Jump to content
Sign in to follow this  
di-lara

En Sevdiğim Şiirler

Recommended Posts

Ellerim Üşürdü

 

 

ellerim üşürdü ,üşürdüm.

şehrin vitrinlerinden kayardı düşlerim

seni düşünürdüm.

sense, bir başka mevsimde sağanak halinde yağardın

başka ülkelere sımsıcak.

ellerim üşürdü.

nikotin kokan ellerim üşürdü ve...

bir sigara daha yakardım.

şehir ıslanırdı duman duman.

çocuklar uyanmış olurdu

düşlerini kaybetmeden uykularından

benimse kabuslarım kese kağıdı buruşukluğunda

asılı kalırdı gündoğumlarına.

ellerim üşürdü

ellerim üşürdü, donardı.

donardım teninin yokluğuna değince ve

bıçak ağzı bir yalnızlık ikiye bölerdi her şeyi.

bir yarısı sen olurdun her şeyin, bir yarısı ben olurdum hiçbir şeyin.

 

ellerim üşürdü, üşürdüm.

bir bardak çay ve taze bir simit gibi kokardı rutubetli geçmişim.

küçük bir saçak altı kahvesinde güneşi soğuturdum. sonra denize karşı

kimsesiz bir adam gibi dalgalar hıçkırıklarımı boğardı.

Varlığına açken, muhtaçken bir lahza görmeye seni.

ellerim üşürdü, üşürdüm ve doyardım yokluğuna.

donardım. martılar göç ederdi,

demirlerdi tüm gemiler limana boşalırdı deniz

yürüyüp çıkardı balıklar tuzlu bir yaşamın soluk aralarından.

seni düşünürdüm. su olurdum, toprak olurdum, kuş olurdum ama

yaşam olmayı beceremezdim. sensizliğinde acemi bir ölümü karşılardım.

beceremezdim ölmeyi.

 

ellerim üşürdü,üşürdüm.

tanıdık bir adam sesine karışırdı hüzünlerim.

kapanan bir kapı sesine kilitlenirdim.

duvar duvar karanlık büyürdü içimde yollar,

ne bir köşe başı, ne bir viraj ne dur ne durak

adımlarım soluklarını arardı kayıp yollarda

sonra, bir kadın çığlığı kayardı yıldız yıldız.

önce ilk bahar defnedilirdi karınca ayazında

sonra bir pervane yanardı.

gözlerimin sırılsıklam aydınlığında

kanatlarına işlerdi yaşanmamış bir yaz kelebeklerin.

sonbahar geçerdi, kar yağardı.

ellerim üşürdü üşürdüm

ve şubatla biterdi bir masalın son cümlesi

seni düşünürdüm..

 

 

Ali Ulurasba

Edited by made in turkey!

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aglamak Için Gözden Yas mi Akmali?

.

Aglamak için gözden yas mi akmali?

Dudaklar gülerken, insan aglayamaz mi?

Sevmek için güzele mi bakmali?

Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi baglayamaz mi?

Hasret; özlenenden uzak mi kalmaktir?

Özlenen yakindayken hicran duyulamaz mi?

Hirsizlik; para, malmi çalmaktir?

Saadet çalmak, hirsizlik olamaz mi?

Solmasi için gülü dalindan mi koparmali?

Pembe bir gonca iken gül dalinda solmaz mi?

Öldürmek için silah, hançer mi olmali?

Saçlar bag, gözler silah, gülüs, kursun olamaz mi?

.

Victor Hugo

Share this post


Link to post
Share on other sites

BUGÜN DE ÖLMEDİM ANNE

 

Yüreğimi bir kalkan bilip sokaklara çıktım

Kahvelerde oturdum çocuklarla konuştum

Sıkıldım, dertlendim ,sevgilimle buluştum

Bu gün de ölmedim anne.

 

Kapalıydı kapılar,perdeler örtük

Silah sesleri uzakta boğuk boğuk

Bir yüzüm ayrılığa, bir yüzüm hayata dönük

Bu gün de ölmedim anne.

 

Üstüme bir silah doğruldu sandım

Rüzgar, beline dolandığında bir dalın

Korktum, güldüm, kendime kızdım

Bu gün de ölmedim anne.

 

Bana böylesi garip duygular

Bilmem niye gelir ,nereye gider?

Döndüm işte; acı, yüreğimden beynime sızar

Bu gün de ölmedim anne.

 

AHMET ERHAN

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sahte Şair

 

Saat 02.30

Oda dört duvar

gece karanlık

ben sahte şair.

 

Satırlarca sen yazıp,

yaşlarca sen akıtıyorum.

 

Kırık aynam uğursuzluğumun

kanıtı gibi asılı duvarda.

Bakınca aynaya parçalanmış

yüzümdür gerçeklerin yansıması.

Böyle derbeder düşer mi insan diye sormayın?

Düşermiş

bende bilmezdim önceden.

 

Yukarıdan bakılınca acınacak

haldedir yerde yatan.

Bakarlar, acırlar

ama öylece bırakırlar.

 

Çocukken ne kolaydı herşey.

Farklıydı dünyanın rengi ve kokusu.

Bir karanlıkta canavarlardan korkardım

onlarsa artık aydınlıkta bile dolaşıyorlar.

 

Saat 02.43

Oda dört duvar

Gece karanlık

Ben Sahte Şair

Günlerdir yerde yatıyorum,

ama kaldırmıyorlar...

 

Funda Sağ

Share this post


Link to post
Share on other sites

DURUM..

 

Dünya debdil oldu durum değişti.

Kimi aya gider kimi cennete.

Dünya güzellendi itibar düştü,

Anne baba yoksun kaldı hürmete.

 

Bin dokuzyüz altmışyedi yılında

Çirkin sözler gezer halkın dilinde

Ud edep kalmadı kızda gelinde

Büyükler küçüğe gelir minnete

 

Bakmaz mısın insanların işine

Kötülükler doğar peşi peşine

Mezhep kavgasından din döğüşüne

Sanki varıp sığmamışlar cennete.

 

Kimisi söz verir sözünde durmaz

Hakikati doğru sözü duyurmaz

İşlediği suçun farkına varmaz

Ne yüzle varacağız ahirete

 

Kötülükler memlekete kök saldı

Fitnelik fesatlık arttı çoğaldı

Bu işin ıslahı Allah'a kaldı

Ulu Tanrım yardım etsin millete.

 

Tezvirlerin işi gider ileri

Yalancıya itibar çok ekseri

Hilekarın sahtekarın işleri

Yol açıyor rezalete nefrete.

 

Gitmiyor gönlümün kederi, yası

Doğru söyleyene diyorlar asi

Bitmez bu dünyanın kuru davası

Çekil Veysel bir köşe-yi vahdete.

 

AŞIK VEYSEL

Share this post


Link to post
Share on other sites

aysel git başımdan

 

aysel git başımdan ben sana göre değilim

ölümüm birden olacak seziyorum

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

aysel git başımdan istemiyorum

benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün

dağıtır gecelerim sarışınlığını

uykularımı uyusan nasıl korkarsın

hiç bir dakikamı yaşayamazsın

aysel git başımdan ben sana göre değilim

benim için kirletme aydınlığını

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

 

ıslığımı denesen hemen düşürürsün

gözlerim hızlandırır tenhâlığını

yanlış şehirlere götürür trenlerim

ya ölmek ustalığını kazanırsın

ya korku biriktirmek yetisini

acılarım iyice bol gelir sana

sevincim bir türlü tutmaz sevincini

aysel git başımdan ben sana göre değilim

ümitsizliğimi olsun anlasana

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

 

sevindiğim anda sen üzülürsün

sonbahar uğultusu duymamışsın ki

içinden bir gemi kalkıp gitmemiş

uzak yalnızlık limanlarına

aykırı bir yolcuyum dünya geniş

büyük bir kulak çınlıyor içimdeki

çetrefil yolculuğum kesinleşmiş

sakın başka bir şey getirme aklına

aysel git başımdan ben sana göre değilim

ölümüm birden olacak seziyorum

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

aysel git başımdan seni seviyorum

Share this post


Link to post
Share on other sites

Alabora

 

Sensizliğine ölüyorum bu akşam.

Elimde sigaram duman duman

Masamda içkim, ahhh! şu kaderim...

Rehin kalmış vitrininde yüreğim...Alaboralardayım.

 

Çoban ateşim gel, denizfenerim ol...

Engin sularla boğuşmaktayım.

Leylim ley deryası ahhh! ! bu derya..

İşit, duy sesimi...karmakarışık duygularda,

Karanlıklardayım.

 

Abdullah Sinan Yüce

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ümitsiz Aşklar İçin

 

Ben ümitsiz aşklar için yaratılmışım

Ayrılıklar için, sonsuz kederler için

Ne zaman ta derinden sevsem birini

Ezilmeli yeni açmış gülleri kalbimin

En güçlü zehir olmalı aşk dediğin

Alkol gibi damarlarıma yürümeli

Sarmalı her yanımı gece olunca

İçimde bir çıbansa büyümeli

İnsan sevince her gün bir kez ölmeli

Her gün bir başka yerine saplanmalı o kurşun

Yollara düşmeli, perişan deli divane

Erimeli potasında o garip var oluşun

Artık uzak bir anıdır huzur ve sukun

O büyük yangın başlamışsa yürekte

Bir gün gelir de bu çaresizliğin

Aranır bütün tesellisi ölmekte

Oyerde sevilmek de yalan sevmekte

Nereye baksan dizboyu karanlık

Boşuna bir ışık arama göklerde

Her şeyinle aşkın içindesin artık

Böyle gitgide derinlere çeker o bataklık

Orada ölümsüz olur nice kara sevdalı

Sevmek, hiç sevilmeden; korkunç güzel

Aşk dediğin karşılıksız olmalı...

 

 

Ümit Yaşar Oğuzcan

Share this post


Link to post
Share on other sites

SEVDALAR ÇOÇUK KALIR

 

'Limanda ışıkları izledik ayrı ayrı

Karanlıktaydık...

Kireç badanalı bir odada

Sarılsaydık sımsıkı

Kimsenin göremediği

Bir yıldız olurduk...'

'Zamanla değişir

Büyür insanlar

Rüyalar çocuk kalır...

Oysa, yaşlanmak vardı seninle

Ve paylaşmak tüm yaşamı

Sabahı birlikte karşılamak

Birlikte yaşamak akşamı...

Başaramadım sevdiğim,

Bağışla...

Sevdalar çocuk kalır...'

 

Suna Tanaltay

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Zıplayan Dana

Gelirsen,

Ayın üstünde kederli bir bulut tutamaz gözyaşlarını...

"Harran" papatyadan bir gelinlik giyer

Arsız-zamansız.

Gelirsen "Dersim"e,

"Dersim"e kırlangıçlar geri döner

Munzur gülümser.

 

Gelirsen,

Kızıl bir gelincik olup açacak Zilan

"Zap" sana koşacak durmaksızın.

Gelirsen,

"Batman"da intihar son kurşununu kendine sıkacak.

"Hani" kurtulacak susmaların dilinden.

 

Ve "Çorum"...ve "Maraş"... ve "Sivas"...

Yüzünü yıkayacak yağmurda,

İçimdeki deniz doydu kana.

"Kızılırmak"tan alayım selamını

Merhaba de vurulmuş güvercinler aşkına...

MERHABA...

 

 

CEVDET BAĞCA

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gören bilir

 

Çarsısında bir kız gördüm Antep'in,

Kızmı ki...

Gözleri var, ala geyik gözleri,

Göz mü ki....

Ak göğüsünün ortasında bir ben var,

Az mı ki....

Yiyip içme, yüzüne bak yetişir,

Yüz mü ki....

"Güzel" sözü çok güzele çok amma

Bu kıza da "güzel" demek söz mü ki...

 

 

Abdurrahim Karakoç

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest ErdalAktaş

Adına Dilimin Dönmediği Bir Kokuyu Bırakıp Gittin

 

 

Adına dilimin dönmediği bir kokuyu bırakıp gittin

Yüreğimin duvarlarına

Astığım görünmez bir resimdin oysa

Ancak bir efkar masasında gösterdiğim

Gel diyeceğim

Cesaretim yok yeniden seni yaşamaya

Hasretin yaşamak gibi canlı

Ve heyecanlı maceraların ümidiyle

Gözlerin gibi değişiyor düşüncelerim

 

Karşılığı az olan bir sevmeydi benimki

Yalnızca varlığının verdiği bir aydınlık duyguydu

Yağmur yağdığında kirpiklerinin ıslanması

Güneşte gözlerinin kısılmasıydı

Veya yanağına kondurabildiğim küçük bir öpücük

Bir ömürlük anıların başlamasıydı

Nereye baksam senden kalan bir şeyler var

Öylesine candan sarılmadan ayrılsan da

Verdiğin sözlerin hepsini tutmadığını biliyordum

Yetiyor mu bana kalanlar

 

Yaşamın her haline güzel bir şeyler eklemek gerek

Ayrılıklarda anıların

Vuslatlarda an neyse onun tadını çıkarmak

Gözleri

Dudakları

Saçları

Resmetmek

Bestelemek

Şarkılar söylemek

 

Kim aklımda en uzun kaldıysa

Odur sevdaya en yakın dönemeç

Hızımı kesen

Sen

Adına dilimin dönmediği bir kokuyu bırakıp gittin

 

Oğuzkan Bölükbaşı

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest ErdalAktaş

Uzun, kısa

Dar, geniş

Karanlık, aydınlık

Arnavut kaldırımlı, beton dökmeli

Parke taşlı, asfaltlı

Ağaçlı, ağaçsız

Yüksek binalı, tek katlı gecekondulu

Bahçe duvarlı, duvarsız

Sıvasız duvarlı, parlak taş kaplı

İnişli, çıkışlı

Kaldırımlı, kaldırımsız

Kimi sokak der adına

kimi cadde

gece yürüyorsan

duyarsın adım seslerini

tak, tuk, tık

öndeysen

korkarsın

arkadan gelen bilinmeyenden

tak, tuk, tık…

öndeysen

yine korkarsın

önde gidenin bilinmeyeninden

birde yanyana yürürsen metrelerce

sokaklar

bu yüzden korkar gecede

tüm yüzler karanlıktır

aydınlatılmamış sokaklar gibi

 

Murat Tali

Share this post


Link to post
Share on other sites

RÜZGAR GÜLÜ

 

önümden çekilirsen İstanbul görünecek

nerede olduğumu bileceğim

sisler utanacak,

 

eğilecek

ağzının ucundan öpeceğim

saçına kalbimi takacağım

avcunda bir şiir büyüyecek

nerede olduğumu bileceğim

 

bu çıplak geceler yok mu

bu plak böyle ağlamıyor mu

camları kırmak

 

işten değil

delirecek miyim neyim

kirpiklerimden mısra dökülüyor

kenya'da simsiyah yalnızım

yoksul bir şilepte gemiciyim

malezya'da yük bekliyorum

önümden çekilirsen ,

 

İstanbul görünecek

nerede olduğumu bileceğim

 

gözlerini söndürme

 

muhtacım

ben senin aydınlığına muhtacım

yepyeni bir ilkbahar harcayıp

bir yaz boğup,

 

bir sonbahar harcayıp

rüzgar gülünü arayacağım

oran'da pernanbouc'ta timbuktu'da

vinçler yine akşamları indirecekler

yine karanlığa bulaşacağım

gözlerin rüzgarda savrulacak

 

ikimiz iki sap buğday olsak

sen benim olsan,

 

ben senin olsam

bir gece vakti aklına gelsem

uykunu tutsam

 

bırakmasam

seni kucaklasam,

 

kucaklasam

birbirimizin kalbini dinlesek

dünyanın kalbini dinlesek

büyük ateşler yaksalar

iki güvercin uçursalar

nerede olduğumuzu bilsek...

 

Atilla İlhan

 

 

 

 

Ağustos Çıkmazı

 

Beni koyup koyup gitme, n'olursun

Durduğun yerde dur

Kendini martılarla bir tutma

Senin kanatların yok

Düşersin yorulursun

Beni koyup koyup gitme, n'olursun

 

Bir deniz kıyısında otur

Gemiler sensiz gitsin bırak

Herkes gibi yaşasana sen

İşine gücüne baksana

Evlenirsin, çocuğun olur

Beni koyup koyup gitme, n'olursun

 

 

Attilâ İlhan

 

 

KALBİM

 

Göğsümde 15 yara var!.

Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak!..

Kalbim yine çarpıyor,

kalbim yine çarpacak!!!

 

 

Göğsümde 15 yara var!

Sarıldı 15 yarama

kara kaygan yılanlar gibi karanlık sular!

Karadeniz boğmak istiyor beni,

boğmak istiyor beni,

kanlı karanlık sular!!!

 

Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak.

Kalbim yine çarpıyor,

kalbim yine çarpacak!...

 

 

Göğsümde 15 yara var!.

Deldiler göğsümü 15 yerinden,

sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden!

Kalbim yine çarpıyor,

kalbim yine çarpacak!!!

 

Yandı 15 yaramdam 15 alev,

kırıldı göğsümde 15 kara saplı bıçak..

Kalbim

kanlı bir bayrak gibi çarpıyor,

ÇAR-PA-CAK!!

 

nazım hikmet

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest ErdalAktaş

Kadere inanır mısın

Ya da şansa

Ya da tesadüflere

 

Neydi bizi yan yana getiren

İmzaya açılmış defter gibi

Resimli sayfalarda buluşturan

Sen kimdin yanı başımdaki

Bu adı güzel adam

Kimdin ve

Neden bu kadar yakınımdın

 

Nasıl bir güçtü bu beni bağlayan çivit maviye

Anaforlarından kurtulamadığım hala

Ve hangi bahardı adını koyamadığım

Alev açtıran kuru dallarımda

Neyin muştusuydun

Savıp savurduğum yaşamdan geri kalan artık yıllara

Neyin hüznü

Neyin beklentisi

 

Azıksızdım yola düştüğümde

Ansızındım

Hazırlıksızdım

Düşsüzdüm

Kırmızı halılar döşenmedi yüreğine giden engebelere

Çiçekler atılmadı saçıma başıma baştan ayağa

Ödüller sunulmadı

Verilmedi vaatler yarınlar adına

 

_____Müsterih ol

_____Dil kırılır laf altında kim uzatırsa sana

 

Bir başımaydım

Umutluydum

Bir o kadar yapayalnızdım

Güneş filizlenirken içimde

 

Sevmiş miydim seni ne

Avuçlarımda yürek acımla

Gözlerimdeki sır, kırık aynaların kanı

 

Kadere inanır mısın

Ya da şansa

Ya da tesadüflere

 

Neydi öyleyse bizi yan yana getiren

İmzaya açılmış nikah defteri gibi

Resimli sayfalarda buluşturan ikimizi...

Neydi

 

Kader mi

Şans mı

Tesadüf mü...!

 

Nurten Altınok

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kıyamet

 

biz nerede ayrılırsak

kıyamet orada başlar

mavidir senin hüznün

coşkun bir yürek

çatırdar

oradan başlar/yarım kalan bir bedenin

kendini sonsuzlukla tamamlaması

ve susar

kellesi kopartılmış

çarpınan bir ceset

gibi rüzgâr

biz nerede ayrılırsak

kıyamet orada başlar

sen gidersin

ey gönül büyücüm

ben kalırım

bir de son öptüğün yerde

gözlerindeki esrar

bırakırım geri kalan nem varsa

kıyasıya yağmalar

canlanır orada nice geçmiş ayrılık

eski bir plakta

kırgın bir müzeyyen senar

sessizliğin sinesinde

mavi bir sezen aksu

kanar

nereye gidiyorsun

kadınım

büyücüm

küçüğüm

söyle bana

beni böyle akşamların ortasında yaralı

parçalanmış bir yürekle koyup böyle

nereye

ömrünün en küheylan çağıyla

talan edip içimdeki cenneti

çaylar gibi aka aka nereye

zamanı parçalayıp bakışlarınla

cehennem ateşleri koyup döşüme

nereye gidiyorsun

kadınım

yumuşak kirpim

kahverengi denizim

beni nerde bırakırsan

kıyamet orada başlar

kalakalırız orada

başı kopartılmış rüzgâr

buz tutmuş hüzün

kuruduğu tüm kıyılar

kahverengi bir denizin

tam senin yanıbaşında

ey güngörmüş yaşlı çınar

söyle bana büyük aşklar

büyük ayrılıklarla mı tanımlanırlar

biz nerede ayrılırsak

kıyamet orada kopar

 

 

Adnan Durmaz

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest ErdalAktaş

Seni Sevecek Yüreğim

 

 

 

 

Islak bir beden yatıyor,

Yatağımda değilim...

Yine içim kabarmış,

Aşka gelmiş yüreğim...

Yine maviyim, yine pembeyim,

Sanma başka kollardayım bebeğim,

Hep seninim, hep seninleyim, hep

Seni sevecek yüreğim! ...

 

Burcu Karakaya

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

SEN KURTAR

 

SENDEN HEP BİR AŞK İSTEDİM

BEN AŞKI BÖYLE BİLMEZDİM

BİLSEM HİÇ İSTERMİYDİM

TANRIM SEN KURTAR BENİ

 

AŞKIN ELİNDE OLDUM OYUNCAK

YOK HALİMDEN ANLAYACAK

YOKSA SONUM KURŞUN OLACAK

TANRIM SEN KURTAR BENİ

 

GÜLDÜRMEDİ GÜLDÜRMEZ BU AŞK YÜZÜMÜ

DİNLEMEDİM DERTLİLERİN SÖZÜNÜ

BİTMEZ BU KALBİMİN HÜZÜNÜ

TANRIM SEN KURTAR BENİ

 

EN BÜYÜK AŞK SENİN AŞKIN BİLMEDİM

ONU SEVDİM SEVELİ BİRKEZ GÜLMEDİM

BİNKEZ İSTEDİM AMA ÖLMEDİM

TANRIM SEN KURTAR BENİ

 

O VEFASIZ KULUN GÜLÜŞÜNE KANDIM

ODA BENİM GİBİ SEVİYOR SANDIM

ANLADIMKİ BOŞ YERE YANDIM

TANRIM SEN KURTAR BENİ

 

BELKİ BEN KENDİMİ KANDIRDIM

O TAŞ KALBİ SEVEBİLİR SANDIM

ONUN İÇİN ATEŞTE BOŞUNA YANDIM

TANRIM SEN KURTAR BENİ

 

NE ÇEKTİM BİLİRSİN ONUN ELİNDEN

GÖNLÜM YANIYOR ARTIK EN DERİNDEN

ANLAMADI ONA OLAN SEVGİMDEN

TANRIM SEN KURTAR BENİ

 

(arabesk)

Share this post


Link to post
Share on other sites

HERŞEY SENDE GİZLİ

 

Yerin seni çektiği kadar ağırsın

Kanatların çırpındığı kadar hafif..

Kalbinin attığı kadar canlısın

Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...

Sevdiklerin kadar iyisin

Nefret ettiklerin kadar kötü..

Ne renk olursa olsun kaşın gözün

Karşındakinin gördüğüdür rengin..

Yaşadıklarını kar sayma:

Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

 

Ne kadar yaşarsan yaşa,

Sevdiğin kadardır ömrün..

Gülebildiğin kadar mutlusun

Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin

Sakın bitti sanma her şeyi,

 

Sevdiğin kadar sevileceksin.

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer

Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın

Bir gün yalan söyleyeceksen eğer

Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.

Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret

Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın

Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın

Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın

Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

 

İşte budur hayat!

İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın

Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün

Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun

Çiçek sulandığı kadar güzeldir

Kuşlar ötebildiği kadar sevimli

Bebek ağladığı kadar bebektir

Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,

Sevdiğin kadar sevilirsin...

 

CAN YÜCEL...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest ErdalAktaş

Özledim

 

 

 

 

İki güneş geçti bir gece

Biraz yağmur yağdı bana

Biraz ben yağmura...

Sevdiğim bir şarkı çıktı radyoda

Yarısına ben eşlik ettim

Yarısına gözlerim...

Anlatmak istemiyorum ama

BEN SENİ BURDA ÇOK ÖZLEDİM! ...

 

Ceyhun Yılmaz

 

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Beklenen

 

Ne hasta bekler sabahı,

Ne taze ölüyü mezar,

Ne de şeytan bir günahı,

Seni beklediğim kadar.

 

Geçti istemem gelmeni,

Yokluğunda buldum seni;

Bırak vehmimde gölgeni,

Gelme, artık neye yarar?

 

 

NECİP FAZIL KISAKÜREK

Share this post


Link to post
Share on other sites

bir akşam son defa, seni görmeden

dediler, göç etti sevgilin, neden

neden, nasıl oldu bu aşk yıkıldı

soldu bütün ümit bahar gelmeden

 

bilirsin sevemez seni hiç kimse

çılgınca bir aşkla sevdiğim kadar

gitme gel bu hasret beni yaralar

unutma ki her yanim hatıralar

her taraf dopdolu hatıralar :wub:

Share this post


Link to post
Share on other sites

Değdi saçlarıma bahar gülleri

Nazende sevgilim yâdıma düştün

Sevenin bahtına bir güzel düşer

Sen de tek sevgilim aklıma düştün

Nazende sevgilim yâdıma düştün

 

Gözlerim yoldadır, kulağım seste

Ben seni unutmam en son nefeste

Ey ceylan bakışlım, ey boyu beste

Gurbette sevgilim aklıma düştün

Nazende sevgilim yâdıma düştün

 

Sensiz dağ yoluna çıktım bu seher

Öksüz kumru gibi güller lâleler

"Sen niye yalnızsın?" sordular eller

Gurbette sevgilim aklıma düştün

Nazende sevgilim yâdıma düştün :wub:

Share this post


Link to post
Share on other sites

en sewdiğim şiir bu arkadaşlar :)

 

 

 

KARDA AYAK İZLERİ VAR

 

Karda ayak izleri var

Vurulup düştükleri yere kadar

Yüzleri tanınmayacak bir halde

Olduğu yerde kalmış cesetleri

 

Onlar için hatıra yok

Saat durmuş

Onlar için değil

Yıldızlar ve bu gece

Onlar için değil, gelen güneş

Artık onların yok

Uzak şehirlerde

Sevdikleri

Artık hepsi bitti

Açlık, susuzluk ve kin

Ne matra ne ekmek torbası lazım

Ne silâh

Elbise ve düşen şapka da lüzumsuz

Artık üşümezler ki

 

En güzel ocak ateşleri

Artık ısıtamaz ellerini

İsimlerini en yakın tanıdık

Söylese işitmezler

Kurt mu, dost mu, düşman mı ?

Bilmeyecekler başucuna geleni

Ve artık ne tren, ne gemi

Onları getirmez bir daha

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.