hep bir büyümek telaşımız vardı..mesela bir yedi yaş hayali, artık büyüyüp okula gidebilmek demekti..benim için anlamı büyüktü..artık evde ve yalnız kalmak zorunda kalmayacaktım...benimde o camdan bakıp seyrettiğim çocuklar gibi bir okul çantam..suluğum ve çığlık çığlığa koştuğum bir okul yolum olacaktı..
ortaokuldayken..lise öğrencilerine heveslenirdim hep..zira artık onlar gençkızdı..ortaokul dönemi sanki bir ara dönemdi..ne çocuk sayılıyordun..ne gençkız..ve 20'li yaşlar ne kadar kocaman gelirdi..ve ne kadar ulaşılmaz..
bu hevesime ailem anlayışlı bir tebessümle itiraz ederlerdi.."büyüme yavrum..hep böyle kal.."anlamaz..itiraz ederdim..sanki böylesi bir süreci engelleyebileceklermiş gibi...keşke hep çocuk kalmanın bir yolu olsaymış..aşağıdaki şiir bir zamanlar büyümeye heves etmiş şimdiki erişkinlere...
büyümeye bu özlem,bu özenti ne diye çocuk..?
sen küçüksün dünyan büyük
dünyan temiz,pak
bütün çiçeklerin pembe,temiz,ak.
acı yeşilleri tanımazsın
siyahlar senden uzak
düştüğün için ağlama
bu düşüş..düşüş değil
ellerin kirlendiyse üzülme
yüzün ak ya.
elbiselerin kirlendiyse ne çıkar?
yüzün pak ya.
oyuncağın kırıldıysa ne olur?
büyüde gör kalbini nasıl kırar eller
bir anlık zevkleri için
bir ömrü nasıl zindan ederler
büyümeye özenme çocuk...
insanlar büyüdükçe küçülürler
üstleri temizlendikçe içleri kirlenir
para denir..şöhret denir..aşk denir..
cümle iyilikler menfaatlerde erir
büyümeye özenme çocuk
bir büyürsen bir daha küçülemezsin
büyüme çocuk...