İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)

Featured Replies

Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

Wemby yarı sahadan! Neden denemesin ki? Gönder gitsin!

Birde bu açıdan izleyin

Victor Wembanyama’nın yarı saha şutunun bu açısı ÇILGINCA.

Wemby çok özel.

  • Cevaplar 2b
  • Görüntü 317,4b
  • Tarih
  • Son Cevap

Bu Başlıkta En Çok Gönderenler

Gönderilen Görseller

Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

NBA tarafından resmi olarak açıklanan 2025–26 Sezonu En İyi Beşi (All-NBA First Team) şu isimlerden oluşmaktadır: Shai Gilgeous-Alexander, Nikola Jokić, Victor Wembanyama, Luka Dončić ve Cade Cunningham.

Lig, MVP (En Değerli Oyuncu) oylamasındaki ilk beş sırayı yansıtan bu resmi normal sezon ödüllerini resmen duyurdu.

2025–26 Sezonu En İyi Beşi (All-NBA First Team)

  • Shai Gilgeous-Alexander (Oklahoma City Thunder): Üst üste iki kez ligin MVP'si seçilen yıldız, kariyerinde üst üste dördüncü kez En İyi Beş'e adını yazdırdı.

  • Nikola Jokić (Denver Nuggets): Ligin dominant pivotu, kariyerindeki beşinci En İyi Beş ödülünü kazandı.

  • Victor Wembanyama (San Antonio Spurs): Yılın Savunma Oyuncusu seçilen genç yıldız, henüz üçüncü sezonunda kariyerinin ilk En İyi Beş seçimini elde etti.

  • Luka Dončić (Los Angeles Lakers): Sakatlık nedeniyle getirilen maç barajı kuralı için ligden özel bir muafiyet alan Luka, kariyerinin altıncı En İyi Beş onuruna ulaştı.

  • Cade Cunningham (Detroit Pistons): Müthiş bir çıkış yakaladığı sezonun ardından kariyerinde ilk kez En İyi Beş'e seçilme başarısı gösterdi.

Sezonun İkinci ve Üçüncü Beşleri

Ligin en iyi diğer 10 oyuncusunu takip etmek isterseniz, açıklanan diğer kadrolar şu şekildedir:

  • En İyi İkinci Beş (All-NBA Second Team): Jaylen Brown, Kawhi Leonard, Kevin Durant, Jalen Brunson ve Donovan Mitchell.

  • En İyi Üçüncü Beş (All-NBA Third Team): Tyrese Maxey, Jamal Murray, Jalen Johnson, Jalen Duren ve Chet Holmgren.

Oylamadaki toplam puan dağılımını, sonuçları doğrudan etkileyen 65 maç barajı kuralının

NBA tarafından resmi olarak paylaşılan oylama puanları, sonuçları değiştiren 65 maç barajı kuralı istisnası ve En İyi Savunma Beşleri detayları aşağıda maddeler halinde özetlenmiştir.

1. All-NBA Takımları Oylama Puanları

100 medya mensubunun katıldığı oylamada (En İyi Beş oyu 5 puan, İkinci Beş oyu 3 puan, Üçüncü Beş oyu 1 puan) resmi puan dağılımı şu şekilde gerçekleşti:

  • Nikola Jokić & Shai Gilgeous-Alexander: 500 tam puan alarak oy birliğiyle (unanimous) ilk beşe seçilen tek isimler oldular.

  • Victor Wembanyama: 498 puan topladı (Sadece bir oyda İkinci Beş'e yazıldı).

  • Luka Dončić: 482 puan.

  • Cade Cunningham: 414 puan alarak ilk beş kadrosunu tamamladı.

2. 65 Maç Barajı Kuralı ve "Luka-Cade" Muafiyeti

Normal şartlarda NBA kuralları gereği, bir oyuncunun sezon sonu ödüllerine aday olabilmesi için en az 65 maçta forma giymesi gerekmektedir. Ancak bu sezon lig yönetimi ve Oyuncular Birliği (NBPA), ciddi sakatlık dönemleri geçiren Luka Dončić ve Cade Cunningham için özel bir kural muafiyeti sağladı. Bu iki oyuncu, yapılan itirazların olumlu sonuçlanmasıyla barajın altında kalmalarına rağmen oy pusulalarına dahil edildi ve doğrudan En İyi Beş'e seçilmeyi başardı.

3. Sezonun En İyi Savunma Beşleri (All-Defensive Teams)

Ligin en iyi savunmacıları, pozisyon bağımsız olarak yapılan küresel medya oylamasıyla belirlendi:

  • En İyi Savunma Birinci Beşi:

    • Victor Wembanyama (San Antonio Spurs) – 200 tam puanla (Oy birliğiyle tek isim)

    • Chet Holmgren (Oklahoma City Thunder) – 190 puan

    • Ausar Thompson (Detroit Pistons) – 166 puan

    • Rudy Gobert (Minnesota Timberwolves) – 151 puan

    • Derrick White (Boston Celtics) – 146 puan

  • En İyi Savunma İkinci Beşi:

    • Scottie Barnes (Toronto Raptors) – 130 puan

    • Cason Wallace (Oklahoma City Thunder) – 94 puan

    • Bam Adebayo (Miami Heat) – 71 puan

    • OG Anunoby (New York Knicks) – 67 puan

    • Dyson Daniels (Atlanta Hawks) – 50 puan

Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

Doğu konferans ligi final maçı

New York Knicks: 130 - Cleveland Cavaliers: 93 Seride durum 4-0 New York Knicks

NBA'in İlk Finalisti New York Knicks Oldu

Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

Bir Şehrin Kıyameti ve Yeniden Doğuşu: New York Knicks’in 27 Yıllık Hasreti Bitiren Epik Final Yürüyüşü

Dünyanın en ünlü spor salonu olarak kabul edilen Madison Square Garden’ın tavanında asılı duran şampiyonluk bayraklarının rengi solalı çok olmuştu. New York Knicks, en son 1973 yılında Walt Frazier ve Willis Reed önderliğinde şampiyonluk sevincini tattığında, bugünün modern basketbol dünyası henüz emekleme aşamasındaydı. Takvimler 1999 yılını gösterdiğinde, Patrick Ewing’li o efsanevi sekizinci sıra mucizesiyle gelen son NBA Finalleri macerasından bu yana ise tam 27 yıl geçmişti. Çeyrek asrı aşan bu karanlık dönem; yanlış yönetim kararları, hüsranla biten yeniden yapılanma süreçleri, sabırları tükenen taraftarlar ve Doğu Konferansı’nın derinliklerinde kaybolan New York basketbol kimliğiyle doluydu.

Ancak 2025-26 NBA sezonu, "Büyük Elma" (The Big Apple) için sıradan bir geri dönüş hikayesinden çok daha fazlasını yazdı. Cleveland Cavaliers’ı Doğu Konferansı Finalleri’nde tarihe geçen epik bir seriyle 4-0 süpüren New York Knicks, adını nihayet 2026 NBA Finalleri’ne yazdırdı. Bu başarı sadece bir final bileti değil; bir şehrin basketbol ruhunun küllerinden yeniden doğuşunun ilanıdır.

Yeni Bir Kültürün İnşası: Mike Brown ve Derin Kadro Devrimi

Knicks’in bu muazzam yürüyüşünün temel taşları, sezon başında yönetimsel ve teknik yapıda radikal değişikliklere gidilmesiyle atıldı. Takımın başına geçen başantrenör Mike Brown, New York’ta uzun yıllardır eksikliği hissedilen modern, dinamik ve oyuncu derinliğini maksimize eden yeni bir oyun felsefesi yerleştirdi. Geçmiş yılların yıpratıcı ve dar rotasyonlu anlayışının aksine Brown, bench zenginliğini en üst seviyede kullanan bir yapı kurdu.

Sezon ortasında takıma dahil edilen Jose Alvarado'nun getirdiği savunma enerjisi, benchten gelerek skoru yukarı taşıyan Miles McBride, tecrübeli eller Jordan Clarkson ve Landry Shamet ile pota altını karartan Mitchell Robinson, Knicks’i ligin en derin takımı haline getirdi. Bu derinlik, normal sezonda kazanılan 53 galibiyetin ötesinde, asıl etkisini playoff sahnesinin yıpratıcı atmosferinde gösterdi. Takım, sezon içinde düzenlenen NBA Cup'ı Las Vegas'ta müzesine götürerek bu başarının tesadüf olmadığının ilk sinyallerini vermişti.

Villanova Kardeşliği ve Yıldızların Uyumu: Brunson ve Towns

Bu tarihi başarının sahadaki generali, hiç şüphesiz takımın kaptanı Jalen Brunson oldu. Doğu Konferansı Finalleri boyunca sergilediği liderlikle Larry Bird MVP Ödülü'ne layık görülen Brunson, sadece bir oyun kurucu değil, New York’un parkedeki kalbi ve ruhu haline geldi. Playofflarda yakaladığı harika istatistikler ve oyun sıkıştığında aldığı sorumluluklar, onu MSG tarihinin unutulmaz liderleri arasına çoktan dahil etti.

Ancak Brunson’ın yalnız olmadığını; Karl-Anthony Towns, Mikal Bridges ve OG Anunoby gibi elit parçaların onun etrafında nasıl kusursuz bir dişliye dönüştüğünü görmek gerekir. Özellikle serinin son maçında Cleveland potasına 19 sayı ve 14 ribaund bırakarak boyalı alanı domine eden Towns, New York medyasının ve taraftarının uzun yıllardır hasret kaldığı elit uzun performansını parkeye yansıttı. Savunmada ise Mikal Bridges ve OG Anunoby ikilisinin kurduğu geçilmez duvar, rakiplerin hücum setlerini adeta felç etti.

11 Maçlık Galibiyet Serisi ve Tarihi Dominasyon

Knicks’in 2026 playofflarındaki yürüyüşü, NBA tarih kitaplarını yeniden yazdıracak cinsten bir dominasyona sahne oldu. İlk turda Atlanta Hawks karşısında 2-1 geriye düştükten sonra vites artıran ve bir daha arkasına bakmayan New York, üst üste 11 maçlık bir galibiyet serisi yakalayarak franchise rekorunu kırdı.

Bu seriyi asıl etkileyici kılan ise alınan galibiyetlerin marjıydı:

  • İlk turda Atlanta Hawks’a karşı 51 sayılık tarihi bir farkla (140-89) turu geçtiler.

  • Konferans yarı finalinde Philadelphia 76ers’ı 30 sayılık farkla (144-114) süpürdüler.

  • Konferans finalinde Cleveland Cavaliers karşısında serinin son maçını deplasmanda 130-93 gibi ezici bir skorla bitirerek 4-0'lık süpürgeyi tamamladılar.

Knicks, playofflar genelinde rakiplerine kurduğu ezici üstünlükle, NBA tarihinde finale kalan takımlar arasındaki en yüksek sayı farkı (plus-minus) rekorunu da eline geçirdi. Cleveland’daki serinin son maçında ilk çeyreğin sonundan ikinci çeyreğe uzanan 20-0’lık epik hücum serisi, serinin ve Doğu Konferansı’nın hikayesini özetleyen cinstendi.

27 Yıllık Hayal kırıklığının Sonu: Şehir Tek Yürek

Cleveland’daki Rocket Arena’nın tribünlerini dolduran binlerce New Yorklu taraftarın "Go Knicks Go!" tezahüratları, 27 yıllık bir birikmişliğin, çekilen acıların ve hayal kırıklıklarının çığlığıydı. Spike Lee, Tracy Morgan ve Timothee Chalamet gibi kulübün simgeleşmiş ünlü taraftarlarının saha kenarındaki heyecanı, tüm New York şehrinin hissettiği coşkunun aynası oldu.

New York Knicks, artık NBA Finalleri’nde. Karşılarında ise Batı Konferansı’ndaki kıyasıya rekabetten (Oklahoma City Thunder - San Antonio Spurs) gelecek olan zorlu bir rakip olacak. Ancak rakip kim olursa olsun, Madison Square Garden’ın ışıkları Haziran ayında hiç olmadığı kadar parlak yanacak. 1973'ten beri beklenen o büyük şampiyonluk kupasına sadece 4 galibiyet uzaklıkta olan bu takım, modern basketbol çağında New York’un adını altın harflerle zirveye yazdırmaya kararlı. Şehir hazır, oyuncular hazır; şimdi sıra tarih yazmakta.

Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

JALEN BRUNSON, DOĞU KONFERANSI FİNALLERİ MVP'Sİ OLDU

25.5 Sayı Ort.

7.8 Asist Ort.

3.3 Ribaund Ort.

%47.8 Saha İçi İsabeti

NEW YORK KNICKS, 1999'DAN BU YANA İLK KEZ NBA FİNALLERİNE YÜKSELİYOR!

Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

SON DAKİKA: Shai Gilgeous-Alexander, yan karın kası sakatlığı nedeniyle 5. maçta forma giyemeyecek.

Oklahoma City Thunder için büyük bir darbe.

Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

Real Madrid koç'u Todd Warnick'in hakemlik analizi, EuroLeague finalinde alışılmadık derecede yüksek sayıda hakem hatası tespit etti.

Ve bu hataların çok Olympiacos'a yaradığını belirtti

Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

Maç Sonucu: Beşiktaş, Galatasaray MCT Technic'i 108-83 mağlup etti

Seri Durumu: Beşiktaş, Galatasaray MCT Technic'e 1-0 galip geldi

Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

Batı konferans ligi final maçı

San Antonio Spurs: 114 - Oklahoma City Thunders: 127 Seride durum 3-2 oldu Oklahoma City Thunders


Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

Fenerbahçe Beko Play-Off Çeyrek Finaline Galibiyetle Başladı

Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off çeyrek final serisi ilk maçında Fenerbahçe Beko, evinde Safiport Erokspor’u ağırladı. Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda oynanan karşılaşmada baştan sona üstün bir oyun sergileyen sarı-lacivertliler, sahadan 94-72 galip ayrılarak seride 1-0 öne geçti.

Mücadeleyi Fenerbahçe Genel Sekreteri Orhan Demirel ile Yönetim Kurulu Üyeleri Adem Köz, Cem Ciritci ve A. Murat Emanetoğlu da tribünden takip etti.

Maçın Hikayesi

Fenerbahçe Beko; Devon Hall, Talen Horton-Tucker, Tarık Biberovic, Nicolo Melli ve Khem Birch beşiyle başladığı maçın ilk dakikalarında 11-11'lik eşitliğin ardından vites artırdı. Üst üste bulduğu sayılarla farkı açan ev sahibi ekip, ilk periyodu 28-19 önde kapattı. İkinci çeyrekte de etkili oyununu sürdüren ve farkı çift hanelere (32-19) çıkaran sarı-lacivertliler, soyunma odasına 45-32 üstünlükle girdi.

Üçüncü çeyreğe dış atışlardaki yüksek yüzdesiyle hızlı başlayan Fenerbahçe Beko, periyodun bitimine 1.5 dakika kala farkı 20 sayıya kadar (65-45) çıkardı ve son çeyreğe 66-49 avantajla girdi. Final periyodunda da rakibinin geri dönüşüne izin vermeyen ve rahat bir oyun sergileyen Fenerbahçe Beko, karşılaşmayı 22 sayı farkla 94-72 kazanmayı bild.

Öne Çıkan Performanslar ve Skor Dağılımı

Talen Horton-Tucker kaydettiği 19 sayıyla maçın en skorer ismi olurken; Melih Mahmutoğlu, Jantunen, Hall ve Onuralp çift haneli skor üreterek galibiyette önemli rol oynadı.

  • Horton-Tucker: 19 sayı

  • Melih: 13 sayı

  • Jantunen: 11 sayı

  • Hall: 10 sayı

  • Onuralp: 10 sayı

  • Baldwin: 9 sayı

  • Metecan: 8 sayı

  • Melli: 6 sayı

  • Birch: 5 sayı

  • Zagars: 3 sayı

Çeyrek Sonuçları

Periyot

Skor

1. Çeyrek

28 - 19

2. Çeyrek

17 - 13

3. Çeyrek

21 - 17

4. Çeyrek

28 - 23

Sıradaki Maç Ne Zaman?

Serinin ikinci karşılaşması, 29 Mayıs Cuma günü saat 20.30’da Sinan Erdem Spor Salonu’nda oynanacak. Fenerbahçe Beko bu mücadeleyi de kazanması halinde adını yarı finale yazdıracak.

Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

Başantrenör Sarunas Jasikevicius’tan galibiyet değerlendirmesi

Başantrenör Sarunas Jasikevicius, Safiport Erokspor’u 94-72 mağlup ederek 1-0 öne geçtiğimiz Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off çeyrek final serisi ilk maçının ardından Fenerbahçe Televizyonu’na açıklamalarda bulundu.
 
Başantrenörümüz Sarunas Jasikevicius, “Önemli olan galibiyetti. Final Four sonrası takımım en iyi durumunda değildi ve burada en kritik noktalardan biri enerji. Maç genelinde rakibin bize karşı yaptığı her şeyi çözemediğimizi hissettim, özellikle belli anlarda. Onlar kritik atışları kaçırdılar, biz de kritik atışlarda isabeti bulduk. Bundan sonra serinin kalanında önemli olan, doğru olan işleri, doğru olan oyunları parkeye yansıtabilmek olacak.” dedi.

Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

SGA, bu playoff döneminde saha içi isabetlerinden daha fazla serbest atış isabeti kaydetti.

Gönderi tarihi:
  • Yazar
  • Admin

EuroLeague 2025/26 Sezon Özeti

Kaosun İçinde Kimlik Bulmak: Fenerbahçe Beko’un 2025/26 EuroLeague Dönüşümü

EuroLeague’de modern dönem, sadece en iyi yetenekleri bir araya getirenlerin değil, elit bir sistem doğrultusunda en az kırılma yaşayanların kazandığı bir arenaya dönüştü. Fenerbahçe Beko’nun 2025/26 sezonu, bu tezin en somut laboratuvar sonuçlarından biri oldu. Nigel Hayes-Davis gibi bir süper yıldızın kaybıyla sarsılan, dış şut krizleriyle boğuşan sarı-lacivertliler, her şeye rağmen EuroLeague’in en elit hanedanlarından biri olduğunu kanıtladı.

Peki, yüzeydeki tüm bu handikaplara rağmen Fenerbahçe’yi zirvede tutan, gelecek sezon için de Final Four’un en doğal adayı yapan dinamikler nelerdi?

1. Hayes-Davis Sonrası "Saras Dokunuşu" ve Tavanı Aşmak

Sezon başında Nigel Hayes-Davis gibi hem hücumda eşleşme avantajı (mismatch) yaratan hem de savunmada 1’den 5’e kadar her pozisyonu savunan bir İsviçre çakısını kaybetmek, sıradan bir takımı kolaylıkla rotasından çıkarabilirdi. Kağıt üzerinde bu kayıp, Fenerbahçe’yi Play-off sınırında hayatta kalma mücadelesi veren bir takıma indirgemişti.

Ancak bu noktada sahneye Sarunas Jasikevicius çıktı. Saras, elindeki malzemenin sınırlarını bilerek, takımı bireysel yeteneklerin parıltısından ziyade katı bir sistem disiplinine itti.

  • Kapasite Üstü Performans: Saras olmasaydı, bu kadronun Play-off potasına ucu ucuna girmesi bile bir başarı hikayesi olarak görülebilirdi.

  • Koç Etkisi: Litvanyalı deha, her oyuncudan optimum verim alarak ve saha içi geometrisini sürekli güncelleyerek Fenerbahçe’nin tavanını yukarı çekmeyi başardı.

2. Talen Horton-Tucker Paradoksu ve Şut Krizi

Sezonun en dikkat çekici hamlelerinden biri olan Talen Horton-Tucker, EuroLeague için muazzam bir bireysel yetenek ve fiziksel üstünlük getirdi. Topla yaratım becerisi, penetre tehdidi ve açık sahadaki dominantlığı yadsınamaz. Ancak THT, aynı zamanda takımın yapısal bir sorununu da derinleştirdi: Dış şut istikrarsızlığı.

2025/26 Sezonu Guard Rotasyonu Dış İsabet Oranı: < %30

Ana rotasyondaki guardların hiçbirinin yay gerisinden %30 barajını aşamaması, modern basketbolda ölümcül bir zaaf gibi görünebilir. Rakip savunmaların boyalı alanı gömmesine (drop/sagging) davetiye çıkaran bu istatistik, sarı-lacivertlilerin hücumda zaman zaman kısır döngülere girmesine neden oldu. Ancak bu karanlık tablo, takımın asıl gücünü gölgelemeye yetmedi.

3. Kimliği Belirleyen Güç: Elit "Switch" Savunması ve Tempo Kontrolü

Fenerbahçe Beko’yu bir EuroLeague zirve takımı yapan şey, ne parıltılı hücum setleri ne de yüksek skor potansiyeliydi. Bu takımın alametifarikası, arka bahçede örülen aşılmaz duvardı.

Savunma Değişimi (Switch) Kusursuzluğu

Saras'ın sistemi, tepe ikili oyunlarına karşı elit seviyede bir "switch" (savunma değişimi) mekanizmasına dayanıyor. Perdelemelerde herkesin herkesi kalıbına bakmaksızın savunabildiği, adam değişildiğinde arkada hiçbir savunma açığının (mismatch) cezalandırılamadığı bir esneklik yakalandı.

Tempoyu Dikte Etmek

Fenerbahçe, rakiplerini kendi kaosuna çekmek yerine oyunun temposunu yarı saha basketboluna indirdi. Yavaş tempo, hem şut zaafının yaratacağı hızlı hücum faturasını kesti hem de savunmada yerleşmek için takıma muazzam bir zaman kazandırdı. Hücumda hata yapılsa bile, geri koşma disiplini ve yarı saha savunması rakipleri boğmaya yetti.

4. Transfer Felsefesi: Boy ve Fizik Sınırı

Takımın bu savunma kimliği, gelecekteki transfer stratejisini de net bir şekilde dikte ediyor. Fenerbahçe’nin modern basketbol mühendisliğinde iki büyük tabu var:

  1. Kısa Guardlara Hayır: Boyu 1.90m’nin altında olan, savunmada hedef alınabilecek (target) hiçbir guard bu yapıya dahil edilmeyecektir. Çünkü tek bir zayıf halka, elit switch savunmasının çökmesi anlamına gelir.

  2. Klasik/Hantal Pivotlara Hayır: Pota altında tamamen domine eden, sırtı dönük oynayan ancak ayakları yavaş olan geleneksel pivotlar da bu sistemde yer bulamaz. Fenerbahçe’nin ihtiyacı olan şey; çember koruyabilen ama daha önemlisi, kısaların karşısında kalabilen mobil uzunlardır.

Gelişim Alanı: Bonzie Colson Faktörü Bu sistem içinde, hem fizikselliği hem de şut tehdidiyle Bonzie Colson çok daha anahtar bir rolü hak ediyor. Sahada kaldığı sürelerin artırılması, hem guardların şut açığını kapatabilir hem de Saras’ın switch felsefesine tırnaklı bir ribauntçu/savunmacı katkısı sunabilir.

Son Söz: Gelecek Sezon ve Final Four Projeksiyonu

Fenerbahçe Beko, 2025/26 sezonunu bir kriz yönetimi ve kimlik inşası dönemi olarak tamamladı. Elindeki parçalarla maksimumu alan sarı-lacivertliler; doğru koça, doğru sisteme ve karakterli bir çekirdek kadroya sahip olduğunu herkese gösterdi.

Yaz döneminde guard rotasyonuna eklenecek, boyu 1.90m’nin üzerinde olan ve şut tehdidi (spacing) yaratabilen bir-iki nokta atışı takviye, bu takımı EuroLeague’in "en zor yenilen" takımı olmaktan çıkarıp "en durdurulamaz" takımı haline getirebilir. Gelecek sezon kurulacak Final Four masasında, Fenerbahçe Beko’nun yeri şimdiden ayırtılmış durumda.

Katılın Görüşlerinizi Paylaşın

Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için ŞİMDİ OTURUM AÇIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.

Misafir
Maalesef göndermek istediğiniz içerik izin vermediğimiz terimler içeriyor. Aşağıda belirginleştirdiğimiz terimleri lütfen tekrar düzenleyerek gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.