Jump to content
Sign in to follow this  
evrensel-insan

Hodri Meydan Bolumu/Daveti

Recommended Posts

Sitemizde, "Hodri Meydan" kismina rastlamadim.

 

"Hodri meydan" Bu icerikteki forumlarda iki yazarin karsilikli olarak konu ya da kavram uzerindeki; bilgi, birikim, dusunce, bilinc, farkindalik v.s. dile getirdigi ve paylastigi ortamdir.

 

O nedenle hodri meydanlarda ucuncukisiye yazma hakki verilmez, ama yazismalari okuma hakki verilir.

 

Burada onemli olan kendisinin her turlu bilgi ve dusuncesini dile getirmek ve dile geleni paylasmak isteyen iki yazarin konu ve kavram uzerindeki her turlu duzeyini ortaya koymasi ve forum ve de okurlari adina arsiv icerigindeki bir bilgi eseri birakmasidir.

 

O yuzden yazismalarin saglikli ve akici olabilmesi adina, polemige, karsilikli atismalara, kisisellige, kisi haklari ihlaline, yazara yonelime ve her turlu itham suclama getirimine ve yazar hakkinda pesin hukumluluge ve onyargiya ve bunun getirdigi yazi dili ve uslubuna hodri meydan da yer yoktur.

 

Bu hem herturlu paylasim ve okuma kirliligi demektir. Ayrica bilgi, birikim, bilinc ve farkindalik adina da bir icerik tasimaz. Ustelik konu ve kavramdan sapimi getirir ve akiciligi ve goz zevkini bozar.

 

Mesela ben bu konuda, evrensel-insan zihniyeti ve bu zihniyeti tasiyan bir birey olarak bir suru konu ve kavramda hodri meydan daveti acabilirim. Ya da kendine bir konu ve kavramda bilgi ve dusunce olarak guvenen bir yazar arkadas konusu ya da kavrami hakkinda hodri meydan acabilir.

 

Bu acilmis konu ve kavramdaki hodri meydani goren ve ayni konuda kendi bilgi ve dusuncesine guvenen baska bir yazar da bu daveti kabul eder ve boylece ikmi yazar arasinda o konu ve kavram da hodri meydan baslar.

 

Mesela ben kendi lakabim adina hodri meydan davetimi konu ve kavramlara gore yapayim.

 

Gercegin ne oldugunu ve gercekte var olanin ne oldugunu kisaca gercekligin ontolojik, yani varliksal oldugunu savunan bir yazar arkadasi, gercekligin sadece yapilandirilmis ve insanoglu yapilandirilmisligi oldugunu savunarak hodri meydana davet ediyorum.

 

Bilim ve bilimselligi, metafizigin (varlik olarak, fizik otesi olarak degil) ve ontolojinin tabanina oturtan (materyalist, idealist, pozitivist, objektivist,nesnel v.s.) bir yazar arkadasi, bilim ve bilimselligin tabaninin epistemolojik (bilgisel,bilimsel, bilissel ve yapilandirilmis) oldugunu savunarak, hodri meydana davet ediyorum.

 

Dogalligin dogaya ait oldugunu savunan bir yazar arkadasi, dogalligin insanoglunun dusuncesiyle yapilandirildigini, bunun bir dogal zihniyet urunu oldugunu ve degistirilebilecegini savunarak hodri meydana davet ediyorum.

 

Tanrisal zihniyetin, tanrisal yanasimin, tanriyi varlamanin ve yoklamanin, bilimselolarak mumkun oldugunu savunan bir yazar arkadasi, bunun sadece bir inanc oldugunu, akilcilik oldugunu, bilimsel bir tabani olmadigini savunarak hodri meydana davet ediyorum.

 

Insanoglu numenal yetisinden bagimsiz olarak, herhangibir seyin var oldugunu ve insanoglu olmadan ortaya konulabildigini savunan herhangi bir yazar arkadasi, kendisi dahil her seyi ortaya koyanin insanoglu oldugunu, insanoglu olmadan hic bir seyin ortaya konamayacagini, ortaya koyumun sadece insanogluna ait, icin, eliyle ve tek tarafli bir monolog oldugunu savunarak, hodri meydana davet ediyorum.

 

Insanoglu turu ve birini her turlu degersel, verisel, tabusal temelde ideolojik, inancsal, dogrusal, etik, varliksal (ontolojik/teolojik), felsefi, dilsel ve bilimsel yasam ve iliskisinde yonlendiren, yoneten dusunduren ve davrandiran ona sistemleri, duzenleri kurumlari kurduran onun fenomnal goruntusunu her turlu (biyolojik olgu disinda) hareket ettiren; onun numenalyetisidir.

 

Bunu fenomenal, dogal ya da nesnel ve maddesel bir nedene baglayan arkadasi hodri meydana davet ediyorum.

 

Teleolojik her turlu oge sadece insanogluna aittir. Bunun evrene, evrime, dogaya, dunyaya, maddeye ya da herhangi bir baska fenomene ve nesneye ait oldugunu soyleyen bir arkadasi hodri meydana davet ediyorum.

 

Bilimselligin olgusal gecerliligi ve gozlemsel yanlislanabilirligi yaninda her turlu ilk, mutlak, kesinlik, suphecilik v.s. lerin bilimin bilimsel bir metodu oldugunu soyleyen bir arkadasi hodri meydana davet ediyorum.

 

Epistemolojinin disinda kalan baska her hangibir mantik, yon ve yontemin mesela diyalektigin materyalizminin ya da idealizminin bilimsel oldugunu bilimin konusu oldugunu soyleyen bir arkadasi hodri meydana davet ediyorum.

 

Bilimin bilimselliginin fenomenin gozlemi degilde; fenomenin kendisinin varliksal olarak ortaya konmak oldugunu soyleyen arkadasi hodri meydana davet ediyorum.

 

Insanoglu disinda belirleyici, belirtici ve bildirici temelde baska bir fenomenin bu belirticilikte, bildiricilikte ve belirleyicilikte algisinin, bilgisinin, gozleminin ya da numenal yetisinin de oldugunu soyleyen bir arkadasi hodri meydana davet ediyorum.

 

Akilli ya da her turlu numenal yeti degerinin tasarimciligin, programlayiciligin, planlayiciligin v.s. insanoglu turu ve biri disinda kalan baska bir fenomende (evren, evrim, dunya, varolus, doga v.s.) de oldugunu soyleyen bir arkadasi hodri meydana davet ediyorum.

 

Yukarida adi gecen her bir paragraftaki davette kendi bilgi ve dusuncesine guvenen ve paragrafta icerik olarak verilenlere karsi ya da alternatifi olan bir yazar arkadas bu davete katilabilir ve boylece katildigi konu ve kavramda hodri meydan baslar.

 

Site yonetim ve yoneticileri olarak boyle bir bolumu dusunur musunuz? Ya da hic daha once dusunulup denenmis bir durum oldu mu?

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sevgili evrensel-insan,

Biz çoğunlukla üyelerimizi dinleyen bir forumuz, eğer üyelerimiz bir öneriyi güzel bulur ve onu tartışarak yapmaya karar verirseler biz bunun için gerekli olan alt yapıyı hazırlarız. Daha önce Cyrano isimli üyemiz istemişti ama daha sonra forumun kendisi herkese açık platform olduğu için fazla tartışılmadan konu kapatılmıştı....

 

Herneyse bekleyelim ve üyelerimizin düşünceleri nedir görelim:

 

Saygılar

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sevgili evrensel-insan,

Biz çoğunlukla üyelerimizi dinleyen bir forumuz, eğer üyelerimiz bir öneriyi güzel bulur ve onu tartışarak yapmaya karar verirseler biz bunun için gerekli olan alt yapıyı hazırlarız. Daha önce Cyrano isimli üyemiz istemişti ama daha sonra forumun kendisi herkese açık platform olduğu için fazla tartışılmadan konu kapatılmıştı....

 

Herneyse bekleyelim ve üyelerimizin düşünceleri nedir görelim:

 

Saygılar

 

Olumlu yanasim ve aciklayici bilgi icin tesekkurler. Bahsedilen lakabam, tanidigim bir lakab. Kendisi bilgi ve dusunce olarak tutarli bir beyne sahiptir. Tabi eger bahsedilen o ise.

 

Evet, bekleyelim gorelim.

 

Sonucta bir konu kavram v.s. uzerinde herkesin katilimi baskadir; birt konu ve kavram uzerinde bilgi ve dusunce temelinde her turlu paylasim ve konu ve kavramin en ince detayina kadar ortaya konmasi ve tartisilmasi baskadir.

 

Bu hem yazarlarin kendi bilgi ve dusuncelerini test etmesine, hem de konu ve kavram uzerinde cagdas, guncel, bilimsel ve bilissel bilgi ve dusunceye yonelmelerini saglar.

 

Sonucta bilgi de dusuince de sabitlemek ve sahiplenmek icin degil; paylasim ve kullanim ile gelistirmek, olan uzerinde de yenilemek icindir.

 

Neyse, dediginiz gibi; en guzeli belirli bir zaman beklemek ve bu basliga gelecek ilgi,onem ve etkinin yazarlar elioyle bu baslikta ortaya konmasini gozlemlemek.

 

Site ve lakabim adina, bu olumlu yanasim icin yonetime tekrar tesekkur ederim.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest meraba

İyi fikir. Yalnız okuyanlar için " ikna oldum / olmadım " butonu da olsa fena olmaz.

 

Hiç bir işe yaramaz bence.

 

Kişinin ikna olup olmaması bilgi alt yapısıyla da ilgilidir. Teistler, Kurandan örnek verince çok çabuk ikna olurlar mesela.

 

Önemli olan takipçi kişinin paylaşılan bilgiyi sorgulayıp/kavrayıp tartışmaya başlaması.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sitemizde, "Hodri Meydan" kismina rastlamadim.

 

"Hodri meydan" Bu icerikteki forumlarda iki yazarin karsilikli olarak konu ya da kavram uzerindeki; bilgi, birikim, dusunce, bilinc, farkindalik v.s. dile getirdigi ve paylastigi ortamdir.

 

 

 

Ezberlediklerini paylaştığı bir tartışmadan öte gitmez çünkü farkettim ki bazı arkadaşlar kendi cümlelerini kurmak yerine sözlük gibi konuşmayı seçiyor ve kavramların dışına çıkamıyor bu sebeple özgün bir tartışma olmayacağı için zaman kaybı olur. Okuyucu da sıkılır çünkü bu kelimeleri ezberleyip sıralamak marifet değil farklı bir bakış açısı sunmaktır.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Şimdi öncelikle, bir şeyin işe yarayıp yaramaması hakkında bir yargıda bulunmak, işin ne olduğunun açıklanmasına bağlıdır. Yani; amacın.

 

Burada amaç eğer bir fikri ispatlama ise işe yaramayacağı söylenebilir.

 

Diğer taraftan, amaç bir fikri ispatlama ise de, Teistlerin bilgi alt yapısına sahip olmayacağı görüşü, bir grubu bilgisiz, potansiyel kavrayışsız ilan eden önyargı içeren bir görüş olur ve bu subjektif değerlendirmeye dayanarak böyle bir yeniliğin işe yaramayacağını söylemek yanlış olur.

 

Üstelik,  Kurandan örnek verilmesinin ikna ediciliği konunun ne olduğuna göre de değişir.

 

Ancak, bence buradaki amaç bir tür istatistiki veri elde etmek olmalıdır. Buna Rep olayının başlık bazına indirgenmişi de denilebilir. 

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest meraba
Teistlerin bilgi alt yapısına sahip olmayacağı görüşü, bir grubu bilgisiz, potansiyel kavrayışsız ilan eden önyargı içeren bir görüş olur ve bu subjektif değerlendirmeye dayanarak böyle bir yeniliğin işe yaramayacağını söylemek yanlış olur.

 

Yine her zamanki gibi konu çarpıtma ustalığını göstermişsin Canraşit. Oradaki alt yapı farklı kelimesi bilginin nitelik olarak farklılığı idi. Yoksa herkeste bilginin olacağının bilincindeyim. Dağdaki çoban kardeşimin bilimsel hayvancılık bilgisi konusunda eline su dökemeyiz. Önemli olan o bilginin bilimsellik taşıması.

 

Söylediğim o ki, bir bilginin kavranıp, sorgulanıp, tartışılmaya başlanması, "ikna oldum butonu"ndan, repten çok daha fazla önemlidir. Göstererek değil de aklen beğenmesi daha önemli değil mi? Sonra, rep merakı nereden geliyor?

Share this post


Link to post
Share on other sites

Şimdi öncelikle herhalde ki ilk yazılan iletideki " bilgi alt yapısı " ifadesi bilimsellik içerdiği varsayımıyla yazılmış ve bunun Teistlerde bulunmadığı ön yargısıyla, tartışma amacının " bir şeyi ispatlama " olduğu düşünülerek ve örnek olarak " Kuran'dan örnek verilmesi  " öne sürülerek bu yolla Teistlerin çabuk ikna olacağı sonucuna varılmış.

 

İkincisi, konunun " Bilimsel Hayvancılık Bilgisi " olmayacağı ve " dağdaki çoban kardeş "in Teist olmadığı nerden malum olmuş ?

 

Üçüncüsü, tartışan kişilere Rep verilmesini önerdiğim anlamı yazımdan çıkacak en son anlam. İstatistikten bahsetmişim ve konu bazında tartışılan fikirlere oylama yapılmasının yararlı olacağını Rep olayını örnek göstererek anlatmaya çalışmışım.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest meraba

En son yazında da çarpıtmaların devam etmiş. Söylediklerim söyleyeceklerimi de içeriyor. Daha fazlasına gerek duymuyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Dağdaki çobanın bilgisi bilimsel değildir. hayvan hastalıklarını bilmez bunun için büyükbaş veterinerden yardım alır. Anlamadığım buradan nereye varmaya çalışıyorsunuz?

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest meraba

Dağdaki çobanın bilgisi bilimsel değildir. hayvan hastalıklarını bilmez bunun için büyükbaş veterinerden yardım alır. Anlamadığım buradan nereye varmaya çalışıyorsunuz?

 

Söz Konu sadece hastalık değil. Binlerce bilgi..

 

Ben hepsi demedim zaten. Dağdaki çobanın edindiği bilimsel bilgiler konusunda eline su dökemeyiz dedim. Tabi burada tecrübe ve gözlem de var.

 

Her branşı kendi mesleği hakkında diğer insanlardan çok daha fazla bilimsel bilgisi vardır. Aksi olsa idi herkesi hiç bilmiyor olarak nitelemek gerekirdi.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Dağdaki çoban kardeşimin bilimsel hayvancılık bilgisi konusunda eline su dökemeyiz.

Dağdaki çobanın edindiği bilimsel bilgiler konusunda eline su dökemeyiz dedim.

Bu ikisi aynı değil.

 

Ayrıca, dağdaki çobanın bilgisi bilimsel değil " gündelik bilgi" dir. Bilimsel bilgiyle örtüşe de bilir, örtüşmeye de bilir.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gözleme dayalı bilgiler yanıltıcı olabiliyor bazen bu sebeple dağdaki çobanın bilgisi yetesiz kalır. Bilimsel olmaz. Deneme yanılma yöntemi ile biraz fikir sunabilir. Bu arada hodri meydan davetini dağdaki çobana mı yapıyorsunuz, anlayamadım ki?

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest meraba

Bu arada hodri meydan davetini dağdaki çobana mı yapıyorsunuz, anlayamadım ki?

 

Çıkara çıkara eğer bunu çıkardı isen pes doğrusu. :)

 

Peki öyle olsun. :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu anlamı çıkartmadım fakat dağdaki çobana fazla takıldınız. Hodri Meydan daveti konusuna gelirsek şu an ikiniz tartışıyorsunuz mesela fakat davette soru alamayacaksınız o zaman okuyucu için faydası olmaz bence.

Share this post


Link to post
Share on other sites

fakat davette soru alamayacaksınız o zaman okuyucu için faydası olmaz bence.

 

Soru alınca bazen konu sapıyor, karışıyor, dallanıp budaklanıyor. Zaten burada " hodri meydan ! " diyen ile bu davete icabet eden her iki kişi de bilgisi, yeteneği çerçevesinde tartışacak. Konu tıkandığı noktada farklı bir kişi veya iki kişi savunulan fikirlerden birini savunma görevini devralabilir. Böylece konular daha düzenli ilerleyebilir diye düşünüyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Hodri meydan bolumu ve bu bolumde karsilikli yazismayi kabullenen iki yazarin yapacagi, genelde ayni konu ve kavramdaki farkli dusuncelerinin bilgi ve dusunce temelinde ortaya konmasi ve boylece okura bir konu ve kavram hakkinda karsitli iki farkli bilgi ve dusuncenin sunulmasidir.  

 

Yani bir kisi ya ortaya ya da ozel bir kisiye "benim ile bu konu ve kavramda karsilikli dusunce ve bilgi paylasirmisin? davetidir.

 

En onemli sorun, taraflardan birinin bilgi ve dusuncesi bittiginde sirf kendi egosal tatmini adina tartismayi bilgi ve dusunceden alip; kisisel polemige ve atismaya cekme durumudur.

 

Boyle bir durumda admin devreye girer ve uyarisini yapar, ya da konuyu tartismaya kapatir.

 

Iki kisinin disinda ucuncu bir kisinin katilmamasi ise, belirli bir gelisme temelinde ilerleyen dusunce ve bilgi paylasimina set cekmemek ya da carpitmamak ya da konuyu dagitmamak icindir.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.