İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Radya

Φ Süper Üye
  • Katılım

  • Son Ziyaret

Radya tarafından postalanan herşey

  1. Radya şurada bir blog başlığı gönderdi: RA'NIN RUH SESİ
    Hani bazen Elektrikler kesiliverir aniden... Bir ateş ve bir muma ulaşmak için Karanlığa rağmen emin adımlarla ilerlersin... Sağa sola çarpmadan,takılıp düşmeden Kör karanlığa rağmen ulaşırsın ateşe ve muma... Çünkü etrafında neler olduğunu bilirsin ezbere... Bazen de Kör olursun aydınlıkta... Bildiğin bütün ezberleri unutmuşsundur... Önünde ki eşyalara bile takılıp düşersin... Pencerenden göz kırpan güneş bile güler haline... Ve o zaman; Bakınırsın etrafına Bir değnek ararsın Ama şu ucundan ışıklar çıkandan... Yok...Işın kılıcı değil Sihirli değnek... Evde ki oklavayı alırsın eline Umutsuzca sallarsın Hani olur ya belli mi olur Belki bir mucize olur...(acı acı gülümsersin) Bir de üstüne utanmadan hayal kurarsın Herhangi bir mucize neticesinde Neler yapardım diye... Hayalin sıcaklığı sarar gövdeni Buzların çözülür Bu kez arsız arsız sırıtırsın... Tüm dertler teker teker gelir huzura Kendinden emin bir tavırla sallarsın değneğini sırayla İlki hemencik hallolur...Bağırırsın "Geç...!" Sonra; "Sırada ki" Her giden derdin ardından Omuzlarında ki ağırlık yavaş yavaş hafifler Gözlerin tekrar parlamaya başlar Sonunda hepsi bitmiştir Ne dert kalmıştır ne tasa Hepsi tarih olmuştur... Mutlu mutlu gülümsersin... Sahii...! Hazır eline almışken bir de evi temizlersin bir hareketle tabii... Sonra mı ? Koltuğa yayılıp bir de üstüne yorgunluk kahvesi içersin... "hüpppp" Hayal Biter Radya Giderrrrrr....
  2. Radya şurada bir başlık gönderdi: Felsefe
    Şiddetsiz İletişim dünyada en çok konuşulan tekniklerden bir tanesi. Dünyamızdaki sosyal ve siyasal tartışmaların aşılmasında, dünyada barışa dair kullanılabilecek en güzel araçlardan bir tanesi. Bu yaklaşımın dünyada kullanılmakta olan adı nonviolent communication, yani şiddetsiz iletişim. İçinde şiddet kelimesi geçiyor. Söylediğimiz ve odaklandığımız şeyleri yaşamımıza çektiğimizi belirten birçok öğretiyi dikkate alınca bu ifade şiddet kavramını çalışmanın içine getirmiş oluyor. Marshall B. Rosenberg tarafından geliştirilen bu tekniğe dair kendisinin yazdığı kitaplar var. En çok bilinen kitabının adı Şiddetsiz İletişim. Şiddetsiz İletişim Nedir ?Şiddetsiz İletişim farklı bir iletişim şekli. Anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması ve şiddetin yaşamımızdan çıkarılması niyeti ile bir konuşma tarzı diyebiliriz. Şiddetsiz İletişim’in altında yatan bazı temel düşünceler var. “İnsanın yaptığı her şeyin karşılanmamış ihtiyaçları karşılamak için bir girişim olduğu” bunlardan bir tanesi. “İhtiyaçları rekabet yerine işbirliği içinde karşılamanın herkes için daha sağlıklı olduğunu ve insanların başkalarının iyiliğine kendi iradeleriyle katkıda bulunabildikleri zaman, bundan doğal olarak keyif aldıklarını” anlamamızı sağlayan bir yaklaşım. Marshall Rosenberg kitabına Carl Rogers’a teşekkür ile başlıyor. Kendisi ile çalışma fırsatı bulduğu ve aktarmak istediği konuların temelinde onunla araştırma şansı bulduğu ilişkilerin yapıcı öğelerinin keşfi yattığı için. Bu iletişim tarzı yaşamımızda aktif şiddet olan fiziksel şiddetten belki daha yaralayıcı olan pasif sözel şiddetin ne kadar da yaygın olduğunu ve hayatımızı nasıl da derinden etkilediğini fark etmemizi sağlıyor. Şiddetsizlik bir teslim olma tarzı değil. Yani bize yapılan haksızlık varsa bunlara göz yummak veya şiddete korumasızda karşı çıkmak anlamına gelmiyor. Şiddetsiz İletişim ihtiyaçlarımızın, duygularımızın, yaşadıklarımızın farkında olarak kendimize ve benliğimize daha derinden sahip çıkmak anlamına geliyor esasında. Dil değişimde çok büyük bir etken. Enerji çalışmalarında sesin frekansının ve kullandığımız kelimelerin enerjilerinin bize etkisi üzerinde çok konuşuluyor. Burada sözlerin ifade ettikleri üzerinde duracağız, ve söylediklerimizin ilişkilerimizi nasıl yarattığını göreceğiz. Marshall Rosenberg’in sorduğu iki ana soru var: - “Ne oluyor da şefkatli yapımızdan kopuyoruz, parlıyor ve şiddete yöneliyoruz?” - “Ve nasıl oluyor da bazı insanlar en kışkırtıcı koşullarda bile doğalarındaki şefkati korumayı becerebiliyor?” Çok kuvvetli iki soru. Yaşama, insana ve ilişkilere derinden bakmamıza neden olan iki soru. * Şiddet kelimesi özel bir tarif getiriyor Rosenberg. “Yüreğimizdeki şiddet dindiği zaman, doğal şefkatimize kavuştuğumuz durumu anlatmak için kullandığımı belirtmek isterim,” diyor. Bu iletişimin temelinde tepkisel olarak davranmak ve aklımıza gelivereni söylemek yerine, bir olay karşısında veya bir konuşmada ne algıladığımızı, ne hissettiğimizi ve ne istediğimizi fark etmemizi sağlayan bir sistem. Burada açıklık ve dürüstlük var. Aynı zamanda karşımızdaki kişiye saygı ve anlayış ile yaklaşan bir tarz var. Kendimizin ve başkalarının ihtiyaçlarının, derinlerde olan ama ilişkiyi etkileyen ihtiyaçlarının farkında olmayı hedefleyen bir tarz bu. * Şiddet ile karşılaştığımızda genelde ya kaçıyoruz ya da saldırıya geçiyor ve saldırı varsa buna aynı şekilde karşılık veriyoruz. Kaçmak, direnmek, savunma ve saldırıya geçmek bizi genelde mutlu eden sonuçlar getirmiyor. Yakınlaşma sağlamıyor. Şiddetsiz İletişim 4 ana unsurdan oluşuyor: 1- Gözlem 2- Duygular 3- İhtiyaçlar 4- İstek/Rica Şiddetsiz İletişim bu dört unsuru ifade ederek iletişimi sağlamayı hedefliyor. Gözlem: Birinci adımdır. Bir konu hakkında konuşacağınız zaman, yaşananları tarafsız bir kameranın gözünden açıklamayı ve tarif etmeyi içerir. İki kişi arasında yaşanmış bir olay veya diyolog varsa buna yorum katmadan aynen yaşadığı şekilde durumun ve yaşananların tarif edilmesini içerir. Örneğin: Eşinizin söz verdiği şekilde sofrayı toplamaya yardım etmediği ile ilgili bir şeyler söylemek istiyorsunuz. Öncelikle gözlem bölümü ile, yani olanların tarifsiz bir ifadesi ile başlamanız öneriliyor. “Bu akşam yemeğin bittikten sonra masadakilerin hiçbirini alıp mutfağa götürmeden salondaki televizyonun karşısına oturarak diziyi seyretmeye başladın…” Duygular: Yaşananların bize hissettirdiklerini paylaşmanın önemi vurgulanıyor. Hislerin paylaşımı iletişimi açıyor. Örneğin: “Bunu yapman beni önemsiz ve yalnız hissettiriyor.” İhtiyaçlar: Ruhumuzun benliğimizin ihtiyaçlarının karşılanmaması ilişkilerimizde sıkıntı yaşamamıza neden olan temel nedenler. Bu ihtiyaçların karşılanabilmesi için ise bu ihtiyaçlarımızı telaffuz etmemiz, söylememiz gerekiyor. Bazen bu ihtiyaçlarımızın biz de farkında olmayabiliriz, ama bakmamız gerekiyor. Ve ifade etmemiz. Böylelikle kendimizi anlatma ve aynı zamanda anlaşılma şansımız var. Örneğin: “Evin işlerinin tamamlanması için desteğe ihtiyacım var. Fiziksel olarak yorgun hissediyorum ve işleri tamamlamak için fiziksel olarak desteğe ihtiyacım var.” İstek/Rica: Bu bölüm ihtiyacımızın karşılanması için karşımızdaki insandan bir talepte bulunduğumuz bölümdür. Söz ile isteğimizi rica ederiz. Burada önemli olan bu ifadenin gerçek bir rica olmasıdır. Yani karşımızdaki kişiye ihtiyacımızı belirttiğimiz şekilde karşılayıp karşılayamayacağını sormuş oluruz. Burada esnek olmalıyız. ‘Hayır’ cevabı alabiliriz, ama bir diyalog başlamış olur. Ve başka ricalar ile hem bizi hem de karşımızdakini tatmin eden bir çözüme ulaşma şansımız artar. Bu dört unsuru ifade ederken esas olan dürüst ve açık olmak ve son istek/rica aşamasında karşımızdaki insanı da açık yüreklilik ile dinlemek. Etkin dinleme, derin dinleme Şiddetsiz İletişimin en önemli unsurlarından biri. Belki de tüm bilgiyi ve tekniği bir araya getiren temel özelliği. Şiddetsiz İletişimi uygulamak için her iki tarafında bu teknikleri bilmesi şart değil. Bir tarafın bilmesi akışı yönlendirmeye yeterli olabiliyor. Bu iletişim tarzı aile ilişkilerinde, okul yaşamında, iş hayatında, danışmanlık çalışmalarında, her türlü pazarlık, anlaşma ve iletişin problemlerinin çözümlenmesinde kullanılabiliyor. Rosenberg’e göre Şiddetsiz İletişim “doğal şefkatimizi ortaya çıkararak, kendimizle ve birbirimizle bağ kurmamıza yardımcı oluyor.” Ve dünyadaki birçok aktarılan örnek bu düşüncenin gerçek olduğunu ortaya koyuyor. Yaşamınıza biraz daha huzur, anlayış ve sevgi getirmek için siz de denemeye ne dersiniz? Zeynep Kocasinan
  3. Şimdi bu durumda hangi ayakkabı makbul olan anlayamadım ben... Bence en doğrusu aşkın ayağa düşmemesi değil mi... Keşke ayakkabı değil de şapka benzetmesi yapsaymış yazan...
  4. Radya şunu cevapladı bir başlıkta ileti içinde Güncel Konular
    Kesmeyi düşünen bile zor keser gibi geliyor bu ekonomik şartlarda...Yaşadı kuzucuklar... eh kesecek olan cepleri dolgunlarda kimler biliyoruz...
  5. thinkerbell (30), //KLiNicKWaKhA// (23), H.Zehra (20) İyi ki doğdunuz arkadaşlar...
  6. BLaCKHaPPY'NiN MeKaNI (32), alfa+beta (27), cakama (34), Joseph Chaghri (21), cardinall (36), şampiyon (37), sedom (21) İyi ki doğdunuz arkadaşlar...
  7. Radya şurada cevap verdi: Radya başlık Şiir Forumu
    SOL YANIM ACIYOR türkülerin vardı... başını göğsüme yasladığın yenilgilerin kederli şarkılarla sabahlara düşerdin asırlık bir çınar kadar yorgunum yollar geçiyorum yollar... en uzun geceler kadar kasvetli yıkılmış kentler kadar yalnızdılar şehrimde masal büyütüyor çocuklar kadınlar halı yıkıyor avlularda ben şiir yazıyorum sol yanım acıyor anne küf kokulu zindanlarda çocuk doğruyor analar bense dağ... tütün kokuyor gecelerim şarap kokuyor ay kokuyor içimden bir şeyler kopuyor gece serseri bir mayın gibi gömülüyor can evime ay sulara düşüyor ben şiir yazıyorum sol yanım acıyor anne... Alev Kutluözen
  8. Radya şurada cevap verdi: sedelina başlık Forum Oyunları
    Günaydın Aries Herkese günaydın güzel bir hafta diliyorum bende
  9. Radya şurada cevap verdi: Admin başlık Güncel Konular
    16 Kasım Pazartesi 1869. Akdeniz'i Hint Okyanusu'na bağlayan Süveyş Kanalı 132 yıl önce açıldı. 1918.Macaristan Halk Cumhuriyeti ilan edildi 1918.Bakü, Türk orduları tarafından tahliye edildi. 1922.İşgal Orduları Başkomutanı General Harrington'a yazıyla başvuran Padişah Vahdettin, İstanbul'da hayatını tehlikede gördüğünü ve İngiltere'ye sığınmak isteğini bildirdi. 1926. Hintli şair Tagor İstanbul'a geldi. Tagor, "Yaptığınız inkılaplar yalnız Türkiye İçin değil, bütün Doğu için de parlak bir gelecek hazırlamaktadır" dedi. 1935. İngiltere'de Muhafazakar Parti seçimleri 432 sandalye alarak kazandı. 1938. Atatürk'ün naşı Dolmabahçe Sarayı'nda katafalka kondu. 1942. Tasvir-i Efkâr gazetesi yayımlanmaya başladı. 1945.BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) kuruldu. 1949. İsmet İnönü ve Celal Bayar'a suikast ihbarı yapıldı. Osman Bölükbaşı ve Fuat Arna suikast düzenleyicisi olma iddiasıyla tutuklandılar. İddianın geçersizliği anlaşılınca her ikisi de 21 Kasım günü serbest bırakıldılar. 1967. Merkezi ABD'de bulunan Uluslararası Şiir Forumu Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı yaşayan en büyük Türk şairi seçti. 1972.CHP'den ve milletvekilliğinden istifa eden İsmet İnönü, anayasanın eski cumhurbaşkanlarına tanıdığı haktan yararlanarak, Cumhuriyet Senatosunda yemin etti ve ''İlk Tabii Senatör'' olarak görevine başladı. 1975. Eylül depreminde evsiz kalan Liceliler resmi daireleri işgal etti. 1976. İki Filistinli gerilla Muhammed Reşit ve Mehdi Muhammed, ömür boyu hapse mahkûm edildi. Reşit ve Muhammed 11 Ağustos1976'da Yeşilköy havaalanında yolculara ateş etmişti. Eylem sonrası, yakalanan gerillalar eylemi İsrail'in Uganda baskınının intikamı için yaptıklarını söylemişlerdi. 1979. Başbakan Süleyman Demirel, "Devraldığımız şey kuyruktur, yokluktur, kan denizidir." dedi. Aynı gün Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği, TÖB-DER İstanbul şubesi eski başkanı Talip Öztürk öldürüldü. 1981. Eski Başbakan Nihat Erim ve İstanbul Emniyet Müdür Muavini Mahmut Dikler'i öldürmekten sanık 6 Dev-Sol militanı idama mahkum oldu. 1986. Mimar Sedat Hakkı Eldem Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü aldı. Eldem'in İstanbul Zeyrek'teki Sosyal Sigortalar Kurumu binası bu ödüle değer görüldü. 1987. Türkiye'ye gelen Türkiye İşçi Partisi ( TİP ) Genel Sekreteri Nihat Sargın ile Türkiye Komünist Partisi ( TKP ) Genel Sekreteri Nabi Yağcı (Haydar Kutlu) uçaktan iner inmez gözaltına alındılar. Sargın ve Kutlu Türkiye Birleşik Komünist Partisi'ni (TBKP) kurmak amacıyla Türkiye'ye gelmişlerdi. 1988. Yüksek öğrenim kurumlarında başörtüsünü serbest bırakan düzenleme Meclis'te yasalaştı. 1991. Bilge Karasu, "Gece" romanıyla, Pegasus Edebiyat Ödülü'nü aldı. 1995. Eski Ankara Devlet Güvenlik Mahkemeleri Başsavcısı Nusret Demiral Milliyetçi Hareket Partisi'ne girdi. Bugün Doğanlar: 1895. Alman besteci Paul Hindemith. Bugün Ölenler: 1935. Şair Celal Sahir Erozan. 1960. Oscar ödüllü Amerikalı aktör Clark Gable. 1974. Sosyolog ve halkbilimci Ziyaettin Fahri Fındıkoğlu. 1981. Oscar ödüllü Amerikalı aktör William Holden, 1990. Ressam Fikret Kolverdi. 2000. Protest müzik sanatçısı Ahmet Kaya.
  10. Teşekkürler Legandary... Sen yokken gittim Korkularımın üstüne Hiç ardıma bakmadım Gümüş şiirler yazdım sen yokken Çok yangın çıktı yüreğimde Küllerini bile savurmadım Irak denizlerin fırtınasıydım Uzak iklimlerin sert rüzgarları Kulaçlarken denizinde gurbeti Kanlı savaşlarım, Belalı sevdalarım olmadı hiç Ama hep sustum, Hep ağladım, hep yandım sen yokken. Bekliyorum dönüşünü yeniden, Bir gelsen, Hayatın önünden alsan beni Bir gelsen, Sellerin önünden alsan beni Bir gelsen, Ölümlü düşlerimden alsan beni. Çok durdum güneşe karşı bir başıma Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin Sen yokken, Az dolaşmadım gönlümün kuytularında Üşüyen karanfilim şimdi buruşuk parmaklarda Bir kırağı ayazıydım gecenin kollarında Zifirlerinde sadece ben üşürdüm. Hiç aldırmadım esen rüzgara Hiç dinlenmiş bir yürekle çıkmadım ortaya Yinede hiç yıkılmadım giden trenlerin ardından Ama bütün yangınlar beni yaktı önce Hep ortasında kaldım vurgunların Vurgun nedir ki? deme Bir babanın serzenişi nasılsa öyle Bayrakları indirilmiş, Bozguna uğramış bir hisardım sen yokken Hep sustum, Hep yandım, hep ağladım sen yokken. Bir gelsen, Yangınlardan alsan beni, Bir gelsen, Dünyalarımdan alsan beni, Bir gelsen, Şafaksız gecelerden alsan beni, Ama ne zaman gelsen, Akşam kızılı gözlerimle bulacaksın beni. CAHİT KÜLEBİ
  11. öğretmen öğrenci (22), Bermeke (30), Cristiano RONALDO (22), AyZa (23), rbayrambey (24), MUHABERAT (28), Leyl-i Lal (31), ugurantalya_07 (24) İyi ki doğdunuz arkadaşlar...Sağlıkla nice mutlu yaşlara...
  12. DETAYLA BOĞUŞURKEN ÖZÜ KAÇIRMAYALIM Juan, motosikleti ile Meksika sınırına gelir. Arkasındaki iki büyük çantayı gören sınır polisi şüphelenir ve içinde ne olduğunu sorar. Juan, "Yalnızca kum" diye yanıt verince polis, "Aç bakalım çantaları" der. Juan çantaları açar, polis didik didik kontrol etmesine rağmen kumdan başka bir şey bulamaz çantada! Bununla yetinmeyen polis, gece yarısına kadar kumu her tür tahlilden geçirtir ancak saf kumdan başka bir şey yoktur! Polis, çantalarını Juan'a geri verir ve sınırdan geçmesine izin verir. Ertesi gün Juan Motosikletinin arkasında iki büyük çantayla tekrar sınırda belirir. Polis Juan'ı gene durdurur, didik didik arar, bir şey bulamaz ve Juan'ı serbest bırakmak zorunda kalır. Bu olay, polis emekli olana dek yıllarca devam eder ! Bir gün emekli polis Meksika'da bir barda otururken Juan'ın içeri girdiğini görür ve derhal yakasına yapışır; -"Senin yıllardır bir şeyler kaçırdığından eminim. Çıldıracağım, geceleri uyku uyuyamıyordum senin yüzünden. Lütfen anlat bana ne kaçırdığını. Aramızda kalacağına emin olabilirsin. " Juan gülümseyerek yanıtlar: "Motosiklet"
  13. Radya şurada cevap verdi: sedelina başlık Forum Oyunları
    Size de günaydın Sn AED... Çok güzel bir resim teşekkür ederim...
  14. Radya şurada cevap verdi: Radya başlık Şiir Forumu
    DOĞAN GÜN Kırgın umutta Keder tortusunda Acıda, zehirde, pusuda Yılma Doğan günü bekle Çünkü tutar bir erik ağacı sunar sana Doğan gün Van gölünden bir sabah Bir kıvılcım, bir titreşim Bir tutam akdeniz Süphancı bir serinlik Ve genç bir gerinme Usulcacık saç hışırtıları Bir dudaktan buğulanan sıcaklık Tutar getirir Doğan gün Öpücük gibi konar gözlerinde bir melodi Sevgilin gibi dokunur parmaklarına bir kedi Ve kavga ve zulüm ve ateş Hep birlikte örülen bir türkü Güzel yapmak için, güzel olmak için Çünkü hayat dönen, kıvrılan Yanan bir ibrişimdir Tutar getirir Doğan gün Kemal Burkay
  15. Radya şurada cevap verdi: sedelina başlık Forum Oyunları
    Günaydın ablacım teşekkürler...
  16. Radya şurada cevap verdi: sedelina başlık Forum Oyunları
    Mutlu pazarlar...Günaydın
  17. Radya şunu cevapladı bir başlıkta ileti içinde Havadan Sudan Konular
    Ben bu ara yine çok vahim durumdayım... Bu sabah çocuğun çamaşırlarını değiştirdim...Akşam okuldan geldi wcden bağırıyor.. -Anneeeeee bana bugün iki kilot giydirmişsin....! Meğer ötekini çıkarmadan yenisini giydirmişim...
  18. Şimdi anlıyorummmmm..."içme şu zıkkımı haaa"
  19. tayfa (18), gökhanyalçın (20) İyi ki doğdunuz arkadaşlar...
  20. Radya şunu cevapladı bir başlıkta ileti içinde Komedi - Eğlence Vidoları
    Anladım ben ne dediklerini... -"Gir içeri münevver konu komşuya rezil oluyoruz" -"Girmemmmmmm kalbimi çok kırdın benim, terkediyorum seni!" -"Tamam kabul yaptım bir eşşeklik affet nolurrrr" -"Kamyonla gül getirsen affetmem seni necatiii" -"Bak herkes camlara çıktı erkeklik gururum iki paralık oluyo ama" " -"Sen onu bana kilo aldığımı sölerken düşünecektin necati" -"Kız gir diyorum sana içeriiiiiii" -"Girmemmmmmmmm" -"Hay dilimi eşek arısı soksun benim,gir kız hadi üzme beni" -"Boşuna ısrar etme necati ölürümde dönmem o eve" -"Yarın söz kuyumcudan nohut kadar tek taş yüzük alacam sana" -"İstememmm ben öle maddi hediyelere kanacak kadın değilim...Hiç tanımamışsın beni hiççç...!" -"Yapma etme kulun kölen olam,sen hala benim gözümde dünyanın en güzel kadınısın" Barıştılar mı acaba sonra... Ben münevverin yerinde olsam hayatta affetmem...
  21. "Kamu çalışanlarının esnaf ve tüccarlık yapması" soruldu CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, kamu çalışanlarının geçimini sağlamak amacıyla esnaf ve tüccarlık yapmasına imkan verecek düzenlemeyi sordu. TBMM Başkanlığı'na soru önergesi sunan CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in, üst düzey görevlere özel sektörden atama yapılmasına olanak sağlayan yasa tasarısının ardından, ''memura ek gelir elde etmek amacıyla esnaf ve tüccarlık yapılabilmesinin yolunu açacak yasa tasarısının hazırlandığına'' ilişkin demecinin bir gazetede yer aldığını ifade etti. ''Memura geçimini sağlayabilecek gelecek endişesi yaşamayacak, refah içinde onurlu bir yaşam sürmesini sağlayacak bir ücretin verilmesi yerine, esnaf ve tüccar yaparak başının çaresine bakması mı hesaplanmıştır?'' diyen Ayhan, memura esnaf ve tüccar statüsü sağlanmasının kamu hizmetinde aksamaya ve düşüşe neden olup olmayacağı, ayrıca uygulamanın diğer esnaf ve sanatkar üzerinde yaratacağı sonuçların hesaplanıp hesaplanmadığını sordu. Kamu çalışanlarının işyeri açmasının, kaç işyerinin kapanmasına ve kaç kişinin işsiz kalmasına neden olacağı konusunda bilgi isteyen Ayhan, ''Kamuya üst düzey görevlere özel sektörden atama yapılmasına olanak sağlamayı amaçlayan yasa tasarısının ardından, memura ek gelir elde etmek amacıyla esnaf ve tüccarlık yapmasının yolunu açacak yasa tasarısının çıkarılmak istenmesi, Hükümetin başkaca bir çözüm bulamamış olmasından mı kaynaklanıyor?'' dedi. Cumhuriyet -------------------------------------- Sen memuruna hayat standartlarının altında ücret öde, sonrada mesai saatinin dışında istiyorsan git esnaflık yap de...Başının çaresine bak yani...Ah ki ahh ! Tabi bu arada zaten bitmiş olan esnafada bir darbe daha vur.Vur da biraz daha kapansın kepenkler...Borçlardan bunalan esnaf intahar etmiş, ocaklar sönmüş kime ne!
  22. Ben biliyorum o şurubu, ben küçükken annem bize içirirdi hala varmıymış... Eh anne içirdin içirdin şimdi boğazımı tutayım diye uğraşıyorum... Şaka bir yana bende bu ilacı iştah açar diye biliyordum...Kızım ufakken çok iştahsızdı..Doktoruna sormuştum...Kesinlikle bu tür şurupların iştah açmayacağını ısrarla söylemişti bana.. İştahınızı doğal yollarla açmaya bakın,sigara ve kahve iştah kapar onlardan uzak durun,spor yapın..Yarım saat koşun bakalım karnınız acıkacak mı acıkmayacak mı..
  23. AKP'nin düşüşü sürüyor "Kürt açılımı" ve "ekonomik kriz" AKP’nin oy oranını yüzde 32'ye düşürdü. AKAM'ın araştırmasına göre, AKP yüzde 32'ye geriledi, CHP'nin oyu yüzde 26,7'ye yükseldi. Ankette "Demokratik açılımı destekliyor musunuz" sorusunun cevabı da yer buldu. Cumhuriyet Avrasya Kamuoyu Araştırmaları Merkezi’nin (AKAM) 26 il, 73 ilçe ve 274 köy ve mahallede 2 bin 894 kişi ile yapılan araştırmaya göre, 2007 seçimlerinde AKP’ye oy verdiğini ancak şimdi başka partiye oy vereceğini belirtenlere yöneltilen “Neden vazgeçtiniz” sorusuna yüzde 42.5 oranında “Açılım süreci ve bu süreçte yaşananlar”, yüzde 41.2 oranında ise “ekonomik kriz” yanıtını verdi. AKAM Mehmet Sefa Pösteki danışmanlığında İbrahim Çakır ve Muhammet Kocaman koordinatörlüğünde 3-6 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen araştırmada, katılımcıların yüzde 59.8’i “Hükümet Türkiye’yi iyi yönetiyor mu” sorusuna “hayır” yanıtını verirken yalnızca yüzde 28.09’u “evet” yanıtını verdi. Araştırmaya katılanların yüzde 59.5’i erken seçim yapılması gerektiğini düşünürken yüzde 26.7’si erken seçim yapılmaması gerektiğini belirtti. “Erken seçim yapılırsa hangi partiye oy vermeyi düşünüyorsunuz” sorusunun yöneltildiği katılımcıların yüzde 26.8’i AKP’ye, yüzde 22.4’ü CHP’ye, yüzde 18.3’ü MHP’ye yanıtını verdi. Katılımcıların yüzde 16.2’si ise kararsız olduğunu belirtti. Araştırmada, kararsızların oy oranı dağılımı yapıldığında ise AKP’nin oyu yüzde 32, CHP’nin oyu yüzde 26.7, MHP’nin oyu yüzde 21.9 olarak ortaya çıktı. 2007 Temmuz seçimlerinde AKP’ye oy verdiğini ancak bir seçim yapılırsa, başka partiye oy vereceğini söyleyenlere yöneltilen “AKP’ye oy vermekten neden vazgeçtiniz” sorusu yüzde 42.5 oranında “Açılım süreci ve bu süreçte yaşananlar” yüzde 41.2 oranında ise “ekonomik kriz” yanıtını aldı. AKP’ye oy vermekten vazgeçenlerin, yüzde 6.4’ü bu kararlarında “yolsuzlukların”, yüzde 5.5’i de “kötü yönetimin” rol oynadığını ifade etti. PKK’lileri karşılama meydan okuma Araştırmayı katılanlara yöneltilen “Demokratik açılımı destekliyor musunuz” sorusu ise yüzde 53.7 oranında kişiden “hayır” yanıtını aldı. Kuzey Irak’tan gelen PKK’li grubun karşılanmasına ilişkin sorulara bakıldığında ise katılımcıların, olayı “meydan okuma” ve “provokasyon” olarak nitelendirdiği görülüyor. Katılımcıların yüzde 77.7’si “PKK’nin Türkiye’ye meydan okumasıdır, hoş karşılanmaz” görüşüne katıldığını belirtirken yüzde 81.5’i, “Türk insanını kışkırtmaya yönelik bir provokasyondur, hoş karşılanmaz” görüşüne katıldığını söyledi. Demokratik açılım süreciyle ilgili olarak “Bu süreç sonunda ülke bütünlüğü bozulacaktır” düşüncesine katılanların oranı yüzde 55.9 oranında çıktı. “Demokratik açılım gereklidir destekliyorum” düşüncesine katılanların oranı yüzde 24.8’de kalırken “Demok-ratik açılım başarısız olacaktır” ifadesine katılanların oranı yüzde 84 olarak belirlendi. Araştırmaya katılanların yüzde 54.1’i Türkiye’nin en önemli sorununun “işsizlik” olduğunu belirtirken yüzde 15.6’sı “Kürt sorunu”nun, yüzde 13’ü “ekonomik kriz”in, yüzde 10.2’si “bölünme tehlikesi”nin Türkiye’nin en önemli sorunu olduğunu düşünüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 78.8’i “İşsizlik sorununun çözüleceğine inanıyor musunuz” sorusuna “hayır” yanıtını verdi. Ekonomik krizin ne kadar etkilediğine dair yöneltilen soruya ise katılımcıların yüzde 39.9’u “çok fazla etkiledi”, yüzde 51.2’si “biraz etkiledi” yanıtını verdi. Cumhuriyet
  24. Evet kesinlikle...kesinlikle görmek istediğimiz ve laik olduğumuz tablo bu işte...
  25. Ben tesekkür ederim Ufuk_efe Fakat şimdi bir endişem var...Alp biraz daha büyüyüp aklı erdiğinde bana ya şöyle bir soru sorarsa ; -Anne hani Atatürk modern kıyafetler giymemizi sağlamıştı...Peki şimdi niçin kadınların bir çoğu böyle örtülü...? !!!

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.