Jump to content

media

Φ Members
  • Content Count

    43
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    1

media last won the day on February 11

media had the most liked content!

Community Reputation

2 Nötr

About media

  • Rank
    Yeni Üye

Profile İnformation

  • Sex
    Erkek
  • Location
    Tayland
  • Interests
    Information

Recent Profile Visitors

1,194 profile views
  1. Gayri resmi sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başklanı seçilen Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü'nde bir zafer konuşması gerçekleştirdi. Ekrem İmamoğlu şunları söyledi: "Barışmaya geldik, buluşmaya geldik uzlaşmaya geldik, sohbet etmeye geldik" "Sevgi kazanacak değmiştim, ne mutlu bana ki sevgi kazandı. "Etnik kökenin önemi yok, insan var, insan... "Bu şehrin gelişmesi için, yok Alevisi, Sünnisi, herkesi kucaklamaya geldik. "Bu şehirde azınlık diye bir kavram yok. "Biz bu şehirde adaleti inşa edeceğiz. Bu şehirde geleceği inşa edeceğiz. "Ne sizi aldatacağız ne de aldanacağız. "Ben bu şehrin insanlarının, Atatürk cumhuriyetinin projesiyim. "Demokrasiyi tamir ettiniz, yaşa İstanbul "6 Mayıs'ta, o bir avuç insana en iyi dersi verdiniz. Yaşayın. Ekrem İmamoğlu'nun otobüs üzerinden yaptığı konuşma sık sık sloganlar ile kesildi. İmamoğlu konuşmasının sonunda ailesine teşekkür ederken, "Benim ailem bana siyaset yolunda sadece destek olacak." ifadesini de kullandı.
  2. Ekrem İmamoğlu'nun seçim sürecinde akıllara kazınan söylemleri24 Haziran 2019, Pazartesicumhuriyet.com.tr Ekrem İmamoğlu 23 Haziran'da 2. kez İBB Başkanı seçildi. İşte seçim süresi boyunca onun aklımızda kalan sözleri... 1. "Adama, kişiye, kişilere, gruplara, cemaatlere, vakıflara, derneklere hizmet dönemi bitti!" 2. "Ben kimsenin hakkını yemem. Kimseye de hakkımı yedirmem." 3. "Dedem derdi ki: Makamın büyüdükçe boynun bükülsün." Atatürk'ün vatandaşla eğilerek konuştuğu bu fotoğraf ona hep ilham olmuş... 4. "Evet ben bir projeyim. Beni 40 haneli bir köyden alıp İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı yapan Atatürk Cumhuriyeti’nin bir projesi aslında...” 5. "Minnacık çocuğun bile önünde eğilmeyi bilmeyen bu ülkede asla makam sahibi olmasın." 6. "Yolumuz uzun, heyecanımız yüksek, gençliğimiz var. Biz adalete susamış, demokrasiye inancı tam, Türk gençliğiyiz. Ve de asla vazgeçmeyeceğiz! " 7. "Birine antrikot, birine musakka olmaz. Ben de herkesle aynı yemeği yiyeceğim." 31 Mart seçimleri iptal edilmeden önce belediyedeki ilk günü. 8. "Sanatçıymış konuşamazmış, konuşacak. İş insanıymış konuşamazmış, konuşacak. Konuşma vakti artık. Bu toplumda herkes konuşacak." "Sanatçılar gibi toplumun önünde olan insanların fikirlerini paylaşması gayet doğaldır. Haddini bilmesi gereken siyasilerdir, bizleriz; sanatçılar, akademisyenler, iş insanları değil. Korkmadan konuşmaya, paylaşmaya devam edin lütfen." 9. “Zira 'Cumhuriyet' ve 'Demokrasi'yan yana bir NEFES gibi... Biz demokrasi için 100 yılı aşkın bir süredir mücadele eden bir devletiz." 10. Ben herkesi kucaklarım. Benden kimse kaçamaz 11. "Ben tebrik etmeyi bilirim tebrik edilmeyi de beklerim." 12. "Yeryüzündeki bütün çiçekleri koparabilirsiniz ama baharın gelmesini engelleyemezsiniz." Pablo Neruda'ya ait olan bu sözü 31 Mart seçimleri iptal edildiğinde bir mitinginde kullanmıştı. 13. "İstanbullunun bütçesini çarçur etmeyeceğim, bilinmeyen anlamsız kurumlara dağıtmayacağım ama bebeklerine ve annelerine dağıtacağım. Kimse buna engel olamaz." Kendisine "Sen kimin cebinden neyi bedava yapıyorsun?" (ki daha sonra söylenecek "yalan yanlış vaatlerde bulunanlar buyursunlar, bakalım nasıl yönetecekler" söylemine de cevaptır) diye çıkışan Erdoğan'a böyle cevap verdi. 14. Cumhuriyet, bu ülkede köy çocuklarının bile cumhurbaşkanlığı makamına kadar yükselmesini sağlayan fikirdir. 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'in vefat yıl dönümünü böyle andı. 15. "Birileri bu ülkenin insanlarını kavga ettirmek istiyor, biz barıştırmak istiyoruz. Mutlu, huzurlu ve güçlü bir ülke ve İstanbul için hep beraber çalışacağız." 15. "Birileri bu ülkenin insanlarını kavga ettirmek istiyor, biz barıştırmak istiyoruz. Mutlu, huzurlu ve güçlü bir ülke ve İstanbul için hep beraber çalışacağız."
  3. İmamoğlu gözyaşlarını tutamadı Zeytinburnu'nda pazar ziyareti sırasında yanına gelen küçük bir çocukla Ekrem İmamoğlu arasında geçen diyalog İmamoğlu’nu duygulandırdı. Çocuğun ayakkabısının yırtık olduğunu gören İmamoğlu, gözyaşlarına hakim olamadı. İmamoğlu, gözlerinin dolması ile ilgili sorulan bu soruya ise “Bir evladımızın özel bir durumu. Detaya girmek istemiyorum." diye yanıt verdi. Ekrem İmamoğlu: Bunların adı bazen pelikan oluyor bazen kuş Millet İttifakı'nın İBB adayı Ekrem İmamoğlu İstanbul Zeytinburnu'nda konuştu. İmamoğlu "Bunlar bir avuç insan, Ak Parti'ye oy veren kardeşlerimiz değil. O bir avuç insanı çıldırtacağım, delirecekler delirecekler. Bunların adı bazen pelikan oluyor bazen kuş oluyor bazen başka bir şey. Bunların işi bazen yargıya müdahale etmek bazen de ceplerini düşünüyorlar. Bana iftira ettirilen gazetelerin İBB'de dolu dolu işi var. Ben bu şehrin nimetlerini bu şehrin güzel insanlarına dağıtmak için geliyorum." diye konuştu. İmamoğlu’nun konuşmasından önemli satır başları; “Hakkımızda iftira edenlere Allah akıl fikir versin. Referandum geçsin çağ atlayacağız dediler, enflasyon düşecek, işsizlik düşecek dediler mi? Ne oldu? Dedikleri hiç bir şeyi yapamadılar. Sözlerini tutamadılar. Sözlerini tutamayanlara İstanbullu cevabını verdi. Tutturdular gitmem de gitmem. Bir avuç insan milletin iradesine kast ediyor. Ama ne ekonomiyle ilgili vaat ettikleri insanların zihninden çıkmıyor. Millet diyor ki cebim boş, bir ayda 1.5 milyon işsiz kaldı. Bu kardeşiniz 18 günde otobüs fiyatlarını indireceğim dedi indirdi mi, su fiyatlarını indirdi mi? Bunlar çıldırdılar şimdi diyorlar ki bu adam bizi 18 günde çıldırttı 1800 günde delirtir. Bunlar bir avuç insan, Ak Parti’ye oy veren kardeşlerimiz değil, o bir avuç insanı çıldırtacağım, delirecekler delirecekler. Bunların adı bazen pelikan oluyor bazen kuş oluyor bazen de başka bir şey. Bunların işi bazen yargıya müdahale etmek bazen de ceplerini düşünüyorlar. Bana iftira ettirilen gazetelerin İBB’de dolu dolu işi var. Ben bu şehrin nimetlerini bu şehrin güzel insanlarına dağıtmak için geliyorum. Üç beş dernekle vakıfla değil, dayımın oğlu, yengem, dayım beni ilgilendirmiyor. Siyasete ahlak gelecek. Ben fakirin fukaranın yanında olacağım. Bu arkadaşlar varsa yoksa partisi, varsa yoksa bir avuç insan. Ben sizden talimat alacağım. Sizden isteklerim var, unutun partileri, demokrasinin kurtulması için. Yeni nesil siyasi anlayış, siyaset ahlakla yapılır. Bunları yapabilmek için 23 Haziran’a kadar çalışmaya hazır mıyız? Sandık günü sandıkta görev almanızı istiyorum, o bir avuç insana emaneti çarçur ettirmeyeceğiz. Bayramda ‘tatile gittim, memlekete gittim dönemedim’ yok. 23 Haziran’a bir bayram günü gibi gideceğiz. Kadir geceniz mübarek olsun. 23 Haziran’da zafer milletimizin olsun. Herkese deyin ki ‘her şey çok güzel olacak.'” Kaynak: Sözcü
  4. Bir tane daha 100 yaşındaki nine "Her şey güzel olacak" dedi... Valinin zor anları Karabük Valisi evinde ziyaret ettiği 100 yaşındaki Nazire Baş'a "Bir şeyler söylemek ister misin?" diye sorunca "Allah her şey güzel olacak diyene versin. İmamoğlu'na bakıyorum, seviyorum" yanıtı aldı. Vali beklemediği bu çıkış karşısında, gülümseyerek "Onu söyleme. Orayı geçelim" dedi.
  5. mamoğlu ve iftar sahibi arasında dikkat çeken diyalog! İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, iftarını, Zeytinburnu Çırpıcı Mahallesi'nde, Emine-Sadri Sarar çiftinin evinde açtı. İmamoğlu, iftar sahibi Sadri Sarar'ın, ''Biz, CHP'ye oy vermiş insanlar değildik. Bunda sizin insanlara bakışınız ve pozitif yaklaşımınız etkili oldu'' sözlerine, ''Bizim istediğimiz şey de bu'' yanıtını verdi. Kalın punto yazılmış sözlere dikkat ediniz.... Bunu Kara Oğlan'a da söylediler....
  6. Ekrem İmamoğlu Davranışları Ve Kişiliğiyle Bülent Ecevit'e Çok Benziyor İkisinin de mazhar olduğu özellikler Konuşma şekli Dürüstlüğü Cesareti Zekası Yardımsever Olması Alçak Gönüllülüğü Çok Hoşgörülü Olması Giyim Şekli Açık sözlü olması Ahlakı Terbiye Sahibi Olması Bilgisi ve en önemlisi Çok cana yakın olması
  7. Atatürk’ün bugün bile yolumuzu aydınlatan 20 sözü Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bazı sözleri var ki tekrar tekrar okuyup ders çıkarılması gerekiyor ve yeni nesillere mutlaka ve mutlaka öğretilmesi gerekiyor. İşte Atatürk'ün bugün bile bize rehber olacak nitelikte 20 sözü... 1 "İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!" 2 "Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur." 3 "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir." 4 "Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir." 5 "Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin." 6 “Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. Bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir ilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardır.” 7 “Ben, manevi miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevî mirasçılarım olurlar.” 8 “Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus kişisinin kafasına koyacağız. Bilim ve fen için kayıt ve şart yokur.” 9 "Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir." 10 “Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.” 11 "Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür." 12 "Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız." 13 "Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir." 14 “Millî hedef belli olmuştur. Ona ulaşacak yolları bulmak zor değildir. Önemli olan, çetin olan o yollar üzerinde çalışmaktır. Denebilir ki hiçbir şeye muhtaç değiliz. Yalnız tek bir şeye çok ihtiyacımız vardır: Çalışkan olmak. Toplumsal hastalıklarımızı incelersek temel olarak bundan başka, bundan önemli bir hastalık keşfedemeyiz; hastalık budur. O halde ilk işimiz bu hastalığı esaslı bir şekilde tedavi etmektir. Milleti çalışkan yapmaktır. Servet ve onun doğal sonucu olan refah ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır” 15 "Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz." 16 “Uygarlık yolunda başarı yenileşmeye bağlıdır. Sosyal hayatta, iktisadi hayatta, ilim ve fen sahasında başarılı olmak için yegane gelişme ve ilerleme yolu budur” 17 "Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım." 18 “Bütün ilerlemeler, insan fikrinin eseridir. Fikri harekete getirmek, birinci işimiz olmalıdır. Bir kere millet benliğine hakim olsun ve düşünebilsin, yeter! Başlangıçta hatalı düşünse de, az zaman sonra bu hatayı düzeltebilir. Fikir bir kere faaliyete başladı mı, her şey yavaş yavaş düzene girer ve düzelir. Fikrin serbest hareketi ise, ancak bireyin düşündüğünü serbest olarak söylemek, yazmak ve verdiği karara göre her türlü girişimde bulunmak serbestisine sahip olmakla mümkündür.” 19 “Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.” 20 "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."
  8. T.C.'nin Kurduğu Bütün Yatırımlar Satıldı - 19 Yılın Sonunda 329 Milyar Dolar Daha Fazla Borç Edindik Cumhuriyet kurdu AKP iktidarı sattı AKP döneminde (19 Yıl), Cumhuriyet tarihi boyunca kurulan en büyük fabrikalar toplam 62 milyar dolara özelleştirildi. 19 Mayıs’ın 100. yılında satacak varlığı kalmayan Hazine, bugün bütçe açığını kapatmak için Merkez Bankası’nın ihtiyat akçesine göz dikiyor AKP iktidara gelmeden önce 116 milyar dolar borcu olan Türkiye’nin bugün 445 milyar dolar borcu bulunuyor. Böylece ilaveten 329 milyar dolar borçlanılan bununla beraber 62 milyar dolarlık özelleştirme yapılan 17 yılın sonunda bilanço ağır. 4,7 milyon işsiz, tarihi bütçe açıkları, azalan rezervler, dünya ortalamasının 7 katı enflasyon, değer kaybeden yerli para… Gelecek belirsizlikleri ise cabası. İşte AKP döneminde satılan bazı kamu varlıkları: Türkiye Şeker Fabrikaları • 1923’te kuruldu • 2018’de satıldı Henüz cumhuriyet kurulmadan önce çalışmalarına başlanan Türkiye Şeker Fabrikaları, Anadolu’nun ilk yerli sermayeli fabrikalarını kurdu. Bu yoldaki ilk ciddi girişim Uşaklı Molla Ömeroğlu Nuri (Şeker) adında bir çiftçi tarafından başlatılmıştır. Bu teşebbüsün ardından; • 1926: Alpullu ve Uşak şeker fabrikaları • 1933: Tuhal Şeker Fabrikası • 1934: Eskişehir Şeker Fabrikası Daha sonra sayısı 33’ü bulan şeker fabrikaları 2018 yılında tüm muhalefete rağmen çoğu yabancı sermayeli şirketlere satıldı. SEKA • 1934’te kuruldu • 2003’te satıldı Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikaları (SEKA) 1934 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından kuruldu. Türkiye’de kâğıt sanayiinde yatırım ve planlamalar yapmak üzere kurulan SEKA, 1998 yılında özelleştirme kapsamına alınıp anonim şirkete dönüştürüldü. 2003 yılında tamamen özelleştirildi. Kuruluş, 2005 yılında Sümer Holding ile birleştirilerek kapatıldı. TEKEL • 1925’te tütün millileştirildi • 2008’de satıldı 1921’de yabancı şirket ve Duyun-u Umumiye’nin yetki ve gelirleri kısıldıktan sonra, 1923’te “Reji” şirketinin bütün mal varlığı, hak ve görevleri devlete geçti. 1925’te tütün ve tütünle ilgili hizmetlerin devlet tarafından yürütülmesi kararlaştırıldı. Tütün, alkollü içkiler ve tuz 1932, barut ve patlayıcı maddeler 1934, bira 1939, çay ve kahve 1942, kibrit 1946 yılında devlet tekeli altına alındı. Ancak kahve 1946, kibrit 1952, barut, patlayıcı maddeler ve bira 1955 ve tütün 1986 yılında “Tekel” kapsamı dışına çıkarıldı. 2005’te özelleştirme kapsamına alınan TEKEL sigara fabrikaları 2008 yılında yabancı sigara devi British American Tobacco’ya satıldı. PETKİM • 1965 yılında kuruldu • 2003’te satıldı • 1965 PETKİM : Türkiye´de petrokimya sanayinin kurulması fikri I. Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminin başlangıcı olan 1962 yılında benimsenmiş, yapılan etüt ve araştırmalar sonucunda Petkim Petrokimya A.Ş. 1965 tarihinde Türkiye Petrol Anonim Ortaklığı öncülüğünde kurulmuştu. 2003 yılında tamamen özelleştirildi. TÜPRAŞ • 1983’te kuruldu • 2006’da satıldı 1983 yılında kurulan ve Türkiye’nin en büyük sanayi şirketi olan TÜPRAŞ, rafineri hizmetlerini tek çatı altında toplayan bir çatı kuruluşudur. Türkiye’ye mal olmuş olan bu kuruluşun tarihi 1961 yılında Amerikan Caltex tarafından kurularak faaliyete geçen İPRAŞ yani İstanbul Petrol Rafinerisi A.Ş’ye kadar dayanıyor. Türkiye üzerinde bulunan 4 petrol rafinerisinin tek çatı altında toplanması ile birlikte oluşan TÜPRAŞ köklü bir geçmişe sahip. Kamunun elindeki şirket 2006 yılında Koç-Shell ortaklığına satıldı. Tüpraş bugün Türkiye’nin en büyük ilk 10 şirketi arasında gösteriliyor. Türk Telekom • 1994’te kuruldu • 2005’te satıldı 1840’ta posta ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla, daha sonraki yıllarda telekomünikasyon hizmetlerini de sunan, Posta Nezareti kuruldu. 1909’da telefon hizmetlerinin de eklenmesi ile kurum, PTT Nezaretine dönüştürüldü. 1994’te Türk Telekomünikasyon A.Ş. kuruldu. Türk Telekom 2005’te Suudi OGER’e satıldı. Türk Telekom özelleştirilmesi Türkiye’nin en büyük vurgunlarından kabul ediliyor. İktidarın en büyük özelleştirme geliri diye sunduğu Türk Telekom’un yüzde 55’ini alan Oger, 4 milyar 750 milyon dolarlık kredi borcunu ödemedi. Kaynak: Birgün Gazetesi
  9. Ekrem İmamoğlu - Herşey Çok Güzel Olacak - Bu Fotoğrafları Görünce Türkiyenin Geleceğini Görüyorum Gibi Oluyor Özellikle bu yukarıdaki resim Türkiyenin geleceğini gösteriyor. Adamın yüzünden sevgi, hürmet, doğallık akıyor. Dilerim hiç değişmez....
  10. İmamoğlu - 31 MART "EN UZUN GECE" - İstanbul Belediye Başkanı - Seçim Gecesi Ne Oldu
×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.