Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

Allahın gücünün yetmediği an


qwerasdf

Önerilen İletiler

yapılan iyiliğe verilen karşılık ''mükafat'' ; işlenen kötülüğün karşılığı da cezadır.

 

Allah' ın emirlerini yerine getiren, yasak ettiği şeylerden sakınan ve insanlara iyilik yapanlar dünyadaki imtihanlarını kazanmış olacak ve karşılığında kendilerine büyük mükafat verilecektir. Herkes dünyada yaptığının karşılığını ahirette eksiksiz olarak görecektir.

Yüce Allah şöyle buyuruyor:

'' Kıyamet günü doğru teraziler kurarız: hiç kimse, hiç bir haksızlığa uğratılmaz.'' Enbiya suresi 47.

'' Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.'' Zilzal suresi 7-8.

'' İman edip iyi, yararlı işler yapan kimseler cennetlik olanlardır; onlar orada ebedi kalacaklardır'' Bakara suresi 82.

'' Orada onlar için diledikleri her şey var ve yanımızda fazlası da var '' Kaf suresi 35.

 

O zaman şöyle diyebilir miyiz?Allah,insanları herşeyden önce iman için yarattı.Dünya sınama için var.İnsan burada yaptığı herşeyin hesabını verecek.

 

Benim burada aklıma takılan;İnsan sadece iman için varsa;insanın yaşadığı tüm yıkımlar,kendi dışında gelişen tüm olaylar,seçimler ve tercihler;bu mükafat ve cezada inancı nasıl besleyecek?

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • Cevaplar 125
  • Tarih
  • Son Cevap

Bu Başlıkta En Çok Gönderenler

Bu Başlıkta En Çok Gönderenler

Bugün üç yavrunun daha cansız bedenlerini çıkardılar enkaz altlarından...

 

Ve çocuklar;

"Binlerce yıl önce inanç öğretileriyle "hangi tanrıya nasıl inanılmalı,

hangi koşul ve şartlarda kulluk yapılmalı" kavram kargaşası ile

insanlar arasında yüz yıllardır süren çatışma ve savaşlara neden olan dinsel inanışların üç kurucusunun adını taşıyorlardı..."

 

Birinin adı Musa...

Diğerinin İsa...

En küçüğünün ise Muhammed...

 

Onlar binlerce yıl önce öldüler...

Şimdi adlarını taşıyan bebecikler...

 

Aynı coğrafyada....

Aynı karmaşada...

İnanç sömürüsünün en katı en bağnaz olarak başlatılıp ve sürdürüldüğü topraklarda...

Acımasızca, sorumsuzca yaşamlara son veriliyor...

 

*tna

 

Bunu yapan kim?

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Gerçekten sorunun tam anlamını kavrayamadım ama araştırıyorum. Sende araştırırsan sevinirim.

 

Çok özür dilerim,bu ara biraz yoğunum :) sorularımı açmadan kaçıp gidiyorum ;)

 

Aslında demek istediğim şuydu;insan tercihleri dışında gelir dünyaya,bir ailen ve sana dayatılan bazı değerler vardır.İslam bizim için doğru dindir;peki bu doğruluğu tercih dışı göremeyenler ne ile inancını tartacaktır.

 

Evet,ben de araştıracağım...teşekkür ederim :)

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

 

Ceza ve mükafata dayalı inanç en alt idraktaki,içinde korku olan,içinde şüphe olan inançtır..inançı bir eğitim sistemi olarak ele alırsak ceza ve mükafata dayalı bir inanç en alt idrakta yani eğitimin birinci basamağındaki inançtır.. :) günahları silmekle sevapları biriktirmekle yüzde 27 faizli katlanan sevaplarla olmaz.. :D

 

Önce taklit..önce korkudan.. :D

 

 

Bu gezegenden sonrasının KORKUSU..işte bütün insanların aradıkları bu korkularına ilaç :D ÖTE taraf korkusu.. :D sanki bu tarafı anladık..çözdük yaşamın bütün şifrelerini şimdi geldi sıra ÖTE,ye.. :D

 

 

Buradaki Allah ile aranız iyi ise mesele yok..çünki ÖTE,deki ile buradaki AYNI Allah..iki ayrı Allah yok çünki..bu gezegende Allah bizde misafir..ÖTE,de biz ''O''nda misafir..misafir ev sahibinin işine karışmaz..bakın Allah bu gezegendeki işlerimize hiç karışıyormu..çünki misafir..ehhh biz ''O''nu güzel ağırlar isek ''O''da bizi ağırlar.. :D

 

Fazlada takmayın kafaya..yanacak olan SIFATLARINIZ..ZAT,ınıza bişeycik olmayacak.. :D

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

 

Ceza ve mükafata dayalı inanç en alt idraktaki,içinde korku olan,içinde şüphe olan inançtır..inançı bir eğitim sistemi olarak ele alırsak ceza ve mükafata dayalı bir inanç en alt idrakta yani eğitimin birinci basamağındaki inançtır.. :) günahları silmekle sevapları biriktirmekle yüzde 27 faizli katlanan sevaplarla olmaz.. :D

 

Önce taklit..önce korkudan.. :D

 

 

Bu gezegenden sonrasının KORKUSU..işte bütün insanların aradıkları bu korkularına ilaç :D ÖTE taraf korkusu.. :D sanki bu tarafı anladık..çözdük yaşamın bütün şifrelerini şimdi geldi sıra ÖTE,ye.. :D

 

 

Buradaki Allah ile aranız iyi ise mesele yok..çünki ÖTE,deki ile buradaki AYNI Allah..iki ayrı Allah yok çünki..bu gezegende Allah bizde misafir..ÖTE,de biz ''O''nda misafir..misafir ev sahibinin işine karışmaz..bakın Allah bu gezegendeki işlerimize hiç karışıyormu..çünki misafir..ehhh biz ''O''nu güzel ağırlar isek ''O''da bizi ağırlar.. :D

 

Fazlada takmayın kafaya..yanacak olan SIFATLARINIZ..ZAT,ınıza bişeycik olmayacak.. :D

 

Şurası gerçek ki misafiriz bu dünyada.Yancak olanın sıfatlarımız olması tedirgin olmamamızı gerektirmez diye düşünüyorum.İtaat ve cezanın dışında bir eğitim anlayışında ilk adımı oluşturmayan bir anlayış bulduysanız veya biliyorsanız söyleyin lütfen!Sevgiye ulaşmak dahi sevgiye itaatla mümkün, ona ulaşamamanın cezası olmasa zıttı olur muydu sevginin, aşkın?İnsanın haşa Tanrılığa soyunduğu bir zamanı yaşıyoruz şimdi.Hazırlanmış düzeni yıkan, bozan başka bir canlı var mı dünyada?İnsan kendi kendi kendisinin Tanrısı olunca ve dünyaya Tanrılığa soyununca, vicdanın tek hakimi kendi olunca buyrun hayat da karşınızda, insanın yönettiği dünya da karşınızda gerisini fazlaca düşünmeye gerek yok zannımca...

 

MUHABBETLE...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Şurası gerçek ki misafiriz bu dünyada.Yancak olanın sıfatlarımız olması tedirgin olmamamızı gerektirmez diye düşünüyorum.İtaat ve cezanın dışında bir eğitim anlayışında ilk adımı oluşturmayan bir anlayış bulduysanız veya biliyorsanız söyleyin lütfen!Sevgiye ulaşmak dahi sevgiye itaatla mümkün, ona ulaşamamanın cezası olmasa zıttı olur muydu sevginin, aşkın?İnsanın haşa Tanrılığa soyunduğu bir zamanı yaşıyoruz şimdi.Hazırlanmış düzeni yıkan, bozan başka bir canlı var mı dünyada?İnsan kendi kendi kendisinin Tanrısı olunca ve dünyaya Tanrılığa soyununca, vicdanın tek hakimi kendi olunca buyrun hayat da karşınızda, insanın yönettiği dünya da karşınızda gerisini fazlaca düşünmeye gerek yok zannımca...

 

MUHABBETLE...

 

Evet..İnsanın Tanrılığa soyunması gerekiyor..geç bile kaldı.. :)

 

Tanrı bir bütün ise..şeytanı ile..meleği ile.. cini ile..kitabı ile..peygamberi ile..işte bunların toplamıda bu gezegende İnsan.. :) bu gezegende yapanda yıkanda kuranda kurtaranda İnsan..Evrensel bilincin en yoğun olduğu NOKTA İnsan..alın insanı bir an için oyun dışına..bakın ne oyun kalır nede oyuncu..oynayanda oynatanda seyredende İnsan..oyun kurucuda İnsan..başkada hiç bir canlının umurunda değil olan biten.. :D

 

Ceza ve Mükafat olmalı..alt idraklar için..eğitimin ilk basamağı dedik..bu basamaktan yukarıya çıkılmalı..ceza Sıfatlar ile ilgilidir..yanacak olanlar FENA sıfatlardır..fena huylarımızdır..yalan sıfattır..yanacak..kin sıfattır yanacak..kibir sıfattır yanacak..hırs sıfattır yanacak..hırsızlık sıfattır yanacak..yana yana İNSAN olacak..BEKA sadece İnsan olabilenleredir..diğerleri TOPRAK olacak.. :D

 

Sn FUZULİ..bu Evren Sıfatlar alemidir..Sıfatlarda zıtları ile VAR,dır..bu sıfatların çıkış noktasında yani ZAT,ta ikilik yoktur.. :)

 

Aklınızın yanına vicdanı koyamassanız Şeytan olursunuz..Vicdanlı bir akıl..yani vicdan mahkemesinden geçirilmiş akıl İnsan aklıdır.. :)

 

Gelelim İnsanın yönettiği dünyaya.. :D ne varmış..ne olmuşki dünyada.. :D daha önce başka bir yöneticisimi varmış..yenimi devralmış yönetimi İnsan.. :D

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Evet..İnsanın Tanrılığa soyunması gerekiyor..geç bile kaldı.. :)

 

Tanrı bir bütün ise..şeytanı ile..meleği ile.. cini ile..kitabı ile..peygamberi ile..işte bunların toplamıda bu gezegende İnsan.. :) bu gezegende yapanda yıkanda kuranda kurtaranda İnsan..Evrensel bilincin en yoğun olduğu NOKTA İnsan..alın insanı bir an için oyun dışına..bakın ne oyun kalır nede oyuncu..oynayanda oynatanda seyredende İnsan..oyun kurucuda İnsan..başkada hiç bir canlının umurunda değil olan biten.. :D

 

Ceza ve Mükafat olmalı..alt idraklar için..eğitimin ilk basamağı dedik..bu basamaktan yukarıya çıkılmalı..ceza Sıfatlar ile ilgilidir..yanacak olanlar FENA sıfatlardır..fena huylarımızdır..yalan sıfattır..yanacak..kin sıfattır yanacak..kibir sıfattır yanacak..hırs sıfattır yanacak..hırsızlık sıfattır yanacak..yana yana İNSAN olacak..BEKA sadece İnsan olabilenleredir..diğerleri TOPRAK olacak.. :D

 

Sn FUZULİ..bu Evren Sıfatlar alemidir..Sıfatlarda zıtları ile VAR,dır..bu sıfatların çıkış noktasında yani ZAT,ta ikilik yoktur.. :)

 

Aklınızın yanına vicdanı koyamassanız Şeytan olursunuz..Vicdanlı bir akıl..yani vicdan mahkemesinden geçirilmiş akıl İnsan aklıdır.. :)

 

Gelelim İnsanın yönettiği dünyaya.. :D ne varmış..ne olmuşki dünyada.. :D daha önce başka bir yöneticisimi varmış..yenimi devralmış yönetimi İnsan.. :D

 

Sayın Dayı, alemi insan yarattı sonra da kendini aciz mi bıraktı Allah aşkına!İnsanı hem yaratan hem yaratılmış bakışıyla gördüğümüzde cevapsız kalmış sorulara tatminkar cevap mı vermiş oluyoruz?Bu bakışımız neyi değiştirecek Sayın Dayı?Hak dinlerin bahsetmediği ya da boş bıraktığı hangi boşluğu dolduracak?İnsanı bu oyundan çıkardığımızda bu oyunun bir manası kalmaz doğru da bizi bu oyuna sokan hangi beşeri cüzi irade söyleyebilir misiniz?Sizin bakışınıza göre oyunu kuran da oynayan da insan.İnsan dediğiniz canlı kendi kurduğu oyunda(!) madde boyutunun %96'sını çözememiş durumda acizken hangi Tanrılığından öz edebiliriz Sayın Dayı?

 

MUHABBETLE...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Sayın Dayı, alemi insan yarattı sonra da kendini aciz mi bıraktı Allah aşkına!İnsanı hem yaratan hem yaratılmış bakışıyla gördüğümüzde cevapsız kalmış sorulara tatminkar cevap mı vermiş oluyoruz?Bu bakışımız neyi değiştirecek Sayın Dayı?Hak dinlerin bahsetmediği ya da boş bıraktığı hangi boşluğu dolduracak?İnsanı bu oyundan çıkardığımızda bu oyunun bir manası kalmaz doğru da bizi bu oyuna sokan hangi beşeri cüzi irade söyleyebilir misiniz?Sizin bakışınıza göre oyunu kuran da oynayan da insan.İnsan dediğiniz canlı kendi kurduğu oyunda(!) madde boyutunun %96'sını çözememiş durumda acizken hangi Tanrılığından öz edebiliriz Sayın Dayı?

 

MUHABBETLE...

 

 

Sn FUZULİ.. :)

 

Nerede olduğu nereden baktığı nasıl gördüğü belli olmayan bir Tanrı yerine..senden bakan gözlerden gören,senin İDRAK ve düşüncende tamam olan senin kendi hakikatin olan Tanrı..bu karşındaki içinde geçerli.. :) herkesten gizledin fakat senden BİLEN Tanrıdan gizleyemedin..ikinci gündemini..mesala yani.. :)

 

Hak dinler hep İnsandan bahseder..99 esma İnsandan görülür,gözlenir..İnsanın yaşamını düzenleyen bilgiler değilmidir hak dinler dediğin..Allah hangi dinin öğretisinde kendinden söz etmiş açık açık..hep insan var anlatılan ve anlatan vede anlaması gereken.. :)

 

%4 ü çözen tek canlı yine İnsan..ve bu yüzde gittikçede artacak,hemde hızlanarak artacak.. :D

 

Neden anlayış ve idraklarda birlik yok..çünki herkesin kafasında apayrı Allah modelleri var..bu modeli gezegene indirip inceleyelim dendiğinde yok haşa çarpılırız falan.. :D

 

Kendini bilen RABBİNİ bilir..buyur bu sözün üzerine yazalım şimdi..ne kadar doğru acaba bu söz..kendimiz ve Rabbimiz..bir birine çok yakın çok benzeyen iki VARLIK değil TEK VARLIK..bu şekilde anlayabilirsek gaybta olan Tanrı sabah kalktığınızda aynadan size bakıyor olacak.. :D

 

Buda bir öğreti ve eğitim süreci..hatta yanmanın :D alası olan bir süreç gerektiriyor..TEVHİD tedrisatıda derler halk arasında.. :)

 

Burada yanmam abi..ÖTE,de yanarız gerekirse diyenlere sözümüz yoktur..söz konusu eğitim Kabaladan bile zordur..ona göre.. :)

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Merhaba arkadaşlar.Tartışmanın bu bölümü sanki biraz birbirine üstünlük sağlama nıktasına gitmiş, bu tür tartışmalardan bir sonuca ulaşılmaz.Benim gördüğüm kadarıyla bazı arkadaşlar yüce yaratıcımızı , yaratılmış seviyesine getirmek suretiyle ele alıyorlar.

Bence esas mesele mülkün ve varolan herşeyin ALLAH 'a ait olduğunu kabul edip etmemekle alakalı. O niye bizi yarattı , neden falancanın ezilmesine göz yumdu neden şöyle yaptı da böyle yapmadı gibi sorular anlamsızdır. MÜLK ONUN , HERŞEY ONUN , ALEMLERİN YARATICISI O , BİZLER ONUN KULLARIYIZ ,HEPİMİZ ONA AİTİZ ,O MÜLKÜNDE İSTEDİĞİ GİBİ DÜZEN KURAR ,KEYFİYETİ ONA KALMIŞTIR.

 

Bizim bazı şeylere akıl erdiremememiz , o şeylerin mantıksız olduğu manasına gelmez.Matematiği düşünelim önümüze gelen her problemi çözebiliyormuyuz hayır , çözemediğimiz her soruya soru yanlış mı diyoruz hayır! Şu anda o soruyu çözemezsin, biraz sonra

bir bakmışsın farklı bir yol aklına gelmiş çözersin.Zaman ve doğru bakış açısını yakalama meselesi.

 

Bizler yüce ALLAh'IN GÖZÜNDE Age of Empires oyunundaki askerler yada işçiler gibiyiz , ALLAH için dünyadan bir kişinin bin kişinin eksilmesi , ölmesi , hiç önemli değil. Çünkü bir uçtan sürekli doğumlar oluyor , sürekli yaratıyor.Zaten ALLAH ezeli ebedi olduğu için zaman diye bişey yok onun için. Nasıl ki biz bilgisayar oyununu istediğimiz gibi programlıyoruz o da kainatı programlamış devam ediyor.

 

Bizler yaratılmış kullarız , ona inanır ve onun dediklerini yaparsak cennetle mükafatlandırılacağız , inanır ama yapmazsak cezalandırılacağız ama tekrar affedilip cennete gireceğiz, ona inanmazsak ebedi cehenneme atılacağız. Olay çok basit ya seve seve yapacağız yada yapmayıp cehennem gideceğiz. Kaçışımız yok , onun mülkünden çıkış yok , ölüm yok , toprak olup kaybolamayız , o bizi ahirette tekrar yaratıp cehenneme atar , ben bu düzene karşıyım deyip kurtuluşumuz yok yani.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Deryada balık olup da karayı yok saymak gibi bir halet-i ruhiye.15 derecelik termometreyle 100 santigrat derece sıcaklığı ölçmek, 50 kg kapasiteli bir baskülle bir tonu tartmak mümkün degilse bize verilenle bize verenin sıfatlarını sorgulamak termometreyi bozuyor,baskülü harap ediyor.

 

MUHABBETLE...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

verilen cevaplara bakıyorum kimi sırada .kimi saçma. kimi cevap bulamadığıu için basma kalıp sözler yazmış ama herkezin fikkrine saygı duymak lazım.yalnız aklımızı biraz daha kullanıp .sorulmaya korkulan fikirlere bakarsak allah nsanı çamurdan yarattık diyor çogul kullanıyor bir büyük melek olan şeytanla .benim yarattığım çok iyibir şey diyor ve mühlat verilenlerdensin diyor.çoğul kullanıyor demek başka mühlet verilenlerde var bilemediğimiz.allah çok güvendiği insanı önce cezalandırmak için yeryüzüne gönderiyor.ceza vermek zorunda kaldığına göre yarattğı insan üstün birşey değil hata yapmaz dediğimiz allah hata yaptığını kabul ediyor.daha sonra insan dünyada durmadan yanlışlar yapıyor ve allahta insanı düzeltebilmek için durmadan peygamberler ve kitaplar gönderiyor.eğer allah hata yaptığını kabul etmiyorsa neden düzeltmek için durmadan uğraşıyor.eğer allah insanı yaratmakla hata yapmadıysa cehennemde olmaması lazım çünkü cehennemdeki insanları şeytan görürse ...bunlar ne ha ni sen üstün birşey yaratmıştın bunlar ne diye sormayacakmı.ve allahın hata yaptığı kabul edilirse ozaman hata yapmayan bir yaratıcı aramak zorunda kalacağız.kimbilir belkide allah hep çoğul olarak kullandığına göre ahir alemde onun gücünde veya ondan daha hatasız yaratıcılarmı var

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Öncelikle Sayın "qwerasdf",cevaplara olan yaklaşımınızı doğru bulmuyorum.Sorulara verilen cevapların doğruluğu yada yanlışlığı hakkında fikir yürütebiliriz,başkalarının düşüncelerini sıradan,basit nitelemek bize düşmez.Anlayışınıza sığınarak yazdığım bu düşüncelerimi umarım hoş görürsünüz.

 

Dayı,Allah'ı anlamanın yolu olarak kendimizi anlamayı,görüyor yanlış anlamadıysam.Aklıma Hallac-ı Mansur'u geldi :) "ENEL HAK" demişti o da,yani hak benim.Aslında forumdaşımızın sürekli altını çizdiği ayrıntılardan biri olan bireyin kendisini anlaması,yabana atılır bir ayrıntı değil.Önce,ne olduğumuza karar verebilmek.

 

Kul ve yaratıcı.Yaratıcıyı kabul eden,kul olmayı seçen.Diğer taraftan kul olmayı red eden,yaratan insan.İnanç veya inançsızlık.İnsan seçimler de dini istediği yere koyma da özgürdür.Özgürlüğünü kısıtlayan vicdanı dışında.

 

İşte tam bunları düşünmeye başlarken,Dayı aklımda geçen başka bir soru,dur diyor bana.Şunu söylüyor;hem yaratan hem de kul olan olabilir mi insan?

 

Hak biz isek,hem kulluğu hem yaratıcılığı nasıl bir arada yürütebiliyoruz?

 

Fuzulli,acizlik demiş insanın kendisine...acizken,acizliği ile sınanacak bir ceza ve mükafat ne kadar inançların öğretisinde?

 

Allah korkusu mu yoksa Alah sevgisi mi?

 

İnsan için düşündüğümüz de saygı mı sevgi mi diye sorarlar ya,hemen yapıştırırsınız kendi cevaplarınızı.

 

Ya,işin içine korkuyu eklersek?

 

Korku,sürekli kendini hatırlatmanın yolu mudur,yoksa insan korku ile dizginlenecek varlık mıdır?

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

 

Fuzulli,acizlik demiş insanın kendisine...acizken,acizliği ile sınanacak bir ceza ve mükafat ne kadar inançların öğretisinde?

 

Allah korkusu mu yoksa Alah sevgisi mi?

 

İnsan için düşündüğümüz de saygı mı sevgi mi diye sorarlar ya,hemen yapıştırırsınız kendi cevaplarınızı.

 

Ya,işin içine korkuyu eklersek?

 

Korku,sürekli kendini hatırlatmanın yolu mudur,yoksa insan korku ile dizginlenecek varlık mıdır?

 

Sayın mavi olmayan gökyüzü insanın acizliğinden bahsederken Sn. Dayı'nın insan (haşa) Tanrı'dır yaklaşımına cevap olarak insanın kendi dışındaki güçlere karşı acizliğini vurgulamıştım?Düşünün ki kendi kendini yaratan ve alemi var eden bir güç bir o kadar kendinden habersiz kendini var edebiliyor ve sürekli bir arayış içinde olabiliyor?Sizin bahsettiğiniz acizlik ise dünya imtihanında, imtihanı geçme gücünün verilmediği tek seçenekli bir acizlik.Dini bağlamda bu şekilde bir acizlik bütün insanlar için aynı ölçüde olan bir olgu değil.

 

..............

 

Muhabbetle...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Fuzulli,acizlik demiş insanın kendisine...acizken,acizliği ile sınanacak bir ceza ve mükafat ne kadar inançların öğretisinde?

 

Allah korkusu mu yoksa Alah sevgisi mi?

 

İnsan için düşündüğümüz de saygı mı sevgi mi diye sorarlar ya,hemen yapıştırırsınız kendi cevaplarınızı.

 

Ya,işin içine korkuyu eklersek?

 

Korku,sürekli kendini hatırlatmanın yolu mudur,yoksa insan korku ile dizginlenecek varlık mıdır?

 

Korku, sevginin içinde yok mudur?Sevginin güzelliğini anlatabilmek için sevgi dışı hissiyatın yaratacağı yarattığı korkular üzerine kurulmaz mı sevgi?İnsanı,hayatı, var olan her şeyi sevmek sevmediğimizde, sevilmediğinde karşılaşacağımız çirkinliklere karşı bir korkudan beslenmez mi?Sevgiyi besleyen sevgisizlik korkusu değil mi özünde?Her şey zıttıyla kaimken evrende zıttın bir yönünün değeri diğer zıttın varlığından anlam bulmaz mı?Güzeli güzel yapan çirkinlik, iyiyi iyi yapan kötü, sevgiyi değerli kılan sevgisizlik değil mi?Sevgisizliğin çirkinliği sürekli hatırlatmaz mı sevginin güzelliğini?

 

İnsan İlahi ve şeytanı yanlarıyla anlam kazanan bir canlı bu imtihanda.İlahi yanlarıyla başta galip yaratılmış olsaydı Cennet olurdu dünya Melek olurdu insan da.Şeytani yanlarıyla İlahi yanlarına galip yaratılmış olsaydı Şeytana gerek kalmazdı, Cehennemi yaşardık güzel olana dair hiçbir şeyin kalmayacağı bu dünyada ki insanın şeytani yanıyla ve Tanrılık'a soyunduğu için bu dünyayı ne hale getirdiği ortada.Velhasıl-ı kelam sevgiye yönelebilmek için Şeytanı ve şeytanın sıfatlarından doğan bir dünyayı görmek gerekiyor.Sevgiye ulaşmada bir basamak korku.Bu korkuyla çıkılan basamakların sonunda sevgiyi bulduğumuzda korku en aşağıda kalmıştır artık ve yer yoktur artık orda korkuya.

 

Muhabbetle...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Sayın mavi olmayan gökyüzü insanın acizliğinden bahsederken Sn. Dayı'nın insan (haşa) Tanrı'dır yaklaşımına cevap olarak insanın kendi dışındaki güçlere karşı acizliğini vurgulamıştım?Düşünün ki kendi kendini yaratan ve alemi var eden bir güç bir o kadar kendinden habersiz kendini var edebiliyor ve sürekli bir arayış içinde olabiliyor?Sizin bahsettiğiniz acizlik ise dünya imtihanında, imtihanı geçme gücünün verilmediği tek seçenekli bir acizlik.Dini bağlamda bu şekilde bir acizlik bütün insanlar için aynı ölçüde olan bir olgu değil.

 

..............

 

Muhabbetle...

 

Ben,tam bu acizlik mükafat ve ceza için insana ağır gelmez mi diyecektim ki;cevabı vermişsiniz.Biraz daha açarsanız,sevinirim.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Korku, sevginin içinde yok mudur?Sevginin güzelliğini anlatabilmek için sevgi dışı hissiyatın yaratacağı yarattığı korkular üzerine kurulmaz mı sevgi?İnsanı,hayatı, var olan her şeyi sevmek sevmediğimizde, sevilmediğinde karşılaşacağımız çirkinliklere karşı bir korkudan beslenmez mi?Sevgiyi besleyen sevgisizlik korkusu değil mi özünde?Her şey zıttıyla kaimken evrende zıttın bir yönünün değeri diğer zıttın varlığından anlam bulmaz mı?Güzeli güzel yapan çirkinlik, iyiyi iyi yapan kötü, sevgiyi değerli kılan sevgisizlik değil mi?Sevgisizliğin çirkinliği sürekli hatırlatmaz mı sevginin güzelliğini?

 

İnsan İlahi ve şeytanı yanlarıyla anlam kazanan bir canlı bu imtihanda.İlahi yanlarıyla başta galip yaratılmış olsaydı Cennet olurdu dünya Melek olurdu insan da.Şeytani yanlarıyla İlahi yanlarına galip yaratılmış olsaydı Şeytana gerek kalmazdı, Cehennemi yaşardık güzel olana dair hiçbir şeyin kalmayacağı bu dünyada ki insanın şeytani yanıyla ve Tanrılık'a soyunduğu için bu dünyayı ne hale getirdiği ortada.Velhasıl-ı kelam sevgiye yönelebilmek için Şeytanı ve şeytanın sıfatlarından doğan bir dünyayı görmek gerekiyor.Sevgiye ulaşmada bir basamak korku.Bu korkuyla çıkılan basamakların sonunda sevgiyi bulduğumuzda korku en aşağıda kalmıştır artık ve yer yoktur artık orda korkuya.

 

Muhabbetle...

 

Ya o korku,sevgiyi bitirirse...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Ben,tam bu acizlik mükafat ve ceza için insana ağır gelmez mi diyecektim ki;cevabı vermişsiniz.Biraz daha açarsanız,sevinirim.

 

Bu soru kısa bir zaman öncesinde benim de zihnimi meşgul etmeye başladı Sn. mavi olmayan gökyüzü?Allah'ın var ettiği göz kamaştırıcı nizam ve bize verilen sınırların dışına çıkma bağlamında aşikar olan bir acizliğimiz var.Sorularımıza cevap bulma bağlamında bir türlü aşamadığımız sınırlar var?Bir şekilde dünyadayız ve yaşıyoruz bu hayatı.Ben niçin bu ülkede, bu cinsiyette, dünyaya geldiğim hazır olan aile ve çevre şartları içinde var edildim sorusunun ne cevabını bilindik dini cevap dışında bulabilirsiniz ne de bunun yanlışlığını doğruluğunu kestirebilirsiniz.Neden iyilik ve kötülük yan yana, neden ölümlüyüz, neden hem kötüyüz hem iyiyiz, ben diğer insandan farkında olmadığım tercihler dışında neden iyi ya da kötü yönde farklıyım gibi sorgulamaların nihayetinde tatminkar cevabı veya diğerleri içinde en makul olanı din veriyor.

 

İnnaçlısınız bilirsiniz kaderle ilgili iki kavram vardır:Cüz-i irade ve Küll-i irade Yukarda saydığım tercihimiz dışında bırakılan şartlar Yüce Yaratıcı'nın tasavvuru dahilinde Küll-i iradesinin tecellisi.Bu noktada kalkıp şu soruyu/soruları sormak:''Ben neden kızım, ben neden erkeğim, ben neden bu millettenim, ben neden böyle bir ailenin ferdiyim...Bu sorunun cevabı ya inanacaksınız Külli iradeye teslim olacaksınız rahatlatan makul bir anlambulmuş olacaksınız ya da inkar edeceksiniz yine bunlar değişmeyecek ama başka anlamların peşinde bir türlü sizi tatmin edecek cevabı bulamadan koşacaksınz.

 

Cüz-i irade bunları siz de biliyorsunuz derinlemesine inmeden bilinen, kabul edilen bilgiler ve dini söylemler.Bize bu dünyada inançlı olma olmama, iyi olma olmama, sev sevmeme gibi daha sayamayacağımız iki yönlü seçenekler sunulmuş.Bu noktada da soru sorabilirsiniz?Neden biz, bunlardan birini tercih etmek hususunda tercihsiz bırakıldık?Bu sizin yaptığınız bir arabanın ibresindeki 120 rakamını beğenmeyip size, ben niçin 200 km hız yapamıyorum demesi ve sitemde bulunması kadar doğru.Bildiğimiz bir şey var seçenekler sunulmuş bu dünyada.Seçim cüz-i irademize bırakılmış ve seçimimize göre yaşayacağımız sonuçlar söylenmiş.Tam da bu noktada hayatın burda bahsettiğim ilke kadar salt bizim seçimlerimize, irademize, gücümüze bağlı olup olmadığı düşüncesi, sorusu çok da kolay cevaplanacak bir soru değil Sn. mavi olmayan gökyüzü?İnsan tamamen kendi isteğiyle mi kötü oluyor, salt kendi iradesiyle mi iyi oluyor iyi biri olmayı tercih ediyor kontrol edemediğimiz,anlamını kendimizce veremediğimiz o kadar fazla faktöre bağlı ki?

 

Hayata, dünyaya, endimden hareketle insanlara, insanlardan hareketle kendime baktığımda tek bulabildiğim bana verilen sınırlar dışında ben başka bir sınır oluşturamıyorum bu bağlamda acizim, acisiz.İnsan niçin bu kadar kötü olabiliyor sorusunu sorma ve bu sorunun doğru cevabını bulma yetisi, idraki verilmişse bana bilebiliyoram bunu bu safhada insanlar Allah'ım neden kötüdür, sadece iyi yaratamaz mıydın sorusunun cevabını arama ve bu soruyu sorma yerine ben bunun farkındayım farkında olduğum için sorumluyum iyiyin yanında olmakla olmamak tercihi arasında düsturundan hereketle irademi bu yönde kullanmak benim tercihim ve sorumluluğum.Bunun farkında olabilmeyi ben mi tercih ettim?Bunu bilmek ya da bilmemek beni değiştirmeyecek ben varım ve bu şekilde düşündüğümün farkındayım.Bu bağlamda sanki kimi doğuştan iyi kimi doğuştan tercihsiz olarak kötü biri olacak şekilde yaratılmış düşüncesi hasıl olabiliyor ve bu böyleyse bu nasıl bir imtihan diyebiliyor insan?Bunu bilebilmek mümkün değil Sn. mavi olmayan gökyüzü!

 

Filistin'de olan vahşetten hareketle haşa Allah'ın bu duruma neden kayıtsız kaldığı sorusu sorulmuş ve bu düşünce temelinden hareketle Allah'ın yokluğu fikrine varılmış.Allah'ın varlığının bu dünyada yaşanılanlara direkt müdahalesiyle mümkün mantığı kendi zihnimizde, kendi temellendirmelerimizle oluşturduğumuz bir mantık.Allah ne diyor, size belli bir mühlet verildi bu mühlet zarfında iyilik yapmakla kötülük yapmak arasında özgürsünüz.Din gününde hesaba çekileceksiniz.Yani açıktan direkt bir müdahale olmayacak bu noktada.

 

Bu soruyu soralım tamam orda olanlar karşısında bize aklımız, bilgimiz dahilinde sorumluluk yüklenmiş.Bizim sorumluluğumuz ne?Vahşetin farkında olup biz bu vahşeti ortadan kaldırmak için ne tarafta duracağız, nler yapacağız bu bizim ve orda bu vahşeti yapanların imtihanı.İnsana suçsuz yere kıyan, bebeği öldüren tehdit nerden geliyorsa gelsin iyiden yana mı lacağız kötüden yana mı?Bizim sınırlı olduğumuz şartlar Allah'ın bu durum karşısında neden suskun oduğunu haşa, bu bizim anladığımız manada bir susukunluksa, hikmetini tam manasıyla kavramak için mümkün değil.Bize bu durum karşısında yapmamız gereken, durmamız gereken yer söylenmiş ve tercih sunulmuş.

 

Vallaha ne yöne dönersek dönelim ne yaparsak yapalım sorularımız bitmeyecek nihayet gelene kadar.Haşa Allah'ı aşan da bir cavap bulamayacağız bu olanlara, yaşadıklarımıza,sınırlarımıza.Yaşam ve ölüm o kadar yan yana ki!Gerçeklikle yokluk o kadar iç içe ki!Yapabileceklerimiz değiştirebileceklerimiz o kadar sınırlı ki!Hayat bir oyun bir şaka gibi!Ölen birinin hiç dünyaya gelmemiş olması gibi.Şu andan geriye baktığımızda zihnimizdeki kareler, kalbimizdeki hisler dışında hiçbir şeyin gerçek olmaması kadar gerek hayat.Yalanla gerçeğiniç içe geçtiği neyin hakikaten gerçek, neyin gerçek olmadığının bilinmediği bir karanlık.

 

MUHABBETLE...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Bu soru kısa bir zaman öncesinde benim de zihnimi meşgul etmeye başladı Sn. mavi olmayan gökyüzü?Allah'ın var ettiği göz kamaştırıcı nizam ve bize verilen sınırların dışına çıkma bağlamında aşikar olan bir acizliğimiz var.Sorularımıza cevap bulma bağlamında bir türlü aşamadığımız sınırlar var?Bir şekilde dünyadayız ve yaşıyoruz bu hayatı.Ben niçin bu ülkede, bu cinsiyette, dünyaya geldiğim hazır olan aile ve çevre şartları içinde var edildim sorusunun ne cevabını bilindik dini cevap dışında bulabilirsiniz ne de bunun yanlışlığını doğruluğunu kestirebilirsiniz.Neden iyilik ve kötülük yan yana, neden ölümlüyüz, neden hem kötüyüz hem iyiyiz, ben diğer insandan farkında olmadığım tercihler dışında neden iyi ya da kötü yönde farklıyım gibi sorgulamaların nihayetinde tatminkar cevabı veya diğerleri içinde en makul olanı din veriyor.

.

.

.

MUHABBETLE...

 

Değerli forumdaşım,

 

çok teşekkür ederim.Oldukça güzel yanıtlar...olan bitene inkar ile yaklaşmak da yaratıcıyı kabul etmek de yaşadıklarımızı değiştirmeyecek.biz,külli irade denilen kavram ile an azından yaşananlara anlam verebiliriz...umarım doğru anlamışımdır.

 

öte yandan,kendi adıma şunu söylerim...dünya üzerinde yaşanan tüm kötülüklerin sorumlusu insandır.tüm güzelliklerin kaynağı da insandır.bizden başka ölümlere,doğada kıyımlara aracılık eden,bunları yapan başka bir varlık var mıdır?Tabi ki hayır,yalnız forumdaşım bunları söylerken de aklımda şu geçmiyor değil;kötülük her ne kadar insan tercihleri ile açıklansa da kötülüğü yaratan insan değil ki,neden peki,Allah insana bu kötülüğü de verdi?Sadece imtihan ile açıklanabilir mi bu :)

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Değerli forumdaşım,

 

çok teşekkür ederim.Oldukça güzel yanıtlar...olan bitene inkar ile yaklaşmak da yaratıcıyı kabul etmek de yaşadıklarımızı değiştirmeyecek.biz,külli irade denilen kavram ile an azından yaşananlara anlam verebiliriz...umarım doğru anlamışımdır.

 

öte yandan,kendi adıma şunu söylerim...dünya üzerinde yaşanan tüm kötülüklerin sorumlusu insandır.tüm güzelliklerin kaynağı da insandır.bizden başka ölümlere,doğada kıyımlara aracılık eden,bunları yapan başka bir varlık var mıdır?Tabi ki hayır,yalnız forumdaşım bunları söylerken de aklımda şu geçmiyor değil;kötülük her ne kadar insan tercihleri ile açıklansa da kötülüğü yaratan insan değil ki,neden peki,Allah insana bu kötülüğü de verdi?Sadece imtihan ile açıklanabilir mi bu :)

 

Sn. mavi olmayan gökyüzü birinci kısımdaki anladığınızı ifade ettiğiniz inançlı olmanın tabii sonucu.

 

İkinci kısımdaki sual bağlamındaki düşüncenizin doğru cevabı yine inançlı olup kabul edip yola devam etmekle, inanmayıp buna cevap arıyor olmak arasındaki bir sonuçla açıklanabilir.Kötülük de iyilik de Allah'tan malumunuz üzere.İkisini de yaratan Allah.İnsana iyilik yanında kötü bir yanı niçin verdi Allah şeklindeki bir sorunun, bu şekilde imtihan ediliyor olmanın yanlış yanını sorgulamanın bir cevabı yok gerçek bir cevabı yok değerli mavi olmayan gökyüzü.Bu dünyayı neden yuvarlak neden Güneş'in etrafında dönüyor, neden yer çekimi var demekle aynı?Dünya'nın Güneş etrafında dönmesinden mevsimlerin oluşuyor olması Dünya'nın Güneş'in etrafında dönüyor olmasının ilk sebebi değil tabiatıyla.Yer çekimi olmasa hayatımız zindan olurdu bundan dolayı yer çekimi var çıkarsaması yer çekiminin asıl sebebi değil.Biz niçin imtihandayız bu dünyada, inanmayla inançsızlığın, iyi olmakla iyi olmamanın tercihleri arasında bırakıldık?İmtihan şartlarını oluşturan biz değiliz bu evreni, dzeni kuran biz olmadığımız gibi?Dünya yuvarlaksa sitem edemeyiz kimseye neden yuvarlaktır diye?Akıl verilmişse diğer canlılardan farklı olarak bize neden diğer canlılara verilmedi sadece bize verildinin muhatabını Allah dışında bulamazsınız evrende?O öyle emrettiyse onun tasarrufu bu şekildeyse onun bize verdikleriyle bize verenin verme sebeplerini bulmak mümkün gözükmüyor bu dünyada.

 

Ne kadar yaşayacağımız belli değil şu fani alemde!Yaşamın an kadar gerçek olduğu bir mekan zamanda ve ölümün mutlak olduğu bir hayatta kendimizin, bu dünyanın gerçekliğinin ne kadar olduğunun farkına vardığımızda şükürden başka bir yol kalmıyor geriye.Biz güzel ve çirkin yanımızla insanız.Bu dünyada iyi ve kötü yan yana diyemiyoruz kötülük yartılmasa.İyinin mücadelesini veriyorsak hayat bir başka güzel bir başka anlamlı kötü olana kötülüğün çirkinliğini anlatabilmek, iyiyi yüceltebilmek farkındalığı verilmişse sorumluluğumuz da imtihanımız da bu yönde...

 

MUHABBETLE...

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

 

öte yandan,kendi adıma şunu söylerim...dünya üzerinde yaşanan tüm kötülüklerin sorumlusu insandır.tüm güzelliklerin kaynağı da insandır.bizden başka ölümlere,doğada kıyımlara aracılık eden,bunları yapan başka bir varlık var mıdır?Tabi ki hayır,yalnız forumdaşım bunları söylerken de aklımda şu geçmiyor değil;kötülük her ne kadar insan tercihleri ile açıklansa da kötülüğü yaratan insan değil ki,neden peki,Allah insana bu kötülüğü de verdi?Sadece imtihan ile açıklanabilir mi bu :)

 

Sayın Mavi,

 

Ayrı kaldığım süre içinde sende hiç değişme olmamış. Aynı çelişkileri sürdürüp gidiyorsun.

 

Hatırla, tartışmalarımızda sana hep çelişkiye düşüyorsun demiştim. Halen öyle. Bak neden?

 

"dünya üzerinde yaşanan tüm kötülüklerin sorumlusu insandır."

 

Diyorsun, diğer taraftan:

 

"kötülük her ne kadar insan tercihleri ile açıklansa da kötülüğü yaratan insan değil ki"

 

Diyorsun.

 

Yine bir taraftan;

 

"bizden başka ölümlere,doğada kıyımlara aracılık eden,bunları yapan başka bir varlık var mıdır?"

 

Böyle söylüyorsun, diğer taraftan ise;

 

"neden peki,Allah insana bu kötülüğü de verdi?"

 

Diyorsun.

 

Gerçekten, bu çelişkileri içinde taşıyıpta cevap veremiyormusun, yoksa beyinlerde çelişki yaratıp insanları bilinçlendirmek mi istiyorsun?

 

Eğer ikincisi ise daha net olmanı salık veririm. Zira net insanlar daha ikna edicidir. Kafası karışık insanlara pek itibar edilmiyor.

 

Birinci ise; yani çelişkiler taşıyorsan artk geç kaldın. Sen gibi bu çelişkileri bulan, taşıyan, zeki, sorgulamacı insanlar çok tez sonuca varırlar.

 

Mesela şöyle düşün:

Evrende zıtlık(çelişki) taşımayan hiç bir mefhum olamaz. Bu, en makrodan mikro maddeye kadar böyledir. Evren bu yüzden vardır. Zıtlıklar değişiklikler olmasa hareket olmaz. Durağan bir süreç hiç mümkünmüdür?

 

Bu yüzden insanların yarattığı Allahta da çelişkiler olacak. İnsanda da, maddede de hakeza.

 

Allah elbette yanlış yapıp düzeltecek. Çünkü madde böyle. Onu yaratan da inasan denen madde. Evrende birbirini yok eden canlılar ve maddeler onun(Allahın) olumsuzluklarındanmıdır, yoksa maddenin varolma, varlığını sürdürebilme özü gereğimidir? Bunu çözebilirsin.

 

Sonuçta, tüm olumlu olumsuz zıtlıklar maddenin özündedir. İdeolojilerde bile bu böyledir. Yanlışlıksız, olumsuzluksuz olamaz. Yine maddenin özü gereği tekamüle gidiş vardır(diyalektik).

 

Selamlar.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Mesela şöyle düşün:

Evrende zıtlık(çelişki) taşımayan hiç bir mefhum olamaz. Bu, en makrodan mikro maddeye kadar böyledir. Evren bu yüzden vardır. Zıtlıklar değişiklikler olmasa hareket olmaz. Durağan bir süreç hiç mümkünmüdür?

 

Evren?in varolması zıtlıkla mümkünse,varoluşun ?ZIDDI? nedir yani madde nasıl varolmuştur ve hareket nasıl oluşmuştur.

 

 

"dünya üzerinde yaşanan tüm kötülüklerin sorumlusu insandır."

 

Dünya üzerinde yaşayan canlılarda İnsandan başka bir canlıda ?İRADE? varmıdır ve nedeni nedir.

 

"kötülük her ne kadar insan tercihleri ile açıklansa da kötülüğü yaratan insan değil ki"

 

Kötülük İnsan tercihidir ?İRADE? doğru fakat İnsanın yapacağı her şey kötü değildir ve yapılacak iyilikler,kötülüklerden fazladır burada kötülüğü ve iyiliği icraata geçirmek İnsanın tercihidir fakat oluşmasını sağlamak ?KÜLLİ İRADE?YE? mahsustur yoksa insanın her istediğini her an yapması gibi bir durum ortaya çıkarki bu durum bir yaratana muhtaç olunduğunun delilidir..

 

Böyle söylüyorsun, diğer taraftan ise;

 

"neden peki,Allah insana bu kötülüğü de verdi?"

 

Diyorsun.

 

Gerçekten, bu çelişkileri içinde taşıyıpta cevap veremiyormusun, yoksa beyinlerde çelişki yaratıp insanları bilinçlendirmek mi istiyorsun?

 

Doğru, Bu çelişki gibi olan durum niye mevcut İnsanlarda ve ? ALLAH c.c.? kötülük yapmayı niye verdi denirse Evrende İnsandan başka bilinç sahibi bir başka canlı varmıdır ve bu bilinç ?İRADE? ile hayata geçirildimi İnsanlar bilinçlendirilir eğer bu yapılamazsa zaten İnsanın madde yapısından başka bir şeyi kalmaz malum madde bilinçsizdir?

 

 

Bu yüzden insanların yarattığı Allahta da çelişkiler olacak. İnsanda da, maddede de hakeza.

 

İnsan ve Evren nasıl oluşmuştur daha bunu bile idrak edemeyen üstelik çelişkilerini kendi ürettiği yanlışlarda aramayıp bu muhteşem Evren ve Eşrefi Mahlukata atıp slogan düzeyinden öteye gitmeyen ?ALLAH c.c.? üzerinden HAŞA çelişki aramak tamda 19. yüzyıl pozitivizmi?ne ait düşünce biçimidir bu itibarla şunu hatırlatmak gerek 21. yüz yıldayız ve bilgi çağındayız İnsan biraz Big Bang olayına kafa yorar yok eğer illaki inaçsızlığı esas alan düşünceyle yanıt aranacaksa bari sallamadan evrimi destekleyen inançsız sitelerde raslantısal,tesadüf,şanş gibi sırf teori düzeyinde kurgulanmış yazıların bilimselliğini araştırır?

Geçti artık olay bitti?

 

 

Allah elbette yanlış yapıp düzeltecek. Çünkü madde böyle. Onu yaratan da inasan denen madde. Evrende birbirini yok eden canlılar ve maddeler onun(Allahın) olumsuzluklarındanmıdır, yoksa maddenin varolma, varlığını sürdürebilme özü gereğimidir? Bunu çözebilirsin.

 

Sonuçta, tüm olumlu olumsuz zıtlıklar maddenin özündedir. İdeolojilerde bile bu böyledir. Yanlışlıksız, olumsuzluksuz olamaz. Yine maddenin özü gereği tekamüle gidiş vardır(diyalektik).

 

Kainat?ta bir yanlışlık bulunsun bütün ateistlerin dediği kabul fakat ya tersi doğruysa buradan yazıyorum yine raslantısal,şans,tesadüf balonlarına sığınıp hiçbir bilimsel doğrusu olmayan ispatlanmamış teoriler ileri sürer inaçsızlar.

Bir kere madde nasıl oluşmuştur İnsan demiyorum bak ve bilinçlimidir bu soruya BİLİMSEL BİR CEVAP VERSİN HER HANGİ BİR ATEİST veremez sebebide bütün yazdıkları fos çünkü ve şu yazılan olayın ne kadar çürük bir temele oturduğunun göstergesidir neymiş ; (Çünkü madde böyle. Onu yaratan da inasan denen madde.) neresini düzelteceksin bir kere madem maddeyi yaratan insan o zaman sorarlar İnsanmı daha evvel vardı madde?mi,yok eğer madde evvelse İnsanın onu yaratması nasıl olmuş, dolayısı ile bir kere İnançsız evvela kendi içindeki çelişkilerden arınsın ondan sonra gelsin.

 

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Küllisi olanın cüziside var..öyle değilmi..yani bizdeki cüzi irade..Allahtakide külli irade..şöyle desek anlam kazanırmı acaba..Bütün insanların İradelerinin toplamı külli..içlerinden bir tanesininki cüzi..bu durum geçen çağlarda yaşamış insanların iradesinide kapsasın,gelecek çağların yaşayacak insanlarınıda.. :)

 

Bu gün gelinen nokta,insanlığın bulunduğu nokta külli iradenin eseri değilmi..ve bu külli iradenin işleticisi İRADE sahibi tek CANLISI İnsan değilmi.. :)

 

Hem Allah hemde oturup öğlende kuru pilav yiyor.. :D hem Allah,hemde kiralık evde oturuyor.. :D hem Allah hemde trafikte ceza yiyor.. :D

 

Nerede olduğunu bilmediğiniz bir hayali puta tapınacağınıza gelin kendi hakikatiniz olan göz önündeki Allaha iman edin..tam on yıl önce bu sözü demişlerdi dayıya..dayınında gözleri fal taşı gibi açılmıştı hayretinden.. :D on yıldırda hemen hemen hep birlikteyiz Allahım ile..ayrı gayrı yok aramızda..dedi dayı sokma aramıza hiç bir maddeyi..aramızda sadece AŞK var..anladın sen bunu.. :D

 

Maddeyi nasıl ne zaman kim var etmiş..hiç umurumda bile değil..bakıyorum kendime..bu VARLIK kimin..kim nesiyim acaba..bu aldığım nefes..kimin nefesiyim acaba..sanki evrenle birlikte var oldum,sonsuza kadarda var olacakmışım gibi geliyor bu aralar bana.. :D

 

Noktanın Sonsuzluğunda kendini arayan bir dayı..hepsi bu..siz bakın Dininize dinayetinize..aldırmayın dayınıza.. :D

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Katılın Görüşlerinizi Paylaşın

Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer ÜYE iseniz, ileti gönderebilmek için HEMEN GİRİŞ YAPIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.

Misafir
Maalesef göndermek istediğiniz içerik izin vermediğimiz terimler içeriyor. Aşağıda belirginleştirdiğimiz terimleri lütfen tekrar düzenleyerek gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.