Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

Şehr-i Hüzün

  • başlık
    48
  • yorum
    202
  • görüntü
    26.798

ellerim buğday kokar


suheda_

860 görüntü

 Paylaş

Şımarık çocukluğum bu kentin sokak lambaları altında ölüme terk etti kendini..

Artık hayatın ciddiyetini idrak etme zamanı geldi.Aslında çokta uzun zaman önce değildi daha dün huysuz,şımarık karanlıktan korkan küçük bir kızdım...Ne yalan söyleyeyim hala huysuzum hala karanlıktan korkuyorum ama küçük değilim..

Bunun farkına varmam pekte zor olmadı ne zamanki ellerim buğday kokmaya başladı işte ben o zaman büyüdüğümün farkına vardım.

Sahi sen hiç gördünmü Anadolunun buğday tarlalarını?uçsuz,bucaksız,dümdüz ovalarında altın rengine döner salınır başaklar...Nasıl güzel nasılda hüzün kokarlar.

Ben hep yalın ayak koşmak istemişimdir buğday tarlalarında bir elimde tülbentim diğer elimde uçuşan eteklerim.

Bir araba yolu mesafesinde hep geçtim önlerinden gözümün alabildiğince bereket....

Benim yaşadığım kentte buğday tarlaları yok,benim yaşadığım yerde çay ve fındık bahçeleri var..birde biliyorsun zaten kayaları dövüp duran karadeniz..

Ama ellerim buğday kokuyor benim her Anadolu kadını gibi birazda avuç içlerim nasırlı olsaydı ne farkım kalırdı burçak biçen kadınlardan...Onlardan biriyim ben her ne kadar başaklara dokunmasamda..

Yitik bir kentin arka mahallelerinde arıyorum mutluluğu boğazına kadar çamur içerisindeki sümüklü,küçük çocukların gözlerinde..

Sonra vazgeçiyorum kendi çocukluğumu dönüp sevmek istiyorum..Bıraktığım sokak lambalarının altında..

Gri sisli bir rüyaya koşar gibi içimdeki tüm renkler buğday sarısına çalıyor.

Rüzgarlı bir tepeden denizi seyrediyorum.içim ürperiyor,ellerim üşüyor..

Korkulu bir rüya gördüğüm zamanlardaki gibi anneme gitmek istiyorum.

Ağaçların arasından uğultusunu duyduğum rüzgar neyi anlatmaya çalışıyor bana,boşuna yorma kendini rüzgar ben herşeyin farkındayım ve biliyorum anlatmak istediklerini..

Kilim motiflerine atılan düğümler gibi yaşadım hüznün her zerresini..

Ben bu her yanı hüzün kokan şehrin binlerce yıllık geçmişini içimde taşıyorum.Manastırlarında yalnızlığa mahkum genç kızlarının ağır aksak çıktıkları merdivenleri bugün hangi düşüncelerle çıktığımı biliyormusun?

Kuzeyli kanı dolaşıyor damarlarımda,ama ruhum Anadolunun buğday tarlalarında..

Havanlarda dövüyorum acılarımı un ufak ederek,sonra bir kapta harmanlıyorum sevinçlerimle,bir çömlek ustası gibi şekil veriyorum..Ama ne yaparsam yapayım acının tadı ağır basıyor..

Sonra buğday kokan ellerime kına yakmak istiyorum sen kına kokusunu hiç kokladınmı bir gelinlik kızın kına kokan ellerini ve hiç gördünmü tülbentiyle gözyaşlarını silenleri?

...Ve sen bilirmisin görünmeyenin aslında var olduğunu?Ben biliyorum öyleki soluğunu tam ensemde hissediyorum.

 

suheda

 Paylaş

4 Yorum


Önerilen Yorumlar

Enfes! Karadenizin ve Anadolunun sentezi ancak bu kadar iyi yapılabilirdi. Hayranlıkla okudum. Eğer bunları yazdığınız bir kitabınızı biliyor olsaydım, bir solukta gider alır okurdum. Bozulan dünyamızın barındırdığı güzel değerlerden biri olduğunuza ben kendi adıma ikna oldum ve güzel yazınız için sizi çok tebrik ediyorum.

 

Saygılar...

Yoruma sekme
Enfes! Karadenizin ve Anadolunun sentezi ancak bu kadar iyi yapılabilirdi. Hayranlıkla okudum. Eğer bunları yazdığınız bir kitabınızı biliyor olsaydım, bir solukta gider alır okurdum. Bozulan dünyamızın barındırdığı güzel değerlerden biri olduğunuza ben kendi adıma ikna oldum ve güzel yazınız için sizi çok tebrik ediyorum.

 

Saygılar...[/color]

 

:wub:

 

efendim teşekkür ederim bunca güzel övgüyü hak etmişmi yazım diye dönüp bir daha okudum..

Hep diyorum ya sevgili arkadaşım,insan içinden geldiği gibi yazınca güzel bir şeyler çıkıyor demekki

 

beğenmenize çok sevindim.

Yoruma sekme
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.