Jump to content
Sign in to follow this  
figgaro

made in figgaro

Recommended Posts

RUHUMLA BİLE KILICINI

 

Kaçırdığın keçilerse üzülme..

Övgünde olmalı deliliğe..

Gülermisin giderken yolda.

Konuşurmusun kendi..kendinle..

 

Anlatırken derdini biri..

Yaptığın nükteli bir espri mi..?

En şatafatında kahkahaların..

Dökülmüşmü dür.? yüzün..üzgün..

 

Bakarken gözler yakına..

Daldığın uzaklar mıdır..?

En sevildiğinde..

En yabancı..

 

Nedir..? başarı nedir..?

Nedir..?aşmışlığımız ..koşuşmuşluğumuz..

Değilmidir en büyük zaferimiz..

Bir mezar taşı.. hemde çıplak..

 

Yen beni yen..

Ruhumla bile kılıcını..

Sat..

Karşılığında alda kırmızı güller..

 

Sevdalılara at...

 

 

...figgaro

Share this post


Link to post
Share on other sites

ŞEREFEEE...

 

geçti sancısı böğrünün..

kapandı ayaklarına

dur..dedi..dur..

baktı yüzüne..

hadi..

vur ..dedi..vur..

***

titrerdi..yılgın..

hep bilir ve anlarlardı..

sus..dedi..sus..

baktı içine..

hadi..

kus ..beni..kus..

***

cırbandı ve kel..

enlice ve fodul..

iricede bir burun..

Sokrates bu ne durum..

hadi içelim baldıran..

Şerefeee... :clover::)

 

 

..figgaro

Share this post


Link to post
Share on other sites

ÖVÜNGENLER ÜSTÜNE...

 

ne demeli şimdi..

elinde çekici

önünde örsü..

vururda vurur..

bir soysuza daha..

yapmaktadır

excalibur kılıcı..

 

niceleri vardır..kifayetsiz..

yettim dediğinde hep azdır..

elinde tutmuştur..

kocaman bir excalibur..

övünür dövünür..

göğsüne vurunur..

amma o elindeki kılıçla bir domates bile kesemez..

komikçik..

tutma o kılıcı elinde küçük şovalyecik..

bak annen bekler evde..

ısıtmıştır sütünü..

hadi..

hadi koş..

hormonlu ergen seni..

 

 

...figgaro

Share this post


Link to post
Share on other sites

YÜCE GÖNÜLLÜLER..

 

yok hıçkırarak ağlayanı sevmek..

derinlik sessizce ağlayandadır....

niceleri ortaya konulmuş..

aktörcükler..

her dem dermanlar sunmuş..

yok almadan vermek..

sizi bilirim..

kurnazlığın kandırıkçılık barındırır..

seni sezerim..

sevmez böyleleri beni..

aynasıyım kişinin..

baktığında bana görür kirliliğini..

yergisi ondandır bilirim..

çok düşünülen şey..

bir o kadarda şüphe barındırır içinde(septik-çikler)..

inanmak ..

adanmak ve saflık barındırır içinde..

 

yüce gönüllüler..

sevgi seline atılasıcalar..

siz değilmisiniz..uykularımı kaçıran..

titreten kalbimi..

şefkat küplerim benim..

daha gün değildir sizin..

sabredin..

 

değil umutsuzluk değil..

değil ardı kaf dağının..

yeşerir içinde bekleş..

bozma ruhun olma tebelleş..

gül sen gül..

gülmek doyurur bizi..

ahh..uğrunda hasret çektiğim..

yakındır hissederim..

agarta...

olacaktır şehrim.. -_-

 

 

..figgaro

Share this post


Link to post
Share on other sites

AŞMIŞLIĞIN DELİRTİLERİ..ve öteki..

 

sancısı, bağırsaklarındaki birikmiş gazın etmesi idiydi..

tazziki mesane..

heheyt.heyt..

kazansaydı Hitler değilmiydi kahraman..

sonuçlar değilmiydi..yanlışla doğruları belirleyen..

zeminindeki kaypaklığı değilmiydi en gönlü derinliğinde insanlığın..

kim gidene kadar ki ; kafa giotine..korumuştu saffını..

onlardır işte ..onlardır..yüce gönüllüler.

en mükemmel olanın en aldatıcı olmuşluğu değilmiydi..

o kutsal ayartıcı..dokunulası dişi..

neydi içre sızılayan..

neydi geçtikçe üstünden sızını alıp götüren..

sevmişliği mi gülün dikeni..

yoksa katlanmışlığı mı dikenin güle..

ne..ne dedin..!!

 

sıradanlığı aşkın, en tutkuncanası bile..

ve kurulmalı bu mezar üstüne..

aşklarüstülüğün o görkemli katedrali..

dolup taşmalımıdır..akmalımıdır..boy..boy..

susmalı mı yoksa..Sofokles mi okumalı..

yazıklar olsun Oidipus..

iftira mı atmalı Hera ya....

Zeus a yeni bir (güzel oğlan) mı sunmak..neydi acıtan beyni..ne..?

 

sormuşlar Heraklitos a..insanın kaderi nedir..?

demişki..:karakteridir..dir..midir..dili geçmiş memişler midir..

 

yap yapma..otur kalk..tu kaka..

geller-gitler..

ahh cebimdeki cevizler..

içini cevizin kim yer..kim yemez bana ne..

yok ki benim cevizim...

ben palamut mevsimini beklerim..

olsun beklerim.. -_-

 

...figgaro

Share this post


Link to post
Share on other sites

SENİN İÇİN...

 

hadi kalk..unuttun mu sonsuzluğu..

uyumak için önümüzde..

hadi..hadi ama kalk..

yürümeliyiz sonun başladığı yere..

bak uzatırım ellerimi..

hadi durma..sende uzat..

o minicik ellerini..

hadi bir şeyler anlat bana..

musluğu açık bırakırmısın..

herkezden önce mi yoksa..

başlarsın yemeğe..

kaç kez kandırdın anneni..

ya hınzırlığın..

 

nasıl hoyratım bi bilsen..

gezdiğim dağlardır şimdi..

sert ve soğuk..ve kar..

ama gülerim ben ..gülerim..

çünkü heryere kardelenler ekerim..

senin için... :wub:

 

 

 

...figgaro(ne tatlı bi şiirimdir..çok öncelerden yazmışımdır)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Bu cok guzel!!

.... :) .... :clover:

 

bir güzel daha görmek istermisin..aynaya bak.. B) ....

Share this post


Link to post
Share on other sites

'PEMBE VE SİYAH'

 

Ateş kızılıydı teni..

Yanardağ ağzı gibi dudak..

Bir yılan kadar kıvrak

Onunla sevişmek

Sanki bir haz totemine

Kurban edilmek

 

Elleri saçlarımda

Ellerim saçlarında

Zeytin kurusu gözleri

Bir şehvet istenci

İki beden tek beden

Bir cehennem hurisi

 

O an,

Geçmiş ve geleceğin

Düşünülemediği an..

Ölünecekmiş gibi bir an

Umursanmayan..

 

O, pembelerini sunmuştu

Ben'se siyahlarımı

İki dudak tek dudak..

Pembe ve siyah...

 

 

...figgaro..

Share this post


Link to post
Share on other sites
ŞEREFEEE...

 

geçti sancısı böğrünün..

kapandı ayaklarına

dur..dedi..dur..

baktı yüzüne..

hadi..

vur ..dedi..vur..

***

titrerdi..yılgın..

hep bilir ve anlarlardı..

sus..dedi..sus..

baktı içine..

hadi..

kus ..beni..kus..

***

cırbandı ve kel..

enlice ve fodul..

iricede bir burun..

Sokrates bu ne durum..

hadi içelim baldıran..

Şerefeee... :clover::)

..figgaro

 

bu çok güzel!! :D

Share this post


Link to post
Share on other sites
bu çok güzel!! :D

seni kurnaz :stuart: ..sende güzelsin..bakma sen aynaya ,çatlar... :clover:

Share this post


Link to post
Share on other sites

SON ÖPÜŞ....

bir an geriye dönüp bakarsın..

nemlidir dudaklar..

sevgili..

son öpüşünü yapmıştır..

***

çıtırdatarak yürür...

sonbaharın dokülmüş yapraklarını..

aslında çıtırdatarak ezdiği..

yenilmişliğidir..bilir..

***

haykırır bağrına yalnızlığın..

zehirli bir sarmaşık değilmidir o..

gittikçe.. dahada ..

vucuda dolanan..

***

aslında..

şaklabanlığını sevdim ben onun der..

oynayışını..

sevdim oyuncak oluşumu..

***

ve..gelir an..

sırra kadem basar..

bir çizgi daha oluşur yüzünde..

o çizgi..esmer..dolgun ve dişi..

 

 

...figgaro--

Share this post


Link to post
Share on other sites

KAPLUMBAĞA GÜNLÜKLERİ..

 

ürpertirdi ..

bir çalı çıtırtısı bile..

öyle narin ve ürkek..

görüşüm kayboluşu olurdu..

 

pürdikkattı..

en ufak seste bile..

öyle asildi ki gözleri..

bakışı kayboluşum olurdu...

 

 

 

 

(biricik kaplumbağam Afet hanıma :wub: ithafen yazılmıştır...) :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

YOKTUR BUNUN AVUNTUSU...

 

işte gelir arı duru bir istem..ve ardından söylenmesi gereken..

 

ağırmışlığı başımın..ağırlığındandır..

kendi içredir yontusu..

yoktur bunun avuntusu..

kadercidir ama kabullenmiş..

 

neyler..neyleriz..neylerlerki..

geçer zaman..akar gülüşler..

yırtılır yüzler..kahkaha arasında ağlama..

mahsustur ancak insanoğluna..

 

heheyt..heyt..

hissetmişliğin damlası olman mı bir okyanusun..

kainat içinde kendi içre bir kozmoz..

yoksa kaos mu..gülerim şimdi..ağlarımda..

işte kaos.. ...

 

----yılgın yaşamlar sızısı..

coşkunda bir yaşam zımbırtısı..

çekerken beynim doğum sancıları..

minik minik bebek fikirciklerim.

hep açtır..

ağlaşıları süt istemidir..

ve öksüz.. ve anasız..ve terkedilmiş..

virane kundak gacırtısı..

işte..işte atarım yine bir sırıtış..

en ucunda hedefin..en derin uçurumlar kenarı..

ederim de dans..

ve şimdi giderim..

 

***

 

nereye nereye gitmeli bu ayaklar..

döndüm köşeden..

kaldırımın tıkırtısı..

kunduramın takırtısı..

 

nereye nereye gitmeli bu ayaklar..

karşımda tantunici..

sağımda aznifçiler kahvesi..

ilerimse cafcaflısından bir cadde..

kefeler se peşpeşe..

ucuz üniversite sohpetleri..

anlatır meramını bir genç..

gözleri fıldırımsı bir sevgiliye..

 

gelir karşımdan.asası armut ağacından..

yaşlımsı..ve yaşanılmış..

beyhude bir bakış..

ve gözlerinde

hazinsel bir kırpış..

dur nine..

sürem yüzümü yüzüne..

ver sızını bana..

nasıl dayanırım buna..

sanma yaşadın boş..

hayatın kendisi boş..

verdin mi oğul boy..boy..

ince belli..narin..

gelinlerin de mi oldu..

ya torunlar..

haylaz yığınlar..

 

nereye nereye gitmeli bu ayaklar..

atılmışlığı bir izmaritin yere..

savrulmuşluğu bir yaprağın..

çatlamış toprağın çekilmiş suyu..

değilmisindir sen..

kazarsın hemde kuyunu..

saklandığın kuytuluğu..

ederim talan..

 

ona hayranlığım..yaratmışlığıydı kendini külünden..kan kardeşim anka kuşu... :wub:

 

 

değilmi sana yazık..

çaktırısın şimşek zeus gibi..

edersin taş medusa gibi..

bakarsın aynalara afrodit gibi..

ya prometheus..

yokmudur haklılığı..

vermişliğiyle sana ateşi..

çeker acısını..

işte gelir kartalı..

gelir..gelir..

hep gelir.. -_-

 

 

 

 

---figgaro..

Share this post


Link to post
Share on other sites

leblebici nejat..

 

cebinde bittimi leblebisi..

olur asrın delisi..

çıkar iken merdiveni..

aksak..aksak..

sayar kaç leblebi yediğini..

mekanıdır kuruyemişçiler..

leblebi satanı..

pek bi sever..

eder iken sohpet..

seyirir sol gözü..

içtiği şarapsa

hepten öküz gözü..

küsmüşlüğümüz onunla..

izinsiz yememdir..

leblebisini..

 

 

--- :)

..figgaro.

Share this post


Link to post
Share on other sites

....

samanyolu girdabında..

olmuştur bir kara delik...

hala tarar saçlarını..

sanarki belik..belik..

 

yıldızıma su döker..

sanarki ışıltım yangın..

oysa ay a küskünüm ben..

cevahir taşımsın be canım..

 

 

 

...figgaro..

Share this post


Link to post
Share on other sites

derin bir mevzunun sığlaştırılma hali...

şimdi mevzu derin ...ve sarmalında çıkmazın..

döner tekerlek..çektiği şehadetler eylemez sonrasında huri..

ölüm apansız..habersiz..ve geciktirilmiş iyilikler üzre gelir..

 

ve dillenir orkinoslar..

neden maraz doğurtur der..yapılan iyilik..

heheyt...insansı bir gülüşle..şeytani rakkaslara gebedir gece..

ve eyleme.. eyleme bizi..bizki akılcık lolipopları..

sırıtışsal sabahların..hüzünlü gecelerin..

ve doğacak her yeni sabahın katledilmiş ışığı

 

..amma..hep doğacaktır güneş..doğurtacakta...

 

kıyısında ummanın..

yalın ayak gezmelerin..

ezmişliğinle kumdan küçük tepecikleri..

amma..arkandan bağırır umman..

ezilen sensin..gün be gün..yontulan..içi boşaltılan..

yine atarız sırıtşsal bir gülüş sema-ya..

gökyüzü ve laleler..zambaklar arası açmış morumsu sümbüller..

yağmur altında papatya..

ve papatyanında altında figgaro...

 

 

yaralı bir ceylanın.. bir karınca kolonisine düşmesi gibidir..

çaresiz düşmeler..

prototipsel bir çalışmanın ardından çözmek gibidir..

her ısırılmışlığınla ne kadarda eksildiğin..

 

zirvede gezen nahoş kral..

ve dipteki kahin..bir homeros efsanesi gibidir..dilden dile..

ayakaltılığın piyasasal çıkarımı...

Eyy...! Gök..ve evren..

Eyy...! kartaca da akıtılmış kan..

keykavusun ilk gerdeğe girişi..

ve rapunzelin saçlarından çıkılmışlığı aşka...

sanki şaka...

 

yanardağ ağzı gibidir bedenim..savurur ateş..

gümbürder..her gümbürdememde..

koynunda çiçeklerle gelir coşkun çocuklarım..

sonrasızlığın çocukları..ve gerisizliğin..

harikalar dünyasından Alis im gelir..

gözyaşlarıyla pinokyoya can veren..merhum kuklacı..

polyanna yine çığırır..sorun yok..sorun yok..

her şey lehimize..

 

kambur bir balinanın sırtı gibidir zemin..

kaygan ve engebeli..düşmek..yaşamdan düşmendir..

ve olmakta balinanın yemi..

kuşatırlar çehreni..

bir komançi oku yemiş gibi olursun popona..

kış uykusundan yeni uyanmış bir ayı homurtululunda koşarak kaçarsın..

canın yanmıştır..

ama kaçmışlığın..

nereye....... -_-

 

 

 

 

 

----figgaro

Share this post


Link to post
Share on other sites

şurası..

yılgın baharlar sonrası..

savruk yapraklar..

kuru dallar arası..

 

perdeyi aralayıp bakmak gibi..

yoldan geçene..

içimden geçene..

içimin geçmişliğine..

 

sancılı bir uyku arası..

kabus kırıntıları..

süzülen ter damlacıkları..

soğuk esen kırık cam arası..

 

göğsüne yaslanan dostumsu düşman..

ekmeğinide bölen..

yüzünede gülen..

arkandan söven..

 

toplanmaz hiç..

hayınlar sofrası..

 

 

 

---figgaro. -_-

Share this post


Link to post
Share on other sites

dokundu..

dokunur..

dokunacaktır..

 

silinmez yaşanmışlık..

 

arınma..

yeni kurbanlarmı gerektirir..

ne kendini haklı çıkarırki..

yenilmişse bir taraf..

 

damdan düşmüş bir salak edasıyla..

 

geçmiş karşısına gülümserim şimdi..

en delisine..

mahallemizin...

 

kalp yongası..

aşk yongası..

baş belası...

 

 

..fgr

Share this post


Link to post
Share on other sites

HASAT..

titremsi sesin..

nefes alıp verişin..

terlermi yine elin..

ya kederin..

neylersin..

yer içermisin..

değilsin dimi hasta..

figgaro yasta..

 

heeeyyy..çiftçi..

gelsene banada..

keskin midir orağın..

sivri tırpanın..

ıssız ve yalnız..

ve sevda dolu..

dolu..dolu..

bak..bak..eğilirim yere doğru..

haydi durma..

durma nolur..

şimdi..zaman..

hasat....

 

 

...fgr

Share this post


Link to post
Share on other sites

BU GÜN...

evet..evet..bu gün..

nefret etmek istiyorum birşeylerden..

neden adın mavi..

ya sen..bakma bana öyle..

hey çocuk.. gülüşme ardımsıra..

oynaşmada..

kaç..kaç benden..kaç..

 

evet..evet..bu gün..

nefret etmek istiyorum birşeylerden..

neden kokarsın mis..

ya sen.. niye elin yüzümde..

hey teyze.. getirme bana çörek..

sorma da hatır..

sırnaşma da..

kaç..kaç benden..kaç..

 

 

evet..evet..bu gün..

nefret etmek istiyorum birşeylerden..

neden sarılışın sımsıkı..

ya sen..nedir istediğin..

hey amca..uzatma bana cigara..

sunma da vefa..

sevme de..

kaç..kaç benden..kaç..

 

---fgr.. -_-

Share this post


Link to post
Share on other sites

MİNİCİK.. BİR AĞAÇ KOVUĞU...

 

şimdi bu şiiri niye yazıyorum bilmiyorum..

üzerine karaladığım müsvettelerse yeni ödediğim vergi borcu dekontları..

televizyon karşımda açık..

saçma sapan bir film..

bir adam ve bir kadın..

filmdense tüm anladığım..

ilişkileri..

tamamiyle ilişkisizlik..

 

bazen cinsiyetimi bile ortaya koyamama halleri içerisindeyim..

ki bir erkeğin..

kendini tamamiyle güvende hissettiği iki yer vardır..

biri dokuz aylık sürecindeki annesinin rahmi..

diğeriyse içini erkekliğiyle doldurduğu kadının rahmi..

 

benimse istediğim minicik bir ağaç kovuğu..

ve içinde kıvrılıp uyumak..

kışlar yazlar baharlar..

isterdim ki uyur iken o kovukta..

aradan geçsin yüzyıllar..

 

büyük hedeflerime karşın hep küçük oklarım oldu..

hedefi onikiden vurma şansıma karşın sadece tek kurşun..

hep aynı rüyayı görürüm..

sabah kalktığımdaysa aklımda kalan..

kimsenin olmadığı bir sahilde..

doludizgin koşan bir kısrağın..

titreyen yeleleri..

şahlanışı..

üzerime doğru koşup..

bedenime girip..

kayboluşu..

 

bebekken bir kartalın pençelerinde kaçırılmış gibiyim..

zirvede..bir kartal yuvasında büyütülmüş gibi..

ama nasıl ineceğini hiç bilememiş..

kartalınsa beni yavrusu zannedişinde ki..

kadersizliğim..

hiç olmadı kanadım..

yüksektende korkarım..

 

uçsuz bucaksız..her dem her yerde olan yığınlardan uzak..

minicik bir ağaç kovuğunda kıvrılıp uyumak isterim..

ne hastinapura..ne ganeşa..ne de mahabharata..

ne ince belli güzeller..

nede coşkun çığırtılar.

ne savaş..ne barış..

istememde görmek bir esir..

 

kesilmiş soluğuyla kalbi gümüleyen..

kulak vermiş dinlerken..

vahşeti..korkuyu..anlamsızlığı..

ve gittikçe yaklaşan tam tam-ların davul sesi..

bu günkü menü..

insan..

 

herşeyin durağanlaştığı..

zamanın akmadığı..

görünmedende hiç bir çift göze..

yavaşça..usul usul..ve sessiz..

kıvrılıp içinde uyumak isterim..

minicik bir ağaç kovuğu..

şimdilerde ki tek gerçeğim..

 

güçsüz ..halsiz..ve anlayışsız..

buda ikinci gerçeğim..

 

nolur biriniz...

şiirimin üstünü örtsün..

O' da uykusuz... -_-

 

 

 

......figgaro..

Share this post


Link to post
Share on other sites

BİR GÜN---

 

bir gün bir ulumayla kalkarsın..

heryerin acılıdır..

kırmızıya döner tüm şehir..

her çöp vidonunda kendini ararsın..

 

baştaki yanlış, kılmadığında sonu doğru..

elinde hep o boru..

çalarsın..çalarsın..

etrafa hep kahır saçarsın..

 

***

 

bir gün bir titremeyle kalkarsın..

heryanın ateş..

en uzaktakine ağlarsın..

ve de anlarsın..anlarsın..

anladığını sandığını... -_-

 

 

---fgr..

Share this post


Link to post
Share on other sites

"FİGGARO UNUTULDUĞUNDA"

kitli bir odada..

aç susuz..

yaşlı gözlerle

acılar imbiğinden süzülü

sevincimdin sen...

...

 

kızgın çöllerde

yalınayak gezmelerin ardından..

çatlamış bir dudağa serpili..

damlaydın sen..

...

 

benliğin kaybedilmiş yollarında..

sanrılar arasında

hasta yatalak

bekler iken ölümü..

"yaşamalıyım" dedirtendin sen

...

 

yokluğunla

kabaran alevlerin..

tamda ortasında..

sıçraya sıçraya

yakanısın sen..

...

her neredeysen

 

 

 

 

---fgr..

Share this post


Link to post
Share on other sites

----

kızgın ve üzgün figgaro..

kızgınlığı sevdiklerine ,üzgünlüğü kendine..

bencil doğmuşluğu şu insanoğlunun..

ne içre acıtan bir yazgıdır..

 

şu an akşamın dokuzu..

az önce sahilde..

beni dinlemek için gelen..

en yakın arkadaşım bile..

hülyalarda..

başka yerde kafa..

 

çok mu güçlü görünüyorum..

halletmişliğim hayatta bi çok şeyi..

tek başıma bükülmez bir yumrukmu kılıyor beni..

her darbeye

her hüzne

her eleme..

kendini düşünmüşlere..

her alınmışa

her eksiltilmişe

her aza ..

aşamamışa

bastığı yeri dünyanın merkezi sanmışa..

mutsuzluğunu tebessümümle..

haklı çıkarmaya çalışmışa..

sevincimi haksız bulmuşa..

yaşamdan yararlanıyorsa o..

ve yaşamı haketmeye çalışıyorsam ben..

batmışmıdır..

 

doğmayışım gümüş kaşıkla ağzımda..

kaşığımın tahta hatta kırık oluşu sapının..

bu durumda da mutlu oluşum..

batmışmıdır.....

 

yılgınlığı ve tembelliğinden geride kalmışa...

boğuldukça maddiyata ruhunu kaybetmişe...

tam oluşum..

batmışmıdır..

 

başkalarınca zayıflık olarak nitelenen yanlarımı sevmişliğim....

her insan duyguludur da..

benimse duygusal oluşum..

batmışmıdır..

 

paylaşmam..

kırmamam..

yakın zamandan ötesini pek düşünememiş olmam..

batmışmıdır..

 

acı bir çocukluk geçirişim..

sevgi ve şefkat yetimi olmam..

gireceksem bir insanın hayatına..

öncesinde zayıf yanlarımı göstermek isteyişim..

aşklarım..

tutkunluğum..

 

anlaşılamamış olmam..

yerilişim..

yargıların ön saflarında oluşum..

her ağzını köpürterek büyüklük nidaları..

atanın karşısında

ve hörgörüsünün altında

azarlanıp..

kurban edilişim..

batmışmıdır..

 

en ayyuka çıkmışlığında ahım..

en delirteç olmuşluğunda aklım..

uyuyamazken geçirdiği gece nöbetlerinde figgaro..

yinede ve yeniden çıkmışlığı ertesi güne..

batmışmıdır..

 

tanıdıkça insanları..

ve girdikçe zihinlere..

kendini zavallı hissediyorsa figgaro..

kimene..

kendi içre sızılar figgaro..

doğası ve yaşamı para kazanma çabası olan..

gittikçe önemseyen kendini..

yok sayan karşısındakini..

ve dikildiğinde de gözler tanrının koltuğuna firavunlar gibi..

ve onlar karşısında da yok saymışsa figgaro kendini..

batmışmıdır..

 

dip oluşum karşısında..

kişinin dibe vurduramayışı..

hatta çarparak yükselişi bana ..

batmışmıdır..

 

sıcaklığını, kişinin elleyerek sobayı..

benimse içinde yanarak anlayışım..

on dakka sonrasında bile hazır olmam ölüme..

batmışmıdır.....

 

işte haykırır figgaro..

en çirkin benim..

en acınası..

en garip..

en guraba..

en yalnız..

en kirli..

 

amma yinede neşeli..

anlıyormusun uzaktaki..

düşündü yine seni..

sanıyor sesini işittiğini..

şu çocuk figgaro... :clover:.. :blushing:

 

(9 ekim 2006)

Share this post


Link to post
Share on other sites

iki şeyin kokusunu

benzetirim birbirine..

kan ve para..

 

hasıraltı edilmiş sırlar gibi..

kasırga öncesinin duruluğu..

terketmiş bir sevgili sonrasının

anılardaki burukluğu..

sorar dostlar.. nedir.?

birdir..ikidir..üçdür..

dörtse kayıp..

şehir kayıp..

o , kayıp..

 

telefon direklerine mi asmalı..

meçhul u..

yoksa her geçene sormalımı..

o , kayıp..gördünmü..

kimi...

dördü..

 

gazeteleremi vermeli..

manşette..iki de acıklı sözle..

yada televizyonda buluşturulmalı..

aralanırken perde..

o gıcık fon müziğiyle..

 

yok..yok..

dağa taşa vurmalı..

bir fistan elde asa..

türbelere kapanmalı..

etkili bir evliya

ben anlatırken meramı..

gelmeli dile..

 

oğul;

kapıldığın hayal..

anlattığın masal..

geç şöyle bir köşeye..

ben anlatayım sen dinle..

bir varmış bir yokmuş..

bir deli oğlan çölde koşmuş..

koşmuş..

koşmuş..

düşmüş..

 

ne diyordum ben...

iki şeyin kokusunu

benzetirim birbirine..

kan ve para..

 

kalın sağlıcakla...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.