-
Beşiktaş Hakkında Her Şey Buraya
Bir Beşiktaşlıdan Bu sezonu en iyi özetleyen o fotoğraf..
-
En Son Kadın Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde Yarı Finaldeyiz! Play-off Çeyrek Final 2. Maçında Mersin Gençlerbirliği’ni 71-80 skorla mağlup eden Fenerbahçe Gelişim takımımız yarı finale yükseldi! Skor dağılımımız: Jada Rice 16, Tuana Vural 16, Berfin Ada Şahin 12, Ece Erginay 10, Selen Baş 10, Zeynep Töremiş 10, Ayşe Yılmaz 7, İrem Erdik 2.
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Bu tweeter hesabı Nicolo Melli'yi yıllanmış şaraba benzetmiş. İçtiği şarap değil ama olsun 🤣
-
En Son Futbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Bir Futbol Topu Nasıl Yapılır ve En İyi Futbol topunun Pakistan'da yapıldığını biliyor muydunuz?
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe İstanbulJet bir teşekkür tweeti attı EuroCup 1 şampiyonluğu yolculuğumuzda takımımızın yanında yer alan, değerli destekleriyle bizlere güç veren tüm sponsorlarımıza teşekkür ederiz.
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Filenin Sultanları'nın ve Filenin Efeleri'nin giyeceği yeni formalar tanıtıldı.
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Ömer Faruk Yurtseven'de maçtaymış.... Hoş geldin Ömer... ❤️
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
TARIK, DIŞ ŞUTLARDA ARTIK 5'TE 5! 1. çeyrek sonunda gelen bu son saniye üçlüğüne bir göz atın.
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Aşkımız Gigi Datome maçtaydı
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe Beko bugünkü maça farklı başladı
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
THT, Ciddi misin? (Talon Horton Tucker) @Thortontucker'dan dev bir poster smaç!
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe Beko: 89 - Zalgiris Kaunas: 78 Seride ilk maç Fenerbahçe Beko'nun 1-0
-
TEK TIKLA SİLİNEN SEVGİLER: SOSYAL MEDYADA 'TAKİPTEN ÇIKARMA' ACİZLİĞİ!
Bu, aslında insanın kendi iç dünyasıyla girdiği bir denge oyunudur. Bu soruya tek bir doğru cevap vermek zor olsa da, duygusal olgunlaşma süreci genellikle her iki aşamanın da doğru zamanda kullanılmasını gerektirir. Şu iki yolu birer strateji olarak ele alalım: 1. Yalnız Kalmak: "Laboratuvar Aşaması"Yalnızlık, duyguları dış uyaranlardan arındırıp onları saf halleriyle incelemek için bir laboratuvar ortamı sağlar. Neden Gerekli? Hayatın karmaşasına karıştığınızda, acınızı sadece baskılarsınız. Yalnız kaldığınızda ise o acıyla "göz göze" gelirsiniz. Bu, yaranın mikrop kapmaması için temizlenmesi aşamasıdır. Risk: Eğer yalnızlık bir "kendine acıma" seansına veya o meşhur "stalk" döngüsüne dönüşürse, bu iyileşme değil, bir bataklık halini alır. Fayda: Kendi başınıza mutlu olmayı öğrenmek, nötrleşmenin en sağlam temelidir. Bir başkasına ihtiyaç duymadan "tam" hissettiğinizde, eski bağlar kendiliğinden kopar. 2. Karmaşaya Karışmak: "Saha Testi"Hayatın içine karışmak, yeni insanlar tanımak ve sorumluluklar almak, zihnin odak noktasını geçmişten şimdiye kaydırır. Neden Gerekli? Sadece yalnız kalarak iyileşemezsiniz; çünkü nötrleşme, o kişinin yokluğunu değil, hayatın devam ettiğini tecrübe ederek öğrenilir. Yeni bir hobi, yoğun bir iş temposu veya sosyal çevre, beynin nöroplastisitesini kullanarak yeni yollar açmasını sağlar. Risk: Bu, bir "kaçış" mekanizmasına dönüşmemelidir. Eğer eve döndüğünüzde, ışıkları kapattığınızda o "sessizlik" sizi boğuyorsa, sadece üzerini örtmüşsünüz demektir. Fayda: Hayatın canlılığı, size dünyanın sadece o kişiden ibaret olmadığını fiziksel olarak kanıtlar. İdeal Formül: "Dinamik İyileşme"Gerçek nötrleşme genellikle şu sırayla gerçekleşir: Geri Çekilme: Önce kısa bir süre "sessizlik" ve yalnızlık. Yarayı anlamak, yas tutmak ve dijital dünyadan (o meşhur takibi bırakma sancısından) uzaklaşmak. Kontrollü Karışma: Acı hala oradayken yavaş yavaş hayata dahil olmak. Acıyla birlikte yürümeyi öğrenmek. Nötrleşme: Bir gün, hayatın karmaşası içindeyken o kişiyi hatırlayıp, "Aklıma geldi ama canım yanmadı" dediğiniz o an. Sonuç olarak; o sessizliğe ulaşmak için önce kendi içinizdeki gürültüyü (yalnızlıkta) dinlemeli, sonra o gürültünün hayatın genel müziği (karmaşa) içinde ne kadar küçük bir nota olduğunu görmelisiniz. Peki, siz bu süreçte hangi aşamada olduğunuzu hissediyorsunuz? Sessizce kendinizi dinleme evresinde mi, yoksa hayatın ritmine karışıp her şeyi zamana bırakma evresinde mi?
-
TEK TIKLA SİLİNEN SEVGİLER: SOSYAL MEDYADA 'TAKİPTEN ÇIKARMA' ACİZLİĞİ!
Bu soru, aslında bir insanın kendi duygusal kapasitesiyle ne kadar dürüst olduğuyla ilgili. Teknik olarak, evet; yeni bir yola çıkabilir, yeni biriyle tanışabilir veya hayatını kökten değiştirebilir. Ancak bu başlangıcın ne kadar "gerçek" olduğu tartışmalıdır. Nötrleşme evresine geçmeden yapılan başlangıçlar genellikle "yeni bir sayfa" değil, "eski sayfanın üzerine çekilen bir çizgi" gibidir. İşte bu durumun anatomisi: 1. "Rebound" (Tepkisel) BaşlangıçlarNötrleşmeden yapılan başlangıçlar çoğu zaman bir kaçış girişimidir. Kişi, içindeki boşluğu veya acıyı dindirmek için yeni birine veya yeni bir tutkuya sarılır. Risk: Bu başlangıç, aslında eski kişinin yarattığı boşluğu doldurmaya yarayan bir "yama"dır. Yama tutmadığında, acı iki katına çıkarak geri döner. Sonuç: Kendi yarasını sarmadan başkasından şifa bekleyen kişi, genellikle yeni başladığı hikayeyi de eski hikayenin gölgesinde bırakır. 2. Duygusal Bagaj ProblemiNötrleşme, o kişinin "iyi" veya "kötü" tüm duygusal yüklerini bir kenara bırakmak demektir. Bu evreye gelmeden yapılan bir başlangıçta: Yeni olan her şeyi eskisiyle kıyaslarsınız. En küçük benzerlikte tetiklenirsiniz. Aslında hayatınızda olmayan biriyle zihninizde tartışmaya devam edersiniz. Bu durum, yeni bir eve taşınıp bütün eski, kırık ve tozlu eşyaları oraya taşımaya benzer. Ev yenidir ama hava hala eskisi gibi kokar. 3. "İyileşme" vs. "Unutma"İnsanlar genellikle unutmanın yeni bir başlangıç için yeterli olduğunu sanır. Oysa nötrleşme, unutmak değil; hatırladığında artık sızlamamaktır. İyileşmeden Başlamak: Sadece bir dikkat dağıtma stratejisidir. İyileşerek Başlamak: Gerçek bir karakter inşasıdır. Gerçek Bir Başlangıç Mümkün mü?Belki de soruyu şöyle sormalıyız: Nötrleşme bir durak mı yoksa bir süreç mi? Tamamen "sıfır" noktasına gelmeyi beklerseniz, hayatın akışını kaçırabilirsiniz. İnsan bazen yoldayken iyileşir. Yani, tam olarak nötrleşmeden de bir başlangıç yapılabilir; ancak şu şartla: Kişi, içinde hala bir fırtına koptuğunun farkında olmalı ve bu fırtınayı yeni hayatına bir silah olarak doğrultmamalıdır. Sonuç olarak: Tamamen nötrleşmeden yapılan bir başlangıç, her zaman bir nüks etme (eskiye dönme arzusu) riski taşır. Gerçek ve sağlam bir temel ancak o "hiçbir şey hissetmeme" noktasındaki o sessiz huzurun üzerine inşa edilebilir. Diğer her şey, fırtına dindiğinde yıkılma ihtimali olan geçici sığınaklardır. Sizce bir insan, o sessizliğe (nötrleşmeye) ulaşmak için yalnız mı kalmalı, yoksa hayatın karmaşasına karışarak mı o noktaya varmalı?
-
TEK TIKLA SİLİNEN SEVGİLER: SOSYAL MEDYADA 'TAKİPTEN ÇIKARMA' ACİZLİĞİ!
Bu soru, insan doğasının en karanlık ama en dürüst köşelerinden birine; Schadenfreude (başkasının talihsizliğinden duyulan haz) kavramına dokunuyor. Dürüst olmak gerekirse: Karşı tarafın mutsuz olduğunu görmek, çoğu insan için o an sanki susuzluğunu gideren soğuk bir su gibidir. Ancak bu su, içtikçe daha çok susatan cinstendir. İşte bu duygunun huzur mu yoksa sadece bir ego oyunu mu olduğunun analizi: 1. Neden "Huzur" Değildir?Gerçek huzur, bir durumun veya kişinin sizin üzerinizdeki etkisinin tamamen sona ermesi, zihninizin o konuda "sessizliğe" bürünmesidir. Karşı tarafın mutsuzluğundan beslenmek ise: Bağımlılığın Devamıdır: Onun mutsuzluğuna seviniyorsanız, hala ona duygusal olarak göbekten bağlısınız demektir. Sadece bu bağ sevgiyle değil, intikamla kurulmuştur. Geçici Bir Uyuşturucudur: Onun mutsuzluğu sizin hayatınızdaki boşlukları doldurmaz, sadece o boşlukların acısını kısa süreliğine uyuşturur. O "haber" veya "görüntü" bittiğinde, kendi gerçekliğinizle yine baş başa kalırsınız. 2. Neden "Geçici Bir Ego Tatmini"dir?Ego, her zaman bir kıyaslama peşindedir. Karşı tarafın mutsuzluğu, egoya şu sahte mesajları verir: "Haklı Çıktım": "Bensiz yapamaz demiştim, bak perişan oldu." Bu, insanın kendi kararlarını ve değerini onaylatma çabasıdır. "Ben Kazandım": İlişkiyi bir yarış gibi gören ego için karşı tarafın düşüşü, kendi yükselişi gibi algılanır. Oysa hayat bir sıfır toplamlı oyun (biri kaybederken diğerinin otomatik kazandığı bir oyun) değildir. Adalet İllüzyonu: Kişi, kendi çektiği acının "ödetildiğini" düşünerek bir rahatlama yaşar. Ancak bu "ilahi adalet" hissi, içsel bir iyileşme sağlamaz; sadece hırsı besler. Aradaki İnce Çizgi: İyileşme vs. İntikamDurum Karşı Tarafın Mutsuzluğuna Tepki Sonuç Ego Tatmini Gizli bir sevinç, "Oh olsun" hissi ve başkalarına anlatma isteği. Kişi hala o geçmişin tutsağıdır. Gerçek Huzur "Onun için üzüldüm" veya daha da iyisi; hiçbir şey hissetmeme. Kişi gerçekten özgürleşmiştir. Sonuç Olarak...Karşı tarafın mutsuzluğunda huzur bulduğunu sanan kişi, aslında bir enkazın üzerinde zafer dansı yapmaya çalışan biridir. Enkaz hala oradadır ve dans bittiğinde o harabenin içinde uyumak zorundadır. Gerçek huzur, karşı tarafın mutsuzluğuyla değil; onun sizin dünyanızda artık bir "mutluluk" ya da "mutsuzluk" birimi olmaktan çıkmasıyla gelir. Birinin mutsuzluğuna sevinmek, hala onun gölgesinde yaşamaktır. Sizce bir insan, o "hiçbir şey hissetmeme" (nötrleşme) evresine geçmeden gerçekten yeni bir başlangıç yapabilir mi?