Jump to content

Recommended Posts

Kader'in fiziksel kanıtı New Scientist dergisinde yayınlandı

 

Bir atom parçacığının nerede ve ne hızda hareket edeceğini 43 saniye

önceden tespit eden bir model geliştiren Hollandalı fizikçi Hooft, semavi

dinlerin savunduğu kaderin varlığını bilimsel olarak da ispatladı

(9 Mayıs 2006 Salı)

 

Restoranda yemeğinizi bitirdikten sonra genelde bir garson yanınıza gelir

ve "Tatlı veya çay alır mısınız?" diye sorar. Bir süre düşündükten sonra

kararınızı verirsiniz. Diyelim ki böyle bir durumda çay içmeyi seçtiniz.

Bunu özgür iradenizle mi yaptınız ya da zaten kaderinizde o çayı

içeceğiniz yazıyor muydu?

 

İşte bu ve benzeri sorular, modern insanın varoluşundan bu yana gündeme

geliyor. Din adamları, siyaset bilimciler ve davranış

uzmanları; yüzyıllardır "insanın davranışlarını kader mi yoksa, özgür iradenin mi

belirlediğini" tartışıyor. Semavi dinler elbette kader kavramının

varlığına işaret edip evrendeki tüm varlıkların kontrolünün Tanrı'ya ait olduğunu

vurguluyor. Bilim dünyası ise somut olarak ispatlanamadığı için kadere

şüpheyle yaklaşıyor.

 

Örneğin 1926'da kuantum fizikçisi Werner Heisenberg belirsizlik ilkesini

ortaya atarak, "Evrendeki bir atomun yerini ve hareketliliğini aynı anda

bilmek imkansızdır" dedi. Bu özetle şu anlama geliyordu; "Eğer aynı anda

bir atomun konumu ve hareketleri ölçülemiyorsa, bu atomun gelecekte

nerede olacağı ve nasıl hareket edeceği bilinemez." Yani Heisenberg'e göre

atomlardan oluşan kainattaki nesnelerin hareketleri önceden belli değilse,

o zaman kader kavramı da bilimsel verilerle açıklanamaz.

Ancak Nobel ödüllü Ge-rard Hooft'un geçtiğimiz günlerde sonuçlandırdığı

10 yıllık araştırma, kader kavramına karşı çıkan bilim adamlarının

dayanak gösterdiği teoriyi çürüttü.

 

New Scientist dergisine kapak olan araştırma kapsamında Hooft,

"Bir parçacığın nerede ve ne hızla hareket ettiğini" aynı anda tespit etme

olanağı sağlayan bir model geliştirdi. Hooft, bir atomun 43 saniye sonra

nasıl hareket edeceğini önceden bilme kapasitesine ulaştı.

 

Araştırma bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. New Scientist

tarafından dünyanın en iyi matematikçileri arasında gösterilen John Conway ile Simon

Koc-hen, araştırmayı "özgür irade" kavramının ölümü olarak yorumladı.

Princeton Üniversite-si'nde görev yapan Conway şöyle konuştu: "Eğer Hooft

gibi bir insan atomun konumu ve hareketini aynı anda tespit edebiliyorsa,

üstün bir zekaya sahip olan bir varlık evrendeki tüm parçacıkların

etkileşimini takip edebilir. Bir başka deyişle özgür irademizle

yaptığımız seçimlerin belirsizliğinin ardında belirleyici bir düzen vardır."

 

Kochen konuyu daha basit terimlerle anlatarak, "Önünüze bir dilim

çikolatalı, bir dilim çilekli kek getirildiğini düşünün. Çikolatalı keki

yemeye başladığınızda, bunun kendi seçiminiz olduğunu düşünüyorsunuz.

Oysa ki çikolatalıyı yiyeceğiniz zaten belliydi. Biz özgür olduğumuz

düşünüyoruz. Eğer Hooft'un modeli hatalı değilse özgürlüğümüz sınırlı bir

ilüzyondan ibaret olabilir" dedi.

 

Princeton Üniversitesi'nin felsefe uzmanı Hans Halvorson ise "Ne olursa

olsun, kader ve özgür iradeyi sadece fizikle açıklamaya kalkmak doğru

olmayabilir. Özgür irade konusunda fiziğin de cevap veremeyeceği sorular

var" diyerek konunun zamana bırakılması gerektiğine işaret etti.

Link to post
Share on other sites
  • Replies 73
  • Created
  • Last Reply

Top Posters In This Topic

Top Posters In This Topic

Popular Posts

Tanrı olmaya büyük bir adım diyorsun yani

Arkadaşım bana alıntı dersleri vermekten vazgeç de, soruma cevabın varsa onu yaz. Laf kalabalığına gerek yok. Soru basit, cevabı da basit olsun. Tekrar söylüyorum, cevabın yoksa susma hakkın da vardır

Eğer haber doğruysa deterministleri sevindirecek bir gelişme olmuş bu

Bunun kaderle ne ilgisi var?

 

biri size iki seçenek sunuyorsa siz sadece o iki seçenekten birini seçmek durumunda olursunuz.

 

HY kitaplarını geçmiş bu haber :)

 

o iki seçeneği neye göre seçtiğimiz konusunda bir fikriniz varsa onu söylemelisinz...bilmem yanlışmı söyledim.

 

:)

Link to post
Share on other sites

karşımıza -a- ve -b- olarak iki seçenek geldiğinde a'yı ya da b'yi seçeriz. çünkü başka seçenek yoktur. a ve b seçeneklerinden pragmatik olarak en uygun olanını kişisel isteklerimiz yönünde seçeriz. bize en uygun olan "c" ise ve c'ye en yakın olan "b" ise o zaman b'yi tercih ederiz. bu durum fizik kurallarıyla tümüyle açıklanamaz. ayrıca kader kavramının bu konuyla ilgisi yoktur.

Link to post
Share on other sites

ben bu yazıda kaderin nasıl kanıtlandığını anlayamadım.

 

daha bir açarsanız mutlu bahtiyar ihtiyar olurum

 

Hooft, bir atomun 43 saniye sonra

nasıl hareket edeceğini önceden bilme kapasitesine ulaştı.

 

44. saniyede ne olacak peki :wub:

 

Restoranda yemeğinizi bitirdikten sonra genelde bir garson yanınıza gelir

ve "Tatlı veya çay alır mısınız?" diye sorar. Bir süre düşündükten sonra

kararınızı verirsiniz. Diyelim ki böyle bir durumda çay içmeyi seçtiniz.

Bunu özgür iradenizle mi yaptınız ya da zaten kaderinizde o çayı

içeceğiniz yazıyor muydu?

 

önüme çay geldi al bunu garson ben vazgeçtim tatlı getir dersem ne olacak.kader mi yanılmış olacak (hayır denilecek çünkü zaten kaderde tatlı yemek yazıyomuş denilecek) özgür irade mi ne bu ? özgür irade kendini ifade :D

 

kader varsa çay içmek .......

 

 

 

özgürlüğümüz sınırlı bir

ilüzyondan ibaret olabilir

 

o zaman özgürlük mü bu?

 

kıbrıs sorunu gibi bişey bu :)

Link to post
Share on other sites
karşımıza -a- ve -b- olarak iki seçenek geldiğinde a'yı ya da b'yi seçeriz. çünkü başka seçenek yoktur. a ve b seçeneklerinden pragmatik olarak en uygun olanını kişisel isteklerimiz yönünde seçeriz. bize en uygun olan "c" ise ve c'ye en yakın olan "b" ise o zaman b'yi tercih ederiz. bu durum fizik kurallarıyla tümüyle açıklanamaz. ayrıca kader kavramının bu konuyla ilgisi yoktur.

 

byi seçeriz ama niye öyle?? beynin çalışması atomlarla olmuyormu oluyor ee o zaman ...kader kavramıda bununla ilgili olurmu olur nokta. :)

Link to post
Share on other sites

Bilimin her bulduğunu inançlarına yamamaya çalışanlardan bir yazı daha :)

Yahu bugün 40 sn yi gören insan ileride 40 günü daha ileride 40 yıl sonrasını göremez mi yani?

Bu durumda bir taraftan özgür iradenin anlamı kalmazken bir taraftan da Tanrının sırrı çözülmüş olur...

Öyleyse insanlık Tanrı olma yolunda ilerliyor ha?

 

demek ki neymiş?

Bilimin her bulduğunu inançlarına yamamaya çalışmadan önce oturup düşünmek lazımmış :D

Ama yok... Düşünmek, sorgulamak nerede?

Bunu yapsa insanımız bilimde öncü olur, seyirci ve yamayıcı değil!

  • Like 2
Link to post
Share on other sites
Bilimin her bulduğunu inançlarına yamamaya çalışanlardan bir yazı daha :)

Yahu bugün 40 sn yi gören insan ileride 40 günü daha ileride 40 yıl sonrasını göremez mi yani?

Bu durumda bir taraftan özgür iradenin anlamı kalmazken bir taraftan da Tanrının sırrı çözülmüş olur...

Öyleyse insanlık Tanrı olma yolunda ilerliyor ha?

 

demek ki neymiş?

Bilimin her bulduğunu inançlarına yamamaya çalışmadan önce oturup düşünmek lazımmış :D

Ama yok... Düşünmek, sorgulamak nerede?

Bunu yapsa insanımız bilimde öncü olur, seyirci ve yamayıcı değil!

 

ne demek istiyorsunuz pek anlamadım.

Link to post
Share on other sites
  • 2 weeks later...

Bilimin her bulduğunu inançlarına yamamaya çalışanlardan bir yazı daha :)

Yahu bugün 40 sn yi gören insan ileride 40 günü daha ileride 40 yıl sonrasını göremez mi yani?

Bu durumda bir taraftan özgür iradenin anlamı kalmazken bir taraftan da Tanrının sırrı çözülmüş olur...

Öyleyse insanlık Tanrı olma yolunda ilerliyor ha?

 

demek ki neymiş?

Bilimin her bulduğunu inançlarına yamamaya çalışmadan önce oturup düşünmek lazımmış :D

Ama yok... Düşünmek, sorgulamak nerede?

Bunu yapsa insanımız bilimde öncü olur, seyirci ve yamayıcı değil!

 

senin yazdığınla aşağıdaki kısım bağdaşmıyor farkında isen,.

 

Princeton Üniversite-si'nde görev yapan Conway şöyle konuştu: "Eğer Hooft

gibi bir insan atomun konumu ve hareketini aynı anda tespit edebiliyorsa,

üstün bir zekaya sahip olan bir varlık evrendeki tüm parçacıkların

etkileşimini takip edebilir. Bir başka deyişle özgür irademizle

yaptığımız seçimlerin belirsizliğinin ardında belirleyici bir düzen vardır."

Link to post
Share on other sites

"Kader, evrenin değişmez yasalarına denir"

 

İşin dini boyuttaki realitesi budur, aksini söylemek bizzat Allah kavramının "adalet, yargı ve irade" özelliklerine aykırı olur... Ayrıca bilim kader'i sizin söylediğiniz anlamda ispatlayamaz, bu mümkün değil... Eğer kader (bilinen anlamıyla yazgı) kişilerin iradeleri dışında başlarına gelen ve dolayısıyla istem dışı yaptıkları herhangi bir şeyden ötürü bir sorumluluk taşımamaları gerekir... Mantıken birine oynaması için bir rol veren yönetmen, oynadığı rol gereği suç işleyen oyuncuyu mahkum edemez...!

 

Mesela Allah hem kendisine iman edilmesini istiyor hemde ateist kullar yaratıyor olabilir mi?

Link to post
Share on other sites

"Kader, evrenin değişmez yasalarına denir"

 

İşin dini boyuttaki realitesi budur, aksini söylemek bizzat Allah kavramının "adalet, yargı ve irade" özelliklerine aykırı olur... Ayrıca bilim kader'i sizin söylediğiniz anlamda ispatlayamaz, bu mümkün değil... Eğer kader (bilinen anlamıyla yazgı) kişilerin iradeleri dışında başlarına gelen ve dolayısıyla istem dışı yaptıkları herhangi bir şeyden ötürü bir sorumluluk taşımamaları gerekir... Mantıken birine oynaması için bir rol veren yönetmen, oynadığı rol gereği suç işleyen oyuncuyu mahkum edemez...!

 

Mesela Allah hem kendisine iman edilmesini istiyor hemde ateist kullar yaratıyor olabilir mi?

 

nasıl yani?? kuantum evrenin değişmez yasası diilmi ??

Link to post
Share on other sites

Evrenin değişmez yasası; doğum ve ölüm.

 

Ne zaman doğacağımıza karar veremediğimiz gibi, ne zaman öleceğimizi de bilemiyoruz. Fakat ikisinin arasında bir yetkimiz var anlaşılan :)

Senaryonun çoktan yazıldığını düşünüyorum ama öyle bir senaryo düşünün ki; istediğimiz an, istediğimiz yöne çekebiliyoruz ama hangi yöne çekersek çekelim, oradaki senaryo da hazır. Yani hep varolandan faydalanıyoruz.

Olasılıklar evrenindeki tüm olasılıkların çoktan düşünülmüş ve sunulmuş olması gibi.

 

şöyle bir örnek verebiliriz belki;

tv'de bu aralar yarışmalar meşhur ya :) bizde bu yarışmalardan birine katılmışız varsayalım.

 

(4 tane çıkışı olan bir labirent hayal edin.)

 

Bu çıkışlardan birinin sonucunda bize bir araba hediye edilecek.

birinde bizi bir ev bekliyor

birinde bir seyahat çeki

fakat son çıkış ise sahiden çıkış :) hediyesiz, eli boş dönüyoruz.

 

biz hangisini seçersek seçelim bizim için zaten hazırlanmış bir sonuç, bir senaryo var..herşey çoktan belirlenmiş fakat seçimi tamamen bize kalmış. diyelim ki A seçeneğine göre ilerledik labirentte 'ee zaten A'yı seçeceğimiz biliniyordu, kaderde vardı' diyebiliriz. peki B'yi seçseydik ne olacaktı? o zamanda zaten B'yi seçeceğimiz kaderimizde olacaktı..neyi seçersek seçelim kaderimizde hep var, çünkü seçtiklerimiz kaderimiz.

Senaryo tüm yönleriyle, tüm olasılıklarıyla hazır. Herşey bir düşüncede zaten olup bitmiş bize sadece seçip, yaşayıp zevkini sürmesi kalmış.:)

 

Hayatta kada(e)r'ımızı, ölçümüzü iyi belirleyelimde mutluluğumuz bozulmasın. Seçimlerimiz gerçekten çok değerli.

  • Like 1
Link to post
Share on other sites
  • 2 weeks later...
Guest demirefe

Bu klasik determinizmin günümüze taşınma çabalarından bir yenisidir. Klasik determinizm ise bitmiştir, modern determinizm onu tarihteki yerine bırakmıştır. Bu neye benzer? Lamarkçı evrim anlayışı ile Darwinci evrim anlayışı gibi... Laplace'dan beri klasik determinizmi ortaya atan hiç bir filozof olmamıştır. Artık determinizm deyince modern determinizm anlaşılır, kimse aklına klasik determinizmi getirmez. Ama zaman zaman bu ayrımı hatırlatmak gerekecek kadar tarihsel savları canlandırmak isteyenler çıkabiliyor. Bu determinizmi savunan bizleri de zor durumda bırakıyor sık sık. Biz determinizm deyince klasiğini söz konusu bile etmezken, onu kastetmişiz gibi tavırla karşılaşabiliyoruz...

Link to post
Share on other sites

Geleceğin insan için belirli hale gelmesini bilimsel olarak tartışmayacağım. Yeterli değilim.

 

Eksiklik olarak gördüğüm ve dikkat çekmek istediğim yerlerse şunlar:

1)

Denmiş ki:

Bunu özgür iradenizle mi yaptınız ya da zaten kaderinizde o çayı

içeceğiniz yazıyor muydu?

Ancak bu cümle daha sonra insanın bilimsel faaliyetiyle ilişkilendirilerek ele alınmış; halbuki biz zaman ve mekan üstü bir yaratıcıdan bahsediyoruz; dolayısıyla kader dediğimizi insanın bilmem kaç saniye sonrasında ne yapacağına indirgeyemeyiz. Zamanı aşkın düşünmek gerekir; burada Allah'dan bahsediyoruz. Kadere dair fikir verebilir size ama kaderi buna indirgerseniz bazı önemli problemlerle karşılaşabilirsiniz ki burada(bahsedilen deneyde) geleceği bilme durumunda olan insan yine de zamanla sınırlanmıştır mesela. Son paragraftan anladığım kadarıyla eksiklik kabul edilmiş:

Princeton Üniversitesi'nin felsefe uzmanı Hans Halvorson ise "Ne olursa

olsun, kader ve özgür iradeyi sadece fizikle açıklamaya kalkmak doğru

olmayabilir. Özgür irade konusunda fiziğin de cevap veremeyeceği sorular

var" diyerek konunun zamana bırakılması gerektiğine işaret etti

 

2) Kader ve irade çokça tartışılmıştır; din ve özellikle İslam doğrudan "sen ne yaparsan yap" demez. Sen zaten her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten Allah'a inanmışsındır, bundan sonrasını yine onun sana bildirdiği ölçütlere göre onun yarattıkları içinde yaşarsın ve yargılanır sonuca ulaşırsın. Yine de çok çeşitli görüşler var tabi; bence aşırı kaderci veya iradeci anlayışların sebebi biraz da Allah'ı sınırlı algılama; bu çok önemli. Sınırlı olan bizlerin sınırlandıramayacağı Allah'dan bahsediyoruz. Çok zorlu bir konu ve bence konuşanların olduğu kadar dinleyenlerin de algı farklılıkları iyice içinden çıkılmaz hale getirebiliyor konuyu. Yani aslında belki de iki insan aynı şeyi düşünüyor ama yöntem ve terminoloji farklı; bunun kraldan çok kralcılarca anlaşılamaması yüzünden dallanıp gidiyor tartışmalar. Ve daha pek çok neden.

 

Özetle söylemek istediğim şu ki bu konuları öncelikle bilimin kendi iç disipliniyle, sonra da doğru bir düşünme faaliyetiyle daha sağlam bir biçimde dini görüşlerimizle ilişkilendirirsek yine bizzat kendi dini algımızı yanlış alış-verişlerden koruruz.

 

Lütfen bu kadar iddialı yorumlardan önce iyice öğrenelim ve düşünelim.

Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.
Примечание: Ваше сообщение будет проверено модератором перед отправкой.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.




×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.