Jump to content
Sign in to follow this  
Legendary

Dadaizm/Dadacılık

Recommended Posts

Dadacılık / Dadaizm

 

20. yy başlarında Avrupa ve Amerika’da etkili olan, nihilist bir sanat ve edebiyat akımı. Zürich, New York, Berlin, Köln, Paris, Hannover'a (1916 - 1920) sanatseverler tarafından hızla taşındı. Andre Breton ve Tristan Tzara’nın öncülüğünde gelişen Dadaizm, geleneksel değerlere ve savaşa karşı bir başkaldırıydı.

“Dada” sözcüğü Fransızca'da “oyuncak tahta at” anlamına geliyordu. Dadacılar, savaşın yarattığı umutsuzluğu, burjuva değerlerine duydukları tepkiyi yansıtıyorlardı. Dönemin estetik değerlerine de inanmıyorlardı. Bu değerlere karşı açtıkları savaşta en önemli silahları aykırı yapıtları ve çıkardıkları yayınlardı. Dadaizm zamanla siyasi bir nitelik kazandı.

 

Dadacılık 1922 sonrasında etkinliğini yitirmeye başladı. Dadacılar gerçeküstücülüğe

yöneldi.

 

Özellikleri:

• Akla ve alışılmışa karşı bir ayaklanmaydı.

 

• Kaza ve rastlantıya dayalı teknikler Gerçeküstücüler ve Soyut Dışavurumcular tarafından kullanıldı.

 

• Sanatçının zihinsel etkinliği yaratılan nesneden önemliydi. (Duchamp)

 

• Dönemin geçerli estetik değerlerini yıkmaya giriştiler.

 

• Berlin’de siyasal bir nitelik kazandı.

Temsilcileri:

Marcel Duchamp, “3. Standart Stopaj”

Jean Arp, “Rastlantı Yasalarına Göre Düzenlenmiş Kareler”

John Heartfield, “Kaiser Adolph”

Raoul Housmann, Hannach Höch,

George Grosz,

Johannes Baader,

Otto Schmalhausen,

Wieland Herzfelde,

Helmut Herzfelde(sonradan Alman milliyetçiliğini protesto etmek amacıyla adını John Heartfield’e çevirmiştir),

Max Ernst,

Johannes Baargeld,

Kurt Schwitters (Yapıtlarıyla, sanat karşıtı Dadacılar’ın elde edemediği incelikli ve estetik bir etki yarattı),

Richard Hülsenbeck,

Tristan Tzara,

Marcel Janco,

Emmy Hennings.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Öldüğünde yine Dadaist bir şair olan Philippe Soupault onun mezar taşı için şu dadaist şiiri yazmıştır :

 

TRISTAN TZARA

 

Kim o
Bana elini uzatmadın
Ölümünü duydukları vakit çok güldüler
Ebedî olmandan öyle korkmuşlardı ki
Son nefesin
Son gülüşün
Ne çiçek ne de çelenk
Sadece küçük otomobiller
Ve beş metre boyunda kelebekler

Share this post


Link to post
Share on other sites

Philippe Soupault'un en sevdiğim mezar taşı şiiri de Theodore Fraenkel için yazdığı şiirdir :
 
Theodore Fraenkel

öldüğün vakit harikulade bir hava vardı

mezarlık o kadar güzeldi ki

hiç kimse mahzun olamadı

epeydir de senin artık orda olmadığını sanıyorlar

homurdanmalarını duymuyorum

susuyorsun

yahut omuz silkiyorsun

cenneti görmeyi asla istemezdin

nereye gideceğini artık bilmiyorsun

ama sen işin alayındasın

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.