İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Liderler

Popüler İçerikler

Üzerinde en yüksek itibara sahip içerik gösteriliyor: 29-12-2017 bütün bölümler

  1. VE HEP BİRLİKTE BİR DAN BROWN KİTABININ DAHA SONUNA GELDİK, YENİSİNDE BULUŞMAK ÜZERE DİYORUM. KİTABI BENİMLE BİRLİKTE OKUDUĞUNUZ İÇİN ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜRLER İŞTE BU DA SİZE BU ANA KADAR BENİ TAKİP ETTİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR ÇİÇEĞİM.
  2. Sayfa 530: Zihninden Stonehenge (bunu daha önce göstermiştim o yüzden tekrar göstermeyeceğim), Büyük Piramit, Ajanta Mağaraları, Ebu Simbel, Chichen Itza gibi eski insanların toplanıp aynı manzarayı seyrettiği kutsal yerlerin görüntüleri geçti. Büyük Piramit Ajanta Mağaraları Ebu Simbel Tapınağı Chichen Itza
  3. Sayfa 528: Langdon, Sagrada Familia'nın, Roma'daki Pantheon misali bir ayağı geçmişte, diğer ayağı gelecekte, kaybolan inannçla yeni başlayan inanç arasında bir köprü gibi durabileceğini düşündü. Roma- Pantheon Tapınağı
  4. Sayfa 520: Akademisyen olduğunu için eminim Fareler ve İnsanlar'ı okumuşsunuzdur. Kitabını okumuşsunuzdur eminimi filmini de izleyin derim
  5. Sayfa 519: Eğer kanserden ölseydi bağnaz insanlar kendini beğenmiş edalarıyla, Tanrı'nın onu cezalandıracağını iddia edeceklerdi. Ateist yazar Christopher Hitchens öldüğünde öyle yapmışlardı.
  6. Sayfa 510: Langdon, "İsimleri kodlanmış," dedi. İkinci bir anlamı varç Şirketin ilerleme hareketini yansıtan gizli bir sembol. Ambra bakakalmıştı. "Sadece harfleri görüyorum." "İnan bana, Fedex logosunda çok tanıdık bir sembol var ve ileriyi gösteriyor." "İleriyi mi gösteriyor? Yani ok gibi mi?" (Ok işaretini göremeyenler için göstereyim, şimdi artık daha rahat göreceksiniz.)
  7. Sayfa 508: Langdon yürümeyi bırakıp ona döndü. "Desen organize olmuş bir dizi demektir. Doğada her yerde desenlere rastlanır ayçiçeklerinin sarmal şeklinde dizilmiş çekirdeklerinde, bal peteğinin altıgen şekillerinde, balık atladığında gölette oluşan dalgacıklarda vs.
  8. Sayfa 507: Tüm dünyada otuz üç adet "Shakespeare'in Bahçesi" bulunur Bu botanik parklarda yalnızca William Shakespeare'in eserlerinde geçen bitkiler yetişir. Stradford-upon-Avon Shakespeare'in Bahçesi Viyana Shakespeare'in Bahçesi San Francisco Shakespeare'in Bahçesi New York Shakespeare'in Bahçesi Barcelona Shakespeare'in Bahçesi
  9. Sayfa 493: "Onurlu bir amaç." Langdon, William Blake'in All Religions Are One (Tüm Dinler Birdir) başlıklı benzer konulu bir eser yazdığını hatırladı.
  10. Sayfa 490: Bu görüntünün yerini USC'li bir jeoloji profesörü aldı. University of Southerns California Sayfa 490: Cosmos isimli televizyon programının eski bir bölümünde görünen astrofizikçi Neil deGrasse Tyson sakin bir sesle anlatıyordu. Neil deGrasse Tyson
  11. Sayfa 486: Dağdaki kilisenin önünde yer alan büyük meydanda duran Psikopos Valdespino karanlık Şehitler Vadisi'ne baktı. Çam ağaçlarının bulunduğu dar ve derin vadiye şafak öncesi çiyi yayılıyor, uzaklardan avcı bir kuşun geceyi delen çığlığı duyuluyordu. Keşiş akbabası......
  12. Sayfa 485: "Majesteleri benden sizi aramamı ve özür dilediğini iletmemi istedi. Kendisine buradaki Hospital El Escorial'da göz kulak olacağım. Maalesef sona yaklaşıyor." Hospital El Escorial
  13. Sayfa 462: Ekranda NYU'lu Alexander Grosberg diye tanıtılan başka biri vardı. Grosberg konuşmaya başladı. "En büyük ümidimiz Jeremy England'ın hayatın başlangıcına ve evrimine yol açan fizik kurallarını bulmuş olması. Sayfa 462: Ekranda başka bir yüz belirdi. Konuşan Pulitzer ödüllü tarihçi Edward J Larson idi. "Eğer England bu teorinin doğruluğunu ispatlayabilirse ismi sonsuza dek hatırlanır. Yeni Darwin o olabilir." Sayfa 462: Cornell'den bir fizikçi olan Carl Franck şunları ekledi. "Her otuz yılda bir ileri doğru dev adımlar atıyoruz... ve bu onlardan bir olabilir." Sayfa 462: Langdon duvardaki "Salon" isimli internet dergisinin 3 Ocak 2015 tarihli başlığına baktı. "TANRI KÖŞEYE SIKIŞTI: YARATILIŞA İNANANLARI VE MUHAFAZAKAR HRİSTİYANLARI DEHŞETE DÜŞÜREN YENİ BİLİM. Mitli genç bir öğretim üyesi Darwin'in başladığı işi bitiriyor. Muhafazakarların üstün tuttuğu her şeyi yerle bir edebilir. (Buldum bu sayfayı ve resmini çekip sizin için linkledim tabiii) Sayfa 463: Bir kapının önünde durduğunda yüzü sevinçle parladı. Kapının üstünde şöyle yazıyordu: ENGLANDLAB@MITPHYSICS Burası MIT'in Fizik departmanı
  14. Sayfa 461: Jeremy England mı? Langdon, Edmond'ın bahsettiği fizikçinin ismini duyunca lalırdı. Otuzlu yaşlarındaki MİT öğretim üyesi, kuantum biyolojisi denilen yeni bir sahada tüm dünyayı karıştırarak Boston'daki akademi dünyasında hayranlık uyandırmıştı. Jeremy England Sayfa 461: Jeremy England ile Robert Langdon tesadüfen Philips Exeter Akademisi'nde aynı hazırlık okuluna gitmişlerdi. Genç fizikçinin ismini ilk defa mezunlar dergisinde yer alan Dissipation Driven Adaptive Organization başlıklı bir makalede öğrenmişti. Philips Exeter Akademisi
  15. Sayfa 459: Stanford Üniversitesi'nden biyokimyacı Doktor Constance Gerhard. Stanford Üniversitesi
  16. Sayfa 453: Miller'ın ölümünden sonra San Diego'daki California Üniversitesi'nde bir dolapta unutulmuş deney tüplerinin bulunduğunu anlattı. California Üniversitesi
  17. Sayfa 452: Ekranda 8 Mart 1953 tarihli New York Times gazetesinin "İki Milyar Yıl Geriye Bakmak" başlıklı makalesini gösteriyordu. Gazetenin bahsedilen yazısı alt tarafta kare içinde gösteriliyor
  18. Sayfa 447: Dünyada az sayıda ünlü deney tüpü vardı ve bunun onlardan bir olduğuna emindi. ....... Profesör dizlerini kırıp yetmiş yıllık cam tüpe baktı. Yüzeyindeki maskeleme bandı eskimiş ve yıpranmış olsa da üstündeki iki isim hala okunuyordu. MILLER-UREY Miler-Urey Deney Tüpü ve Deneyin Ayrıntıları Sayfa 447: Kimyager Stanley Miller ile Harold Urey bu soruyu cevaplamak için 1950'lerde efsanevi bir bilimsel deney yapmıştı. Başladıkları yürekli deney başarısız olmuş ama çabaları dünya çapında övgü bulmuştu. O günden beri bu deney Miller-Urey ismiyle anılıyordu. Stanley Miller ve Miller-Urey deney tüpü Harold Urey
  19. Sayfa 437: MareNostrum dünyadaki en iyi modelleme bilgisayarlarından biri ve karmaşık simülasyonlar yapmada uzman. Bunların en ünlüsü "Alya Red" isimki hücre seviyesine kadar her şeyiyle doğru çalışır durumda sanal bir insan kalbi. Alya Red, sanal insan kalbi.
  20. Sayfa 436: Son yıllarda Google'ın Kuantum Yapay Zeka Laboratuvarında D-Dalga gibi makineler kulanırken, Edmond üstünde gizlice çalıştığı bu bilgisayarla herkesi geride bıraktı. Kuantum Yapay Zeka Laboratuvarıyla ilgili hazırlanmış videoyu izlemek isterseniz buraya bakabilirsiniz.
  21. Sayfa435: Winston cihazı tanıttı. "E-Dalga. Kelime oyununu mazur görürseniz, NASA/Google'ın sahip olduğu D-Dalga'nın çok ötesinde bir kuantum sıçrayışı. Bunun ardından ilk kuantum bilgisayar olan D-Dalga'nın bilim insanlarının halen anlatmakta zorlandığı yeni bir bilgisayar gücü dünyasının kapısını açtığını anlattı. Kuantum bilgisayarlar, bilgi depolamak yerine atomaltı parçacıklarının kuantum hallerinden faydalanarak, hız, güç ve esneklik açısından üstel bir ilerleme sağlıyordu.
  22. Sayfa 434: Bilgisayarın mavimsi tonu ona satranç şampiyonu Gary Kasparov'u yenerek tüm dünyayı şaşırtan 1990'ların Deep Blue isimli süper bilgisayarını hatırlattı. Deep Blue Garp Kasparov ile Deep Blue'nin satranç karşılaşması
  23. Sayfa 433: 127.0.0.1 gibi yer yoktur (Tabii kitapta bahsedildiği gibi değil ama bahsedilen yazı bu) Sayfa 433: Toprak askerler: Bulunduğu yerden aşağıdaki makineler ordusunu görmek ona Çin'deki ünlü Xi'an arkeolojik toprak askerlerini hatırlattı. Cam zeminin üzerine adım attığında bir anlık tereddüt yaşadı.. şeffaf bir yüzeye çoraplarıyl basmak yeterince sinir bozucuydu, buna ilaveten bir de MareNostrum bilgisayarın te­pesinde durmak sinirlerini iki kat geriyordu. Mantık olarak şu an buradalar, tabii kitabın hikayesinde burada Kirsch'ün laboratuvarı var.) Çin'deki X'ian arkeolojik toprak askerler (Bu adamın hayal gücü gerçekten muhteşem, ciddi ciddi Çin'deki bu toprak askerleri bilen birisi, super bilgisayar merkezinin üstünde dursa bunu anımsar mıydı bilmiyorum ama gerçekten de anımsatıcı)
  24. Tekrar Barselona'daki SüperBilgisayar Merkezine dönüyoruz. Sayfa 432: İleride cam mekanın dış duvarına tutturulmuş bir döner merdiven duruyordu. Bilgisayarın söylediklerine uyarak merdiveni çıktılar ve kendilerini camdan bir döner kapının önündeki metal eşikte buldular. (Döner kapı bu ama tam tarif edildiği gibi değil çünkü gerisi hikaye) Sonrasında bahsedilen hoşgeldin paspası, terlikler falan tabii hikaye, ama ne yalan söyleyeyim belki vardır diye bakmadım değil, hatta şöyle bile düşündüm, Belki bir gün Dan Brown buraya gitmiş ve belki de gerçekten böyle bir görüntü görmüştür ondan sonra o görüntü onu o kadar etkilemiştir ki tutmuş bu kitabı yazmıştır. Olabilir miydi, neden olmasındı
  25. Sayfa 434: Julian bu geçidin, içine giriş yolu olmakla kalmadığını aynı zamanda resmi onay verilmiş bir Katolik kilisesinin sahını oluşturduğunu biliyordu. İçerideki dua banklarını görmeye başlamıştı. La basilica secreta, bu tünelin sonundaki yıldızlı mabed, devasa kubbesiyle yeraltına yapılmış büyük bir bazilikaydı. Roma'daki Aziz Petrus Meydanı'ndan (Vatikan meydanı) daha fazla yüzölçümüne sahip olduğu söylenen yeraltındaki bu anıt mezarda dağın tepesindeki haçın tam altına inşa edilmiş sunağın çevresine altı ayrı şapel yapılmıştı. (Aziz Petrus Meydanı'nı önceki sayfalarda hatırlarsanız fotograflamıştım, Hristiyanlara seslenen beyaz giysili papa - sagrada Familia'nın çatısındaki beyaz giysili kadın benzetmesi) Sanırım sunağı çevresindeki altı şapelden biri bu Diğer ikisinin girişi de bu fotoğrafta daha net görünüyor ama hepsini içine alan geniş açı bir fotograf pek çekilmemiş
  26. Sayfa 430: Önlerinde uzanan tünel, Madrid Kraliyet Saray'nın balo salonu kadar zarif bir zevkle inşa edilmişti. Siyah memer zemini ve sandıklı tavanıyla bu görkemli koridor meşale şeklindeki sayısız duvar apliğiyle aydınlatılıyordu. Sırf mezar dağın derinlilerinde bulunan Franco'yu yüceltmek için bu dağın içinde yıllarca açlıkla ve soğkla mücadele etmiş çoğu da ölmüştü.
  27. Sayfa 429: Muhafız psikoposla prensi üzerinde o uğursuz frankocu sembolün işlenmiş olduğu ferforje demirden yapılmış büyük bir kapıdan geçirdi. Çift başlı kartal amblemi Nazi ikonografisini andırıyordu. Sayfa 429: Kapının iki yanında ellerinde haç şeklinde kılıç tutmuş metalden birer ölüm meleği heykeli duruyordu.
  28. Sayfa 428'de bahsedilen Chapel Torre Girono, yukarıda bahsedilen Süperbilgisayar merkezinin girişindeki şapelin adıydı, linkliyorum, isteyen tekrar bakabilir.
  29. Sayfa 421: Edmond yıllar önce Langdon'ı bir gösteriye götürmüştü. Missa Charles Darwin ismindeki Hristiyan ayininde besteci, kutsal latince metni Charles Darwin'in Türlerin Kökeni isimli kitabındaki pasajlarla değiştirmişti. Böylece dindar seslerden meydana gelen unutulmaz bir koro, doğal seçlimin vahşiliğiyle ilgili ilahiler söylemişti. Bu videoyu mutlaka izleyin, hem burada bahsedilen ilahiyi dinliyorsunuz hem de tam yukarıda bahsedildiği gibi plaza ekrandaki hayat oyunuyla oluşan Hayat Ağacının şekillenmesini gösteriyor. Ayrıca Darwin'in Türkçe ye de çevrilmiş olan eseri Türlerin Kökeni
  30. Sayfa 419: Tam karşılarındaki lobi duvarında yer alan dev bir plazma ekran, içerideki tek ışık kaynağıydı. Ekran çok ilkel bir bilgisayar oyununu gösteriyordu...... .....Hayat ismiyle bilinen, bilgisayar üretimi bu dizilim 1970'lerde İngiliz Matematikçi John Conway tarafından icat edilmişti. John Conway
  31. Sayfa 418: Büyük kilisenin cephesini inceleyen Langdon ile Ambra, Barselona Süper Bilgisayar Merkezi girişinin, kilise nefinin güney ucunda yer aldığını gördü. Rustik cephenin dışına pleksiglastan yapılmış ultramodern giriş bölümü, binaya yüzyıllar arasında sıkışıp kalmış gibi bir görüntü veriyordu. Girişin yanındaki dış avluda yaklaşık dört metre yükseklikte ilkel bir savaşçı büstü yer alıyordu. Bu yukarıda görüntüsü Sayfa 418: Klisenin orijinal narteksinden yapılmış geniş bir lobiye girdiler. Loş ışıkla aydınlanan lobi boştu.
  32. Sayfa 416: Franco'nun Mezarı, Şehitler Vadisi Diktatörün mezarının bu yerde bulunması eleştirileri köklüyordu. Sayfa 416: Bu dağdaki mucize tepesindeki haç değil, içindeki yerdi. Granit tepeye oyulmuş el yapımı mağarada akıl almaz boyutlardaydı. Mağara yaklaşık 280 m dağın içine giriyor ve geniş bir odaya açılıyordu. Yaklaşık 45 m genişliğindeki mekanın parlak seramik döşenmiş bir zemini ve fresklerle süslü küçük bir kubbesi vardı....... (Mağaranın girişi) Grup halinde bronz kapıya yaklaştıklarında Julian yukarıdaki pieta'ya baktı. (Pieta diye kastedilen Meryem Ana heykeli - üstteki resimde mağarnaın girişinde üst tarafta da görünüyor ama daha yakın halini de ekleyeyim.) (İçerideki oda)
  33. Sayfa 415: Dünyanın en uzun haçı İspanya'da yer alır. El Escorial Manastırı'nın on üç km kuzeyindeki dağın tepesine dikilmiş devasa beton haç, gökyüzüne doğru 150 m. yükselir..... Haçın aşağısında yer alan Şehitler Vadisi isimli iki dağ arasındaki geçitte İç Şavaş'ta her iki taraftan verilen kırk bin kayıp ebedi istirahatindedir. El Escorial Manastırı Dünyanın en büyük haçı ve Şehitler Vadisi
  34. Sayfa 413: Bu gerçek olamaz. Edmond'ın bilgisayar laboratuvarlarının çatısında dev bir haç mı var? Birkaç adım daha atınca ağaçların arasından çıktı. Artık binanın tüm cephesini görüyordu. Karşısındaki büyük penceresiyle eski bir gotik kilise duruyordu. Sivri uçl iki taş kulesi ve Katolik azizlerle Bakire Meryem'in yarım kabartmalarının süslediği zarif bir kapısı vardı. BARSELONA SÜPER BİLGİSAYAR MERKEZİ CENTRO NACIONAL DE SUPERCOMPUTACION. Ambra şaşkınlık içinde ona döndü. "Bir katolik kilisesinin içinde Barselona'nın süper bilgisayar merkezi mi varmış?" (Şu arkadaki cam bina da süper bilgisayar merkezi sanırım, okudukça biraz daha belirginleşecek bakalım.)
  35. Sayfa 407: Pilota doğru bağırdı. "Avinguda Diagonal. Al oeste (batıya). Şehri boylu boyunca geçen Avinguda Diagonal'ı herhangi bir Barcelona haritasına bakarken gözden kaçırmak imkansızdı.
  36. Sayfa 407: Kilisenin heybetli kuleleri, helikopter yükseldike yerini ızgarayı andıran ışıklandırılmış sokaklara bıraktı. Aşağıdaki şehir bloklarına bakan Langdon, alışıldık karelerle dörtgenlerin yerine daha yumuşak sekizgenler gördü. L'Eixample, (Ferah semt) diye düşündü. Şehrin vizyoner mimarı Ildefones Cerda, ufak meydanlar oluşturmak, görünürlüğü ve hava akışını artırmak ve kafelere daha geniş yer bırakmak amacıyla bu semtteki tüm kesişimleri kare blokların köşelerini tıraşlayarak genişletmişti. (Önce şu mimarın resmini paylaşayım, sonra da sekizgen şehri) L'Example (Ferah semt) - Barcelona, eğer dikkat ettiyseniz ortada da Sagrada Familia duruyor,
  37. Sayfa 402-403: Sagrada Familia'nın kelelerinin üstünden uçarken rahibin doğru söylediğini fark etti. Kilisenin yekpare merkez kulesi henüz inşa edilmemişti. Sekoyaların arasındaki ağaçsız yerleri andıran temel platform, diğer kulelerin ortasında kalmış çember şeklinde bir alandı. (O çember derken sanırım bu çemberden bahsediliyor)

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.