Zıplanacak içerik
KesKiNkAleM

Ermeni İsyan ve Katliamları

Önerilen İletiler

Berlin Antlaşması'nın imzalanmasını izleyen dönemde Ermeni sorunu iki yönde gelişmiştir. Bunlardan ilki, Batılı devletlerin Osmanlı devleti üzerindeki baskı ve müdahaleleri; ikincisi ise, Anadolu, Suriye ve Rumeli'de yaşayan Ermenilerin Anadolu'nun çeşitli yerlerinde, özellikle Doğu Anadolu ve Kilikya'da yeraltında örgütlenmeleri ve silahlanmalarıdır.

 

İlk kışkırtmalar Rusya'dan gelmeye başlamış, Rusların bu tutumu İngiliz ve Fransızları Ermenilerle daha çok ilgilenmeye sevk etmiştir. Doğu Anadolu'daki İngiliz Konsolosluklarının sayısı hızla artmış, ayrıca bölgeye çok sayıda Protestan misyonerler gönderilmiştir.

 

Bu kışkırtmalar sonucunda Doğu Anadolu'da 1880'den itibaren çeşitli Ermeni komiteleri kurulmaya başlamıştır. Ancak, yerel düzeyde kalan bu komiteler, Osmanlı yönetiminden şikâyeti olmayan, barış ve refah içinde yaşayan Ermeni halkının ilgisini çekmediğinden başarılı olamamıştır.

 

Osmanlı Ermenilerini, içeride kurulan komiteler yoluyla devlete karşı harekete geçirmek mümkün olmayınca, bu kez Rus Ermenilerine Osmanlı toprakları dışında komiteler kurdurulması yoluna gidilmiştir. Böylece 1887'de Cenevre'de sosyalist eğilimli, ılımlı militan Hınçak; 1890'da ise Tiflis'te aşırı, terör, isyan, mücadele ve bağımsızlık yanlısı Taşnak Komiteleri ortaya çıkmıştır. Bu komitelere, “Anadolu topraklarının ve Osmanlı Ermenilerinin kurtarılması" hedef olarak gösterilmiştir.

 

İstanbul'da örgütlenen ve Avrupa devletlerinin dikkatlerini Ermeni meselesine çekerek Osmanlı Ermenilerini kışkırtmayı hedefleyen Hınçakların başlattığı ayaklanma girişimlerini, aralarında siyasi mücadele başlayan Taşnaklarınki izlemiştir. Bu ayaklanma girişimlerinin ortak özellikleri; Osmanlı ülkesine dışarıdan gelen komitelerce planlanmış ve yönlendirilmiş olmaları ile örgütlenme faaliyetlerinde Anadolu'ya yayılan misyonerlerin büyük katkısının bulunmasıdır.

 

İlk isyan 1890'daki Erzurum’da gerçekleşti. Bunu, yine aynı yıl meydana gelen Kumkapı gösterisi, 1892-93'te Kayseri, Yozgat, Çorum ve Merzifon olayları, 1894'te Sasun isyanı, Babıali gösterisi ve Zeytun isyanı, 1896'da Van isyanı ve Osmanlı Bankası'nın işgali, 1903'te ikinci Sasun isyanı, 1905'te Sultan Abdülhamid'e suikast girişimi ve nihayet 1909'da gerçekleşen Adana isyanı izlemiştir.

 

1906-1922 yılları arasında Anadolu’da ve Kafkaslar’da, 517.955 bin Türk, Ermeniler tarafından katledilmiştir. Sayısı tespit edilemeyenlerle birlikte bu rakam 2 milyonu bulmaktadır(1).

 

Ermeniler, Türk halkına en büyük zararı, Birinci Dünya Savaşı sırasında giriştikleri katliamlarla vermişlerdir. Bu dönemde Ermeniler; Ruslar hesabına casusluk yapmış, seferberlik gereği yapılan askere alma çağrısına uymaksızın askerden kaçmış, askere gelip silah altına alınanlar ise silahları ile birlikte Rus ordusu saflarına geçerek, "vatana ihanet" suçunu topluca işlemişlerdir.

 

Daha seferberliğin başlangıcında, Türk birliklerine karşı saldırıya geçen Ermeni çeteleri, büyük katliamlara girişmiş, Türk köylerine baskınlar düzenlemek suretiyle sivil halka büyük zararlar vermişlerdir. Örneğin Van'ın Zeve Köyü'nün bütün halkı, kadın, çocuk ve yaşlı demeden, Ermeniler tarafından öldürülmüştür.

 

İsyanların Osmanlı kuvvetlerince bastırılması, dünya kamuoyuna propaganda maksatlı olarak "Müslümanlar Hıristiyanları katlediyor" mesajıyla yansıtılmış ve Ermeni sorunu giderek daha geniş çapta bir uluslar arası sorun niteliğine büründürülmüştür. Nitekim, döneme ait İngiliz ve Rus diplomatik temsilciliklerinin raporları, “Ermeni ihtilalcilerin hedefinin karışıklıklar çıkararak Osmanlıların karşılık vermesini ve böylece yabancı ülkelerin duruma müdahalesini sağlamak” olduğunu kaydetmektedir.

 

Öte yandan büyük devletlerin diplomatik ve konsolosluk temsilcilikleri Anadolu'nun her köşesine dağılmış Hıristiyan misyonerler ile birlikte, Ermeni propagandasının Batı kamuoyuna iletilmesinde ve benimsetilmesinde büyük rol oynamışlardır.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

ERMENİ TERÖRÜ

 

Türkiye açısından Ermeni sorununun önemli bir boyutu da, Ermenilerin Türklere karşı silahlı terör metodolojisini kullanmaya başlamalarıdır. Türk devlet adamlarına yönelik bu saldırgan strateji, ilk defa 1905'de II. Abdülhamit'e yapılan bombalı saldırı ile başlamıştır. Anadolu dışında kurulan Hınçak, Tasnak, Ramgavar, Hınçak İhtilal Komitesi, Silahlılar Cemiyeti, Ermenistan’a Doğru Cemiyeti, Genç Ermenistan Cemiyeti, İttihat ve Halas Cemiyeti ve Karahaç Cemiyeti gibi halkı silahlı ayaklanmaya sevk eden örgütlenmeler meydana getirilmiştir. Bütün bunların sonucunda binlerce Türk ve Ermeni’nin hayatına mal olan isyan hareketleri ülkenin dört bir yanına yayılmıştır.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından 1965 yılına kadar sakin bir dönem geçirildikten sonra, Ermeni lobisinin desteğiyle terör hareketleri birdenbire tekrar ortaya çıkarılmış, Türk diplomatları öldürülmeye başlanmıştır. 1972 yılı sonuna kadar çeşitli ülkelerde 20'ye yakın anıt dikilmiş, basın ve yayın yolu ile karalama faaliyetleri programlı olarak uygulamaya konmuştur.

 

Bu yeni dönemde terörü özendiren, geliştiren, hazırlayan, daha geniş alanlara yayılmasını, ve hedeflerinin çeşitlenmesini sağlayan; terör tim ve grupları oluşturan, yeni örgütlenme çabalarına destek, temas ve ilişkiler ortamı hazırlayanlar, Taşnak ve Hınçak terör örgütleridir. Bunların yanında isminden en çok söz ettiren ve Ermeni terörü ile eş anlamda kullanılan “Ermenistan'ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu” örgüt adının kısaltılmış şekli olan ASALA'dır.

 

Geleneksel terör örgütleri içlerinden çıkardıkları terör tim ve gruplarıyla, ASALA ise terörün en acımasız ve insanlık dışı uygulamalarıyla yeni dönemin terör yaratıcıları olmuşlardır. ASALA da manevi ve psikolojik desteği, temas ve ilişkiler ortamını Hınçaklardan almıştır.

 

Ermeni terörü, yurt dışındaki Türk görevlilerine, temsilciliklerine ve kuruluşlarına yönelik silahlı saldırılar şeklinde kısa zamanda hızlı bir tırmanış göstererek yoğunluk kazanmıştır. Bu dönemde, Avrupa ve doğu ülkeleri ile Suriye ve Lübnan'da üsler edinen Ermeniler, Kıbrıs Rumları ve Yunanistan ile işbirliği içine girerek eylemlerini gerçekleştirmişlerdir.

 

Ermeni terör örgütleri, dış dünyanın tepkileri üzerine 1980’li yıllarda taktik değiştirerek, PKK terör örgütü ile işbirliğine girmişlerdir. 1984 yılında bölücü terör örgütü PKK sahneye itilmiş ve Asala-Ermeni terörü geri plana çekilmiştir. Ermeniler ile PKK arasındaki bağlantıyı ortaya koyan bazı somut örnekler şunlardır:

 

· Bölücü terör örgütü PKK, 21-28 Nisan 1980 tarihini “Kızıl Hafta” olarak ilan etmiş ve 24 Nisan tarihini sözde Ermenilerin katledilme günü olarak anarak, toplantılar yapmaya başlamıştır.

 

· 8 Nisan 1980 tarihinde Lübnan'ın Sidon kentinde PKK ve ASALA terör örgütleri ortak basın toplantısı düzenlemişler ve toplantı sonucu bir deklarasyon yayınlamışlardır. Ancak bu olayın tepki çekmesi üzerine ilişkilerin illegal alanda gizli olarak sürdürülmesi kararlaştırılmıştır. Bu uzlaşmadan sonra, 9 Kasım 1980 tarihinde Strazburg Türk Başkonsolosluğu’na, 19 Kasım 1980 tarihinde ise Roma Türk Hava Yolları bürosuna yönelik olarak düzenlenen saldırılar, PKK ve ASALA terör örgütleri tarafından ortaklaşa üstlenilmiştir.

 

· Bölücü terörist Abdullah Öcalan, Ermeni Yazarlar Birliği tarafından “Büyük Ermenistan hayali fikrine olan katkılarından dolayı” onur üyeliğine seçilmiştir.

 

· Ermeni Halk Hareketi’nin bünyesinde, bir çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi bir Kürdistan Komitesi oluşturulmuştur.

 

· 4 Haziran 1993 tarihinde; Ermeni Hınçak Partisi, ASALA ve PKK terör örgütü mensuplarının katılımıyla Batı Beyrut'ta bulunan PKK terör örgütü merkezinde bir toplantı yapılmıştır.

 

Ermeni-PKK ilişkisiyle ilgili bir başka çarpıcı örnek ise, 6- 9 Ocak 1993 tarihlerinde Beyrut'taki iki ayrı kilisede düzenlenen ve Lübnan Ermeni Ortodoks Başpiskoposu, Ermeni Parti yetkilileri ile 150 gencin katıldığı toplantılarda kullanılan şu ifadelerdir:

 

· Şimdilik Türkiye'ye karşı sakin tutum gösterilmelidir.

 

· Ermeni toplumu gittikçe büyümekte ve ekonomik yönden güçlenmektedir.

 

· Geliştirilen propaganda faaliyetleri sayesinde, bütün dünyada (sözde) soykırım daha iyi bilinmeye başlanmıştır.

 

· Ermenistan devleti kurulmuştur, her geçen gün toprakları genişlemektedir ve atalarının intikamını mutlaka alacaklardır.

 

· Başta ABD olmak üzere, diğer batılı ülkeler de Karabağ'da sürdürülen savaşta Ermenileri haklı bulmaktadırlar. Bu fırsatı değerlendirmek gerekir... Karabağ'da savaşan Ermeni gençlerine yenileri katılacaktır.

 

· Türkiye'de -PKK terör örgütü ile yapılan mücadele kastedilerek- iç savaş devam edecek, Türk ekonomisi sıfır noktasına gelecek ve vatandaşlar baş kaldıracaklardır.

 

· Türkiye bölünecek ve bir Kürt devleti kurulacaktır.

 

· Ermeniler Kürtlerle olan ilişkilerini iyi bir şekilde yürütmeli ve Kürtlerin mücadelelerini desteklemelidirler.

 

· Bugün Türklerin elinde olan topraklar, yarın Ermenilerin olacaktır.

 

Özetle; Ermeni terör örgütlerinin müşterek amacı; her fırsattan yararlanarak Türkiye'yi istikrarsızlığa sürüklemek ve sözde işgal altındaki Ermeni topraklarını kurtararak "Bağımsız Büyük Ermenistan"ı kurmaktır. Bugün devlet olma özelliğini de elde eden Ermenilerin, söz konusu isteklerinin değişik başlıklar altında devam ettiği görülmektedir.

Ermeni sorunu tıklayın

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

KeskinKalem sana bu bilgi dolu yazın için teşekkür ederim. Forumdaki diğer arkadaşlarımızın aslında canalıcı olan bu bilgilere daha fazla dikkat etmesini de isterim açıkçası...

Bütün bunlar asırlık ermeni propagandasının güzel bir özeti aslında. Bu öyle bir propaganda ki ermenistandan değil Batı'dan yönetiliyor, Diaspora sayesinde... Kendi içine son derece kapalı, tam bir grup, azınlık psikolojisiyle hareket eden bir toplum bu diaspora, bulunduğu ülkelerin kaymak tabakası hariç dışla ilişkilerini azalttıkça hırçınlaşan bir topluluk. Öyleki, meşhur 24 mart protestolarında ufacık çocukları anneleri göstericilerin önüne iter ve "katil türk" diye bağırtırlar, tıpkı Kongo da gerillanın çocuklara zorla silah kullandırtıp adam öldürttüğü gibi, ermeni diasporası da kendi genç nesillerine ırkçılık ve düşmanlık aşılar. Büyük gala gecelerinin, belediye başkanlarının ve çok yüksek mevzilerdeki siyasetçilerin çağrıldığı resepsiyon davetlerinin yanında, ermeni diasporasını buluşturan önemli olaylardan biridir bu 24 Mart gösterileri, ırkçı sloganlara ve bayrak yakılmasına polisler hiçbir tepki göstermez, bu kontrolsüz gövde gösterileri, bizim her ne kadar haberimiz olmasa da bir türlü "intikam alınamayan" Türk'e karşı bir gözdağı gibidir. Fransa'da bayrağın yakılmasına engel olmaya çalışan bir Türk kökenlinin kalabalık tarafından 2003 yılında vahşice linç edilmesi bunun kanıtıdır.

Olayın acı tarafı ise ermeni diasporasının bu zayıflığının yani ırkçılığının, yaşadığı ülke siyasetçileri tarafından kullanılmasıdır. Tıpkı Fransa'da olduğu gibi, aslında Türklerden sayıca üstün olmayan ermenilerin, gerek dini gerekse milliyetçi duyguları Fransız politikacıları tarafından bir oy aracı olarak kullanılıyor, bu durum, geçtiğimiz yıl öyle ileri gitti ki, Fransız politikacıları kendi öz vatandaşlarının görüşlerini bile gözardı ederek, şımartılmış ermeni diasporasının önüne bir hediye daha koydular, insan haklarını ve demokrasinin en temel ilkesi olan ifade özgürlüğünü hiçe sayarak hem milletlerine hem de insanlık değerlerine bütün Dünya'nın gözü önünde hakaret ettiler. Kazanacakları 500 bin oy uğruna kendi ülkelerinin bile en temel ilkelerini ******dılar...Tarihin incelenmesi için taraflı ermeni görüşleri dışındaki düşüncelere pranga vurdular. Ben bütün bunlara kendi milli kimliğime yapılmış bir hakaret olarak üzülüyorum, ve bunun yanında sırf 500 bin oy uğruna demokrasiyle dalga geçip, Enkizisyon Avrupasına dönüş yapan Fransa'dan insanlık namına utanıyorum!!!!!!!!!!!

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Türkler, Ermenileri imha etmiş!

ABD Kongresi’ndeki sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili tartışmalar devam ederken ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson tarafından dağıtılan almanakta, Türkiye’ye “soykırımcı” damgası vurulmuş bile! Almanakta şöyle deniliyor: “Yıl: 1915 Olay: Ermenilerin Jön Türkler tarafından imha edilmesi. Yer: Türkiye/Osmanlı İmparatorluğu. Tahmini ölü: 1.000.000...”

 

1 Mart unutulmuş değil

Ross Wilson: Kurumların kararlarına saygı duyarız, ancak tezkereyle ilgili ABD’de hala hayal kırıklığı bulunduğunu söylemezsem dürüstlük etmiş olmam.

 

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, dün Bilkent Üniversitesi Hazırlık Okulu’ndaki toplantıda konuştu. Burada öğrencilerin sorularını cevaplayan Wilson, Irak savaşı öncesindeki 1 Mart tezkeresinin reddedilmesine ilişkin olarak, “ ABD’nin politikası gereği demokratik kurumların kararlarına saygı duyarız, ancak ABD’de hala hayal kırıklığı içinde olanların bulunduğunu söylemezsem dürüstlük etmiş olmam” dedi. Türkiye’ye karşı bir kin beslemediklerini kaydeden Wilson, “Irak’a ilişkin planlarımıza Türkiye olmadan da devam ettik” ifadesini kullandı. Büyükelçi Wilson, “ABD’nin İran’ı işgal etme ya da İran’a karşı askeri operasyon düzenleme planları yok” değerlendirmesini yaptı. Türkiye’nin çok daha karmaşık bir atmosfer içinde bulunduğuna işaret eden Wilson, burada görev yaparken, Irak, İran, Orta Doğu, Kıbrıs, Kafkaslar, enerji konuları, Karadeniz, AB süreci gibi birçok dış odaklı meseleyle ilgilendiklerine dikkati çekti.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Ermeni terörü

27 Ocak 1973 - Los Angeles (ABD) Mehmet Baydar - Bahadır Demir

* Türk vatandaşlarına yönelik ermeni saldırıları, 1973 yılında başladı. Türkiye'nin Los Angeles Başkonsolosu Mehmet BAYDAR ve Konsolos Bahadır DEMİR, 78 yaşındaki Amerikan uyruklu ermeni Gurgen (Karakin) Yanikiyan tarafından şehit edildi.

 

Elinde bulunan Abdülhamit'e ait bir tabloyu Türkiye'ye armağan etmek istediğini bildirerek, Baydar ve Demir'i Santa Barbara'daki Baltimore Oteline davet eden Yanikiyan, iki diplomatı otelde silahla üzerlerine ateş açarak öldürdü. Cinayetten sonra tutuklanan ve müebbet hapis cezasına çarptırılan Yanikiyan, 31 Aralık 1984 tarihinde af ile serbest bırakıldı. Yanikiyan, serbest kaldıktan kısa bir süre sonra öldü.

 

Türk diplomatlara karşı ilk saldırı olarak nitelenen bu olay, daha sonra bir cinayetler zincirini başlattı ve örgütlü Ermeni terörüne örnek oluşturdu.

 

22 Ekim 1975 - Viyana (Avusturya) Daniş Tunalıgil

* Türkiye'nin Viyana Büyükelçisi Daniş TUNALIGİL, büyükelçiliği basan 3 terörist tarafından şehit edildi.

 

20 Şubat 1975'de Beyrut'taki THY bürosu bombalandı. Olayı, Gizli Ermeni Ordusu Esir Yanikiyan Gurubu üstlendi. Olay yerine bırakılan mektupta, "Ermenilerin haklı davasında emperyalistlere karşı mücadele edileceği, eylemlerin Türkiye, İran ve ABD'yi hedef alacağı, bu bombalama eyleminin de bir başlangıç olduğu" bildirildi.

 

22 Ekim 1975 tarihinde, otomatik silahlı 3 kişi, Türkiye'nin Viyana Büyükelçiliği'ne girerek kapıdakileri etkisiz hale getirdikten sonra Büyükelçi'nin makam odasına girdiler. Burada Daniş Tunalıgil'e Türkçe, "Siz Sefir misiniz?" diye soran ve "Evet" yanıtını alan saldırganlar, Tunalıgil'i otomatik silahlarla taradılar. Tunalıgil, olay yerinde can verdi. 3 terörist, hızla binayı terkederek, bir otomobille uzaklaştılar.

 

24 Ekim 1975 - Paris (Fransa) İsmail Erez - Talip Yener

* Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail EREZ ve makam şoförü Talip YENER, büyükelçilik yakınlarında katledildi. Büyükelçi Erez'in makam aracı, yerel saatle 13.30 sıralarında Büyükelçilik yakınındaki Seine Nehri üzerindeki Bir Hakeim Köprüsü'nde pusuya düşürüldü. İsmail Erez ve makam şoförü Talip Yener, otomatik silahlarla taranarak öldürüldü. Saldırıyı "Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları" adlı örgüt üstlendi.

 

16 Şubat 1976 - Beyrut (Lübnan) Oktar Cirit

* Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliği Başkatibi Oktar CİRİT, bir salonda otururken, Ermeni terörizminin kurbanı oldu. Saldırıyı ASALA üstlendi. ASALA ilk kez bu cinayetle adını ortaya attı.

 

9 Haziran 1977 - Roma (İtalya) Taha Carım

* Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Taha CARIM, büyükelçilik ikametgahının önünde iki teröristin açtığı ateş sonucu öldü. Saldırıyı bu kez "Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları" adlı örgüt üstlendi.

 

2 Haziran 1978 - Madrit (İspanya) Necla Kuneralp - Beşir Balcıoğlu

* Türkiye'nin Madrit Büyükelçisi Zeki KUNERALP'in makam aracına 3 terörist tarafından ateş açıldı. Arabada bulunan büyükelçinin eşi Necla KUNERALP ile emekli büyükelçi Beşir BALCIOĞLU, hayatlarını kaybettiler. Saldırıyı "Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları" adlı örgüt üstlendi. Bu olayda, ilk kez bir yabancı da Ermeni teröristlerin Türklere yönelik saldırısı sırasında öldü. Makam Şoförü İspanyol Atonyo TORRES, teröristlerin kurşunlarına hedef oldu.

 

12 Ekim 1979 - Lahey (Hollanda) Ahmet Benler

* Hollanda'daki Türkiye Büyükelçisi Özdemir BENLER'in oğlu Ahmet BENLER, silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Olayı bu kez hem "Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları" hem de ASALA ayrı ayrı üstlendi.

 

22 Aralık 1979 - Paris (Fransa) Yılmaz Çolpan

* Türkiye'nin Paris Turizm Müşaviri Yılmaz ÇOLPAN, bir teröristin saldırısı sonucu katledildi. Bu olay, Ermeni terörizminin Paris'teki ikinci saldırısı oldu. Olaydan sonra haber ajanslarına telefon eden bir kişi, Roma, Madrit ve Paris'teki eylemlerden "Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları" adlı örgütün sorumlu olduğunu bildirerek, "Türk Hükümeti Ermenilere hak tanımadığı için Avrupa'daki Türk diplomatlarını öldürüyoruz" dedi.

 

31 Temmuz 1980 - Atina (Yunanistan) Galip Özmen - Neslihan Özmen

* Türkiye'nin Atina Büyükelçiliği İdari Ataşesi Galip ÖZMEN ile 14 yaşındaki kızı Neslihan ÖZMEN, bir teröristin silahlı saldırısı sonucu katledildiler. Galip Özmen'in eşi Sevil ÖZMEN ve oğulları Kaan ÖZMEN olaydan yaralı olarak kurtuldular. Saldırıyı bu kez ASALA üstlendi.

 

17 Aralık 1980 - Sidney (Avustralya) Şarık Arıyak - Engin Sever

* Türkiye'nin Avustralya Başkonsolosu Şarık ARIYAK ile koruma görevlisi Engin SEVER, Ermeni terörizminin kurbanı oldular.

 

1980 yılında ayrıca;

- 6 Şubat'ta Türkiye'nin İsviçre Büyükelçisi Doğan Türkmen, Bern'de uğradığı saldırıdan yara almadan kurtuldu.

- 17 Nisan'da Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Vecdi Türel'in makam aracına ateş açıldı. Türel ve koruma görevlisi Tahsin Güvenç saldırıdan yaralı olarak kurtuldular.

- 26 Eylül'de Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Basın Danışmanı Selçuk BAKKALBAŞI, uğradığı silahlı saldırıda yaralandı.

 

4 Mart 1981 - Paris (Fransa) Reşat Moralı - Tecelli Arı

* Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Çalışma Ataşesi Reşat MORALI ile din görevlisi Tecelli ARI, Çalışma Ataşeliği'nden çıkıp arabaya binecekleri sırada 2 teröristin saldırısına uğradılar. Moralı saldırı sırasında hayatını kaybederken, din görevlisi Arı, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede öldü. Saldırıyı ASALA üstlendi. Bu olay ile Ermeni terörizminin, Paris'teki üçüncü katliamı oldu. Türkiye, Türk diplomatlarını etkin bir şekilde korumadığı için Fransa'ya protesto notası verdi.

 

9 Haziran 1981 - Cenevre (İsviçre) M. Savaş Yergüz

* Türkiye'nin Cenevre Başkonsolosluğu Sözleşmeli Sekreteri Mehmet Savaş YERGÜZ, evine gitmek üzere konsolosluktan ayrıldıktan hemen sonra uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti. Saldırıyı ASALA üstlendi. Olaydan sonra yakalanan Lübnan uyruklu Ermeni terörist Mardiros Camgozyan, 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.

 

24 Eylül 1981 - Paris (Fransa) Cemal Özen

* Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu ile Kültür Ataşeliği'nin bulunduğu binayı işgal eden 4 ermeni terörist, 56 Türk görevli ve vatandaşı rehin aldı. Teröristler, kendilerine müdahale etmek isteyen güvenlik görevlisi Cemal ÖZEN'i öldürdüler, Başkonsolos Kaya İNAL'ı yaraladılar. Ermeni teröristler, Türkiye'de siyasi tutuklu 12 kişinin salınarak Paris'e getirilmesini istediler. İsteklerinin kabul edilmeyeceğini anlayan teröristler 15 saat sonra polise teslim oldular. Türkiye, Fransa'yı bir kez daha uyarırken, Fransa da saldırıyı kınadı. Olayı ASALA üstlendi. Saldırıyı gerçekleştiren 4 ermeni terörist, Vasken Sakosesliyan, Kevork Abraham Gözliyan, Aram Avedis Basmaciyan ve Agop Abraham Turfanyan, 31 Ocak 1984'de Fransa'da 7'şer yıl hapis cezasına çarptırıldılar. Mahkemenin sonucu Türkiye'de büyük tepkiyle karşılandı.

 

1981 yılında ayrıca;

- 2 Nisan'da Türkiye'nin Kopenhag Çalışma Ataşesi Cavit Demir, oturduğu apartmanın asansöründe uğradığı silahlı saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.

- 25 Ekim'de Türkiye'nin Roma Büyükelçiliği İkinci Katibi Gökberk Ergenekon, yolda yürürken saldırıya uğradı. Ergenekon, olaydan hafif yaralarla kurtuldu.

 

28 Ocak 1982 - Los Angeles (ABD) Kemal Arıkan

* Türkiye'nin Los Angeles Başkonsolosu Kemal ARIKAN öldürüldü. Arıkan'ın katili Taşnak militanı Hampig Sasunyan, müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

 

5 Mayıs 1982 - Boston (ABD) Orhan Gündüz

* Türkiye'nin Boston Fahri Başkonsolosu Orhan GÜNDÜZ, uğradığı silahlı saldırıda öldü.

 

7 Haziran - Lizbon (Portekiz) Erkut Akbay - Nadide Akbay

* Türkiye'nin Lizbon Büyükelçiliği İdari Ataşesi Erkut AKBAY otomobilinde uğradığı silahlı saldırıda öldü. Otomobilde bulunan eşi Nadide AKBAY, yaralı olarak kaldırıldığı hastanede bir süre sonra yaşamını yitirdi.

 

27 Ağustos 1982 - Ottawa (Kanada) Atilla Altıkat

* Türkiye'nin Ottowa Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Atilla ALTIKAT, silahlı saldırı sonucu öldü.

 

9 Eylül 1982 - Burgaz (Bulgaristan) Bora Süelkan

* Türkiye'nin Burgaz Başkonsolosluğu İdari Ataşesi Bora SÜELKAN katledildi.

 

1982 yılında ayrıca;

- 8 Nisan'daTürkiye'nin Ottawa Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Kani GÜNGÖR, uğradığı silahlı saldırıda yaralandı.

- 21 Temmuz'da Türkiye'nin Rotterdam Başkonsolosu Kemal Demirer'e konutu önünde silahlı saldırı düzenlendi. Demirer, olaydan yara almadan kurtulurken, saldırgan yaralı olarak yakalandı.

- 7 Ağustos'da ASALA'ya bağlı 2 terörist Ankara Esenboğa Havalimanında düzenlediği silahlı baskında 8 kişi öldü, 72 kişi yaralandı. Bu, Ermeni terörizminin Türkiye'deki ilk eylemi oldu. ESENBOĞA OLAYI

 

9 Mart 1983 - Belgrad (Yugoslavya) Galip Balkar

* Türkiye'nin Belgrad Büyükelçisi Galip BALKAR'a 2 terörist tarafından 9 Mart'ta silahlı saldırı düzenlendi. Olayda ağır yaralanan BALKAR, 11 Mart'ta hayatını kaybetti. Olayda, bir Yugoslav öğrenci de öldü. Saldırıyı yapan Kirkor Levonyan ile Raffi Aleksandr, olaydan tam bir yıl sonra 9 Mart 1984'de 20'şer yıl ağır hapis cezasına çarptırıldılar.

 

14 Temmuz 1983 - Brüksel (Belçika) Dursun Aksoy

* Türkiye'nin Brüksel Büyükelçiliği İdari Ataşesi Dursun AKSOY, ermeni teröristlerce katledildi.

 

27 Temmuz 1983 - Lizbon (Portekiz) Cahide Mıhçıoğlu

* Türkiye'nin Lizbon Büyükelçiliği, 5 Ermeni terörist tarafından basıldı ve bina içindekiler rehin alındı. Baskın sırasında büyükelçilik Müsteşarı Yurtsev MIHÇIOĞLU'nun eşi Cahide MIHÇIOĞLU hayatını kaybetti. Portekiz polisi, düzenlediği operasyonla rehineleri kurtardı, 5 teröristi de öldürdü. Saldırıyı, "Ermeni Devrimci Ordusu" adlı örgüt üstlendi. Örgüt, teröristlerin öldürülmesi nedeniyle Portekiz Başbakanı Mario Soarez'i ölümle tehdit etti.

 

1983 yılında ayrıca;

- 16 Haziran'da İstanbul Kapalıçarşı'da bir terörist tarafından halkın üzerine ateş açıldı. Olayda 2 kişi öldü, 21 kişi de yaralandı. Saldırgan, olay yerinde öldürüldü. Olayı bir ermeni teröristin yaptığı anlaşıldı.

- 15 Temmuz'da THY'nin Paris Orly havalimanındaki bürosu önünde bomba patladı. Olayda, 2'si Türk, 4'ü Fransız, 1'i Amerikalı, 1'i de İsveçli olmak üzere 8 kişi öldü, 28'i Türk, 63 kişi de yaralandı. Bu olay tarihe "Orly Katliamı" olarak geçti.

 

28 Nisan 1984 - Tahran (İran) Işık Yönder

* Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği Sekreteri Şadiye YÖNDER'in eşi, İran ile Türkiye arasında ticaret yapan işadamı Işık YÖNDER, bir ASALA militanı tarafından öldürüldü.

.

20 Haziran 1984 - Viyana (Avusturya) Erdoğan Özen

* Türkiye'nin Viyana Büyükelçiliği Çalışma Ataşesi Erdoğan ÖZEN, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldü. Olayı, "Ermeni Devrimci Ordusu" adlı örgüt üstlendi.

.

19 Kasım 1984 - Viyana (Avusturya) Evner Ergun

* Türkiye'nin BM Temsilciliğinde görevli Evner ERGUN, aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldü. Bu olayı da, "Ermeni Devrimci Ordusu" adlı örgüt üstlendi.

 

1984 yılında ayrıca;

- 27 Mart'ta Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği Ticaret Müşavir Yardımcısı Işıl ÜNEL'in otomobiline bomba yerleştirmeye çalışan bir terörist, bombanın elinde patlaması sonucu öldü.

- 28 Mart'ta yine Tahran'da Büyükelçilik Başkatibi Hasan Servet ÖKTEM ve Büyükelçilik Ataşe Yardımcısı İsmail PAMUKÇU, evlerinin önünde uğradıkları silahlı saldırıda yaralandılar.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Almanya,24 Nisan yaklastikca Ermeni diasporasinin sözcülügüne basladi yine.Devlet kanallari olan ARD ve Phöenix kanallarinda günlerdir 1915 olaylari adi altinda Türk düsmanligi yapilmaya baslandi.Konusturulan kisiler diaspora Ermenileri yani Türkleri soykirimla suclayanlar.

 

Almanya,Ortadogu ve Kafkas politikalari nedeniyle 1900'lü yillarda Dogu bölgesinde Ermeni ayaklanmalarinda cok faal rol almistir.Gercekleri saptirarak Ermeni yanlisi politikalarla aslinda kendilerini siyirmaya ve o dönemlerde yaptiklarini örtbas etmeye calismaktadirlar.Almanya'nin Türklere karsi olan ezeli düsmanligi hala devam etmektedir.Bu düsmanlik aslinda tarihler öncesine dayanan bir husumetin sekillenmesidir.Almanyanin Ortadogu ve Kafkas politikasinda karsisinda Türkiye'nin olmasi en büyük engeldir.Dün ve bugün,Ermenileri Türklere karsi yönlendirme cabalari devam etmektedir.Ayni cabalari Islamcilara ve PKK'ya gösterdikleri bilinmektedir.Cemalettin Kaplan'i yillarca Köln'de muhafaza ederek onun Türkiye karsiti calismalarina hem göz yumdu hemde onu besledi.11 Eylül saldirisiyla etekleri korkudan zil calinca bu siyasetten vazgecti cünkü tehlike kendisine yönelmistir.PKK konusundada ayni yolu takip etti,teröre karsiyiz derken acikca PKK'yi besledi,gizli servisleri ile ÖCALAN'la görüstü.Alman polislerinin PKK'lilarca dögülmesine bile göz yumdu.Uyusturucu ticaretini ellerinde bulunduran PKK'lilari korudu.Yalan yanlis haberlerle Alman kamuoyunu Türklere karsi yönlendirdi.Simdi 24 Nisan var önümüzde bu nedenle Ermeni diasporasindan aldiklari görevi yerine getirerek 1915 yalanlari ile Türkiye karsitligina basladilar.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Ermeni Cumhurbaskani'nin Washington'da ki konusmalarini haberlerde dinledik.Bu konusmalarda,davamizdan vazgecmiyecegiz diyordu.Türkiye'nin Ermenistan'la Ermeni Diasporasinin arasini acma girisimleri havada kaldi cünkü Sarkizyan Amerika'da Diasporanin ileri gelenleriyle birlik olup Türkiye'ye bir mesaj iletti.

 

Medyamizin bazi kesimleri,Sarkizyan'in Türkiye'ye olumlu mesajlar verdigini ileri sürerek gercekleri bir kez daha carpitmaya ve AKP siyaseti yapmaya basladilar.AB'nin baskisi o kadar yogun ve belirgin ki Türkiye birtek sözle olayi sona erdiremiyor hatta blöf bile yapmaya korkuyor.Erdogan'in sark kurnazligi ile Iran'a arka cikip Amerika'ya karsi siyaset yapmasi ise tamamen bir balondur.Aynen ABD'ye gitmeyecegim diyip secmeninden aferin aldiktan sonra gitmesi gibi.

 

Bakin güzel bir fikra var bu konuyla cok alakali:"Adamin biri hep icermis,isinden evine giden yol üzerinde 3 tane meyhane varmis.Bu meyhanelerin hepsine ugrayip kafayi ceker sonra da eveine gidermis.Nihayet birgün kendi kendine söz verip "BIRDAHA ICMEYECEGIM"der.Aksam olmus evine dönüyormus.Birinci meyhaneye ugramadan gecmis,ikinciye de ugramadan gecmis,ücüncüye ugramadan gecip birkac adim attiktan sonra dönmüs ve "Sen ki bu üc meyhaneye ugramadin,o zaman icmeyi hakettin"diyerek meyhanelere geri dönmüs."

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

ASALA Ermeni Terör Örgütü'nün,Türk Diplomatlarina karsi yapmis oldugu saldirilar ve katledilen diplomatlar,Ermeniler'in Türkler'e karsi uygulamaya calistiklari soykiriminin son örnekleridir.Bunlarin en sonuncusu ise,Azerbaycan'a karsi,dün Türkler'e karsi oldugu gibi yine Ruslar'la isbirligi yaparak savasmalari ve Karabag'daki Azeri Türklerine uyguladiklari soykirimdir.Bugün hala bir milyon Azeri vatandasi yerinden yurdundan uzaklarda yasamaktadir.Hicbir insan hakki örgütü ve icimizdeki isbirlikci aydinlarin hicbiri bu felaketten tek kelime ile olsun bahsetmezler.Onlarin tüm derdi,Türkiye'nin Sevr'i yeniden kabullenmesidir.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

24 Nisan yaklastigi icin,icimizdeki birtakim yandaslar hemen faaliyete gectiler.Bu anlamda Taksim'de bir soykirim anma töreni düzenlenmesi öngörülüyor,birkac ciliz ses disinda hicbir ciddi tepki konulmadi.Yine bu anlamda,Sapanci Üniversitesi ögretim üyelerinden Prof.Halil Berktay'da Henrich -Böll Vakifinin hazirlamis oldugu -VÖLKERMORD-SOYKIRIM-adli konferansa katilmak üzere bu gün Hamburg'a gelip yine bu aksam 18,30'da bu konferansa katilarak Türkiye'nin neden soykirimi kabul etmedigini aciklayacakmis.Bilindigi gibi Halil Berktay ve daha bircok ögretim üyesi Türk Ulusunu Ermeniler'e soykirim yapmakla sucluyorlar ve Türk milleti adina birtakim kampanyalar hazirliyorlar.

 

Bir profesörün kariyer sahibi olmasi onun ülke aleyhinde calismasini mesru kilmaz.Meydani bos bulanlar kariyerlerini ülkeye ihanet ederek tamamliyorlar.Bazilarida Disapora sayesinde NOBEL aliyorlar.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

24 Nisan yaklastigi icin,icimizdeki birtakim yandaslar hemen faaliyete gectiler.Bu anlamda Taksim'de bir soykirim anma töreni düzenlenmesi öngörülüyor,birkac ciliz ses disinda hicbir ciddi tepki konulmadi.Yine bu anlamda,Sapanci Üniversitesi ögretim üyelerinden Prof.Halil Berktay'da Henrich -Böll Vakifinin hazirlamis oldugu -VÖLKERMORD-SOYKIRIM-adli konferansa katilmak üzere bu gün Hamburg'a gelip yine bu aksam 18,30'da bu konferansa katilarak Türkiye'nin neden soykirimi kabul etmedigini aciklayacakmis.Bilindigi gibi Halil Berktay ve daha bircok ögretim üyesi Türk Ulusunu Ermeniler'e soykirim yapmakla sucluyorlar ve Türk milleti adina birtakim kampanyalar hazirliyorlar.

 

Bir profesörün kariyer sahibi olmasi onun ülke aleyhinde calismasini mesru kilmaz.Meydani bos bulanlar kariyerlerini ülkeye ihanet ederek tamamliyorlar.Bazilarida Disapora sayesinde NOBEL aliyorlar.

 

 

saygilarla

 

Kariyerin başlangıç aşamalarından birisi olan tez sunma eylemi yurtdışından gelen-getirilen tezlerle gerçekleşince sonrasında bunun gerektirdiği birtakım eylemler de kaçınılmaz oluyor :)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

O faaliyete gecenlerin soy agacini cikarmaya kalksaniz cogu ermeniden donmedir.. Bugun internet sayesinde kimin ne oldugunu nereden geldigini insan cok kolaylikla bulmakta.. Hay gozunu sevdigim teknoloji ... Bende soruyorum neden mecliste geregi yapilmiyor nicin kimse Ermenistan ve diasparosu karsisinda passiv pozisyonda kalmaktayiz.. Eee bunu yapacak neredeki... :) Mhpli Devlet Bahceli dahi soyunda ermeni var durum boyle olunca hal ortada ... :)

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Kökeni Ermeni, Ermeni Dönmesi, soyunda Ermeni vs vs...hiç yakışık cümleler değil!

 

 

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Bu IHD ne zaman Türkler'inde hakkini arayacak cok merak ediyorum.Merkezi Türkiye disinda olan, aslinda Insan Haklari ile uzaktan yakindan hicbir baglantilari olmayip sadece Türkiye karsitligi yapmayi kendilerine amac edinmis olan,kökenleri ne oldugu belirsiz ama bildigimiz kadariyla tümüde Ermeni ve Kürtcülük üzerine egitim görmüs yani sartlandirilmis gercek disi argümanlarla Diaspora yandasligi yapmaya soyundurulmuslardir.Taner Akcam'in diaspora parasi ile kariyer yaptigi biliniyor.Yani Ermeni yandasliginin bir kökü Amerika'dadir.Diger kökü ise Almanya'dadir.Halil Berktay Almanya'da konferansa katildi.Konferansi hazirlayanlar Alman HEINRICH-BÖLL VAKFI.Rahmetli Necip Hablemitoglu bu Alman VAKIFLARI hakkinda cok önemli belgeler sunmus ve akabinde büyük ihtimallede Alman Gizli Servisi ajanlarinca sehit edilmistir.Türkiye üzerinde kirli oyunlarini sergileyenler maalesef bu cinayetide yine kendi yazdiklari Ergenekon senaryosuna yüklemislerdir.

 

Kurdugu parti ragbet görmeyince BDP'ye kapagi atan Ufuk Uras simdide AKP'ye yandaslik yapmaya soyunuyor.Soyunmalari gerekir,cünkü AKP ve BDP ayni geminin icindeki yolculardir.Hedefleri bellidir.Kaptanlari Erdogan'dir.8 yilda Türkiye Türkiye olmaktan cikarilmistir.Yunanistan belki mali yönden iflas etti.Türkiye ise bagimsizligini birlik ve bütünlügünü kaybetmek üzeredir.Halki provake edenler halktan alabilecekleri cevaba hazir olmalidirlar.Bunlarin emarelerini son günlerde ve bugün gördük.Gördük ki Türkiye'de sadece Ermeni yandaslari yokmus.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Herzaman soyluyorum ve yinede soylemekteyim... Soykirim falan olmamistir diye ilginc turkiyede hemen hemen tum siyasetciler tum hukukcular bilmekteler .. Oyleki Osmanli Imparatorlugu herseyi harfi harfine not etmistir ulkede nekadar Rum, Ermeni, ve diger etnik kokenlerde insanlar yasadiklarni nekadari ulkede nekadar ic ve dis goc olmustur hepsini kayit altina almistir ve bunlarida uluslar arasi garantorler araciligiyla yapmistir ve belkide turkiyede en saglam arsivler osmanlilar doneminde yapilmistir belkide gelecekte 3 assagi 5 yukari ne olacagini bilmekteler gecenlerde milli kutuphanesinde Ermeni soykirimiyla ilgili yazilar ararken Turk tarih kurumunun resmi sitesine yonlendirildim :) ne ilginctirki orada tastikli Fransiz ingiliz ve ABD tastikli belgeler yer almaktadir nekadar ermeni goc ettirilmis nekadar tekrar geri donmus nekadar osmanli vatandasligina gecmis ve nekadari olmus hepsi tek tek yer almakta yine ne ilginctirki Bugun Cezmi yurtseverde ayni belgeyi yeni bulmus.. :) cok ilginc cok hizli dusunen bir milletiz milli cikarlarimiz olunca bir kablumbaga gibi yol alirken.. bir sahtekarlik bir hirsizlik isi oldugunda isik hizliyla hareket ediyoruz..

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Türkiye'de hicbir tarihte bir Ermeni soykirimi olmamistir,eger bir soykirimdan bahsedilecekse o da Ermenilerin Türklere yaptigi katliamlarin bir soykirim oldugu gercegidir.Gercek böyle oldugu icin birtakim sartlanmis beyinler hala Ermeni soykirimina takili kalmislar ama bir kismida bu söylemden vazgecmislerdir ki bunlardan bir taneside Baskin Oran'dir.Baskin Oran Balcicek Pamir'e "BANA SOYKIRIM OLMUSTUR DEDIRTEMEZSINIZ"demesi cok ilginctir cünkü soykirima takilipkalmis olan bircok Avrupa güdümlü aydin lakabli isimlerin basinda gelenlerden birisi Baskin Orandi.Baskin Oran'ki nerede bir azinlik meselesi varsa orada hazir olan birisidir.Türkten cok Ermeni ve Rumdur.Kibris icin "KIBRISLI RUM OLABILMEYI COK ISTERDIM"diyen Baskin Oran'dir.Bayarak sevgisini abartili bulan Baskin Orandir.

 

Türkiye'de ne bir Ermeni soykirimi ne Rum ne Süryani soykirimi olmamistir.Vicdanini yabancilarin vicdanina satmayan her aydin böyle bir yalana karsi cikar.

Ermeni soykirimi yalanlari Lozan'la hesaplasmak isteyen Bati'nin bir ürünüdür.Icimizdeki Batili aydinlarin hemen hepside bu ürünün propagandasini yapanlardir.Ben Batili aydin diyorum cünkü bu aydinlarin hicbirisi Türkiye'nin tam bagimsizligindan yana degildir milli olan herseye (REFIK HALIT KARAY)gibi karsidirlar.Bu nedenle Türk aydini degillerdir.Türk aydini olamadiklari, Türk milletinin bagimsizligi icin calisamadadiklari icin onlari bati aydini olarak adlandirmakta bir sakinca görmüyorum.Hicbir milletin öz evladi olan bir aydin milletini olmamis bir sucla suclamaz bu ancak kendini o millete ait hissetmeyenlere özgü bir davranis bicimidir.

 

Taksimde kimlerin anma toplantisi yaptiklarini gördük.Hayatlarinda Türk olamamis "HEPIMIZ ERMENIYIZ"diyenlerin biraraya gelmis olmalari ama ayni saatlerde Erivan'da Türk Bayraginin yakilmasi cok ibret vericidir.Ermenilerin Türk bayragini yakmalari tabiiki tüm Ermenilere mal edilemez.Türk bayragini Erivanda yakan Ermenilerle Taksimde Agos gazetesinin önünde anma toplantisi yapanlarin arasinda ben hicbir fark görmüyorum.Tek fark Erivandakilerin zaten Ermeni olmalaridir.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Ermenistan'in Tasnak hükümeti'nin basbakani Kacaznuni'nin saptamalarina kisaca yer vermenin yararli olacagini düsündüm.Bu saptamalarin isiginda neden hala icimizden birileri diaspora'nin sözcülügünü yaptiklarinida okuyanlarin görüslerine birakiyorum.

 

Kacaznuni 1923 yilinda Bükres'te toplanan parti kongresinde Ermeni-Türk sorunu üzerine asagidaki saptamalari yaparak aslinda Türk ulusuna yüklenmeye calisilan ahlak disi suclamalarida cürütmüs oldu.Kacaznuni'nbin saptamalari asagidadir:

 

- Gönüllü silahli birliklerin olusturulmasi hataydi.

 

- Kayitsiz sartsiz Rusya'ya baglanmislardi.

 

- Türkler'den yana olan güc dengesini hesaba katmamislardi.

 

- Tehcir karari amacina uygundu.

 

- Türkiye,savunma icgüdüsü ile hareket etmisti.

 

- Ingiliz isgali,Tasnaklar'in umutlarini yeniden kabartmisti.

 

- Ermenistan'da Tasnak diktatörlügü kurmuslardi.

 

- Denizden denize Ermenistan projesi (Ermeniler'in Karadeniz'den Akdeniz'e kadar uzanan bir Ermenistan hayalleri vardi)gibi emperyalist bir hayale kapilmislar bu yönde kiskirtilmislardi.

 

- Müslüman nüfusu katletmislerdi.

 

- Ermeni terör eylemleri Bati Kamuoyunu kazanmaya yönelikti.

 

- Tasnak yönetimi disinda suclu aranmamaliydi.

 

-Tasnak partisinin artik yapacagi birsey yoktu;iNTIHAR ETMELIYDI.

 

1921'den sonra ortaya cikan Ermeni ve Tasnak belgeleri,soykirim yalanini carpici bir sekilde ortaya cikarmistir.

 

Tasnak yayin organi "AZRANIK"in, 24 Eylül 1915'te Carlik Rusya'si Kafkasya Valisi Nikolay Nikolayic'e yazdiklari:

 

"Dün Tiflis'e Carin Kafkasyada'ki vekili ekselanslari yüce prens Nikolay Nikolayic tesrif etti.Yüce prensin kesin iradesiyle ve kararliligi ile TÜRK HÜKÜMETININ varligini sonuna dek ortadan kaldiracagina derinden inaniyoruz"

 

Yukaridaki yazilar yasayan ve halen herkesin ulasabilecegi belgelerden alinmistir.Kacaznuni'nin bu saptamalari iceren kitabi kitapcilarda mevcuttur.Merak edenler alip okuyabilirler.Bu gerceklerin isiginda neden bazilarinin illede Türk ulusunu suclu göstermeye calistiklarini anlamakta zorlanmiyoruz.Cünkü bu ve buna benzer daha bircok belgeye ragmen soykirimda israr edilmesi ancak art niyetle ve Ermeni dostluguyla aciklanabilir.

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Ermeniler'den bahsedip onlarin masumiyetlerini savunanlarin bilgilerine sunulmak üzere asagida o masum Ermeniler'in Türkler'den intikam almak icin kurduklari terör örgütlerinin listesini yaptim.Her firsatta,Ermenilerin masumiyetinden ve gördükleri zulümden bahsedenlerin,Ermeniler tarafindan katledilen Türkler'in adindan bahsetmemeleride onlarin aslinda insan haklari degilde Ermeni haklari pesinde olduklarini ispat ediyor.Elimizdeki bilgiler 500 bin Türk'ün katledilmis oldugunu gösterirken,ABD eski Baskanlarindan Reagan'in yaptirdigi bir arastirma sonucu aslinda Ermeniler tarafindan katledilmis olan Türkler'in sayisinin 2 milyon civarinda oldugu ortaya cikarilmis.

 

2-3 milyon nüfüsa sahip olan Ermenistan'in 23 adet terör örgütü olabilirmi diye soranlar asagidaki listeyi okusunlar lütfen:

 

1- YANIKYAN KOMANDOLARI

 

2- Mahkum GOURGAN YANIKYAN GURUBU (ILK, TÜRK DIPLOMATININ KATILI)

 

3- ASALA

 

4- JCAG (Ermeni soykirimi icin Adalet Komandolari)

 

5- Yeni Ermeni Direnis gurubu

 

6- Ermenistan'in Özgürlügü Cephesi

 

7- 28'in Ermeni Grubu

 

8- Yeni Ermeni Direnis Hareketi

 

9- Soykirima karsi Ermeni miltanlari komandolari

 

10- Ermeni Gizli Ordusu

 

11- Kara Nisan Örgütü

 

12- 3 Ekim Örgütü

 

13- Alex Yenikomechian Komandolari

 

14- 9 Haziran Örgütü

 

15- Altinci Ermeni Özgürlük Ordusu

 

16- 24 Eylül Intihar Komandolari

 

17- Eylül-Fransa Örgütü

 

18- Orly Örgütü

 

19- Dünya Cezalandirma Örgütü

 

20- Ermeni Kizilordusu

 

21- Ermeni Soykirimina karsi Adalet Mücadele Birimleri

 

22- ARA

 

23- Anavatanimizin Özgürlestirilmesi Icin Gizli Ermeni Ordusu

 

 

Bu örgütler, 1973 Ocak-1986 Kasim Tarihleri arasinda dünyanin degisik merkezlerinde tamitamina 180 terör eylemi gerceklestirmis ve onlarca diplomatimizi sewhit etmis,Türkiye Cumhuriyeti Devletinin icerde ve disardaki kurumlarina kuruluslarina maddi zararlar vermislerdir.Bu teröristlerin hemen hepsi ya yakalanmamis ya da yakalanip kisa bir süre sonra serbest birakilmislardir.

 

 

 

saygilarla

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

Yani nedir anlamak çok zor inanın. Kardeşcesine şu dünyada yaşamak varken bu tip olaylar bizi derinden yaralıyor.

 

işte şu maddelere bakın lütfen:

 

Gönüllü silahli birliklerin olusturulmasi hataydi.

 

- Kayitsiz sartsiz Rusya'ya baglanmislardi.

 

- Türkler'den yana olan güc dengesini hesaba katmamislardi.

 

- Tehcir karari amacina uygundu.

 

- Türkiye,savunma icgüdüsü ile hareket etmisti.

 

- Ingiliz isgali,Tasnaklar'in umutlarini yeniden kabartmisti.

 

- Ermenistan'da Tasnak diktatörlügü kurmuslardi.

 

Şu maddeler bile bize çok şeyleri anlatıyor.

Bu iletiyi paylaş


İletiye ulaşan sekme (kopyala)
Diğer sitelerde paylaş

İletiniz moderatör kontrolünden geçtikten sonra sitede gösterilmeye başlanacaktır. Eğer buna maruz kalmak istemiyorsanız lütfen hemen bir ÜYE OLUNUZ.

Misafir
İletinizi misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer üye iseniz lütfen GİRİP YAPARAK gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoticons maximum are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.