İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Admin

™ Admin
  • Katılım

  • Son Ziyaret

Admin tarafından postalanan herşey

  1. Hasan Hüseyin Korkmazgil şiiridir, Nazim Hikmet Ran'ın ölümü üzerine yazılmıştır. bir grup yorum şarkısı Islıkla söylemişim umutlarımı ve hala o ıslıklar benimle... Sesi biraz kısık biraz korkak ve birazda benden öte kimsenin duymadığı bir tınıda çalıyor... haziranda ölmek zor orhan kemal'in güzel anısına işten çıktım sokaktayım elim yüzüm üstümbaşım gazete sokakta tank paleti sokakta düdük sesi sokakta tomson sokağa çıkmak yasak sokaktayım gece leylâk ve tomurcuk kokuyor yaralı bir şahin olmuş yüreğim uy anam anam haziranda ölmek zor! havada tüy havada kuş havada kuş soluğu kokusu hava leylâk ve tomurcuk kokuyor ne anlar acılardan/güzel haziran ne anlar güzel bahar! kopuk bir kol sokakta çırpınıp durur çalışmışım onbeş saat tükenmişim onbeş saat acıkmışım yorulmuşum uykusamışım anama sövmüş patron ter döktüğüm gazetede sıkmışım dişlerimi ıslıkla söylemişim umutlarımı susarak söylemişim sıcak bir ev özlemişim sıcak bir yemek ve sıcacık bir yatakta unutturan öpücükler çıkmışım bir kavgadan vurmuşum sokaklara sokakta tank paleti sokakta düdük sesi sarı sarı yapraklarla birlikte sanki dallarda insan iskeletleri asacaklar aydemir'i asacaklar gürcan'ı belki başkalarını pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim dökülüyor etlerim sarı yapraklar gibi asmak neyi kurtarır sarı sarı yaprakları kuru dallara? yolunmuş yaprakları kırılmış dallarıyla ne anlatır bir ağaç hani rüzgâr hani kuş hani nerde rüzgârlı kuş sesleri? asılmak sorun değil asılmamak da değil kimin kimi astığı kimin kimi neden niçin astığı budur işte asıl sorun! sevdim gelin morunu sevdim şiir morunu moru sevdim tomurcukta moru sevdim memede ve öptüğüm dudakta ama sevmedim, hayır iğrendim insanoğlunun yağlı ipte sallanan morluğundan! neden böyle acılıyım neden böyle ağrılı neden niçin bu sokaklar böyle boş niçin neden bu evler böyle dolu? sokaklarla solur evler sokaklarla atar nabzı kentlerin sokaksız kent kentsiz ülke kahkahanın yanıbaşı gözyaşı işten çıktım elim yüzüm üstümbaşım gazete karanlıkta akan bir su gibi vurdum kendimi caddelere hava leylâk ve tomurcuk kokusu havada köryoluna havada suçsuz günahsız gitme korkusu ah desem eriyecek demirleri bu korkuluğun oh desem tutuşacak soluğum asmak neyi kurtarır öldürmek neyi yaşatmaktır önemlisi güzel yaşatmak abeceden geçirmek kıracın çekirgesini ekmeksiz yuvasız hekimsiz bırakmamak ah yavrum ah güzelim canım benim / sevdiceğim bitanem kısa sürdü bu yolculuk n'eylersin ki sonu yok! gece leylâk ve tomurcuk kokuyor uy anam anam haziranda ölmek zor! nerdeyim ben nerdeyim ben nerdeyim? kimsiniz siz kimsiniz siz kimsiniz? ne söyler bu radyolar gazeteler ne yazar kim ölmüş uzaklarda göçen kim dünyamızdan? asmak neyi kurtarır öldürmek neyi? yolunmuş yaprakları ve kırılmış dallarıyla bir ağaç söyler hangi güzelliği? kökü burda yüreğimde yaprakları uzaklarda bir çınar ıslık çala çala göçtü bir çınar göçtü memet diye diye şafak vakti bir çınar silkeledi kuşlarını güneşlerini: «oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet, memet!» gece leylâk ve tomurcuk kokuyor üstümbaşım elim yüzüm gazete vurmuşum sokaklara vurmuşum karanlığa uy anam anam haziranda ölmek zor! bu acılar bu ağrılar bu yürek neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar bu ağaçlar niçin böyle yapraksız bu geceler niçin böyle insansız bu insanlar niçin böyle yarınsız bu niçinler niçin böyle yanıtsız? kim bu korku kim bu umut ne adına kim için? «uyarına gelirse tepemde bir de çınar» demişti on yıl önce demek ki on yıl sonra demek ki sabah sabah demek ki «manda gönü» demek ki «şile bezi» demek ki «yeşil biber» bir de memet'in yüzü bir de güzel istanbul bir de «saman sarısı» bir de özlem kırmızısı demek ki göçtü usta kaldı yürek sızısı geride kalanlara nerdeyim ben nerdeyim? kimsiniz siz kimsiniz? yıllar var ki ter içinde taşıdım ben bu yükü bıraktım acının alkışlarına 3 haziran '63'ü bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta bir kırmızı gül dalı iğilmiş üzerine yatıyor oralarda bir eski gömütlükte yatıyor usta bir kırmızı gül dalı iğilmiş üzerine okşar yanan alnını bir kırmızı gül dalı nâzım ustanın gece leylâk ve tomurcuk kokuyor bir basın işçisiyim elim yüzüm üstümbaşım gazete geçsem de gölgesinden tankların tomsonların şuramda bir çalıkuşu ötüyor uy anam anam haziranda ölmek zor! (1977)
  2. Sezen Aksu - Sen ağlama http://youtu.be/LOGlWHixiWs
  3. Şenay-Hayat Bayram Olsa (Orjinal plak kayıt) http://youtu.be/iVL0JB1C_ys
  4. http://youtu.be/vv8FqUUYBiA Sezen Aksu - Özdemir Erdoğan : Küçük bir aşk masalı
  5. Gözlerimi ekrandan zor aldım - kalbim hep oralarada dolaştı - ve sözlerimi geri almıyorum işte... Sizde almayın - öylece inat edin - inadım inat diyiverin - offfffffffffffffffffffff Sözleri: Sözlerimi Geri Alamam Sözlerimi geri alamam Yazdığımı yeniden yazamam, Çaldığımı baştan çalamam, Bir daha geri dönemem. Akıyorsa gözyaşım kurumasın, Coşup seven gönlümse durmasın, Dost bildik anılarım çağırmasın, Bir daha geri dönemem. Hiç bi kere hayat bayram olmadı ya da Her nefes alışımız bayramdı. Bir umuttu yaşatan insanı. Aldım elime sazımı. Yine aşınca çayın suyu boyunu Belki yeniden karşıma çıkacaksın. Göz göze durup bakınca Göreceğiz, Neyiz ve nerelerdeyiz, Bilemiyoruz Şimdi.
  6. Simon and Garfunkel "Sound of Silence" in Central Park Sessizliğin Sesi 'Simon and Garfunkel' Sözler: Hello darkness, my old friend, / Merhaba eski arkadaşım karanlık Ive come to talk with you again, / Seninle konuşmaya geldim gene Because a vision softly creeping, / .... Left its seeds while I was sleeping, And the vision that was planted in my brain Still remains Within the sound of silence. In restless dreams I walked alone Narrow streets of cobblestone, neath the halo of a street lamp, I turned my collar to the cold and damp When my eyes were stabbed by the flash of A neon light That split the night And touched the sound of silence. And in the naked light I saw Ten thousand people, maybe more. People talking without speaking, People hearing without listening, People writing songs that voices never share And no one deared Disturb the sound of silence. Fools said i,you do not know Silence like a cancer grows. Hear my words that I might teach you, Take my arms that I might reach you. But my words like silent raindrops fell, And echoed In the wells of silence And the people bowed and prayed To the neon God they made. And the sign flashed out its warning, In the words that it was forming. And the signs said, the words of the prophets Are written on the subway walls And tenement halls. And whisperd in the sounds of silence.
  7. Bijan Mortazavi Respektif arkadaşımızın önerisi ile tanıştım ve çok hoşlandım burayada taşıyayım dedim... Sesteki görüntü ve boyut çok güzel... Bijan Mortazavi - Hasti Bijan Mortazavi - Be Man Che Biyografi: Hazar Denizinin kenarında İran'ın kuzeyinde doğmuştur. 3 yaşında keman çalmaya başlayan sanatçı bu olayı en iyi keman ustalarından eğitim alarak devam ettirmiştir ve bugünkü durumuna gelmiştir...
  8. NEW YORK,NEW YORK- FRANK SINATRA
  9. The sound of music - Do Re Mi Fa. http://youtu.be/xIjobdArtiA Sözleri: Let's start at the very beginning A very good place to start When you read you begin with - A - B - C When you sing you begin with DO - RE - MI DO - RE - MI , DO - RE - MI The first three notes just happen to be DO - RE - MI DO - RE - MI DO - RE - MI - FA - SO - LA - TI... (Oh let's see if I can make this easier) DO - a deer, a female deer RE - a drop of golden sun MI - a name, I call myself FA - a long long way to run SO - a needle pulling thread LA - a note to follow SO TI - a drink with jam and bread That will bring us back to do oh oh oh Doe! - a deer, a female deer Ray! - a drop of golden sun Me! - a name I call myself Far! - a long long way to run So! - a needle pulling thread La! - a note to follow SO Tea - a drink with jam and bread That would bring us back to do! A deer, a female deer RE, a drop of golden sun MI, a name, I call myself FA, a long long way to run SO, a needle pulling thread LA, a note to follow SO TI, a drink with jam and bread That would bring us back to do... DO - RE - MI - FA - SO - LA - TI - DO! - SO - DO! Maria: Now children , do re mi fa and so on are only the tools we use to build a song. Once you have these notes in your head you can a sing a million different tunes by mixing 'em up. Like this...ah...: SO - DO - LA - FA - MI - DO - RE Can you do that? SO - DO - LA - FA - MI - DO - RE SO - DO - LA - TI - DO - RE -DO SO - DO - LA - TI - DO - RE - DO Maria: Now put it all together... SO - DO - LA - FA - MI - DO - RE SO - DO - LA - TI - DO - RE - DO Maria: Good! Brigitta: But it doesn't mean anything. Maria: So we put in words, One word for every note, like this: When - you - know - the - notes - to - sing You - can - sing - most - a-ny-thing Maria: Together! When you know the notes to sing You can sing most anything! (Biking scene) DO.... A deer a female deer RE... A drop of golden sun MI... A name I call my self FA... A long long way to run SO... a needle pulling thread LA... A note to follow so... TI... A drink with jam and bread That will bring us back to do (Carriage Scene) Gretl: DO Martha: RE Brigitta: MI Kurt: FA Louisa: SO Friedrich: LA Liesl: TI Maria: DO, DO TI - LA - SO - FA - MI - RE - DO Gretl: DO Brigitta: MI - MI, MI Louisa: SO - SO Martha: RE Kurt: FA - FA Friedrich: LA Liesl: TI - TI (DO - MI -MI, MI - SO - SO, RE - FA - FA, LA - TI - TI) Maria: When you know the notes to sing You can sing most... All: anything! (Fountain Scene) DO - a deer a female deer RE - a drop of golden sun MI - a name I call myself FA - a long long way to run SO - a needle pulling thread LA - a note to follow SO TI - a drink with jam and bread... That will bring...us...back...to... Maria DO... RE... MI... FA... SO... LA... TI...... TI - DO...oh...oh!!! SO - DO! Children SO - DO LA - FA MI - DO RE... SO - DO LA - FA Friedrich & Kurt: LA - SO Friedrich, Kurt, Liesl & Louisa: SO - FA All: MI - RE
  10. The Road to Morocco Fas'a giden yol... kültürlerin boyanmadan, dokunulmadan gösterilmesine bayılıyorum... Gösteriş yok... Olduğu gibi... İşte böyle...
  11. Genç ihtiyarlar buda size: Sakın sözlerini bilmiyorum demeyin: http://youtu.be/NUbTW928sMU Sözleri: On a dark desert highway, cool wind in my hair Warm smell of colitas, rising up through the air Up ahead in the distance, I saw a shimmering light My head grew heavy and my sight grew dim I had to stop for the night There she stood in the doorway; I heard the mission bell And I was thinking to myself, ?this could be heaven or this could be ****? Then she lit up a candle and she showed me the way There were voices down the corridor, I thought I heard them say... Welcome to the hotel california Such a lovely place Such a lovely face Plenty of room at the hotel california Any time of year, you can find it here Her mind is tiffany-twisted, she got the mercedes bends She got a lot of pretty, pretty boys, that she calls friends How they dance in the courtyard, sweet summer sweat. Some dance to remember, some dance to forget So I called up the captain, ?please bring me my wine? He said, ?we haven?t had that spirit here since nineteen sixty nine? And still those voices are calling from far away, Wake you up in the middle of the night Just to hear them say... Welcome to the hotel california Such a lovely place Such a lovely face They livin? it up at the hotel california What a nice surprise, bring your alibis Mirrors on the ceiling, The pink champagne on ice And she said ?we are all just prisoners here, of our own device? And in the master?s chambers, They gathered for the feast The stab it with their steely knives, But they just can?t kill the beast Last thing I remember, I was Running for the door I had to find the passage back To the place I was before ?relax,? said the night man, We are programmed to receive. You can checkout any time you like, But you can never leave!
  12. Sadece sesi izleyin o sizi bir yerlerde veya bir şekilde yakalayacak ve ve ve....
  13. Admin şunu cevapladı bir başlıkta ileti içinde Komedi - Eğlence Vidoları
    özellikle tuvalettekiler beni kırdı... ha ha ha

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.