İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

sardunyam

Φ Süper Üye
  • Katılım

  • Son Ziyaret

sardunyam tarafından postalanan herşey

  1. İhtimal... Yıldızların o ihtişamlı parıltılarını seyrederken iç geçirdim elimde olmadan... Hiç birine ulaşma imkanımız olmaması ne kötü... Oysa hep gözümüzün önündelerken... Gözünün önünde ama imkansız... Bakıyorsun ama dokunamıyorsun... Görüyorsun ama hissedemiyorsun... Bunları düşünürken bir ihtimal vardı ve o gülümsetti beni... Gözümün değdiği yıldıza, gözünün değmiş olma ihtimali... Şimdi gecenin bir yarısı ve ben radyoda çalan parçalardan fal tutuyorum kendime... Tabi malum elimde sigara... Şuan gözümün önündeki en parlak yıldıza bakıyorum... Belki diyorum sende balkonundan aynı yıldıza bakıyorsundur... Kimbilir? Biliyorum çok düşük bir ihtimal ama beni gülümsetiyor... Ulaşamayacağımız o yıldızlar belki bakışları buluşturuyordur... Kimbilir? Sonsuz saadet diye birşey yokmuş bu dünyada artık çok iyi anladım... Sonsuz iyilik olmadığı gibi... Hepimiz hayatın acılarından nasibimizi alıyoruz... Mutluluklar bir an sürüyor, acılar bir ömür boyu... İyilikler kıymetli madenler gibi hep çok derinlerde ve hep az miktarda... Oysa kötülük heryerde... Çöplükler gibi yığınlarca... Pis kokularıyla burnumuzun dibinde... Malesef... Mutlu olmayı mutluluğu bulmayı umuyoruz hep... Bugün olmadı belki yarın diyerek... Hep umut ederek ama çoğu kez bu ümidi yitirerek... Dün ellerimin arasından akıp gitti su gibi... Bugünde akıyor ve tutamıyorum... Hep yarınlara kalıyor mutluluk ve ihtimaller... Yarınlara ne çok anlam yüklemişiz ne tuhaf... Ne beklediğimizi bilmeden bizi mutlu edecek o bilinmezi bekliyoruz... Bulursak mutlu olurmuyuz ya da ne kadar sürer bilmeden... Sıcak bir Haziran gecesi... Dünleri ve yarınları hangi ruh halinde değerlendirebilirim ki! Elbette biraz melankolik... Hele hele ruhun yüzmeyi öğrenmeden okyanusa düşmüşse ve sen çırpındıkça batacağını biliyorsan... İşte öyle karmaşık bir düşünce biçimi... Tıpkı beni değerlendirdikleri gibi çelişkili... Hemde çokça... Biraz içim acıyarak, biraz korkarak, biraz ümit ederek ve boğulma ihtimalini düşünerek... Düşünüyor ve belkide çok anlamsız şeyler yazıyorum... Hoşgörüye sığınarak... Rüzgar esiyor hissediyorum, yıldızlar parlıyor görüyorum... Kaleme dokunuyor, kağıda yazıyorum... Peki yaşıyormuyum? Yoksa hepsi bir rüyamı? Yalan dünyada olabildiğince gerçekmi herşey...? Tek kazancımızın "gerçek sevgi" olduğunu biliyorum, bu yüzden soyutluyorum kendimi sevgisizlikten... Kendimi ve herkesi affederek... Yanlışlarımın envanterini çıkararak... Koskoca okyanusta küçücük bir damlayım, okyanusunda farkındamıyım? Düşündükçe ufalıyorum... Bir söz var insan suya düştüğü için boğulmaz, çıkamadığı için boğulur... Gelde çık içinden çıkabilirsen...? Hiç kimseyle kavga etmek istemiyorum, sadece okyanusun ve içinde olmanın tadını çıkartmak istiyorum... Bu ihtimal bile bir küçük mutluluk yaşatıyor, keyfine varıyorum... Başkalarının düşüncelerine göre yaşanmıyor bu hayat... Kendimizi kandırıyoruz... Birini yargılarken yada biri bizi yargılarken elimize hiç birşey geçmediğini anlayamıyoruz... En büyük hakim içimizdeki vicdan... Onun sesine kulak vermeye çalışıyor ve çoğunluğun yorumlarından uzak duruyorum... Anladım ki akıntıya karşı kürek çekilmiyor... Bırak nereye akacaksa aksın... Suyun yönünü değiştirmek hiç kolay değil... Razıyım ben vicdanımın yargısına... Ne istediğimi ve ne istemediğimi biliyorum... Ve bundan fazlasınıda bilmiyorum... Bu nehirde karşılaşacaklarımdır benim kaderim... Buradan başka bir yerde akamam, damlamarıma karışanlarla büyümek işte en büyük kazanç... Benden çok şey alıp götürdü bir çok damla ama bende bıraktıkları daha fazla... Su gibi şeffaf olmaya çalıştım... Ve onun kadar kirlenmeye müsait... Temizlerken kirlenip, kirlendikçe temizlenip o son noktaya varana kadar gidiyorum... Gidiyorum damlalarımla beraber... Benimle beraber akan aynı nehrin bütün damlalarına selam olsun... 22,06,2007 SARDUNYAM
  2. y/k seni görmek hemde bu topicte görmek inan bana çok sevindim... işte bak ikimizin ortak sevgisi Mevlana ve onunla başlamış olmak bu paylaşıma benim için çok önemli... teşekkür ederim... hoşgeldin... Boşig... seni göremedik ama hakkında çok şey öğrendim... burada yazdığın çoğu düşüncende pek çok ortak görüşümüz vardı ve kişiliğin hakkında zaten olumsuz bir fikre sahip olmamıştım... keşke o gün sende aramızda olabilseydin... kimbilir belki başka birgün bu mümkün olur... bu güzel Yunus beyitleri için teşekkür ederim...
  3. sardunyam şunu cevapladı bir başlıkta ileti içinde Anı Defteri - Defterleri
    Canım arkadaşım... Nasılsın görüşmeyeli... Senide bu sıcak havalar mahvetti mi?
  4. 100 sopamı 200 sopamı yersem kafi gelir? bence sen beni falakadan sonra birde kör kuyuya atta aklım başıma gelsin... herşeyi unut ama beni unutma...
  5. daha çok beklermiyim sekreteranım... bir mecmua falan verseydiniz bari beklerken okusaydım... bende tekrardan düşündüm ve duygularımda bir değişiklik olamadı ne yazik ki...
  6. 10 ya da 15 gün kadar olabiler... Frozen cadısına kalırsa yarın gitsem memnun olacak kendileri ama üzgünüm bir süre başınızdayım... Hihohahaha yaşasın kötülük...
  7. İğdem... Dostun sitemi dosta hiç ama hiç ağır gelmez... Bana sizden gelen hiç bir yük ağır gelmez... Biliyorum ben suçluyum nütfen beni idam ediniz... Ve mümkünse bir iğde dalına asınız bu çifte kavrulmuş bedenimi...
  8. Tomurcuğuma... Benim iki tane kızkardeşim var... Birtanede erkek kardeşim... Kardeş sevgisini iyi bilirim... Şimdi dünyanın bir başka köşesinde ama ruhu ruhumuzla kardeş bir güzel yürek tanıdım... Onu çok sevdim ve ona hayranlık duydum... Aklına, hanımefendiliğine, ince espirilerine hayran oldum, sımsıcak kalbini çok sevdim... Kırılgan ve çekingendir benim Leylam... İçinde çok ama çok sağlam tertemiz bir yüreği var... Senden çok şey öğrendim ben... Seni çok sevdim ve tarafından sevildiğimide hissettim... Bu duygu ile bahtiyar oldum... Canımın içi hüzünlü anlarımda, sağlık sorunları yaşadığım anlarda, beni dinleyen ve bana moral veren diğer damla... Teşekkür ederim sana... İyiki girdin hayatıma şimdi benim hayatımın bundan sonrasında düşüncelerime yön verecek insanlardan biride sensin... Çünkü ben seni çok seviyorum... Tanıdığımız her yeni insan bize bir başka dünya penceresi aralıyor ve biz o pencereden de dünyaya bakarken çok şey öğreniyoruz... Bidenecik Leylam... O narin kalbin aslında çok dayanıklı, sen tanıdığım en temiz yürekli insanlardan birisin... İyiki seni tanıdım ve şimdi sen özlediklerim arasındasın... Allah gönlünü hiç ama hiç daraltmasın... Benden selam ettiğin o dünyalar güzeli insanın şehrinde sanki bir köprü vazifesi görürken bütün yaşadıklarımız için sana teşekkür ediyorum... Seni seviyorum... 03,07,2007
  9. Evet evdeyim bizzat kendim... Bir kaç zıplama hareketini yapabilirsin bence bir sakıncası yok... Bende seni çok özledim... Ama kesin dönüş değil biraz buralardayım...
  10. Beklerim ben bekleme salonu ne tarafta? Ben seni sevme konusunu bir daha düşüniciğim...
  11. İğdem'e... Martılar ağlardı çöplüklerde Biz seninle gülüşürdük... Ben sana bunları yazarken kulağımda bu melodi var... Çocukça hayalini kurduğumuz çok şeyi burada senden uzakta ama sadece bedenen uzakta ruhunu ruhuma katarak yaşıyorum... İğdem özlemek ne garip bir duygudur değil mi? Neden ve nasıl özler bir insan bir insanı...? Hiç düşündün mü? Birini, bir yeri, bir şeyi özlerken aynı anda bir çok duyguyu beraber yaşar insan... Hüzün ve mutluluk tadında garip bir duygudur bu... Özlemeyi deneyimlememiş hiç kimse yoktur... Ben şimdi seni özlemeyi deneyimliyorum aklımdan bir sürü güzel ve hüzünlü düşünce geçiyor... Kalbimin derinlerinde ve seni içine koyduğum yerden hiç gitmeyeceğini bilerek... Çok eski bir şarkıyı dinlerken, bir çiçeğe bakarken, bir kitap okurken aklımdasın... Onları seninle paylaşamadığım için hüzünlenerek ama seni tanımanın verdiği mutluluğun farkında olarak... Seni özledim... Hani biz bir damlaydık ve bir nehirde karşılaşmıştık... Akacaktık bir süre birlikte aynı manzaraları bir süreliğine de olsa paylaşarak... İşte o anın tamda ortasındayım şimdi... Bu damla bu nehirle nereye akar, nereden ayrılır bilmiyorum bilmekte istemiyorum... Sadece bu nehirde bulduğum damlalar için Allah'a şükrederek akmaktayım... Birgün bir yerde ayrılacak olmak hiç ama hiç önemli değil seni hiç tanımadan yanından geçmiş olmaktan çok daha iyi... Seninle, sende ve bende varettikleriyle akmanın tadını çıkartıyorum... Birgün okyanusa karışırım ve orada yok olurum ne çıkar... Seninle birlikte akıyorum ya şimdi... Bu bana yeter... Seni Seviyorum... 01,07,2007
  12. önünde şapka çıkartıyorum...
  13. Frozen'im Cadım... Geçmişte yaşanan dostluklara imrenirdim çoğu zaman... Hani tarihe mal olmuş isimlerin kurmayı başardığı ve dillere destan olmuş dostluklar varya... Günümüzde kalmayan... O dostlukların en önemli iki unsuru vardı... Biri yanında olmak diğeri onu özgür bırakmak... Dostunu tıpkı bir çiçek gibi dalında koklamak... Onu kırmadan, koparmadan ve özgürlüğünde bırakarak... Ne zaman ihtiyacı olursa nerede bulacağını bilerek ve o dosttan hiç çekinmeden, duygularından utanmadan, içinden gelenleri anlatacak kadar, en az kendisiyle olduğu kadar rahat ve özgür olmak... Günümüzde adına dostluk denen ve içi boşalmış aldatmacanın (sahicisini yaşayanlarda var muhakkak) aksine bütün varlığıyla sevebildiğim ve severken her daim yanında olacağımı bildiğim, olurken bunu sözde değil özde gösterebildiğim dost kalmadı sanıyordum... Hele hele sanalda böyle bir dost bulacağımı hiç düşünemezdim... Ama şimdi var bir kaç tane... Birisi kim acaba? Hem üzüntümüzde ve hemde sevincimizde birbirimizin yanındayız şimdi biz... Birbirimizin sevgisinden başka bir çıkarımızda hiç ama hiç olmadı... Az önce sana mesaj attım nasılsın dedim... Ayakların denizin içinde kulağında müzik varmış... Öyle söyledin... Ve bir an gözümde canlandı o halin... Hani hep şikayet edersin ya riyakarlardan... Ve bu yüzden çok kalın bir kalkanında vardır... Cadım ben o kalkanı aşmayı başardımmı dersin? Şimdi başka başka şehirlerde olsakta düşündüğüm ve tarafından düşünüldüğüm bir dost daha kazanmışım... Ve ben o dostumu çok ama çok seviyorum... 02,07,2007
  14. Frozenim sen bunu yazınca aklıma geldi... Eğer 1919'da da insanımız önce vatan demek yerine önce para demiş olsaydı... Ve padişahında arzusu üzerine İngilizlerin, Fransızların, Yunanlıların boyunduruğu altında yönetilseydik ve para sıkıntısıda çekmeseydik bir İstiklal Harbi gerçekleşirmiydi? Şimdi ne değişti??? bizi Amerika'ya, Avrupa'ya ve Arap Sermayesine teslim eden bir hükümetin ve yandaşlarının "İstiklal" kelimesinden ne anladıklarını çok merak etmekteyim...
  15. Önce bende hayırlı olmasını diliyorum, her ne kadar buna inanmasamda... Bir galibiyet sevincine bürünmüş gitmişsin sayın bozan... Türk Halkı son 70 yıldır seçimini zaten doğru yapmamıştır... Türk halkının kriterlerini belirleyen genellikle mantığı değil duyguları olmuştur... Şimdide "önce vatan" diyenlerin ne kadar azaldığını "önce para, önce istikrar" diyenlerin ne kadar çoğaldığını görmüş olduk... Bu seçim gösterdi ki, milletin çoğunluğu için haysiyet para etmiyor... Bu yorumlarımıza çok kızanlar olucak biliyorum ama onlara şimdiden şunu söylemeliyim... Demokrasi gereği seçimin galibini kutladığımız gibi demokrasi gereği yorum yapma ve fikrimizi söyleme hakkınada sahibiz... Bu birilerini rahatsız edecek diye susacak değiliz... Benim kişisel görüşüm... Ak parti, işçiyi, çiftçiyi, şehit ailesini, vatan severi, memuru incitmiş olmasına karşın iktidar olmuştur... Bunun elbette bir çok siyasi sebebi var... Bu seçim tek bir şeyin göstergesi değildir oda şu; Ak parti geçmiş dönemde başarılı bir siyaset yaptığı için oylarını arttırmadı... Ak parti onca kamu malını sattığı halde azalmayan iç ve dış borcu açıklayamadı... Açıklayamaz... Başbakanın oğluna gemi alması, villalar alması, milyon dolarlık araziler alması vatandaşın çoğunu ilgilendirmiyor... Vatandaşı ilgilendiren kısmen seçim öncesi dağıtılmış erzak ve kömürdü bir kısmı ve en önemlisi zaten rejim muhalifiydi... Bir kısmıda Ak partinin dışında oy verebileceği alternatif bir parti bulamadığından oyunu bu yönde kullandı... Ancak ben bu Bozanın bahsettiği gerçek vatanseverlere (!) soruyorum... Avrupa birliği seçimden memnun, Amerika seçimden memnun, Kürtçüler seçimden memnun, bu durumda memnun olmayan bir %55 lik kesim var onlarda merkez sağın bölünmesinden ve solun yeterince muhalefet yapamamasından bir çok parti arasında dağınık oy kullandı... Ancak memnun olanları gördüğümüzde sormadan edemiyoruz... Bopun eşbaşkanı RTE'nin yeniden seçilmesinden memnun olanlar Türkiye'yi bölünmüş gösteren haritaları elden ele dolaştıranlar ve daha satın alacak çok Türk toprağı, kamu malı olduğunu düşünen yabancı sermayeciler... Bütün bunlar düşünülmelidir... Amerika ve Avrupanın ve hatta bölücülerin Ak partiden bir çıkarımı var ki onlarda bayram yapıyorlar??? Ve ilerleyen günlerde neler olup bittiğini hep birlikte göreceğiz... Malesef insanlar Özgür Kürdistan'ın kurulduğunu ve Ak partinin buna hizmet ettiğini gözleri ile görmeden bazı şeyleri anlamış olmayacaklar... Önce para diyenler kazanmıştır... Hayırlı olsun...
  16. seni özledim umarım tatilin keyifli geçiyordur döndüğünde paylacağımız güzel anıların olsun...
  17. sardunyam şunu cevapladı bir başlıkta ileti içinde Anı Defteri - Defterleri
    merhabalar bu seferlik eliboş geldim bir dahakine güzel bir şiirle geleceğim...
  18. Gecem merhaba nasılsın canımıniçi... mineuda iyidir inşallah... ikinizide özledim...
  19. canım Yumotem, çalıkuşum çok çok ama çok özledim seni...
  20. Ayşegülüm merhaba bir uğrayım dedim geçerken sana...
  21. sardunyam şunu cevapladı bir başlıkta ileti içinde Anı Defteri - Defterleri
    şimdilik öylesine uğradım geniş bir zamanda şiirle geleceğim
  22. Selamlar Egzorsistim canım kardeşim...
  23. bi kocaman kucaklayım dedim
  24. gönlümün şehr-i istanbullusu, kalbimin şehr-i bülbülü geldim vede sizi bulmak ümidiyle amma velakin yoktunuz... bi kucak güzelime bu şiirin (!) üzerine düşünülmesini ve hatta akedemide tez konusu yapılmasını şiddetle taleb ediyorum... bide yalan konuşmayınız ağzınızı yırtıveririm bilesiniz... terki diyar etme bekle bende geliyom cancağızım cadııııııııııııııııııım bi kucak... internet kafeciyle bir kapışmışımki sormayasın iğdem, 20 günü nezarette geçirdim... adamcağızın gözlerini oyup elcağızına vermişim, ben yapmazdım böyle şey ama oldu bikere affediniz... sizi sizi ve sizi çok ÖZLEMİŞİM... bi kucakta sana...
  25. Gecelerin en güzeli nasılsın bitanem kardeşim güzel şiirin için teşekkür ederim... yüreğine sağlık... güzeller güzeli mutlu ettin beni teşekkür ederim... güzel insan özlemişim sizi nasılsın görüşmeyeli inşallah yolundadır herşey... teşekkür ederim...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.