Jump to content
Sign in to follow this  
melonss

sadece ismini söledim

Recommended Posts

Ölüm Çağırıyor

Kulaklarım çınlıyor, sanki bir boşlukta yalnızım, ve zifiri karanlıktan gelen ses ve beynim buna dayanamaz hale geliyor. Başlıyorum ağlamaya, gözyaşlarım bir hançer gibi süzülüyor yanaklarımdan. Yere düşen damlaları sayıyorum düşüncelere dalarak. Ardından, bağırmak, haykırmak ve ölmek istiyorum. Her şeyden uzaklaşmak, insanlardan uzklaşmak ve kendimden uzaklaşmak bir bir özgürlük gibi geliyor bana. Ve tekrar ağlıyorum düşündüklerime. Sanki, biri itiyor beni boşluğa. Yavaş yavaş süzülüyorum, kör boşluğun içinde. Belki boşluktan çıkarım ümidi ile çırpınıyorum uçmak için. Kanatlarımı kırıyorlar acımasızca. Birileri yapıyor bunu ama kim! Bulamıyorum, bulamadıkça isyanım başlıyor. Belki de bendim diye düşünüyorum kendimi boşluğa iten. Ve eski paslı bir hançeri, zaten çırpınan kalbime saplıyorum. Sanki isyanım, çaresizliğim akıyor hançerin ucundan ve gözlerim kapanıyor. Ulaşıyorum sessizliğe ve bir ferahlık sarıyor içimi, sonsuzluğa kadar.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Özleme Dair

Özledim seni...

 

Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...

 

Beynimi uyuşturuyor özlemin...

 

Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca ay içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.

 

Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp sürekli bir boşluğa dönüşüyor.

 

Sabahlara seni okşayarak başlamaları, akşamları her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karş ılamaları özlüyorum; oynaşmalarymızı, hırlaş malarımızı, yürüyüşlerimizi, kaçamak tatillerimizi, sevimli haşarılğıını, çocuksu küskünlüğünü...

 

Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken...

 

Bilsen, ne zor gitmen gerektişini bile bile "Kal" demek sana...

 

Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtişini bilmek...

 

Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur oldu?umuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" demek...

 

"Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa" demek sana ne zor...

 

..Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden; sesin, kokun hala beynimdeyken...

 

..Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşıylaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...

 

..Yeni bir sevdayı kesinlikle yasakladığım kalbime söz geçirmek...

 

..Ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı, yanyana titreştiğimiz onca kışı, paylaştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, arkandan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor...

 

..Yokluğunu beklemek, ne zor...

 

Bunlary düşündükçe, şu anda uzakta bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp, terk edilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları, yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmek geçiyor içimden...

 

Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum.

 

Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terketmişlere özgü bir terk edilme korkusunu da yüreğimin derinliklerinde duyarak sana koşmak, yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve "Dön birtanem" demek istiyorum:

 

"Geri dön... canın seni bekliyor..."

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ekim’de Bekleyiş

 

 

 

Suyu görünce yeşeren, yeşerdikçe çoğalan ekinler gibi büyüyor içimdeki özlemler. Hasretim arttıkça kan toplanıyor beynime. Kocaman yüreğimle koşuyorum düşlerime, sonsuzluğa. Kavurucu yaz sıcakları ortasında reyhan rengi yalnızlığımı bilemekteyim. “Neden gittin?” yakarışlarımı duymazdan geldin, gittin o uzak diyarlara. İnadınla bilinmezlere gömüldün sessizce, çığlık çığlığa. Götürdüğün anıların ağırlığı hiç mi acıtmadı yüreğini? Ardında bıraktığın, çam ağaçlarının sert, dikenli yapraklarıydı bu Temmuz ortasında. Hayal gözlerinle, hayal bir geleceğe bıraktın beni, öyle soğukta, yalınayak, ezilmiş benliğimle. Hani yorgunluğumu atmak için yalnız bırakmıştın ya beni?.. Daha yorgun yarınlara. Çocukça salınacağımız parksız çocuk bahçelerinde seninle yan yana, yapayalnız dolaşmıştık çalı çırpılar arasında, el ele. Yıkadık yüreğimizi duygu nehirlerinde ağladık, çırpındık, ama boşuna.

Koşacağım günleri beklemekteyim. Bulutların arkasında umutsuzluğumun yıkıldığı anı beklemekteyim, umudun kucağına atılacağım anı. Beklentilerinin içine gömüleceğim anı düşlemekteyim, sahipsiz kimliğimle ve bütün acılara inat koşacağım eskisi gibi buruk ama hazin kendimle ulaşılmaza. Beni, bensizlikte boğulmuşluğunla karşılayacaksın, biliyorum. Bir efsanenin bitmemiş sonunda, seninle uzakta da olsa mutluluğa soyunmayı beklemekteyim, hasretinle. Akıl almaz bir sevdanın en onulmaz noktasında sana ulaşmanın sancısıyla uyanacak mıyız dersin sahipsiz sabahlara? Yaşam denen o karmakarışık dehlizlerde buluşacağız belki; sigarada, bir bardak çayda, gülen gözlü çocuğumuzda biz olarak, güzel bir gelecekte... Yitirilmiş ama bulunacak bir kayıp gibi buluşacağız. Bilinçsizce bulunacak bir kayıp gibi kavuşacağız diye gözlerim ışıldamakta benim.

Koyu bir sensizlik gölgesinde varolacakla yaşamaktayım düşlerimde, umudumda. Nisan yağmurları yağacak koyu bulutların arkasından bir sonbahar sabahında. Serçeler anlatıyor buluşacağımızı, uçarak telaşla gökyüzünde. Birbirini kovalayan, ağustosa inat ötüşleriyle seni müjdeleyen serçeler götürecek beni, sana. Mutluluk gözyaşları süzülecek yanaklarımızdan, ama kimse bilmeyecek, vakitsiz bir sonbaharın kapısında olduğumuzu.

Bir yazı devirmekle geçiyordu günlerim. Onca çirkinliklerin onca ihanetlerin kavurucu sıcaklığında bir Harranlı kadının mağrurluğu ile geçirmekteyim bu son yaz ihaneti günlerini. Bitecek, diye umutlanarak serinliğe uzanacağım sıcak yaz günlerinin inadına; ama endişesiz, kaygısız, rahatlamış yaz akşamlarına veda etmenin hüznünü de taşımaktayım tüm ağırlığıyla.

Kuşlar ötüşmüyor; her yan, sıcağın yapışkanlığı altında kilitlenmiş, kımıldamıyor. Buharlaşmaya başlayan pislikler, gökyüzüne savrulmakta harmandaki buğday başakları gibi. Sonbaharın yüklü yağmur bulutlarına kavuşmak için gün saymaktayım sabırsızlıkla. Sabırdan sıkıldım, sabırsızlığı sevmekteyim nedense... Kaç yaz geçirdik yanarak, ateşe basar gibi zıpladık durduk o sıcaklarda, cayır cayır. Umudumu Eylül’ün sarıya çalan yapraklarının Ekim’de dökülüşüne bağladım acı sarı fiyonklarla. Yüreğimi, yakan yazın o yalancı duygularından sıyırıp sonbaharın umut böceklerine saklamaktayım şimdilerde. O sararmış, ömrü bitmiş yapraklar dökülecek bir bir ya da rüzgarların etkisiyle birbirine girerek havada uçuşarak dökülecek. Ve kendi ayaklarımla duygularımın ezikliği altında yürüyeceğim, saçlarım rüzgarlarda özgürce savrula savrula. Dumanlanmış başım açılacak ve rahatlayacağım diz boyu güzelliklerle.

Ağustos, ekime dayanırken ardında sıcaklarını bıraktı, farkında olmadan. Değişen çok şey gibi ekimin o serin, az güneşli, duygu yüklü bulutları kaplayacak yeryüzünü. Kısa yaşam yolculuklarımı hayallerimle aldatacağım ama kimselere zarar vermeden. İyi sarılacağım ekimde, önce kendime, sonra da sana sevgili dost. Sen de o acıya bulanmış umudu bekliyorsan. Acaba içinde bir umut çiçeğinin büyümesini bekleyen var mı şu an, sabırla? Yalnızlık insana yakışmıyor ki! Bana hiç yakışmaz. Yalnız, sevgisiz, kimsesiz yaşamak olur mu bu koca dünyada? Bir dost bir post, yetecek bana, gerisi boş, diye geçirmekteyim içimden. Haksız mıyım? Kim yalnız direnebilir bu koca dünyaya, yaşama? Kendimle, sevgimle, anlayanımla yürüyeceğim zor bir dünyanın tünelinden, ama onurluca ve dostça. Seninle. Arayışlarımı, sevgimi karşılıksız bırakmayan bir dost olabileceksen sen...

Acılarım sona erecek ekim parklarında, çocuk sesleriyle dinlenecek ruhum. Bir parkta gözlerim arayacak çok uzaklarda olan birini... Yalnız, yapayalnız benle olmak isteyen birine uzanacağım habersizce bir akşam üzeri. İhanetlerin ötesinde seninle, sana ulaşacağım bir ekim akşamında. Belki bir Sirkeci treniyle, belki de bir Mavi trenle, belki de bir kağnıyla Anadolu’nun harman yerinden, kim bilir... Hasretle sarılmalısın bana, sevgiyle kokmalısın. Bense... Utangaç, ezik ama aldırmaz sarılmalıyım sana. Gülüyorum; gülme şimdi, hadi oradan, deme. Sarılırım sımsıkı, dostsan, dostça bağrına basacaksan eğer? Yan yana düşmeliyiz senle, arkamızda ekim güneşi ve duygu fırtınalarıyla; soğuk esen akşam denizini izlemeliyiz, batmaya yüz tutan güneşle. Yan yana yürüyerek girsek dost evimizin tahta kapısından. Geri çekilsem bir adım, kapıyı açsan. Sonra doğru soğuk mutfağa koşsam, diyorum, sen perdeleri çekerken.

Özledik, hem de çok. Yalan değil, kaç yıl döktük geçmişe, buz gibi özlemlerle yanan uyanık hain gecelere. Konuşmayacağım artık eskisi gibi. Neden mi? Zaman unutturdu desem konuşmayı? Acımasızca, hain... İnat, geçmiş yıllarda kaldı; tüm özlem filizlerim büyümeden sessizliğin ortasında, yalnızlığımla kaldı. İşte bundan unuttum konuşmayı! Geriye kalan, anlamlı bir dostluk karşında neye yararsa... Acelesi olmayan, kimsenin beklemediği sakin biri var şimdi yanı başında. Geçmiş daha mı güzeldi, diye düşünüyorsan eğer... Her zaman ki gibi sessiz, kaçamak bakıyorsun yüzüme. Ben böyle istemiyorum seni! Daha sevecen bakmalısın ki, sevinsin yaralı yüreğim. Daha duygulu olmalısın ki duygulansın ruhum, essin, bir an da olsa. Oysa esmeyeli yıllar oldu ruhumda sevda yelleri, değil mi? Yediğimiz şamarları arkamıza alsak... Uzanabilsem, diye geçiriyorum içimden, yorgunluktan ölmüşüm anlasana dercesine. Bir yer minderine yastıksız uzanabilmek keyfine razıyım, o tezek kokan köy evlerinde. Sen, karşımda, istediğim gibi... Yeniden doğayım yeryüzüne. Sığınayım o limana sessizce, duygu çalkantıları arasında ve uykusuz kalayım, umurumda mı? Uyuyamam. Yağmur vurmakta cama. Bilirsin, severim buğulanmış camın ardından hem seni hem dışarıyı seyretmeyi. Çay, elimde; aklım bir yerlerde, bilinmez mesafelerde, ya da bir heyecanla nefes nefese.

Desem ki, son söz olarak, “Seni seviyorum.” Yanaklarım kızarmış, utanmışım ama demişim işte. Acı, fırtınalı, kavurucu yaz sıcaklarının terkedilmiş, yalnız günlerinin acısına, en fazla bir gece… Ama ‘arkadaşça, dostça’ yaşasak nasıl olurdu? Elimi uzatabilsem bir mitoloji tanrıçası gibi sana, sen de bir tanrı gibi tutsan beni, korusan, sıcaktan dili damağı kurumuş efsane sevdalara inat. Hiç gözümü kırpmadan sabahın ilk gün ışığı vursa uykusuz gözlerime. Aramızda bir kapı, sadece aralık ve oradan içeri sızan müzik, güneş ışığına dolanmış. Hafif, dinlendirici, huzurlu bir güne başlangıç dansı, gün ışığıyla rüzgarın bana uzattığı bir demet sevgi yanı başımda.

Yan yana, tüm sahte sevgilere inat soyunsak güzelliklere. Nasıl mı? Bir gülümseyen yüz bulanmış onca yaşama, sevginle saygın anlatsa seni bana, beni de sana, diyorum. Darmadağınık saçlarımla, buruk bir ‘günaydın’ dökülse dudaklarımdan.

Cümlelerinle dokunsan ya da bölünmüş bir elmayla yaklaşsan.

Share this post


Link to post
Share on other sites
tesekkür ederim yzdıkların için ben izmirden melons şiir yazmayı severim sanırım bu bana babamdan kaldı onunda vardır böle şiirleri ..

kitap işine gelince 600 e yakın şiirim var

ama su ana kadar düşünmedim :) sanırım düşünmüyorumda bunalr benden cocujklarıma kalıcak :)

 

 

Bence düşün, bence düşün bence düşün bence düşün bence düşün bence düşün bece düşünmeye gerek yok 600 şiir nerden baksan 30 kitap yapar hadi en iyisi 15 kitap olsun düşünmeyi bırak ..Şiirlerin Sula Özprodomos tarzına çok yakın...

 

İÇİM BİLİR SENİ İÇİM

 

Seni içimden almalarına izin verme sakın

 

Sen sığınacak bir yer bul kalbimin en derinlerinde

 

Ve bekle....

 

Sıkı sıkı tutun bana emi !

 

Sakın gitme.

 

Sen yitirdiğim huzurumsun benim

 

Alamadığım nefes, boğazımda takılı kalan hıçkırığımsın.

 

Seni anlatamam ben öyle herkese

 

içim bilir seni içim

 

Sula ö.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Bence düşün, bence düşün bence düşün bence düşün bence düşün bence düşün bece düşünmeye gerek yok 600 şiir nerden baksan 30 kitap yapar hadi en iyisi 15 kitap olsun düşünmeyi bırak ..Şiirlerin Sula Özprodomos tarzına çok yakın...

 

İÇİM BİLİR SENİ İÇİM

 

Seni içimden almalarına izin verme sakın

 

Sen sığınacak bir yer bul kalbimin en derinlerinde

 

Ve bekle....

 

Sıkı sıkı tutun bana emi !

 

Sakın gitme.

 

Sen yitirdiğim huzurumsun benim

 

Alamadığım nefes, boğazımda takılı kalan hıçkırığımsın.

 

Seni anlatamam ben öyle herkese

 

içim bilir seni içim

 

Sula ö.

selam :) yazdıkların gururumu okşadı teşekkür ederim arkadasım ama dedim ya benden cocuklarıma kalıcak tek sey şiirlerim olucak :)

Share this post


Link to post
Share on other sites
selam :) yazdıkların gururumu okşadı teşekkür ederim arkadasım ama dedim ya benden cocuklarıma kalıcak tek sey şiirlerim olucak :)

 

 

Hayır olmaz dermişim :)

 

Tabiki siz bilirsiniz, ben sadece sizi yüreklendirmek istemiştim...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Çaresizim,

Uçsuz bucaksız bir denizin ortasında kalmış gibi,

Öyle çaresiz.

Öyle fakir

Aşktan mahrum bir avuç yürek

Hayallerimde ümitsizlik gölgesi

Gözlerimde bulutluluk

Bir dalga vuruyor sahile

Köpük köpük ,dalga suyunda ıslanıyor ayaklarım

Yürüyorum aldırmadan

Arkamda kalan ayak izleri bir dalga darbesiyle siliniyor

Ve yağmur yağıyor uzaklara

Bir hüzün, bir haykırış

Bir rüzgar uğultusu

Gözlerime getiren eski hatıraları

Niye küstüm hayata

Niye düştüm gaflete

Uyan ey gözlerim kendine gel!

Nedir bu isyankarlık

Nedir bu çaresizlik.

Böyle kendini bırakışın,

Nedir bu kendini boşluğa atışın,

Kime kızdın!

Sahil boyu dolaşan sevgililere mi?

Onlar bulmuş aşkı zaten

Arayıpta aşkı bulamayanlardanım ben.

Yoksa kadere midir? Bu sitem

Ellerimle attım kendimi kor ateşlere

Duman oldum bacalardan tüten

Buharlaşmış sevginin arkasından göz yaşı döken

Zincirleme kendini

Hançerleme yüreğini

Haince saldırma bedenine

Esen rüzgara karşı dalgalana saçlarım

Düşer gözlerimin önüne

Bir parmaklık gibi

Ve bir soğuk,yüzümü hırpalıyor

Bir istek doğuyor içimde,

Bir fincan kahve

Bir yudum sevgi içmek istiyorum

Çaresizim çaresiz

Seni bekliyorum......

sevmek beklemekese canım seni beklerim...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Çabuk Gel

Vakit geçirmeden çabuk gel

Ezelden ben sana bağlandım

Fırtınalı bir gecede ve sensizim

Aşkım,ne olursun yanıma gel

Sen olmayınca yaşasam ne olur

Issız bir gecede ve yine sensizim

Zaman geçmiyor sensiz,ne olursun yanıma gel

 

Yalnızım,yalnız sensiz olmuyor

Arkana bakma bir an önce yanıma gel

Rabbim sana şükürler olsun

İkimizi bir araya getirdin

Mecnun gibi seviyorum seni,Leyla'm olur musun benim

Share this post


Link to post
Share on other sites

Zor Aşk

seni sevdiğimi söyleyemedim

şimdi çok pişmanım

biliyorum,beni unuttun

ama ben seni unutmadım

 

hakkım değil sana

''bana geri dön beni sev ''demek

ama içimdeki bu aşkı öldürmek

onu yani seni bir çırpıda sökmek

seni unutup, tekrar sevmek

çok zor ,çok

 

zamanı geri sarmak kadar

senin bana dönmen kadar

benim seninle olmam kadar

zor, zor,zor

Share this post


Link to post
Share on other sites

Döneceksin Bir Gün

Döneceksin bir gün

Bu böyle anlamsız kalmamalı

Nedir ki para pul

Hepsi geride kalmalı.

 

Yalanlarla dolu bir hayatta

Doğruların anlamı var mı*

Sevgisiz yaşıyorken

Sevgilinin anlamı var mı?

 

Döneceksin bir gün biliyorum

Kapılarım açık seni bekliyorum

Gideli çok oldu biliyorum

Belki evin yolunu bile unuttun.

 

Fırtınalı bir günde

Yeni büyüyen bir ağacın anlamı var mı?

Ya rüzgara takılıp gider

Yada yeşilliğini kaybeder.

 

Aslında artık seninde anlamın yok

Sevgisiz bir yaşamda yerin yok ki

Beni seviyor diye kendimi

Her gün avutamam ki.

 

Döneceksin bir gün

Böyle anlamsız kalan her şey

Bir gün kazanılacak

Anlamları olanlar ise

Sonsuza dek yaşayacak.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Adım Adım Aşk

bir gizemdi bakışların

soru işaretleri yüklenmiş

kırılmış köprünün ayağı

yol kapanmış belki

iyot kokusu takıldı

soru işareti çengeline

düştü suya

bir rüzgar öpüşü

bir dalga teninde

 

kanatlandı sözcüklerim

deniz feneri ışığı ayaklandı

kıpırdadı süt limanlığı

dinginliğimin,ağırdan

elin eridi elimde

uyuştum soluk alışlarında

gözlerinde şiirsellik

mutlu gemiler yanaştı limana

anlamlı imgeler aktı

dudaklarının kıvrımından bana

 

kahve gözlerin kısıldı

bir köz düştü bahtiyarlığıma

pembelere büründü ağaçlar

köpük köpüktü

bir hırka,bir çatal çaldı beni

art arda vuruldum

çoğaldın tümcelerimde

 

sarmalandım an be an

hırsızlar çaldı uykularımı

ben yıldızları sayarken

en parlağı sendin

kayboldum sende

yok oldum

tükendim

şafakla

yavaş

ya

va

ş

.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aşk ve Gurur

 

( sen bahçe , bahçe de gül , güllerde sen --- ben fırın , fırında kül ,

küllerde ben. )

 

Sen gülüp çağlasanda neşede

Bak ne hale geldim ben köşede

Damla damla bitirdin beni şişede

Tattırdın bana hüznü her yerde

 

Kalbime mıhlamışım açıkçası

Söküp arasınlar yok başkası

Hasretin dom - dom saçması

Olurum ben sana nişan tahtası

 

Kapının eşiğinde beklemekden yoruldum

Tek seni istiyorum anla tek sana vuruldum

Ben tam deli sen çeyrek çılgın bana uydun

Sayıklarken adını dilimde yine tesbih oldun

 

Bende ki aşk israrı sende hep gurur

Sende ki inatçı gurur sanma durulur

Sanma başkası sana böyle mi vurulur

Gururun sanma vurulmadan unutulur

Share this post


Link to post
Share on other sites

Duy Sesimi

 

Gözlerimi gene çevirdim ayrılığa

Ağlamak zor be aslında

Yaşıyorum evet

Ama tuhaftır gene sana....

Yüzüm gülüyor ama sesim donuk,

Kalbim yüreğinde ağırlanmayan bir konuk,

Bir köşesinde bağırıyorum,

Çok çalıştım sesimi duyuramıyorum....

Vazgeçtim... Vazgeçtim

Şimdi kendimi yaşıyorum

Çok özlersem elime kalemi alıp yazıyorum

Başımı kollarıma yaslayıp seni düşünüyorum,

Seni her gün yüreğimdeki aşka yazıyorum..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sürgün Yaşadım Bu Aşkı

 

Gizli yaşamadım hiçbir şeyi ben... Senide gizli yaşamam. Seviyorsam seviyorum, eğer yanımda istiyorsam, uzatırım elimi telefona hiç çekinmeden....

Sevgili ben aşkımı laf kovalamacalarının ardına saklamam. Önümdeki dağın eteklerinden değil, tepesinden bağırırım seviyorum diyerek(!)

ve sen bir gün benim olursan, benim olunca değerini yitirmem. her gün mavi denizlerde tek başıma yol alırcasına keşfetmeye başlarım seni, benim olduğuna şükrederek...

Kendimi ve sevdamı hep önde tutarım. Senin gibi utanmam sevgimden, sen yaşayamadın sevgini çekinmeden...

Sen bana gökyüzündeki bulutlar kadar uzak olsan da, yağacak yağmur kadarda yakınsın aslında...

Sevdam benim(!)

Nasıl da erteledik yaşayacaklarımızı. Yaşananlar saklanır mı yarına...

Diyorum ya ben saklamam asla.... Öpücüklere boğardım seni ummadığın anda.... Ağlayamazdın çünkü beceremezdin yanımda... Uzun bir yolculuğa çıkardık senle evimizde; her gün aynı olan evde fakat farlı yönlerde...

Bilinmez bir yola girerdik, sinemaya giderdik, kitap okurduk ve ben bize bakan şaşkın bakışları es geçerek sana sarılırdım.

Bizim orası denize bakıyor, deniz kadar sınırsız, deniz kadar coşkulu yaşanıyor aşklarda...

Sen sürgüne çıkarttın bu aşkı, seni doyarak yaşamak var da...

Son sevgilim sana söylüyorum son kez(!)

Önceden ben de erteledim herşeyi ama baktım gelmiyor geri... Sen de sakın erteleme beni... Çünkü aşığım sana, seviyorum seni....

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sürgün Yaşadım Bu Aşkı

 

Gizli yaşamadım hiçbir şeyi ben... Senide gizli yaşamam. Seviyorsam seviyorum, eğer yanımda istiyorsam, uzatırım elimi telefona hiç çekinmeden....

Sevgili ben aşkımı laf kovalamacalarının ardına saklamam. Önümdeki dağın eteklerinden değil, tepesinden bağırırım seviyorum diyerek(!)

ve sen bir gün benim olursan, benim olunca değerini yitirmem. her gün mavi denizlerde tek başıma yol alırcasına keşfetmeye başlarım seni, benim olduğuna şükrederek...

Kendimi ve sevdamı hep önde tutarım. Senin gibi utanmam sevgimden, sen yaşayamadın sevgini çekinmeden...

Sen bana gökyüzündeki bulutlar kadar uzak olsan da, yağacak yağmur kadarda yakınsın aslında...

Sevdam benim(!)

Nasıl da erteledik yaşayacaklarımızı. Yaşananlar saklanır mı yarına...

Diyorum ya ben saklamam asla.... Öpücüklere boğardım seni ummadığın anda.... Ağlayamazdın çünkü beceremezdin yanımda... Uzun bir yolculuğa çıkardık senle evimizde; her gün aynı olan evde fakat farlı yönlerde...

Bilinmez bir yola girerdik, sinemaya giderdik, kitap okurduk ve ben bize bakan şaşkın bakışları es geçerek sana sarılırdım.

Bizim orası denize bakıyor, deniz kadar sınırsız, deniz kadar coşkulu yaşanıyor aşklarda...

Sen sürgüne çıkarttın bu aşkı, seni doyarak yaşamak var da...

Son sevgilim sana söylüyorum son kez(!)

Önceden ben de erteledim herşeyi ama baktım gelmiyor geri... Sen de sakın erteleme beni... Çünkü aşığım sana, seviyorum seni....

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gözlerim her yerde seni arıyor

Unuttum diyorum ya

Bu dudaklar yalan söylüyor

Sana yarim derdim hatırlıyor musun?

Seni nasıl da seviyordum, biliyorsun..

Şimdi bana durmuş üzülme diyorsun

Sen benim her şeyimdin

Her şeyimi alıp gittin..

Sensizlikte her şeyi erteleyişimdin..

Bir gün gelecektin...

Bir gün sevdiğini söyleyecektin..

Beni asla terketmeyecekti..

Oysa arkana bakmadan gittin

Ya şimdi ertelediklerim, kaybettiklerim,

Düşündükçe bitiremediklerin

Gittin sevdiğim gittin...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sustum

 

 

gidişinin ardından sustum,

seni çok seviyordum,

konuşacak söz bulamadım,

ağzımı bile açamadım...

nasılda gittin anlamadım,

gittiğinden beri karanlıktayım,

sana doyarak sarılamadım,

dondum kaldım ihanetine,

inan ağlayamadım...

sustum....

gidişine sustum!

sevgime,kalbime,kendime bile sustum,

yaşadıkların arasında hani sondum,

yalanlarına da karşılık vermedim sustum....

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest birce

Selam melonss, basindan beri tüm yazilarini takip etigimi biliyorsun.. :clover:

 

bunu senden bekliyorum , lütfen bu şiirleri okuyan herkez destek mesajlarını bekliyorum melonss,a

 

Fantastico size fazlasi ile katiliyorum :clover: ve bence de üzerinde durulmasi gereken bir konu..

 

fakat

 

kendisi biraz inatcidir :)

 

sanırım düşünmüyorumda bunalr benden cocujklarıma kalıcak :)

 

kalsin.. :clover:

 

yine fakat diyorum..neden basladigin birseyi sonuna kadar götürmüyorsun, dün gerci epeyce konusduk bu konu da ..bircok neden söyledin...ama ben diyorum ki...gercekten istesen .. her ne ise suanlik kendin engel olarak gören... bu engeleri asar.. bir sekilde sonuca ulasabilirsin.

 

Ben buna inaniyorum, peki sen..

 

tamam tamam

 

 

Sustum

 

:)

 

saygilar

Share this post


Link to post
Share on other sites

Fantastico size fazlasi ile katiliyorum :clover: ve bence de üzerinde durulmasi gereken bir konu..

 

fakat

 

kendisi biraz inatcidir :)

 

 

 

 

Vermiş olduğun destek için Teşekkürlerimi sunuyorum Birce :clover:

 

İnatçı olduğu konusunda eh yani pes doğrusu :)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Fantastico size fazlasi ile katiliyorum :clover: ve bence de üzerinde durulmasi gereken bir konu..

 

fakat

 

kendisi biraz inatcidir :)

Vermiş olduğun destek için Teşekkürlerimi sunuyorum Birce :clover:

 

İnatçı olduğu konusunda eh yani pes doğrusu :)

selamlar arkadaslar yazmıs olduğunuz iletileri okudum inanın gururum oksandı harikasınız :) inanın birde derler sanaldan dost luk olmaz diye ben buna zaten katılmamıstım ev şimdi bu tezim onay aldı :) tesekkür ederim 2 nizdde sevgiyle askla şiirle kalın ... melonss

yasarken yeryüzüznde tanrısal bir bakısla tüm mutlulukların sizinle olmasını dilerim ilerisi mutlu günleriniz için

Share this post


Link to post
Share on other sites

Paylaşamam

 

Bir şarkısın sen bende

Çalınıp hep okunan

Bir yangınsın içimde

Külsüz alevsiz yanan

 

Adının bir harfini

Saçının bir telini

Paylaşamam sevgilim

Senin bir başkasıyla

 

Bir nefessin sen bende

Havası başka olan

Bir fermansın içimde

Ağıtları yaktıran

 

Sözlerinin birini

Tırnağının tekini

Paylaşamam sevgilim

Senin bir başkasıyla

 

Bir şiirsin sen bende

Yazılıp hep okunan

Bir dünyasın sen bende

Ahı vahı olmayan

 

Kirpiğinin birini

Canlı cansız tenini

Paylaşamam sevgilim

Senin bir başkasıyla

seni sadece kendimle paylaşırım ... oda bir yere kadar :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kaçanin Mektubu

 

Seviyorum, imkani yok söyleyemem seni sevdigimi.

Çarpip sevgileri yüzüme, suskunluga giderim.

Aci veriyor bilmek, güzel yüzüne bakmakla yetindigimi.

Şimdi gözlerimi kapatip karanliga giderim.

 

Dişinda bir yerlerde dünyanin, birşeyler var.

Içimde kalbimin, gezinir aşka dair korkular.

Içli dişli duygularimda yaralanir anilar.

Yüregimi söküp yerinden, sensizlige giderim.

 

Kök saldim yalnizliga yillar önce.

Hiç düşünmezdim ne olacagini, bu fidan büyüyünce.

Bulutlara degmekteyim, ama yagmur damlamiyor yüregime.

Aşka susayan dudaklarimi susturup kurakliga giderim.

 

Susuyorum, imkani yok söyleyemem sana bunlari.

Cesaretsizligim, yaşamamak içindir kirginliklari.

Şairi bile korkutmaya başladiysa aşkin karşiliksizligi,

Senden habersiz, seni kendime katip sonsuzluga giderim.

 

izmir./bornova- 19.12.2001 00:30

Share this post


Link to post
Share on other sites
selamlar arkadaslar yazmıs olduğunuz iletileri okudum inanın gururum oksandı harikasınız :) inanın birde derler sanaldan dost luk olmaz diye ben buna zaten katılmamıstım ev şimdi bu tezim onay aldı :) tesekkür ederim 2 nizdde sevgiyle askla şiirle kalın ... melonss

yasarken yeryüzüznde tanrısal bir bakısla tüm mutlulukların sizinle olmasını dilerim ilerisi mutlu günleriniz için

 

 

:clover: Harika olan sizsiniz Ve mutluluk sevgiye aşka ve şiire ve tüm evrensel değerlere sahip olanların olsun...

Share this post


Link to post
Share on other sites
:clover: Harika olan sizsiniz Ve mutluluk sevgiye aşka ve şiire ve tüm evrensel değerlere sahip olanların olsun...

tesekkür ederim bu zamanda sizin gibi değerleri tanımak ne güzel ne hoş sevgiyle kalın :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

İhtiyaç

 

Bu akşam içimde

Tuhaf bir sıkıntı var

Dünyada sanki bir ben kalmışım.

Sanki herkes nerde keder varsa bırakmış

Ben nerde bulduysam toplamış almışım.

Önümde söğüt ağacı

Her zamanki haliyle, çaresiz

Havuzda su rahat

İnsanlar susmuş

Sessiz bir yağmur gibi başladı bende

Konuşmak ihtiyacı.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.