Jump to content
Sign in to follow this  
AsiMeLek

NURİ CAN ( Şiirleri )

Recommended Posts

Açmaya Geldim

 

Kanadı kırılmış yavru serçeyim

Kınalı elinde uçmaya geldim

Tomurcuk vermeden soldu çiçeğim

Sevdalı gönlünde açmaya geldim

 

Sevincine hevesine kat beni

Lal kesilem al sesine kat beni

Seher kokan nefesine kat beni

Saçına yıldızlar saçmaya geldim

 

Yalansız yürekten yaşamak için

Düşmanımda olsa barışmak için

Bir sonsuz ırmağa karışmak için

Aşkın kevserinden içmeye geldim

 

Yalnızım yollarda bir denk oluver

Gönül tellerime ahenk oluver

Can Nuri dünyama bir renk oluver

Seninle cennete kaçmaya geldim

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gözüm Kalmadı

 

Ne güneşim doğar, ne bahar gelir

İnan hiç bir şeyde gözüm kalmadı

Her sabah içimde bir ah yükselir

Artık dön demeye lüzum kalmadı

 

İstersen rüya de geçen yıllara

İster gözyaşı dök akan sulara

Bir daha ne sor beni, ne de ara

Kimseye diyecek sözüm kalmadı

 

Yalancı dünyada hep cefa gördüm

Yüreği kavrulmuş toprağa döndüm

Hasreti acıyı içime gömdüm

Baharım kalmadı yazım kalmadı

 

Yaralı yollarda ömür treni

Bir sonsuz acıya sürükler beni

Sarın yüreğime beyaz kefeni

Ölümden başka bir çözüm kalmadı

 

Her tufan ardında bir güz bıraktı

Solan yapraklarda bin giz bıraktı

Çektiğim her acı bir iz bıraktı

Takatım kalmadı gücüm kalmadı

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kadar Sevmedim

 

Mevsimler tükendi mevsimler geçti

Gözlerim yollarda haber bekledim

İnsanlar nesiller yüzler değişti

Bir benim gönlümde sen değişmedin

 

Bir çiçektin açıp soldun gönlümde

Bin yıl çalıp gittin sanki ömrümde

Nice yerler gezdim diyar gördümde

Hiç kimseyi senin kadar sevmedim

 

Özleminle geçti aylar seneler

Hicranla tükendi günler geceler

Benim gibi sevemezki kimseler

Her köşeye gül kokunu işledim

 

Bilmemki hangi yol sana ulaşır

Hangi rüzgarlarda sesin dolaşır

Her gece içimde gözlerin ışır

Ay mısın güneş mi nesin bilmedim

 

Akan sullar denizlere erişti

Dallar çiçek açtı kuşlar sevişti

Hasretin hançeri bağrımı deşti

Gittiğin yollarda geri gelmedin

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sevda Yıldızı

 

Atarken dağlara sevda yıldızı

Yakmıştı derinden o ince sızı

Sen hala kalbimin biricik kızı

Hiç mi değişmedin bende sevdiğim

 

Yaprak yaprak döktü dalın ağaçlar

Gülmüyor baharda artık yamaçlar

Kar düştü dağlara ağardı saçlar

Bir sen değişmedin bende sevdiğim

 

Ovalar nehirler düzler değişti

Baharlar rüzgarlar güzler değişti

Alınlar şekiller yüzler değişti

Bir sen değişmedin bende sevdiğim

 

Gurbete gidenler sılaya döndü

Ocaklar tutuştu ocaklar söndü

Nesiller türedi nesiller öldü

Bir sen değişmedin bende sevdiğim

 

Baharlar değişti yazlar değişti

Sevdalar dualar hazlar değişti

Şarkılar türküler sazlar değişti

Bir sen değişmedin bende sevdiğim

Share this post


Link to post
Share on other sites

İnce Sızı Tele Düştüm

 

Bulut bulut yağmur yağmur

Damla damla yele düştüm

Umut ektim bahar bahar

İçimdeki sele düştüm

 

sümbül olsam yazım kırık

Bülbülüm avazım kırık

Bir aşığım sazım kırık

İnce sızı tele düştüm

 

Dağlarki kar için ağlar

Yürekler nar için ağlar

Gözlerim yar için ağlar

Mecnun oldum çöle düştüm

 

Hep üzüldüm üzemedim

Suna gibi yüzemedim

Kanadımı süzemedim

Turna idim göle düştüm

 

Ey beni görmeyen dağlar

Bir umut vermeyen dağlar

Halimden bilmeyen dağlar

Bir hayırsız ele düştüm

 

Can Nuri’yim sefa bilmem

Dertli doğdum deva bilmem

Ahengim yok neva bilmem

Bülbülüm bir güle düştüm

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kanar Durup Dinlenmeden

 

Kalbimin içinde bir gül

Kanar durup dinlenmeden

Aşka düşmüş deli gönül

Yanar durup dinlenmeden

 

Yağmur yağar bulutlanır

Güneş doğar umutlanır

Bahar gelir kanatlanır

Uçar durup dinlenmeden

 

Aşk oduyla yandırır da

Katre katre kandırır da

Naz edip usandırır da

Kaçar durup dinlenmeden

 

Saçlarıma kırlar düşer

Sevda ile özüm pişer

Umut dargın gönül küser

Ağlar durup dinlenmeden

 

Dalda solan yaprak gibi

Yolda tozan toprak gibi

Dağda akan ırmak gibi

Çağlar durup dinlenmeden

 

Kimi sevmiş sevilmemiş

Kimi gitmiş de gelmemiş

Can Nuri’yim can yitirmiş

Arar durup dinlenmeden

Share this post


Link to post
Share on other sites

İntizar

 

Nazlı yarim bu ellerden gidersen

Keklik olur yollarını gözlerim

Unutup da hayallerden silersen

Ateş olsun yaksın seni közlerim

 

Bir ateş verdinki yandı sönmüyor

Kör oldu gözlerim bir şey görmüyor

Bir kez giden daha geri dönmüyor

Dağlar taşlar kahrol deyi seslerim

 

Amanı da nazlı yarim amanı

Dağılmaz başımın gamlı dumanı

Her bahar mevsimi yayla zamanı

Rüzgar olup mor dağlara eserim

 

Can Nuri’yim bakmaz isen halime

Hazanlar işlesin gönül teline

Ölürsem sevdiğim üstüme gelme

Dünya ahret bacım deyip küserim

Share this post


Link to post
Share on other sites

Güldür Artık

 

Gel sevdiğim sual eyle

Halımı hallar içinde

Meyve veren bir dal eyle

Dalımı dallar içinde

 

Çok ağlatın güldür artık

Kalbim kırık daldır artık

Tut elinden kaldır artık

Kulunu kullar içinde

 

Can Nuri’yim söndü çıram

Merhemim yok azdı yaram

Yitirdim yarına varan

Yolumu yollar içinde

 

Çok ağlatın güldür artık

Kalbim kırık daldır artık

Tut elinden kaldır artık

Kulunu kullar içinde

Share this post


Link to post
Share on other sites

Neyleyim

 

Geceler uykusuz gündüzler zalim

Teselli dediğin sözü neyleyim

Senden uzaklarda dertlidir halim

Gül yüzün görmeyen gözü neyleyim

 

Hazan rüzgarları esmiş savurmuş

Sevda ayazları yakmış kavurmuş

Hasretlik yoluma pusular kurmuş

ovayı yokuşu düzü neyleyim

 

bir ben mi yorgunum, bir ben mi düşkün

hayata darılmış kadere küskün

her günüm bir ah, her anım üzgün

dünyada gülmeyen yüzü neyleyim

 

gezdim boynu bükük, gezdim ar ile

gelip geçti ömür tipi kar ile

bülbül oldum iniledim zar ile

baharı olmayan güzü neyleyim

 

ceylanım vuruldu yaslıdır dağlar

ömür gazel döktü kurudu bağlar

her gece içimde bir pınar ağlar

türküyü kemanı sazı neyleyim

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bilmezsin Güzel

 

Efkarlı başımda dumansın yelsin

Gözümün yaşında ummansın selsin

Düşmüşüm derdine dermanım sensin

Divane gezerim bilmezsin güzel

 

Gönüldür isteyen aşk ocağını

Sümbülün saçını kor kucağını

Hayat busesini gül sıcağını

Ölürüm ver desem vermezsin güzel

 

Kavuştursun diye gözü elaya

Gece gündüz dua yaktım mevlaya

Aşk elinden düştüm onmaz belaya

Perişan halimi görmezsin güzel

 

Bulut olup gökyüzüne ağarım

Boran olup yağmur ile yağarım

Gahi iç çekerim, gahi ağlarım

Akan gözyaşımı silmezsin güzel

 

Mutluluk bir çiçek açıp solmasın

Esmesin sam yeli saçın yolmasın

Sarılki Nuri’ye sabah olmasın

Bir gece gel desem gelmezsin güzel

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ben Gülümden Ayrı Kaldım

 

Has bahçanın mor gülüyem

bülbülümden ayrı kaldım

leylaya meftun mecnunum

ben çölümden ayrı kaldım

yara beni yara beni

karlı dağlar sara beni

dağ yelimden ayrı kaldım

 

Sümbül olsam yazım kırık

sevincim yok nazım kırık

bülbülüm avazım kırık

mor gülümden ayrı kaldım

yara beni yara beni

karlı dağlar sara beni

ben gülümden ayrı kaldım

 

hazana döndü bağlarım

borana döndü dağlarım

sular çağlar ben ağlarım

kar selimden ayrı kaldım

yara beni yara beni

karlı dağlar sara beni

yar dilinden ayrı kaldım

dost ilinden ayrı kaldım

 

yaşamak hüzne bölündü

hasretlik çileye döndü

Can ozan ocağım söndü

kor külümden ayrı kaldım

yara beni yara beni

kara toprak ala beni

zor ölümden ayrı kaldım

ben köyümden ayrı kaldım

Share this post


Link to post
Share on other sites

Söyle Nereye

 

Nereye gidiyorsun alıp başını

Söyle ey vefasız söyle nereye

Izdırap çileden elemden başka

Ne kalır, ne kalır söyle geriye

 

Hiç mi hatırı yok geçen günlerin

Solan sümbüllerin açan güllerin

Öpülen dudağın yaşlı gözlerin

Söyle ey vefasız söyle nereye

 

Yüzüne en zalim tavrını takıp

Sönmez ateşlere kalbimi atıp

Acılar içinde yalnız bırakıp

Geçip gidiyorsun söyle nereye

 

Hiç mi hatırı yok hatıraların

Okşanan saçların saran kolların

El ele gezilen ıssız yolların

Söyle ey vefasız söyle nereye

 

İçimde kaynayan ırmaklar gibi

Dalımda kuruyan yapraklar gibi

Çiğneyip kalbimi topraklar gibi

Geçip gidiyorsun söyle nereye

 

Hiç mi sızlamıyor seven yüreğin

Ettiğin yeminin tuttuğun elin

Yağan yağmurların çağlayan selin

Söyle ey vefasız söyle nereye

 

Sanmaki bir daha mutlu olursun

Kaybolan yılları geri bulursun

Elbet gün gelir sende yorulursun

Söyle ey vefasız söyle nereye

 

Hiç mi sızlamıyor seven yüreğin

Hiç mi hatırı yok geçen günlerin

Söylenen şarkının okunan şiirin

Söyle ey vefasız söyle nereye

 

Bir gün ne kalmışsa maziden yana

Doldur yözyaşlarını gönder bana

Beddua etmeye kıyamam sana

Söyle ey vefasız söyle nereye

Share this post


Link to post
Share on other sites

Meyro

 

Hasret acı dertler bizi bulmadan

Gayrı gel seninle birleşek meyro

Ölüm habercisi kapım çalmadan

Ah du sefa ilen eyleşek meyro

 

Muhabet kuşları kalkıp göçerken

Üstümüzde havalanıp uçarken

Sabah seherinde güller açarken

Dertli bülbül ilen söyleşek meyro

 

Fitne fesat aramıza girmeden

Hasret oku bağrımızı delmeden

***** felek can almaya gelmeden

Kavlimiz üstüne birleşek meyro

 

Can Nuri’yim sevdan ile ölmesin

Konu komşu bu haline gülmesin

Muhannetler aşkımızı bölmesin

Koklaşak sevişek dertleşek meyro

Share this post


Link to post
Share on other sites

Başım Üstüne

 

Kurban olam endamına boyuna

Dökme zülüflerin kaşın üstüne

El ne derse desin güzel huyuna

Selamın gelirse başım üstüne

 

Cümbüşüm kemanım ince sazımsın

Kirlenmiş dünyada kar beyazımsın

 

Pınar olsam yalnız ismin seslerdim

Rüzgar olsam saçlarına eserdim

Ne yüzüm dönderir ne de küserdim

Gel yarim ol gözüm başım üstüne

 

Köknarım cevizim gül beyazımsın

Kanaviçem gözgizim akyazımsın

 

Gonca isen aç kalbini gireyim

El değmemiş mor gülünü dereyim

Can Nuri bir canım var iste vereyim

Ahtım olsun suyum aşım üstüne

 

Cümbüşüm kemanım ince sazımsın

Kirlenmiş dünyada kar b

Share this post


Link to post
Share on other sites

Şiir Gözlüm

 

Bağımda bülbülüm dalımda gülüm

Sensiz yaşamanın her anı ölüm

İster savaş olsun isterse zulüm

Ben seni isterim ey barış özlüm

 

Gir benim gönlüme bir ömür sürsün

Yas tutan yüreğim baharı görsün

öldürürse eğer aşkın öldürsün

Ben sana hasretim ey şiir gözlüm

 

Gündüz güneşimsin gecede ayım

Sensin hayatımda mutluluk payım

Sar beni bir ömur sende kalayım

Bir seni seveyim ey bahar yüzlüm

 

Tutkunun olmuşum yanarım özden

Bir yanım ayazda bir yanım közden

Hak seni korusun kem bakan gözden

Budur bir dileğim ey şirin sözlüm

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gülüşü Gül Gibi

 

Aşağıdan gelir geline benzer

Saçları sırmanın teline benzer

Hasbahçe içinde taze gül gibi

Nefesi seherin yeline benzer

 

Özenmiş bezenmış yaratmış hüda

Derdinden bağrımı kanatmış hüda

En güzel renklerle donatmış hüda

İrem bağlarının gülüne benzer

 

Gülüşü gül gibi, bakışı gülden

Kokusu gül gibi, yakışı gülden

Akışı gül gibi, nakışı gülden

Dilleri bülbülün diline benzer

 

Yüce dağbaşını kervan yol tutmuş

Sevenin derdini mevlam bol tutmuş

Can Nuri’yi güzellere kul tutmuş

Gözlerim fıratın seline benzer

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gelinim

 

Hasret benim, figan benim, ah benim

Aşkın ile divanenim delinim

Koma beni yadellerde umutsuz

Hasret gözlüm, sabah yüzlüm, gelinim

 

Sen uykuysan, ben gördüğün düş olam

Sen yuvaysan, ben bir yavru kuş olam

Ağlar isen yanağında yaş olam

Çiçek özlüm, şiir sözlüm, gelinim

 

Bir ümit ver bana tutunacağım

Gönlümü sevginle avutacağım

Özlem yağmurum ol, düş kaçağım

Sarı kızım, ak yıldızım, gelinim

 

Gel benim canım ol, gönül yoldaşım

Bir ömür dizinde dinlensin başım

Akarsa uğruna aksın gözyaşım

Alın yazım, gönül sızım, gelinim

Share this post


Link to post
Share on other sites

 

1133969708364ab.gif

 

İkimizin Masalı

 

 

Sen bir çiçek olsaydın sevda çöllerinde

ömrümce yaş dökerdim kurumayasın diye

seni yalnız güneşin aklığı

güllerin sıcaklığı ile beslerdim

ve mehtabın büyüsü ile süslerdim yapraklarını

her sabah kızıllığında yeniden koklamak için

 

sen bir defter olsaydın, ben kalem olurdum

seni yazardım gece gündüz şiirlere, romanlara,

dağlara, bulutlara, rüzgarlara

elimin ulaştığı, gözümün gördüğü heryere seni yazardım

dilime destan, yüreğime mühür kazardım

bir ömür seninle yaşamak, seninle yaşlanmak için

 

sen bir ceren olsaydın avcıların önünde

sevgimi siper ederdim vurulmayasın diye

yaralarını rüzgarın diliyle okşar

güllerin eliyle sarardım

ve seni dağların moruyla gizler

pınarların diliyle seslerdim

kem gözlerden, katı yüreklerden korumak için

 

sen bir çoban olsaydın sürüler peşinde

kalbimde taşırdım hep yorulmayasın diye

ve kavalını rüzgarın nefesi ile üfler

çağlayanların sesiyle dinlerdim

her gece ayışığında duygularını okşamak için

 

sen bir kardelen olsaydın dağların eteğinde

ben yaprak olurdum rüzgarda titreyen

dört bir yana kokular saçar dururdum

her dem aşkın ile sarhoş olmak için

 

sen bir dal olsaydın, ben toprak olurdum

sen bir göl olsaydın, ben ırmak olurdum

kalbine akardım gece gündüz

senden uzak kaldığımda ağlar dururdum

 

sen güneş olsaydın, ben dünya olurdum

dönerdim ekseninde durmadan

her sabah, her akşam yeniden buluşmak için

 

ve saçlarını gökyüzünün mavisi ile yıkardım

her dem güzelliğinden sarhoş olmak için

 

 

 

 

Nuri CAN

www.nuricann.com

 

.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.