Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

Önerilen İletiler

allah yanıla yanıla doğruyu bulmuş..4 tane dini göndermiş..

 

 

Eh be hocam bu cümledeki çelişki ne yaman bir çelişkidir böyle sence mantıklı bir cümlemi şimdi bu ?

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Yamyamın bu sorularını en az dokuz sefer cevapladım hala soruyor. Ya cevapları okumuyo yada dalga geçyor.. Tek tek cevaplıyorum..

 

Allahın varlığını ıspat noktasında hiç bir zaman Kuran'ı Kerimden örnek yada delil getirmedim. Zaten Allaha inanmıyorsunuz, Kuran'ı Kerim sizin için delil teşkil etmez. Biz dedik ki, Bu nizam ve idenge kendi kendine nasıl oluşabilr. Bunları kontrol eden hesaplayan, bir akıl olmazmı. Ya, bir taş parçası iradesizdir. Bilirsiniz canlılar üç kısımdır. Hayvanlar, bitkiler ve insanlar.. Başka canlı yok kardeşim.. Başka düşünen bir madde de yok. Nasıl oluyorda bir hücre kendi kendine o kadar detaylı bir şekilde oluşuyor.. Konuya bu açıdan baktık ve bunu yapan bir iradenin varlığından söz ettik..

 

1- Kuran'ı Kerim dörde kadar müsade etmiştir. Zorunlu tutmamıştır!! müsade etmiştir. ama sizin için en hayırlısı gene tektir demiştir. O günlerdeki sosyal çevre bunu taşıyabiliyordu, Evin kadını, kocasını kendi evlendiriyordu. Dokuz yaşı meselesine gelince. Bu gün afrika ve arap ülkelerinde olgunluk yaşı kadınlarda 9 erkelerde 11 dir. Şuan Türkiyede ve batı gibi orta iklim kuşaklarında bu yaş artı ikidir. Dünle bugünün sosyal olgularını kıyas yapma. O günlede birde savaş hali vardı.. Günümüzde de yaşı 13-14 gelen gençlerin çoğunluğu cinsel maceralar yaşamaktadırlar. Arada sadece nikah farkı vardır..

 

2- İslam dininin kadına verdiği değeri hiçbir din ve toplum vermemiştir. Bunu başka başlık altında istediğiniz kadar tartışabilirim. Sizin söyleminizin tersine onlara iyi davranmamız gerektiği emredilir. Ve sizin en hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır.. Gibi bir çok hadis ve ayet vardır. Size şunu tavsiye ediyorum. İslamı müslümanım diyen insanların yaşantılarına göre değil. Kaynağına göre araştır. İslamı kaynağından öğren, onların yaptığını yapma..

 

3- Kaynak edindiğiniz malum yazar o ayeti farklı yorumlamış ve saptırmıştır.

 

4- Peygamberin göğün bilmem kaçıncı katına çıkmasında Allaha bir yer tain edilmiyor. İslamı bilmediğin ve kulaktan dolma bilgilerle hareket ettiğin bellidir. Bilmediğimiz bir alemden bahsediliyor. Fiziki gökten değil..

 

5- Bir insanı yoktan var eden, var olan parçaları tekrar eski haline döndürebilir. Bu gayet normaldir. Allahın kudretinden ve ilminden bahsediyoruz, senin benim değil...

 

6- İnsanın topraktan yaratılması. Belli bir toprak değildir. Topraktaki tüm elementler, minareller.. vs.vs dir. Nitekim seni ayrıştırsak, toprağa dökülürsün ve topraklaşırsın. Sendeki o kadar element nereye gidecek....!!

 

7- İnsanların et yeme ihtiyaçları için hayvan kesmeleri kadar doğaldır. Kurban kesmenin ardındaki hikmeti bilmediğin için böyle yazıyorsun... Bu konuya da açık kapı bırakıyorum, tartışırız.

 

8- O peygamberlerin geldikleri devirlerdeki dünyanın nüfusu ve dünyadaki, insanların dağılımını bana getir bende tek tek sana izah edecem..)) Bir çok topluma peygamber gönderilmiştir. Ama Amerika henüz dün keşfedilmiştir.  Sakına bana Amerikanlara da peygamber gelmişmi diye sorma..

 

9- Allah dilerse melekleri yardımcı olarak gönderebilir. Bu inan birinin söylemidir. Şimdi bunuda bilimsel olarak kanıtla dersen. Bende Aklın varlığını bilimsel olarak kanıtla derim..

 

10-Hırsızlık yapanın elinin kesilmesini tam bir sayfa anlattım tabi okuduysan. Hırsızın elinin kesilmesini Rabbim emretmiştir kayıtsız şartsız amenna. Hikmetine gelince. Bir kere her hırsızın eli kesilmez. İhtiyacı olmadığı halde hırsızlık yaptıysa kesilir. Kafasının kesilmediğine dua etsin. Hortumcuları hiç sevmem...

 

11- İslam zamanla alıştırarak ikmal olmuştur. Bu arada bazı ayetlerde son durum itibariyle gene Allah tarafından nesh edilmiştir. Bunu peygamer efendimize bildirmiştir. Bu işde belli bir teknik ve düzene göre hesaplı olmuştur. Onun hesabını da Allah yapmıştır. Senin bildiğin gibi lom diye inmemiştir...

 

12- Peygamberimiz geldikten sonra, şeytanların gök katından bilgi çalmaları yasaklanmış ve onları delici bir şihapla yakarız buyrulmuştur. Maddeler enerji düzeyine geçebilirlerse, belkide şeytanların fiziki yapılarına tesir edebilirler..

 

Bak yamyam arkadaş sana tekrar tavsiyede bulunuyorum. İslama ister inan, ister inanma ama lütfen islamı kaynağından öğren. Bazı noktalara takılma. Takılsanda islamın bütününü gözden geçir gene takıldığın noktaya gel. İslamın kaynağına git...

 

Saygılar..

18577[/snapback]

 

 

Sayin Kralx, kaldigim yerden devam ediyorum. Öncelikle Tanrinin varligi konusunda hiç bir zaman hiç bir yerden delil getiremezsin. Bu uğraşılar beyhudedir. "Bu nizam ve denge kendi kendine nasıl oluşabilir" diye düz mantık kuruyorsunuz. Bunun sonucunda bunu ancak bir tanrının yapabileceği fikrine ulaşıyorsunuz. Ancak biz de bu noktada düz mantık yürütüp "Madem illaki böyle bir durum için bir yaratıcı olması gerekiyor, Peki Tanrıyı kim yarattı?" diyoruz. Bu noktada düz mantıktan uzaklaşıp "O yaratılmadı hep vardı" diyorsunuz.

 

Ateistler olarak Kur'an-ı Kerim i Hz.Muhammed in yazdığı (kendi hazırladığı) konusunda hemfikiriz. İddialarınız için tek güvenilir!!! (hani hiç değişmeşmedi!!! , o bakımdan) kaynak da Kur'an oldugu için elbette biz de iddialarımızı Kur'an-ı Kerime dayandırıyoruz. Aslında İslam uygulamalarının büyük çoğunluğunu Sünnet olusturduğu halde (ki sünnetin kaynağıda hadislerdir) fikirlerimi öne sürerken kaynak olarak pek hadis göstermem. Çünkü öyle hadisler var ki, komik olduklarını düşünüp güler misiniz, yoksa insanların gerçekten bunlara inanmış oldukarını düşünüp ağlar mısınız, insan bir türlü karar veremiyor.

 

Gelelim asıl konumuz olan maddelere,

 

1 - Kur'an-ı Kerim 1 erkek için 4 kadına müsade ediyor. "Eğer haksızlık yapmayacaksınız ikişer, üçer, dörder tane alın" diyor. Tanrı bunu yaparken kendi yarattığı (!!!) kadının doğasını ya da fikrini kaale almıyor. Genel olarak hiç bir kadının (istisnalar kaideyi bozmaz) erkeğini, kendinden başka 3 kadınla daha paylaşmak isteyebileceğini düşünmüyorum. Evet bu gün doğu bölgelerimizde bu durumlara rastlanmaktadır. Ancak bu durumun neden kaynaklandığını hepimiz biliyoruz. Bu bölgelerimiz eğitim bakımından cahil kalmıştır. Kadın sosyal hayatın dışındadır. Erkeğin yanında daha değersizdir. Erkek "ben üstüne kuma getiriyorum" dediğinde sesini çıkaramamaktadır. "O günkü sosyal hayat bunu kaldırıyordu" dediğiniz budur.

 

Bu noktada uygar bir insan olarak "Arkadaşlar bu durum yanlıştır.Cehaletin bir sonucudur ve bu durumun en kısa sürede düzeltilmesi gerekir" demeniz gerekirken, sırf dini inançlarınıza ters düştüğü için bunu söyleyemiyorsunuz.

 

2- İslam dininin kadına verdiği değer ve toplum içindeki yeri bellidir arkadaşım.

Şimdi burada bir kaç tane örnek ayet göstereceğim. Burada dikkatinizi çekmek istediğim bir konu var.

 

"Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. Allah’a karşı gelmekten sakının ve her hâlde onun huzuruna varacağınızı bilin. (Ey Hz.Muhammed!) Mü’minler’i müjdele." (Bakara Suresi 223)

 

"Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayasızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu ne kötü bir yoldur." (Nisa Suresi 22)

 

"Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin." (Nisa Suresi 4)

 

"Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar......." (Nûr Suresi 31)

 

Kadınlarla ilgili bu ayetleri rastgele seçtim. Siz fihristten diğerlerine de göz atabilirsiniz. Şimdi bu ayetleri, içeriğini tartışmak için yazmadım. İlk 3 ayeti okuduğunuz zaman direkt olarak erkeklere bir sesleniş sözkonusu. Allah genel olarak kadınları direkt olarak muhatap almıyor . 4. ayete baktığınız zaman "Mü'min kadınlara söyle...." diye başlıyor. Yani kadınlar 2.sınıf muamelesi görüyor. Bunun kabul edilebilir olduğunu zannetmiyorum.

 

Bunun için diyoruz ki "Kur'an o dönemin sosyal şartları içinde yazılmıştır ve artık hükümleri geçersizdir." Halbu ki siz hala Kur'an ın evrensel ve değişmez bir kitap olduğunda ısrar ediyorsunuz.

 

"Kadınlara iyi davranmamız gerektiği emredilir" demişsin. Tabii ki öyle diyecek. Ne demesini bekliyordun ki. Aksini söylese bir din olarak kabul edilebilir miydi? Ancak her nedense "iyi davranın" demesine rağmen sosyal hayatta kadına pek yer tanımamıştır. (Mirastan eksik pay alması, evlenme-boşanma hükümleri, şahitliklerinin erkeklere nazaran düşük görülmesi vs.vs)

 

3- "Kaynak edindiğiniz malum yazar o ayeti farklı yorumlamış ve saptırmıştır" demişsiniz bu maddeye cevap vermeden önce o hadisle ilgili sizin yorumunuz nedir, onu öğrenmek istiyorum.

 

4- Malum, Miraç olayına Kur'an da pek fazla değinilmez. Bununla ilgili bilgiler hadislerden gelmektedir. O yüzden burada kaynak olarak hadislere bakmak zorundayız. Burada Müslim'den bir hadis aktarmıştım. Hz.Muhammed in tek tek göğün katlarını dolaşmasından bahsediliyor. Fiziki göğün yedi kattan oluştuğu Kur'an ın muhtelif ayetlerinde geçiyor. Dolayısıyla fiziki "gökten bahsedilmiyor" yorumunuz geçersizdir.

 

"Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir." (Me'aric 4) (Dİyanet çevirisi)

 

"Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar." (Elmalılı Hamdi çevirisi)

 

 

Şimdi yani buradan Allah'ın gökte olduğu anlamını çıkartmayalım mı? "....elli bin yıl olan bir günde yükselir " ya da ".....ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar"

 

İslamı bilmediğim ya da kulaktan dolma bilgilere sahip olduğum ithafınızı bu madde ile ilgili olarak yazdıklarım doğrultusunda lütfen tekrar gözden geçirin

 

5 - Bahsi geçen konu Kur'an da şöyledir :

 

Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, “Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?” demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: “Ne kadar (ölü) kaldın?” O, “Bir gün veya bir günden daha az kaldım” diye cevap verdi. Allah şöyle dedi: “Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?” Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: “Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter" (Bakara Suresi 259)

 

Yani Allah inanmayan bir kulunu öldürmüş, sonra da onu 100 yıl ölü bırakmış ve yeniden diriltmiş. Sanki bir film efekti gibi de eşğin kemiklerini biraraya getirmiş ve üstüne et giydirmiş. Sonra da inanmayan kuluyla muhatap olmuş, yani konuşmuş.

 

Burada bir kaç soru soralım.

 

1- Madem kullarınla böyle önemsiz konularda direkt konuşabiliyorsun, neden peygamberlerle, üstelik kendi kurallarını insanlara aktarmak gibi önemli konularda bir melek kullanıyorsun.

2- Hani insanlar sadece kıyamet günü dirileceklerdi? Demek ki kıyamet den önce de dirilebiliyorlar (Reankarnasyona inanan arkadaşlar gözünüz aydın)

3- Neden Allah bazı kullarına kendini ispat etme gereği duysun? O zaman herkese kendini ıspatlasın, ortada da din tartışması kalmasın.

 

Şimdi bunları dışarıdan (dini bilmeyen) birine anlatsanız "beni çocuk mu sandın" diyecektir "böyle masallar anlatıyorsun" Ama dediğim gibi siz bunlara inanmak zorundasınız

 

Şimdilik ara veriyorum, birazdan devam edeceğim

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Devam ediyorum

 

6- Yaratılış konusu şimdiye kadar bir çok toplumun kendi kültürlerinde de işlenmiş. Bakalım İslamın yaratılış efsanesi ile diğer kültürlerin benzer yanları neymiş :

 

 

Gılgamış Destanı: "Ellerimi yıkadım. Bir parça çamur koparıp yazıya attım. Ve bu yazıda ,kahraman Engidu'yu yarattım."

 

Sümer'lilerin Enuma-eliş Destanı: "Bunun üzerine ben de Ea'nın yardımını istedim. Toprağı, Kingu'nun kanıyla yoğurdum. İlk insanı meydana getirdim."

 

Hesiodos Destanı. "Namlı, şanlı Hephaisdos'u çağırdım hemen. 'Bir parça topral al, suyla karıştır' dedim. 'İçine insan sesi koy, insan gücü koy."

 

Yunan Efsaneleri'nden: "Gözyaşlarımla toprağı çamur haline getirdim ve yoğurdum (Prometheus anlatıyor.) Bir insan heykeli yaptım. Sonra bu heykele ruh verdim. İlk ölümlü yaratıklar oluştu böylece.)

 

Tevrat'tan: "Ve Rab Allah yerin toprağından Adam'ı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan can oldu."

 

Bunlar değişik toplumların yaratılış efsaneleri. Bakalım İslamiyette nasılmış

 

Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık. (Mü'minûn Suresi 12)

 

"........Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık." (Saffat Suresi 11)

 

"Hani, Rabbin meleklere şöyle demişti: “Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım.” " (Sâd Suresi 71)

 

 

Nasıl ? Diğer eski kültürlerin inançlarından pek farkı yok değil mi? Tıpkı Tufan efsanelerinde olduğu gibi. Başka yorum yapmaya gerek görmüyorum.

 

7- Elbetteki yardımlaşma olgusu insani bir davranıştır. İslamiyette de kurban konusu genel olarak yardımlaşma için (Şu an diğer iddiaları dile getirmeyi düşünmüyorum) düşünülmüştür. Ancak burada da Kur'an ın o dönem için hazılandığı gerçeği karşımıza çıkıyor.

 

Şu an Kurban Bayranlarında yaşanan rezilliklerin hepimiz farkındayız. Ve bu rezillikler din adına yapılıyor. Milyonlarca insan 3 gün içinde milyonlarca hayvan kesmek zorunda. Kan akıtmak mecburi, çünkü başka türlüsü kabul olmuyor. İslamiyetin ortaya çıktığı dönemlerde bu işler kolaydı. Ancak bu işin günümüzde doğru koşullarda yapılması mümkün değildir. Bu iş için ne kasap ne de mezhaba yeter. Böyle olunca da ortaya vahim ve acınacak görüntüler çıkıyor.Hac vazifesinde kesilen kurbanların da boşu boşuna (değerlendirilemedeği için) kesildiği de göz önüne alınırsa işin vehameti açıkça görülmektedir. Tanımladığınız Tanrının bunları önceden göremeyecek olması düşünülemez.

 

8- Eminim ki o dönemlerde de dünyada sadece arap halkı yoktu. Bir çok kıtada eski uygarlıklara ait kültürel kalıntılar bulunmuştur. Peki neden islamiyetin (Hristiyanlığın ya da museviliğin) anlattıği gibi bir dine rastlanmamış da hep farklı inanışlara ait bulgulara rastlanmıştır. Şu da unutulmamalıdır ki tek tanrılı dinler çok tanrılı dinlerden sonra ortaya çıkmıştır. Elbette ki Amerika'ya peygamber gelmemiş. Bunun nedenini de hepimiz biliyoruz.

 

9 - Akıl fiziki bir maddenin (beynin) faaliyetleri sonucudur. Bir insanın beynine herhangi bir müdahalede bulunursanız, akıl dediğiniz yetiyi de kaybedecektir. Sonuç itibariyle fiziksel bir bağ vardır. Melek olayı için böyle bir örnek vermeniz pek uygun değil. Siz buna da sadece inanmak zorundasınız.

 

10- Bu düşüncenizi çok tehlikeli buluyorum. Neyse ki medeni hukuk kurallarının işlediği bir ülkedeyiz. (Hırsızlık yapacağımdan değil. Böyle bir vahsetin yaşandığı bir ülkede yaşamaktan rahatsızlık duyacağım için)

 

11- Evet "lom" diye inmemiştir. 20 yılda inmiştir. Her duruma göre bir ayet inmiştir!!!. Durum değişince ayetler de değişmiştir. Halbu ki Tanrının bunu önceden görüp önlemini alması gerekirdi. (Hele ki Kur'an-ın daha önce Levh-i Mahfuz da saklı olduğu düşünüldüğünde) Bizi de böyle konuşturtmazdı.

 

Sayın Kralx, ben islami en doğru(!!!) kaynağından yani Kur'an dan öğrendim. Hemen hemen bütün iddialarımı da Kur'an a dayandırdım.

 

Saygılar,

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

doğrusunu isterseniz kralxin iddialarının arkasında durmasını ve açıklamalarını mantiki bir şekilde bize iletmesini heyecanla bekliyorum.

 

zamanla evrende her şey değişmiştir. etrafımızda gördüğümüz dağların yapısı, insanların anlayışları, yaşam koşulları, anlayışlar, dinler, inanış şekilleri, ...vs. bu evrenin bir yerinde olup da değişim olgusundan uzak kalabilecek bir şey tanımıyorum. Hatta ben iddia ediliyor ki bizzat tanrının kendisi bile bu değişimi yaşamaktadır.

dinleri ve inanışları da bunların dışında tutamayız. değişim olgusu ve insanın bildiğimiz yaapısı bizi dinlerin de değiştiğine inanmaya zorluyor. diğer dinler gibi islamiyet de zaman içinde değişmiş, ilk saflığından çok şey kaybetmiştir. biraz pragmatist düşünmek istiyorum; belki bir bütün olarak dini değiştiremeyiz ama şu anki haliyle islami anlayışın bir senteze ve yenilenmeye ihtiyacı vardır.

 

kralx e sormak lazım,, gerçekten bir inanan olarak böyle bir şeyi siz kendi içinizde hissediyor musunz?

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

aslında kısmen doğru. insan çelişkilerle dolu bir inancı gövsünün içinde barındırabilir mi bilmiyorum! islamiyette de bir öneri vardır, hoşuma da gider aslında, eğer bi yerde bir bozukluk görürsen elinde düzelt denir. ilk önerilen budur. fiziki güçle düzeltilmesi gerekenler varsa bu islamiyetin içindebile olsa düzeltilmesi gereklidir. işte bunun için böyle bir arayışın içine girdim. yani inançlıyım deyip bir kenara oturmakla ve diğerlerini suçlamakla, ateistim deyip tanrıdan hiç söz açmamak bence birbirinden farksız ve kolay şeyler. madem böyle bir inanılan şey var gelin onun kendisini onun için değil bizdeki inancıkendimiz içinsorgulayalım. yatıralım tanrıyı masaya! delik deşik edelim bedenini, gerçekten doğru bir tanrıya mı inanıyoruz bir bakalım diyorum!

haksız mıyım sizce, ya da çok şey mi istiyorum?

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

aslında kısmen doğru. insan çelişkilerle dolu bir inancı gövsünün içinde barındırabilir mi bilmiyorum! islamiyette de bir öneri vardır, hoşuma da gider aslında, eğer bi yerde bir bozukluk görürsen elinde düzelt denir. ilk önerilen budur. fiziki güçle düzeltilmesi gerekenler varsa bu islamiyetin içindebile olsa düzeltilmesi gereklidir. işte bunun için böyle bir arayışın içine girdim. yani inançlıyım deyip bir kenara oturmakla ve diğerlerini suçlamakla, ateistim deyip tanrıdan hiç söz açmamak bence birbirinden farksız ve kolay şeyler. madem böyle bir inanılan şey var gelin onun kendisini onun için değil bizdeki inancıkendimiz içinsorgulayalım. yatıralım tanrıyı masaya! delik deşik edelim bedenini, gerçekten doğru bir tanrıya mı inanıyoruz bir bakalım diyorum!

haksız mıyım  sizce, ya da çok şey mi istiyorum?

20844[/snapback]

bir ateist aslında tanrı yok demez bilim şu anda tanrının varlığınıda ispatlıyamıyor yokluğunuda ispatlayamıyor o yüzden ben tanrı yok demiyorum var da demiyorum benim anlatmak istediğim bizi 1400 yıl önceki kuralların bugün uygulanmasını isteyen islamın tanrısı işte o gerçekten yok benim tanru var ama dinler hikaye diyen deistlere herhangi bir çatışmam olmaz neden inancından doğan kuralların topluma dayatması yok onlarda genel kabul görmüş genel ahlak kurallarını kabul ediyorlar şu anki hukuk kurallarını kabul ediyorlar

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

sezarin yazisindaki su Allahin yanilmasi meselesi

daha önce de dedigim gibi simdiye kadar gelen dinlerin adi islamdir..ama tahrif edilmislerdir..seriatlar farklidir..yahudi ve hiristiyan seriatleri israilogullarina , islam dini ve seriati ise tüm insanliga..tahrif edilmemistir, cünkü son dindir, son peygamberdir, son kitaptir..Allah yanilmis diyen de ancak varligina inanmayan olabilir zaten..

 

Hz.Hz.Muhammed ikbalin bir duasi var

yarabbi islami su müslümanlarin elinden kurtar diye

sorun varsa islamda degil bunu yasayamayan müslümanlardadir..

 

insanoglu ne kadar farkli diger varliklardan söyle bir etrafimiza baktigimizda.. aslani bile kendisine köle yapabilecek kadar güclü..bir yönüyle de yarin ne olacak ölecek mi hasta mi olacak bunu bilemiyor ve bu elinde olmuyor, bu yönüyle de ne kadar zayif..

 

 

Allah emrediyor yasak koyuyor ister yaparsin ister yapmazsin..bu senin iradene kalmis, senin kullugun iradenle oluyor tüm kainat da Allahi tesbih ediyor ama irade yok..

 

insanoglu cok farkli

herbiri ayri bir dünya

tasavvufcularin dedigi gibi aslinda kainat mikrokosmos, insan makrokosmos...

 

Allahin varligi ispatlanmistir, ama imana gelmek kanitlarla inanc arasinda kalan boslugu bir sicrayista atlamak insana kalmistir..

 

 

saygilar

 

Alemin sonradan olusunun duyu verilerine dayanarak ispati:

 

a- Cevherlerden her birinin zaruret ile başkalarına bağlı olması yaratılmışlığını isbat eder, kıdem (ezelilik) ise ihtiyaçsızlığın simgesidir.

 

b- Her varlık varlığının başlangıcından habersizdir ve bozulmaya yüz tutan yönlerini düzeltmekten acizdir. Canlı-cansız her şey kendi dışındaki bir şeyle mümkün olur.

 

c- Her varlığın farklı ve birbirine zıt özelikleri birarada bulundurulması yaratıcıya bağlıdır.

 

d- Alemi oluşturan cüz ve parçaların yokken var olduğu bilinip, gelişmesi, büyümesi farkedilmektedir. Tabiatta karanlık-aydınlık, iyi-kötü gibi değişiklik ve sona erme belirtileri vardır. Değişiklik ve zevalde de fena (yok olma) ve yok oluş vardır. Farklılaşma ve parçalanma yok oluş alametidir. Yok oluş imkanı taşıyan bir şeyin de kadim olması mümkün değildir. Değişme ve ayrışma bir şeyin başlangıcının bulunduğuna da götürür

 

 

istidlal yöntemiyle ispat:

 

Cisim hareket ve sükundan ayrı olamaz. Bu ikisi de aynı anda birarada bulunamaz. Böyle olunca da cismin zaman birimlerinden iki yarı birim (hareket ve sükun) oluşur. “Yarım” olan her şey sonludur. Sonlu olan da ezeli olamaz. Hareket ve sükunun sonlu olduğu kanıtlandığına göre onların herhangi birinden ayrı bulunamayan cismin de sonlu olması/yaratılmışlığı kanıtlanmış oldu.

Her cismin bir daimî hareket ya da sükun haline hasredildiği görülür. Bu ise başkasının menfaati için onun emri altına girmek olur. Böyle cevherler gibi çeşitli ihtiyaç vasıtalarına bağımlı kılınan canlıların da yaratılmışlığı ortaya çıkar

 

 

bir şeyin aynı anda hem iyi hem kötü olması, hem hareketli hem de durgun halde bulunması, hem birleşik hem de ayrı veya hem fazla hem de eksik olması imkansızdır. Dolayısıyla bunların bir düzen içinde cereyan etmesi, bir sırayı takip etmesi ve birinin yokluğuyla diğerinin var olması zorunludur. Bu durum ise hudûsun bizatihi kendisidir . (imam Maturidi, Kitabu t-Tevhid)

 

saygilar

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Arkadaşlar uzun uzun yazılar yazıyoruz. Hem kendimiz yoruluyoruz hem yer işkal ediyoruz. Hani okunsa yazdığımıza değse okunmuyor da.. Gelin bundan sonra tek soru tek cevap.

Ateist arkadaşlara soruyorum: Allah yok ise kainat nasıl var olmuştur. Lütfen yazarmı bir arkadaşımız bunu kısa olarak..

 

Saygılar-Sevgiler..

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

şunu bir türlü anlayamıyorum arkadaşlar, allah olsa ne olur olmasa ne olur? onun varlığı veya yokluğu bize nebir şey katar ne de bizden bir şey alır götürür. diyelim ki dünyayı allah değil de bir kelebek türü yarattı. ne olacak? diyelim herkes kelebeğe inanmaya onun için dualar etmeye, ona sunaklar sunmaya başladı. değişen bir şey olmaz ki. Allah değil de gelmiş bir kelebek yaratmış dense ben yine inanmak istemedikten sonra bir şeyi değiştiremezsiniz. ben derim ki nerden biliyorsun kelebeğin yarattığını, yaratırken yanındamıydın? sen diyeceksin ki inanç meselesi, iman da budur zaten. yani kuru bir tartışma olur. Alemi kimin yarattığı önemli değildir. asıl önemli olan tanrı inancının bize neler getirdiğidir. diyelim ki Allah yok, evet bu toplumsal anlamda rahatlama sağlayabilir. ama pek de bir değişim olmaz toplumda. diyelim ki herkes tanrıya inandı. yine değişenbir şey olmaz. ertesi sabah sen yine okuluna gider, işlerini yaparsın. mesele bence onun olması ya da olmaması ya da ona inanmak ya da inanmamak değildir. önemli olan böyle birinancın bizi nasıl şekillendirdiğidir. gerçekten ona ihtiyacımız yoksa, böyle bir varlığa inanmanın da hiçc bir anlamı ve pratik faydası olamaz. bir şey değerliyse, işimize yarıyorsa kullanılır. yoksa piyasadan silinir gider bu tür inanışlar.

 

 

onun için inandıklarımı sizinle paylaşmakistiyorum. ben diyorum ki tanrı insanların eylemlerine hiç bir surettei müdahalede bulunmaz. tarihte bulunmadığı gibi gelecekte de bulunmayacaktır. şu aşamada islamın bu konuda ne dediği ya da demediği ikinci planda tutulacaktır. bu konuya en sonunda başvurulacaktır. sadece mantıki olarak düşünüyoruz. böyle bir düşünceyi insanın özgürlüğünü teslim etmek amacıyla benimsiyorum. insan özgürdür dolayısıyla sorumludur. hukuki anlamda da böyle bir tasarrufta bulunabilmek için insan özgürlüğünü teslim etmek zorundayız. islam devleti özlemi olan arkadaşlar eğr yapılan fiillerin sorumlusunun allah olduğunu kabul edecek olurlarsa o zaman insanın suç işlediğinde cezalaendırılması da abes olacaktır. yani insan özgürdür. dolayısıyla sorumludur. bu şuanki durum için geçerlidir. bir sonraki duruma geçiyorum.

yani bir saat sonraki durumuma. ben bir saat sonra ne yapacağım. bunun bilgisi ya da tahmini bende var. ya da be bir saat sonra neler yapabilirim. su içebilirim, yemek yiyebilirim, gezintiye çıkabilirim, yatabilirim...yani gücümün yettiği her şeyi yapabilirim. hangisini yapacağımı bilmiyorum. ona biör saat sonra falan karar verceğim. tanrıyı burada devreye sokuyorum. O BENİM NE YAPACAĞIMI BİLİR Mİ? Şu anki kritik soru bu. buna cevap vermenizi bekliyorum. TANRI BENİM GELECEKTE, YA DA YAKIN GELECEKTE NE YAPACAĞIMI BİLİR Mİ? bilirse veya bilemezse bunu ne tarzda yapar.

 

lütfen inandığınız şekilde yazınız.

SAYGILAR BİZDEN

MİSTİK

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Arkadaşlar uzun uzun yazılar yazıyoruz. Hem kendimiz yoruluyoruz hem yer işkal ediyoruz. Hani okunsa yazdığımıza değse okunmuyor da.. Gelin bundan sonra tek soru tek cevap.

Ateist arkadaşlara soruyorum: Allah yok ise kainat nasıl var olmuştur. Lütfen yazarmı bir arkadaşımız bunu kısa olarak..

 

Saygılar-Sevgiler..

allahı kim yarattı şuna kısa cevap versene

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Arkadaşlar uzun uzun yazılar yazıyoruz. Hem kendimiz yoruluyoruz hem yer işkal ediyoruz. Hani okunsa yazdığımıza değse okunmuyor da.. Gelin bundan sonra tek soru tek cevap.

Ateist arkadaşlara soruyorum: Allah yok ise kainat nasıl var olmuştur. Lütfen yazarmı bir arkadaşımız bunu kısa olarak..

 

Saygılar-Sevgiler..

 

 

Okunuyor ki, cevap verip yorumlar yapıyoruz ve üstüne yorumlarınızı bekliyoruz.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Evrenin yaratılışını bilsek zaten, tanrıya pek ihtiyacımız kalmayacak diye düşünüyorum ben. Eğer insanlar sözümü ettiğimiz tanrının bildiklerini ve yaptıklarını yapabilecek olsaydık, zaten bizler birer tanrı olurduk. Dolayısıyla karlx haklısın evrenin yaratılışını açıklayabilecek bir arkadaş bulamıyacaksın, ama sanırım çoğunuzu hayal kırıklığına düşürecek bir olay var ortada. Bilim adamları, dünyanın 4.5 milyar yıl önceki durumunu kurup, aynı şartlarda, karbon, azot, hidrojen ve oksijenden bir DNA yaratmayı başarmışlardır. Çalışmalar hala sürmekle beraber, elbetteki 4.5 milyar yıllık bir süreci 10 güne indirmek şu an için mümkün olmadığından, evrim teorisini inkar edenler için "seni kim yarattı?" sorusu hala geçerliliğini koruyor. :D

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Hakikaten yaa siz ateistler hala canlılığın nasıl meydana geldiğini izah edemiyorken hangi mantıkla yaradılışçı inancın başlangıcını sorarsınız ki bu ne yaman çelişki annem

 

 

TANRIYI İNKAR EDENLERİN İLK CANLININ OLUŞUMUNU AÇIKLAYAMAMASI, YARATILIŞ İÇİN Bİ İSPAT MIDIR?

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

TANRIYI İNKAR EDENLERİN İLK CANLININ OLUŞUMUNU AÇIKLAYAMAMASI, YARATILIŞ İÇİN Bİ İSPAT MIDIR?

 

Anlamamakta neden bu derece ısracısnız ? İnanç bir bilimsel teori ya da coğrafi bir keşif değildir adı üstünde inanç bu ve inanan hiç kimse inancının doğruluğunu kanıtlamak için labarotuvarlara koşmaz siz ateistler tanrı yoktur diyorsunuz ve bunu ispatlamak için bilimsel çalışmalar yapıyorsunuz yani sorun sizin sorununuz bizim onan inanmamız için deneylere ihtiyacımız yok siz bir yaratıcının olmadığını bilimsel olarak ispat edin bizde inancımızı bırakalım olmaz mı ?

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Tanrını varlığını kimse ispat edemez..

 

yokluğunuda ispat edemez..

 

bunu tartışmak ta kimseyi bir yere vardırmaz..

 

incili

tevratı

kuran ı okuyun..

 

hiç daha önce bilmediğiniz bir kitap gibi..anladığınız şeyler..sizi bir yere götürecektir..

 

bu konuda söyleyeceğim son söz budur..

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Sorum yine arada karıstı galiba....

 

Reddeden arkadaslarımız, butun bunları reddettiklerine gore, kendine ait cevapları vardır diye dusunuyorum...

Hadi... Daha oncede sordugum sorunun cevabını bekliyorum... Sozlerimden anlamlar cıkarıp soru sormayı bırakın....

 

Kendinizden anlatın... Merak ediyorum... Bana neye inandıgınızı, kendininzin nasıl ortaya cıktıgını dusundugunuzu, insanoglugunun en baslangıcını anlatın bana....

Bir seyi reddediyorsanız, baska dusunceleriniz vardır degil mi? Neye inanıyorsunuz....????

Yoksa "Ben bunu kabul etmiyorum, ama aslında nasıl oldugunu da dusunemiyorum... Baska birsey aklıma gelmiyor.." diye mi cevaplandırcaksınız?

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Katılın Görüşlerinizi Paylaşın

Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer ÜYE iseniz, ileti gönderebilmek için HEMEN GİRİŞ YAPIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.

Misafir
Maalesef göndermek istediğiniz içerik izin vermediğimiz terimler içeriyor. Aşağıda belirginleştirdiğimiz terimleri lütfen tekrar düzenleyerek gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.