Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

2. abdülhamit ulu hakan mıydı yoksa kızıl sultan m


Unarm
 Paylaş

Önerilen İletiler

Abdülhamit ittihatçılara başından beri karşı olmuştur.

Bu nedenle tahtından da oldu.

İsraile rest çekti.

İsrailin sözü küçük bir toprağa tüm borçları ödemek ve hazineyi tamamen doldurmaktı.

Kolay değil böyle bir teklifi reddetmek.

Sen en iyisi Abdülhamit'in liderlik sırları diye bir kitap var onu oku.

Bu adam 19.yy en iyi devlet adamıydı.

 

Dehasını keşke onu tahttan indirenler gibi siz de anlayabilseniz...

 

keşke sende ilkokul seviyesinde tarih okusaydın.

 

İsrail Devleti 1948 yılında kuruldu. Yani gerçekten Abdulhamit büyük iş başarmış olmayan bir devletin teklifini reddederek :) Abdulhamit'İn tahtta olduğu yıllarda, bu israilin olduğu topraklarda bırak teklif yapmayı. Muhtar seçecek kadar yahudi yaşamıyordu.

 

Birde hani derler ya tatlısu milliyetçileri diye. bu türde böyle. Hem ben milliyetçiyim diye gezineceksin, hem ittihat terakkiye düşman olacaksın. Milliyetçiliği türkiyeye getiren ittihat terakkidir, Türk milliyetçiliğinin ve Turancılığın babası ise Enver Paşa.

 

Hem ben Turancıyım diyeceksin. Hem Turan fikrini uygulamaya kalkan tek lidere düşman olacaksın .

 

al gözüm seyreyle, çadır tiyatrosu. biletler gişede. Askere 50 kuruş, ******** iki çeyrek.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • Cevaplar 73
  • Tarih
  • Son Cevap

Bu Başlıkta En Çok Gönderenler

Bu Başlıkta En Çok Gönderenler

Abdülhamid HAN a kızıl sultan diyen gaflet eri *******, okuyun, ama Türk değil de yabancıların kontrolünde yazılan İlkokul tarih kitaplarını okumaya devam edin siz. Eminim onlar sizin için en doğrudur size en doğruyu gösterir.

ABDÜLHAMİD Han gibi bir Sultan daha gelmişmi bilinmez, şüphesiz hakı en çok yenen SULTAN dır

GÖK SULTAN ABDÜLHAMİD HAN.

 

ABDÜLHAMİD in kurtlarla Dansı isimli kitabı okuyun, Gök Sultan "Hain" olsay dı Filistin karşılığın da Osmanlı devletinin tüm borçlarını ödemeyi öneren Siyonistlerin teklifini kabul ederdi.

 

Gök Sultan a Kızıl Sultan , Hain vs. karalamalar da bulunanlar bir dayanak gösterin de bizde inanalım ..!

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 5 ay sonra...
keşke sende ilkokul seviyesinde tarih okusaydın.

 

İsrail Devleti 1948 yılında kuruldu. Yani gerçekten Abdulhamit büyük iş başarmış olmayan bir devletin teklifini reddederek :) Abdulhamit'İn tahtta olduğu yıllarda, bu israilin olduğu topraklarda bırak teklif yapmayı. Muhtar seçecek kadar yahudi yaşamıyordu.

 

Birde hani derler ya tatlısu milliyetçileri diye. bu türde böyle. Hem ben milliyetçiyim diye gezineceksin, hem ittihat terakkiye düşman olacaksın. Milliyetçiliği türkiyeye getiren ittihat terakkidir, Türk milliyetçiliğinin ve Turancılığın babası ise Enver Paşa.

 

Hem ben Turancıyım diyeceksin. Hem Turan fikrini uygulamaya kalkan tek lidere düşman olacaksın .

 

al gözüm seyreyle, çadır tiyatrosu. biletler gişede. Askere 50 kuruş, ******** iki çeyrek.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

KARŞINIZDA GÖK SULTAN ABDULHAMİTHAN

(14 MART 1917)

BEYLEERBEYİ SARAYI

 

Nekadar garip bir teccellidirki amcam ABDULAZİZHAN'düşürmek için avrupaya kaçan Genç Osmanlılar eninde sonunda

muradlarına ermişler,hem padişah düşmüş,hemdepeşinden hemen93harbi rumelinin yarısını alıp götürmüştü.Tıpkı on

lar gibi beni düşürmek için avrupaya kaçan jön türkler de muradlarına ermişler beni düşürmüşler ve3girdikleri cihan savaşın

da da osmanlı imparatorluğunu elden çıkarmışlardır.

Her iki gurup da memleketin okumuş yazmışlarını içine alıyordu.her iki grup da Batıcılığa hayrandı.Her iki gurp da memleketin tek kurtuluşunu Meşrutiyette görüyorlardı .her iki gurup da emellerine ordunun bir parçasını vasıta etti.

her iki gurubun dayandığı ordu da içinden parçalandı.

Evet nekadar daha garip bir tecllidir ki ben bu olayların her ikisinide içinde yaşadım.Amcamın öfkeyle yapamadığını,

ben sabırla yapmayı denedim.Amcamın ceza ile yapamdığını ben bağışlayarak elde etmeye çalıştım.Ama yinede muv

affak olamadım!

Ve daha garip bir tecelliye bakınızki ''Genç Osmanlılarıda''ı da ''Jön Türkler''i de Osmanlıyı parçalamak büyük devletlerin

hepsi arkalıyorlardı!Bu devletlerin gözünde Ümit bu gençlerdeydi!Bunların dediği yapılırsa Osmanlı kurtulacak,dediklerine

bakılmazsa batacaktı!İki kere istemiyerekte olsa,dediklerini yaptık ve işte battık.

Bari son kalan vatan toprağında yaşayanların gözleri açıdımı?...İNŞALLAH

Evladım sayılan bu vatan çoçukları,benim,bir sarayın dört duvarı arsında gördüğüm hakikati koskoca yeryüzünü gezip gördükleri halde nasıl göremediler?göremediler de Ecdad kanıyla sulanmış koskoca bir ülkeyi elleriyle batırdılar.

Suçlamaya dilim varmıyor;Fakat görüyolardı ki İnigilizler,fransızlar,Ruslar,hatta Almanlar ve Avusturyalılar,yani bütün

büyük avrupa devletleri mefaatlarını Osmanlı mülkünün parçalanmasında bbulmuşlardı;Görüyorlardı ki bunlar birbirleriyle dalaşıyorlar ama Osmanlılara üleşmekte anlaşıyyorlardı.Anlşamadıkları kimin daha büyük parçayı yutacağıydı.öyle olduğu halde bu düşüncede olan devletlerin kendilerini arkalamalrından da mı bir mana çıkaramıyorlardı?

Söyledim yine söyleyeceğim ;Anlattım yine anlatacağım,düşünmüyorlardıki,Osmanlı ülkesi bir çok milletten meydana gel

miştir.Böyle bir ülkede meşrutiyet ülkenin temel unsuru(TÜRK) içn ölümdür.İngiliz meclisinde;Hintli,Afrikalı,Mısırlı;Fransızda

bir Cezayirli mebus varmıydı ki,Osmanlı da Rum,Ermeni,Arap,Sırp,Bulgar mebusu istemeye kalkıyorlar!

Hayır bunca okumuş,düşünmüş,kendisini davasına vermiş vatan evladının cibiliyetsiz çıkacağını kabul edemem.Sadece aldandılar derim .Aldandılar ama,cezalarını kendilerinden çok ,aldanmayan masum vatan evladı çekti;Hem öldüler

hem vatandan oldular.

SAYGILARIMLA KRALLLL

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 1 ay sonra...
  • 1 ay sonra...

arkadaşlar sırf bu topic e yorum yazabilmek için üye oldum bu siteye çünkü yazılan yazılardan bazıları çok garibime gitti.. sanki hiç tarih bilgisi olmayan insanlar yazmış gibi geldi bana.. tarihte esas olan bir çok belgenin bir konuyu desteklemesi veya yalanlamasıdır.. tek bir belgeyle tek bir kitapla tek bir yazarla asla hiç bişey belgelenemez..

gelelim konuya... öncelikle bu konu kesinlikle çok hasastır... önemli araştırmalar gerektirir.. eski arşivlerin incelenmesi değişik uzmaların anlattıkları dinlenmeli ve bir yorum yapılmalıdır.. topic tarihi bayağı eski buraya yorum yazan arkadaşlar hala bu forumu takip ediyormu bilemem ama ben içimde kalmaması için bişiler yazmak istedim...

 

ilk önce çanakale boğazıyla başlamak istiyorum... çanakkale boğazında 1915te kullanılan topların hepsi almanyadan getirilmiştir... alman top firması khruz(yanlış hatırlamıyosam) 5 yıl boyunca osmanlı devletine top üretmiştir.. ve bu topların hepsi çanakkale boğazındaki tabyalara getirtilmişti... bunu yapan kişi ise tabiki 2.Abdülhamittir...

 

topların çoğunlunu kendi parasıyla almıştır..

 

istanbuldan şam a kadar olan demiryolunu yine 2.Abdülhamit yaptırmıştır..

 

yapılan bu iki şey şu anda bizim bağımsız olarak yaşamamızı sağlayan en büyük nedenlerdendir... aklınızdan çıkarmayın..

 

O bir gün boğazlarda bi savaş olacağını biliyordu...

 

doğruları öğrenmek isteyen her zaman öğrenir yeterki doğruları öğrenmek istesin...

 

doğruları öğrenmek istemeyen kişilerin ise kesinlikle yanlışlardan bir çıkarı vardır...

 

saygılar

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 2 ay sonra...

bu foruma sırf bu topic icin kayıt oldum

oncelikle sunu soylemek istiyorum ben ogrenciyim ve lisede inklap tarihi adlı bir ders goruyorum

fakat okulda o kadar ecdadımızı kotuluyorlar ki artık iice sinirlerim bozuluyor ve dersi dinlememeye basladım

 

suana kadar sultanabdulhamit hakkında bir kitap okudum ve o kitapta da sultanabdulhamit han hakkında unlulerin itirafları yer alıyordu

ve suanda biliyorum ki sultanabdulhamit kesinlikle Kızıl sultan degil Osmanlı imparatorlugunun devamı icin elinden geleni ardına koymayan ulu bir padisahtı.

 

ama suanda Sultanabdulhamit han hakkında daha cok bilgi edinmek istiyorum.

bu topici baya bi okudum aynı zamanda tavsiye edilen kitaplarıda hemen aramaya basladım ve kısa sure icinde onlarıda okuyacagım.

 

Ama aklıma takılan bi kac soru var NEDEN Sultanabdulhamithanı kotulemek istiyorlar neden genc beyinleri ecdadlarına dusman etmek istiyorlar?

neden kimse hicbirsey yapmıyor bu konudada gozyumuyor?

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

arkadaşlar sırf bu topic e yorum yazabilmek için üye oldum bu siteye çünkü yazılan yazılardan bazıları çok garibime gitti.. sanki hiç tarih bilgisi olmayan insanlar yazmış gibi geldi bana.. tarihte esas olan bir çok belgenin bir konuyu desteklemesi veya yalanlamasıdır.. tek bir belgeyle tek bir kitapla tek bir yazarla asla hiç bişey belgelenemez..

gelelim konuya... öncelikle bu konu kesinlikle çok hasastır... önemli araştırmalar gerektirir.. eski arşivlerin incelenmesi değişik uzmaların anlattıkları dinlenmeli ve bir yorum yapılmalıdır.. topic tarihi bayağı eski buraya yorum yazan arkadaşlar hala bu forumu takip ediyormu bilemem ama ben içimde kalmaması için bişiler yazmak istedim...

 

ilk önce çanakale boğazıyla başlamak istiyorum... çanakkale boğazında 1915te kullanılan topların hepsi almanyadan getirilmiştir... alman top firması khruz(yanlış hatırlamıyosam) 5 yıl boyunca osmanlı devletine top üretmiştir.. ve bu topların hepsi çanakkale boğazındaki tabyalara getirtilmişti... bunu yapan kişi ise tabiki 2.Abdülhamittir...

 

topların çoğunlunu kendi parasıyla almıştır..

 

Madem konu çok hassas.

 

İnsanlara "tarih bilgisi olmayan insanlar" demeden önce sen Abdulhamid hangi yıllarda padişahlık yapmış onu bir öğren istersen. Yani ortaokul seviyesindeki tarih bilgisinden bahsediyorum.

 

 

Abdulhamid 1909 tarihinde Tahttan indirilmiştir. Çanakkale savaşıyla Abdulhamid'İn uzaktan yakından bir alakası yoktur. Çanakkale savaşlarında Padişah V. Mehmet Reşad'dır. Ancak idare padişahta değil İttahat Terakki ve "Üç Paşalar" dadır.

 

Abdulhamid Döneminde Osmanlı topraklarının büyük kısmını kaybetmiştir.

 

Osmanlı maliyesi çökmüş ve tamamıyla Yabancı devletlerin yönetimine bırakılmış "Duyun-u Umumiye" böylece Osmanlı İmparatorluğu yarı sömürge haline gelmiştir. (siyasi yönetim Osmanlıdadır ancak ekonomiyi yabancı devletler yönetmektedir)

 

Ülkede tam bir istibdat rejimi kurulmuş binlerce kişi sürgüne gönderilmiştir. Abdulhamid ve onun ünlü "hafiyeleri" yüzünden dünya yeni bir yüzyıla girip yeni fikirler, yeni gelişmelerle güçlenriken Osmanlı'da insanlar ağzını açmaya korkar hale gelmiştir.

 

Abdulhamid iyidir veyahut kötüdür gibi bir tanım yapılamamaz. Ancak net olan gerçek. Abdulhamid Dönemi Osmanlı'nın kaybettiği yıllardır. Abdulhamid başarısız bir padişahtır.

 

Padişah olduğu yıllarda. Osmanlı yarı sömürge haline gelmiş, hiçbir ilerleme kaydedemiş ve topraklarının büyük çoğunluğunu kaybetmiştir.

 

Tahta çıktığı 1876 yılındaki Osmanlı'nın haliyle tahttan indiği 1909 yılındaki halini kıyaslamak ise çok kolay bir iştir.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Ama aklıma takılan bi kac soru var NEDEN Sultanabdulhamithanı kotulemek istiyorlar neden genc beyinleri ecdadlarına dusman etmek istiyorlar?

neden kimse hicbirsey yapmıyor bu konudada gozyumuyor?

 

Ne desinler, tahtta olduğu yıllarda olan biten ortada. Memleketin ne hale geldiğide.

 

Ne desinler?

 

"Mükemmel bir padişahtı. Hiç toprak kaybetmedi, Osmanlıyı zenginleştirdi, güçlendirdi" mi desinler

 

Abdulhamid tahttayken Osmanlı tarihinin en büyük yenilgisini almış 93 harbinde, başta balkanlar olmak üzere imparatorluğun topraklarının yarısı kaybedilmiş. Ekonomi çökmüş , koskoca imparatorluk ekonomi yabancı devletlerin idaresine bırakılmış.

 

Sen nesini savunuyorsun. Onu söyle.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

peki cevap verebilirmisin onun yerinde kim olsa daha iyi bi sonuc alabilirdi devleti ondan oncekiler o duruma getirdikten sonra??

ayrıca onun padisah oldugu zamanlarda kendilerini okumus zanneden bi kac grup vardı.sultan Abdulhamit evet mesrutiyete karsıydı o zamanlar cunku devlet sadece bir milletten olusmuyordu bir cok milletten olusuyordu.Osmanlı Devletinin tum devletlerden ayıran yanıda buydu.Acaba İngiltere parlementosunda o zmanlarda bir alman yahut yahudi varmıydı??yada alman parlementosunda bir Türk hic gorulmusmudur??ama o zamanlarda Abdulhamit dusmanları Avrupada okumus!! alimler mesrutiyeti ilan ederek devletin omrunu kısaltmıslardır, cunku bir devletin mebusları farklı farklı ırklardan oldugu zaman o devlete yabancı guclerin karısması kacınılmaz olur..buna ragmen 1. mesrutiyeti denenmesi icin ilan etti ve Sultan Abdulhamit devlete zarar verecegini dusunerek mesrutiyeti kaldırmıstır.

Sultan Abdulhamiti tahtan indirmeye gelenler arasında kimler vardı peki??hepsi azınlıklar icindeydi..soylermisin kim ondan daha iyi idare edebilirdi o sekildeki bir devleti yada nasıl idare edilebilrdi??

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Sultan Abdülhamid Hân niçin tahttan indirildi?!.

 

Necip Fazil Bey rahmetlinin ifadesiyle: “Mesrutiyet, bir takim fikirsiz Makedonya kabadayilarinin ruhuna gem takmis ve kör hamlelerini istismara yol bulmus teskilâtli Yahudilik, Masonluk ve Dönmeligin eseridir!..” Ittihatçi çete bu sekilde Ikinci Mesrutiyet hareketini basarmis fakat zamanin pâdisahi Ikinci Abdülhamid Hân’i devirememisti!.. Hem Sultan Hamid, hem o dönemin devlet adamlari iktidarda idi!.. Halbuki gaye, ne Kanun-u Esasî’nin (Anayasa) tekrar yürürlüge girmesi, ne Mesrutiyet’in ilâni, ne de Meclis-i Meb’ûsân’in açilmasiydi... Bunlar birer vasita idi ve bu vasitalardan istifade ile Sultan Hamid devrilecek, Pâdisahin Islâm âlemindeki hilâfet politikasi yok edilecek, Devlet-i Aliyye yagma edilecekti...

 

Bize düsman ser kuvvetler bu gaye ile Ittihatçi çete efradinin elinden tutmustu amma, Mesrutiyet’in ilânina, Meclis-iotarih41.jpg (47760 Byte) Meb’ûsân’in açilmasina ragmen Sultan Ikinci Abdülhamid Hân hâlâ mevkiini muhafaza ediyordu. Üstelik millet çogunluguyla padisahi seviyordu, ordu, mühim ekseriyyeti ile Pâdisaha bagli idi, “Hareket Ordusu” Kumandani Mahmud Sevket Pasa, Meclis-i Meb’ûsân Baskani Ahmed Riza Bey’e söyle diyordu: “Ben maiyyetimdeki askeri, mesrutiyet ve pâdisahi kaldirmak isteyenleri te’dib edecegiz (cezalandiracagiz), Pâdisahin ve milletin cani tehlikededir diyerek buraya getirdim. Hal’in (Pâdisahi tahttan indirmenin) bizim tarafimizdan vuku’ bulacagini asker duyarsa isyan eder, mahvoluruz.” Milletvekilleri ise, Yildiz Sarayi’nin “Tûlânî Merasim Salonu”nda 31 Aralik 1908 Persembe günü verilen ziyafette birbirini çignercesine Pâdisahin elini etegini öpmüslerdi, koyu bir Sultan Hamid düsmani olan o devrin ünlü kalemsoru Hüseyin Cahid (Yalçin) hâtiratinda: “Abdülhamid ile görüsen Avrupalilar, onun pek çekici ve baglayici bir nezaket ve sahsiyyeti oldugunu ötedenberi yazarlardi. Bunu dalkavukluga ve menfaatperestlige hamlederek inanmazdik. Fakat bu gece Abdülhamid’deki büyük cazibeyi ben yakindan gördüm. Ziyafet sonunda hemen bütün mebuslarin/milletvekillerinin kalbini kazanmisti” diyerek bu gerçegi itiraf etmistir!.. Sultan Abdülhamid Hân’in saltanati boyunca (1876–1909) kazandigi bu muhtesem nüfuz ve itibar, Ittihatçilari korkutmus ve iste onlar, bütün gayretlerine ragmen sekiz buçuk aydir Pâdisahi devirmeye muvaffak olamamislardi!..

 

Halbuki, Ittihad ve Terakki adli çetenin basindakilerin ekserisi masondu ve bu masonlarin kayitli bulundugu loca Sultan Abdülhamid Hân’in tahttan indirilmesine çoktan karar vermisti!.. Masonlar bu kararla Ittihatçilara yardimci olmuslar, tiyatro oyununu andiran bir merasimle (tekris) yemin ettirmislerdi!..

 

Gizli anlasma!..

 

Sevr’e kadar, düsmanlarimizin aleyhimize yaptiklari –elimizde bulunan bes gizli antlasmaya göre– gayeleri: Milletin ve devletin haklarini titizlikle koruyan, düsmanin bütün mel’anetlerini en ince teferruatina kadar bilen ve aldigi fevkalâde tedbirlerle, bu arada bizzat elindeki “Yildiz Istihbarat Teskilâti” çalismasiyle koskoca Osmanli Imparatorlugu’nu (Adriyatik’ten Bagdat’ta, Kuzey Karadeniz sahillerinden Orta Afrika’ya kadar) bütün iç ve dis düsmanlara ragmen ayakta tutan Sultan Ikinci Abdülhamid Hân devrilecek ve sonra... Ve sonra Yahudi Filistin’e yerlesecek, Pâdisahin Islâm âlemindeki taa Çin’e kadar uzanan büyük nüfuz ve itibari yok edilip Ingiliz emperyalizmasi hâkim olacak, Moskof, gözünü diktigi “Bogazlar”i alip Akdeniz’e inecek, “Türkiye’nin mirasi üzerinde Almanya’nin haklari”ndan bahseden Almanlar, Ingilizleri alt edip Anadolu ve Mezopotamya ile beraber Hindistan ve Misir’a sahip olacak, biri surayi, digeri burayi zaptedecek... Velhasil muhtesem Imparatorlugumuz yikilip gidecekti!..

 

Asirlardan beri bu gaye pesinde kosan düsman, Tanzimâtçisini da, Yeni Osmanlisini da, Ittihatçisini da zaman zaman hep bu gaye ugruna besleyip bagrina basmis bu gaafilleri veya hainleri kendi usullerince ayni gaye ugruna yetistirmistir!..

 

Tanzimâtçidan Yeni Osmanli’ya, ondan da Ittihatçi’ya intikal eden bu gaflet veya ihanet nihayet netice vermis, tarihimize “irticâ” diye geçen Rumi: 31 Mart 1325, Milâdî 13 Nisan 1909 olayi sonunda Sultan Ikinci Abdülhamid Hân al-asagi edilmis, kendi ifadesiyle: “........ fimabaad (bundan sonra) ne pâdisahligin ve ne de hilâfetin ehemmiyeti kalmayacaktir. Zannedersem ben, hateme-i müluk (pâdisahlarin sonu) olacagim” demis ve gerçekten ondan sonra gelen kardeslerinden Suldan Resad (1909–1918) Ittihatçilar elinde esâretten bir saltanat sürmüs; Sultan Vahideddin (1918–1922) ise bahtsiz bir Osmanoglu olarak yurt disina hicret edip hayatini gurbette tamamlamistir!..

 

Ve sonrasi...

 

91 yil evvel 27 Nisan 1909 Sali günü “Meclis-i Millî” denilen içlerinde pek çok hainin de bulundugu Âyan/Senatör ve meb’ûsanin/milletvekillerinin bulundugu topluluk “tamamen uydurma, iftira, yalan, efsane saheseri” bir fetvâ ile Abdülhamid Hân’i tahtindan indirdi!.. Böylesine bir fetvâya Fetvâ Emini Haci Nuri Efendi bütün tehdit ve tazyike ragmen muhalefet ederek meslek-i ilmiyyenin haysiyyetini korumustur. Mevlâ râhmet eyleye...

 

Sultan Ikinci Abdülhamid Hân’i tahtindan indirenlerin basinda Talât Pasa vardir. Mason, hem de Üstad-i-a’zam derecesinde mason olan bu Talât Pasa için Falih Rifki Atay: “Imlâsini bizim düzeltecegimiz kadar Türkçesi vardi” der!.. hamid2.jpg (31483 Byte)Iste bu masonun basinda bulundugu çete, “tamamen uydurma bir fetvâ” ile Abdülhamid Hân’i devirdikten sonra, yeni bir “afvolunmaz hatâ”, “silinmez leke” ile, içlerinde ünlü bir Yahudi’nin, bir Ermeni’nin ve iki de karanlik islerin adamindan kurulu bir heyeti, “Osmanli tarihinde tek bir misli olmayan fâcia” ile Müslümanlarin Halifesi olan alti yüz yillik Osmanli devletinin hâkanina göndererek tahttan indirildigini bildirmekten utanmadilar!.. Ve sonra da ayni günün gecesinde alelacele bir kararla Selânik’e gönderdiler!.. Yirmi dört kisilik maiyyetiyle çok zor sartlar içindeki bu yolculugun ne müdhis bir eziyet içinde geçtigine dair pâdisahin kizlarindan Sadiye Sultan (1886–1977) ile Ayse Sultan’in (1887–1960) yayinlanmis hâtiralarinda ibretle okunacak sayfalar vardir!..

 

O tarihe kadar pek çok pâdisah hal’ edilmis/tahtindan indirilmis, hattâ Ikinci Osman/Genç Osman (1618–1622) ve Abdülaziz Hân (1861–1876) gibi öldürülenler olmus, fakat Istanbul disina sürgün edilen pâdisah olmamisti!.. Hareket Ordusu basinda Istanbul’a giren ve Abdülhamid Hân’in “büyüklügü” sayesinde müdhis bir lüpçülükle zafer (!!!) kazanip tam bir diktatör kesilen Mahmud Sevket Pasa bu sürgün isini plânlayan kimsedir!.. Sultan Hamid bu nankörün tertibi, oyunu ile Selânik’e giderken, Istanbul’da korkunç bir soygun baslamis, daha evvel kaydettigimiz bu korkunç soygun tarihimize “Yildiz Yagmasi” diye geçmis ve bu “yagma”dan kurtulabilen yalniz Yildiz Kütüphânesi olmustur!..

 

91 yil evvel 27 Nisan 1909 Sali günü baslayan Abdülhamid Hân’in Selânik’deki sürgün hayati 1912 yilinin 1 Kasim Cuma gününe kadar üç sene, alti ay, üç gün devam etmistir!.. Bu üç buçuk yillik sürgün hayatinin zorluklari, istirabi, hüznü ve üstelik servet gasbi basta Mahmud Sevket Pasa olmak üzere, Ittihatçi çete basindaki sergerdelerin yüz karasidir!..

 

Bu haftaki yazimizi Ali Riza Alp’in bir cümlesiyle noktalayalim: “Abdülhamid’i kötülemek cehalettir.”

 

 

 

Kaynak: Milli gazete, 28.04.2000

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

ben cok bişi demeyecem ama gercekten ulkeyi cok ii yonetmis bir sultan imis Sultan Abdulhamid. ve İT nin bir kac liderinin soyledigi bir kac yazıyı ekleme istiyorum.Onlar ozamn onu indirdikten sonra pismanlıklarını bu sekilde dile getirirken suanda kendini tarihci veya adam zannedenlerin Sultan Abdulhamid hanı kotulerken neye dayandıgını bilmiyorum ve anlamıyorum keske anlayabilsem..

Rıza Tevfik de Sultan Abdülhamid'e karşı çıkanlardan; hatta, kendi ifadesiyle, 31 Mart komplosunu tertipleyenlerden biri. Seneler sonra Sultan Abdülhamid'den "özür dileyen" bu şiiri yazmış.

 

Necip Fazıl Kısakürek bu şiiri 1947'de Büyük Doğu’da yayınladığı için bir süre hapis yatmış. Rıza Tevfik’in hastane yatağında şunları söylediği naklediliyor:

 

"Ben bu şiiri Türk milletine hakaret kasdıyla değil, tamamıyle aksi olarak, Türk milletini ölüme götüren bir zümreyi teşhir ve Abdülhamid Han'a edilen iftiraları tesbit gayesiyle yazdım. 31 Mart vakasını tertiplediği isnadı altında tahtından alaşağı edilen büyük hükümdar, bu isnadla, sade iftiraların değil, tertiplerin de en hainine hedef tutulmuştur. 31 Mart'ı tertipleyen İttihatçılar ve bu işe memur edilenler arasında bizzat ben varım. 31 Mart'ı kışkırtma ve körükleme işini Selim Sırrı ile Rıza Tevfik idare etti. Hasta yatağımdan söylediğim bu sözlere tarih kulak kabartsın."

Meşhur Dr. Rıza Nur Sultan Abdülhamid'e karşı çıkanlardan; hatta hatıralarında Sultan Abdülhamid aleyhine yer yer ağır ifadeler var (Dr. Rıza Nur ile şiiri yazan Rıza Tevfik farklı şahıslardır). Buna rağmen Cumhuriyet dönemini anlatırken şunları yazmaktan kendini alamamış:

 

"Hürriyet imha edildi. Yeni bir zulüm ve istibdad dönemi başladı. Bu zulüm ve istibdad Abdülhamid'inkinden de İttihadçılarınkinden de dehşetli oldu. Zavallı Hamid kaç kişiyi asmıştı. Hiç...Hele hiç hırsızlık etmedi, hiç fuhuş yapmadı, hiç israfta bulunmadı. Bilakis memlekette bunların önüne geçmeye çalıştı idi. Bu devre bakınca insan Abdülhamid aleyhine kıyam ettiğine utanıyor." (c.4, s.1503)

 

"İttihadçıların halini görünce Abdülhamid aleyhine çalıştığıma utanmış, ne büyük günah işlemişim demiştim. Bunu görünce Abdülhamid'e de İttihadçılara da rahmet okuyor, aleyhlerine çalışmakla ettiğim günahların affını Allah'dan diliyorum." (c.4, s.1513)

 

Bkz. Dr. Rıza Nur, Hayat ve Hatıratım, Altındağ Yayınevi, İstanbul, 1967.

 

 

ve birde Yılmaz ÖZTUNA'nın 7 yıl once Sultan Abdulhamid Han hakkında yazdıgı bir yazıyıda eklemek istiyorum umarım anlamıssındır kimi savundugumu

 

SULTAN ABDÜLHAMİD

 

 

İkinci Sultan Abdülhamid, dün İstanbul’da, ölümünün 88. yıl dönümü vesilesiyle anıldı. 32 yıl, 7 ay, 22 gün hâkan-halîfe olmuşsa da, devleti şahsen yönetmesi 30 yıl, 5 ay, 9 gündür. 27 Nisan 1909’da tahttan indirilip Balkanlı eşkıyanın yağmasına açılan Yıldız Sarayı’ndan ayrılırken; “Devleti 10 yıl idare edebilirlerse bir asır idare ettik diye sevinsinler.” keramete benzer tarihî sözünü söyledi. 10 Şubat 1918 günü saat 15’00’te Beylerbeyi Sarayı’nda öldü. 75.5 yaşında idi...

 

İttihadçılar, Doğu Anadolu’da Ermenilere bugünkü 23 ilimizi vermediği için “Kızıl Sultan” (Le Soultan Rouge) diyen Fransız tarihçisi Kont Albert Vandal’ın bu sözünü, tahttan alınan Sultan Abdülhamid hakkında kullanırlarken, artık bundan vazgeçmişlerdi. Hükümdarı tahtta bıraksa idiler Balkan Savaşı çıkmayacağını, Dünya Savaşı çıksa bile kesinlikle katılmayacağımızı artık anlamışlardı, biliyorlardı. Aleyhinde vagon dolusu yayın yaptıkları eski hükümdara, tahttaki imparatorlara mahsus devlet cenaze töreni düzenlediler. Hıçkırıklarla cenazeyi izleyen İstanbul halkı, böyle istiyordu. Şehzadelerin arkasında, başkomutan vekili Enver Paşa, başı toprağa eğik, büyük üniforması ile, İttihadçı arkadaşları arasında yaya yürüyordu.

 

Halkın gözyaşları, Cennet-Mekân için değildi. Bir daha avdet etmeyecek o haşmetler, o şevketler, o debdebeler, o satvetler içindi. Bir büyük millet, 2 500 yıllık gayretinin eseri olan Cihan Devleti’nin batışına ağlıyordu. Osmanlı milleti, Türkiye Cumhuriyeti devletini kurup tarih sahnesinden çekilecektir. Batarken bile böyle bir eser oluşturacak kudrette idi.

Gelmiş geçmiş en büyük devlet başkanlarımızdan biri ve bir diplomasi dehası olan Sultan Abdülhamid’in değerini bugünkü kuşaklar biliyor... Osmanlı’yı Cumhuriyet’in alternatifi ve Cumhuriyet’in gökten zembille indiğini sananlar, Osmanlı ile Cumhuriyet’i beraberce kucaklamak yeteneğinden yoksun olanlar hâlâ mevcuttur. Bunlar, Sultan Abdülhamid’in tarihî şahsiyetini sergilediğim için bana zarar da verdiler. Türkiye’de gerçekleri söylemek kolay değildir. </B></B>

 

Yılmaz Öztuna Türkiye 13.02. 2006

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

İsrail Devleti 1948 yılında kuruldu. Yani gerçekten Abdulhamit büyük iş başarmış olmayan bir devletin teklifini reddederek :) Abdulhamit'İn tahtta olduğu yıllarda, bu israilin olduğu topraklarda bırak teklif yapmayı. Muhtar seçecek kadar yahudi yaşamıyordu.

 

Evet o zamnlarda Filistin topraklarında yahudi yasamıyordu bunun sebebide Sultan Abdulhamiddir.

 

Bir aralık İstanbula Avusturya'nın Mussevileri'nden ve Siyonistler'in erkanından bir zat(Thedor Herzl)geldi.Tercüman Münir paşayı ileri sürerek Kudüste bir musevi yurdu tesisine müsade istedi.Bu müracat ,Siyonistler namına icra ediliyor ve işin arkasında meşhur bankerlerden(Rochild) bulunuyordu.Talebin esası şu idi:

 

Filstinde hükümetin emir ve ferman edeceği bir mahalde Musevi köyleri tesis edilecek ,hükümet arzu ederse bu köylerde islam haneleride bulunacaktı.Yabancı ülkelerden bu köylere gelecek olan yahudiler ,devletin kanunları ve düzenine tabi olacaklardı.Buna karşılık hükümete dış borçlar konusunda hizmet ve kolaylıklar arz edeceklerini ve bunun için yazılı ve geçerli güvence verileceğini söylemişlerdi.

Ama yahudiler sistemli çalışmayı muvaffak edebilecek bir çok kuvvetlere sahip bulunuyorlardı.Para onlarda idi.Milletler arası ticaret münasebetleri'nin en önemlileri kontrolleri altındaydı.Avrupa basını ellerinde idi.Dünyada diledikleri fırtınayı koparabiliyorlardı.Önce dünya basınını harekete geçirdiler,sonra osmanlı topluluğunda Abdülhamid aleyhine mevcut bütün şartları birleştirme yoluna girdiler.O ana kadar tamamen başı bozuk bir hareket olan meşrutiyetçilik,birden bire disiplini bir saldırı halini almaya başladı.Osmanlıcılığın kozmopolit havası içinde yetişmiş olan Abdülhamid düşmanlarını hedefe doğru yürütmek güç olmadı.

 

Birde hani derler ya tatlısu milliyetçileri diye. bu türde böyle. Hem ben milliyetçiyim diye gezineceksin, hem ittihat terakkiye düşman olacaksın. Milliyetçiliği türkiyeye getiren ittihat terakkidir, Türk milliyetçiliğinin ve Turancılığın babası ise Enver Paşa.

 

Hem ben Turancıyım diyeceksin. Hem Turan fikrini uygulamaya kalkan tek lidere düşman olacaksın .

 

Afedersin ama milliyetcilik akımı Osmanlı devletini parcalayan akımların basında geliyordu ve Enver pasada Osmanlı devletinin yıkılması icin diger milletlerin ekmegine yag surdu.Ayrıca Osmanlı Devletinin ciahn harbine katılmasına neden olan Enver pasanın hayal gucuydu.bunu kimse inkar edemezz..

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Biraz komik. Abdulhamid Döneminde Osmanlının topraklarının yarısını kaybetmesi onun hatası değildir. Ülke ekonomisinin yabancı devletlerin eline geçmesi onun hatası değildir (bir devletin başına gelebilecek en kötü iki şey)

 

Yok Filistinde yahudi yaşatmıyormuş. Memleketin yarısını kaybetmiş, Filistin zaten fiilen Osmanlı'nın kontrolunden çıkmış. Osmanlı Filistinde olan bir gelişmeyi, İngiliz gazetelerinden öğreniyor. Ekonomi batmış. Neymiş Filistin'de yahudi yaşatmıyormuş. Bravo memleket kurtuldu Filistinde yahudi yaşamayınca :)

 

Açık bir soru soruyorum. Abdulhamid'in padişahlığı döneminde memleket abad mı olmuş. Hangi olumlu gelişme yaşanmış? Ne yapmış bu adam ? O tahta oturduğunda imparatorluk ne haldeymiş. O tahttan indirildiğinde ne haldeymiş ?

 

Kaynak diye. "Abdulhamid çok iyi adamdı, çok süper adamdı" diye yazan yazarların yazılarını ne yapayım ? Herkesin bir seveni vardır. Ki yazılarıda okudum. Abdulhamid Şunu yaptı bu sayede Osmanlı daha güçlü oldu diye bir şey söyledikleride yok.

 

Osmanlıya toprak kaybettiren Milliyetçilik, Arap, Slav, ermeni ve rum milliyetçiliğidir. Osmanlı topraklarında bu uluslara tabi olanlar Milliyetçilikle bilinçlenmiş ve osmanlıya karşı bağımsızlık elde etmişlerdir. İmpratorluğun uçlarında gelişen milliyetçilik akımları Osmanlıya karşı harekete geçerken, Abdulhamid Türk Milliyetçiliğini savunanları sürgüne gönderiyor. Zindanlara attırıyordu. Bu memlekete en son gelen milliyetçilik Türk Milliyetçiliğidir. O da ancak Osmanlı Balkanlardaki topraklarının tamamını kaybettikten sonra Enver Paşa ve arkadaşları tarafından getirilmiştir.

 

Eğer Milliyetçilik Osmanlıda on yıl önce yayılsaydı Osmanlı balkanlarda o kadar toprak kaybetmezdi. Nasıl yayılsın "vatan ve Türk " kelimelerini aynı yazıda kullanan adamlar zindana atılıp sürgüne gönderilirken.

 

Osmanlı Devleti harbe katılmasaydı ne olacaktı. Müttefikleri Osmanlı topraklarını kendi aralarında Harpten yıllar önce paylaşmamışlarmıydı? Ne yapacaktı Osmanlı Müttefiği Almanya'nın yenilmesi ve sıranın kendisine gelmesinimi bekleyecekti ?

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

osmanlı devletini parcalayanların basında Yahudiler gelir.

ayrıca savundugun enver pasada misyonerin onde gidenlerindendir.ben sana hangi kaynagı gosterirsem gosteriim sen enm gosterdigim kaynakları yine aynı seylerle yalanlıcan ben ugrasmıcam onun icin ama sen bana gosterirsen sevinirim.neye dayanarak sultan abdulhamiti kotuleyebiliyorsun?!

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Enver Paşa ve misyonerlik :) nereden duydun bunu diye sorma ihtiyacı bile hissetmiyorum. Rum ve Sırp çeteleriyle savaşarak "Makedonya kahramanı" ünvanını almış bir adam için "Misyoner" demek.

 

Osmanlı İmparatorluğu çağı yüzyıl geriden takip etsin. Batı sanayi devrimiyle seri üretime geçip. Ordularını modern silahlarla donatırken , "Matbaya izin verelimmi yoksa vermeyelim mi" yi tartışsın. Ticaret ve tarım ekonomisinden sanayi ekonomisine geçemeyip ekonomisi çöksün.

 

Sonra yahudiler yüzünden yıkıldı :)

 

Tarihe böyle sloganvari yaklaşımlarla bakmamak lazım.

 

Ben sana neye dayanarak başarısız bulduğumu açık açık söyledim. Yine anlatırım.

 

Vahdettin'in padişahlığında. Osmanlı Topraklarının yarısını kaybetti. Ekonomisi çöktü ve ekonomi yönetimi batılıların eline geçti. Kendi halkına karşı tam bir istibdat, baskı rejimi uyguladı. Bunlar aynı zamanda parçlanma ve yıkılma sebepleridir. "Yahudiler yüzünden yıkıldı" gibi anlamsız ve flu söylemler yerine. Bilimsel ve mantıki bakmak gerekir.

 

Artı, Daha Çakakkale savaşı hangi yıl olmuş. Kurtuluş Savaşı hangi yıl olmuş bilmeden tarih konusunda iddiacı olmak iyi bir şey değildir. İnsanlar önce bilgi sonra kanı sahibi olmalılar. Tam tersi değil. Tarih bir bilimdir.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 3 hafta sonra...
Enver Paşa ve misyonerlik :) nereden duydun bunu diye sorma ihtiyacı bile hissetmiyorum. Rum ve Sırp çeteleriyle savaşarak "Makedonya kahramanı" ünvanını almış bir adam için "Misyoner" demek.

 

Osmanlı İmparatorluğu çağı yüzyıl geriden takip etsin. Batı sanayi devrimiyle seri üretime geçip. Ordularını modern silahlarla donatırken , "Matbaya izin verelimmi yoksa vermeyelim mi" yi tartışsın. Ticaret ve tarım ekonomisinden sanayi ekonomisine geçemeyip ekonomisi çöksün.

 

Sonra yahudiler yüzünden yıkıldı :)

 

Tarihe böyle sloganvari yaklaşımlarla bakmamak lazım.

 

Ben sana neye dayanarak başarısız bulduğumu açık açık söyledim. Yine anlatırım.

 

Vahdettin'in padişahlığında. Osmanlı Topraklarının yarısını kaybetti. Ekonomisi çöktü ve ekonomi yönetimi batılıların eline geçti. Kendi halkına karşı tam bir istibdat, baskı rejimi uyguladı. Bunlar aynı zamanda parçlanma ve yıkılma sebepleridir. "Yahudiler yüzünden yıkıldı" gibi anlamsız ve flu söylemler yerine. Bilimsel ve mantıki bakmak gerekir.

 

Artı, Daha Çakakkale savaşı hangi yıl olmuş. Kurtuluş Savaşı hangi yıl olmuş bilmeden tarih konusunda iddiacı olmak iyi bir şey değildir. İnsanlar önce bilgi sonra kanı sahibi olmalılar. Tam tersi değil. Tarih bir bilimdir.

 

1908 ihtilaliyle tahttan indirildiğinde güya ülkede özgürlüğün, ilerlemenin ve refahın önü açılacaktır. Ancak koca çınar büyük bir gümbürtüyle çöker. Abdülhamid'in dehası işte o zaman anlaşılır. Yeni dönemin ileri gelenlerinden Enver Paşa, Beylerbeyi Sarayı'nda hapis olan sabık sultanı ziyaretten dönerken Talat Paşa'ya ağlaya ağlaya şu itirafta bulunur: Başımıza ne geldiyse bu adama yaptıklarımızdan geldi ve daha ne gelecekse o yüzden gelecek.Aynı şekilde Talat Paşa da Abdülhamid'in elmaslı kuşaklarla müzeyyen tabutu son durağına giderken sağ elini yüzüne kapayıp hıçkıra hıçkıra ağlar.

 

yeterli mi bu cevab bu yazıyı mustafa armağanın 2.abdülhamidde yanılanlar eserinden aldım bir okumanı tavsiye ederim ama yinede sen bilirsin.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Yine tarihin magazinleştirilmesi.

 

Şu onun için ağlamış. Bu çok iyi adamdı demiş vs vs.

 

Adam padişahken Osmanlı Topraklarının yarısını kaybetmiş. Ekonomisi çökmüş ve yabancı devletlerin kontrolune geçmiş. Memlekette istibdat rejimi kurulmuş onbinlerce kişi ya tutuklanmış ya sürgüne gönderilmiş.

 

Süper bir padişahtı vs diye savunmak için. O hakkında şöyle demiş, bu onun için ağlamış. Bu mu?

 

Tarih ortada, olan biten ortada. Tarih magazin değildir.

 

Abdulhamit tahtta iken ne yapmış bu ülke için, ve onun yaptığı hangi uygulama, yenilik vs ile memleketin hayrına bir gelişme olmuş. Bunu söyleyin.

 

Neticede bir artistten bahsetmiyoruz bir padişahtan bahsediyoruz. Bizi ilgilendiren kimin onun için ağladığı değil, onun ne yapıp ne yapmadığı.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

keşke sende ilkokul seviyesinde tarih okusaydın.

 

İsrail Devleti 1948 yılında kuruldu. Yani gerçekten Abdulhamit büyük iş başarmış olmayan bir devletin teklifini reddederek :) Abdulhamit'İn tahtta olduğu yıllarda, bu israilin olduğu topraklarda bırak teklif yapmayı. Muhtar seçecek kadar yahudi yaşamıyordu.

 

Birde hani derler ya tatlısu milliyetçileri diye. bu türde böyle. Hem ben milliyetçiyim diye gezineceksin, hem ittihat terakkiye düşman olacaksın. Milliyetçiliği türkiyeye getiren ittihat terakkidir, Türk milliyetçiliğinin ve Turancılığın babası ise Enver Paşa.

 

Hem ben Turancıyım diyeceksin. Hem Turan fikrini uygulamaya kalkan tek lidere düşman olacaksın .

 

al gözüm seyreyle, çadır tiyatrosu. biletler gişede. Askere 50 kuruş, ******** iki çeyrek.

Abdulhamit çökmüş battı batacak bir devleti 33yıl ayakta tutmuştur ittihak ve terakki ise devleti böyle ulu bir sultandan mahrum etmiştir enver paşa ise osmanlıyı 1. savaşına sokup parçalamış sarıkamışta bir çok askerin donmasına sebep olmuştur.Abdulmamit tahttan indirildikten sonra devlet çöküşe geçince ittihak ve terakki hatalarını anlayıp Abdulhamitin değerini bilemedik diye şiirler yazmışlardır ABDULHAMİT bence osm devletinin en iyi 3. padişahıdır.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Yine tarihin magazinleştirilmesi.

 

Şu onun için ağlamış. Bu çok iyi adamdı demiş vs vs.

 

Adam padişahken Osmanlı Topraklarının yarısını kaybetmiş. Ekonomisi çökmüş ve yabancı devletlerin kontrolune geçmiş. Memlekette istibdat rejimi kurulmuş onbinlerce kişi ya tutuklanmış ya sürgüne gönderilmiş.

 

Süper bir padişahtı vs diye savunmak için. O hakkında şöyle demiş, bu onun için ağlamış. Bu mu?

 

Tarih ortada, olan biten ortada. Tarih magazin değildir.

 

Abdulhamit tahtta iken ne yapmış bu ülke için, ve onun yaptığı hangi uygulama, yenilik vs ile memleketin hayrına bir gelişme olmuş. Bunu söyleyin.

 

Neticede bir artistten bahsetmiyoruz bir padişahtan bahsediyoruz. Bizi ilgilendiren kimin onun için ağladığı değil, onun ne yapıp ne yapmadığı.

arkadaşım Abdulhamit dediğin gibi çökmüş battı batacak bir devleti 33 yıl yönetmiştir bundan büyük yarar mı var en azından toprakların hepsini kaybetmemizi engellemiştir

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 1 ay sonra...

Padişahım gelmişken yade biz

 

Padişahım gelmişken yade biz

 

işte geldik senden istimdade biz

 

Öldürürler başlarsak feryade biz

 

Hasret olduk eski istibdade biz.

 

Süleyman Nazif'in bu şiiriyle başlamak istedim çünki aslında şimdi söyleyeceklerimi bu şiir çok iyi özetliyor.

Abdulhamid han'dan adam, abdül gibi küçültücü şekilde bahseden bir kişi vardı yazarlar arasında.onun bu davranışını anlıyabiliyorum.Çok bildiğini sanan ukala insanlar haklı görünebilmek için böyle yollara başvururlar söylediklerine bakıldığında tek bir pencereden baktığını açıkça görebiliyoruz.obejektiflikten bahsetmek imkansız. en ağır kuonuşan o yazardı.zira boş tenekeden çok ses çıkar.(söylemeden edemedim.) terakkiperverlerin başının altından çıkan bir çok şeyin aslında abdülhamit hana yüklenmesine şaşırılmamalıdır çünki yazar arkadaşlarımn daha önce bahsettiği gibi tahtan indirilmesine bile bir ermeni ve bir yahudi tebliğ etmiştir.osmanlıyı bu duruma getiren ittihatçıların batıda gördüğü şeyleri hiçbir araştırmasını yapmadan osmanlı üzerinde uygulamaya kalkmasıdır ki sonumuz bundan olmuştur.abdulhamit sürgündeyken bir haber gelir ittihatçılar batıya iyi gözükmek için ne yaptıklarını bilmeden fener patriğiyle papayı barıştırmışlardır.bunu duyan abdulhamit çıldırır gitti balkanlar diye bağırmaya başlar.aslında süreci yavaşlatan iyileştirmeye çalışan abdülhamit yıkmaya çalışırmış gibi davranan ittihatçılardır.kendi ayrıcalıklarıyla onları bu kadar güzel yöneten bir padişaha neden kızıl diyorlar şaşırmamak gerek aslında. 1890-2007 hala ittihatçı zihniyet devam ediyor. bir de abdulhamit gibi düşünenlere gerici diyorlar.kaç yüz yıllık bir düşüncedir ve okadar yerinden çürütüldüğü halde kendilerini aydın diye tanımlayan kesim tarafından kabul edilir.Sen türksün bunu inkar etsende öylesin. doğudan geldin doğulusun bu yanını inkar edemezsin abdulhamit doğuyuda hesapladığı için kızıl sultan dediler.zülfü livvaneliye takvimi vekayi olduğu söylenen bir gazete parçası verildi o da dedi ki önceden böyleydi inşallah bir daha böyle olmaz. yazık bir de aydın olacaklar bilime yön veren bir çok insan bu alfabeyi kullanmışken o alfabeyi gericilik olarak gören gericiler tarihte var dı bu günde var ben üzülüyorum ama üzülmek bir şeyi halletmiyoronun için çalışmamız lazım.abdulhamite meşrutiyet teklifi geldiğinde ittihatçılara dediki öyle bir rejim halka damdan düşer gibi kabul ettirilemez onun için halk bilgilendirilmesi lazım okullarda dersler gösterilmesi halkın bu rejime alıştırılması lazım dedi bunun için çalışma yapılmasının gerekliliğini söyledi.ama o gericiler, dinlemedi ve elindeki siyasi gücü kullanarak asıl baskıyı kendileri yaptılar.yazıklar olsun abdulhamit hana kızıl diyenlere. yazıklar olsun aydın olduğunu söyleyen gericilere.ve yazıklar olsun batının yaptığı herşeyi doğru görene.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 2 yıl sonra...

Padişahım gelmişken yade biz

.

.

.

batının yaptığı herşeyi doğru görene.

 

Eline Yüreğine Ağzına Sağlık Ne kadarda Güzel özetlemişsin.. Ulu Hakan'a Kızıl Sultan Lakabını takan Şahıs Ermeni asıllı Fransız'dır. Okumayan araştırmayan bilemez..Bu konuda Küçük bir Anekdot vereyim

 

Ermeni meselesi hakkındaki İngiliz Sefirinin "Daha ne kadar

Ermeni öldürecekseniz"? sorusuna Abdülhamid Han şu cevabı veriyordu;

 

"Filan gün, filan saatte Karadenızin filan noktasına yaklaşıp,

karaya, Ermenileri Türklere karşı silahlandırmak için şu kadar sandık

malzeme çıkaran ve komitecilere teslim eden İngiliz gemisinde,

Türk başına kaç silah bulunuyorsa tam o kadar Ermeni öldereceğiz!"..

Cevap karşısında dehşete düşen İngiliz seferi başını tutmuş ve

Abdülhamid han da acı gülüşüne devam etmişti. Burada ayrıca ne kadar üstün bir istihbarat teşkilatı kurduğuda gözler önündedir.

 

 

Neticede Sultân Abdülhamît Han'ı tahtından indirenler, sonunda

memleketi düşman çizmelerinin altında bırakarak kaçtılar. İlk

olarak Enver paşa, Tal'at paşa, doktor Behâeddîn Şâkir, doktor Nâzım,

30 Ekim 1918 de Mondros mütârekesini imza ettikten bir gün

sonra, gece yarısı kaçtılar. Tal'at paşa Berlin'de, Enver 1922'de Türkistânda,

Cemâl paşa 1922'de Tiflis'te öldürüldüler.

 

II. Abdülhamid Han'dan sonra memleketi alevler aldı. İttihatçıların

içteki baskı ve şiddetleri,sokaklarda yapılan idamlar ve Birinci

Dünya harbine girmekle devletin yağma edildiği, Arabistan'ın

tamamiyle elden çıktığı, İngilizlerin Suriye ve ırak'tan, Fransızların

Makedonya tarafından ana vatan sınırlarına huzuca geçtikleri, Moskoflann

bütün Şark Anadolusunu derinlerine kadar işgal edip 1917

Rus ihtilali yüzünden çekilme zorunda kaldığı,halkınekmek yerine

saman tozu ve mısır koçanı yediği,yakmaya tezak ve kefen yapmaya

bez bulamadıı mevsimde, bir gün Enver Paşa, Talat Paşayla beraber,

Beylerbeyinde Abdülhamid Han'ı ziyarete gidiyor. Kendilerine

karşılayan muhafız subay, Abdülhamid Han'a haber vermeksizin

yol gösterdiği için, kapısının önüne kadar geliyorlar...Kapı yarı aralıktır

ve Abdülhamid Han, sırtı kapı'ya doğru, seccade üzerinde dua

etmektedir. Gelenleri görmüyor,gelenler de ona kendilerini göstermiyor.

Enver Paşa, önde,yarı açık kapıyı biraz daha aralamış,olduğu

yerdentabloyu seyretmektedir. Abdülhamid,elleri hacet dergahına- 191

uzatılmış, gözyaşiyle nemli bir dua esesi çıkarmakta: •

"Allahım; bana yapılanları helal etmiyorum! Şahsıma yapıldığı

için değil, milletime yapıldığı için affetmiyorum! Milletime yapılan

fenalıklardan, yarın.senin hesap gününde davacıyım!"

Enver Paşa bu duayı işitince, çarpılıpkalıyor, Hünkarın huzurana

çıkamıyor,geriye dönüyor, Talat Paşayı kolundan çekereksürüklüyor,

rıhtımda bekleyen istimbota götürüyor ve orada,ağlaya ağlaya,

Talat Paşaya diyor ki:

"Başımıza ne geldisye bu adama yaptıklarımızdan geldi ve

daha ne gelecek o yüzden gelecek!.." (3210)

İttihat ve Terakki'nin Türk ve milliyetçi kadrosu, Abdülhamid'in

ne büyük, hatta emsalsiz bir Padişah olduğunu biliyor,fakat

onu makamına iade etmek ve tutulan istikameti değiştirmek için

vaktin geçmiş olduğunu esefle görüyorlardı...Vatan başkalarının

kontrolüne geçmişti...

 

Ha Bu arada 33 yıllık saltanatında her alanda (okul,fabrika müze vs. vs )1552 eser bırakmıştır.. ilkokul bilgileriyle duranlar biraz araştırsınlar.. Kimse Araştırmadan Ulu Hakan'a Dil uzatmasın.. Saygılar..

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 6 yıl sonra...

Katılın Görüşlerinizi Paylaşın

Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer ÜYE iseniz, ileti gönderebilmek için HEMEN GİRİŞ YAPIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.
Примечание: Ваше сообщение будет проверено модератором перед отправкой.

Misafir
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.