İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Geçen saat

  2. EVİNİZDEKİ BU 8 GİZLİ DÜŞMAN STRESİNİZİ TIRMANDIRIYOR! Uzmanlar Uyardı: "O Eşyaları Derhal Çöpe Atın!" Evimizi sadeleştirmek ve fazla eşyalardan kurtulmak hem zihinsel hem de fiziksel olarak son derece yorulmamıza neden olabilen bir süreçtir. "Neyi atmalıyım?", "Neyi bağışlamalıyım?" ya da "Belki bir gün lazım olur" diyerek neleri saklayacağımıza karar vermek çoğu zaman yorucu bir duygusal karmaşaya dönüşür. Ancak sürecin sonunda ulaşacağınız huzurlu ve düzenli bir ev ortamı, harcadığınız tüm emeğe değer. Yapılan bilimsel araştırmalar, evdeki dağınıklığın (özellikle kadınlarda) stres hormonu olan kortizol seviyelerini tırmandırdığını ve kaygıyı artırdığını gösteriyor. Princeton Üniversitesi'nden sinirbilimcilerin yürüttüğü bir çalışma da fiziksel dağınıklığın zihnimizi meşgul ederek odaklanmayı ve günlük işleri tamamlamayı zorlaştırdığını ortaya koyuyor. Peki, yaşam alanlarımızda gerçekten yer almayı hak eden eşyalar hangileri? Profesyonel düzenleme uzmanları, huzurlu bir yaşam için düzenli insanların evlerinde asla barındırmadığı 8 şeyi ve bunlardan kurtulma yollarını şöyle sıralıyor: 1. Çekmecelerde Yer Kaplayan Fazlalık Mutfak Aletleri Hemen herkesin mutfak çekmecesine saklanmış, yıllardır el sürülmemiş en az bir gereç vardır (örneğin sadece bir kez kullanılıp bir kenara atılmış çilek sapı ayıklayıcısı gibi). Queen of To Do kurucusu Kate Ginsberg; ister beklentinizi karşılamamış ister pratik çıkmamış olsun, düzenli olarak elinizin gitmediği mutfak aletleriyle vedalaşmanızı öneriyor. Ne yapmalı? Kullanılabilir durumdaki mutfak gereçlerini çöpe atmak yerine gıda bankalarına veya hayır kurumlarına bağışlayabilirsiniz. Dolaplarınız ne kadar sade olursa, gerçekten sevdiğiniz ve kullandığınız eşyaları görmek ve kullanmak o kadar kolaylaşır. 2. Suçluluk Duygusuyla Saklanan Kullanılmayan Hediyeler Gereksiz eşyaları saklamanın arkasındaki en büyük nedenlerden biri vicdan azabıdır. Ancak The Uncluttered Life kurucu ortağı Danica Carson, suçluluk duygusunun bir eşyayı tutmak için geçerli bir gerekçe olmadığını vurguluyor: "Hediyeyi veren kişi muhtemelen onu yıllarca saklayıp saklamadığınızı takip etmiyordur. Kendinize boş yere yük etmeyin." Ne yapmalı? Tarzınıza uymayan bir hediyeyi başkasına devredin, bağışlayın ya da kıymetini bilecek birine "yeniden hediye" edin. Hediyeyi gerçekten kullanacak ve keyif alacak birine vermek, o eşyaya hak ettiği değeri görme şansı tanımaktır. 3. "Bir Gün Giyerim" Dediğiniz Bedeninize Oturmayan Kıyafetler Temel kural şudur: Kıyafetleriniz size uymalıdır, siz kıyafetlerinize değil. Carson, artık üzerinize olmayan giysileri saklamanın dağınıklığın yanı sıra özgüven kaybına ve hayal kırıklığına yol açtığını belirtiyor. Pratik Kural: Dolabınızı açtığınızda içindeki her parçayı giyebilecek durumda olmalısınız. Son altı aydır giymediğiniz, çok dar veya çok bol gelen tüm kıyafetleri ayırın. İyi durumdaki giysilerinizi kadın sığınma evlerine veya ihtiyacı olanlara bağışlayarak hem dolabınızda yer açabilir hem de bir başkasına yardım edebilirsiniz. 4. Kontrol Altından Çıkan Evrak ve Kağıt Yığınları Graceful Spaces kurucusu Christina Lee, "Kağıt yığınları en şık mekanları bile sessizce boğabilir" diyor. Kağıtların birikip karmaşaya dönüşmesini engellemek için basit bir kontrol sistemi şarttır. Ne yapmalı? Posta ve evraklar için tek bir kutu belirleyin. Bir kağıdı kutuya koymadan önce onunla ilgili işlem mi yapacağınıza, arşivleyeceğinize mi yoksa geri dönüşüme mi göndereceğinize anında karar verin. Saklanması gereken belgelerin telefonunuzla fotoğrafını çekerek dijital bir albümde depolayın. Dijital bir klasörde aradığınızı bulmak, kağıt yığınlarını karıştırmaktan çok daha zahmetsizdir. 5. Ara Kablolar, Eski Şarj Aletleri ve Elektronik Atıklar Satın aldığımız evcil hayvan aksesuarlarından oyuncaklara kadar pek çok ürün yanında ek kablolarla gelir. Storage Cafe emlak editörü Maria Gatea, bu kabloların çoğunun düşük kaliteli ve gereksiz olduğunu belirtiyor. Ne yapmalı? "Her şeyin atıldığı" o meşhur çekmeceyi açın. Ne işe yaradığını bilmediğiniz ve son bir aydır dokunmadığınız tüm kabloları geri dönüşüme gönderin; elinizde sadece güvenilir ve evrensel birkaç tanesini tutun. Çalışmayan eski telefon ve akıllı saatleri elektronik geri dönüşüm noktalarına teslim edin, çalışanları ise satın veya bağışlayın. 6. "Bir Gün Lazım Olur" Sendromu Eşyaları ORG NYC kurucusu Allison Flanders, "gelecekteki benliğiniz" için sakladığınız eşyaları "bir gün eşyaları" olarak tanımlıyor. Bir gün tenis oynarım diye saklanan raketler, katı meyve sıkacakları veya rahatsız topuklu ayakkabılar... Bugün var olmayan hayali bir yaşam tarzı için eşya saklamak, yalnızca o kişiye dönüşemediğiniz için kendinizi suçlu hissetmenize sebep olur. Ne yapmalı? Şu anki yaşam tarzınızı ve kim olduğunuzu yansıtmayan, "bir gün kullanırım" dediğiniz eşyalarla derhal vedalaşın. 7. Teki Kaybolmuş Saklama Kapları ve Plastik Poşet Dağları StorageCafe emlak editörü Mirela Mohan, düzenleme sürecine küçük adımlarla —örneğin kapağı kaybolmuş veya deforme olmuş saklama kaplarını atarak— başlamayı öneriyor. Plastik poşetler de bir diğer sinsi dağınıklık kaynağıdır. Clear Home Solutions CEO'su Marty Stevens-Heebner, evde en fazla 10-12 adet plastik poşet tutulmasını tavsiye ediyor. Ne yapmalı? Fazla poşetleri marketlerdeki poşet geri dönüşüm kutularına bırakın. Mutfakta kapaksız kapları ayırın. Günlük yaşamda tek kullanımlık plastikler yerine bez çantalar kullanmayı alışkanlık haline getirin. 8. Çocukların Yaptığı Her Bir Sanat Çalışması ve Resim Çocukların okuldan her gün getirdiği resim ve el işi çalışmaları kısa sürede büyük yığınlara dönüşebilir. Carson, tüm bu kağıtları saklamanın imkansız olduğunu ve bunun duygusuzluk sayılmayacağını belirtiyor. Ne yapmalı? Yalnızca çocuğunuzun gerçekten özel bulduğu veya yaparken büyük gurur duyduğu çalışmaları saklayın, kalanları geri dönüşüme gönderin. Saklamaya karar verdiğiniz özel eserleri ise karanlık dolaplara tıkmak yerine, evinizde şık bir "çocuk galerisi duvarı" oluşturarak sergileyin. Kaynak: RS
  3. İran Bahreyn'i yerle bir etti; beraberinde Trump'ın Körfez stratejisini de "Bahreyn'i yerle bir ettiler." Bu ifade, Donanma Bakan Vekili Hung Cao'nun geçen ay, İran füzelerinin —onlarca yıl boyunca ABD Beşinci Filosu'nun karargâhı olarak hizmet veren Basra Körfezi içindeki üs— NSA Bahreyn'de (Bahreyn Deniz Destek Tesisi) yol açtığı hasara ilişkin değerlendirmesiydi. Abartmıyordu. İki hafta önce, Donanma'nın en üst düzey amirali Daryl Caudle, NSA Bahreyn'den tahliye edilen denizcilere "Yakın zamanda oraya geri dönmeyeceğiz" demişti. NSA Bahreyn'in ve İran füzeleriyle hasar gören diğer ABD üslerinin geleceği hakkında önemli bir tartışma başladı. Bu üsler yeniden mi inşa edilmeli, küçültülmeli mi, yoksa savunmasızlıkları nedeniyle terk mi edilmeli? Ancak bir yanıt vermeden önce, ABD'li yetkililer savaşın gözler önüne serdiği zorlu ve yeni bir gerçekle yüzleşmek zorundalar: Donanma'nın Körfez'e dönüp dönmeyeceği kararı, artık yalnızca Washington'ın verebileceği bir karar değil. Hürmüz Boğazı'na erişimi engelleme yönünde yeni kazandığı yetenekle birlikte İran artık bu süreçte söz sahibidir ve bu hakkı kullanmak için her türlü nedene sahiptir. ABD ordusunu Körfez'den çıkarmak, uzun süredir İran'ın temel hedeflerinden biri olmuştur. 28 Şubat'tan önce bu hedef, Amerika'nın sorgulanamaz deniz hakimiyeti gerçeğiyle karşı karşıyaydı. Ancak Beşinci Filo'nun savaş koşullarında Körfez dışına çekilmesi, NSA Bahreyn'in uğradığı ağır hasar ve İran'ın Hürmüz üzerindeki hakimiyete meydan okumada gösterdiği benzeri görülmemiş başarı, Amerika'nın denizlerdeki üstünlüğünü şüpheye düşürdü. İran artık Beşinci Filo'nun varlığını, bölge coğrafyasının sabit bir unsuru olmaktan çıkarıp müzakereye dayalı bir sonuca dönüştürmeye kararlı. İran, savaşı sona erdirmesi beklenen geçen Haziran ayındaki mutabakat zaptında izleyeceği stratejinin ipuçlarını vermişti. Söz konusu anlaşma, İran'ı Hürmüz'de güvenli geçişi yeniden sağlamaya mecbur kılıyordu; ancak bu yalnızca "ticari gemiler" için geçerliydi. ABD savaş gemilerinin Körfez'deki serbest dolaşımının yeniden sağlanmasına dair tek bir kelime bile edilmemişti. Özellikle ABD Donanması'nın Hürmüz üzerinden petrolün serbest akışının garantörü olarak üstlendiği tarihsel rol düşünüldüğünde, bu son derece şaşırtıcı bir eksiklikti. Mutabakat zaptı kısa sürede çökmüş olsa da, İran yine de son derece sorunlu bir emsal oluşturmuştu: ticari deniz taşımacılığı ile ABD donanmasının bölgeye erişiminin birbirinden ayrılabilecek konular olduğu fikri. İran, savaşı sona erdirmeye yönelik gelecekteki herhangi bir düzenlemede de bu ayrımın korunmasını neredeyse kesinlikle talep edecektir. Ayrıca; enerji piyasaları, ABD müttefikleri ve daha düşük benzin fiyatları talep eden Amerikalılar gibi Hürmüz üzerinden ticaretin yeniden başlamasını arzulayan etkili kesimlerin, Trump yönetimini "tankerlere karşı savaş gemileri" ayrımını kabul etmeye zorlamasına bel bağlayacaktır. ABD Donanması'nın bölge dışında kalması şartıyla Hürmüz'ün yeniden açılması yönünde İran'dan gelecek bir teklife ABD nasıl yanıt verirdi? Böyle bir teklifin kabul edilmesi, dünyanın en güçlü deniz kuvvetini, on yıllardır hakimiyet kurduğu sulardan geri çekilmeye zorlayan yıkıcı bir yenilgi olarak görülürdü. Öte yandan, Amerikan muhriplerinin İran'ın görüş mesafesinde Körfez'de seyrettiği savaş öncesi statükonun yeniden tesisinde ısrar etmek de beraberinde ciddi riskler getiriyor. Bu durumun, yönetimin bir deniz ablukası ve yaptırımlar yoluyla İran'ı ekonomik açıdan boğmaya yönelik mevcut çabalarıyla sağlanabilmesi başka bir şeydir; ancak hedefe yalnızca Donanma'nın savaşarak Körfez'e geri dönmesi ve hem direnmeye kararlı hem de bunu yapabilecek kapasitede görünen İran liderliğine iradesini zorla kabul ettirmesiyle ulaşılabilmesi bambaşka bir şeydir. Donanma, İran füzelerinin menziline girme riskinin aşırı yüksek görülmesi nedeniyle, savaşın başlamasıyla birlikte fiilen Körfez'den ayrıldı ve o tarihten bu yana geri dönmedi. ABD ordusunun yakın zamanda İran'ın Hürmüz üzerindeki boğucu baskısını hafifletmek ve daha fazla petrol çıkışını sağlamak adına yürüttüğü faaliyetler olağanüstü nitelikteydi; ancak bunlar klasik bir donanma "refakat" görevinden çok uzaktı. Bunun yerine operasyonel yük; herhangi bir deniz konvoyu olmaksızın gece vakti Hürmüz Boğazı'ndan gizlice geçen ticari gemilerin üzerinde bir koruma kalkanı oluşturmak üzere hava unsurlarına ve insansız araçlara —savaş uçakları, otonom araçlar, helikopterler ve füze savunma sistemleri— devredildi. Donanmanın belkemiği olan ana muharebe gemileri ise, İran'ın tehditkar ateşinden ihtiyatlı bir mesafe koruyarak, ablukayı Hürmüz'ün yüzlerce mil açığından icra etmek durumunda bırakıldı. MEDYA SİZE YİNE YALAN SÖYLEDİ. TRUMP, İRAN'IN LOS ANGELES VE SAN DIEGO'YU 'YOK ETMESİ' GEREKTİĞİNİ SÖYLEMEDİ Bölgeden çekilme ile mevcut durumun korunması arasında, bir deniz kuvvetleri karargahının ne anlama geldiğini yeniden tanımlayan ve 21. yüzyıl harbinin gereklerine daha uygun düşen üçüncü bir seçenek olabilir. Binlerce denizcinin görev yaptığı devasa gemiler yerine bu seçenek; Körfez sularının üzerinde, yüzeyinde ve altında faaliyet gösteren binlerce ucuz insansız hava aracı (İHA) tarafından yürütülen taarruz, savunma ve istihbarat operasyonlarını yöneten, yeni ve güçlendirilmiş bir komuta-kontrol merkezini ifade ediyor olabilir. Hürmüz'ün geleceği, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü mücadelenin başarısının ölçüleceği temel bir kıstas haline gelmiştir. Ancak ABD'li yetkililerin, söz konusu durumun ciddiyetini ve boyutlarını tam anlamıyla kavramaları hayati önem taşımaktadır. Mesele sadece küresel ekonominin en hayati geçiş noktalarından birinin serbest ticarete açık kalıp kalmayacağı değildir; mesele aynı zamanda, yeryüzünün en güçlü donanmasının, on yıllar boyunca mutlak hakimiyet kurduğu sularda yeniden etkin bir şekilde faaliyet gösterip gösteremeyeceğidir. Cevap ne olursa olsun, bunun yankıları Körfez'in çok ötesine ulaşacaktır. John Hannah; George H.W. Bush, Bill Clinton ve George W. Bush yönetimlerinde —eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin ulusal güvenlik danışmanlığı görevi de dahil olmak üzere— çeşitli kademelerde görev yapmıştır. Kendisi şu anda, Rena Gagger'ın da araştırma görevlisi olarak çalıştığı Jewish Institute for National Security of America (Amerika Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü) bünyesinde kıdemli uzman olarak görev yapmaktadır. Kaynak: TWE
  4. RIA'nın haberine göre Putin, Ukrayna'ya yönelik saldırıları durdurmaya hazır; ancak yalnızca seçim gününde Rus haber ajansı RIA'nın aktardığına göre Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, ülkedeki devlet başkanlığı seçimi gününde orduya Ukrayna'ya saldırmama emri vermeye hazır olduğunu belirtti. Kremlin daha önce Pazartesi günü, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin yapılabilmesi amacıyla önerdiği 60 günlük ateşkes fikrini reddetmiş ve bunun yerine kapsamlı bir barış anlaşması istediğini ifade etmişti. Kaynak: R
  5. Yargıç, vergi mükellefleri tarafından finanse edilen Trump yanlısı reklamların yayından kaldırılması gerektiğine hükmetti. Federal bir yargıç, Trump yönetiminin başkanın propagandasını yapan ve vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen televizyon reklamlarını yayınlamaya devam etmesini yasakladı; yargıç, bu reklamların muhtemelen yasa dışı olduğuna hükmetti. New York'taki ABD Bölge Yargıcı Jennifer Rochon, Pazar günü geç saatlerde yayınladığı dört sayfalık bir kararla, yönetimin bu reklamları yayınlamak için devlet fonlarını kullanmasını engelledi. Eski Başkan Joe Biden tarafından atanan yargıç, yönetimin "itiraz edilen reklamların yayınlanması veya dağıtılmasına yönelik her türlü yayın süresi, yerleştirme, rezervasyon veya düzenlemeyi" iptal etmesi gerektiğini belirtti. Karar, Pazar gecesi ilerleyen saatlerde yayınlanması planlanan reklamlar için derhal geçerlilik kazandı; ancak kararın başka reklamların yayınlanmasını da engelleyip engellemediği hemen netleşmedi. Beyaz Saray, konuyla ilgili yorum talebine hemen yanıt vermedi. Adalet Bakanlığı hafta sonu yaptığı bir başvuruda, reklam satın alma sürecinin Pazar günü sona ermesinin planlandığını ifade etti. Ağırlıklı olarak Trump'a yer veren ve yönetimin politikalarını tanıtan reklamlar, Eylül ayında ulusal televizyonlarda yayınlanmaya başlamıştı. Bu reklamların maliyeti, İç Güvenlik Bakanlığı'na ait federal fonlardan karşılanmıştı. The Wall Street Journal'ın haberine göre, Başkan Trump bizzat bu reklamların yayınlanması için girişimde bulunmuş ve hazırlanma sürecine dahil olmuştu. Yargıcın kararı; aralarında savunuculuk grubu Common Cause ve Alabama'da seçimlere katılan Demokrat bir adayın da bulunduğu davacıların açtığı dava üzerine geldi. Davacılar, söz konusu harcamaların Kongre tarafından yetkilendirilmemiş amaçlar doğrultusunda yapıldığını ve kamu fonlarının siyasi propaganda amacıyla kullanılmasına ilişkin kısıtlamaları ihlal ettiğini öne sürdüler. Davacılar karara ilişkin açıklamalarında, "Başkanın, kendi gündemini ilerletecek seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla devlet mekanizmasını ve Kongre tarafından başka kullanımlar için ayrılmış fonları kullanmasının hiçbir yasal gerekçesi veya emsali yoktur," ifadelerini kullandı. Trump geçen hafta yaptığı açıklamada, reklamların maliyetini federal hükümet yerine kendi "MAGA Inc." adlı süper siyasi eylem komitesinin (super PAC) fonlarını kullanarak karşılamayı planladığını söylemişti. Kaynak: TWSJ
  6. Trump'tan Önce Amerika. Sadece izle. Güçlü.
  7. Basit bir ızgara deseniyle çölleşmeyi durdurmak.
  8. Admin şurada cevap verdi: muki başlık Japonya
    Kyoto'da, iç ışıkları kapatılmış bir tren, nefes kesici sonbahar manzarası eşliğinde ilerliyor. Kasım ayında, Ichihara ve Ninose istasyonlarından geçen trenler hızlarını düşürerek yolcuların bu doğal görsel şölenin tadını çıkarmasına olanak tanıyacak.
  9. Arda Güler, Real Madrid'deki en iyi oyuncu olabilir.
  10. Joe G Rusya İran'ı destekliyor. Biz Rus mazotu satın alıyoruz. Yani bize karşı yürütülen savaşı desteklemiş oluyoruz. Bunun nasıl "Önce Amerika" (America First) ilkesiyle bağdaştığını bana açıklayın.
  11. ABD başkanının akaryakıt fiyatlarını düşüreceğini söylediği anlaşma, kendi partisindeki üyeleri öfkelendirdi; bu üyeler, anlaşmanın eli kanlı bir rejim için "mali bir can simidi" ve ABD yasalarının ihlali olduğunu öne sürerek Demokratlara katıldılar.
  12. Petrenko O petrolün tamamı Hürmüz Boğazı'nda sıkışıp kalmış durumda; Trump ise her şeyden Ukrayna'yı sorumlu tutuyor ve İran'ı çoktan mağlup ettiğini iddia ediyor.
  13. Bill Madden Trump'ın Washington D.C.'deki Elektrikli Testere Katliamı: Bir Milyonerin Golf Sahası İçin 500'den Fazla Tarihi Ağaç Yok Edildi Donald Trump, Washington D.C.'de yüzlerce ağacı aktif bir şekilde yok etmeye başladı ve ana akım medyanın buna yeterince yer vermemesi tam anlamıyla bir skandal. Lütfen bunu herkese haykırın ve haberi derhal yayın! Bunlar ölü, ölmekte olan veya istilacı türden ağaçlar değil; acımasızca ve toptan kesilen, son derece sağlıklı ve onlarca yıllık meşe ve akçaağaçlar. The Washington Post'tan Rick Maese'in paylaştığı bu rahatsız edici görüntüler gerçeği gözler önüne seriyor: Trump yönetimi, East Potomac Golf Sahası'nda 500'den fazla sağlıklı ve tarihi ağacı katlediyor. Ama dürüst olmak gerekirse, neden şaşırıyoruz ki? Bu, Trump'ın ulusumuzun tarihi başkentine yönelik tam ve mutlak umursamazlık tavrının sadece son halkası. Bu durum, Beyaz Saray'ın Doğu Kanadı'nı (East Wing) şok edici bir şekilde yıktırması ve ikonik bir Amerikan simgesini dökülüp parçalanır hale getiren Lincoln Anıtı Yansıtma Havuzu'ndaki felaket niteliğindeki, beceriksizce yürütülen "yenileme" çalışmalarıyla birebir aynı senaryoyu izliyor. İşin daha da mide bulandırıcı yanı, yıkılan Doğu Kanadı'ndan çıkan zehirli molozları bile doğrudan bu halka açık park alanına döküyor olmaları! Ulusal Park Hizmetleri (National Park Service), bu ekolojik felaketin sadece rutin bir bakım çalışması olduğunu iddia ederek kamuoyunu manipüle etmeye çalışıyor; ancak biz gerçeği biliyoruz: Gösterişli ve seçkin bir şampiyona golf sahası inşa etmek uğruna kamu arazisini talan ediyorlar. Şehrin dört bir yanındaki sakinler haklı olarak öfkeli ve tiksinmiş durumda. 500'den fazla görkemli ağacın kökünden sökülüp atılmasına tanık olmak, bu şehirde yaşayan insanlar için tam bir dehşet tablosu. Bunun yanlarına kalmasına izin vermeyin. Bunu her yerde paylaşın, bu çevresel vahşeti ifşa edin ve gelişmeleri takip edin.
  14. EuroLeague Women’da Valencia Basket Club’a, Halkbank Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde ise Beşiktaş BOA’ya konuk oluyoruz! Hedef: Deplasmandan 2’de 2 ile dönmek! Bu zorlu deplasmanlarda takımımızı yalnız bırakma, desteğini esirgeme! Valencia Basket Club 14 Ekim Çarşamba 21.00 Beşiktaş BOA 17 Ekim Cumartesi 14.00
  15. SON DAKİKA İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, "makroekonomik istikrarın mikroekonomik temelleri" konusundaki çalışmaları nedeniyle, Alfred Nobel Anısına Verilen 2026 Sveriges Riksbank Ekonomi Bilimleri Ödülü'nü Robert E. Hall ve Michael Woodford'a verme kararı aldı.
  16. Bugün

  17. Bir arkadaşım Hadid suresi 22. ayeti örnek vererek, İnsan hayatının tüm evreleri ve yaşanılan her şey, daha önceden yazılmış ve bizlere biçilen rolü bizler oynuyoruz şeklinde bir açıklama yapmıştı. Bende bu düşüncenin, inancın bahsettiği ayetle hiç bir ilgisinin olmadığını ve bu inancın Kur'an öğretisine ters düştüğünü anlatmak maksadıyla, kendisine aşağıdaki yazı ile cevap verdim. Bizlere öğretilenleri, Kur’an ayetlerinden kelimeleri cımbızlayıp, işte bakın aslında ayet bundan bahsediyor şeklinde, delillendirmeye çalışırsak, her zaman o acımasız ve insafsız nefsimizi tatmin için bir şeyler buluruz. Ama gayemiz Allah'ın ne söylediğini anlamak olunca, hiçbir etki altında kalmadan Kur'an'a bakarsak, gerçekleri apaçık ve detaylı görürüz. Acaba arkadaşımızın söylediği gibi bir insanın tüm yaşamı, yapacağı her iyilik ya da kötülük, daha doğmadan yazılmış, bizler yazılanımı yaşıyoruz? Gelin bu düşünceyi Kur'an'a soralım, bakalım ne cevap verecek. Arkadaşımız bakın bu ayetten bir alıntı yapmış, hangi mealde yazıyor bilmiyorum ama önce onu yazalım. "..ZERRE VE ONDAN KÜÇÜĞÜ YOKTUR Kİ, BİR KİTABTA OLMUŞ VE OLACAKLARI YAZMASIN..." Bu sözlere bakan bir insan, gerçekten arkadaşımızın söyledikleri gibi anlar. Birçok meale baktım bu sözleri içeren bir meale/tercümeye rastlamadım. Buda gösteriyor ki, Kur'an'ı kendi düşüncelerimize uydurmuş gidiyoruz. Şimdide Kur’an'a bakalım, arkadaşımızın bahsettiği ayet, acaba gerçekte ne diyor? İki farklı mealden/tercümeden yazalım ki doğru anlayabilelim. Hadid 22: YERDE VE BİZZAT İNSANLARIN KENDİLERİNDE MEYDANA GELEN HERHANGİ BİR MUSİBET YOKTUR Kİ BİZ ONU YARATMADAN ÖNCE BİR KİTAPTA (KANUNDA KAYITLI) OLMASIN! ŞÜPHESİZ Kİ BU, ALLAH’A ÇOK KOLAYDIR. (Mehmet Okuyan) Hadid 22: YERYÜZÜNDE VUKU BULAN VE SİZİN BAŞINIZA GELEN HERHANGİ BİR MUSİBET YOKTUR Kİ, BİZ ONU YARATMADAN ÖNCE, BİR KİTAPTA YAZILMIŞ OLMASIN. ŞÜPHESİZ BU, ALLAH'A GÖRE KOLAYDIR. (Diyanet vakfı meali) Şimdide birlikte ayeti anlamaya çalışalım, acaba gerçekten bir insanın doğuşundan ölümüne kadar, her ne yapacaksa bir kitapta yazdığını mı anlatıyor, onu anlamaya çalışalım. Çok kısaca benim anladığımı söylemek isterim. Kur'an’da "kitap" kelimesi ve türevleri iki kapak arasındaki yazılı metin anlamının yanı sıra "kanun", "farz", "hüküm" veya "yazılı emir" anlamlarında da sıkça kullanılmaktadır. Bu bilgiden yararlanılarak, Hadid suresi 22. Ayeti şöyle anlarsak, Kur’an bütünlüğünde daha doğru anlamış oluruz. “YERYÜZÜNDE KAYNAKLANAN HİÇBİR MUSİBET YOKTUR Kİ, BİZ ONU OLUŞTURMADAN ÖNCE BİR YASAYA, HÜKME TABİ OLMASIN.” Allah kendi benliklerimiz, nefsimiz yüzünden meydana gelecek, her türlü MUSİBET, yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir YASA, KANUN belirlenmiş olmasın diyor. Allah Kur'an'da bu konuda bir çok örnek veriyor ve her kulumun kendi kaderini, kendisinin çabalarına bıraktık yani herkes yaptıklarından sorumlu tutulacaktır der. BU AYETTEDE ÇOK AÇIK VE NET ŞU BİLGİYİ VERİYOR ALLAH. SİZİN YAPTIĞINIZ HATALARINIZ VE YANLIŞLARINIZIN KARŞILIĞI, SİZİN BAŞINIZA GELMEDEN ÖNCE, BİZ ONU KANUNLARIMIZDA BELİRLEMİŞ, O MÜSUBETİN KARŞILIĞINI TESPİT EDİP KAYDA GEÇİRMİŞİZDİR DİYE, APAÇIK BİLDİRİYOR. Demek ki başımıza gelenler, Allah'ın kanunlarında önceden tespit edilmiş ve KULUM BU ŞUCU İŞLERCE ONA BU CEZAYI, BU MUSUBETİ VERECEĞİZ DİYOR. Allah bizlerin geleceğini nasıl biliyor derseniz, onunda Kur'an'da açıklaması var. Allah katında bir gün, bizim katımızda bin yıl gibidir diyor. Buna göre Allah bizim bütün ömrümüzü, çok kısa dakikalar içinde bizzat görüyor ve bu konuda ne varsa bizleri daha önceden uyarıyor ve kayda alıyor. Şöyle diyebiliriz. Dünyada genel olarak meydana gelen büyük afetler (kıtlık, deprem) veya bireysel olarak başımıza gelen sıkıntılar (hastalık, maddi kayıplar) rastlantısal değildir. Hepsini Allah'ın ezelî ilmiyle görüyor ve kayda alınıyor. Hatırlayınız Allah bizlerin kendisine dua etmemizi ister ve dualarımıza karşılık vereceğini bildirir. Demek ki herşey yazılmış bizler bunu yaşıyor değiliz, her an herşey değişebiliyormuş ama tüm bunlardan Allah'ın haberi oluyor. Bu durum, Allah'ın sonsuz gücünü ve her şeyi kuşatan ilmini gösterir. Bu ayetin devamına baktığımızda aslında konu daha iyi anlaşılıyor. "KAYBETTİKLERİNİZE ÜZÜLMEYESİNİZ VE O’NUN SİZE VERDİKLERİYLE ŞIMARMAYASINIZ DİYE (BÖYLE YAPMIŞTIR). ALLAH KENDİNİ BEĞENEN, BÖBÜRLENEN HİÇ KİMSEYİ SEVMEZ." (Hadid 23) Ayetin amacına gelince. Başınıza gelen olumsuz bir durumun zaten kaçınılmaz, yaptıklarımızın karşılığı yada imtihanı gereği olduğunu, ilahi bir plandan geçtiğini bilmek insanı aşırı isyandan, derin bunalımlardan korur ve sabra yöneltir. Ayrıca bize verilenlerle şımarmamızı engellemek amacıyla, yapılan uyarı olduğu bildiriliyor. Sahip olduğunuz başarı ve zenginliklerin de yalnız kendi mutlak gücünüzle değil, Allah'ın takdiriyle onayıyla olduğunu fark edip kibirlenmemizi engeller. Allah bir ayetinde, sizlerin yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı bilirim der. Demek ki Allah bizlere kolaylık sağlamak adına, yapacağımız yanlışlardan vaz geçebilmemiz, bizleri kendimize getirmemiz için, daha bizler o yanlışı yapmadan önlemler alıyor, KANUNLARINDA TESPİT EDİYOR VE HATTA RESULLERİ ARACILIĞIYLA KANUNLARINI BİZLERE BİLDİRİYOR Kİ, O HATALARI YAPMAYALIM. BAŞLARINA MÜSÜBET GELDİĞİNDE DE, KENDİ HATALRIMIZIN SONUNDA BUNLAR GELDİ BAŞIMIZA DİYE BİLELİM. Bildiğiniz gibi musubet kelimesinin anlamı, kötülük, felaket, sıkıntı anlamlarına geliyor. Demek ki Allah öyle bir düzen kurmuş ki, HERŞEY KAYIT ALTINA ALINMIŞ, KANUNLARLA TESPİT EDİLMİŞ, KAYIT ALTINDA. Herhangi bir devleti düşünün. Kanun önceden yapılır ve topluma bildiirlir. Denir ki bu suçu işlersen, senin cezan budur. Sanırım ayette neyin anlatılmak istendiği şimdi daha açık anlaşılmıştır. Buradan şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Din Allah'ın dinidir, kanun koyucuda yalnız Allah'tır. Allah'ın bu uyarısı genel bir uyarı, ister kişisel olarak alın, ister toplum olarak. Örneğin bir insanın yaptığı kötülüklerin sonunda alacağı musibet , kötü bir davranışın cezası bizim katımızda kayıt altındadır, onu uygularız diyor. Zaten biz kitapta hiç bir eksik bırakmadık derken, bu hükmü hem Kur'an, hemde kendi katındaki kitap olarak almamız yanlış olmaz. DAHA AÇIKÇASI NE YAPARSANIZ ONUN KARŞILIĞINI BULURSUNUZ, YAPACAĞINIZ HER KÖTÜLÜĞÜN KARŞILIĞINIDA, ALACAĞINIZI KAYDA ALDIK DİYOR. Şöyle düşünelim. Diyelim ki arkadaşımız haklı, yani Allah bir insanı yaratmadan, onun adına tüm senaryoyu yazmış ve insan asla sapmadan onu oynuyor. Yani bizler Allah'ın yazdığı senaryo yu, hiç değiştirmeden oynuyoruz. Gelin bu düşünceyi, inancı Kur'an ile sorgulayalım, eğer Kur’an onaylıyorsa buna inanalım. Amacımız Allah'ın doğru yolunu bulmak, ne söylediğini öğrenmek değil mi zaten? Eğer Allah bizlerin yapacağı tüm olayları yazmış da, bizler oynuyorsak herhangi bir katilin, hırsızın, inkârcının, oynadığı oyunu da Allah yazmış demektir. Bu durumda nasıl olurda Rabbimiz bu katilden, hırsızdan, inkârcıdan hesap sorar? Rolü veren Allah, oyunu oynayan kulu ise, burada bir yanlışlık yok ki hesap sorsun. Kulu yazılanı harfiyle uyguluyor demektir. BU DURUMA GÖRE NEDEN ALLAH KUR’AN'DA, SİZLERİ BU KİTAPTAN HESABA ÇEKECEĞİM SORUMLUSUNUZ DESİN? Madem her şey yazılmış bizler oynuyoruz, neden zaman zaman toplum çığrından çıktığında, Allah kitaplar ve elçiler gönderip bizleri doğruya iletmeye çalışsın? Neden gönderdiği kitaplarda yapmamızı istediklerini, sakınmamız gerekenleri sayıp, bizlerin uymasını istesin? Bakın Kur’an'a ve indirilen onca ayetlere uyuyor mu bu düşünce? Rabbimiz cenneti özendirmek, cehennemden sakınmamız için neden boşuna uğraşsında kitaplar, elçiler göndersin, bizlere öğütlerde bulunsun? Sizce her şeyin belirlendiğini söylemek ALLAH'IN ADALETİNE VE KUR’AN'IN KOYMAK İSTEDİĞİ DÜZENE UYUYOR MU? Bakın sizlere bazı ayet örnekleri vermek istiyorum, sanırım bu Konuya daha açıklık getirecektir. Tegabün 11: ALLAH'IN İZNİ OLMADIKÇA HİÇBİR MUSİBET GELİP ÇATMAZ. KİM ALLAH'A İNANIRSA, ALLAH O'NUN KALBİNİ DOĞRUYA VE GÜZELE KILAVUZLAR. VE ALLAH HER ŞEYİ EN İYİ BİÇİMDE BİLMEKTEDİR. Bu ayeti lütfen iyice düşünelim. Allah'ın izni olmadığı sürece musibetin gelip çatmayacağını söylüyor ve kim Allah'a inanırsa, onun doğru yolunda giderse onun kalbini doğruya ve güzele kılavuzlar diyor. DEMEK Kİ BURADA İNANMAK VE İMAN ETMEK ADINA BİR ÖZGÜR İRADE VAR Kİ, RABBİMİZ BÖYLE SÖYLÜYOR. Allah'ın istediği yolda gitmeyenleride musibetlerle, cezalarla yola getirmeye çalışıyor. Kur’an'a bakmaya devam edelim. Yunus 44: ŞÜPHESİZ ALLAH, İNSANLARA HİÇ BİR ŞEYLE ZULMETMEZ. ANCAK İNSANLAR, KENDİ NEFİSLERİNE ZULMEDİYORLAR. Kasas 47: KENDİ ELLERİNİN ÖNDEN HAZIRLADIKLARI YÜZÜNDEN, BAŞLARINA BİR MUSİBET GELDİĞİNDE HEMEN ŞÖYLE DİYORLAR: "RABBİMİZ, BİZE BİR RESUL GÖNDERSEYDİN DE SENİN AYETLERİNE UYUP MÜMİNLERDEN OLSAYDIK NE OLURDU. Şura 30: SİZE GELİP ÇATAN HER MUSİBET ELLERİNİZİN KAZANDIĞI YÜZÜNDENDİR. Allah birçoklarını da affediyor. Nisa 62: PEKİ, NASIL OLUYOR DA ELLERİNİN HAZIRLADIKLARI YÜZÜNDEN BAŞLARINA BİR MUSİBET ÇÖKTÜĞÜNDE, sana gelip, "Biz sadece iyilik yapmak, barıştırmak istedik!" diye Allah'a yeminler ediyorlar. Ali İmran 165: Size, başkalarına iki katını dokundurduğumuz bir MUSİBET DOKUNUNCA, “BU DA NEREDEN!” Mİ DEDİNİZ. DE Kİ: “O, SİZİN ÖZ BENLİKLERİNİZDENDİR.”ALLAH, HER ŞEYE KADİR’DİR. Sanırım fazla izaha gerek yok. Her şey çok açık izah ediliyor. Sizlere Kur’an dan, yine konumuzla ilgili bazı ayetler hatırlatmak istiyorum. Nisa 79: İyilik ve güzellikten sana her ne ererse Allah'tandır. KÖTÜLÜK VE ÇİRKİNLİKTEN SANA ULAŞAN ŞEYSE KENDİ NEFSİNDENDİR. Bakara 134: İşte bunlar ümmetti, gelip geçtiler. KAZANDIKLARI KENDİLERİNİNDİR. SİZİN KAZANDIKLARINIZ DA SİZİN OLACAKTIR. Siz onların yapıp ettiklerinden sorguya çekilmeyeceksiniz. Enbiya 35: Her canlı, ölümü tadacaktır. BİZ BİR İMTİHAN OLARAK SİZİ ŞER İLE DE HAYIR İLE DE DENİYORUZ. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Aslında Kur’an bütünlüğünde baktığımızda, her konu detayları ile izah ediliyor. YANİ BİR AYETTE TAKILIYORSAK, MUTLAKA DİĞER AYETLERDEN YARDIM ALMALIYIZ ANLAMAK İÇİN. Genel anlamda başımıza Allah dan gelen her kötülük, kendi ellerimizin yaptıkları olabileceği gibi, Allah'ın bizleri imtihanından da olabilir. Bunu bizler bilemeyiz. Bizler bazı konuları nefsimizde öyle şekillendiriyoruz ki akıl ve mantık süzgecinden asla geçmiyor. Ayrıca bu mantıksız inancımız, zaten Kur’an'dan da onay almıyor. Bizlere düşen Allah'ın sınırlarını zorlamadan, onun rehberliğinden istifade etmek adına çaba göstermek olmalıdır. Allah ile aramıza asla aracılar koymadan, Rabbimizle elimizde Kur’an, direk irtibat kurmaya çalışarak, onun nurlu yolundan gitmeliyiz. Dilerim Allah'tan, hakka batıl karıştırmadan İslam'ı yaşayan, Allah'ın koyduğu kuralları, kanunları unutmadan yaşayan, Allah'ın halis kullarından oluruz. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
  18. Bilim insanları, sizi demans dahil 80'den fazla hastalıktan korumaya yardımcı olabilecek uyku evresini keşfetti Hayat koşturmacası içinde uykudan ödün vermek kolaydır. Ancak yeni araştırmalar, bunun genel sağlığınız açısından hiç de iyi bir fikir olmadığını gösteriyor. PLOS'ta yayımlanan çalışma, uykunun belirli bir evresini daha fazla almanın 83 farklı hastalığa yakalanma riskinin azalmasıyla bağlantılı olduğunu ortaya koydu; bu da kaliteli uykunun, sadece ertesi gün nasıl hissettiğinizden çok daha fazlasına katkıda bulunduğunu gösteriyor. Peki, bu bağlantının altında ne yatıyor ve uykunun bu hayati önem taşıyan evresine nasıl daha fazla ağırlık verebilirsiniz? Bir uyku tıbbı uzmanı ve bir nörolog konuyu açıklıyor. Uzmanlarla tanışın: Vanderbilt Health Uyku Bozuklukları Bölümü Başkanı ve Nörolog Dr. Beth Malow; Northwell Health Westchester Bölgesi Nöroloji Direktörü Dr. Anna Hohler. Çalışma neler ortaya koydu? Araştırmacılar bu çalışma için, geniş çaplı bir biyomedikal veri tabanı olan UK Biobank'a katılan 95.000'den fazla kişinin bir haftalık uyku takip verilerini analiz etti. Daha sonra, bu katılımcıların yaklaşık dokuz yıl sonraki sağlık verilerini incelediler. Uyku takip verileri, katılımcıların —rüya görülen evre olan REM dahil olmak üzere— uykunun farklı evrelerinde ne kadar zaman geçirdiklerini ele alıyordu. Araştırmacılar, daha fazla REM uykusu alan kişilerin 83 farklı hastalık ve sağlık sorununa yakalanma riskinin daha düşük olduğunu tespit etti. Bu durumdan etkilenebilecek çok çeşitli rahatsızlıklar mevcuttu. Ancak genel olarak, daha fazla REM uykusu alan kişilerde şu rahatsızlıklara yakalanma riskinin daha düşük olduğu görüldü: Kalp yetmezliği (%26 daha düşük risk) Demans (%46 daha düşük risk) Parkinson hastalığı (%80 daha düşük risk) Araştırmacılar ayrıca, daha fazla REM uykusunun bağışıklık sistemi bozuklukları, cilt rahatsızlıkları, obezite, tip 2 diyabet, ruh sağlığı sorunları, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları ve daha pek çok sorunun riskini azalttığını buldu. Araştırmacılar çalışmada, "Bulgular, günde altı ila sekiz saat uyumanın daha sağlıklı bir uyku yapısı ve daha düşük hastalık riskiyle ilişkili olduğunu vurguluyor; bu da hastalıkları önleme ve sağlığı geliştirme konularında önemli ipuçları sunuyor," ifadelerine yer verdi. REM uykusu tam olarak nedir? REM, "rapid eye movement" (hızlı göz hareketi) ifadesinin kısaltmasıdır. Vanderbilt Health Uyku Bozuklukları Bölümü Başkanı ve nörolog Dr. Beth Malow'a göre bu, anıları ve öğrenilen bilgileri pekiştirdiğimiz uyku evresidir. Northwell Health Westchester Bölgesi Nöroloji Direktörü Dr. Anna Hohler, REM uykusunu "uykunun biyolojik açıdan en aktif evrelerinden biri" olarak tanımlıyor ve bu evrenin beyin sağlığı, duygusal düzenleme, hafıza pekiştirme ve otonom sinir sistemi işlevleri üzerinde "kritik bir rol" oynadığını belirtiyor. Dr. Hohler durumu şöyle açıklıyor: "REM uykusu sırasında beyin bilgileri işler, stres tepkilerini düzenler ve farklı sinir ağları arasındaki bağlantıları destekler." Daha fazla REM uykusu hastalık riskini neden azaltabilir? Araştırmacılar bu konunun derinliklerine inmediler; yalnızca daha fazla REM uykusu uyuyan kişiler ile daha düşük hastalık riski arasında bir bağlantı tespit ettiler. Yine de bu konuda öne sürülen bazı teoriler mevcut. Dr. Hohler, "Yeterli REM uykusu, kronik inflamasyonu sınırlamaya ve kalp-damar ile metabolik sağlığı desteklemeye yardımcı olabilir," diyor. Tüm bunları ve REM uykusunun işlevlerini göz önünde bulundurduğunuzda, bu durumun "REM uykusunda daha fazla zaman geçiren bireylerin, kalp hastalıklarından nörodejeneratif bozukluklara kadar geniş bir yelpazedeki rahatsızlıklara yakalanma riskinin neden daha düşük göründüğünü açıklayabileceğini" belirtiyor. Nasıl daha fazla REM uykusu alabilirsiniz? Her bir uyku döngüsünde ne kadar zaman geçireceğinizi doğrudan seçemeseniz de, Dr. Hohler'a göre daha fazla REM uykusu almanın en iyi yolu, genel olarak yeterli miktarda uyuduğunuzdan emin olmaktır. "Gece ilerledikçe REM süreleri giderek uzar; bu nedenle düzenli olarak yedi ila dokuz saat uyumak, beynin birden fazla REM döngüsünü tamamlama fırsatı bulmasını sağlar," diyor. Dr. Malow, "Normalde uykumuzun yaklaşık yüzde 15 ila 20'sinin REM evresinde geçmesini isteriz," diyor. Dr. Hohler'e göre; düzenli bir uyku programına sadık kalmak, düzenli egzersiz yapmak, stresi yönetmek, alkol tüketimini sınırlamak ve obstrüktif uyku apnesi gibi uyku bozukluklarını tedavi ettirmek, REM uykusunu en iyi düzeye getirmeye yardımcı olabilir. Peki, giyilebilir bir teknoloji cihazınız yoksa REM uykunuzun durumunu nasıl anlayabilirsiniz? Giyilebilir bir cihaz veya klinik ortamda yapılan kapsamlı bir uyku testi olmadan bunu kesin olarak bilmek zordur. Dr. Hohler, "Yine de uykunuzun yapısının sağlıklı olduğuna dair dolaylı ipuçları vardır; örneğin dinç bir şekilde uyanmak, gün içinde zinde kalmak ve genellikle REM uykusu sırasında görülen canlı rüyaları ara sıra hatırlamak bunlardan bazılarıdır," diyor. (Dr. Hohler, piyasadaki uyku takip cihazlarının tahminler sunabildiğini, ancak tıbbi uyku testleri kadar kesin sonuçlar vermediğini de belirtiyor.) Yatakta yeterince zaman geçirmenize rağmen sürekli yorgunluk, gün içinde aşırı uyku hali veya bilişsel sorunlar yaşıyorsanız, Dr. Hohler bir sağlık uzmanıyla ya da uyku hastalıkları uzmanıyla görüşmenizi öneriyor. Bir çözüm bulmak, sadece dinç bir şekilde uyanmanıza yardımcı olmakla kalmayıp aynı zamanda genel sağlığınızı da destekleyebilir. Kaynak: WH
  19. Volkswagen ID. AURA T6 ve 160°C'lik Patlamış Mısır Makinesi — 50 Turu Sağ Salim Atlatabilecek mi? Evet, Volkswagen ID. AURA T6, Volkswagen Çin tarafından gerçekleştirilen bir pazarlama gösterisinde 160°C (320°F) sıcaklıktaki 50 turluk "mısır patlatma makinesi" tambur testinden sağ çıkmayı başardı. Test Sonuçları ve Aracın Durumu Yapısal Bütünlük: Yolcu kabini temel şeklini korudu, tavan sütunları çökmedi, kapılar hâlâ açılabiliyordu ve ana A, B ve C sütunları sağlam kaldı. Kozmetik ve Dış Hasar: Araçta; kırılan yan camlar, çatlamış bir ön cam, yerinden çıkan ön ve arka tamponlar ile çamurluklarda derin ezikler dahil olmak üzere ağır dış hasar meydana geldi. Batarya ve Aktarma Organları: Volkswagen, petek yapılı alüminyum muhafaza içinde yer alan lityum-demir-fosfat (LFP) batarya paketinin (59.9 kWh ve 77.5 kWh seçenekleri mevcuttur) hiçbir duman, yangın veya sızıntı belirtisi göstermediğini bildirdi. Çalışma Durumu: Testin ardından SUV modeli yeniden çalıştırılabildi ve kendi gücüyle sürülerek alandan çıktı. Yasal Uyarılar: Volkswagen, bu denemenin sertifikalı bir çarpışma testi değil, resmi olmayan bir tanıtım gösterisi olduğunu ve araç içinde çarpışma testi mankenleri veya ölçüm cihazları kullanılmadığını belirtti.
  20. TRALALA with lead vocal Lidya, yeni bir TikTok paylaştı.
  21. Dün

  22. Beşiktaş: 2 - Fenerbahçe Medicana: 3 Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımımız, Voleybol Sultanlar Ligi’nin 2. haftasında Beşiktaş’a konuk oldu. Takımımız, Burhan Felek Vestel Voleybol Salonu’nda oynanan ve 2-0 geriye düştüğü mücadeleden 25-20, 25-23, 16-25, 23-25 ve 12-15'lik setler sonunda 3-2 galip ayrıldı. Maçın en skorer ismi 26 sayıyla Melissa Vargas olurken, onu 22 sayıyla Arina Fedorovtseva, 20 sayıyla Ana Cristina takip etti. Karşılaşmayı Yönetim Kurulu Üyelerimiz de takip etti. Takımımız karşılaşmaya; Ana Cristina, Alessia Orro, Kübra Akman, Arina Fedorovtseva, Saliha Şahin, Eda Erdem altısı ve libero Gizem Örge’yle başladı. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında müsabaka öncesinde “Erken Tanı Ketem’de, Hayat Senin Elinde” pankartı açıldı. Knollema’nın servisiyle başlayan maçta Ndiaye ve Shemanova’yla vites yükselten ev sahibi Beşiktaş, 7-1’i buldu. Devam eden bölümde Saliha Şahin, Ana Cristina ve Arina Fedorovtseva’yla önemli bir seri bulan takımımız, farkı 2 sayıya indirdi: 7-5. Beşiktaş adına Knollema’nın ritim yakaladığı sette skor da 13-9’a geldi. Ekibimiz, Arina Fedorovtseva’nın arka alan hücumlarıyla sonuca gittiği anlarda farkı bir kez daha 2 sayıya indirdi: 17-15. Knollema ve Shemanova ikilisiyle sette son bölüme 22-18’le önde giren rakip takım, 25-20’yle seti kazanan taraf oldu. İlk sette olduğu gibi ikinci sete de iyi başlayan ev sahibi takım, 3-0’ı buldu. Farkın ev sahibi lehine 4 sayıya (6-2) kadar çıktığı sette Ana Cristina ve Arina’nın üretken oyunuyla toparlanan Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımımız, skora denge getirdi: 7-7. Skor üstünlüğünün sürekli el değiştirdiği sette Fenerbahçe’miz kaptan Eda Erdem ve Ana Cristina’nın blok performansıyla skor avantajını yakaladı: 11-13. Ndiaye ve Shemanova gibi hücum gücü yüksek iki ismiyle skoru 16-14’e getiren Beşiktaş’ı; Arina, Eda Erdem ve Melissa Vargas’la durduran takımımız, iki farklı üstünlüğü yakaladı: 16-18. Karşılıklı sayılarla son bölümüne girilen set, 25-23’le Beşiktaş’ın oldu. Üçüncü setin ilk sayısı Melissa Vargas’la Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımımızın oldu. Setin hemen başında ekibimiz, Eda Erdem ve Ana Cristina’yla 3-5’lik üstünlüğü yakalasa da, ev sahibi takım bulduğu seriyle 6-5 öne geçti. Arina ve Melissa Vargas gibi iki önemli ismiyle rakibine cevap veren Fenerbahçe Medicana, 8-11’i buldu. Ev sahibinin Shemanova’yla maça ortak çabalarını Arina ve Vargas’la sonuçsuz bırakan kadın voleybol takımımız 5 sayılık bir fark yakaladı: 14-19. Setin geneline bakıldığında hem hücumda hem de blokta rakibine üstünlük kuran Fenerbahçe’miz, seti hanesine yazdırdı: 16-25. Ana Cristina ve Merve Atlıer’in karşılıklı sayılarıyla başlayan dördüncü sette Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımımız Eda Erdem ve Melissa Vargas’la 2-5’i buldu. Knollema ve Shemanova’yla farkı 1 sayıya (4-5) indiren Beşiktaş’a, Sinead Jack Kısal ve Eda Erdem’in blok performansıyla cevap veren Sarı Melekler, skor üstünlüğünü korudu: 12-14. Takımımız lehine farkın 6 sayıya (13-19) kadar çıktığı setin son bölümünde ise skora denge geldi: 21-21. Son bölümdeki üstün oyunuyla setin kazananı (23-25) olan Fenerbahçe’miz, tabelayı da 2-2’ye getirdi. Karar setinde saha değişimini 6-8’le önde geçen Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımımız, 12-15'le setin kazananı olurken, önemli bir geri dönüşe imza attığı maçtan 3-2 galip ayrıldı. Gelelim düşüncelerime: Stefano Lavarini etkisi başladı: Takım hiç hoş görünmüyor. Antrenmansız ve düzensiz oynuyorlar gibi. Top karşılama hiç çalışılmamış. Bütün günlerini sanki fun videolar çekerek harcamışlar. Daha önce de söyledim tekrar söylüyorum bu iş Stefano Lavarini'yle olacak gibi görünmüyor. Yol yakınken takımın başına çalışkan istediğini koparan bir teknik direktör getirin.
  23. Dallas Maverick: 132 - Houston Rockets: 115 (Çin'de oynanan hazırlık maçı)

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.