Jump to content
Sign in to follow this  
  • entries
    201
  • comments
    22
  • views
    162,233

About this blog

evrensel-insan'a ait basliklar

Entries in this blog

 

İkiz Kuleler ve Suruç Katliamı

Bilindigi gibi, milenyumun yani 2000'li yillarin basinda meydana gelen "ikiz kulelerin yerle bir edilip, en az 3000 canin yasamnini yitirdigi katliam" ABD'nin BOP projesi temelinde Basta Afganistan olmak uzere, O.Dogu ve K.Irak'a saldirabilmek icin kendi toplumunu katletmekten cekinmedigi bir terror vahsetidir.   Gecenlerde olan Suruc Katliami da bu acidan ikiz kuleler katliami ile benzerlikler tasimaktadir.   Ikiz kuleler, ABD'nin kendi ekonomik ve politik cikari icin saldirisinin bir bahan

evrensel-insan

evrensel-insan

 

"Yeni" Savaştıran Emperyalizm ve Halkların Yaşam Savaşı

Emperyalizmin tarihine baktigimizda, ozunun degismedigini fakat uygulamasinin ve goruntusunun bu oze bagli olarak ve de ozunun goruntusunu daha net sergileyerek cesitlendigini zaman icinde soyleyebiliriz.   "Yayilmaci, yerlesici, disaridan ekonomik ve politik mudaheleci" emperyalizm, 1960'lar ile yarattigi terorizm ile "iceriden karistirici ve iceriden yonlendirici ve yonetici" konuma gecmenin yaninda, organize ettigi terorizm ile de "ulkeleri icerden parcalayici/bolucu" konuma gecmistir.  

evrensel-insan

evrensel-insan

 

BOP'a Karşı Tutumlar -Qua Felsefesi

BOP temelinde O.Dogu sekilleniyor.   Bunun ilk ayagini Irak'ta gorduk   Ikinci ayagini ve Irak'a da sicrayan ayagini da Suriye'de gorduk ve gormekteyiz.   Irak'i bizzat ABD askeri teroru dagitti.   Tabi oncesinde kendi ulkesindeki ikiz kuleler katliamini duzenledi ki, Irak'a terrorist saldirisini yapabilmekicin elinde bir bahane/neden olsun.   Aslinda bunun ilk baslangici ABD eliyle Islam gorunuslu terrorist hareket olan El-Kaide'nin kurulmasi ve ilk savasini SSCB'ne karsi Afganistan'd

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Devletin Dini ve Milliyeti / Hükümetin Dini ve Milli Siyaseti Olamaz.

Bir devlet, ait oldugu cografi ve toplumsal birlikteligin devleti, bir hukumette ait oldugu cografi ve toplumsal birlikteligin bir hukumetidir.   Dolayisi ile farkli halklarinin ve kesimlerinin ve de farkli sosyo-etik degerlerinin oldugu bir cografya ve toplumun devleti ve hukumeti; tum bu toplumun farkli degerlerini kucaklayacak bir yonetim yonlendirim yapilanma ve isleyis temelinde olmalidir.   Yani ne devletin bir resmi dini ya da milliyeti, ne de hukumetin bir resmi dini ya da milli siya

evrensel-insan

evrensel-insan

 

7 Haziran Seçimlerinin Türkiye Tarihindeki Diğer Dönüm Noktası

7 Hazirandaki milletvekili secimleri, sadece AKP ve biatci surekasinin Turkiye ulke ve toplumunu, teokratik, otokratik tek bir diktatore teslimiyetci gidisatina "dur" deme acisindan bir donum noktasi degildir.   T.C. ne bir devlet ne bir hukumet ne de bir rejim olarak ne de anayasada belirtilen "sosyal, hukuk" olarak bir yonetime hic bir zaman sahip olamamistir.   Iktidara kim geldi ise, devlet ve de hukumet onun politik cikar politikasinin bir duygu ve ekonomi somuru araci olmus, devlet ve

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Sosyo-Etik Değer Tarafı ve Tarafın Diğer Tarafları Ötekileştirmesi

Toplumumuzun en onemli sorunu kendisine dogumdan itibaren verilen her turlu deger, veri ve tabuyu sabitlestirmesi ve sahiplenmesi temelinde; "kendi degerinden baska bir degeri tanimamasi, ona karsi cikmasi, onu otekilestirmesi ve bunu da degere yonelik degil; sadece ve sadece kendi degerine karsit, zit, dusman, ters v.s. olarak algilamasidir.   Bu yukaridaki paragrafta ne denmek istedigini ornekler ile acikliyalim.   Diyelim bir kisi, deger olarak "turkcu, Ataturkcu, sunni, turkmilliyetcisi

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Etiğin, Nitelikleri ve Çeşitleri

Etik, felsefi kullanim ve paylasimda bir kavram olarak; her bir beynin kendi bunyesindeki ...e gore temelli algisinin bu kavrama verdigi anlam ve icerioktir.   Dolayisi ile o klasik dildevrimi oncesi "Etik budur/bu degildir" seklindeki bir determinist ve mutlak dogru iceren bir aciklama, bugun gecerli degildir.   Evrensel-insan zihniyetine gore etik kavramina verilen anlam ve icerik "bireyin yasam ve iliskisindeki her turlu zihni yetisinin islemesi ve davranis oloarak yansimasidir."   Yuka

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Müstakil Var Olanın Bütününü Oluşturan Farklarının Farkındalığı

Insanoglu turunun mustakil var olan her bir birinin gozlemsel butunlugunu olusturan farklarin farkindaligi cok onemlidir?   Simdi soyle bir soru soralim.   Bir seyin farkina varan kim/ne?   Iste bu soru bize, gozlemsel algi olarak bir butunu algilatiyor.   Peki bu "kim/ne" mustakil var olan butunu olusturan ve bir biri ile her turlu iletisim de olan farklar nelerdir?   Yani farkina varan, kimdir/nedir?   Farkina varan kisinin butunlugu. Yani beyni, zihni ve kendisi.   "Kim" sorusu

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Bilimin Teleolojisi

Baslik aslinda aklin teleolojisi ile bilimi birlestirmek adina ilginc bir ironi.   Yalniz eger bilim insanoglu adina bir degerse, bunun mutlaka her beyin algisinca bir teleolojisi, yani bir amaci gayesi v.s. vardir.   Peki nedir, bilimin amaci?   Bunu en kisa sekli ile "bilmek ve bildirmek" olarak ortaya koyabiliriz.   Buradan ilk fark, yani bilimin amacinin inanmak olmadigi ortaya cikar.   Peki, bilim neyi bilir bildirir?   Bunu da en kisa sekli ile "algiladiginin/varladiginin tarti

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Beyin İle Zihin Farkı / İlişkisi

Beyin ile zihin iliskisi ve birinin digerinden farki metafizigin varliksal/ontolojik felsefelerinin indirgemeci, determinist monist/dualist "birini otekine tercih eden/birini digeri bunyesinde yok eden" sartlanmis cagdisi yanasimi ile algilanmaz.   Herseyden once bu iki kavramin ne oldugunu ve birinin digerinden farkini algilamak icin; ikisi arasindaki farki algilamak ve farkina varmakgerekir.   Beyin, bir complex dinamik sistemdir. Iste bu complex ve dinamik sistemin her turlu soyutlama, so

evrensel-insan

evrensel-insan

 

İdeolojik / İnançsal / İzmsel - Faşizm / Terorizm- Farkı / İlişkisi

Insanoglunun soyut olarak yarattigi ve sonar bir yasamsal gercek haline getirdigi teorizmin de, fasizmin de bir ideolojik/inancsal/izmsel tabani/temeli vardir.   Once fasizm ile terorizmin farkini ortaya koyalim.   Fasizm genelde ulke ve toplumda iktidarda olanin kendi niteligini toplumuna zorla baski ile ve kendi niteliginde olmayanlari bertaraf ederek devleti hukumeti ve toplumun her turlu kurumunu ve de yargi yurutme ve yasamayi iktidar olarak ele gecirerek dayatmasidir. Butemelde getiril

evrensel-insan

evrensel-insan

 

"İç Güvensizlik Paketi"

Bilindigi gibi dun mecliste bu paket ile ilgili tartismalarda fiziki saldirilar ve yaralanmalar olmustur.   Yani ic guvensizlik daha meclisten gecmeden fiziki saldirisi baskisi v.s. ile kendini gostermistir.   Bu paket ile AKP'nin neyi "guvenlik altina almak" istedigi ve buna mukabil bu guvenligi saglamak Adina nasil bir terore zora ve baskiya bas vurmasi gerektiginin onerisi olan bu paket kisaca "AKP'li isen guvendesin, eger degil isen gerisini sen dusun" seklinde bir paket olmasi vasfi ile

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Etik Bilim ile Bilimsel Etik Farkı

Bilindigi gibi etik, felsefenin genelde "insanoglu biri sosyal olarak digger birleri ile bir arada nasil yasar/yasamalidir?" sorulari uzerine degerler one suren dalidir.   Tarihler boyu cografi ve de toplumsal olarak hem kendi bunyesinde hem de tarihin akisinda bu degerler genelde tutuculassada, degisimine engel konulmaya calisilsa da; gelisen degisen ve ilerleyen teknik ve de bilim sayesinde degisime ugrar.   Etik degerlere ana olarak ornek verirsek, bunlar:   Milloi/kokensel, dini/mezhep

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Bilimsel Olarak Yanlışlanabilirlik

Bilimi ispattan ve sabitlikten dolayisi ile felsefenin inancsal ve ideolojik basi cekmesinden kurtaran ve gelisimini degisimini ve yenilenimini en iyi aciklayan kavram yanlislanabilirliktir.   Burada klasik metafizik varliksal temelli ideoloji ve inanc iceren temelde bir ispat soz konusu degildir. Ayrica suphe de soz konusu degildir.   Burada soz konusu olan GECERLILIKTIR. Gecerli olan da olgu olarak tartismadisi olarak GOZLEM VEREN TEMELINDE GECERLIDIR.   Iste buradaki yanlislanabilirlik,

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Çağdaş Sosyalizm

Genelde gunumuzde kisiler sosyalizmden bahsederken bunun neden gerekli oldugunu izah etmeye calisiyorlar.   Halbuki 21. Yuzyilda tartisilmasi ve sorgulanmasi gereken "Nasil bir sosyalizm?" sorusu olmalidir.   Cunku, herseyden once her bir beyin duzeyinin sosyalizm kavramindan ne algiladigi ve nasil bir ve ne sekilde anlam ve icerik verdigi farklidir.   O yuzden once sosyalizm kavraminin nasilinin anlam ve iceriginde ortak noktalarin bulunmasi gerekir.   21. yuzyildayiz. Cagimiz bilgi ve

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Etik Olmak İle İdeolojik Olmak Farkı / İlişkisi

Insanoglu bilindigi gibi sosyal bir fenomen olmasinin yaninda, soyutlama soyut degerlendirme, soyut deger verme ve soyut deger yaratma yetisi olan ve bu soyutlarini da somutlastirarak dozen system ve kurum haline getirebilen bir fenomendir.   Sanki burada bir metafizigin ontolojik yani varl;iksal "madde/dusunceden birinin monizmi" celiskisi varmis gibi algilanmaktadir.   Halbuki insanoglu fenomeninde bu iki varliksal temel biri birini tamamlar ve bu tamamlamadan insanoglu kavramsal bilgisini

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Kuran'ı Algılamadaki / Uygulamadaki Pragmatisizm (Yararcılık)

Bilidigi gibi Kuran ve icinde yazanlar ile tarihteki farkli reel islam yasam iliski duzen sistem farki, Kuran'daki cagdisilik, bilimsel yer almayanlar celiskiler ve hatalar; Kuran'i "kalb ile iman ve dil ile ikrar" temelinde ve de algi ve uygulamadakiaklin ve yorumlarin kullanilmasi temelinde ve de "Kuran'da hic bir celiski yoktur, cunku Allah'in sozudur" sabit bilincalti ve degismez iman ve inancida, bir pragmatisizm sezilmektedir.   Yani her iman eden ve inanan, Kurani kendi inancini dogrula

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Sosyalleşmedeki, Politika ve Etik Farkı / İlişkisi

Insanoglu, kisisel toplumsal ve de sosyal yasam ve iliski kurabilen bir fenomendir.   Yalniz tarih boyu baktigimizda, insanoglunun; kisisellestigini ve toplumsallastigini gorebiliriz de, bir turlu sosyallesebildigini goremeyiz.   Bunun ana temeli, insanoglunun evrimsel gelisim olarak beyninin kazandigi zihinsel soyutlama, soyut degerleme ve soyut degerlendirme yetisi ve ozelligidir.   Iste insanoglu kendi turu bunyesinde bu soyutlama ve soyut degerleme/degerlendirme temelinde farklilasmis,

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Radikalleşme ve Demokratikleşme Farkı / İlişkisi

Bugun insanoglu tarihine baktigimizda, kendisine dogumdan verilen degerlere; ya sorgulamasiz sarilmis ve savunmus, ya da yeri geldiginde de karsi cikmistir.   Bu degerler genelde, metafizik, varliksal, inancsal, ideolojik, izmsel, etik ve felsefi degerlerdir.   Genelde bilimsel bir temeli olmayan bu degerlerin, insanoglu cagi degistikce ve yasam ve iliski dozen ve sekli degistikce "eskimesi, gericilesmesi, tutuculasmasi, yobazlasmasi" soz konusudur.   Iste radikal yani, koktenci olarak bil

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Uyarılmışlık / Uyarılış

Uzun zamandir "hani su herkesin ve herseyin ilk nedeni" konusu var ya, ya da "herseyin teorisi" denilen konu; bu temelde sorgulama, inceleme ve arastirma yapiyordum.   Aslinda bu arastirma cercevesinde bir seyin farkina vardim. Aslinda bu farkina varilan sey, yine herseydfe oldugu gibi, normal disi idi.   Sonucta bizim en buyuk hatamiz ve sorunumuz, hep etkenden edenden yapandan, varliktan v.s. yola cikmak.   Halbuki farkina varilmasi gereken bir edilgen; yani hareketsizi, hareketli kilan,

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Algı, Bilinç ve Bilişsellik Farkı / İlişkisi

Insanoglunun ilk ve duyusal algisi evrimsel ve hayvani (anima/animus) temelli bir algidir.   Yani algida, sadece uyari temelinde bir "uygula/uygulama/ertele" v.s. temelli bir algi vardir.   Diyelim karnin acikmasi bir uyaridir ve karninin aciktigi uyarisi alindiginda, ya doyurmak eylemine gecilir ya da o an icin ertelenir. Bu bir secim hakkidir ve tamamen mustakil var olan varligin bilincli bilincsiz ortama zamana duruma v.s. gore bir secimidir.   Akilsal algilarda devreye beyinde o zamana

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Bilimin Bilimsel Sınırını Belirleme

Bilimin felsefesinde, "demarkasyon, yani sinirini belirleme" sorunu, bilim ile, bilim olmayanin buna bilim ile sozde bilimi, ve digger etkinlikleri ve inanclari da dahil ederek ne oldugunun nasil farkini ortaya koymak sorunudur.   Bu konudaki tartismalar, bir yuzyildan fazladir, bilimin felsefesi ve bilim kisileri arasinda ve bilimsel metodun genis temelinde ortak bir anlasmaya varilsa da cesitli dallarda devam etmektedir.   Dogrulamaya/kanitlamaya karsit olarak yanlislanabilirlik bu siniri

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Yapılandırılmış İşlevin, Bilişselliği

Herhangi bir islevin, yapilandirilmisliginin yapi ve islevini algilamak o yapi ve isleyisin bilisselligi ile mumkundur.   Bu baslikta, neyin ne olarak ortaya kondugu ile ilgili bir aciklama yapacagim.   Herseyden once islevin olabilmesi icin; asagidaki islevler gereklidir.   Bunlar;   Yansima   Algilama   Yansitma   olarak uclu bir yapilandirilmisliktir.   Burada soyle bir aciklama yapalim.   Yansiyana- A diyelim   Algilamaya- B diyelim   Yansitmaya da C diyelim.   Burada

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Fizik İle Metafizik İlişkisi / Farkı / Bağı

Fizik ile Metafizik Arasindaki Iliski   Bir mukayese yapmak gerekirse, fizik; bes duyu ile algiladigimizin anlasilmasi iken, metafizik; bizim anlamadigimizi anlamaya calisir.   Fizik, etrafinda bes duyu ile algiladiginin "nasil oldugunu" aciklar.   Metafizik ise etrafindaki ve bunyendeki , her seyin ve her bir seyin "nedeni" ile ilgilenir.   Metafizik, kavramlari teoloji ve de fizik otesine onun dinine tasimamaya gayret ederek, bes duyu ile algilanan ile bes duyu ile algilanmayan arasind

evrensel-insan

evrensel-insan

 

Bilimin Kanunları

Bilimin kanunlari ya da bilimsel kanunlar, cesitlilik iceren fenomenlerin, tabiatta nasil bir davranis gostererek bulunduklarini, aciklayan, tanimlayan, tahmin eden,ve belkide nedenini aciklayan raporlardir.   "Kanun" terimi, bir suru alanlarda, kullanilan, takriben tam; genis ya da daraltilmis teoriler, ve tum tabi bilimsel (fizik, kimya, bioloji, jeoloji, astronomi v.s.) disiplinlerdir.   Bilimsel kanunlara benzer terim, prensiptir.   Bilimsel kanunlar;   1- genis kapsam olarak toplanm

evrensel-insan

evrensel-insan

Sign in to follow this  
×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.