümsemiyor
yıldızlar da küs
yer duman duman
gök bulut bulut
sırtını dönmüş umut
heyhat!
bir uçurum kıyısında
düştük düşeceğiz
elini vermiyor hayat!

Ey hüznü ayrılığın
ey gözleri gül sağanağı
kaç şarkıda ayrılacağız daha
kaç şarkıda kavuşacağız
dayanır mı yürek bu kadar hasrete?

geçtiğimiz bütün anılar hüzün
bütün yollar tutulmuş
çözülmüşüz, dağılmışız...
ne yana dönsek
sonbahara düşüyor kalbimiz
uzun saçlı ayrılıklar bağlıyor adımlarımızı

gün geriye döndü
her yer karanlık
o kadar yalnız ve çaresiziz ki
kaybolduk
ışığı tükenen kör kuyularda

bütün hızıyla koşarak
bir korku kovalıyor ardımızdan
dilimizde ağıtlar
yüreğimizde ağır bir depremle
kalakalmışız kederli iki dağ arasında
ne yana dönsek tufan

onulmaz bir acının közünde
kızıl saçlı ateşlerde yanıyor hayallerimiz
savrulan sokaklarında ömrümüzün
yüreğimize sonbahar düştü
hayat gülmüyor bize

Nuri CAN
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#16 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:48

Avcılar peşinde ömrümüzün

Yaralı yavru bir ceylandır bakışın
hüznün yamacında ürkek ve tedirgin
avcılar peşinde ömrümüzün
hayat ki ihanet dolu ey gül
hayat ki acımasız.
ister tuz bas yarana
ister dağla acını
dinmez sızı

Gül açar dağlarda
bir kez gülseydin oysa
ışık olur yayılırdı evrene gözlerin
sevda olur dolardı gönüllere

Yüreklere de kar yağar ah gül
buz tutar bakışlar dalgın sularda
yangınlar içinde de olsa insan
üşür bazan
ihanet görmüşse sevdiklerinden

Dünya ki bir değirmen ey gül
öğütür her gece hayallerimizi
ve ardına bakmadan
savrup götürür uzak iklimlere
dönmemek üzre....

Sorma ırmaklar nereye akar
kuşlar nereye uçar
yaşam nereye gider
ölüm nereye
acının dili yok
acının dili yok

hüzünlere yazılsada yazgımız
yuvarlanıp yuvarlanıp gitsede nehirlerde
kanasada yaramız
fark etmesede kimse
ekle yüreğini yüreğime ey gül
tutuşturalım bir ucundan
her dem içimize batan bu hayatı...
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#17 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:50

TAŞIR MI? YÜREĞİN BUNCA AĞRIYI


Taşır mı? yüreğin bunca ağrıyı ihaneti
göç eder mi? acılar başka bir acıya
yakınlaştıkça kıyısına uzaklaşır mı? aşk
dayanır mı? söz dudağındaki son sancıya

paylaşır mı? yalnızlığını bir dağbaşı ıssızlığı
dönersen cevizağacın tanır mı? seni
özlem dediğin saçlarını okşayan ninen mi?
seslensen bu kıyıdan alır mı? seni

bir gün çağlayanlara vurunca türkülerini
havalanır mı? sesinden yine bir kuş dalgası
aşk filizlenir mi kalbinde o nazenin kızın
kapanır mı? içindeki kırık sevda yarası

ay buluttan çıkınca yıldızlar gülümser mi?
eser mi? başında yine kavak yelleri
dudağını öptüğün gül, sevdasına küser mi ?
arar mı? kıyı köşe seni mahmur gözleri

Nuri Can
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#18 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:51

Kirlenen Umutlar

Zaman sararmış yapraklar gibi
Savrulurken hayatın uçurumlarına
Sonsuzlugu avuçluyoruz hep beraber
Tarihin kirli dönencelerinde

Banka cüzdanlariyla ölçülüyor yaşam
Aşklar,bir gecelik ilişkiler kadar değersiz
Dökülen yapraklar gibi geçersiz dostluklar
Kara bir leke taşıyor yarınına herkes
Eski incelikler, ilişkiler yok artık
Unutulmuş sevdalar üşütür yüreğimizi

İçli türküler yakışmıyor artık sesimize
Müzik diye sözsüz sözcükler tıkılıyor kulaklarımıza
Kimse kimseyi anlamıyor
Kimse kimseyi bağışlamıyor
umutlarıda kirletiyoruz hep beraber
Kirli bir kefen örerek cesetlerimize
utanarak bakıyoruz geleceğine çocuklarımızın

Gün gelecek
Herkes kendi yarattığı cehenemde yanacak
Duygu kalmayacak sevgi kalmayacak
Yürekler taşlaşacak taştan anılar gibi
İnsan olup olmamanin önemi kalmayacak

Nuri CAN
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#19 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:53

SEVDA Kİ TEK ÜLKEMDİ


Yüreğimin yüzüme yansısıdır hüznüm
Ömrümün alnacında
Ki aynaları hep kırık

Fırtınalar sellerle yıkadım yaralarımı
Alev ateş ırmaklarla
Kimseye sevgilim diyemedim ömrümce
Doya doya sarılamadım
Sevdaki tek ülkemdi benim

Bir rüzgar gülü gibi
Dönendim durdum uçurumlarda
Her gece bir sevgilinin koynuna düşürdüm
düşlerimi
her sabah bir gelinciğin yaprağında üşüdüm
bir öpüşün bir dokunuşun ödentisine
sakladım gülüşlerimi

şiirler neyi anlatır insanlara ey hayat
şarkılar neyi
ya yaralı bir ceren gibi içimde taşıdığım bu aşk
üstünde acılar içinde kıvrandığım bu yatak
bu soğuk ıssız insafsız geceler

sevginin rengi nasıldır ey hayat, neyi anlatır ölümler
menekşe kokan gül kokan yeniyetme bir bahar
ya satır aralarında boğulan çığlıklar

yalnızlığıma uzanan bütün eller yalancı
dilim suskuyla yoruldu, gönlüm aşkla
dudaklarımda yosun bağladı çığlığım
herkes kendi gerçeğinde kalıyor oysa
öfkesinin yanardağında

uzat ellerini ey hayat, iplerin koptugu yerde
umut ile sevgi birleşince
yerleşince yüreğe aydınlığın kanı
sisler çözülür, geceler geçilir
varılır ufkun şafağına
umut tükenmez insanda, sevgi tükenmez.

Nuri Can
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#20 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:54

Savaş gözyaşı ve kan

Vahşi çığlıklarla savrulurken çöl
Ölüm askerleri kol geziyor korkunun vadilerinde
Topa tutuluyor dört bir yandan sığınaklar
Ayaklar altında kaldı kardeş ülkem ve düşlerim

Bilirim birazdan ateşe verilecek evler
Ölüm sirenleri dolaşacak kapıları birer birer
Tutuşturacaklar kardeş ülkemi bir baştan bir başa
Çocuklar doğmadan ölecek
Sevişmeden dökülecek çiçekler
Ayinsiz törensiz gömülecek oğullarım kızlarım
Alıp götürecek sevinçleri gözyaşı ve kan

Çiçeklerin alnında kalacak kan lekeleri
Bir tomurcuğun rahminde büyüyecek
Çaresiz kalacak yaşam, kurşuna dizilecek umutlar
Gepegenç ölümlerin üstüne düşecek ay
Kızaracak utancın yüzü, utanmayacak yeryüzü

Nuri Can
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#21 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:55

El Bağlayıp Aşka Ağla

Gece gözlerini kapayınca gözlerin başlıyor
sen gözlerini kapayınca zifiri karanlıklar
uğultular yağar göklerden, alev-ateş ırmaklar
içini çeker bir çocuk, bir şarkı çıldırır dudaklarda

ne zaman seher yelleri esse uzaklardan
yüreğime papatya işlemeleri örülür tel tel ışıklardan
mor ötesi tünellerden sevdalar çağırır beni
ve bir ateş olup sarıp sarmalar gönül coğrafyamı
aşka el bağlayıp yanıyorum

ben ki, her ayrılığın terkisinde bir aşk taşıyorum
her aşkın terkisinde bin özlem yaşıyorum
düşlerimi deniyorum ırmaklarla, gözlerimi
unutulmuş istasyonlarda, bir ayrılıp bir kavuşuyorum

ey dudağımda kelebek ölüleri
ey yıldızları gözlerimin
ey ömrüm, ey gençliğim, ey sevdiğim
kimsesiz bir çocuğun yüreğine çizip resimlerimi
kayıp mezarlara gömüyorum, yüzüme siper ettiğim gülüşlerimi
ve acılarımı sevdalı bir kuşun kanadına bağlayıp
ardından el açıp aşka ağlıyorum

gücüm yetmiyor artık karşılamayı baharları yeniden
ve yeniden yaşamayı sırılsıklam aşkları
şimdi bir çöl akşamı yarım kalmış ömrüm
ey deyip susuyorum
ve ağlıyorum ardından aşka el bağlayıp
sende el bağlayıp ağla

ben yüreğimi uzak dağbaşlarında yitirdim
ağlamayı öğrendim ardından
sisler ve sanrılar kaldı elimde
dönüp bakamam geriye
anla

sorma nerde kaldı hayallerim
kim açtı bu kahrolası çukuru yüreğimde
hangi iklimin kederinde kayboldum
Şimdi dünyanın bütün yalnızlıklarına gözlerim yağıyor
dönüp gelemem geriye
anla
ve aşka el başlayıp ağla

Nuri CAN
17/11/88/nijmegen
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#22 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:57

Şehir ve Kar

Yüreğime kar yağıyor
beyaz bir kefen örtüyor yalnızlığımı
kar altında uyuya kaldı sevinçlerim
yine de gülümsüyorum umutla
bakıp yüzüne gül kızımın
ısınıyor hayallerim
içimde karlar eriyip eriyip gidiyor
kızım gülümsedikçe
bahara sakladığım yeşillerimde
yeniden yeşeriyor umut

Yüreğime kar yağıyor
üşüyor havada sesim
bembeyaz bir sessizlik içinde sokaklar
sustuklarımın ve söyleyemediklerimin izleri
sahipsiz kalıyor kar üstünde
silip süpürüyor rüzgarlar
içimde gemalmaz bir isyan
habire koşuyor
hüzün versede yaşadıklarım
her gün biraz daha
gülümsüyorum yine de kızımın hatırına...
yüzüme sakladığım çocukluğumla



N.Can
ey gül
ey güller gülü
bağrımın ödülü
Ey gül-i Rânâ
durdum divana
bir tas su ver yar aşkına

Bir kelebeğin kirpiğinde asılı kalmış
yanlış rüzgarlara savruluyor şiirler
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#23 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 10:59

Darağacı Darağacı

Zıpkın yemiş bir balıktı yüreğimiz
ışıklı denizlerde
çırpındıkça,
açılıp kanadı yaralarımız
çağcıl acıların labirentinde
sarsıldıkça ihanetlerle yaşama sarıldık

Dalgalandıkça
kudursun diye sevgi denizleri
uğuldasın diye ıssız dağlar
bütün akarsuları gözlerimizde topladık
bütün rüzgarları soluğumuzda
dünyanın bütün dillerinde
zulmü haykırdık çığlık çığlık

Üşüyerek sarılıp bir umuda
acının gündönümlerine ateşler yaktık

Bin soluk çırpıntısında
bitimsiz bir yamacı tırmanırken
yüzyılları içilmiş alın terlerinin akıyla durulduk
urartu ateşleri yakarak çıktık körkaranlıklardan
ki, sabah ateş kanatlı bir dağdı zaten
devşirilmiş bir eylül ortasında vurulduk

Boynumuzdaki kementleri
yarınların gün doğumuna uzatarak
ve bir sevdayı yüklenerek darağaçlarında
dik tutup başımızı yokuşlarda hesapsız
böldük ikiye karanlığı keskin bir sancı gibi

Dünyanin bütün çöllerini yeşertebilecekken
kendi yüreğimizin yangınında kavrulduk

Nuri Can
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..

#24 Misafir_yemyeşim_*

Misafir_yemyeşim_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 11:08

bune böle sessizliğin kızı??:)

doldurmuşsun topici..

#25 AsiMeLek

AsiMeLek

    Kıdemli Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPipPipPip
  • 2.404 İleti

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2006 - 12:14

bune böle sessizliğin kızı??:)

doldurmuşsun topici..


valla doldurmadım nuri can ait bunun 10 mislişiir var :D
Güneşi solduran gözlerin şahit..Geceye mahkum eden yokluğun şahit..
Kapında bir ömür bekleyip...Yollarına bakan gözlerin şahit..
Ömrüme ömürler veren....Yüreğime sevgiler eken..Bedenimi almaya gelen
Azrailin pençesi şahit..