Zıplanacak içerik
  • Üye Ol
  • başlık
    202
  • yorum
    1.016
  • görüntü
    372.921

"HAVA SOĞUYUNCA GÖLGE VEREN AĞAÇLARI UNUTURSUN"

Radya

3.506 görüntü

blog-0978602001415826638.jpg

Unutmanın insana verilmiş en güzel hediye olduğunu düşünüyorum. Her yeni güne umutla, heyecanla başlar mıydık öleceğimizi unutmasak ya da belki unutamasak?

 

Bir düşünün; insanlar cenaze evlerinde, hastanelerde hastalarını beklerken bile sürekli acı içinde olmazlar. Bir afacan çocuk girer odaya ya da hastanede bir bebek doğar. Olur bir şeyler işte, anlık da olsa unutursunuz acınızı. Sonra o anlar daha da çoğalır ve acınız yalnızca belli belirsiz, olmadık zamanlarda hissedilen küçük bir sızı olarak kalır içinizde.

 

Hayatınızdaki en utanç duyduğunuz anı düşünün bir; ya unutmasaydınız ya da belki unutamasaydınız, hayatınız boyunca o utanç yüzünüzü kızartsaydı…

 

Yani diyeceğim unutmak güzeldir.

 

Bazen de sınavdır unutmak. Sanırım bu dünya hayatındaki en büyük sınavımız. Bir bakar mısınız şu söze, ne kadar da hazin: "Hava soğuyunca gölge veren ağaçları unutursun"

 

 

Ne büyük vefasızlık değil mi? Aslında hepimiz yapıyoruz bu vefasızlığı. Unutuyoruz çünkü. Burada hazin olan ağacın düştüğü durum değildir. Ağaç yeşillenmeyi, çiçek açmayı, meyve vermeyi üstüne bonus olarak da size gölge sunmayı unutmaz çünkü. Bir ağaç içten çürüse de ayakta ölür. Belki de unutmadığındandır ya da unutamadığındandır, ne dersiniz?

 

 

 

Şimdi bir bakalım başka neleri unuturmuş insan:

 

 

İnsan unutur. Verdiği sözleri unutur. İnsan unutur. Bir zamanlar ne hissettiğini unutur. İnsan unutur. Bir zamanlar ne çektiğini unutur. İnsan unutur. Çabasının işe yaramadığını unutur. İnsan unutur. Tüm sevdiklerinin ve kendisinin öleceğini unutur. İnsan unutur. Önemli kabul ettiği şeylerin büyük bir kısmının önemli olmadığını unutur.

 

 

Aynı hataları defalarca yapar; çünkü unutur.

 

Minnet duymaz; çünkü geçmişte kim olduğunu unutur.

 

Paylaşmaz; çünkü paylaştığında mutlu olduğunu unutur.

 

Öfkelenir; çünkü öfkelendiğinde acı çektiğini unutur.

 

Arzularının pençesine düşer; çünkü arzuları asla tatmin edemediğini unutur.

 

Başkalarını zor duruma düşürür; çünkü başkalarını zor durumdan kurtardığında sevinçle dolduğunu unutur.

 

Endişelenir; çünkü geleceği kontrol edemeyeceğini unutur.

 

Pişmanlıklarla ve suçlulukla yaşar; çünkü geçmişi değiştiremeyeceğini unutur.

 

Tembellikle yaşar; çünkü en değerli deneyimlerin biz onları beklemezken geldiğini unutur.

 

Hazırlık yapar; çünkü olanın bizi daima hazırlıksız yakalayacağını unutur.

 

Hayaller kurar; çünkü olanın daima hayal ettiğimizden farklı olacağını unutur.

 

Başkalarının iyi işlerini kötüler; çünkü kendini yüceltmenin yolunun başkasının hatasına vurgu yapmak değil kendini geliştirmek olduğunu unutur.

 

Somurtur; çünkü gülümsemenin bulaşıcı bir iyilik olduğunu unutur.

 

Açgözlülük yapar; çünkü cesaretin en değerli yatırım olduğunu unutur.

 

Zamanını boş yere harcar; çünkü bu değerli hayatın kısacık olduğunu unutur.

 

Başarı elde etmek, alkış almak için kendini türlü acıların, türlü erdemsizliklerin kucağına atar; çünkü her şeyin geçici olduğunu unutur.

 

Suçlar; çünkü eylemlerin özgür olmadığını, koşullarca belirlendiğini unutur.

 

Böbürlenir; çünkü başarının kendi ürünü olmadığını unutur.

 

Kendisiyle konuşur; çünkü gerçeği duyabilmek için susması gerektiğini unutur.

 

Dinlemeyi unutur; çünkü anlaşılabilmenin tek yolunun anlamak olduğunu unutur.

 

 

Kısacası insan unutur.

 

 

Cem Şen


×

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.